VATANI SAVUNMAK HAKTIR... KABAHAT DEĞİL...!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Ekim 2018, 22:51:17


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: VATANI SAVUNMAK HAKTIR... KABAHAT DEĞİL...!  (Okunma Sayısı 2966 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
IŞBARA ALP
Ziyaretçi
« : 16 Aralık 2008, 19:53:40 »

VATANI SAVUNMAK HAKTIR... KABAHAT DEĞİL...!
 
1914'de Emperyalistlerin Türk topraklarını paylaşım sürecinde, Türkmilletine ve Osmanlı devletine Ermenilerin yaptığı büyük ihanete duyarsız kalınması ve ermeni çetelerince topluca öldürülmüş, kıyıma uğramış binlerce Anadolu insanının yok sayılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.  Tarih bilimi ile uğraşan hiçbir güvenilir kişi tarafından soykırım olarak nitelendirilmeyen, ihanete karşı tedbir olarak yapılan zorunlu göçten dolayı özür dilemeye kalkışmak şehitlerimize ihanet etmek anlamına gelecektir.  Bu konuda 15 Aralık 2008 tarihli basında yer alan ve 60'a yakın emekli büyükelçi ve diplomatımızın bildirisine ADD olarak aynen katılıyoruz.  Bu, Türkün haklı davasında "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" anlayışından vazgeçmeden bilimsel duruşumuzu ve ulusal onurumuzu koruyacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.  
 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TAYMA
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 372

Ya tam susturacağız, Ya kan kusturacağız!


« Yanıtla #1 : 16 Aralık 2008, 21:23:22 »

Ermeniler tarafından katledilen soydaşlarımız, kardeşlerimiz, dedelerimiz, nenelerimiz:
Özür diliyoruz sizlerden;
Ermeniler tarafından katledilişinizin intikamını almadığımız için.
Özür dileriz.
Kanınızı yerde bıraktığımız için.
Özür dileriz.
Bu soysuzlara hadlerini bildirmediğimiz için.
Özür dileriz.
Ermenileri asimile etmediğimiz için.
Özür dileriz.
Soykırım uygulayıp köklerini kurutmadığımız için.
Özür dileriz.
İçimizde barındırıp, ekmeğimizi suyumuzu paylaştığımız için.
Özür dileriz.
Devletimizin her kademesinde yerverdiğimiz ve hatta milletvekili koltuklarına oturttuğumuz için.
Özür dileriz.
Türkiye Cumhuriyeti devletinin yönetiminde söz hakkı verdiğimiz için.
Özür dileriz.
Bir soysuza, Türkler 1,5 milyon ermeniyi katletti dedirttiğimiz için.
Özür dileriz.
Dört zibidinin ermenilerden özür kampanyası açmasına fırsat verdiğimiz için.
ÖZÜR DİLİYORUZ HEPİNİZDEN.
Çoğunuzun kabirleri, mezar taşları dahi yok, çujurlarda üst üste istiflenip gömüldünüz çoluk çocuk.
Özür dileriz.
Bunları bilerek yaşadığımız ve sizler için kılımızı kıpırdatmadan kardeşlik türküleri söylediğimiz için, aldığımız her nefes haramdır bize.
ÖZÜR DİLERİZ.
Siz dediniz;
Soysuza verirsen değer, kalkar ecdadına söver...
Biz dinlemedik!!!
ÖZÜR DİLERİZ.
Sizler bizi affetsenizde, biz kendimizi affetmiyoruz!..
ÖZÜR DİLERİZ!..
(ALINTIDIR)
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TAYMA
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 372

Ya tam susturacağız, Ya kan kusturacağız!


« Yanıtla #2 : 16 Aralık 2008, 21:23:52 »

Zeynep GÜRCANLI yazıyor


Akademisyenlerin Ermeniler’den özür kampanyasına emekli büyükelçiler isyan etti: “şehitlerimize saygısızlık…”

Onlar, 1970’li ve 80’li yıllarda, Ermeni terör örgütü ASALA’nın hedefiydiler.
Onlarca saldırıda, kimisi yaralandı, kimisi öldü. En yakın arkadaşlarını kaybettiler.
Ancak hiçbir zaman sessizliklerini bozmadılar.
Ta ki, birkaç Türk akademisyen ve gazeteci 1915 olayları için “Ermenilerden özür dilenmesi” kampanyası başlatana kadar.

50’den fazla emekli Büyükelçi, bir araya geldi ve ilk kez tepki gösterdi.
Tarihte ilk kez, Emekli Büyükelçiler bir konuda birlik olup, ortak bir açıklama yaptılar.
Ve Türk akademisyenlerin başlattığı “Ermenilerden özür” kampanyasını “haksız ve yanlış” olacağını, Türkiye’nin “ulusal çıkarlarına zarar vereceğini” açıkladılar.

