Mısır Osmanlı'yı işgalci ilan etti.
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Kasım 2019, 14:04:15


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mısır Osmanlı'yı işgalci ilan etti.  (Okunma Sayısı 3369 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KURTKAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 102



« : 22 Eylül 2010, 11:52:06 »

Mısır, Osmanlı'yı 'işgalci' ilan etti    

DHA 22 Eylül 2010
 
 
 
Mısır Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ders kitaplarında yapılan değişiklikle Osmanlı "fatih" olmaktan çıkarılıp "işgalci" yapıldı. Böylece Mısır’daki yaklaşık 400 yıllık Osmanlı egemenliği de artık "fetih" değil, "işgal" olarak nitelenmeye başlandı.


Mısır’da yayınlanan El Düstur gazetesinin haberine göre Milli Eğitim Bakanlığı, “21. Yüzyılın gereklerine göre modern öğrenci yetiştirmek amacıyla” yeni öğretim yılında ilk ve ortaokullardaki ders kitaplarında köklü değişikliklere gitti.

En çarpıcı değişiklerden biri de Mısır’da yüzyıllar süren Osmanlı varlığına ilişkin nitelemelerde yapıldı.

Bu çerçevede, genellikle Suudi Arabistan toprakları dışındaki İslami ilerleme için kullanılan ve aynı zamanda "İslam’ı yaymak ve ümmeti İslam bayrağı altında toplamak" anlamını da içeren "fetih" sözcüğünden vazgeçilerek, "başka ülke topraklarını ve insanlarını sömürme" ve "şiddet yoluyla ele geçirme" anlamlarını da içeren “işgal" sözcüğü kullanılmaya başlandı.

"MISIR, TÜRKİYE'NİN BÖLGEDE ARTAN ROLÜNDEN RAHATSIZ"

El Düstur’a konuşan Mısırlı eğitim uzmanı Cemal Abdül Hadi, ders kitaplarındaki son değişikliğin, son zamanlarda Ortadoğu’da artan Türk etkisine duyulan tepkinin bir göstergesi olduğunu savunarak, "Mısır, Türkiye’nin Ortadoğu’da artan rolünden rahatsızlık duyuyor ve bu etki ile Osmanlı İmparatorluğu’nun oynadığı rol arasında özdeşlik kuruyor" dedi.

Yeni tarih kitaplarında, Osmanlıların, etkilerini İslam’ın kalbi olan Doğu’ya ve Mısır’a doğru genişletmek için bu bölgeleri işgal ettiği ifade ediliyor.

Yeni kitaplarda ayrıca, Osmanlı’nın Arap dünyası üzerindeki etkisini artırmak için İslam dinini araç olarak kullandığını savunularak, "Osmanlı, o zamanlar Arap dünyasına hakim olan Ortaçağ zihniyetinden istifade etti" deniliyor.

 


Adamların kanında nankörlük var. Yarın israil bunların tepesine bindiğinde başlarlar yalvarmaya. Filistin'de TÜRK izlerini silmeye çalıştı, hali ortada.

 GökTürk Türkiye GökTürk
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Benim yegane üstünlüğüm,TÜRK olarak doğmuş olmamdır" MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Horasanlı Türkmen
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 205


Batı'da İskender varsa, doğuda Nadir Şah var...


« Yanıtla #1 : 22 Eylül 2010, 12:17:32 »

Alıntı
El Düstur’a konuşan Mısırlı eğitim uzmanı Cemal Abdül Hadi, ders kitaplarındaki son değişikliğin, son zamanlarda Ortadoğu’da artan Türk etkisine duyulan tepkinin bir göstergesi olduğunu savunarak, "Mısır, Türkiye’nin Ortadoğu’da artan rolünden rahatsızlık duyuyor ve bu etki ile Osmanlı İmparatorluğu’nun oynadığı rol arasında özdeşlik kuruyor" dedi.

