Necip Fazıl Kısakürek ve Nazım Hikmetof
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 30 Mayıs 2020, 21:36:37


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: Necip Fazıl Kısakürek ve Nazım Hikmetof  (Okunma Sayısı 22747 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Gumus Kurt
Ziyaretçi
« : 20 Eylül 2011, 20:51:11 »


Biz her ikisini de sevmeyiz. Gerçekte Nazım Hikmet bir vatansever değildir, Nazım Hikmet'i sevip saymak ile Atatürkçü olmak birbirine tamamen zıt şeylerdir. Necip Fazıl da Atatürk düşmanı biridir.

Evet, bu ikisi "VATAN, MİLLET" konulu çok güzel şiirler yazmışlardır. Olabilir... İşin içyüzü ise hiç de böyle değildir.

NAZIM HİKMET'E BİR BAKALIM...

Nazım Hikmet'in SSCB liderine yazdığı mektup:

7 Aralık 1961" Saygılarımla, Artık 10 yıldır Moskova'da yaşıyorum. ailem de yanımda. Bütün Sovyet halkı gibi, buradaki yaşama alıştım. Saygıdeğer Nikita Sergeyeviç, yardım edin, ben Sovyet vatandaşı olmak istiyorum.


Kaynak: Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi Arşivi

Bitti mi? Henüz bitmedi... Nazım Hikmet'in bir de Atatürk'e hakaret ettiği şiiri var. İşte o şiiri okuyun bakalım:

Nazım Hikmet'in Atatürk'e hakaret ettiği şiir:

Trabzon'dan bir motor açılıyor

Sa-hil-de-ka-la-ba-lık!

Motoru taşlıyorlar

Son perdeye başlıyorlar!

Burjuva Kemal'in omuzuna binmiş

Kemal kumandanın kordonuna

Kumandan kahyanın cebine inmiş

Kahya adamlarının donuna

Uluyorlar

Hav... hav... hak... tü

Nazım Hikmet kimdir?

Dedesi (annesinin babası) aslen Polonya Yahudisi olan Konstantin Borzeçki adlı bir Yahudinin torunudur. Anannesi de Alman kökenli Karl Detroit'in kızıdır. Nazım Hikmet'in Atatürkçülükle de Türklükle de hiçbir ilgisi yoktur. Kendisi SSCB aşığı bir komünisttir. Atatürkçü olmak ve Nazım Hikmet'in izinden gitmek birvbirine tamamen zıt şeylerdir. Kendisini "Atatürkçü" olarak tanımlayan pek çok kişi maalesef Nazım Hikmet'in ne mal olduğunu bilmemektedir.

Stalin kimdir?

Sovyet tarihinin en acımasız lideri ve milyonlarca soydaşımızın katili Stalin'in bir emriyle 2. Dünya Savaşı'nda Kafkasya'nın müslüman halklarından Karaçay-Malkar Türkleri, geçenler, İnguşlar, Kırım Türk-Tatarları, Sovyet Almanları, Gürcistan'ın Ahıska yöresindeki Türkler ve Kalmuklar anayurtlarından Orta Asya'ya ve Kazakistan'a sürgün edildi ve sürgün yerlerinde acı muamelelere maruz kaldılar. Stalin'in ölümünden sonra 1957 yılından itibaren uygulanan rehabilitasyon politikasına bağlı olarak bu insanların bazıları yurtlarına geri dönebildilerse de haklarını tam olarak alamadılar. Sürgün üzerinden geçen neredeyse yarım yüzyıla rağmen halen Kırım Tatarları ve Ahıska Türkleri'nin tarihi topraklarına dönüş izni resmen verilmemiştir. Son yıllarda uygulanan "açıklık" politikasının bir yansıması olarak, Sovyet basını Stalin'in sürgün olayını tartışmaya ve komünist rejimin bu suçu üzerine yeni ışıklar tutan arşiv materyallerini yayınlamaya başladı.

Gördüğünüz gibi Stalin tam bir Türk düşmanıdır ve soydaşlarımızı öldürmüştür.

Ya peki Nazım Hikmetof ne dedi Stalin ile ilgili?

Nazım Hikmetof Verzanski : Beni Stalin Yarattı

NECİP FAZIL'A BİR BAKALIM...

