SÖZDE ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN İLK ÇIKIŞI
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Ekim 2019, 21:57:13


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: SÖZDE ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN İLK ÇIKIŞI  (Okunma Sayısı 2050 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Karagerey
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.865



« : 11 Temmuz 2011, 14:51:20 »

Habertürk gazetesinin aynı zamanda genel yayın yönetmeni olan Fatih Altaylı’nın
Teketek isimli köşesinde 2009 sonunda önemli bir yazı çıktı.90 “İşte şimdi dananın
kuyruğu kopacak” dedirten yazı bir dönem EGM İstihbarnat Daire Başkanlığı
görevinde bulunan Sabri Uzun’dan gönderilen bir mektuptu. Anımsamayanlar için
sözkonusu yazının girişinden Sabri Uzun’un kim olduğuna bakalım: “Şemdinli
iddianamesinin gündeme bomba gibi düştüğü günlerde, ilginç bir bilgi gelmişti. O
zaman Sabah Gazetesi’nde bunu manşet yapmıştık. Bilgiye göre dönemin Emniyet
İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun, üst makamlara bir bilgi notu vermişti. Bu
bilgi notunda yer alan iddialar üzerine kıyamet kopmuş, Sabri Uzun görevden
alınmıştı. Aradan 3 yılı aşkın zaman geçti. Sabri Uzun, uzun sessizliğini bozdu ve
dün bana bir mektup gönderdi.”
Peki Uzun, mektubunda ne anlatıyordu? Onu da yine Altaylı’nın köşesinden
aktaralım:
Ergenekon’la ilk tanışma 2001’de
“Sayın Altaylı, Önce kendimi tanıtayım: Sabri Uzun, EGM Merkez Emniyet
Müdürü’yüm. 22 ve 23Mart 2006 tarihli ‘İlk kelle verildi’ başlıklı yazınıza konu
olan ‘kelle’ benim. Sayın Altaylı, 17 ve 18 Kasım 2009 tarihli yazılarınızda,91
‘Bence bu çalışmalar 1 kişinin ürünü falan değil’,
‘Bütün bunları toplayan ve yazan geniş bir ekip var’,
‘Bence ihbarcı subay falan yok’ cümlelerini içeren yazılarınızdaki anafikirlere
katılıyorum.
Bir oluşum var(!), bu oluşum, son günlerde ‘subay’ kimliğine bürünerek,
Ergenekon Soruşturması’yla ilgili habire mektuplar yazıyor...
Her nedense kendisi ortaya çıkmıyor... Çok da vatanperver görünüyor... Tüm
Türkiye’yi peşinden koşturuyor!...
Sayın Altaylı, Türkiye’nin ‘Ergenekon’ adını taktığı şeyle (asla terör örgütü
demedim, demiyorum, diyemeyeceğim), 14 Haziran 2001 günü tanıştım. 2006 yılı
Ocak veya Şubat ayında tekrar karşıma çıktı. Evet, o tarihlerde, ‘Bütün bunları
toplayan, yazan geniş bir ekip var’ diye düşündüm, inceledim, gördüm... Bu kişiler
kim biliyor musunuz? Hani, 23Mart 2006 tarihinde, sizin yönetiminizdeki Sabah
Gazetesi’nde ‘Uzun’u yakan bilgi notu’ başlıklı haberde konu edilen, Sabri Uzun
tarafından hazırlandığı, hükümet makamlarına verildiği öne sürülen bilgi notu
vardı ya, işte o notu hazırlayanlar, şimdi (subay kimliğine bürünerek) Genelkurmay
Başkanlığı hakkında bilgiler veriyor.
90 Habertürk Gazetesi, 20 Kasım 2009
91 Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.haberturk.org/yazarlar/223127-bence-ihbarci-subay-falan-yok