Arap Milliyetçisi Enver Sedat'ın memleketi Mısır için normal bir tavır. Ama birtakım Mısırlı yavşakların, yâni bugünkü Mısırlıların(kara Afrikalı olmayan ve dahi yönetici sınıfında etkin olanlar), %30 gibi bir kesiminin yine Türk diplomatlara yavşakça tavırlar içerisinde: Mısır'ın %30'unu Türkler düdüklemiştir, biz %30 Türk kanı taşıyoruz, kardeş sayılırız gibisinden tavırlarını nasıl kapatacaklar orası meçhuldür. Herhalde Mısır Kavalalı'dan sonra İngilizler tarafından tedavisi olamayacak şekilde düdüklenmiş ki, artık Türklere karşı tepkilerini böyle dile getirmeye çalışıyorlar. Kendi kardeşi ve ırktaşı olan Filistinlilere bile kapı kapatan Mısır'dan böyle bir tepki gelmiş, çok değildir. Mısırlılar Arap Coğrafyası'nda Yahudilerden farksız anılmaktadırlar, üçkâğıtçılıklarıyla, çekememez kişilikleri ile nam salmış kırıla kırıla anası bellenmiş hamito-semitik Mısır encikleri kimin getirdiği belirsiz piramitlerinin üzerine oturup kendilerini tatmin etsinler, ki Mısır'ın ortadoğu siyasetinde etkisiz eleman olduğunu o tatminle kapatsınlar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

" Benim ölümüm benim son silahımdır, bu silah dünyaya mert gelip mert gidenlerin silahıdır."

-Babek Hürremiddin-
Gümüş Kurt
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 22 Eylül 2010, 13:06:21 »

Yılan Hikayesi

Bir köylü şehirden köyüne dönüyordu. Yolda çalışanların alev alev yandığını, alevlerin ortasında da bir yılanın çaresizlik içinde kıvrandığını gördü. Yılan ne kadar çabalasa da ateşin ortasından kurtulmayı başaramıyordu. Köylü sopasının ucuna taktığı azık torbasını ateşin ortasında ki yılana uzattı. Yılan kıvrılarak torbanın içine girdi. Adam da torbayı ateşin ortasından çıkardı. Yılan alevlerin ortasında yanmaktan kurtulmuştu. Yılan torbanın içinden çıkar çıkmaz adama: Seni sokacağım dedi. Adam şaşırdı: Ama nasıl olur, iyiliğin karşılığı kötülük olmamalı, ben seni ateşin ortasından kurtardım. Yılan: Evet, ama yinede ben seni sokacağım. Adam yılana yalvardı. Ne olur yılan kardeş, dur yapma, yaptığım iyiliğin karşılığı bu olmamalı.

Yılanı ikna edemeyeceğini anlayan köylü: Gel dedi karşılaştığımız birkaç kişiye soralım, eğer seni haklı bulurlarsa o zaman beni sokabilirsin. Yılan bu köylünün bu teklifini kabul etti. Etraflarına baktılar. Bir İnek gördüler. Bu ineğe soralım dediler. İneğin yanına gittiler. Köylü, başlarından geçenleri bir bir anlattı ineğe. Yolda yürüdüğünü, çalıların alev alev yandığını, yılanın alevlerin ortasındaki çaresizliğini, ve yılanı alevlerin ortasından kurtarışını… Ve yılanın kendisini sokmak istemesini. İnek; “Evet iyiliğin karşılığı kötülüktür” dedi ve anlatmaya başladı. “Ben güzel bir köyde yaşıyordum. Sahibimin ailesine her zaman bol süt ve güzel buzağılar veriyordum. Fakat zaman geçip de yaşlanınca beni kasaba verip kestirmek istedi. Ben de onun yanından kaçıp bu otlaklara geldim. Buralarda avare avare dolaşıyorum. Beni ya bir kurt kapar ya da kim bilir… Benim iyiliklerimin karşılığı bu olmamalıydı. Bu yüzden iyiliğin karşılığı kötülüktür.” dedi. Yılan adama: “Bak gördün mü? Ben haklıyım. Bu yüzden seni sokup öldüreceğim.” Adam tekrar yalvardı yılana. “Dur! Daha bir kişiye sorduk. Başkalarına da soralım hele. Bakalım onlar ne diyecek? Eğer onlar da inek gibi konuşurlarsa, o zaman beni sokabilirsin” dedi. Etraflarına baktılar. Bir söğüt ağacı gördüler. “Şu söğüt ağacına soralım” dediler. Söğüt ağacının yanına gittiler. Köylü, başından geçenleri olduğu gibi söğüt ağacına da anlattı. Yolda nasıl yürüdüğünü, çalıların nasıl alev alev yandığını, yılanın alevlerin ortasındaki çaresizliğini, ve yılanı alevlerin ortasından kurtarışını… Ve yılanın kendisini sokmak istemesini ve “Söyle bakalım söğüt ağacı iyiliğin karşılığı kötülük müdür? “ Söğüt ağacı derin bir iç çekti ve “Evet iyiliğin karşılığı kötülüktür!” diye cevap verdi. Sonra anlatmaya başladı. “İnsanlar işlerinde çalışıp yorgun argın evlerine giderken yazın o kavurucu sıcağında gölgemde dinlenirler. Fakat ne zaman Sonbahar yüzünü gösterse bir balta kapıp dalımı budağımı kesiverirler. Hatta bir ara neredeyse kökümden keseceklerdi. Nasılda korkmuştum ama şansım varmış ki son anda vazgeçirdi köylünün biri. Bu yüzden iyiliğin karşılığı kötülüktür. Yılan: “Bak gördün mü diye atıldı hemen. Hiç kurtuluşun yok. Seni sokup öldüreceğim. İyiliğin karşılığı kötülüktür.” Adam çaresiz son kez yalvardı. “Dur, yapma! Son olarak birisine daha soralım. Eğer o da inek ve söğüt gibi düşünüyorsa, tamam o zaman beni sokabilirsin.” “Tamam” dedi yılan, kendinden emin. “Fakat bu son. Bu kez seni sokacağım.”

