Türk Solu'nun Sahibi Gökçe Fırat'ın Görüşlerini Türkçü Gözüyle Tartışalım
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 15 Aralık 2019, 02:53:09


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk Solu'nun Sahibi Gökçe Fırat'ın Görüşlerini Türkçü Gözüyle Tartışalım  (Okunma Sayısı 9826 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Erlik Tanrıöğen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 875


Nur'dan Rıza aldık.


« : 07 Ocak 2015, 21:45:33 »

Gökçe Fırat
Türk-Kürt kardeşliği palavrasına inanmıyorum!

 

Gökçe Fırat
Kürt kimliğini ABD’ye geri postalayacağız

TÜRKSOLU: Türkiye’yi Türkler yönetmiyor mu?

GÖKÇE FIRAT: Çok uzun süredir Türkiye’yi Türklerin yönetmediği ortada. Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra iş başına gelen tüm hükümetleri, tüm liderleri bir gözden geçirirsek Türkiye’de Türklerin dışında bir yönetim olduğunu çok net görürüz.

TÜRKSOLU: Kendinizi Türklerin Partisiyiz diye tanımlıyorsunuz. Türk olmayanları dışlamış olmuyor musunuz?

GÖKÇE FIRAT: Bizim bakış açımıza göre Türkiye’de Türk’ten başka bir millet yaşamıyor. Dolayısıyla dışladığımız herhangi bir kesim olduğunu da düşünmüyoruz.

Zaten şu andaki Anayasamıza göre, hatta Siyasi Partiler Yasasına göre de böyle. Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Türkiye’de Türk’ten başka bir etnik grubun yaşadığını kabul etmiyor. Siyasi Partiler Yasası da kabul etmiyor.

TÜRKSOLU: Ben Kürdüm diyen milyonlarca insan var ama.

GÖKÇE FIRAT: Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan insanların hepsi Türk’tür ve kendisini Türk olarak tanımlamak zorundadır.

Derseniz ki Türkiye’de bir sürü insan böyle tanımlamıyor. Bu onların meselesidir, bizim değil. Bu insanlar demek ki Anayasanın dışına çıkmış, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının dışına çıkmış. Sorgulanması gereken biz değiliz, o vatandaşlardır.

TÜRKSOLU: Ben Kürdüm diyen insanlara Türk kimliğini dayatmış olmuyor musunuz?

GÖKÇE FIRAT: Ben Kürdüm diyen insanlar açısından şuna bakmamız gerekir. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde 100 yıl önce, 200 yıl önce, 300 yıl önce, 400 yıl önce ben Kürdüm diyen insanlar var mıydı, yok muydu?

TÜRKSOLU: Yok muydu?

GÖKÇE FIRAT: Elbette yoktu. Şimdi gözden kaçan nokta bu. Bugün bir insan ben Kürdüm diyebilir. Diyelim ki bugün on milyonluk bir Kürt kitlesinden söz ediliyor. Dönelim 100 yıl öncesine, böyle bir kitle var mıydı? Hatta 200 yıl öncesine. Böyle bir kitle yoktu.

Tüm siyasetçilerin gözden kaçırdığı ve özellikle üzerinde durulması gereken nokta budur. Kürt kimliği son 200 yıldır yaratılmış bir kimliktir. Bu 200 yıldan öncesinde de Anadolu topraklarında böyle bir kimlik yoktu. Dolayısıyla böyle bir sorun da yoktu. Önemli olan da bu zaten.

TÜRKSOLU: Kim yarattı peki?

GÖKÇE FIRAT: Emperyalistler yarattı. Başta Rusya olmak üzere Fransa, İngiltere, ABD gibi devletler Sevr projesi öncesinde yani Osmanlı’yı yıkarken bu kimliği yarattılar.

Dolayısıyla bize miras olarak gelip bırakılmış bir kimlik var. Ve insanlar diyor ki bunu kabul etmek zorundasınız. Hayır hiç de kabul etmek zorunda değiliz. Bu ABD’nin yarattığı bir kimliktir. Ve bu kimliği iktidara geldiğimiz zaman ABD’ye geri postalayacağız. Alın o kimliğinizi, alın o kimliği savunan insanlarınızı, tıpkı daha önce Kuzey Irak’tan aldığınız gibi götürün ABD’ye.

TÜRKSOLU: Ama bu insanlar sonuçta bir dil konuşuyorlar: Kürtçe. O dili de mi yok sayacaksınız?

GÖKÇE FIRAT: Çok açık söyleyelim, bizim iktidarımızda Kürtçe diye bir dil olmayacak, bu dilde yayın yapılmayacak. Böyle bir dili de kabul etmeyeceğiz. Kürtçe yayın ve eğitim Anayasamıza tamamen aykırı bir şekilde uygulanmaktadır. Bu yasaları bugün uygulamayan tüm kamu kurumları yetkilileri bizim iktidarımızda yargıya intikal ettirilecektir.

TÜRKSOLU: Kürtçe konuşan insanlar ne yapacak peki?

GÖKÇE FIRAT: Çok basit: Türkçe konuşacaklar. 20 yıl önce, 30 yıl önce siz otobüse bindiğinizde sokağa çıktığınızda bu kadar Kürtçe konuşan insan görüyor muydunuz? Görmüyordunuz.
Gökçe Fırat

Çok açık bir şekilde Türkiye’de Türk kimliği üzerinden siyaset yapacağız. Türkiye’de yasaklanan tek bir kimlik var. O da Türk kimliği. Bakın Türkiye’de Kürtçülük yapmak serbest. Çerkezcilik serbest. Türkiye’de Ermenicilik yapmak serbest. Her şey serbest. Yasaklanan tek bir kimlik var: Türk kimliği. Hepsi yalan söylüyor. Alayı yalan söylüyor. Türkiye’de bugün Türklüğün dışında yasaklanmış bir şey yok. Biz de bu yasakları kaldıracağız. Nedir bu çektiğimiz. Yıllardır bu ülkeyi hem Kürtçüler yönetiyor, PKK’lılar alkışlanıyor. PKK’lılar el üstünde tutuluyor. Bir tek Türklerin Türkçülük yapması yasak. Biz bu yasağı kaldırmak için geliyoruz. Türkiye’de artık insanlar gönül rahatlığıyla ben Türk’üm, benim de bir partim olacak diyecek.

Kürtçe diye bir dil yok!
PKK’lılar bile Kürtçe konuşmuyor!

TÜRKSOLU: Ama o dönem yasaktı. O yüzden kimse konuşmuyordu.

GÖKÇE FIRAT: Yasak olduğundan değil. Son 20-30 senedir bunun propagandası yapıldı, insanlara bu benimsetildiği için böyle.

