Y CHP'den iki portre
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 07:22:40


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Y CHP'den iki portre  (Okunma Sayısı 2584 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Erlik Adana
Ziyaretçi
« : 04 Haziran 2011, 21:56:31 »


Mari GORMEZANO

2. Bölge Milletvekili Adayımız  
 

1961 İstanbul doğumlu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir Türk Yahudi’siyim.


Şişli 19 Mayıs İlköğretim okulundan sonra Orta ve Lise öğrenimimi, Beşiktaş Atatürk Kız Deneme Lisesi’nde tamamladım.( 1976 )
1982 yılında, Marmara Üniversitesi, Basın Yayın Yüksek Okulu, Radyo Televizyon bölümünden mezun oldum.
Üniversite yaşantımı sürdürürken aynı zamanda iş hayatına atıldım.
1993 yılında, özel radyoların açılmasıyla birlikte, bir süre radyo programcılığı yaptım.
25 sene matbaa ve promosyon sektöründe çalıştım. Şu anda kendi şirketimde, Reklam, Halkla İlişkiler, Organizasyon ve Dağıtım hizmetleri vermeyi sürdürüyorum.
Ada Gönüllüleri Derneği kurucu üyesiyim. Yönetim Kurulunda görevliyim. Derneğin sekreterliğini halen sürdürüyorum. ( Derneğin merkezi Büyükada’dadır )
Sürdürülebilir Toplumsal Kalkınma Derneği üyesiyim.
Dostluk Yurdu Derneğinin Halkla İlişkiler çalışmalarını sürdürmekteyim.
2010 Anayasa Referandumu öncesi, CHP Kadın Kolları Başkanlığının Yürüttüğü Çalışmalar esnasında, İstanbul’da  CHP kadın kollarına katkıda bulundum.
Adalar Belediyesinin CHP tarafından kazanılmasından itibaren, Adalar Belediye Başkanlığına yaptıkları faaliyetler konusunda, gönüllü olarak katkıda bulundum.
İngilizce biliyorum.
2 kız çocuğu annesiyim.
Demokrasinin gelişmesi için, dürüst, adil, eşit, çağdaş, bağımsız bir yönetimin gerekli olduğuna her zaman inandım. Bir Türk kadını olarak, ülkemin bölünmez bütünlüğüne hizmet etmek istiyorum.
Yerimin Atatürk’ün kurduğu, Cumhuriyet Halk Partisi olduğuna inanıyorum. Bu bana dedem Adolf Loker ‘den kalan bir mirastır. 1900 lu yıllarda Polonya’dan Osmanlı’ya göç ederek, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşama kararı alan dedem, M. Kemal Atatürk’ün ŞAPKA DEVRİMİNDE bizzat yanında yer alarak önce Atatürk’e özel kasketler yapmış, daha sonraları özellikle Deniz Harp Okulu Subay şapkalarını yaparak, Kılık Kıyafet Devrimine katkıda bulunmuştur. Cumhuriyetimizin 100. Yılında, taşıdığım bu mirasın da etkisiyle, birikimimi projelerim kanalıyla Türk halkına aktarabilmek için CHP İstanbul 2. Bölgeden aday adayı olarak başvuruyorum.



2



Sinan Aygün nasıl mason oldu



CHP Ankara Milletvekili adayı Sinan Aygün Zaman Gazetesi'nden Nuriye Akman'a verdiği röportajda nasıl mason olduğunu açıkladı!

 



Aygün, Gazeteci Nuriye Akman'ın "Duvarcı deyince aklıma geldi. Siz neden Mason oldunuz?" şeklindeki sorusuna şöyle yanıt verdi:

"Bir arkadaşım teklif etmişti. Ben her şeye çok meraklıyımdır. Masonluk gizliliktir biliyorsunuz. Ben de merak ediyorum. Nedir bu ya? Öğreneyim, gireyim bunların içine. Müracaat ettim, beni reddettiler."

İşte o röportajın devamı:

-Neden iki yıl sonra bir daha müracaat ettiğinizde aldılar?

-Demek ikincisinde adam olmuşum! Böyle bir şeyler anlatılıyor. Bunlar birbirine yardımcı oluyor. Bunlar büyük bir grup. Dünyada bir örgüt. Kendi özel törenleri, mabetleri var.

-Bana da yardımcı olsunlar, beni de yükseltsinler dediniz!

-Yok, ben zenginim o zaman zaten. Parayla ne işim var.

-Siyaseti var, bakan olması var.