Etraflarına baktılar. Yakınlardan geçen tilkiyi gördüler. “Şu tilkiye soralım” dediler. Tilkinin yanına gittiler. Köylü, başından geçenleri olduğu tilkiye de anlattı. Yolda nasıl yürüdüğünü, çalıların nasıl alev alev yandığını, yılanın alevlerin ortasındaki çaresizliğini, ve yılanı alevlerin ortasından kurtarışını… Şimdi de yılanın kendisini sokmak istemesini… “Söyle bakalım tilki kardeş, iyiliğin karşılığı kötülük müdür?“ Tilki hemen durumu anladı, adamın zor durumda olduğunu görünce tilki şöyle bir düşündü, çenesini kaşıdı ve şöyle dedi: “Hıı bunu bilmeyen mi var? Elbette iyiliğin karşılığı kötülüktür.” Bunu duyan yılan gururla doğruldu, köylüyü sokmak için hazırlandı. “Ama” dedi tilki köylüye “şu başınızdan geçenleri bir kez daha anlatır mısın?“ Adam üzgün zügün anlatmaya başladı: “Bu yılan çalıların arasında bir ateşin ortasında idi. Ben sopamın ucuna bağladığım azık torbamla, onu ateşin ortasına uzattım. Yılan da torbanın içine girdi ve ben onu ateşin ortasından çıkardım.” Tilki sinsice gülerek konuşmaya başladı. Ey aptal insan, hiç bu kadar büyük bir yılan bu küçük torbaya sığar mı, böyle bir şey olur mu?” “Evet” dedi yılan atılarak “ben o torbaya sığarım.” “Ben” dedi tilki yeniden yılana “senin şu küçücük torbaya sığdığına gözümle görmeden hayatta inanmam.” Yılan tilkinin sözleri karşısında göğsünü gerdi, iyice havaya girdi. Tilki devam etti: “Tekrar torbaya gir de ben de bir göreyim. Bakalım bu kadar büyük bir yılan bu küçük torbaya nasıl girmiş.“ Köylü torbanın ağzını açtı. Yılan kıvrılarak torbanın içine girdi. Tilki hemen adama torbanın ağzını kapatmasını işaret etti. Adam hemen torbanın ağzını sıkıca bağladı. Tilki adama şöyle dedi: Ey insan; düşmanın kafese girdi. Eğer çıkarsa seni sokup öldürecek. Onu yakalamışken işini bitir! Adam hemen yılanı taşlara vura vura öldürdü. Böylece iyiliğe elverişli olmayan düşmana iyilik yapmamayı, acımamayı öğrendi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
oguz sad
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 22 Eylül 2010, 13:58:06 »

''Besle kargayı oysun gözünü'' demişler. 400 sene bunlara kol kanat gerip ''Kavm-i necip'' diyerek el üstünde tutan Osmanlı'ya karşı, bu piçler şimdi kanlarının gereğini yapmaktadırlar.

İsrail savaşında savaştan kaçan askerlerini durdurmak için tanklara zincirleyen bu piçler, 400 sene her cephede her savaşta ön cephede Türk'ün kanının akması ile yaşamışlar, şimdi de nankörlük etmektedirler. Bunlara kızasım gelmiyor, çünkü; kanlarının gereğini yapıyorlar. Bu iş de asıl kabahatli Osmanlı'ya kızıyorum, arabın dinine liderlik edip, arabı ''kavm-i necip'' diyerek ululayıp, yıllarca semirtmek sana mı kaldı...  

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.078 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.038s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.