Ortodoks dinini ve kilisesini tarihe karısmaktan kurtaran Bizanslasmis Osmanli.
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 01 Nisan 2020, 14:56:26


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ortodoks dinini ve kilisesini tarihe karısmaktan kurtaran Bizanslasmis Osmanli.  (Okunma Sayısı 5335 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
SARUKAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 184



« : 02 Kasım 2010, 01:47:18 »

Fatih İstanbul’u alınca Hıristiyan dunyasının genel sanısının tersine, Ortodoks Kilisesi’nde bir din adamının eline evrensel (ekumenlik) patriklik asasını tutusturdugu zaman, papazlar kim bilir ne kadar sevinmislerdi. Osmanlinin getirdigi yeni rejimin, kiliselerini Hıristiyanlık dunyasında dustugu aciz durumdan kurtaracagını, hatta ona yeni bir kuvvet ve genisleme devri acacagını da belki iclerinde sezenler olmustu.

Yok olmaktan kurtulan Ortodoks Hıristiyanlıgına yeni Osmanli rejimi evvelce elinde bulunmayan iki yeni kudret kazandırdı. Bir defa Ortodoks Kilisesi’ne devletten ayrı bir otonomi verdi. İkincisi İstanbul Kilisesi’ni butun Ortodoks Kiliselerinin uzerine cıkardı. O zamana kadar İstanbul Kilisesi’nin boyle bir ustunlugu yoktu. Bizans’ta merkezlesme devlet kudretinin temsilcisi olan imparatorda toplandıgından, batıdaki Roma Kilisesi’nin en ustun ruhani hukumdarlıgı elinde toplaması gibi bir merkezlesme Bizans’ta olmamıstı. Istanbul Patrikligi bir cok ve hatta bazen birbirlerine rakip patrikliklerden biri olarak kalmıstı. Simdi Osmanlilar bu patrikligi bir ekumenik, yani evrensel patriklik mertebesine cıkarmıslardı.

Osmanlı hukumeti altındaki Ortodoks Hıristiyanlarını, hangi kavimden olduklarına bakılmaksızın, Rum Milleti adı altında tek bir kategori sayıp hepsini ekumenik patrikligin ruhani idaresi altına soktular. Bir adım daha atarak, yer yer Ortodoks cemaatlerinin psikoposlarına Milletbaşı (Etnarklık) vasfını verdiler. Zamanla bunlar birer teokrasi idaresi haline gelmeye basladı ve Yunan milliyetciligi bu teokrasilerin rahminden dunyaya geldi. Bugun bile Kıbrıs’taki Makarios teokrasisi bu usulun bir mirasıdır.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ERGENOKON
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 02 Kasım 2010, 02:03:25 »

Biz boşuna demiyoruz elinde fırsat varken Timurhan İzmir'i kurtardığı gibi  İstanbul'uda kurtarmalıydı. yani fetih etmeliydi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gümüş Kurt
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 02 Kasım 2010, 02:55:27 »

Ermenilere ve Yahudilere verilen ayrılacalıklar başımızı yeterince ağrıttı, bu bilgiyide öğrendiğimiz iyi oldu. Demek ki kimseye ayrıcalık verilmeyecek ve Türk toprağında sadece Türkler yaşayacaktır!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
İzmirli Kurt
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 160


GökTürk Erki Cihana Hakim Olana Dek Cenk!


« Yanıtla #3 : 02 Kasım 2010, 14:36:21 »

Fatih İstanbul’u alınca Hıristiyan dunyasının genel sanısının tersine, Ortodoks Kilisesi’nde bir din adamının eline evrensel (ekumenlik) patriklik asasını tutusturdugu zaman, papazlar kim bilir ne kadar sevinmislerdi. Osmanlinin getirdigi yeni rejimin, kiliselerini Hıristiyanlık dunyasında dustugu aciz durumdan kurtaracagını, hatta ona yeni bir kuvvet ve genisleme devri acacagını da belki iclerinde sezenler olmustu.

