Kemalist "Tarih-Tarih" Dergisi Pis Kalemlerine Atsızcılığı Dolamış
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 04:47:37


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kemalist "Tarih-Tarih" Dergisi Pis Kalemlerine Atsızcılığı Dolamış  (Okunma Sayısı 6434 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« : 19 Ekim 2015, 13:53:00 »

Atsızcılık Denen Sayıklama; Vaktiyle Bir Irkçı Varmış / Ahmet Özgür Türen

 Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin demişti Atatürk. Söz konusu kendisi dahi olsa, hiçbir fikrin militanı olmamayı, körü körüne bir şeyin arkasından gitmememiz gerektiğini söylemişti. İnsanlar doğarken, dinlerini ve milliyetlerini seçme şansına sahip olmuyor. Ve işin ilginç tarafı da günümüzdeki tüm kavgalar bu seçemediklerimiz üzerinden çıkıyor.

       Hüseyin Nihal Atsız'dan, yani Türkiye'nin gelmiş geçmiş en ünlü ırkçısından bahsedeceğim. Çok şükür kendisi Yunanistan'da dünyaya gelmemiş. Yoksa sıkı bir Yunan milliyetçisi olup, Türk milletini bir numaralı düşman ilan edebilirdi. Mutlaka böyle olurdu.

            Şans eseri bu topraklarda doğmuş ve güdüleri gereği Türk ırkçısı olmuş bu adamı on binler takip ediyor. Onlara göre en büyük Atatürkçü, Atsız'ın yolundan gidenlerdir. Hatta kendi içlerinde yaptıkları dost sohbetlerinde, ''Atatürk ne kadar Atatürkçüydü'' ''Kemalistler Atatürkçü değil'' gibi akla ziyan beyin fırtınaları çevirdiklerine şahit olursunuz. Ortaya koydukları fikir çamurunda boğulmak istemiyor ve çıtayı biraz daha yukarı çıkarmak istiyorsanız, dünyanın bir öküzün boynuzlarında durduğuna inananların yanına gidebilirsiniz. Ben Kürt kökenliyim ama vatanımı milletimi seviyorum diyen birisine bile ağız dolusu küfür edebilecek bu fındık beyinliler, ailesinden bazılarının başka ırktan olmasına rağmen kendisini Türk hissettiğini söyleyenlere de ''etnik döküntü'' demektedir. Ancak size tavsiyem, onların yanından ayrıldığınızda fikirlerine katılmadığınızı asla belli etmeyin. Yoksa mutlaka siz bir komünistsinizdir.

            Ne yazık ki bu, Nihal Atsız'ın oğlu Yağmur Atsız olsanız da kaçamayacağınız bir sondur. (1) O yüzden siz en iyisi umursamayın. Atsız'ın fikirlerini sürdürmek için günümüzde mücadele eden çapsızlar ve bu gruplara önderlik ettiğini düşünen eğitimsiz kişiler, Atatürkçüleri komünist, vatan haini, milliyetsiz, ajan, etnik döküntü gibi sıfatlarla anar, aslında kendilerininTürk milliyetçiliğine en çok zarar veren kesim olduklarını görmezler.


 
 
Atatürk Milliyetçiliği  
      
            Mustafa Kemal Atatürk yeni bir milliyetçilik düşüncesi ortaya koymuştu. Bu 1982 Anayasa'sında da ifade edilen Atatürk Milliyetçiliği idi.(2) Keza Atatürkçü görüşe göre Türk milleti 1924 anayasasında tanımlanmıştı. Bu tanımda ırk ve din reddedilir. Bu tanımda "Türkiye ahalisine, din ve ırk farkı gözetilmeksizin vatandaşlık itibariyle Türk denilir" denmektedir.  
        
