Kürtçe bilmediği için öldürülen Sarp Öztürk unutturuluyor!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Kasım 2019, 15:20:36


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kürtçe bilmediği için öldürülen Sarp Öztürk unutturuluyor!  (Okunma Sayısı 3829 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hun_Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 952


TANRI DAĞLARI TIEN SAN


« : 07 Mart 2011, 00:02:12 »

Kürtçe bilmediği için öldürülen Sarp Öztürk unutturuluyor!

Olay iki ay önce Mersin’de meydana gelmişti..   
Metin Baydar adındaki hanzo (!), istediği Kürtçe türkü çalınmadığı için türküyü (Kürtçe bilmediği için) söyleyemeyen 38 yaşındaki sanatçı Sarp Öztürk’ü öldürmüş, gitarist Göktay Okçu ve garson Ramazan Koç’u ise yaralamıştı.. (Bu herif firar etmişti.)
Sarp o gün hayatını kaybetmeseydi, değerli sanatçılar, Musa Eroğlu, Mustafa Özaslan, Kıvırcık Ali ile Yıldırım Budak’ın albümlerinde düet yapacaktı..
Bana Sarp Öztürk’ün dostları bir mektup gönderdiler.. Bu mektubun yayınlanmasını istiyorlar..
Mektuplarını sunuyorum.. (Kusura bakmasınlar özetlemek zorundayım yer kısıtlı..)
“Yaklaşık iki ay önce (17 Aralık 2010) Mersin’de “Kürtçe” bilmediği için bir sanatçı öldürüldü... Bu Sarp Öztürk’tü ve kendisini tüm müziksever Mersinliler tanır. Behiç Bey, sizden bu konuyu gündeme getirmenizi rica ediyoruz. Bu ülkede Türk olmak suç oldu artık..
O eften püften konularla gündem oluşturmak için “uzman” görüşü alan, konuyu derinlemesine irdeleyen medyadan özel bir yayın göremedik. Münevver Karabulut cinayetine tepki gösteren, Türkiye’nin her yanından gelip, çöp kutusu önünde eylem yapan milletten de bir tepki görmedik.
İşte bu maalesef Türk Milletinin medya, kamuoyu, sivil toplum ve ahali olarak ne kadar iki yüzlü, hatta on iki yüzlü olduğunu da göstermiş oldu.
Hep birlikte Metin Göktepe olanlar, Hrant Dink öldüğünde hep birlikte Hıristiyan olanlar ne yazık ki “Hepimiz Sarp Öztürk’üz” diyemediler.
Cumhurbaşkanı ve Başbakan “Kurşun barışa ve kardeşliğe sıkılmıştır” şeklinde bir klişe cümleyi bile esirgediler Sarp Öztürk’ten. Üstelik Sarp Öztürk hemşerisiydi de Abdullah Gül’ün.
Tam tersi olsaydı neler yaşanırdı gelin bir akıl yürütelim.
Yani bir Kürt barına gidip “Kürtçe” şarkılar, türküler söyleyen birini, öyle “Türkiyem” filan da değil, her hangi bir Türkçe türkü söylemediği için öldürselerdi neler olurdu.
Başbakan ve Cumhurbaşkanı nasıl mesajlar verirdi? Gelin beraberce düşünelim. Kürt sanatçının adı da Garp Özkürt olsun.
Cumhurbaşkanı bir açıklama yayınlayarak, “Bu barışa ve kardeşliğe yönelik bir saldırıdır. Çok güzel şeyler olacaktı ki bu menfur saldırı oldu. Saldırıyı esefle kınıyorum” derdi.
Başbakan bir basın toplantısı düzenleyerek yaptıkları “Kürt açılımı”nı baltalamak isteyenlerin asla bu emellerine ulaşamayacağını söylerdi. Başbakan ayrıca bizzat kendi talimatı ile MİT/Polis ve Başbakanlık korumalarından oluşan özel bir ekip kurdurarak “Katili bir gün içinde ölü ya da diri istiyorum” derdi.
Kültür Bakanı, Jasmin Bar’ın “müze yapılacağını”, ismini de ‘Garp Özkürt Müzesi’ koyacağını açıklardı.
TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, Garp Özkürt yerine “Kürtçe” şarkı söylemek için Rojin’den “Kürt Müziği” eğitimi alacağına, en kısa zamanda Jasmin Türkü Bar’da çıkmaya başlayacağına namusu ve şerefi üzerine söz verirdi.
Şair, yazar ve sanatçılardan oluşan 500 kişilik “Aydın Takımı” Taksim Meydanı’nda konuyu lanetleyen eylem yaparak, AKP’den “Kürtçe”nin resmi dil olarak ilan edilmesini, Türk Dil Kurumu’nun kapatılarak yerine “Kürt Dil Kurumu”nun kurulmasını, Devlet törenlerinde Kürtçe dinleti yapacak dev bir ‘Kürt Halk Müziği Korosu’ kurulmasını isterlerdi.
Ama hiç biri olmadı.
Çünkü öldürülen bir Türk’tü.
Ve tek suçu “Kürtçe” bilmemekti!!!
Lanet olsun böyle iki yüzlülüğe!!!”