Eğer Kürtçe diye bir dil olsaydı, bugün Kürt bölücülüğü yapan partinin kadroları Kürtçe konuşurdu. Bakın, bu insanlar 30 yıl önce başladılar bölücülüğe. 30 yıl önce de Kürtçe bilmiyorlardı. Şimdi de bilmiyorlar.

Abdullah Öcalan Kürtçe biliyor mu? Bilmiyor. Peki diğer DTP kadroları? DTP mecliste Kürtçe kurs açtı. Çünkü hiçbir DTP’li milletvekili Kürtçe bilmiyor. Peki bunların anaları babaları biliyor muydu? Onlar da bilmiyordu.

Hiç kimsenin bilmediği bir dili Türkiye’de öğrenme zorunluluğu getirdiler. Propaganda zorunluluğu getirdiler. Ve insanlara adeta bir moda gibi bu dili benimsetmeye çalışıyorlar. Dolayısıyla bu sorun günümüzün bir sorunudur. Ama geçmişimizde böyle bir şey yoktu.

TÜRKSOLU: Siz bu söylemlerle kendisini Kürt olarak tanımlayan insanları nasıl kucaklayacaksınız?

GÖKÇE FIRAT: Onları kucaklamak, daha doğrusu Kürtlerle buluşmak için ne tür yöntemler uygulanabilir? Birincisi denilebilir ki biz de diğer siyasi partiler gibi yapalım, onlara taviz verelim, onları poh pohlayalım. Mesela MHP. Kürtçeye tam izin veriyor. CHP de öyle. Diğer partiler de. Kürtçeye tam izin veriyorlar. Kürt kimliğini kabul ediyorlar. Kürtlerden oy alabiliyorlar mı? Hayır!

O halde biraz aklımızı başımıza almamız lazım: Kürtlerden oy almayacağını bildiğimiz politikaları elbette uygulamayacağız.

TÜRKSOLU: Peki Kürdü nasıl kazanacaksınız?

GÖKÇE FIRAT: Çok açık söyleyelim. Bunun yolu teröristlerin oyununa gelmek değildir.

Ben Kürdüm diyen insanlara da şunu söyleyeceğiz. Gerçekten tarihinizi açın bakın. 20 yıl öncesine, 30 yıl öncesine, 100 yıl öncesine bakın. Siz gerçekten Kürt mü doğdunuz yoksa başka biri miydiniz?

Türkiye’nin sorunu şu: Bugün kendisine ben Kürdüm diyen insanların büyük çoğunluğunun anne babaları, çok çok büyük çoğunluğunun ise dedeleri ve büyük nineleri Kürt değil. Yani Türkiye’de 100 yıl önce yapılmış nüfus istatistikleri var. 200 yıl önce yapılmış olanları var. O tarihlerde böyle bir Kürt nüfusu yoktu.

TÜRKSOLU: Nereden çıktı bu kadar Kürt peki?

GÖKÇE FIRAT: Bakın, Atatürk’ün raporlarında çok açıktır. Kürtler Türkleri Kürtleştirdiler. Bugün ben Kürdüm diyen insanların büyük kısmı da zaten Türk. Fakat onlara böyle bir kimlik dayatıldı ve bu insanlar buna inandırıldı.

Biz bugün buna inandırılan insanların önüne gerçek tarihlerini, gerçek ailelerini, gerçek geçmişlerini koyacağız ve diyeceğiz ki siz Kürt falan değilsiniz, sizin dedeleriniz de Kürt falan değildi.

TÜRKSOLU: Yani siz Kürtlerin Türkleri asimile ettiğini söylüyorsunuz. Peki, Türk kimliği bu kadar zayıf mı da uydurma dediğiniz bir Kürt kimliği gelip Türkleri asimile edebiliyor?

GÖKÇE FIRAT: Bu aksine Türk kimliğinin ne kadar güçlü olduğunu gösterir. 200 yıldır dünyanın bütün emperyalist devletleri birleşmiş Türk nüfusunun nispeten az olduğu bir coğrafyada bunun propagandasını yapıyorlar. Bunun örgütlenmesini yapıyorlar.

Bizim devletimizin kabahati de şu, oradaki Türk köylerini ve Türk yerleşim alanlarını yapayalnız bırakmışlar. İsmet Paşa’nın raporlarında var. Kürtler zorla geliyorlar. Aşiretler silah zoruyla insanları Kürtleştiriyorlar. Devlet yalnız bırakınca insanlar elbette Kürtleştirildi.

Diyorlar ki, devlet güneydoğuyu ve doğuyu boşladı. Boşladı ama nasıl boşladı? Devlet oradaki Türk insanını boşladı. Devlet oradaki Türk köylerini sahipsiz bıraktığı için Kürtler yerleştiler oralara. Silah zoruyla, zorla, baskıyla, ekonomik zorla oraları Kürtleştirdiler. Güneydoğuyu devlet yıllardır Kürtlere, Kürt bölücülerine bıraktı. Oradaki Türk nüfusu da bu şekilde Kürtleştirildi.

Kürt kimliği emperyalistlerin laboratuvarlarında üretildi

TÜRKSOLU: Madem Kürt diye bir şey yok, Kürtleşme gibi bir tehlike nasıl olabiliyor?

GÖKÇE FIRAT: 200 yıl öncesinde 300 yıl öncesinde Kürt diye bir kimlik yoktu. Fakat laboratuvarlarda üretildi.

Bu kimliğin nasıl oluşturulduğunu bizzat İngiliz ve Rusların Dışişleri raporlarında görebiliriz. Rus askeri güçleri bir Kürt kimliği yaratmışlardır. Niçin yaratmışlardır? Ruslar Birinci Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında Türkiye’ye girdiklerinde kendileriyle işbirliği yapacak bir unsur yaratmaya çalıştılar.

Şimdi 100 yıl sonra elbette bu uydurma kimliğe inanan insanlar çıktı. Bu uydurma kimliğin arkasında çok büyük emperyalist güçler olduğu, büyük parasal çıkarlar olduğu için ve Musul-Kerkük’te yani Kuzey Irak’ta petrol olduğu için bu kimliğe inanan insanlar çoğaldı. İnsanların buna inanmış, inandırılmış olması böyle bir kimliğinin tarihsel olarak var olduğunu göstermez. Eğer tarihsel olarak Kürt kimliği varsa bize birilerinin tarihsel kanıtlar sunması gerekir.

TÜRKSOLU: Tarihsel kanıtlar derken neyi kastediyorsunuz?

GÖKÇE FIRAT: Birincisi bize Kürtçe yazı dili ile yazılmış tarihi bir tablet, tarihi bir taş, tarihi bir mağara duvarı getirin, var mı? Yok.