            Atatürk'ün, hazırlanmasında önderlik ettiği, liselerde 1931-1939 yıllarında ders kitabı olarak okutulan 4 ciltlik Türk Tarihinin Ana Hatları adlı eserde yer alan ulus tarifinde ırkçılık dışlanır ve ulusların ırkların bir karışımı olduğu, önemli olanın akıl ve ülkü birliğinin olduğunu vurgulanır ve şu ifadenin altı çizilir: Irklar arasında bugün görülen farkların tarih açısından önemi pek azdır. Kafatası biçimi ırkların sınıflandırılmasında kullanılırsa da toplumsal hiçbir anlamı yoktur.(3)          

            Atatürk Milliyetçiliği, yazar Paul Dumont'un ifade ettiği şekilde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bütünlüğünü korumayı ve ülkenin birliğini tehdit edebilecek ayrılıkçı akımları engellemeyi amaçlamıştır.(4)

            Özetle Atatürk Milliyetçiliği ortak yurttaşlık temelindedir. Bu doğrultuda yürütülen politikalar sonucunda, günümüzde Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan ve Boşnak, Arnavut, Gürcü, Çerkez, Laz gibi farklı kökenlerden gelen birçok insan, ''Ne mutlu Türküm diyene'' demektedir.
 
 


Ziya Gökalp

            Atatürk, Ziya Gökalp'in fikirlerinin uygulayıcısıdır. Bunu da Ziya Gökalp'den bahsederken 'fikirlerimin babası' diyerek belirtir. Gökalp’a göre milliyet de din gibi kalben tasdik ve lisanen ikrar şartlarına bağlıdır. Lisanı ile Türküm diyen ve samimi olarak, bu düşünceyi savunan herkes Türk’tür.  Bu vasıflara sahip olanın Türklüklerinden asla şüphe etmemeliyiz. Aynı zamanda bu kimseler de başkalarını şüpheye düşürecek hareketlerden kaçınmalıdır.(5)

            Gökalp, ayrıca Türk olmak için Türk doğmanın yeterli olmadığını savunmaktadır. Türk gibi duymak, Türk gibi düşünmek, özellikle Türk gibi irade edip Türk gibi çalışmak lüzumludur. Kimin ne derece Türk ancak içtimai sireti gösterecektir. Öyleyse “Hakiki Türk, Türkçülük için büyük fedakârlıklarda bulunandır.” diyebiliriz. (6)

            Görüldüğü üzere Ziya Gökalp’in milliyetçilik anlayışında ırkçılığın yeri yoktur. Ayırıcı fikirlere karşı mili birliğin simgesi olan mısralarında şöyle der: (7)
 
Sorma bana oymağımı, boyumu.
Beş bin yıldır millet gibi yaşarım,
Sorma bana ailemi, soyumu…
Soyum Türklük, soy büyüğüm Hünkarım…
Deme bana Oğuz, Kayı, Osmanlı…
Türküm bu ad her unvandan üstündür.
Yoktur Özbek, Nogay, Kırgız, Kazanlı…
Türk milleti bir bölünmez bütündür.


 
Hüseyin Nihal Atsız

            Hüseyin Nihal Atsız, bazı kesimler tarafından ifade edildiği üzere faşist olup olmadığı tartışma konusudur. Hatta kendisini saç stilinden dolayı Hitler'e benzetenler olmuş, kendisi bu iddiaları reddetmiştir. Ancak kendisinin bir Hitler sempatizanı olduğu kesindir.

            Bir makalesinde Almanya anılarını anlatırken, “Şehir dışındaki anayollar çok güzeldi. Bunları cennetmekân Hitler yaptırmıştı” ifadelerini kullanmıştır.(8 ) Başka bir anlatımında; “Hitler'e merhum dediğimde garipsenmesin ve yine derhal faşistliğime verilmesin. Başta Moskof dostlarımız olduğu halde bunca milyon gâvur ve çıfıt (yahudi) öldüren bu adama merhum denmez de ne denir” sözlerini kullanmıştır.(9)

Atsız, kendisinin faşist olmadığını, ırkçı olduğunu söylemiştir. Irkçılığın da faşistlik olduğunu iddia edenler için de şöyle demiştir;

            ''Irkçılık bir takım şarlatan maskaraların ileri sürdüğü gibi kafa ölçmek, kan tahlil etmek, yedi ata saymakla ilgili değildir. Irkçılık kan ve ırka dayanmakla beraber Türklük şuurunda olmak, yabancı bir ırkın şuuruna sahip çıkmamak davasıdır.”