Necip Fazıl da Nazım Hikmet gibi bir Türk düşmanı ve Atatürk karşıtıdır. Kendisini "Türk milliyetçisi" olarak tanımlayan pek çok kişi aslında Necip Fazıl'ın ne mal olduğunu bilmemektedir. Necip Fazıl şeriatçı, ümmetçi, Osmanlıcı, sapık, Atatürk düşmanı biridir. Günümüzde şeriatçı terör örgütlerinin de ilham kaynağı olmuştur.

Necip Fazıl'ın Atatürk'e ve Atatürk İlke ve İnkılapları'na hakaret ettiği şiiri:

Destan

Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!

Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:

Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,

Çatırdılar geliyor karanlık kubbemizden,

Çekiyor tebeşirle yekûn hattını âfet;

Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!

Durum diye bir lâf var, buyrunuz size durum;

Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodurum!

Bir şey koptu benden, şey, her şeyi tutan bir şey,

Benim adım Bay Necip, babamınki Fazıl Bey;

Utanırdı burnunu göstermekten sütninem,

Kızımın gösterdiği, kefen bezine mahrem.

Ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina;

Evde cinayet, tramvay arabasında zina!

Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil;

Barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil!

Ve ferman, kumardaki dört kıralın buyruğu;

Başkentler haritası, yerde sarhoş kusmuğu!

Geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama,

Çatla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma!

Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan!

Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan!

Allahın on pulunu bekleye dursun on kul;

Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.

Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;

Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!

Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz;

Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.

Siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilâç;

Serbest, verem ve sıtma; mahpus, gümrükte ilâç.

Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan;

Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan!

Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde;

Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde!

Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;

Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?

Ah, küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;

Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap.

Necip Fazıl ve İBDAC (İslami Büyük Doğu Akıncılar Cephesi) Terör Örgütü


"İBDA fikriyatı, İslamcı edebiyatçı Necip Fazıl Kısakürek ve onun Şeyhi Seyyid Abdülhakim Arvasi yanlısı akıncı gençler tarafından 15 Kasım 1975 tarihinde, Salih Mirzabeyoğlu öncülüğünde çıkarılan Gölge Dergisi çerçevesinde oluştu."

"Necip Fazıl Kısakürek'in "BÜYÜK DOĞU" fikriyatından etkilenerek ortaya çıktığı iddia edilen, Osmanlı Devleti modelinde federatif yapılı bir İslam Devleti kurulması amacını güden ve bu amaç doğrultusunda silahlı mücadele yöntemini benimseyen terör örgütüdür."

Necip Fazıl için yürüyüş yapan İBDAC örgütü: Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.milliyet.com.tr/2006/05/25/son/sontur34.asp


Necip Fazıl "Son Devrin Din Mazlumları" isimli kitabında Dersim İsyânı'nı, Şeyh Said'i, Said'i Kürdî'yi vs. öve öve bitiremez. 1937'de Tunceli isyanında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin katliam yapıp bilmem kaç yüz bin Kürt'ün öldürdüğünü iddia eder. Bu bile onun ne kadar büyük bir Türk düşmanı olduğunu göstermektedir, bu bile tek başına yeterlidir.

Necip Fazıl, 1946'da İstanbul'da verdiği bir konferansta Atatürk'ü sâhte kahraman ilan etmiştir.

Abdullah Öcalan denen insan ziyânı olan aşağılık köpek, Necip Fazıl ile ilgili bir soruya aynen şöyle cevap vermiştir:

"20 yaşlarında ya vardım, ya yoktum. Necip Fazıl Kısakürek'in konferanslarına gider, bayağı da etkilenirdim..."

Tayip Erdoğan'ın başdanışmalığını yapan, Amerikalılara ''bizi delikten aşağı süpürmeyin diyen'' Kürt Cüneyt Zapsu'nun dedesi Abdürrahim Zapsu, Necip Fazıl'ın yazdığı haftalık "Ehli Sünnet" dergisinin yayıncısıdır.

Necip Fazıl, Türk düşmanı olduğu kadar Türkçe düşmanıdır. "BÜYÜK EDEBİYATÇI" diyeren onu savunanlar, Necip Fazıl'ın Türkçemize hakaretler içeren şu yazısını okuyuversinler:

"- Kısa heceler... Aşağıdaki cümleyi, ona hususî bir mâna biçmeden, onda ayrı bir mâna murad edildiğini hesaba katmadan, sadece Türkçe olarak okuyunuz.