Peki Kürt olduğunu söyleyen insanların herhangi bir dilleriyle ya da lehçeleriyle yazılmış bir kitap, bir basılı eser var mı? Yok.

Bu Anadolu coğrafyasını alalım. Ortadoğuyu alalım. Araplara ait tarihsel belgeler binlerce. Araplar, Türklerden bahsediyor mu? Bahsediyor. Bakın o dönemin tüm bilim adamlarına, gezginlerine. Kimlerden bahsediyorlar? Araplar, Süryaniler, Ermenilerden bahsediyorlar. Onun dışında Ruslardan ve Farslardan bahsediliyor. Ama Arap kaynaklarında Kürt diye bir şeyden bahsedilmiyor.

Ermeni kaynaklarına bakın, bahsedilmiyor. Bölgemiz bir zamanlar Bizans-Yunan bölgesi diyorsunuz. Yunan kaynaklarında Kürt adı geçiyor mu? Geçmiyor. En yakın komşuları bunların Farslar. İran kaynaklarında Kürt adı geçiyor mu? Geçmiyor.

Peki ne zaman geçmeye başlıyor? Tam da Osmanlı’nın paylaşılmaya açıldığı dönem. Ve Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Tanrıöğen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 875


Nur'dan Rıza aldık.


« Yanıtla #1 : 07 Ocak 2015, 21:45:44 »

Kurtuluş Savaşında Kürtler yoktu

TÜRKSOLU: Ancak Kurtuluş Savaşında Türkler ve Kürtler birlikte savaşmadı mı? Çanakkale Şehitliklerinde Türklerle Kürtler yan yana yatmıyor mu? Siz ise yayınladığınız rakamlarda buna da karşı çıkıyorsunuz.

GÖKÇE FIRAT: Bizzat Genelkurmay’a gidin sorun. Çanakkale’de kaç şehit verdik, bunlar hangi askerlik şubelerine kayıtlıydı? Aynı rakamı gidin Kurtuluş Savaşı için de sorun. Göreceğiniz rakamlar bizim yayınladığımız rakamlardır. Kürtler Kurtuluş Savaşına da Çanakkale Savaşına da hiçbir şekilde katılmadı.

Zaten bizim rakamlarımızın yalan olduğunu birisi ispatlayabilseydi, bin kez ispatlardı. Bakın bizim rakamlarımıza karşı çıkmıyorlar. Bu rakamlardan çıkarttığımız sonuçlara karşı çıkıyorlar. Diyorlar ki, doğru, Kürt katılmamış olabilir. Bu neyi ifade eder? Kürdün katılmamış olması şunu ifade eder, Kürtler Kurtuluş Savaşında da Çanakkale Savaşında da yoktu. Niçin yoktu? Çünkü İngiltere’ye Fransa’ya Rusya’ya çalışıyorlardı. Bu kadar açık bir gerçek.

TÜRKSOLU: Bu dediklerinizin kanıtı, belgesi var mı?

GÖKÇE FIRAT: İngiliz, Rus, Fransız bilgi-belgeleri ne diyor? Şunu diyorlar: Biz Mustafa Kemal’e karşı Kürtleri kullanacağız.

Bırakalım belgeyi Kürtlerin isyanları var. Kurtuluş Savaşı sırasında 30-40 bin kişiyle Koçgiri’de ayaklanmışlar. Şeyh Sait’le ayaklanmışlar.

Yani bize propagandası yapılan o Türk ve Kürtler biz Kurtuluş Savaşını birlikte verdik kadar tehlikeli ve uydurma bir şey söz konusu olamaz. Bu ülkeyi Türkler kendi başlarına kurtardılar.

Keşke Kürtler de, kendisine Kürdüm diyenler de katılsaydı da beni yalancı konuma düşürselerdi. Aslında bugün de beni yalancı konumuna düşürebilirler. Mesela biz Türk devletinin yanındayız diyebilirler. Derler mi sizce? Demezler.

TÜRKSOLU: Kurtuluş Savaşına katılmamış insanlardan bunun hesabını mı soruyorsunuz?

GÖKÇE FIRAT: Biz hesabını sormuyoruz. Zaten hesap sormak gibi bir niyetimiz de yok. Tarihi gerçekler ortaya çıksın istiyor muyuz? Resmi tarih yıkılsın diyorlar ya, buyurun yıkın resmi tarihi. Bize son 20 senedir 30 senedir belletmeye çalıştıkları Kurtuluş Savaşını biz birlikte verdik lafı resmi tarihin en büyük palavrasıdır. Böyle bir şeyden vazgeçin. Kürtler bu Kurtuluş Savaşına ve Çanakkale Savaşına katılmadılar.

TÜRKSOLU: Güney cephesinde kim savaştı peki? Kürtler de Çanakkale yerine Sarıkamış’ta savaşmış olamaz mı?

GÖKÇE FIRAT: Orada da Türkler savaştı. Güney cephesinde de, Sırakımaş’ta da yine Türkler savaştı. Kürtler hiçbir cephede savaşmadı.

Yıllardır bir propaganda var Araplar Osmanlı’yı arkadan hançerledi diye. Ya, Kürtler arkadan hançerlemedi mi bizi? Araplara uyguladığınız kıstası haydi buyurun Kürde de uygulayın.

TÜRKSOLU: Ama Kurtuluş Savaşına destek olan Kürtler de var. Örneğin Atatürk’ün yanında Dersim mebusu Diyap Ağa var.

GÖKÇE FIRAT: Diyap Ağa bir Türk’tür. O yüzden katılmıştır. Biz Diyap Ağa’yla ilgili de kapak yaptık TÜRKSOLU’nda. Diyap Ağa ben Türk’üm, Türkmenim diyor. Kürtlüğü bulaştırmayın bize diyor. Diyap Ağa’yı niye hiçbir Kürt kabul etmez? Çünkü Diyap Ağa Kürt değil Türk! Atatürk’ün yanında herhangi bir Kürt yoktu.

TÜRKSOLU: Başlarda yok mu Kürtler? Örneğin Heyeti Temsiliye’de, Erzurum Kongresi’nde?

GÖKÇE FIRAT: Doğru, Heyeti Temsiliye’de Kürt vardı ama o da bir ajandı. Mustafa Kemal’e karşı daha sonrasında ayaklandı. Hatta ve hatta Kürt kökenli kimi subaylar bizzat isyan ettiler. Karşı tarafa geçtiler. Bunlar tarihi gerçekler. Türkiye tarihi gerçeklerle yüzleşmek zorunda. Türkler de yüzleşmek zorunda Kürtler de. Herkes dostu düşmanı ayırt etmek zorunda.