-Masonluk siyasette hep eksi yazar. Artı yazmaz ki.

-Olur mu, Demirel'e hep artı yazdı.

-Tartışılır.
SADRAZAMLAR GENELKURMAY BAŞKANLARI VAR..

-Nesi tartışılır? Sadrazamlar var, askerler, genelkurmay başkanları var...

-Bir kere gizli bir örgüt. Sen bir Mason cemiyetine giremezsin. Üye olarak değil, binasının içine giremezsin. 1992'den bahsediyorum.

-Her merak edeni Masonluğa alıyorlar mı?

-Onu bilmem. Alanlara soracaksın. Ben merakımdan girdim oraya.

-Masonluk ilkelerine inanmayan birini alırlar mı sırf merakını tatmin etsin diye

-İnanmıyorum demedim ki.

-Yalan söylediniz öyleyse.
GÜZEL BİR CAMİA

-Yalan da söylemedim. Kardeşlik, dostluk okuduğum kadarıyla. Bunların derdi, Türkiye'nin büyütülmesi, kardeşlik, insanlara yardım. İnsanlar orada birbirine kardeş diyorlar. Güzel bir camia. Güzel bir yer. Düşün, 300 tane seni seven kardeşin olacak. Almayınca gerekçe söylemiyorlar. Oylamalar gizli oluyor. Oy verecek kişiler ellerini bir kutunun içine sokuyor. Kutunun içinde bir küp var. Zarın büyüğü. Bir de bilye var. Elini sokuyorsun kutuya. Orada onları buluyorsun.

-Kaç tane var bu zarlardan ve bilyelerden?

-Elli tane yuvarlak var, elli tane küp var. Bir karnesi var o küpün. Eline geliyor. Eğer sen mason olsun diyorsan yuvarlağı alıyorsun oradan. Yanda boşluk var. Oraya atıyorsun. Kimse görmüyor hayır dediğini. O kutuyu ben masonluğa girince oylama benim önüme geldi, orada gördüm. Sonra o kutu huzurda açılıyor. Bakıyorlar. Bir tane küp çıkarsa, yani bir tane hayır çıkarsa ayvayı yedin, seksen kişi yuvarlak atsa da oraya.
İKİ SENE SONRA EVET DEDİLER

-Demek ki ilkinde hep küp çıkmış size.

-Onu da bilmiyorum. Reddettiler. İki sene sonra tamam dediler. Biz gittik oraya. Tabii gizemli bir yer. Giriş töreni var. Adamın gözünü kapatıyorlar. Dedim ulan sakata geldik, göz kapalı.

-Kılıcı göğsünüze değdiriyorlar değil mi?

-Değdiriyorlar.

-Gülme gelmedi mi içinizden o zaman?

-Sen deli misin ya. Beni kesiyorlar zannettim. Masonluk binasına saat altıda gittim. Beni böyle ufacık bir adam oturtturdu. Kapı çaldı tık tık diye. Tek başıma oturuyorum, girişte. İki tane adam girdi, kafalarında siyah kukuleta var. Dizlerine kadar uzun. Altında da takım elbise. Merhaba dediler, törene götüreceğiz seni. Ben dedim bu nasıl bir iş ya. Koluma girdiler. Ondan sonra ayağa kalk, arkaya dön dediler. Bağladılar gözümüzü. Koluma girdiler. Kardeşlere güven dediler. Sen bize teslim oldun.
MERDİVENLERDEN AŞAĞIYA İNDİK

-Güvendiniz mi?

-Başka çare yok zaten. Bir aşağı indik merdivenlerden. Haydaa yukarı çıktık sonra.

-Bu Mithatpaşa'daki bina değil mi?

-Mithatpaşa'da evet. Yürüdük, dolaştık molaştık geldik. Beni böyle bir kabinin içine koydular. Sandalyeye oturtturdular. Sonra da arkadan gözümü açtılar. Ufacık bir masada, bir baktım kuru kafa var. Bildiğin kuru kafa. Bir tuz var, bir ekmek var, bir de su. Ekmekle tuzu ye, suyu iç dediler. Ekmeği tuza bandım yedim. Suyu da içtik üstüne. Arkamı döndüm, kimse yok. Gitmiş adamlar. Orada bir kağıt. Buraya niye giriyon? Ne yapacan? Böyle sorular soruyor. Ben de yazdım.
DOSTLARIM VAR

-Ne yazdınız?