Yok olmaktan kurtulan Ortodoks Hıristiyanlıgına yeni Osmanli rejimi evvelce elinde bulunmayan iki yeni kudret kazandırdı. Bir defa Ortodoks Kilisesi’ne devletten ayrı bir otonomi verdi. İkincisi İstanbul Kilisesi’ni butun Ortodoks Kiliselerinin uzerine cıkardı. O zamana kadar İstanbul Kilisesi’nin boyle bir ustunlugu yoktu. Bizans’ta merkezlesme devlet kudretinin temsilcisi olan imparatorda toplandıgından, batıdaki Roma Kilisesi’nin en ustun ruhani hukumdarlıgı elinde toplaması gibi bir merkezlesme Bizans’ta olmamıstı. Istanbul Patrikligi bir cok ve hatta bazen birbirlerine rakip patrikliklerden biri olarak kalmıstı. Simdi Osmanlilar bu patrikligi bir ekumenik, yani evrensel patriklik mertebesine cıkarmıslardı.

Osmanlı hukumeti altındaki Ortodoks Hıristiyanlarını, hangi kavimden olduklarına bakılmaksızın, Rum Milleti adı altında tek bir kategori sayıp hepsini ekumenik patrikligin ruhani idaresi altına soktular. Bir adım daha atarak, yer yer Ortodoks cemaatlerinin psikoposlarına Milletbaşı (Etnarklık) vasfını verdiler. Zamanla bunlar birer teokrasi idaresi haline gelmeye basladı ve Yunan milliyetciligi bu teokrasilerin rahminden dunyaya geldi. Bugun bile Kıbrıs’taki Makarios teokrasisi bu usulun bir mirasıdır.




Andam 3 paragraftan 3 kısmı kalınlaştırdım. Öncelikle 2. paragrafı ele alalım. İstanbul kilisesi 1054 yılına kadar gerek iznik konsilleri gerek doğu romanın başkenti oluşu gerekse bu niteliklerden yola çıkarak içinde bulundurduğu ikonaların kutsallı sebebiyle diğer kiliselerden ayrı bir konumdadır. Bahsi geçen yılda merkez roma kilisesiyle doğu roma kilisesinin "İsa, Tanrı ve papalık" konularında anlaşmazlığa düşmesiyle kiliseler birbirini afaroz etmiştir. Katolik mezhebe bağlı olan kiliseler Vatikan'ın yanında, ortodoksların tamamı olmamakla birlikte önemli kısmı ise İstanbul'un yanında yer almışlardır. Bu nedenle Fethin gerçekleştiği döneme kadar İstanbul kilisesini sıradanmış gibi göstermek yanlıştır. Kalınlaştırdıklarımdan ilki ve sonuncusu da birbiriyle çelişmektedir. Fatih Sultan Mehmet Han' ın kiliseye evrenselliği bahşettiğini söylemekle "milletbaşı" kavramını birbirine uymamaktadır. Adı üstünde milletbaşı denmektedir milletlerbaşı değil. Bu nedenle Fatih'in yaptığını yalnızca rumeli olarak adlandırılan bölgeyi rahat ele geçirme düşüncesi olarak değerlendirilmelidir. Fetih sürecinde bölgedeki kilisele papazlarının halkı kışkırtıp Osmanlı İmparatorluğuna başkaldırmasını engellemek ve aykırı faaliyet yapamayacak durumda olan İstanbul Kilisesine tabii kılmak zekice bir taktiktir. Ayrıca tabii kılmaktaki kastım sonradan bağlanmaktan ziyade kaybedilmiş bir kentteki kiliseye bağlılığın bitmesinin önüne geçmek anlamındadır.

Not= "Bizanslaşmış Osmanlı" vs.şeklinde kendi tarihimize düşmanlık edercesine ifadeler kullanmanın bize bir faydası yoktur diye düşünüyorum. Fatih şunu şunu yaptı "Aaa Osmanlı bizanslaştı." ya da 2. Mahmut patrik gregorius u idam etti "Aaa Osmanlı Bizans düşmanı oldu." gibi cümleler sığ kalmanın ötesine geçememektedir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

----------Burak Cilasun---------
Sanal Türkçü kahramanların ahlaksızlık ve bayağılıktan ibaret sözlerine itibar etmeyiniz.
İLTERİŞKAĞAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 412


BİN CİHANA DEĞİŞMEM ŞU ÖKSÜZ TÜRKLÜĞÜMÜ


« Yanıtla #4 : 02 Kasım 2010, 21:23:21 »

700 yıllık bir Devletti Osmanlı. Bizlere de çöküş nedeni coğrafi keşifler, sınırların doğal haline ulaşması gibi basit ve anlamsız nedenlerle anlatıldı. Öyle olmadığını öğrendik, öğrendikçe eleştirdik. Ancak Türk'ün edep sınırlarını aşmadık.