            Görüldüğü üzere, Atsız'ın milliyetçilik anlayışı kan ve ırk temellidir. Ona göre bu şartların sağlanması zaruridir. Ancak ondan sonra diğer konular irdelenebilir.

            ''Bir Kürt kendisinin safkan Türk olduğuna inansa, hatta Türklüğün iyiliği için çalışsa çabalasa bile ona Kürt muamelesi yapmak gerekir.'' diyen Atsız, bizlere söylenecek söz bırakmamıştır. Özellikle ''Kürt muamelesi'' ifadesi, kendisi adına utanmamızı gerektirmiştir. Kürt muamelesi ne demektir?!?!?

            1931 ve 1941 yılları arasında liselerde okutulan dört ciltlik Türk Tarih Tezi kitabında Türk toplumunun ırkçı, dinci, etnik ayrımcı ve benzeri farklılıkların öne çıkarılarak tanımlanmasına karşı çıkar. Onun yerine Ne mutlu Türküm diyene anlayışını ortaya koyar. (10) Türk tarih tezi, ırkçılığı savunan Nihal Atsız'ın görüşüne ters düşmektedir.

        Atatürk'ün “Yurtta sulh, cihanda sulh!” anlayışını “sefilâne” ve “milletin mânevî enerjisini söndürmek” olarak görmüştür.(11)

        1944 Irkçılık ve Turancılık davası sayesinde ortaya çıkmış olan ve mahkemede kendisine karşı suç unsuru olarak gösterilen, oğlu için yazmış olduğu vasiyeti bir hayli ilginçtir.
          
''Yağmur Oğlum;

Bugün tam bir buçuk yaşındasın. Vasiyetnameyi bitirdim kapatıyorum. Sana bir resmimi yadigâr olarak bırakıyorum. Öğütlerimi tut, iyi bir Türk ol! Komünizm bize düşman bir meslektir. Bunu iyi belle. Yahudiler bütün milletlerin gizli düşmanıdır. Ruslar, Çinliler, Acemler, Yunanlılar tarihi düşmanlarımızdır. Bulgarlar, Almanlar, İtalyanlar, İngilizler, Fransızlar, Araplar, Sırplar, Hırvatlar, İspanyollar, Portekizliler, Romenler yeni düşmanlarımızdır. Japonlar, Afganlılar ve Amerikalılar yarınki düşmanlarımızdır. Ermeniler, Kürtler, Çerkezler, Abazalar, Boşnaklar, Arnavutlar, Pomaklar, Lazlar, Lezgiler, Gürcüler, Çeçenler içerideki düşmanlarımızdır. Bu kadar çok düşmanla çarpışmak için iyi hazırlanmalı.

Tanrı yardımcın olsun.''

            Afrika'da yeni bir kabile keşfedilse, onu da vasiyetine koyacak olan Atsız, Boşnak ve Pomak gibi milletleri dahi düşman ilan edecek bir fikri altyapıya sahip olup, Atatürk Milliyetçiliği'nin farkını bir kez daha ortaya koymuştur.

            Atsız, askeriyede Arap asıllı bir teğmene selam vermeyi reddedecek kadar ırkçı birisidir ve askeriyeden bu sebeple atılmıştır. (12) Osmanlı'nın Selanik'i kaybetmesini bile şehrin kumandanının Arnavut kökenli olmasına bağlayan Atsız, Sokullu Mehmet Paşa gibi Osmanlı tarihinde yer etmiş devşirme isimler hakkında acaba ne düşünmüştür?

            Atatürk Milliyetçiliği'nden uzak olan Nihal Atsız'ın, bazen ''Başbuğ'a'' methiyeler düzse de, Atatürk'e ve Kemalizm'e terstir.  Atsız, Atatürk'ü diktatör olarak ifade ettiği bir yazısında “Türkiye Cumhuriyeti 1950 Mayısında kurulmuştur. Ondan önceki 1923-1950 çağı gayri meşru ve müstebit bir diktatörlüktür. Diktatörlüğü yapan Halk Partisi ve O‟nun ileri gelenleridir” ifadelerine yer vermiştir.(13)