186
İşte, bu yazı yayınlandığında, benim ciğerim yandı. Tüm ülkeye, Sabri Uzun
kurumlar aleyhine düzmece raporlar hazırlayan, üstelik Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası’na değil de bir cemaate bağlı insan olarak tanıtıldı.
O bilgi notunu hazırlayan, size ulaştıran, yanıltan, kendi amaçları doğrultusunda
kullanan kişiler, sonra başka bir ihbar mektubuyla (Trabzon’a gönderilen)
Ergenekon (!) başlattılar...
Ben, 23 Mart 2006 günü, Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Sayın Aslı
Aydıntaşbaş’a gittim.
Bu Bilgi Notu denilen belgeyi, İstanbul’dan, Gazete’nin merkezinden temin
etmesini istedim; kendisinde bir kopyasının bulunduğunu söyledi; verdi.
İşte o gün, benim hazırladığım öne sürülen belgeye ulaşmış oldum.
O Bilgi Notu, Sabri Uzun’un görevden alınması için (birileri tarafından)
hazırlanmıştı. Aynı kişiler, o günlerde ‘Bir subayın dedesinin Yahudi olduğunu,
mezarının İsrail’de bulunduğunu’ bir internet sitesinde yayınlamışlardı.
Sabah Gazetesi’nin haberi üzerine hiçbir makam sahibinin ortaya çıkıp,
‘Sabri Uzun böyle bir Bilgi Notu hazırlayıp bize vermedi’ diye açıklama yapmadığı
gibi, Sabri Uzun hakkında idari soruşturma da yapmadılar...
Allah Allah!..
Fatih Bey, siz, 20 sene içinde Türkiye bölünür diyorsunuz ya, o bölünmenin
başlangıç tarihi, ‘Uzun’u yakan Bilgi Notu’ yazısının yayınlandığı gündür...”
Gürültü koparamayan mektup
İlginç değil mi? Özetlemek ve tekrar vurgulamak gerekirse Uzun, dönemin
Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın “AKP hükümetinden ricasıyla”
görevden alınmasına da neden olan Şemdinli olaylarına ilişkin meşhur bilgi notunu
kendisinin hazırlamadığını söylüyordu. 23 Mart 2006’da Özay Şendir imzasıyla ilk
kez Sabah Gazetesinde yayımlanan, “Sabri Uzun’un başını yakan bilgi notu”
başlıklı haberde konu edilen bilgi notunu kendisinin hazırlamadığını belirten Uzun,
gazetenin Ankara Temsilcisi Aslı Aydıntaşbaş’tan, habere konu bilgi notunun
kopyasını aldığında, düzmece bilgi notundan o zaman haberdar olduğunu
anlatıyordu. Olaylarla ilgili kurulan TBMM Araştırma Komisyonu’na 2 Şubat
2006’da verdiği ifadede “Hırsız evin içindeyse, kapı kilit tutmaz” diyen Uzun, daha
da önemlisi şimdilerde tüm Türkiye’yi kuşatan bir soruşturma ve yargı sürecinin
adı olan ve derin devlet yargılaması olduğuna inanmamız istenen Ergenekon’la
2001’de tanışıp, 5 yıl sonra 2006’da yeniden karşısına çıktığını iddia ediyordu.
Ne zaman başlamıştı Ergenekon soruşturması? 2007 Temmuz ayında ihbar üzerine
Ümraniye’de bir gecekonduya yapılan baskında 27 el bombası bulanmasından
sonra. Peki, Uzun ne demişti: “Türkiye’nin ‘Ergenekon’ adını taktığı şeyle (asla
187
terör örgütü demedim, demiyorum, diyemeyeceğim), 14 Haziran 2001 günü
tanıştım. 2006 yılı Ocak veya Şubat ayında tekrar karşıma çıktı.”
Gürültü koparacağı düşünülse de ne ertesi gün ne de sonrasında kimse bu “Sabri
Uzun’dan mektup” başlıklı bu yazı ve içeriğinde anlatılanlar üzerine kalem
oynatmadı. Haber yapmadı. Hükümete ve tüm hukuk ihlallerine ve yürütülüşündeki
aksaklıklara rağmen Ergenekon soruşturmasına yandaş olanı ve olmayanıyla tüm
medya sus pus olmuştu. Ya bu konuda konuşup yazmak istememişlerdi ya da
mektupta anlatılanların önemini kavrayamamışlardı. Uzun’a mektup yazdırtan
yazısında, “Size söyleyeyim, ortada ‘ihbarcı bir subay’ falan yok... Sadece
savcılarda değil, devletin en üst kademelerinde de bu belgeler uzun zamandır var.
Ama birileri toplum mühendisliği yapıyor ve bunları bize yavaş yavaş sızdırıyor,
gündemde diri tutuyor. Ve bence bu çalışmalar 1 kişinin ürünü falan da değil.
Bütün bunları toplayan, hazırlayan ve yazan geniş bir ekip var...” diye yazan
Altaylı bile basit bir gazetecilik refleksi göstererek, “Mektupta anlatılan iddiaları
araştırın” diyememişti muhabirlerine.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karagerey Altemur
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.056 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.