Mesela şunu söyleyebilir bugün Kürt kökenliler. Hani diyorlar ya Türkler Ermenilerden özür dilesin. Gelsin bizden özür dilesinler, Kusura bakmayın Türk kardeşim siz Kurtuluş Savaşı verirken, siz Yunanla İngilizle savaşırken biz oyuna geldik size saldırdık desinler. Bu kimseyi bağlamaz ki.

TÜRKSOLU: Ama Atatürk de sonuçta ölümüne kadar Kürt isyanlarıyla uğraşıyor. Demek ki, o da ölümüne kadar çözememiş.

GÖKÇE FIRAT: Tam aksine Kürt meselesi çözüldü. Bakın, 1919’dan 38’e Atatürk’ün aktif iktidarda olduğu dönemde pek çok Kürt isyanı oldu fakat Kürt sorunu diye bir sorun bitti. Hatta Kürtçülük yapanların büyük kısımları bile Kürtçülükten vazgeçtiler. Atatürk dönemindeki uygulamalar devam etseydi, Atatürk’ün yolu takip edilseydi Kürt meselesi bugüne elbette gelmeyecekti. Fakat mesele şudur ki Atatürk’ün uygulamaları ve Atatürk dönemi politikaları terk edildi.

TÜRKSOLU: Neydi o uygulamalar?

GÖKÇE FIRAT: Atatürk emperyalistlerin bir Kürt devleti kurma planı olduğunu biliyordu, bir. İkincisi, emperyalistlerin bu devleti kurmak için bir Kürt nüfusa ihtiyacı olduğunu biliyordu. Dolayısıyla hem Kürt devletini hem de bu tür yaratılmak istenen Kürt nüfusuna karşı tedbir aldı. Neydi bu tedbir? Birincisi, Kürt isyanlarını bastırmak. İkincisi kendisine Kürtlük propagandası yapılan insanların Kürt olmadıklarını hatırlatmak. Atatürk’ün sözleri çok açıktır:

“Bugünkü Türk milleti siyasi ve içtimai camiası içinde kendilerine Kürtlük fikri, Çerkezlik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve millettaşlarımız vardır. ”

Nitekim Atatürk dönemi bu politikalar uygulandı ve çok da başarılı oldu. O dönemde o bölgenin insanları da aslında kendi tarihlerini, kültürlerini daha yakından öğrenmeye ve emperyalistlerin oyununa alet olmamaya başlamışlardı. Fakat Atatürk’ün ölümünden sonra bu politika terk edildi.
Gökçe Fırat

Zaten bu Türk-Kürt kerdeşliği lafı büyük bir palavradır. Buna inanmıyorum. Olmayan şey bozulmaz. Bakın ben ne emperyalist devletleri ne de onlara maşalık yapanları kardeş olarak göremem. Benim kardeşim olduğunu iddia eden varsa önce Amerika’yla, AB’yle, Yunanistan’la işbirliğinden vazgeçsin, kardeşliğini göstersin ki biz de inanalım.

Güneydoğuda MHP’den de CHP’den de
çok oy alacağız

TÜRKSOLU: Şu söylemlerinizle kendisine ben Kürdüm diyen insanları kazanacağınıza inanıyor musunuz? Sonuçta siz kazanamazsınız, karşı tarafa, PKK’ya giderler.

GÖKÇE FIRAT: Zaten karşı taraftalar. O tür insanları kazanmak derdimiz de yok.

TÜRKSOLU: Ben Kürdüm diyen herkes karşı tarafta mı?

GÖKÇE FIRAT: Herkes demiyoruz. Ben Kürdüm diyenlerin aklı başında olanları bizim dediklerimizi gayet iyi anlar ve bize katılır. Ama bize değil de PKK’ya katılmayı tercih ederlerse bu onların kendi bireysel tercihidir. Onları kazanmak gibi bir derdimiz de yok. Zaten onların da kazanılabilecek bir durumu da yok. Bugün hâlâ güneydoğu bölgesinde yaşayan, kendisini Türk hisseden hatta kendisini çok Türk hissetmese bile PKK’ya karşı olan insanların oylarını alabiliriz. Biz iddia ediyoruz. Biz bugün Güneydoğu’da Kürtçülük yapan diğer Türk partilerinden daha fazla oy alacağız. MHP’sinden de CHP’sinden de TÜRKSOLU’nun kuracağı partinin oyları daha fazla olacak.

TÜRKSOLU: Peki mesela çok samimi olarak PKK’nın terör eylemlerinden rahatsız, PKK’nın kendi yaşamını alt üst ettiğine inanan, PKK’dan memnun olmayan, PKK’ya karşı çıkan çok sayıda Kürt de var.

GÖKÇE FIRAT: Tamam. PKK’ya ve PKK’nın politikacılarına oy vermezler, olur biter. Bunun bundan güzel ifadesi olmaz ki. Ben PKK’ya karşıyım diyorsa zaten PKK’nın partisine oy vermemesi gerekir.

TÜRKSOLU: Ama hâlâ ben Kürdüm diyor. PKK’ya karşı olan birisi ben Kürdüm diyemez mi?

GÖKÇE FIRAT: Elbet diyebilir.

TÜRKSOLU: Ama siz Kürtlerin varlığını kabul etmiyorsunuz. Onları nasıl kucaklayacaksınız?

GÖKÇE FIRAT: Onları kucaklamak gibi bir derdimiz yok. Yani Türkiye’de herkesi kucaklayacağız, Türkiye’nin %90’ından oy alacağız demiyoruz. Bizim dediğimiz şu Türkiye’nin %50’sinden fazlasında oy alacağız. Ama Türkiye’nin %100’ü bize oy versin diye bir derdimiz yok. Zaten olamaz da.

Türkiye’de yasaklanan tek bir kimlik var: O da Türk kimliği

TÜRKSOLU: Ama bu söylemler şöyle tehlikeli. Siz sonuçta Türkiye’de Türk kimliği üzerinden siyaset yapan bir parti oyacaksınız.

GÖKÇE FIRAT: Evet. Çok açık bir şekilde Türkiye’de Türk kimliği üzerinden siyaset yapacağız. Türkiye’de yasaklanan tek bir kimlik var. O da Türk kimliği. Bakın Türkiye’de Kürtçülük yapmak serbest. Çerkezcilik serbest. Türkiye’de Ermenicilik yapmak serbest. Her şey serbest. Yasaklanan tek bir kimlik var: Türk kimliği.