- Ciğerimi delici, yüreğimi yakıcı, kafamı kemirici soru şu ki, gericiliğe mi, ilericiliğe mi, ne tarafa döneceğini bilemeyene, ne diyeceğini, ne edeceğini bulamayana, baba izini görmeyene, anadilini yitirene, yolunu şaşırana, ya kuzu gibi boyuna budalaca acı acı meleyene, ya da kısa heceli ölü kelimeleri dizi dizi boşuna sıralayana, şu yeni kuşağa ne demeli; acımalı mı, acımamalı mı?

İçinde 50 kelime ve 162 hece bulunan bu cümlede tek bir uzun hece yoktur ve böyle bir lisan yeryüzünde mevcut değildir.

- Bu hâl, tarihin ilk çağlarında, henüz hançeresi gelişmemiş bir millete işarettir.

- Tek heceler... Dilimiz umumiyetle tek, hiç değilse az heceli kelimelerden örülü:

al, kal, çal, dal, ol, sol, dol, yol, ser, ver, ger, yer, yar, ban, kan, san, at, kat, tat, çat, kap, sap, tap, yap, say, yay, kay, cay, sil, bil, ek, çek, şiş, piş, ye, de, filân, falan, sayısıza kadar giden bir dizi...

Askerî kumanda sesine benzeyen ve sonlarına birer "mak" veya "mek" edatı eklenince ancak iki heceli masdarlığa çıkabilen "emr-i hâzır"lardan ibaret bu tek veya az heceli kelimeler kalabalığı içinde yabancı dillerden devşirilmiş dolgun heceler de Türk hançeresine uymadığı için bölünmüştür:

Psomi (Rumca ekmek) İpsomi...

Fikr-Fikir... Spor-Sipor... Film-Film... Nefs-Nefis... Remz-Remiz...

Vesaire...

- Başka dillerde tek hecede 4-5 sese kadar çıkabilen (rast, drops) dolgun heceler Türkçede 2-3 sesi aşamaz ve ancak kültürlü insanların hançeresinde yer bulabilir.

- Bir dilde uzun, dolgun ve çok heceli kelimeler, tefekküriyet ve medeniyet işaretidir.

- Türk Milleti'nin, ruhunu dayayacağı üstün bir medeniyet mihrakı buluncaya kadar sürdüğü hayat içinde dili, kısa heceler bahsinde olduğu gibi, konuşmaya ve dolayısıyla düşünmeye vakti olmayan bir topluluğu ifade eder.

- Mücerret mefhum... Türkçe'de, kendi öz anlamı olarak tek bir mücerret mefhum yoktur. Aşağıdaki, hemen her lisanda mevcut mücerret mefhumların Türkçe karşılığını arayınız:

Zaman, mekân, mesafe, zevk, şevk, mevzuu, merkez, mihrak, gaye, mefkûre, din, Allah; ve nâmütenâhîye kadar sayabiliriz. Mücerret mefhumların hattâ basitlerinden olan bu kelimelerden bir tanesini bile Türkçe'de bulamazsınız. "Allah" adının hiçbir lisanda eşi bulunmaz hâs ve âlem ismi olması bir tarafa, ilâh mânasına her dilde mevcut kelime bile Türkçe'de yoktur. "Tanrı" kelimesi "tanyeri"nden gelir ve mücerretlikle alâkasız, putperestlikten kalma bir madde ismi olmaktan ileriye geçemez. "Mevzuu" kelimesine uydurulan "konu" ise "koymak" gibi kaba ve maddî bir fiile dayanır. "Vazetmek" fiili "koymak" değildir ve onun üstünde bir mânayı (nüans-gamiza) belirticidir.

- Neticede, sade ve mahdut madde isimlerine mahsus, beşerî tefekkür malzemesinden mahrum bir lisan karşısında kalıyoruz. Hattâ "dil" bile "lisan" kelimesine uymuyor ve ağızdaki et parçasından ibaret kalıyor.

- Cedlerimiz İslâmı kabul edip kâinat çapında bir tefekkür ve tahassüs hazinesini yüklendikleri ân, takdir ettiler ki, kumanda seslerinden ibaret tek ve kısa heceli, âhenksiz sadece yalçın madde plânına bağlı, mücerret mefhumdan sıfır derecesinde bir dille ne insan, ne cemiyet, ne de devlet teşkil edilebilir. Artık Türk, madde fatihliğinden, onunla beraber mâna fâtihliğine geçmiştir; bunun için de maddî kılıcına eş bir mâna kılıcı lâzımdır. Hâlbuki elinde, mânevî kılıç adına, çelik değil, bir saman parçası bile yoktur? Ne yapsın?

