ILID, IŞİD KİM BUNLAR?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 04:47:57


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ILID, IŞİD KİM BUNLAR?  (Okunma Sayısı 3236 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KANIKEY
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 590


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« : 25 Haziran 2014, 00:24:34 »

KİM BUNLAR


Son günlerin popüler bir örgütü var. Adı Irak ve Şam İslam Devleti veya Irak ve Levant İslam Devleti (Ad-Davla Al-Islāmiyya fi al-'Irāq wa-sh-Shām) ILID, IŞİD gibi kısaltmalarla tanımlanan, sözde İslam adına cihat ettiklerini söyleyen ama en büyük zararı Müslümanlara veren bir terör örgütü. Son iki haftada Türkmen soydaşlarımızı sistematik bir şekilde katlettikleri için Türkiye kamuoyu pür dikkat takip etmekte.  Amaçları Irak ve Levant bölgesinde Halifeliği kurmak diye tanımlanıyor.

 

Hadi Irak’ı biliyoruz, peki  Levant bölgesi neresi derseniz, burası çok ilginç bir yer. Coğrafi sınırlarına bir bakarsak

tarihsel isimleri  Levant veya Bilâdü'ş-Şâm yada Maşrek , Toros Dağları'nın güneyindeki Orta Doğu'da geniş bir

alanı belirtmekte. Batı'da Akdeniz, güneyde Arabistan Çölü ve Doğu'da Mezopotamya ile sınırlandığını görüyoruz.

Şimdi beynimde olmadık şekillerde düşünceler peydah oldu birden. Bunlar eğer dedikleri gibi Hilafeti tekrardan

canlandıracaklarsa, tekrar halifeliği bir yönetim biçimi olarak İslam coğrafyasına kabul ettirecekse neden Irak?

Neden Levant? Neden Medine, Mekke, Kahire değil de Levant bölgesi ve Irak? Hedef gösterdiğim falan

zannedilmesin. Fikir jimnastiği yapıyorum sadece. Medine ilk İslam devletinin kurulduğu ve Hazreti Muhammed’in

vefatından sonra ilk hilafetin tesis edildiği yer. Mekke malum, İslam dininin en kutsal kenti. Kabe’den dolayı “Haram

Belde”… Diyeceksiniz ki şimdi neden Kahire? Hatırlarsanız 4 Şubat 1517 de Osmanlı Padişahı 1. Selim (Yavuz)

Mısırda bulunan son Abbasi Halifesinden –ki sadece Memluk Sultanlığında dinsel otoritesi bulunan sembolik bir

şahsiyet-  hilafeti devir aldığı için Vehhabiler bunu asla kabule etmezler ve hilafetin Kahire’de son bulduğunu

hükmederler. Yani onlara göre Hilafet hiçbir zaman Türklere geçmemiştir. Bu nedenle Hilafet 1517 den beri

muallaktadır. O halde ILID militanlarının hedefinin buralar olması gerekmez mi? Demek ki perdenin arkasında başka

oyunlar sahneye konulmaktadır.

 

Bunların asıl amacı İslam Halifeliğini tesis etmek falan değil. Asıl amaçları istikrarsız ön Asya, istikrarsız İslam alemi,

birilerinin kontrolünde enerji kaynakları. 200 yıl önce yazılan senaryonun  son rötuşlarının yapılması. Değişmesi

gereken sınırlar için taşeron olarak kullanılan bir figürandır ILID yada IŞİD. Irak ve Levant bölgesini göz önüne

getirince aklıma birden başka haritalar da geldi. Yok! Dedim, olmaz, olamaz bu yanlış bir düşünce, amacı İslam

Hilafetini tekrardan canlandırmak olan mücahitler(!) birilerine hizmet etmez dedim. Ama neylersin ki beynimin bir

yanı hep fitne fücur, iyi düşün demekte. Arz-ı Mevdud ile  Irak ve Levant… Hele birde geçen gün Türkiye’yi cihat

bölgesi ilan etti ya bunlar. Gel de kötü kötü düşünme! Arz-ı mevdud yani vaat edilmiş topraklar. Neresi mi?