            Menderes hakkında da 1950‟li yılların başında; “Türklük-Müslümanlık davasının her safhasına karışan, Başbakan Adnan Menderes gibi aşağı yukarı müttefikan sevilen bir devlet adamı” diyerek Adnan Menderes'i övmüştür.(14)

            Atsız‟ın 1952 yılı Mayıs ayında “Devletimizin Kuruluşu” konulu verdiği konferansta akıllara zarar bir durum daha yaşanmıştır. Atsız bu konferansta, tarih boyunca tek bir Türk devletinin kurulduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti‟nin de bu devletin devamı olduğunu iddia eder. (15) Atatürkçü çevrelerin muhalefeti nedeni ile mevcut görevlerinden alınır.(16)

            Atsız, dönemin en önemli Atatürk düşmanlarından Necip Fazıl'ın Büyük Doğu adlı dergisinde yazarlık da yapmıştır. Hatta tek parti dönemi CHP‟sinin kadrolarını hicvettiği bir roman olan “Z Vitamini” Büyük Doğu dergisinde tefrika halinde yayınlanır.(17) Atsız hayranları, Atsız'ın neden Atatürk düşmanı Necip Fazıl'ın dergisinde yazdığı konusunda şaşkındırlar ancak bazıları bunun ailesini geçindirmek için olduğunu söyleyerek durumu kurtarmaya çalışır. Atsız, paraya hiçbir zaman boyun eğmemiş ve ilkeleri uğruna zorluklar çekmiş birisidir. Bu yüzden Atsız'ın böyle bir şeyi kendi istediği için yaptığı çok açıktır.

            Ayrıca Atsız, Türk Tarihinde Meseleler adlı eserinde resmi tarihin aksine Vahdettin'in hain olmadığını hatta tam aksine vatanperver olduğunu söylemiştir. Kimileri Atsız'ın bir tarihçi olduğunu ve verilerle bu noktaya vardığını söylese de, acaba Vahdettin'in hain olduğunu söyleyen üstad tarihçilerin, tarihçi değil de işportacı mı olduğu sonucuna varmalıyız? Yine aynı eserde Abdulhamid'e Göksultan diyerek Necip Fazıl ile aynı paydada bir kez daha buluşmuşlardır.

            Atsız, Necip Fazıl gibi şeriatçı değildir. Kendisini dinsiz olarak ifade eder. Ancak dinsiz olmasına rağmen, bazı düşünceleri farklı nedenlerle de olsa şeriat çizgisindedir. Atsız, kız ve erkek çocuklarının bir arada eğitim görmesine karşıdır ve erkek öğrencilere de erkek öğretmenlerin eğitim vermesi gerektiğini söyler. (18) Bu fikir, Atatürk'ün zorluklarla gerçekleştirdiği inkılaplara terstir.

            Sonuç olarak, Atatürk Milliyetçiliği, yukarıda da ifade edildiği gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin bütünlüğünü korumayı ve ülkenin birliğini tehdit edebilecek ayrılıkçı akımları engellemeyi amaçlamıştır.Atsız zihniyeti, en güçlü ayrılıkçı akımdır. Atatürk'ü sevdiğini ve onun fikirlerini benimsediğini söyleyen biri, ırkçı görüşlere sahip olan Atsız'ın yolundan gitmez. Bu kesinlikle Atatürkçülük ile bağdaşmaz. İnanmıyorsanız Atsız'a soralım.Bakalım ne demiş;

     ''Irkçılık Kemalistlerin hoşuna gitmiyorsa, Kemalizm de ırkçıların hoşuna gitmiyor.'' (19) Umarım bu yeterli olmuştur.

             Atatürk Milliyetçiliği var olsun.