                Yenicagdan alinti.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Börü Kağan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 507


Ben, Selim Pusat!..


« Yanıtla #1 : 07 Mart 2011, 00:24:28 »

Söylenecek pek bir şey bırakmamış aslında yazı. Gerçekten, lanet olsun böyle iki yüzlülüğe!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,

Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,

Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;

Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
turatbek_aytmatov
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 703


KIRGIZ TÜRK


« Yanıtla #2 : 07 Mart 2011, 22:54:51 »

Bu olayı unutturmamak için sanal alemde olsun basında olsun olayı sıcak tutmamız gerek.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

KIRGIZ TÜRK
KUDAY TÜRKÜ KORGOSUN!!!
LAİKLİK TÜRKÇÜLÜĞÜN DİREĞİDİR!!!
ERGENEKON GÖKTÜRK
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 192



« Yanıtla #3 : 14 Nisan 2011, 23:02:21 »

Öldürülen Sarp Öztürk değil de Garp Özkürt olsaydı?
 
İki gün önce Mersin de “Kürtçe” bilmediği için bir sanatçı öldürüldü. Bu günde sessiz sedasız defnedildi.
 
O eften püften konularda gündem oluşturmak için “uzman” görüşü alan, konuyu derinlemesine irdeleyen medyadan özel bir yayın göremedik. Münevver Karabulut cinayetine tepki gösteren, Türkiye’nin her yanından gelip, çöp kutusu önünde eylem yapan milletten de bir tepki görmedik.
 
İşte bu maalesef Türk Milletinin medya, kamuoyu, sivil toplum ve ahali olarak ne kadar ikiyüzlü, hatta on ikiyüzlü olduğunu da göstermiş oldu.
 
Bölücülükten sicilli Metin Göktepe öldürüldüğünde hep birlikte Metin Göktepe olanlar, Hrant Dink öldüğünde hep birlikte Hıristiyan olanlar ne yazık ki “Hepimiz Sarp Öztürk’üz” diyemediler.
 
Cumhurbaşkanı ve Başbakan “Kurşun Barışa ve kardeşliğe sıkılmıştır” şeklinde bir klişe cümleyi bile esirgediler Sarp Öztürk’ten. Üstelik Sarp Öztürk’te tıpkı Hasekioğlu gibi hemşerisiydi Abdullah Gül’ün.
 
Tam tersi olsaydı neler yaşanırdı gelin bir akıl yürütelim.
 
Yani bir Kürt barına gidip “Kürtçe” şarkılar, türküler söyleyen birine, öyle “Türkiyem” filanda değil, her hangi bir Türkçe Türkü söylemediği için öldürselerdi neler olurdu.
 
İsterseniz gazetelerde kimler ne yazar, hangi televizyonlar konuyla ilgili tartışma programları düzenlerdi, Başbakan ve Cumhurbaşkanı nasıl mesajlar verirdi? Gelin beraberce düşünelim. Kürt Sanatçının adı da Garp Özkürt olsun.
 
Yiğit Bulut Haber Türk Televizyonunda konuyla ilgili “Sansürsüz” Programı yapar, programa muhtemelen, Cengiz Çandar, Nazlı Ilıcak, Ahmet Tan gibi isimlerin yanı sıra karşı tezi savunması için Zekeriya Beyaz’ı çağırır, gelinen noktanın Kürt Vatandaşlarımız açısından nasıl büyük bir baskı ve tehdit oluşturduğu tezini izleyicisine dayatırdı. Oturum boyunca Kürt tezi “Sansürsüz” ce konuşulurken, Türk Tezini savunması için çağırılan Zekeriya Beyaz sürekli sansüre maruz bırakılırdı.
 