"Konstantinopolis"'i bizlere İstanbul olarak hediye etmiş ceddimize söz demek kimsenin haddine değildir.

Kimse unutmasın ki, anlık heves ve mevki uğruna geçmişine söven çürümüş zihniyetin geleceği olamayacaktır.

Sevmemek ayrıdır; hakaret ayrı.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Damla damla ırkımın kanı,
Bir kımız çamçağına akarken,
Altaylar'da öğrenmiştik biz,
Ölümle anda olmayı.
Umay'ın kanatlarında,
Tanrı Dağı'na bakarken,
Küçücük ellerimizle Güneşe dokunmuştuk.
Sonra bizim olsun istedik güneş,
İşte herşey böyle başladı...
SARUKAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 184



« Yanıtla #5 : 02 Kasım 2010, 21:39:23 »

Kim burda hakaretde bulunmus ?  Gercek bir durumdan bahsediyoruz. Osmanliya bir sey yazdik mi hemende ustunuze alinirsiniz.

Osmanliyi; AKP'ye benzetiyorum; Icerde Musluman, Disarda ise Hiristiyandir.

Istanbulun fethinden sonra;
Osmanlı devleti ve bu devletin eliti ile geleneksel hayat tarzında ısrar eden konar-gocer Turkmen zumreler arasında zihniyet, din algısı ve pratigi, kultur, hayat tarzı, ekonomik duzen ve siyasi anlayıs itibariyle tam bir ucurum meydana gelmisti. Bir zamanlar Bitinya bolgesinde ve Rumeli’nde... sancagı en onde tasıyan konar-gocer Turkmen unsurlarının hayat tarzını devam ettirenler, Fatih’in ve sonraki Osmanlı padisahlarının devletinde sadece devlet mekanizmalarından tasfiye edilmekle kalmamıs aynı zamanda geleneksel hayat tarzlarını da degistirmeye zorlanmıslardı. Osmanlı dunyasında atalarından gordukleri hayat tarzlarını devam ettiremeyecegini anlayan bu kitlelerin duygu ve dusunce dunyalarında, yeni bir kurtarıcı beklentisi gunden gune ziyadelesmekte idi...( Basbugumuzun ruhu sad olsun )


Fatih doneminden sonra, devsirme unsurlar tarafından zapturapt altına alınan Osmanlının, Turk devleti olmaktan cıkıp, bir devsirmeler imparatorlugu haline gelmesinden sonra, Turkmenler yeniden yollara dusup, bu defa bizzat kendilerinin yonetecegi bir devlet arayısını hic durmadan, bıkmadan ve usanmadan surdurmeleridir. Anadoluda cikan isynlara bir bkz.

Hal boyle bir durumda iken gidipte ele gecirdiginiz bir ulkenin Ortadoks dinini ve kilisesini kurtarmakta neyin nesi oluyor ?

Kendi oz unsurlari olan Turkmenleri bile ayni cati altina getirmekten usanan bir Osmanlinin, butun Hiristiyanlari ayni cati altinda birlestirmesi ne gibi sonuclar yaratmistir sonrasinda ?

Yunan Miiliyetciligi, Sirp Milliyetciligi, Bulgar Milliyetciligi ve bir cok etnik capulcunun turemesine sebeb vermistir.

Yukarda yazdigim gibi Osmanli, Bizansi feth etti ama kendisi o kulturun icinde eriyip gitti.

Ortadoks kilisesinin tarihteki Turk dusmanligini kimseler sakliyamaz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

İLTERİŞKAĞAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 412


BİN CİHANA DEĞİŞMEM ŞU ÖKSÜZ TÜRKLÜĞÜMÜ


« Yanıtla #6 : 02 Kasım 2010, 22:06:54 »

Alıntı
Osmanliyi; AKP'ye benzetiyorum; Icerde Musluman, Disarda ise Hiristiyandir.

