Türk'ün Ateşle İmtihanı
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 08 Aralık 2019, 21:36:15


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk'ün Ateşle İmtihanı  (Okunma Sayısı 1857 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Boran
Ziyaretçi
« : 05 Mayıs 2010, 13:39:25 »

  Sevgili Dostlar;
  Biliriz ki günümüz insanına modeller sunulur. Yönlendirilmeye açığızdır.
  Bize; "İtiraz hakkının 1900'lerin başlarından kaldığı" dayatılır.Şunu ye,şunu iç, giy,yap,et ,şuraya git,bak...koşullandırmaları hayatımızı ve düşüncelerimizi yönlendirmeye yönelik,"başka bir kıtadan yönlendirilen sürü insanlar"yaratma çabasının gerçekleşimleridir.
  Geleceğinizin seçme hakkınızın ışık hızıyla elinizden kaçıp gitmesine seyirci kalıveririsiniz.Onlara göre; aslında safsınızdır!... "Pür" içtenliğinizle kabullenirsiniz bu dayatmaları. Bir yavru güvercinden farkınız kalmamıştır aslında. Günümüzde her köşe başında "tüy boyayıcılar" , "gaga temizleyiciler" ve "beyin yiyiciler". Öyle ya onların gözünde siz "kuşsunuz"..
  Hatırlarsınız; Cumhuriyetin , milli/ulusal özelliğini kaybetmeye başladığı 40'lı yıllardan itibaren, Sovyet eğilimli bir sürece girilmesi bir etki tepki tetiklemesi içinde 50'li yılların başından itibaren Abd. ile hızlı yakınlaşmamızı beraberinde getirdi... 80'li yılların ilk yarısından itibaren bu Amerikan muhipliği hastalık derecesine ulaşarak ülkenin tüm değerlerini çürütmeye başladı. Sizi bir kuş olarak görmekteler ya ,tersine bir uçuşa karşı her türlü bir önlem alınmıştır.Beyin üstü olmasa bile gaga üstü çakılma tehlikesi vardır çünkü. Kendi(!?) ülkelerini "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine ispiyonlayacak kadar" Uzak kıtadaki patronlarına yürekten bağlı(!) kraldan daha kralcı uşakları,"tiksinti" sözcüğünün, özellikle "ülkesinin onurunu hiçe sayanlar" için kullanıldığını hatırlamazlar!
  Onlar yüz günde erdemi tüketmiş, ölümü kutsamış, ulusun ellerine geçirdikleri geleceğini , yargılamadan idam etmişlerdir.
  Savaşın kaçınılmazlığı bir panzehir gibi sunulmuştur hastalıklı günlük hayata. Kuklacılarının ellerindeki görünmez ipler , giderek kalınlaşmış, ulusal onura sarf edilen sözler giderek hazmedilmez olmuştur.Toz içindedir ortalık.

Birileri sürekli çomakla karıştırmaktadır yeryüzünü.Giderek güçsüz kalırsınız.Yazmak çoktan biçare kalmıştır. Önce işgale karşı çıkanları gözlerinden vururlar. Öyle ya; ulusun/milletin önce gözü fiili işgali görmemelidir!.. Düşünmek lüks,korkmak "yapmacık", kuşku ise gündem dışıdır artık. Yeryüzünü değiştirmeyi planlayan ise haksız söylemine yeni bir anlam yükleyememiştir.Giderek dualar çığlığa çığlıklar isterik kahkahalara karışır. Ayin başlamış, cellatların keyifleri yerine gelmiştir. Bir kez daha "Türk'ün ateşle  imtihanı" sahnelenmektedir!.
  Sağ gösterip sol çakılmış, kukla iktidar işbaşına getirilmiş, Yurdun limanlarına girilmiş. Güneydoğusu fiilen işgal edilmiş, Irak'ın kuzeyine düşman bir devlet kurdurulmuş, Sevr Hortlatılmıştır. Petrol, doğal zenginlikler hepsi ikincil önemdedir, bu yirmi birinci yüzyılın ilk haçlı seferidir.
  Uydular;İnsanlığın imzasını evrenin boşluğuna çivilemek olarak gösterilen bu araçlar bile çılgınca bir planın parçaları.Bu yüzden dürüst değil, doğru değil, herşey apaçık bir "sahtekarlık"  Teknolojinin patronu, yeni adreslerin, başka ülkelerin peşinde şimdi.
  Yetmeyen, yetinmeyen canavar  yeni yüzyılın yeni tanımı elbette.
  Yetmeyen , yetinmeyen, ne yaptığını bilmeyen "güdümsüz birer metabolizma". Bu nedenle Töreler " marazi" , milli/ulusal değerler "kakakonik" , yurtta sulh, cihanda sulh , ilkesi ve bu ilkenin yerleştiricisi " out".
  Başka bambaşka bir bir yerde olacağız yakın bir gelecekte. Tozlu bir çölde. Yalan bir yeşil vadide . Mavi yazıldığı için mavi sandığımız bir denizin kıyısında. Ya da enerjisini tarife bilimin bile yetmediği , milyonlarca voltluk bir güneşin altında.
  Ama huzurlu.
  Ama onurlu.
O'nun yüce cedlerimizden devralarak bize emanet ettiği tüm değerlerin ve bu kutsal yurdun, cennetler dolusu şehitlerinden biri olarak "kutlu" ve bizden önce giden "dostlara" kavuşmanın zevkiyle mutlu.


   S. Kemal Ermetin
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.054 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.016s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.