Kemalistler Atsız'a Saldırmaya Devam Ediyor
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 16 Ekim 2019, 18:49:24


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kemalistler Atsız'a Saldırmaya Devam Ediyor  (Okunma Sayısı 2600 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« : 16 Şubat 2016, 12:43:37 »

Atsız ve Kısakürek / Ahmet Özgür Türen

Hüseyin Nihal Atsız ve Necip Fazıl Kısakürek.

İki farklı düşünce adamı…
Nihal Atsız, Türklük odaklı.
Necip Fazıl ise İslamiyet odaklı.
 
Ne zaman tanıştıkları ise belirsiz.

            Atsız'ın söylediğine göre, 1945 yılıdır. Irkçılık-Turancılık davasından sonra Necip Fazıl, kendilerini evine davet eder ve mükellef bir rakı ziyafeti verir. Necip Fazıl vermiş olduğu bu ziyafetin ardından Atsız'a, kurmuş olduğu Büyük Doğu adlı derneğe katılmasını teklif eder.(1)

            Necip Fazıl'a göre de, tanışmaları 1950'dir. Necip Fazıl, Atsız'ın vefatından sonra yazdığı Babıali adlı eserinde Atsız'ı şöyle anlatır:

            ''Sene 1950…Büyük Doğu idarehanesine gelmiştir. O zamana kadar tanıdığım ve yüzyüze geldiğim biri değil. Yalnız koyu ırkçılığı ve Hitler vari sağ kaşı üzerine uzattığı saçlarıyla karikatürleştirdiğini bildiğim, Dr.Rıza Nur yetiştirmesi bir adam…Peyami Safa onun için, Nazım Hikmet'e koyduğu teşhis ile ''tam bir ahmak'' derdi. Havası, esprisi, mizaç renkleri olmayan biri…''(2)

            Ayrıca Necip Fazıl, Babıali adlı eserinde, Atsız'ın Büyük Doğu'ya hayranlık beslediğinden bahseder. Yine de Necip Fazıl, Nihal Atsız'ın İslamiyet'e bakış açısından rahatsızdır. Çünkü Atsız, İslamiyet'e Türk'ün dini olduğu için saygı duyuyordur. Necip Fazıl'a göre de Türk, İslamiyet'i seçtikten sonra Türk'tür. Öncesinde Türk değildir.(2)

            Tüm bu ayrışmalara rağmen Atsız ve Necip Fazıl, Chp düşmanlığı konusunda hem fikirdir. Bu yüzden Necip Fazıl, 1950 ve 1958 Büyük Doğu mecmualarından Atsız'a yer verir. Yine Necip Fazıl'dan okuyalım:

            ''Nihal Atsız'ı budalalığı ve ezberci kültürü içinde son derece sığ bir insan olarak böylece yaftaladıktan sonra, onunla ortak olduğumuz nefret kutupları üzerinde 1950 ve 1958 Büyük Doğu'larında bazı yazılarını da neşrettik. 1958 Büyük Doğu'larında beni, Adnan Menderes'in sermayelendirdiğini zanneden Nihal Atsız, isminin imlasını Etnan Bey diye yazdığı Adnan Menderes'in güya bize yağdırdığı nimetlerden pay istediğini bana mektupla bildirmeye ve yazılarına ödenen paranın azlığından şikayet etmeye kadar gitmiştir.''(3)

            Ayrıca Atsız, Z Vitamini adlı romanını 1959 yılında Necip Fazıl'ın Büyük Doğu mecmuasında, ''Selim Pusat'' imzası ile yayınlamıştır.(4) Bu romanda, İsmet İnönü diktatördür ve diktatörlüğü de Türkçülerin silahlı isyanı sonucu noktalanır.

            Necip Fazıl, Büyük Doğu mecmuasından ötürü birçok kez yargılanır. Nihal Atsız da Büyük Doğu yazarlarından olduğu için mahkemeye ifade vermeye gitmiştir. Ancak birbirlerini çok sevdiklerini söyleyemeyiz.

            Son olarak 60 ihtilalinden sonra kesin olarak ayrılırlar. Çünkü Atsız, ihtilali yapan subaylara sempati ile bakıyordur. Necip Fazıl ise Menderes'in örtülü ödeneğinden para alan bir yazardır.