Ahmet Özgür Türen

 
(1) Yağmur Atsız, ''Komünist ve Turancı ben'', Star, 02 Ağustos 2012
(2) Dr. Serab Sezer, Türk Devrim Tarihi-"çöküşten dirilişe", 2006
(3) Türk Tarihinin Ana Hatları, 1931, Tıpkıbasım 2008, ISBN 975-343-310-7
(4) Paul Dumont (1999). Kemalist İdeolojinin Kökenleri. Jacob M. Landau (Yay. Haz.) (1999). Atatürk ve Türkiye'nin Modernleşmesi, İstanbul: Sarmal, ISBN 975-8304-18-6 (s. 49-72) içinde. s.55.
(5) Ziya Gökalp, Makaleler, IX, Haz.: Şevket Beysanoğlu, Kültür Bakanlığı Yayınları, İstanbul 1980, s. 37. : Ergün Boran, Ziya Gökalp'te Milliyetçilik ve Yenileşme Anlayışı, s. 7
(6)  A.g.m.
(7)Selahattin Yazıcıoğlu, “Ziya Gökalp’in Son Arzusu Milli Bir Türk Destanı Meydana Getirmekti”, Ziya Gökalp Sempozyumu Bildirileri, Dicle Üniversitesi Yayınları, Diyarbakır 1989, s. 116. : Ergün Boran, Ziya Gökalp'te Milliyetçilik ve Yenileşme Anlayışı, s. 7
(Cool Atsız, “68.Vilayete Seyahat”,Ötüken,1969,sayı:12,Makaleler IV, s.264.
(9) Hüseyin Nihal Atsız, Çanakkaleye Yürüyüş&Türkçülüğe Karşı Haçlı Seferleri,3.B,İrfan Yayınları, İstanbul,2003, s.230.
(10) Atatürk Düşüncesi, Reşat Kaynar, Necdet Sakaoğlu, Milli Eğitim, 1996, İstanbul, ISBN 975-11-0977-9
(11) Atsız, Orkun, 17.11.1950, sayı:7
(12)Füsun Üstel, İmparatorluktan Ulus-Devlete Türk Milliyetçiliği: Türk Ocakları(1912-1931),2.B,İletişim Yayınları, İstanbul,2004, s. 131
(13) Atsız, “Kurucular Meclisi”,sayı:9, Orkun,1Aralık 1950,Makaleler IV, s.340.
(14) Atsız, “Tarih Şuuru”,Orkun, sayı:29,20 Nisan 1951, Makaleler I,2.B,İrfan Yayınevi, İstanbul,1997,s.107.
(15) Altan Delirorman, Tanıdığım Atsız,2.B,Orkun Yayınevi, İstanbul,2000,s.45.Atsız, Türk tarihi‟ne nasıl bakılması noktasındaki bu fikri ilk defa 1941 yılında Çınaraltı dergisinde belirtmiştir. Bkz, Atsız, “Türk Tarihine Bakışımız Nasıl Olmalıdır”,Çınaraltı, sayı:1,1941,Makaleler I, s.91-102.Atsız‟ın bu konudaki düşüncelerini kitaplaştırmıştır. Bkz, Atsız, Türk Tarihinde Meseleler,4.B,İrfan Yayınevi, İstanbul,1997.
(16)  Osman Fikri Sertkaya, “Hüseyin Nihal Atsız, Hayatı ve Eserleri”, Atsız Armağanı, Ötüken Yayınları, İstanbul,1976, s. XIV.
(17)  Atsız, bu tefrikaları “Selim Pusat” müstearı ile yayınlamıştır. Bkz, Deliorman, Tanıdığım Atsız, s.57.
(18)  Atsız, Çınaraltı, 1942, sayı:35
(19)  Atsız, ''Milli Birlik'', Orkun, 1951, sayı: 21
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« Yanıtla #1 : 19 Ekim 2015, 13:57:43 »

Uğur Büyükbunar adlı ülküdaşımız bu hadsizlere cevabını vermiş.