Tevrata kulak verelim. ''Ayak tabanınızın basacağı her yer sizin olacak; sınırınız çölden ve Libran'dan Irmak'tan,Fırat

Irmağı'ndan garp denizine kadar olacaktır. Önünüzde kimse duramayacak Allah'ınız RAB,size söylediği gibi

dehşetinizi ve korkunuzu ayak bastığınız bütün diyar üzerine koyacaktır.''(Tesniye BAB:11 Ayet-24-25 Sy:189)

Vaat Edilmiş Topraklar(Arz-ı Mev'ud)'ın sınırları Muharref Tevrat'a göre tam kesin değildir.Bu fikre inan Yahudilere

göre vaat edilmiş topraklar (Arz-ı Mev'ud) büyük Siyon Devleti kurulana kadar genişleyecektir. Bazı Yahudiler'e

göre vaat edilmiş topraklar(Arz-ı Mev'ud)'ın sınırı şu anki İsrail'in sınırıdır. İkinci gündeme gelen sınır,Nil Nehri'nden

Fırat Nehri'ne uzanan topraklardır.Üçüncü gündeme gelen sınır özellikle Siyonizm'in kurucusu Theodor Herlz'in

iddia ettiği bu sınır Trabzon limanından İskenderun limanına,Kapadokya dağlarını da içine alan sınırdır.(Bakü-

Ceyhan boru hattının sınırı) Dördüncüsü Trabzon limanından İzmir limanına kadar olan bölgeyi içerisine alan

bölgedir.Beşincisi en doğrusu ve en geçerlisidir bu da tüm Siyonist Yahudiler'in gizledikleri ve gerçekleşmesi için

ölümüne mücadele ettikleri sınırdır.Tüm siyonistler tarafından bilinen ama zamanı gelmediği için

açıklamadıkları,zaman zaman dile getirilen sınırdır.Siyonizm akımının gerçek hedefidir.Hedef Siyon'da kurulacak ve

tüm dünya topraklarını kapsayacak büyük Siyon Devleti'dir. Yok canım ben gene iyi düşüneyim. Art niyetli

olmayayım. Bana kimse kalkıp da bu teröristlerin cihat yaptıklarını, İslam için savaştıklarını söylemesin. Adamların

niyeti (ayak takımının değil) belli. Bir yerlere hizmet ediyorlar. Vatikan açıklama yapıyor; IŞİD militanları Irak ve

Suriye’de hiçbir Hristiyan insana yada kiliseye zarar vermemiştir diye. Tek bir Yahudi (Musevi) şahısa yada ibadet

yerine (Havra, Sinegog) saldırı yok. Bakınız yazdıklarım yanlış anlaşılmasın; ben mensup olduğum dinin gereği

“ Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki

bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi

olur. Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan birçoğu

yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır. (Maide Suresi, 32)” katkısız bir şekilde inanan bir insanım. Kimseyi hedef

göstermek, yada bu neden böyle oldu demek gibi bir amacım yok. Ama şunu diyorum; bu katiller madem cihat

ediyorlar, neden hep Müslümanlar katlediliyor? Neden hep Türkmenler katlediliyor? Yoksa başka niyetler mi var

bunun arlında? Yoksa Ön Asyaya yerleşmeye çalışanların önünde en büyük engel yine Türkler mi? Yüz yıl önce

itina ile sahneye konulan ama Gök Yeleli Bozkurt Mustafa Kemal ve dava arkadaşları nedeniyle akamete uğrayan

senaryo tekrar mı sahneleniyor? Bunların çok ince bir şekilde düşünülmesi gerekiyor.

 

Bir asker dostum bana şunu dedi; “Musul gibi 2 milyon nüfuslu bir kenti 10-15 bin kişilik bir militan grupla ele

geçirmek imkansızdır. Bu toplasan 3 tugay eder. Ki ellerinde ki silahlarda belli. Bunlara asıl yardım eden uyuyan

hücre tabir ettiğimiz yerel milisler. Bunlar şehrin ana kapılarına dayanınca içerdekiler elektrik ve haberleşme ile

ulaşım yollarını patlatarak paniğe neden olmakta, insanları can kaygısına düşürtüp şehirde kaos yaratarak gelenlere

şehri teslim etmekteler. Asıl düşündürücü olan bu uyuyan hücrelerden kimsenin haberi olmaması! Hadi Irak

Merkezi Hükümetinin yoktu, Peşmergenin yoktu, ya ABD? Bu üç beş günde oluşturulabilecek bir oluşum değil.

İsrail devletinin ön Asyanın bu bölgesi için özel ilgisinin olduğu, Mossad’ın Musul, Kerkük, Telafer, Şam ve Halebi üs

olarak kullandığı gerçeğinin de göz önüne alırsak ne demek istediğim çok iyi anlaşılır.”  Görünende farklı bir gerilla

metodu gibi olsa da gerçekte çok iyi bir örgütlenme biçimi. Yani bildik anarşist bir yapılanma değil. Bir yerde düzenli

bir ordu örgütlenmesi mevcut.