BDP Genel Yönetimi Olağan Üstü Toplantıya çağrılır. Olayın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Taşınacağı, bu yapılanın Faşizmin dünyanın hiçbir yerinde görülemeyecek ölçekte açık ve net bir örneği olduğunu söyledikten sonra, Doğu ve Güneydoğu da ki bar, lokanta, kahvehane gibi yerlerde Türkçenin yasaklanması kararı alırdı.
 
Bölücü başı ininden avukatları aracılığıyla “Bir daha olursa olacaklardan ben sorumlu değilim” tarzında bir tehdit savururdu.
 
Nazlı Ilıcak köşesinden bunun “Kürt Açılımı” nı sabote etmek için yapıldığını, tetikçinin “AKP’yi alaşağı etmek isteyen Ergenekon Örgütü” mensubu olduğunu yazardı.
 
Ergenekon çok kıdemli Savcısı Zekeriya Öz konunun Ergenekon Davası ile bağlantısının ortaya çıkarılması için İstanbul TEM’e görev verirdi.
 
Cengiz Çandar bu şartlar altında Avrupa Birliğine asla giremeyeceğimizi, bundan sonra artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını yazar ve onun öldürüldüğü günün “Kürtçeye Özgürlük Günü” olarak ilan edilmesi gerektiğini ve Garp Özkürt’ün Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ında katılacağı bir Devlet Töreni ile defnedilmesi isteğini yazardı.
 
Cenazesi öyle hemen kaldırılmazdı. Avrupa Temsilcilerinin, özellikle “Kürdistan benim ikinci vatanım” diyen, Bayan Mitterand ve Karen Fogg’un gelmesi beklenir, miting havasında bir cenaze töreni yapıldıktan sonra Diyarbakır Belediyesinin gönderdiği özel uçakla Diyarbakır’a götürülerek bir milyon kişinin katılacağı ikinci bir törenle defnedilirdi.
 
Cumhurbaşkanı bir açıklama yayınlayarak, “Bu barışa ve kardeşliğe yönelik bir saldırıdır, çok güzel şeyler olacaktı ki bu menfur saldırı oldu. Saldırıyı esefle kınıyorum” derdi.
 
Başbakan bir Basın Toplantısı düzenleyerek yaptıkları “Kürt açılımı” nı baltalamak isteyenlerin asla bu emellerine ulaşamayacağını söylerdi. Başbakan ayrıca bizzat kendi talimatı ile MİT POLİS ve Başbakanlık Korumalarından oluşan özel bir ekip kurdurarak “Katili bir gün içinde ölü ya da diri istiyorum” derdi.
 
Kültür Bakanı Jasmin Bar’ın “müze yapılacağını” ismini de Garp Özkürt Müzesi koyacağını açıklardı.
 
Fethullah Gülen Okyanus ötesinden tartışmaya katılarak yapılan saldırının Cemaat PKK yakınlaşmasını sabote etmek için yapıldığını, ama ne yaparlarsa yapsınlar buna engel olamayacaklarını, en kısa zamanda Kürtçe Müzik eğitimi yapılacak bir akademi kuracaklarını ve akademiye “Garp Özkürt Kürt Müziği Akademisi” ismini verileceği sözünü verirdi.
 
TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, Garp Özkürt yerine “Kürtçe” şarkı söylemek için Rojin’den “Kürt Müziği” eğitimi alacağına, en kısa zamanda Jasmin Türkü Bar’da çıkmaya başlayacağına namusu ve şerefi üzerine söz verirdi.
 
Radikal Gazetesi haberi tam sayfa siyah çıkan birinci sayfasında kocaman bir kurşunla öldürülmüş beyaz bir güvercin resmi ile “Yorumsuz” olarak verirdi. Habere ilişkin iç sayfada ise Ahmet Kaya ile Garp Özkürt’ün resimleri yan yana konularak altına “DEMOKRASİ ŞEHİTLERİ” Yazardı.
 
Elif Şafak üzüntüden hastalanır, hastanede kaldığı süre boyunca köşesinde Garp Özkürt resminin yayınlanmasını ister. Altına “onun ne kadar iyi bir insan, ne kadar yetenekli bir müzisyen olduğu”  konularında en kısa zamanda yazacağı sözünü not olarak iliştirirdi.
 