-Burada çok sevdiğim dostlarım var. Onları sevdiğim için burası iyi bir yerdir diye girdim. Orada bir topuz var. Mahkemede hakimlerin kullandığı cinsten. Ona üç sefer vur dedi yazın bitince. Vurdum üç sefer. Kafanı eğ dediler. Eğdim kafayı böyle oturuyorum. Tekrar geldi gözümü bağladılar. Hadi dediler gidiyoruz, yolculuk başlıyor. Tekrar kolumuza girdiler. Gözlerimiz kapalı. Şimdi diyorlar kardeşim bana güven, az kaldı. Güneşe ulaşıyoruz falan. Eğil dediler eğildim. Biraz daha eğil, eğildim. Kafama şöyle tahta geldi. Eğil dedi bana kafanı vuracaksın. Kafayı vurduk gerçekten. Yerden sürünüyoruz sürünüyoruz. Eğil. Merdiven çıkıyoruz, üç basamak çıkıyon böyle tepeye. Şimdi atlayacaksın diyorlar aşağıya. Ayağımı atıyorum aşağıya ben zannediyorum ki bir yerlerden geçiyorum.

-Halbuki kandırıyorlar sizi.

-Kandırmışlar beni. Kafama tahta getirip koymuşlar ki vuruyorum zannedeyim. Biz de alttan geçiyoruz diye eğiliyoruz. Üç basamak tahtadan bir şey yapmışlar. Onlardan bizi atlattılar. Gittik o mabet diye bir yer var. Kapıyı vurdu. Kim o? Birisi bağırdı. Düşman var.
DÜŞMAN GELDİ DİYORLAR

-Ne düşmanı?

-Adamlar düşman geldi diyor. Sinan Aygün ya. Parola? Adam bir şey söyledi parola.
Seramoni işte. Yürüdük yürüdük. Kılıç sesleri geliyor. Alttan birisi burama bir şey batırdı. Anam dedim.

-Korkuyor musunuz?

-Korkmaz mısın ya. Gözün bağlı. Hissediyorsun insanları. Kılıçlar böyle şakır şakır. Kesecekler bizi burada herhalde. Biz tezgaha düştük. Dolaş babam dolaş babam. Şimdi güneşi göreceksin, gözünü açıyoruz dedi. Gözümü açtılar, bir projektör. Arabanın farını koymuşlar oraya. Gözüm bir açıldı. Anam, hiçbir şey görmüyorum. Bir saattir gözüm kapalı. Kör olacağım ya. Arkadaşımı arıyorum. Dedim sattı bizi şerefsiz. Bak gelmemiş bugün. Göremiyor gözüm. Bir saat gözün kapalı olunca bir şey görmüyorsun. Ben orada yemin etmiştim. Dedi ki burada gördüklerin aramızda kalacak. İncil, Tevrat falan var. Onun üzerine yemin ettik. Kuran'a bastım ben.

-Yemin nasıl?

-Buraya bağlı kalacağıma, burada konuşulan sırları ifşa etmeyeceğime falan.
HAC DA YAPMAMIŞTIM

-O yemini inanarak mı ediyorsunuz, yoksa merakınızın bedeli diye mi düşünüyorsunuz?

-O zaman hac da yapmamıştım. Daha içip, gezip dolaşan bir adamız. Merak ediyorsun. Sadrazam da olmuş, o da olmuş bu da olmuş. Bütün herkese söylemiştim. Bütün arkadaşlarım biliyordu. Ben dedim bu akşam mason olacağım.

-Yeminden sonra ne oldu?

-Kılıç verdiler. Önlük kuşandırdılar. Kolluk taktılar. İki sene gittim ben oraya. Sonra gördüm bana o girişte yaptıklarını. Kandırmışlar bizi. Kafamın üstüne odun koymuşlar, boş odada süründürüp durmuşlar bizi. Bıçaktı, şuydu buydu hepsi numaraymış. Adamlar yerde sürünüyorlar. Ama o bir gizemmiş.

-İki yıl boyunca ne yaptınız?

-Gittik, geldik toplantılara. Ben fazla devam edemedim. İşlerim yoğunlaştı. 94 krizine yakalandım. Toplantılara gidemedim.

-Onlar mı attılar, siz mi bıraktınız?

-Ben dilekçemi verdim, istifa ettim.

-Bu macera size ne öğretti?

-Hiçbir şey. Güldük. Deminden beri kahkaha atıyorsun baksana.

-E böyle beden diliyle anlattınız. Eğilip kalkıp burada canlandırdınız olayı. Çok komikti.