Hepsi yalan söylüyor. Alayı yalan söylüyor. Türkiye’de bugün Türklüğün dışında yasaklanmış bir şey yok. Biz de bu yasakları kaldıracağız. Nedir bu çektiğimiz. Yıllardır bu ülkeyi hem Kürtçüler yönetiyor, PKK’lılar alkışlanıyor. PKK’lılar el üstünde tutuluyor. Bir tek Türklerin Türkçülük yapması yasak. Biz bu yasağı kaldırmak için geliyoruz. Türkiye’de artık insanlar gönül rahatlığıyla ben Türk’üm, benim de bir partim olacak diyecek.

TÜRKSOLU: Öyleyse siz Türkleri örgütleyeceksiniz.

GÖKÇE FIRAT: Evet.

TÜRKSOLU: Türk-Kürt kardeşliği bozulmaz mı böyle olunca?

GÖKÇE FIRAT: Zaten bu Türk-Kürt kardeşliği lafı büyük bir palavradır. Buna inanmıyorum. Olmayan şey bozulmaz.

TÜRKSOLU: Ne yani Kürtleri kardeş olarak görmüyor musunuz?

GÖKÇE FIRAT: Yoo görmek zorunda mıyım?

Bakın ben ne emperyalist devletleri ne de onlara maşalık yapanları kardeş olarak göremem. Benim kardeşim olduğunu iddia eden varsa önce Amerika’yla, AB’yle, Yunanistan’la işbirliğinden vazgeçsin, kardeşliğini göstersin ki biz de inanalım.

TÜRKSOLU: Peki Türkiye bu şekilde bir Türk-Kürt çatışmasına doğru gitmeyecek mi?

GÖKÇE FIRAT: Türkiye zaten bir Türk-Kürt çatışması yaşıyor. Yaşanan bu şeyi başka hangi adla açıklarsınız? Türkiye’de Kürtler Türklere ait her şeye saldırıyorlar. Türkiye’de yaşanmayan tek şey var. Türkler buna bir tepki göstermiyorlar.

Biz Türkler buna bir tepki göstermesin ama gelsinler siyaseten kendilerini ifade etsinler diyoruz. Bizim partimiz yarın öbür gün illegal yollara sapabilecek bir Türk tepkisini legal platforma siyasi platforma kavuşturma projesidir. Eğer biz bu partiyi kurmazsak, çok açık söyleyeyim, Türkler eli kolu bağlı boş mu duracak sanıyorsunuz.

Türklere de Kürtlere verdiğiniz hakları verin o zaman. Türkler de parti kursun. Bugün kimse gidip PKK’ye, DTP’yi sorgulamıyor niye Kürt kimliği üzerinden politika üzerinden politika yapıyorsunuz diye, Niye bir tek Türkler sorgulanıyor. Niye bir tek Türkler sorguya çekiliyor. Neden bir tek Türkler gözaltına alınıyor. Neden bir terk Türkler tutuklanıyor bugün bu ülkede? Esas sorgulanması gereken şey bu.

TÜRKSOLU: Ama siz Türk-Kürt çatışmasını daha da kışkırtan bir üsluba sahipsiniz. O zaman bu çatışma bir iç savaşa doğru gitmez mi? Bundan korkmuyor musunuz?

GÖKÇE FIRAT: Amerika’nın projesi bir iç savaş çıkartmak. Şimdi çok nesnel bakalım. Balkanlar’da ABD bir iç savaş tezgahladı başarılı oldu mu? Oldu. Peki başka nerede ABD’nin bir tezgahı var? Ortadoğu’da, özellikle Irak’ta başarılı oldu mu? Oldu. Şimdi aynı tezgahı ABD Türkiye’de de uygulamaya koymak istiyor. Ve kışkırttığı taraf, bakın Türkler değil. Kürtler. ABD ısrarla Kürtleri böyle bir ırkçı iç savaş için zorluyor. PKK ve yandaşı siyasi partiler hatta bugün iktidarda olan parti de ABD’nin bu politikasını uyguluyor.

Türkiye’de iç savaşı engelleyecek tek parti Atatürkçü Parti’dir. Eğer Atatürkçü Parti vatandaştan oy alırsa, iktidara gelirse bu savaşa son verir. Ama Atatürkçü Parti’nin iktidar gibi bir şansı olmasa da Türkiye zaten bölünecek, parçalanacak ve iç savaşa sürüklenecektir. Yani bugün Türkiye’nin Kosova’dan veya Erbil’den, diğer kentlerden hiçbir farkı yok. Aynısı Türkiye’de de olur. O yüzden Türkiye’de Türkler kendi kaderlerini ellerine alacaklar ve iç savaşa yol açmayacak bir şekilde siyaseten egemen olacaklar. Bizim çözümümüz budur.

TÜRKSOLU: Siz Türklerin partisiyiz diyorsunuz. Bir insanın Türk olup olmadığını nasıl anlayacaksınız? Irkçılık değil mi bu?

GÖKÇE FIRAT: Ben Türk’üm diyen herkesi Türk kabul ederiz. Bizim Türk tanımımız ırkçı bir tanım değildir. Mustafa Kemal’in çok güzel bir Türk tanımı vardır: “Ne mutlu Türk’üm diyene.” Kendisine ben Türk’üm diyen bir insana yok kardeşim sen olamazsın diyemeyiz. Kendisine ben Türk’üm diyen insanın bunun dışında başka özellikleri olabilir mi, elbette olabilir. Bu tür şeylere elbette sonuçta biz de müsamahalı davranacağız.

TÜRKSOLU: Peki ben Türk’üm demeyenler?

GÖKÇE FIRAT: Onlara da elbette sen Türk’sün kardeşim diyemeyiz. O da onun kendi tercihidir.

TÜRKSOLU: Peki ne olacak bu ben Kürdüm diyen insanlar? Mesela şu anda Türkiye’de sadece Güneydoğu’da değil, Kürtler İstanbul’da da var. Trakya’da da var. Ege’de de var. Akdeniz’de de var. Türkiye’nin dört bir tarafında var.

GÖKÇE FIRAT: 2011 Mayısında seçim yapılacak. Haziran ayında hepsi ben Türk’üm demeye başlayacaklar. Çünkü 2001 Mayısında iktidar bizim kuracağımız partinin olacak. 10 yıl önce nasıl ben Türk’üm diyorsa bu insanlar, bizim iktidarımızda da yeniden ben Türk’üm diyebilecek. Bakın bugün ben kendisine ben Kürdüm diyen insanların büyük kısmı PKK terör örgütünün, medyanın, ABD’nin baskısından ben Kürdüm diyor. Aksine o insanlara ben Türk’üm deme şansını tanıyacağız ve emin olun bugün ben Kürdüm diyen insanların %80’i biz iktidara geldiğimizin ertesi günü ben Türk’üm diyecek. Türkiye’de Kürt sorunu o gün bitecek zaten.