Hüseyin Nihâl Atsız, bazı komünist ve Kemalist kesimler tarafından faşist olduğu iddia edilmiş olsa da, faşistliği tartışma konusu bile değildir. Faşizm'in kurucusu olarak zikredilen Benito Mussolini'ye "Davetiye" şiirini yazmış ; bu şiirde faşizmi "Biz güleriz façyoların felsefesine / Dayanır mı kırkı bir tek Türk efesine" dizeleriyle aşağılamıştır. Ayrıca, Mustafa Kemâl Atatürk'e şapka taktığı için "Yahudi" diyenlerle aynı seviyeye düşen Tarih Tarih, Hüseyin Nihâl Atsız'ın saç şeklinden dolayı Hitler'e özendiğini ima etmiş ve baştan sona ironi ile dolu olan, Atsız'ın "Moskof dostlarımız"(1) tabirini bile kullandığı "68.Vilâyete Seyahat" isimli gezi yazısındaki Hitler'e övgü içeren (!) sözlerini "Bir makalesinde Almanya anılarını anlatırken” diye vermiş ancak Atsız Beğ'in yine "Davetiye" şiirinde: "Belki fazla bel bağladın şimal komşuna / Biz güleriz Cermenlerin kuduruşuna / Tanıyoruz Attila'dan beri Cermeni / Farklı mıdır Prusyalı yahut Ermeni" dizelerini unutmuşlardır.(2)

Türk Tarih Tezi

Tarih Tarih dergisine göre 1931 ve 1941 seneleri arasında liselerde ders olarak okutulan Türk Tarih Tezi, Türk toplumunun ırkçı, dinci, etnik farklılıklarının öne çıkarılarak tanımlanmasına karşı çıkmıştır ve Atsız Beğ tarafından bu yüzden eleştirilmiştir. Bu külliyen yalandır. Hüseyin Nihâl Atsız, Türk Tarih Tezi'ne Hitit, Lidya ve hatta Grek ile Roma medeniyetlerinin Türk olduğu iddiasından dolayı karşı çıkmıştır. Türk Tarih Tezi de düpedüz ırkçı bir tezdir. Tezde "Tarihte daima göze çarpar bir birlik arz eden Türk ırkı daima hakim kalan açık uzvi vasıflarıyla dimağın en kuvvetli ürünü olan ortak lisanlarıyla ve bu lisanla nakledilmiş olan kültürleriyle, tarihî ortak hatıralarıyla aynı zamanda bugünkü millet tarifine uyan büyük bir toplumdur."(3) diyerek millet tanımı ırk unsuruna bağlamıştır.

Atatürk Milliyetçiliği

Mustafa Kemâl Atatürk, yeni bir milliyetçilik ortaya koymamıştı. Hele hele Atatürk, Amerikancı 1980 Darbesinin Türklük tanımıyla ilgili hiçbir milliyetçilik ortaya koymamıştı. Atatürk sağ iken, 1924 anayasasında "Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibarıyla Türk ıtlak olunur."(4) ifadesi geçmişti. Yani 1924 anayasasında da Türklük ırksal bir tanım olarak geçiyor, Türk ırkına mensup olmayanların ancak vatandaşlık itibariyle Türk sayılabileceğini söylüyordu. Ayrıca 1924 Anayasasının gerekçesi de, Türklüğün vatandaşlığa dayalı tanımıyla ırk tanımına dayalı gerçek tanımı arasındaki mesafeyi şöyle ortaya koymaktaydı: "Devletimiz bir devleti milliyedir. Beynelmilel yahut fevkalmilel bir devlet değildir. Devlet, Türk'ten başka bir millet tanımaz. Memleket dahilinde hukuku mütesaviyeyi haiz başka ırktan gelme kimseler bulunduğundan bunların ırkî mübanayetlerini mânii milliyet tanımak caiz olamaz."(5) Ayrıca Tarih Tarih dergisinin taptığı İnönü, Türk Ocakları İkinci Kurultayında "Biz açıkça milliyetçiyiz ve milliyetçilik bizim yegâne birlik unsurumuzdur. Türk ekseriyetinde diğer etnik toplulukların hiçbir nüfuzu yoktur. Vazifemiz Türk vatanı içinde Türk olmayanları behemehâl Türk yapmaktır. Türklere ve Türklüğe muhalefet edecek anasırı kesip atacağız. Ülkeye hizmet edeceklerde her şeyin üstünde aradığımız Türk olmaktır."(6) Hüseyin Nihâl Atsız'ı "Selanik'in kaybedilmesini şehrin kumandanının Arnavut olmasına bağladı." diye aşağılamaya kalkışan Tarih Tarih dergisinin sevgili İnönü'sü, ülkenin kumandalarının, memurlarının, öğretmenlerinin Türk ırkından gelmesini istemiştir.