Büyükelçiler, böyle bir adımın “Türk tarihine saygısızlık olacağını” vurguladılar.
En önemlisi de, 1915 olaylarının “gerçek yüzünü” anlattılar.
İşte, aralarında emekli idari memur ve şehit diplomat Bora Süelkan’ın eşi Ülkü Süelkan’ın da bulunduğu emekli diplomatların imza attıkları bildiri.

ŞEHİTLERİMİZE SAYGISIZLIK…

Büyükelçiler bildirisinde en çarpıcı bölüm, isim vermeden Ermeni kurşunlarıyla öldürülen Türk diplomat ve devlet görevlilerine atıf yapılan paragraf oldu. Bildiride, “Böylesine yanlış ve tek taraflı bir girişim, tarihimize saygısızlık ve terör örgütlerinin Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde yaptıkları ve Cumhuriyet tarihimizde de giriştikleri şiddet eylemlerinde hayatlarını kaybeden insanlarımıza ihanet etmek anlamına gelecektir” denildi.

“ERMENİLER DE KAYIP VERDİ AMA…”

1915 döneminde yaşanan savaş koşullarında, tehcirin “acı sonuçlar verdiğinin” kabul edildiği, ancak aynı dönemde Türk insanının da hem Ermeni isyanında, hem de terör eylemleri nedeniyle büyük kayıplar verdiği vurgulandı. Bildiride, “Türk insanının Ermeni isyanları ve terör eylemlerinde uğradığı kayıplar ve acılar Ermenilerinkinden daha az değildir. Ermeni tedhişçilerin, dış güçlerin planlı ve sürekli kışkırtmaları sonucunda, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ve daha sonra I. Dünya Savaşı sırasında ve Kurtuluş Savaşı'nın ilk dönemlerinde istilacı düşman kuvvetlerine katılarak Anadolu insanımıza karşı kitlesel vahşet eylemlerinde bulundukları yerli ve yabancı kaynaklı belgelerden de açıkça görülmektedir” denildi.

Ermeni terörünün Türkiye Cumhuriyeti boyunca da devam ettiğine dikkat çekilen bildiride, “Cumhuriyet tarihimizde ise, 1973'de tekrar hortlayan ve ASALA ve "Adalet Komandoları" adlı terör örgütlerinin 1986 yılına kadar sürdürdükleri terör eylemleri 70 kişinin ölümüne, 574 kişinin yaralanmasına sebep olmuş, bunların arasında 5 büyükelçimiz ve 4 başkonsolosumuzun da dahil oldukları 34 kamu görevlimiz ve aile yakınları can vermişlerdir” denildi.

ERMENİLER’İN DE ÖZÜR DİLEMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNMÜYOR MUSUNUZ?

Ermenilerin SSCB’den bağımsızlıklarını aldıktan sonra Azerbaycan topraklarının dörtte birine yakın bölümünü işgal ettiklerinin, buradaki bir milyon kadar nüfusunun kendi topraklarında sürgün hayatı yaşamaya mahkum olduğunun hatırlatıldığı bildiride özür dileme kampanyası gibi sakat bir girişime kalkışanlar acaba tarih boyunca Ermeni terörüne kurban giden ve zulüm gören insanlar için de özür dilenmesini düşünmekte midirler?” denildi.

Bildiride şu ifade kullanıldı:
“Ermeni iddialarını tümüyle haklı görürcesine özür dilemek girişimini bir tarafa bırakıp, öncelikle, yakın geçmişte masum Türk diplomatlarını, görevlilerini ve aile bireylerini acımasızca katletmiş olan Ermenilerin Türk ulusundan özür dilemesini sağlamak gerekir. Bu katiller hala hayattadırlar ve Ermenistan ile bazı ülkeler tarafından himaye gördükleri için cezasız kalmışlardır.”

“ERMENİ TERÖRÜNÜN ACISINI BİZ YAŞADIK…”

Emekli büyükelçiler, yurt dışında görevli oldukları yıllarda Ermeni terörünün acısını “bütün vahşetiyle” bizzat yaşadıklarını da vurgulayarak, bildiride şöyle dediler:

“Her Ermeni terör eyleminden sonra, terör olaylarının yarattığı gündem içinde çarpık Ermeni iddialarının tek yanlı bir biçimde yansıtılarak dünya kamuoyunu daha da etkilediğini gördük. Bugün terör artık işlevini bitirmiştir. Planın ikinci aşamasında özür dilenmesi ve bundan sonra da işin toprak ve tazminat taleplerine vardırılmasının tasarlandığını biliyoruz. Dileğimiz, uğradığımız bunca kayıp, acı ve haksızlıktan sonra kendi insanımızın böyle bir sinsi ve kasıtlı plana alet olmamasıdır.”