TÜRKSOLU: Ama sizin bir de şöyle bir söyleminiz oldu: “Türkiye’de Kürt sorunu yok Kürt istilası var.” Sizin istilacı olarak tanımladığınız insanlar nasıl ben Türk’üm demeye başlayacak. Bu insanlar yarın öbür gün ben Türk’üm demeyi içine sindirebilecek mi?

GÖKÇE FIRAT: Bizce sindirecekler. Sindirmek zorundalar ayrıyeten. Bu istila hareketine nasıl başladılarsa, buradan nasıl çıkar elde etmeye başladılarsa eğer ki biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olacağız, bu ülkede eşit haklara sahip olmak istiyoruz, bu ülkenin ekmeğini yemek istiyoruz diyorlarsa ki tahminimiz bu insanların büyük kısmı bu tercihi ortaya koyacaklar, PKK’yla bağlarını ayıracaklar. Ayırdıktan sonra, terörist programla bağlarını ayırdıktan sonra zaten ortada Kürtçülük gibi bir dertleri olmayacak. Zaman içerisinde bu bir yıl olur, iki yıl olur, 5 yıl olur, Türkiye’de Kürtçülük denilen sorun kökünden temizlenecek. Biz bunu bir zamana yayacağız. Bu zaman içerisinde bu sorun çözülecek. Nasıl çözülecek derseniz. Son 20 yıl içerisinde Kürtçülük nasıl egemen olduysa, 20 yıl sürdüyse bu, Türk kimliğini yaygınlaşması belki 20 yılımızı alacak. Ama bu 20 yıl içerisinde sonucuna erişeceğiz.

TÜRKSOLU: Ama siz şimdi mesela Diyarbakır’dan İstanbul’a göçen vatandaşı istilacı olarak tanımlıyorsunuz. Sonuçta bu vatandaş ekonomik nedenlerle göçüyor. İç göç ülkemizin bir olgusu.

GÖKÇE FIRAT: Değil. Kürt göçü tamamıyla Batılı devletler tarafından dayatılmış, haritası çizilmiş, son derece kapsamlı planlı bir göç. Bakın bu herhangi bir göçe benzemiyor. Doğru, Karadeniz’den de göç var. İç Anadolu’dan da, Akdeniz’den de. Fakat bu göçlerin temel nedeni ekonomik. Ve ekonomik nedenlerle yani sosyolojik olgularla göçle etnik bir program olarak göç arasında dağlar kadar fark var.

Aynı program Irak bölündüğü zaman uygulandı. Irak’ta Musul’a ve Kerkük’e bir Kürt istilası oldu mu? Elbette oldu. Niçin oldu? Musul’a Kerkük’e girdiklerinde ilk yaptıkları şey neydi? Tapu dairelerini yağmaladılar. Tapu kayıtlarını yok ettiler. Bugün Kürtler Musul ve Kerkük’te çoğunluğu ele geçirmek için hâlâ göç dalgası tertipliyorlar. Sizce bu ekonomik nedenle mi? Elbette değil. Kuzey Irak’ta neyse bizim ülkemizde de değil.

Niçin Mersin? Niçin Adana? Mersin’de iş sahası mı çok? Hiç de değil. Mersin gelişmiş bir şehrimiz değil. Sanayi merkezi değil. Niçin özellikle Mersin’e bir göç yapılıyor? Kürt bölücülüğü denize açılmamız gerekir diyor ve Mersin’i ele geçirmeye çalışıyor. Hatta bugün Trabzon’a göç etmeye çalışıyorlar. Siz hiç aklı başında bir Türk vatandaşının Türkiye’nin dört bir yanından Trabzon’a göç ettiğini gördünüz mü? Trabzon’a göç etmek yoksul insanın aklına gelmez. Çünkü iş sahası yok. İş sahasının hiç olmadığı bir yere niçin Kürt göçü var?

TÜRKSOLU: Sonuçta Trabzon’dan bile fakirse Trabzon onun için bir kurtuluş olabilir.

GÖKÇE FIRAT: Bugün Tunceli’ye de bir Kürt göçü var. Niçin var? Tunceli Diyarbakır’dan daha mı zengin? Hiç de değil. Tunceli’deki Alevi Türkmenleri yok etmek için en fakir Kürt bölgesi dedikleri yere yani Tunceli’ye adam gönderiyorlar. Eğer denilen şey doğru olsaydı, zengin yerlere doğru bir göç olsaydı, Tunceli’ye bugün bir Kürt göçü olmazdı. Bakın Tunceli’nin Türkmenleri fakirlikten kaçıyorlar, İstanbul’a sığınıyorlar. O en fakir bölgeye Kürt bölgesinden insanlar yığılıyor. Niçin yığılıyor? Fakirliğe niçin gider bir insan? Elbette oradaki Türkmen yoğunluğunu azaltmak için gidiyorlar.

Apo’yu asacağız! PKK bu şekilde bitirilecek

TÜRKSOLU: Sonuçta Türkiye’nin başında PKK gibi bir bela da var. Siz PKK’yla nasıl mücadele edeceksiniz? Sonuçta PKK’yla 30 yıldır bir askeri mücadele veriliyor, ama bir türlü bitirilemiyor.

GÖKÇE FIRAT: 30 yıldır PKK’yla mücadele edilmiyor. Maalesef gerçek bu. Bakın Türkiye PKK’yla askeri yönden ciddi anlamda mücadele ettiği dönemlerde çok iyi sonuçlar aldı. En son şu 1994-95 yıllarında PKK zaten bitirilmiş durumdaydı. Yani askeri yöntemler sonuç vermez gibi bir mantık kesinlikle yanlış. Tam tersine PKK’yla askeri yönden güçlü mücadele ettiğiniz dönemlerde hep kazandık. Mücadeleyi bıraktığımız anlarda kaybettik:

Bizim iktidarımızda askeri mücadele en üst seviyeye çıkarılacak. Yani şehirde olsun, köyde olsun dağda olsun veya yurtdışında olsun Kuzey Irak’ta olsun gözlerinin yaşına bakmayacağız, teröristlerin tümünü yok edeceğiz. Birinci programımız bu.

İkincisi teröristin askeri anlamda dayanağı olan, onlara lojistik sağlayan, onlara şehirlerde köylerde destek sağlayan insanlara hukuki yaptırımlar getireceğiz, yani kanunlarımızı işleteceğiz. Teröre destek vermenin suçu neyse bu insanlar mahkemelere çıkarılacak ve bunun cezasını çekecekler. Eğer biz ceza çekmeye hazırız diyen kitle varsa, teröristlere hâlâ yardım edebilir. Ama yardım edeceklerini hiç sanmıyoruz. Dağdaki insanın köyle şehirle bağını kestiğiniz zaman bir de askeri operasyon yaptığınız zaman zaten PKK’nın silahlı gücü ortadan kalkacaktır. Bunu yok etmek çok kolay.