Ayrıca, Hüseyin Nihâl Atsız'ı Askerî Tıbbiye'de iken Arap teğmene selam vermeyecek kadar ırkçı olduğunu söyleyen Tarih Tarih dergisine göre bir daha Türk ırkından olmayan teğmenler Türk vatanında görülmesin diye askerî mekteplere giriş şartını "Irken ve neslen Türk olmak." koyan Atatürk de o derece ırkçı olmalıdır. Mustafa Kemâl Atatürk'ün milliyetçiliğinin, kendi deyişleriyle, Atatürk milliyetçiliğinin yurttaşlık temeline bağlı olduğunu söyleyen Tarih Tarih dergisi, 1927 yılının "Yurt Bilgisi" kitabını gözden kaçırmıştır. Bu kitaba göre "Bizim milletimiz, Türk milletidir. Aynı ırktan gelen, aynı lisânı konuşan, aynı adetlere tabi olan insan topluluğuna millet denir."(Cool Dolayısıyla, millet olmanın şartı aynı coğrafyada yaşamaktan değil, aynı ırktan gelmekten yola çıkarak yapılır. Milletin mutlaka ortak bir coğrafî alanda yaşaması gerekmez. Türkiye sınırları dışında kalan Türkler de Türk milletindedir. Sonuç olarak, Atatürk milliyetçiliği Amerikancı 1980 Darbesinden sonra ortaya çıkarılmış bir safsatadır. Atatürk, buz gibi bir Türk ırkçısıdır. Büyük İzmir Yangını esnasında "Bu alevler Türkiye'nin Hıristiyanlardan, yabancılardan ve vatan hainlerinden temizlenişinin, Türkiye'nin Türklerin oluşunun bir işaretidir."(9) diyecek kadar Türk ırkçısıdır. Evet, yolbaşçımız ne dediyse biz de onu diyoruz : "Irkçılık Kemalistlerin hoşuna gitmiyorsa, Kemalizm de ırkçıların hoşuna gitmiyor."(10)

Türk ırkçılığı var olsun.

Uğur BÜYÜKBUNAR

-----------------------------------------------------------------------------

(1) Hüseyin Nihâl Atsız, "68.Vilayete Seyahat", Ötüken, 1969, Sayı : 12
(2) Hüseyin Nihâl Atsız, "Yolların Sonu", 1946
(3) Fatih Yaşlı, "Kinimiz Dinimizdir", Yordam Kitap, 2014
(4) Mesut Yeğen, "Müstakbel Türk'ten Sözde Vatandaşa", İletişim Yayınları, 2006
(5) Mesut Yeğen, "Devlet Söyleminde Kürt Sorunu", İletişim Yayınları, 1999
(6) Ahmet Yıldız, "Ne Mutlu Türküm Diyebilene" , İletişim Yayınları, 2001
(7) El Birliği Derneği, Hüseyin Nihâl Atsız Belgeseli
(Cool Füsun Üstel, "Makbul Vatandaşın Peşinde" İletişim Yayınları, 2005
(9) Noel Barber, "Tarihte Neler Oldu", liberteryen.org
(10) Hüseyin Nihâl Atsız, "Millî Birlik" , Orkun, 1951, Sayı : 21
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« Yanıtla #2 : 19 Ekim 2015, 17:28:34 »

Bu adam da kendini zeki sanan cahillerden. Atsız'a iftirâ atmak için, 68. Vilayete Seyahat ve Türkçülüğe Karşı Haçlı Seferleri olan Atsız'ın yer yer şakalar yaptığı iki esere başvurmuşlar. Gülünç şey. Atsız'ın şu sözünü de kaynak gösterse şaşırmazdık doğrusu. Gülümseme

İşin şakalık tarafı yoktu. “Ev basılmıstı.” Daha o zamanlarda da benim faşist, Hitlerci falan olduğum
söyleniyordu ya... Zevcemin beni yatıstırmak için: “Bazı mektuplara bakıyorlar!” demesine Hitlerden gelen
mektuplara mı” diye cevap vererek odaya girdim.