İYİ KOMŞULUĞUN YOLU TEK TARAFLI ÖZÜR DEĞİL

Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerde bir yumuşama sürecine girilmesi ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi isteniyorsa, bunun yolunun, tek taraflı özür dilenmesi gibi tavizlerden değil, öncelikle taraflar arasındaki sınırların ve toprak bütünlüklerinin tanınmasından, ve mutlaka gerekiyor ise, her iki tarafın tarih boyunca çektikleri acıların karşılıklı olarak paylaşılmasından geçtiğini belirten Büyükelçiler, “Aksi takdirde, "özür dilenmesi" gibi tek yönlü bir davranış yersiz ve yanlış olacak, tarih gerçeklerine aykırı düşecek ve ulusal çıkarlarımız açısından vahim sonuçlar doğurabilecektir. Bu çok hassas konuda uyanık olunması dileğiyle kamuoyumuzun dikkatine saygıyla sunulur.” İfadesini kullandılar.

KİMLER İMZALADI

Bildiriyi 50’ye yakın emekli büyükelçi ile başkonsolos imzaladı. İşte o isimler;
Erdil Akay, Ömer Akbel, Nusret Aktan, Mümin Alanat, Önder Alaybeyi, Ali Hikmet Alp, Akın Alptuna, Burhan Ant, Erdoğan Aytun, Candan Azer, Ahmet Banguoğlu, Nazım Belger, Sadi Çalışlar, Ertuğrul Çırağan, Sevinç Dalyanoğlu, Gönül Dalyanoğlu (emekli Başkonsolos), Daver Darende (emekli Başkonsolos), Cenk Duatepe, Şükrü Elekdağ, Orhan Erdivanlı, Erdinç Erdün, Uğur Ergun, Erkan Gezer, Gün Gür, Burak Gürsel, Korkmaz Haktanır, Aydın İdil, Salih Zeki Karaca, Aydan Karahan, Alp Karaosmanoğlu, Yıldırım Keskin, Fazlı Keşmir, Ömer Engin Lütem, Ünal Maraşlı, Ali Engin Oba, Tansu Okandan, Erhan Öğüt, Onur Öymen, Önder Özar, Müfit Özdeş, Ergun Pelit, Turgut Serdaroğlu, Yüksel Söylemez, Ülkü Süelkan (emekli idari memur ve şehit Bora Süelkan’ın eşi), Teoman Sürenkök, Ömer Şahinkaya, Bilal Şimşir, Kaya Toperi, Muammer Tuncer, Senbir Tümay, Tugay Uluçevik, Erdinç Ulumlu, Necati Utkan, Nuri Yıldırım, Betin Yiğit (Emekli Başkonsolos), Erhan Yiğitbaşıoğlu, İlhan Yiğitbaşıoğlu, Ömer Zeytinoğlu.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 05 Ekim 2009, 22:39:11 »

VATANI SAVUNMAK HAKTIR... KABAHAT DEĞİL. HEM DE KANIMIZI BU TOPRAKLARA AKITMA PAHASINA, TAYYİP EFENDİNİN KÜLTÜRÜ BUNLARI ALGILAMAYA YETMİYOR ÇÜNKÜ ONLAR YANİ YEŞİLLER BOZKURTLAR SAVAŞIRKEN ONLARDA YATAKÇILIKLARINI YAPARLARDI YANİ OLAYLARIN NASIL GELİŞTİĞİNDEN HABERLERİ OLMAZDI. BOZKURTLARIN KANATLARI ALTINDA GEÇİNİP GİDERLERDİ.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATTİLABİLGEHAN
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 973



« Yanıtla #4 : 06 Ekim 2009, 01:55:23 »

 Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye


 Türkiye                                   VATAN SAVUNMASI HAKLARIN EN GÜZELİ VE BİRİCİĞİDİR.                        Türkiye


 Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
umut1
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 85



« Yanıtla #5 : 06 Ekim 2009, 10:28:53 »

Vatan savunmak onurluca yaşamak ,ugrunda savaşmak kahramanlık ,dikduruş gibi kavramlardan uzak tarih boyunca it gibi parazit gibi yaşamış bir soydan gelen devşirme kırıntıların anlayacagı bir konu deyildir .Vatanı olmadan at kıçındaki sinek gibi Türklerin at izlerinde varlıklarını sürdüren zavallı etnik döküntülerden Vatan bayrak yigitlik gibi yüksek erdem gerektiren bir karakter beklemek hata olur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

İNADINA TÜRKÜZ
İNADINA TURANCI!!!
Kaan Ulas
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 4.226


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #6 : 23 Aralık 2017, 21:22:04 »

Vatan savunmak Türk'e göre yaşam biçimidir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.071 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.