 Peki Masonluğun ne olduğunu öğrenebildiniz mi?

-Öğrenemedim bir şey.

-Bir faydasını gördünüz mü?

-Yoo, hiçbir şey görmedim valla. Bana kimse para vermedi. Ama eğer devam etseydim ilişkim ilerleyebilirdi. İnsanları tanırdım. O insanlarla ticaret yapardım belki.

-Loca kimliğini hâlâ taşıyormuşsunuz.

-O benim cebimde, cüzdanımda değil de, evdeki eski evraklarımın içinde cüzdan vardır böyle büyük. Onun içinde kalmış. Aramada buldular onu da. Yatak odamda, çekmecemin altında benim böyle eski üniversitede aldığım notlar, sakladığım on on beş tane şey vardır.

-Hatıra diye sakladınız yani. Bir zamanlar masondum gibi... Demirel'e anlattınız mı bunları?

-Hayır kimseye anlatmadım. Valla bir şey bulamadım. Bulsaydım devam da ederdim. Dinsiz değiller ablacığım ya. Her toplantıda Kuran-ı Kerim ortada, İncil ortada, Tevrat ortada.
-Ortada olmasının ne manası var. Biblo gibi durur işte ortada.
-Hacca gideceğimi onlara da söyledim. İki üç toplantıya katılamam, dedim. Tamam güle güle dediler.

Alıntıdır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gumus Kurt
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 04 Haziran 2011, 23:44:24 »

Erlik kandaşım, bazı mankurtlar bunları yalanlayacaktır. İftira attığımızı söyleyecektir. O yüzden bunlara ne söylesek az...

Erlik kandaşımızın alıntı olarak paylaştığı yazıyı adamlar kendi sitelerine bile koymuşlar.



Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.chpistanbul.org.tr/aday_tanitim/mari_gormezano.html


İşin garip tarafı ise kadın Türk Yahudisiymiş. Bir kere Türk'den Yahudi olmaz. Yahudilik kan bağı olan birşeydir. Görüldüğü gibi bunların yegane amacı milleti devşirmektir. Zaten Türklüğü yok edip onun yerine Yurttaşlık kavramını koymak isteyenlerde bunlar.

Gökbilge Atsız Ata'nın bir sözünü paylaşmak isterim.

"Irkçı değil misin? Irkçılığa düşman mısın? Öyleyse sen günün birinde Atenagoras’ı Türkiye Cumhurbaşkanı görmekte sakınca bulmazsın. Belki de Batı Hıristiyan dünyasının sevgisini ve yardımını kazanırız diye düşünürsün.

Sen bir Yahudi sarrafın maliye bakanı olmasına ses çıkarmazsın. Kendi kesesini doldurmasına ve İsrail’e transferler yapmasına rağmen bütçeyi kabartacağı için sevinç bile duyarsın. Hattâ kürt devleti kurmak için bunca Türk’ün kanına giren Şeyh Said’in torunlarından birinin başbakan veya devlet bakanı olmasına da ses çıkarmazsın."

Sen yalnız Türkçülüğe karşı çıkar, Türk ırkçılığını yerer, Turancılığa düşmanlık edersin. Çünkü sen ya Türk ırkına yüzyıllarca kölelik etmiş bir milletin mensubu yahut da beyni işlemeyen, yobazlaşmış, okuduğunu sindirememiş bir budalasın."
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 04 Haziran 2011, 23:49:59 »

Mustafa Kemal Atatürk'ün har vecizesi, nasılda bugüne uyuyorsa, Atsız Atamın sözlerindeki vurgularda bugün bir bir gerçek oluyor. İleri görüş yeteneği ve sezgisi bu işte. Boşuna büyük olmuyorlar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Türkçü Kasırga
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.018


IRKÇI


« Yanıtla #3 : 05 Haziran 2011, 00:15:02 »

Bir kac gün önceki haberlerde vermisti, Ingiltere´de yaptigi irkcilik karsiti eylemlerle ses getiren saglam(!) antifasist birisini kilicartigina danisman olarak getireceklermis !

Nerde devrimci bozuntusu var, nerde dna´si bozuk var bir bir Y-CHP´ye topluyorlar. Dikkat edin CHP mitinglerinde dogru dürüst Türk bayragi dahi yok, bunun yaninda kilictaroglu bu mitinglerde yine bizleri yaniltmayarak agzina "TÜRK" kelamini almadi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.055 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.015s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.