            Keza Necip Fazıl, Nihal Atsız öldükten sonra çıkardığı Babıali adlı eserinde Atsız hakkında, bu makalede okuduğuz açıklamalarına yer verir. Necip Fazıl'ın, bu satırları Atsız'ın sağlığında kaleme alamamış olması düşündürücüdür. İşin ilginç tarafı Atsız da sanki böyle bir şeyin olacağını bekliyormuşçasına ölmeden önce Necip Fazıl hakkında şu satırları yazmıştır:           
            ''Necip Fazıl iyi bir nesircidir. Fakat hiçbir yüksek okuldan mezun olmadığı için bir fikir tartışmasında ondan parçalar alıp tanık diye kullanmak doğru olmasa gerekir.''(5)
 

 

1. Nihal Atsız,Ötüken Dergisi,1970,sayı 11

2. Necip Fazıl Kısakürek,Babıali,Büyük Doğu Yayınları,İstanbul,1976,s.335

3. Age,s.336,337

4. Büyük Doğu,1959,sa.18,s.10-11; sa.19,s.10-11; sa.20,s.10-16

5. Nihal Atsız,Ötüken Dergisi,1970,sayı 11
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Erlik Tanrıöğen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 875


Nur'dan Rıza aldık.


« Yanıtla #1 : 16 Şubat 2016, 12:53:58 »

Cevap hazırlıyor musun ben mi yazayım?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« Yanıtla #2 : 16 Şubat 2016, 13:13:45 »

İkimiz de yazalım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Erlik Tanrıöğen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 875


Nur'dan Rıza aldık.


« Yanıtla #3 : 16 Şubat 2016, 14:27:13 »


   Umumhanelerin tarihi üzerine yazdığı makalelerden arta vakti kalırsa Mustafa Kemal Paşa, İnönü, Cumhuriyet ve saire üzerine de yazılar yazan Aydınlıkçı zat; modayı bir yerlerinden yakalayıp Nihal Atsız’a da arada bir dil uzatıyor. Yazdıklarını takip eden Kemalist dinozorlar dışında en önemli okur kaynağı Türkçüler haline geldi. Türkçesinden artıkları sıyırıp ne yazmaya çalıştığı anlaşıldığında bu zata cevap vermek gerçekleri ortaya çıkarmakla aynı değerde bir görev halini alıyor. 
   
        Aydınlıkçı zat beklentileri boşa çıkarmayan bir sığlıkla Atsız ve Necip Fazıl’ı kıyaslarken ‘’Türklük odaklı’’ ve ‘’İslamiyet odaklı’’ ifadelerini kullanıyor. Ne yaratıcı iddia! Bu iş bu kadar basit midir? Yazının henüz ilk cümlesi Davutoğlu’nun Stratejik Derinlik’ini hatırlatıyor. O nasıl kitabında yüz senelik jeopolitik literatürü aynıyla veriyorsa bu zat da internetten ne araştırdıysa onu yazmış. Elbette işimiz bu değil. Her bozuk cümleli yarı makaleye cevap yazsak başka işe vakit kalmazdı.
   
        Yazı boyunca ilk hata, herhangi bir fikrin ortaya konulmamasıdır. Yalnızca sağdan soldan bulunan alıntılar art arda eklenip çelişki aranmaya çalışılmıştır. Yazı yazmaya henüz başlayan lise talebelerinin bile yapmayacağı hatalarla çelişki aranmış. Fakat unutulmuş ki, olmayan üzerinden olana dair yorum yapılmaz. Referans noktası, var olandır. Örneğin ilk sikke falanca imparator zamanında basılmış denebilir. Çünkü o sikke bulunmuştur. Yarın daha eski tarihlisi bulunsa, bu bilgiyi değiştirmek gerekir.
   
        Umumhane profesörü, Atsız ile Necip Fazıl’ın tanışma tarihi olarak iki tarafın farklı şeyler söylediğini iddia ediyor. Şimdi topraktan 1935 tarihli madeni para çıksa ''İlk sikke basan Mustafa Kemal Paşa’dır'' mı diyeceksiniz? (Ki, Kemalistlerin tarih yöntemidir) Bu kronolojinin temel hükmüdür: tarihsel sırası eski olan kaynağa bakmak icab eder. Topraktan Süleyman Şah ismi yazan akçe çıksa ilk parayı Osman Gazi’ye dayandıranlar yalancı çıkmazlar.
   