- Türk, İslâmiyeti kabul ettikten sonra düşünmeye başlamıştır. Bu, anlayan ve insafı olan için riyazî bir hakikattir. İşte bu Türk, yani İslamiyet'i kabul ettikten sonra gerçek Türk'ü bulan Türk, ilk iş olarak, kaba müşahhaslardan ileriye geçemeyen dilini zenginleştirmek zaruretini idrak etmiştir. Bunun için de, Batılının, Yunan ve Lâtin kaynaklarına uzanışı gibi, öz kültür kaynağının iki örnek diline el uzatmış ve Türkçenin çarşafı üzerine Arap ve Fars ağaçlarının meyvelerini silkelemeyi tek yol kabul etmiştir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gumus Kurt
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 20 Eylül 2011, 21:27:26 »

Paylaşım bana ait değildir Tengiz kandaş, ama yararlı bir paylaşım olduğu için otağımızda da paylaşayım dedim. Daha önce Necip Fazıl ile ilgili bir konu açmıştım, lakin bu konu hem Necip'i, hem Nazım'ı ilgilendirdiği için tekrar hatırlamakta fayda var.

Necip Fazıl'la ilgili olan konu;

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.turkcuturanci.com/turkcu/turkcu-ulkucu-tartismalari/ulkuculer-ve-necip-fazil-kisakurek/
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gumus Kurt
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 30 Nisan 2012, 12:12:32 »

Ziya Gökalp'in Türkçü ve Turancı olmasından dolayı hain Necip Fazıl'ın Türk çocuklarının kafasını bulandırmak ve gençleri Türkçülükten soğutmak için Ziya Gökalp'e attığı iftiraya bakalım!

"İstanbul’a gelişlerimden birinde hastalandım ve Fransız hastanesinde yattım bitişiğimdeki odadan garip sesler geliyordu bu sesleri çıkaran hastanın kim olduğunu sordum meşhur Ziya Gökalp dediler mebusmuş-profesörmüş ismini yeni duyuyordum öldüğü gece başını duvarlara çarparak sabaha kadar ALLAH’a galiz kelimelerle sövdü o kadar fena oldum ki bu hal karşısında odamdan çıkıp başka bir yere sığındım öğrendiğime göre ALLAH’a inanmazmış…" (Sahte Kahramanlar; s.74-75)

Yorumsuz!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Ne Mutlu TÜRK Doğana!
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 366


TÜRKÜZ, ederiz daim iftihar!...


« Yanıtla #3 : 30 Nisan 2012, 14:00:47 »

Tutarsız, aciz, kendini beğenmiş, neydim ne oldum demeyen, bugün sıçıp yarın peygamberliğini ilan eden köpekten ne beklenirdi ki. Hikmetof yoldaş hakkında yazmaya bile gerek yok; kanı-sütü-soyu bozuk bir şerefsiz...
Gümüş Kurt kandaşımın yazdığı hikayeyi anlatanlar burada :
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
ATEİST ZİYA GÖKALP'İN ÖLÜM ANI İBRET OLSUN -ubeydullah arslan

Videonun girişinde belli ne oldukları köpeklerin.
Yorum yapmaya gerek bile yok...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Esir iken mümkünmüdür ibadet,
Yatıp kalkıp Atatürk`e dua et,
Senin gibi dürzülerin yüzünden;
Dininden de soğuyacak bu millet.

İşgaldeki hali sakın unutma,
Atatürk`e dil uzatma sebepsiz,
Sen anandan yine çıkardın amma;
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz...
Tata Tunga
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 810



Site
« Yanıtla #4 : 30 Nisan 2012, 17:44:21 »

Üzülerek söylüyorum, daha önceleri sıkı, ciddi çalışıp da  hiç durmadan sesimizi duyurmaya çalışmadık, bunun bedelini de Türkçülük düşmanlarının, Atatürk düşmanlarının popülerleşmesiyle, güçlenmesiyle ödüyoruz. Klipi 850 bine yakın insan izlemiş.Bu insanların arasında Ziya Gökalp'i pek iyi tanımayan, bu işlerden haberi olmayan Türk sayısı epey yüksektir. Biz daha önceleri böyle çarpıcı başlıklarla, en çok aranabileceğini tahmin ettiğimiz anahtar kelimelerle (taglarla) birkaç bin tanesini otağımıza çekmiş olsaydık, Türkçü mesajları durmadan yaysaydık, kabul görecek bir şekilde durmadan anlatsaydık, Türkçü mesajı durmadan her Türke ulaştırmak için çaba göstereydik, hatta Hüseyin Nihâl Atsız'ın bütün eserlerini klip yapsaydık, bugün Türkler arasında Türkçülük, Atatürkçülük dahafazla gelişmiş olurdu. İzleyici bile bulamasak, biz yine de çalışmalıyız.