İnsanların dini hakkında hüküm verebilmen ilginç. Bilirsin akepe zihniyetidir bu, kimin müslüman kimin olmadığına karar verebilmek. Gülümseme

Osmanlı ne yaptıysa doğrudur dediğimi de hiç hatırlamıyorum. Ne demek istediğim de gayet güzel anlaşılmış.

Yine ellerine sağlık emek vererek yazmışın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Damla damla ırkımın kanı,
Bir kımız çamçağına akarken,
Altaylar'da öğrenmiştik biz,
Ölümle anda olmayı.
Umay'ın kanatlarında,
Tanrı Dağı'na bakarken,
Küçücük ellerimizle Güneşe dokunmuştuk.
Sonra bizim olsun istedik güneş,
İşte herşey böyle başladı...
Kamiçe
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 02 Kasım 2010, 22:12:36 »

Alıntı
Osmanliyi; AKP'ye benzetiyorum; Icerde Musluman, Disarda ise Hiristiyandir.

İnsanların dini hakkında hüküm verebilmen ilginç. Bilirsin akepe zihniyetidir bu, kimin müslüman kimin olmadığına karar verebilmek. Gülümseme



İLTERİŞKAĞAN kandaşım;

Sarukan kandaşımız alıntı yaptığınız cümle de kimsenin dini inancını ya da inançsızlığını sorgulamamış ki. Hepimizin bildiği gibi A.K.P.'nin misyonunu söylemiş. Biraz daha dikkatli okuyarak yanıt verelim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
İLTERİŞKAĞAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 412


BİN CİHANA DEĞİŞMEM ŞU ÖKSÜZ TÜRKLÜĞÜMÜ


« Yanıtla #8 : 02 Kasım 2010, 22:21:54 »

Alıntı
Osmanliyi; AKP'ye benzetiyorum; Icerde Musluman, Disarda ise Hiristiyandir.

İnsanların dini hakkında hüküm verebilmen ilginç. Bilirsin akepe zihniyetidir bu, kimin müslüman kimin olmadığına karar verebilmek. Gülümseme



İLTERİŞKAĞAN kandaşım;

Sarukan kandaşımız alıntı yaptığınız cümle de kimsenin dini inancını ya da inançsızlığını sorgulamamış ki. Hepimizin bildiği gibi A.K.P.'nin misyonunu söylemiş. Biraz daha dikkatli okuyarak yanıt verelim.

Sizin açmış olduğunuz uyarıyı hatırlıyorum kandaşım da, örnek verirken bile buna dikkat etmemeyi, uyarmamanızı yadırgıyorum. Bir kural varsa herkes uymalı kişiye göre kural olmamalı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Damla damla ırkımın kanı,
Bir kımız çamçağına akarken,
Altaylar'da öğrenmiştik biz,
Ölümle anda olmayı.
Umay'ın kanatlarında,
Tanrı Dağı'na bakarken,
Küçücük ellerimizle Güneşe dokunmuştuk.
Sonra bizim olsun istedik güneş,
İşte herşey böyle başladı...
SARUKAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 184



« Yanıtla #9 : 02 Kasım 2010, 22:24:22 »

Osmanlilar, ozellikle Istanbul'un ele gecirilmesinden sonra, Bizans'ın entrika atmosferinden etkilenmis ve bu ozellik Osmanlı saray yasamına girmistir. Kardes, ogul ve baba katli gibi daha onceki Turk toplumlarında bulunmayan ve Bizans'a ozgu curumler, Osmanlı sarayına da girmistir.

Kısaca, Osmanli ve Bizans politikaları o kadar birbirleri icinde erimislerdir ki, Osmanlinin Bizans'ı muttefikmi, dusman mı ya da teba mı olarak degerlerıdirdikleri, Bizans'ın ise Osmanliyi tiranları mı, yıkıcıları mı, yoksa koruyucuları mı olarak gorduklerini soylemek gerekir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.064 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.022s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.