Şair, yazar, sanatçılardan oluşan 500 kişilik “Aydın Takımı”  Taksim Meydanında konuyu lanetleyen eylem yaparak AKP’den  “Kürtçe” nin resmi dil olarak ilan edilmesini, Türk Dil Kurumunun kapatılarak yerine “Kürt Dil Kurumun” nun kurulmasını, Devlet Törenlerinde Kürtçe dinleti yapacak dev bir Kürt Halk Müziği Korosu kurulmasını isterlerdi.
 
Şamil Tayyar, Ekrem Dumanlı, Mümtazer Türköne, Emre Aköz, Taner Korkmaz, Şahin Alpay, Ali Bayramoğlu, Mustafa Karaailoğlu, Ahmet Kekeç, köşelerinde BDP’nin bildirisininin  “Bu yapılan Faşizmin dünyanın hiçbir yerinde görülemeyecek ölçekte açık ve net bir örneğidir” bölümünü tırnak içinde yazdıktan sonra “Demokrasi adına utanç duyuyoruz, ne mutlu kürdüm diyene” yazarlardı.
 
Hüseyin Gülerce “Hem vallahi hem billahi cemaatim ve hoca efendimi temsilen yazmıyorum ama bu katliam PKK – Fetullah Gülen yakınlaşmasına karşı yapılmıştır.” diye yazardı köşesinde.
 
 
Radikal’den Eyüp Can “Savaşma Konuş kampanyası” na son verir, “Garp Özkürt’ün katilinin katli vaciptir” fetvası yayınlardı gazetesinde.
 
Zaman Gazetesi ilk sayfasını siyah beyaz çıkarır ve konunun tüm detaylarını birinci sayfadan verir. Haberin üzerine en iri puntolarla “ELLERİNİZ KIRILSIN” yazardı.
 
Ama hiç biri olmadı.
Çünkü öldürülen bir Türk’tü.
Ve tek suçu “Kürtçe” bilmemekti !!!
 
Lanet Olsun Böyle İkiyüzlülüğe
 
Bekir Öztürk

Alintidir: Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.bekirozturk.net/

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
çakırtunga
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 32


« Yanıtla #4 : 15 Nisan 2011, 10:21:53 »

İyi tepki vermişsin Ergenekon.Tam bir rezillik içinde yaşıyoruz.kıçını burnunu temizlemekten aciz korkakların bize yaptıklarına bak.Bazen diğer  Türk devletlerindeki kandaşlar bu tip şeyleri duyuyor mu acaba diyorum haberleri varsa kendi adıma utanıyorum.Türkiye diğer devletlerimizin babası çünkü.Baba sessiz kalıyorsa...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Genç Börü
Genç Börü
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 508


TANRI TÜRK'Ü KORUSUN


« Yanıtla #5 : 15 Nisan 2011, 22:35:40 »

Bu yazıları her yere dağıtalım kandaşlarım unutturmayalım
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TANRI TÜRK'Ü KORUSUN
ERGENEKON GÖKTÜRK
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 192



« Yanıtla #6 : 15 Nisan 2011, 22:57:55 »

İyi tepki vermişsin Ergenekon.Tam bir rezillik içinde yaşıyoruz.kıçını burnunu temizlemekten aciz korkakların bize yaptıklarına bak.Bazen diğer  Türk devletlerindeki kandaşlar bu tip şeyleri duyuyor mu acaba diyorum haberleri varsa kendi adıma utanıyorum.Türkiye diğer devletlerimizin babası çünkü.Baba sessiz kalıyorsa...

Kandasim, yazi bana ait degildir. Ergenekon magduru Bekir Öztürk´e aittir. Yazarin ismini vermistim ama simdi kaynaginida ekledim.  Yaziya rasgeldim ve bu olayin unutulmamasi adina ekledim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
karluk eri
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 51


« Yanıtla #7 : 16 Nisan 2011, 23:37:41 »

esenlikler.Neyi düşünürsem düşüneyim çıkamıyorum bu olaydan.Bakın bu olay selanik te BAŞBUĞ ATATÜRK ÜN evine bomba atılması.1933 Razgrat MEZARLIĞI OLAYI ve vagon lits olayından da mühim.Öz yurdunda garipsin .

Şair Emin Bülent Serdaroğlu nun olasılıkla 1827 MORA olaylarından dolayı söylediği TÜRKÜM VE DÜŞMANIM SANA KALSAM DA BİR KİŞİ!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.062 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.02s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.