 

Bir diğer mesele “Selefiye” olduklarını söylüyorlar, yani bu günkü manada Vahhabiler! Ehli Sünnet Velcemaat

olduklarını beyan etmelerine rağmen, İslamın akıl ve kıyas gibi önemli konularını ret etmekteler. Selefi

gelenek hadisçilerin temsil ettiği bir ekol olması, katı nakilci tavrı, aklı öncelemekten

kaçınması, kıyas ve rey gibi metodlara itîbar etmemesi ile farklılaşır. Bütün bunları bir araya getirince nedense

aklıma 1989 da Sovyetlerin Afganistan’dan çekilmelerinden sonra ortaya çıkan Taliban örgütlenmesi geldi. Metot

aynı, figürler aynı ama figüranlar ve coğrafya farklı! Taliban dünya uyuşturucu ticaretinin ham madde olarak

yarıdan fazlasını elinde tutmakta. Şu anda ki fiili durumda da ILID ön Asya petrollerinin vanalarını tutmak için

savaşmakta. Taliban Afganista’nın işgali için sebepti, ILID Irak ve Suriye için sebep olabilir mi? Kim bilir bekleyip

göreceğiz.

 

Bildiğimiz en önemli gerçek bu adamların samimi Müslümanlar olmadıkları, en büyük cinayetleri ne hikmetse hep

Müslümanları katlederek yaptıkları gerçeği. Ön Asya yüzyıllar boyu en büyük savaşların merkezi olmuştur. Tarihsel

olarak ilk kurulan medeniyetlerin hep bu bölgede yeşermesi, verimli toprakları, zengin yer altı ve yer üstü

kaynakları kıyamete kadar bu bölgenin gene durulmayacağını gösteriyor. Bize düşen karşımızdaki düşmanı çok iyi

tanımak ve tedbirimizi ona göre almaktır. Karşımızdaki düşman birkaç eli kanlı terörist değildir. Çok iyi organize

olmuş, ne istediğini bilen, istediğini verseniz bile doyuramayacağınız bir düşmanlar güruhu var karşımızda. O

nedenle Türk Gençliği kendisine ebedi rehber olan  Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ilke ve devrimlerine sahip

çıkmalı ve uyanık bulunmalıdır.  


KUDRET HARMANDA YAZILARI


24 Haziran 2014

 

 


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 590


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #1 : 25 Haziran 2014, 02:26:51 »

Tevrata kulak verelim. ''Ayak tabanınızın basacağı her yer sizin olacak; sınırınız çölden ve Libran'dan Irmak'tan,Fırat Irmağı'ndan garp denizine kadar olacaktır. Önünüzde kimse duramayacak Allah'ınız RAB,size söylediği gibi...

bunun geçerliliği şunun yanında nasıl kalır?


kün tuğ bolgıl kök kurıkan ''  gök çadırımız olsun, güneş bayrağımız ''


OĞUZ HAN
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gazan Han
Deli Bozkurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.424


İLHANLILAR


« Yanıtla #2 : 25 Haziran 2014, 08:56:00 »

O El Kaideciler (İSİD) Dünya tarihinin en asaglik sapik inanç topluluğudur. Din dogmasiyla yamyamligin sentez halidir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hun Türk
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 473



« Yanıtla #3 : 25 Haziran 2014, 18:05:38 »

Amerika şu an bu örgüte karşı gibi görünse de arkasından gene amerika çıkabilir. İranın ve ona yakın doğu bloğunun(çin rusya) orta doğudaki hareket kabiliyetini kısıtlamak için ortaya sürülen bir truva atı olabilir. Orta doğuda oluşabilecek bir şii hilalini engellemek için olabilir. Düşünün kuzey orta doğuda suriye ırak iran hattında bir şii hilali altta suudi ve diğer araplar ile sünni hilali. Sonra bunlara bir gaz verilir al sana mezhep savaşı. Sonra batı bunlara sattığı silah parası ile voleyi bulur. Petrol fiyatının yükselmesi ile rusyada ekonomik olarak rahatlar ve bu durum ona sus payı olur sen karışma denilebilir. Burada kaybedenler araplar,farslar ve diğer arabik müslümanlar olur. Bu ortam büyük kıroistanın oluşturulması için beklenen kaosa yeter. Yani buradan bizde kötü etkileniriz. Kazanan sadece batı dünyası, israil, anlaşabilirlerse rusya olur. Birde çini unuttuk burada batı rusya ile pazarlığa girebilir ama çin buradaki dengeleri(batı karşısında rusya çin ve diğerleri, batı rusya ile anlaşırsa sorun yok çini ikna edemezse işleri zor) alt üst eder onun ikna edilmesi daha zor. Birde saddamcıların intikamı diyorlar. Ama bu en uçuk ihtimal.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 590


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #4 : 25 Haziran 2014, 22:43:30 »

Yılan kabuk değiştiriyor, karşı olmuş, yahut onlardan yana olmuş mevzusu değil konu.. Orada sağlanacak istikrar, güçlerin işine gelmiyor, kısaca söylenecek tek cümle bu. Böyle bir sorunla nasıl baş edeceğini bilen siyasi bir yapılanmamız da yok!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.224 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.