        Yazının ne iddia edip neyi kanıtlamaya çalıştığı anlaşılmamaktadır. Yazı; Atsız ile Necip Fazıl kıyas edilecek gibi başlamış, ikisinin aynı fikirde oldukları iddia edilerek sürdürülmüş ve tartıştıkları anlatılarak sonlandırılmıştır. Yazının tek ilmi kaynağı iki Atsız ve Necip Fazıl’ın birbirleri hakkında söyledikleridir.
   
        Yazıyı trajikomik yapan detay, Aydınlıkçıların Necip Fazıl’a duydukları güveni göstermesi olmuş. Yazının üslubu –başarısız da olsa- Atsız’dan yapılan alıntılarda eleştirici bir hal alırken Necip Fazıl’a birincil kaynak muamelesi yapıyor. Atsız’a yöneltilen Kemalist iftiralarının tamamı (saç meselesi, Hitlercilik, Büyük Doğuculuk vs.) Necip Fazıl’ın kaleminden anlatılıp onaylanmış. Hatta Büyük Doğu için Necip Fazıl’ın Menderes’ten aldığı para bile Necip’in ağzından savunulmuş. Bu iki anlama geliyor: ya yazar Necip Fazıl’ın mektuplarının artık bilindiğinden habersiz, ya da Atsız’a saldırmak için bu küçük (!) ayrıntıyı bilmezden geliyor. Son paragrafta itiraf edilen iki çeşit facia.
   
        Yazar, Necip Fazıl’ın Atsız’a karşı hücuma ancak onun vefatından sonra kalktığını söylüyor. Böyle su götürmez gerçekleri, hakkı var, doğru yazmış. Lakin, bu durum da mı bir fikir vermedi? Bunu izah etmek için ‘’bunu bekliyormuşçasına’’ demeyen gerçek anlamda batıcı Kemalist yazarlar ne zaman tükendi?

   Türkçüler, Atsız’ın Büyük Doğu’ya yazılar verdiğini biliyorlar. Bunu CHP düşmanlığı konusunda Necip Fazıl’la aynı fikirde olmak ile desteklemek yazını başındaki sığlığı andıracaktır. Kemalist diktatörlük süresi boyunca millet ve maneviyat konusunda kaygısı olan herkes buluşmuş, Necip Fazıl ikbal hırsı ile bunu kullanmaya kalkmıştır. Büyük Doğu’nun eski sayılarını açıp bakın, günbegün değişimi fark edersiniz. Bugün geldiği noktada dahi, gelenek değişmez. 4 sene önce AKP’ye hücum eden Baran Dergisi bugün Davutoğlu ile yan yanadır. Şimdi kalkıp hepsini aynı yere mi koyacaksınız?

   Bir siyasi partiyi tarihsel bir sürecin her aşamasında savunmak akıllıca bir iş değildir.

Son paragrafta söyleyelim. Atsız’dan en sağlam kaynakları olan Necip Fazıl’dan alıntıyla bahsederken, aydınlıkçı zat ‘’Havası, esprisi, mizaç renkleri olmaya biri’’ buyurmuşlar. Doğrudur. Hatta yazıda anmasa da, Z Vitamini’ne göre canlarını daha çok yakacak olan ‘’Dalkavuklar Gecesi’’nde şu pasaj geçer:


.......
(Kıral ve Tutaşil arasında, bir içki sofrası, Tutaşil ayaktadır.)

-‘’Bak senin için neler diyorlar!’’ dedi.

-Ne diyorlar Kıral Hazretleri?

-Senin için geri düşünceli, yasaya aykırı iş görür diyorlar!

-Yalan söylüyorlar Kıral Hazretleri! Yalnız vazifemle uğraşırım. Eğlenmem. Kimsenin karısına göz koymam. Ahlaksızlık etmem. Şarap içmem. Bunun için beni çekemeyenler böyle söylüyorlar!
.....

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.059 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.