SORUNUMUZ, DÜN NEYSE BU GÜNDE AYNISI
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 29 Ocak 2020, 04:53:59


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: SORUNUMUZ, DÜN NEYSE BU GÜNDE AYNISI  (Okunma Sayısı 1213 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KANIKEY
Kurultay Bozkurdu
Normal Üye
*****
ileti Sayısı: 604


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« : 20 Eylül 2011, 18:40:22 »

Cumhuriyete karşı tepkiler yer yer bazı ayaklanmalara neden oldu. Bunların içinde en ciddi ve en büyük olanı Şeyh Sait

ayaklanmasıdır. Bu ayaklanma Cumhuriyet tarihinin önemli dönüm noktalarından birisidir. Olay üzerine hem ülkenin

koşulları, hem de yeni devletin politikasında  büyük değişmeler görülmüştür. CUMHURİYET yönetimine karşı çeşitli

bölgesel direnmeler ve ayaklanmalar özellikle feodel ve hilafetçi güçlerin öncülüğü ile zaman zaman görülüyordu. Ne

varki, hiç birisi Şeyh Sait ayaklanması düzeyinde büyüklüğe ulaşamamıştır. Şeyh Sait ayaklanmasının önemi, biraz da

ortaya çıkma nedenlerinden ileri geliyordu. Daha Osmanlı İmparatorluğu zamanında İngiltere, doğuda bir kürdistan

devleti kurdurarak, Rusya ile İngiliz çıkar bölgeleri arasında bir tampon devlet oluşturma çabası içersindeydi. Özellikle

Ortadoğu'da çok zengin petrol yataklarınınbulunması ve petrolün giderek ekonomide ön plana geçmesi, kürdistan

adında bir devletin kurulmasını İngiliz çıkarları açısından gerekli kılıyordu. Böyle tampon ve kukla bir devlet devlet

ekonomik anlamda  petrol çıkarlarını güvence altına almak, en elverişli yol görünüyordu. Ulusal Kurtuluş Savaşı

sırasında Türk milletinin canla başla savaşarak ulusal sınırlar içersinde bağımsızlığını elde etmesi, hazırlanan

emperyalist çıkarlarını bozdu. Utkunun elde edilmesinden sonra imzalanan Lozan Antlaşması da kürdistan düşüncesini

iyice çıkarttı. Petrol çıkarları nedeniyle  Musul sorunu Türkiye ile İngilterenin arasını açmaya başladı. Musul ve Kerkük

alanındaki petrol yataklarını Türkiye Cumhuriyet'ine kaptırmak istemeyen İngiltere yeniden kışkırtma yöntemlerine

başvurdu. Büyük bir ayaklanma Türkiyeyi köşeye sıkıştıracak, İngiltereye zaman ve tutum özgürlüğü kazandıracaktı.

Lawrance gibi casusların da katıldığı  çalışmalar sonucunda hazırlanan plana göre Muş, Diyarbakır, merkez olmak

üzere güneydoğu Anadolu Türkiye'den ayaklanma ile koparılacaktı. Ayaklanma bağımsızlık geliştirmese bile,

yarattığı kargaşa ile Musul sorununda kozları İngiltereye verecekti..
  
  Güneydoğu ayaklanması için seçilen, Şeyh Sait, Nakşibendi tarikatının önde gelenlerindendi. Kürtçülük probagandası

halkı etkilemiyordu, o zamanlar bölge halkı iç içe geçmişti, birlikte hareket ediyordu. Dinsel bağlar ön planda olduğu için

ayaklanma kürtçülük bağlamında ilgi bulmadı. Dikkat çekmedi.. Saltanat ve halifeliğin kaldırılmasından yararlanarak

dinin elden gidişi probaganda yapılabilirdi. İsyana tün tutucu ve gericiler umutla bağlanmıştı. Ülkeden kaçan padişah

gaztelere geri dönmek için, tahtına geri oturmak için demeçler veriyordu. İngiltere'nin denetimi altında İngiliz

kışkırtıcılığına katılıyordu. Ayaklanma başladıktan sonra, dinsel içerikli başkaldırı bildirilerileri İngiliz ucaklarınca bölge

halkına dağıtılıyordu. Bir iki ay içersinde Şeyh Sait  ve başkaldıranlar bölgede bir çok kenti ele geçirdi. Din adı altında

yola çıkarıldığı için ilgi büyüyor, bölge halkı isyancıların yanında yer alıyordu.Tam bir karşı devrim eylemine dönüşen

ayaklanma Cumhuriyet'in birlik ve bütünlüğünü bozmanın yanısıra,varlığını da tehlikeye düşürüyordu.Dine dayanarak

Güneydoğunun bağımsızlığına kavuşturulması istenirken, amaç daha sonra Cumhuriyetin  kaldırılarak, padişahın

yeniden tahta oturmasına dönüştü. Ayaklanma, hilafetçi ve saltanatçı güçlerin de katılmasıyla amacı değiştirip

genişletti. Tüm ülkede hava birden değişti, Cumhuriyete karşı yükselen çatlak sesler çoğaldı. Tam bu sırada hükümet

değişti, yeni kurulan hükümet ise; Takrir-i Sükun, yasası ile göreve başladı. Bu yasa göreve gelen hükümete yetkiler

veriyordu. Ankara ayaklanma bölgesinde İstiklal Mahkemeleri kuruldu, siyasi önelmleri askeri önlemler izledi. İsyancılar

Diyarbakır'da kesin bir yenilgiye uğratıldı. Başbuğumuz ATATÜRK yayyınladığı bir bildiri ile Milleti Cumhuriyeti korumak

için göreve çağırdı. Doğuda üçüncü ordu ayaklanmaya karşı geniş bir harekat  başlattı. Şeyh Saitin yağmaladığı bölge

halkı da orduya yardıma başlayınca ayaklanma üçüncü ayında bastırıldı. İsyancılar İstiklal Mahkemelerinde yargılanarak

asıldılar. Böylece Cumhuriyete karşı yapılan en büyük dış kaynaklı ayaklanma Cumhuriyet ordularınca amacına

ulaşmadan önlendi. Peki ya şimdi sorun yine aynı, kaynaklar da dahil olmak üzere sorun aynı sorun, Cumhuriyet'in  

ordusu millet; çoğunluğu bu ACUZELERİ desteklerken işimiz Tanrıya mı kalacak...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.069 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.