Ama aynı zamanda PKK’nın bugün karar mercii durumundaki noktanın yok edilmesi gerekmektedir. O da Abdullah Öcalan’dır. Bu terörist bizim iktidarımızda hiç vakit kaybedilmeden asılacaktır.

TÜRKSOLU: Şundan korkmuyor musunuz? Apo’nun hücresi 2 santimetre ufaldı diye ayaklanan binlerce insan var. Asılınca büyük bir ayaklanma çıkmaz mı?

GÖKÇE FIRAT: Devlet yoksa o insanlar ayaklanır. Devlet varsa ayaklanamazlar. Öyle kolay değil. Bugün PKK’lılar son 5 senedir azdıysa, karşılarında onlara muz ve çikolata dağıtan bir devlet olduğu içindir. Devlet devletliğini göstersin yani TEKEL işçisine yaptığını yapsın. Görelim bakalım Apo’nun iki santimi için herhangi birisi sokağa çıkıyor mu? Elbette çıkmaz.

TÜRKSOLU: Sırf o da değil. ABD sonuçta Apo’yu asılmaması karşılığında bize vermedi mi? ABD’ye ne diyeceksiniz?

GÖKÇE FIRAT: Zaten ABD’yle tüm anlaşmalarımızı, tüm ittifaklarımızı ortadan kaldıracağız. Dolayısıyla ABD’nin bize herhangi bir şey söylemesine gerek yok. ABD’nin sözünü dinleyecek bir iktidar olmayacağız. Apo’yu asacağız. Bunu tıpkı onların Saddam Hüseyin’in idamını izlettirdikleri gibi tüm dünyaya izlettireceğiz.

TÜRKSOLU: Kürt açılımında belli bir yol alındı. Mesela Kürtçe TV, Kürtçe konuşmak serbest. Kürtçe eğitim serbest. Bundan geri dönüşü nasıl sağlayacaksınız? Bugün rahatlıkla televizyonda Kürtçe program izleyen insanlar bir anda mesela Kürtçe TV’yi kapattığınızda buna tepki göstermeyecek mi?

GÖKÇE FIRAT: Tepki gösterebilirler. Demokratik yoldan tepkilerini ortaya koyabilirler. Fakat bu madem halkın istediği şey olacak, bizim iktidarımızda, bizim Anayasal gücümüz varsa 367’yi bulduysak tüm programımızı uygularız, insanlar da bunu hazmederler. O kadar basit.

TÜRKSOLU: Türkiye’deki Kürtlere bunu hazmettirdiniz diyelim. Irak’ta da Kürtler var.

GÖKÇE FIRAT: Irak’taki Kütler o zaman zaten kendi canlarının derdine düşecekler. Öyle kolay değil ABD’yi arkasına alıp bölgeye kan kusturmak.

Biz çok açık söyleyelim. Türkiye Cumhuriyeti’nde bir iktidar değişikliği şu demektir. İran’ın, Irak’ın, Suriye’nin, Türkiye’nin hatta Azerbaycan’ın birlikteliği ortaya çıkar. Ne ABD kalır orada ne de ABD’yle işbirliği yapan Kürtler kalır. Kürtler kaybedecekler. Bu savaşa girdiler ama sonları tıpkı Birinci Körfez Savaşı’ndaki gibi olacak. ABD pılını pırtısını topladığı zaman, Kürtler etrafındaki İran’la, Suriye’yle, Türkiye’yle ve Irak’la karşı karşıya kalacak. O zaman tercih meselesi de onların olacak.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Tanrıöğen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 875


Nur'dan Rıza aldık.


« Yanıtla #2 : 07 Ocak 2015, 21:47:04 »

Bütün kandaşlardan bu yazıyı okuyup Türkçülüğe aykırı yönlerini bularak yazmalarını istiyorum.

Türk Solu tehlikesi ile Türkçülerin farkı nedir? Neden bu adamlarla anlaşamayız, ortaya çıksın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Tanrıöğen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 875


Nur'dan Rıza aldık.


« Yanıtla #3 : 07 Ocak 2015, 21:49:45 »

Alıntı
GÖKÇE FIRAT: Bizim bakış açımıza göre Türkiye’de Türk’ten başka bir millet yaşamıyor. Dolayısıyla dışladığımız herhangi bir kesim olduğunu da düşünmüyoruz.

Zaten şu andaki Anayasamıza göre, hatta Siyasi Partiler Yasasına göre de böyle. Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Türkiye’de Türk’ten başka bir etnik grubun yaşadığını kabul etmiyor. Siyasi Partiler Yasası da kabul etmiyor.

TÜRKSOLU: Ben Kürdüm diyen milyonlarca insan var ama.

GÖKÇE FIRAT: Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan insanların hepsi Türk’tür ve kendisini Türk olarak tanımlamak zorundadır.

Derseniz ki Türkiye’de bir sürü insan böyle tanımlamıyor. Bu onların meselesidir, bizim değil. Bu insanlar demek ki Anayasanın dışına çıkmış, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının dışına çıkmış. Sorgulanması gereken biz değiliz, o vatandaşlardır.


Örneğin Türkçüler bu görüşe karşıdır. Türkiye'de yaşayan herkes Türk değildir. Türk olmayan bir nüfus vardır. Bize göre Anayasa'da geçen ''TC'ye vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür.'' ifadesi bilimsel bir hata. Fars kökenli Kürtler, Kafkaslarda gelen Laz, Çeçen, Çerkesler Balkan kökenli Pomaklar vs. neden vatandaşlık bağıyla Türk oluyorlar? Böyle saçmalık mı olur?

Reddediyoruz!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Tanrıöğen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 875


Nur'dan Rıza aldık.


« Yanıtla #4 : 07 Ocak 2015, 22:05:39 »

Alıntı
Türkiye Cumhuriyeti’nde bir iktidar değişikliği şu demektir. İran’ın, Irak’ın, Suriye’nin, Türkiye’nin hatta Azerbaycan’ın birlikteliği ortaya çıkar.

İşte Turancılık olmadan yapılan bir soya karşı güdük ırkçılık adamı böyle saçmalatır.

Avrasyacı tezlerle bölgedeki devletleri işbirliği halinde göstermek Turancılık'tan korkan yabancıların işidir! Türkiye'yi Suriye-Irak-İran'la işbirliği yapmaya yönlendirip araya bir de Azerbaycan'ı sıkıştırmak sizi iyi niyetli yapmaz.