Örneğin aşağıdaki klip 2 Mayıs 2011'de yüklenmiş. Biz Türkçüler "Yobazlık Bir Fikir Müstehasesidir" makalesini yazılı klip (izleti) yapsaydık ya da okuyup da kaydedip YouTube'ye yükleseydik. Önce biz yüklediğimiz için önce bizim klipleri görecekti Türk milleti. Şimdiye kadar buna mani olamadık. E bundan öte Necip Fazıl'ın, Nazım Hikmet'in bu sözlerini klip yapıp yayalım. Bir de buraya çekecek linkler verelim. Artık nepahasına olursa olsun 21. yüzyılda Türklere Türkçü fikirlerin ulaşması için daha bilinçli, programlı, azimli çalışalım.

En azından klipin altına yorum yazarak Ziya Gökalp'i anlatalım, Türkçülüğü anlatalım. Eminim ki o 850 bin kişinin arasında beyni yıkanmamış Türk çoktur. Bu safsatayı Necip Fazıl'ın uydurmuş olma ihtimali de yüksek. Bunu da anlatalım.

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
ATEİST ZİYA GÖKALP'İN ÖLÜM ANI İBRET OLSUN -ubeydullah arslan
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Bütün TÜRKLER bütün engellere rağmen bir gün mutlaka birleşecektir. Bunu başarmak için milli çıkarları şahsi çıkarlarlarımızdan, zevklerimizden üstün tutmalıyız. Ancak bunu yapabilen milliyetçidir.
Önemli Olan Türk Kanı Taşımak.

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Gumus Kurt
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 06 Mayıs 2012, 19:15:14 »

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Necip Fazıl ve Nazım Hikmet'i tanıyalım
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tata Tunga
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 810



Site
« Yanıtla #6 : 06 Mayıs 2012, 20:00:18 »

Elinize emeğinize  sağlık, artık daha fazla Türk evlâdı bu gerçekleri görerek bilinçlenecektir.

Bu çalışmaların devamı gelmesi dileğiyle. Tek kelimeyle ifade etmek gerekirse: MÜTHİŞ
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Bütün TÜRKLER bütün engellere rağmen bir gün mutlaka birleşecektir. Bunu başarmak için milli çıkarları şahsi çıkarlarlarımızdan, zevklerimizden üstün tutmalıyız. Ancak bunu yapabilen milliyetçidir.
Önemli Olan Türk Kanı Taşımak.

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Ne Mutlu TÜRK Doğana!
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 366


TÜRKÜZ, ederiz daim iftihar!...


« Yanıtla #7 : 06 Mayıs 2012, 21:16:52 »

Gerçekten güzel bir izleti olmuş. Emeği geçen herkesin eline sağlık. Sağolun kandaşlarım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Esir iken mümkünmüdür ibadet,
Yatıp kalkıp Atatürk`e dua et,
Senin gibi dürzülerin yüzünden;
Dininden de soğuyacak bu millet.

İşgaldeki hali sakın unutma,
Atatürk`e dil uzatma sebepsiz,
Sen anandan yine çıkardın amma;
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz...
AliTurancı
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 14


« Yanıtla #8 : 07 Mayıs 2012, 00:23:29 »

Bu izletiyi hangi programla hazırladın kandaş.

Bende bu tip çalışmalarda bulunmak istiyorum ama program arayışındayım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gumus Kurt
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 07 Mayıs 2012, 01:38:17 »

Bu izletiyi hangi programla hazırladın kandaş.

Bende bu tip çalışmalarda bulunmak istiyorum ama program arayışındayım.

ProShow Gold adlı bir program var. Onunla hazırladım. Zaten bu tür şeyleri yapmak kolay fakat yazılar insanı biraz uğraştırıyor. Yazıları resimlere yerleştirmek için Photoshop adlı programı kullanmanı öneririm.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.084 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.014s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.