Reddediyoruz! Avrasyacı değil, Turancıyız!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 5.106


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #5 : 07 Ocak 2015, 22:07:01 »

Gökçe Fırat
Türk-Kürt kardeşliği palavrasına inanmıyorum!

 

Gökçe Fırat
Kürt kimliğini ABD’ye geri postalayacağız

TÜRKSOLU: Türkiye’yi Türkler yönetmiyor mu?

GÖKÇE FIRAT: Çok uzun süredir Türkiye’yi Türklerin yönetmediği ortada. Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra iş başına gelen tüm hükümetleri, tüm liderleri bir gözden geçirirsek Türkiye’de Türklerin dışında bir yönetim olduğunu çok net görürüz.



Türkiye'yi uzun zamandir Türklerin yönetmedigini, her bilgi ve akli sahibi olan Türk bilir. Burda hakli Gökce bey, ancak k.rt kimliginin ABD ve diger emperyalist güclerin ügretigini idaa ediyor. 900 küsür yildir Türkleri kene gibi sömüren bu irki kabul etmiyor, sanki dis düsmanlar tarafindan üretilmis bir cisim oldugunu söylüyor.  
Inanmiyoruz!


Kürt kimliği emperyalistlerin laboratuvarlarında üretildi

TÜRKSOLU: Madem Kürt diye bir şey yok, Kürtleşme gibi bir tehlike nasıl olabiliyor?

GÖKÇE FIRAT: 200 yıl öncesinde 300 yıl öncesinde Kürt diye bir kimlik yoktu. Fakat laboratuvarlarda üretildi.




Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 5.106


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #6 : 07 Ocak 2015, 22:28:31 »

Elbette Gökce beyle bizim Türkcü görüsümüzün bagdasmasi imkansizdir, ancak twitter hesabindan da uzun zamandir takip etigim Gökce beyin, Irakdaki ve Suriye deki Türkmen soydaslarimiza olan duyarligini da biliyorum. Bugün solcu humanistlerin hic akilalarina bile getirmedikleri Dogu Türkistan daki soydaslarimiza gene yazilariyla sahip cikmisdir.  

Atsiz atamiz "Solcudan milliyetci olmaz" demisdir sanirim Gökce Firat ve Türk solu yeni sol yaratma yolunda.

Gökce Firat'in su makalesi de cok ilgincdir ve bazi milliyetciyim diyen kisilerden güzeldir gene.Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın!!/
TÜRK OGLUve TÜRK KIZI, TÜRKLÜGÜNÜ KORU makalesinden:

Buna direnmek için:

Türk,   Kürt dizisi izlemez.
           Kürtçe müzik dinlemez.
           Kürtçe müzik çalan barlara gitmez.
           Kürtçe konuşulan minibüse binmez.
           Kürtçe kaset satan dükkandan alışveriş yapmaz. Gökce Firat

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Börü:Tegin
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.953



« Yanıtla #7 : 08 Ocak 2015, 00:32:54 »

 Gökçe Fırat ve yandaşlarının geleneksek solculuktan ayrılan yanları, kürtlere karşı olmaları ve milli tarih bilincinde olmaları. Daha ötesini görmedim. Türksolu dergisini takip ediyorum, görüp duyduklarım bu kadar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRK:KANI:KURUMASIN:
TURAN:TUGU:YIKILMASIN:
ayh4n
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 37



« Yanıtla #8 : 08 Ocak 2015, 01:16:58 »

Alıntı
GÖKÇE FIRAT: Bizim bakış açımıza göre Türkiye’de Türk’ten başka bir millet yaşamıyor. Dolayısıyla dışladığımız herhangi bir kesim olduğunu da düşünmüyoruz.

Zaten şu andaki Anayasamıza göre, hatta Siyasi Partiler Yasasına göre de böyle. Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Türkiye’de Türk’ten başka bir etnik grubun yaşadığını kabul etmiyor. Siyasi Partiler Yasası da kabul etmiyor.

TÜRKSOLU: Ben Kürdüm diyen milyonlarca insan var ama.

GÖKÇE FIRAT: Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan insanların hepsi Türk’tür ve kendisini Türk olarak tanımlamak zorundadır.

Derseniz ki Türkiye’de bir sürü insan böyle tanımlamıyor. Bu onların meselesidir, bizim değil. Bu insanlar demek ki Anayasanın dışına çıkmış, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının dışına çıkmış. Sorgulanması gereken biz değiliz, o vatandaşlardır.


Örneğin Türkçüler bu görüşe karşıdır. Türkiye'de yaşayan herkes Türk değildir. Türk olmayan bir nüfus vardır. Bize göre Anayasa'da geçen ''TC'ye vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür.'' ifadesi bilimsel bir hata. Fars kökenli Kürtler, Kafkaslarda gelen Laz, Çeçen, Çerkesler Balkan kökenli Pomaklar vs. neden vatandaşlık bağıyla Türk oluyorlar? Böyle saçmalık mı olur?

Reddediyoruz!

Resmi sayımlarda Kürt kökenliler Kürt olarak geçiyor.
Ama yurtdışına çıkan bir Kürt ya da başka bir etnik, kendini Türk diye tanıtıp her türlü işi yapabilir tabii ki.
Bu şekilde Türklerin imajını yurtdışında zedelemiş olan bir çok insan var. Özellikle Almanya'da.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kara_Kurt
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 198



« Yanıtla #9 : 08 Ocak 2015, 01:31:10 »

Gökçe Fırat
Türk-Kürt kardeşliği palavrasına inanmıyorum!

 

Gökçe Fırat
Kürt kimliğini ABD’ye geri postalayacağız

TÜRKSOLU: Türkiye’yi Türkler yönetmiyor mu?

GÖKÇE FIRAT: Çok uzun süredir Türkiye’yi Türklerin yönetmediği ortada. Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra iş başına gelen tüm hükümetleri, tüm liderleri bir gözden geçirirsek Türkiye’de Türklerin dışında bir yönetim olduğunu çok net görürüz.



Türkiye'yi uzun zamandir Türklerin yönetmedigini, her bilgi ve akli sahibi olan Türk bilir. Burda hakli Gökce bey, ancak k.rt kimliginin ABD ve diger emperyalist güclerin ügretigini idaa ediyor. 900 küsür yildir Türkleri kene gibi sömüren bu irki kabul etmiyor, sanki dis düsmanlar tarafindan üretilmis bir cisim oldugunu söylüyor.   
Inanmiyoruz!
Yalnız bu fars şoparları bizi 900 yıldır sömüremez çünkü osmanlı bunları iran dağlarından indirdi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.131 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.