Atsız'ın yabancı köklü hiçbir nesnenin hayranı olmayacağını, izinden gitmeyeceğini Atsız'ı gerçekten okumuş birisi bilirdi. Tanrıkut Motun'un, Kür Şad'ın, Alp Arslan'ın yanında Hitler'in mukayese bile olunmayacağını bilerdendir Atsız.

Alıntı
Bir Kürt kendisinin safkan Türk olduğuna inansa, hatta Türklüğün iyiliği için çalışsa çabalasa bile ona Kürt muamelesi yapmak gerekir.'' diyen Atsız, bizlere söylenecek söz bırakmamıştır. Özellikle ''Kürt muamelesi'' ifadesi, kendisi adına utanmamızı gerektirmiştir. Kürt muamelesi ne demektir?!?!?

Bütün sözlere kaynak vermiş fakat buna vermemiş. Bu arkadaş da interneti güvenilir kaynak sayanlardan olmalı. Bu sözün nereden çıktığını bilmiyoruz fakat bildiğimiz tek şey Atsız'ın böyle bir söz söylememiş olmasıdır. Biz, ne onu anlatan kitaplarda, ne de onun eserlerinde böyle bir söze denk gelmedik.

Alıntı
Atatürk'ün “Yurtta sulh, cihanda sulh!” anlayışını “sefilâne” ve “milletin mânevî enerjisini söndürmek” olarak görmüştür.

 Arkadaş bu sözün geçtiği paragrafı tamamen okumuş mudur acabâ?

 (Yurtta barış, cihanda barış) yahut (kimsenin bir karış toprağında gözümüz yok) gibi sefilane bir siyasî umde ile bu milletin manevî enerjisini bilerek veya bilmeyerek söndürenler, zaten mahvolmuş Almanya'ya savaş açarak Türk tarihinde asla görülmemiş bir kancıklığın zilletini tarihimize sokanlar, fakat Bulgaristan ve adalardaki Türkleri topraklarıyla birlikte kurtarmak fırsatını tarih yaratmışken en denî ve cebîn bir hareketle bundan kaçanlar hiç şüphesiz Türk birliğini tamamlamak yolunda bir adım atamazlardı. Çünkü onlar bu memlekette Moskofçuluğu için için yaşatmak, Türkçülüğü açıkça yok etmek istiyen devşirmelerdi.

  Atsız, Gazi Mustafa Kemal'in komünizm karşıtı olduğunu ve Turancı olduğunu birkaç makalesinde temas etmiştir. Bu makaleyi tamamen okuyan birisi Atsız'ın, Atatürk'ün ölümünden sonra İsmet ve çevresindeki dalkavukların çizdiği Moskofçu politikasına değindiğini anlar. Atsız'ın bir başka sözüne de bakalım:

Türkiye, Atatürk’ün ölümünden beri pasif bir devlet siyaseti gütmektedir. Atatürk’ün zemin ve zaman icabı olarak, sırf o devir için söylediği “ yurtta sulh, cihanda sulh” sözlerini, edebi düsturmuş gibi benimsemiş görünerek siyasetini bu esas üzerinde yoğunlaştırmıştır.

Alıntı
Osmanlı'nın Selanik'i kaybetmesini bile şehrin kumandanının Arnavut kökenli olmasına bağlayan Atsız, Sokullu Mehmet Paşa gibi Osmanlı tarihinde yer etmiş devşirme isimler hakkında acaba ne düşünmüştür?

   Türkçü öğretmen Atsız, Sokullu'nun Turancılık yapmasına "geçici" demiştir. Tarihçi arkadaş, Türk Tarihi'nin yabancıların birkaç hizmetine karşılık binlerce ihaneti ile dolup taşan bir ibret tarihi olduğunu bilmiyorlar mıdır?

Alıntı
           Atsız‟ın 1952 yılı Mayıs ayında “Devletimizin Kuruluşu” konulu verdiği konferansta akıllara zarar bir durum daha yaşanmıştır. Atsız bu konferansta, tarih boyunca tek bir Türk devletinin kurulduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti‟nin de bu devletin devamı olduğunu iddia eder. (15) Atatürkçü çevrelerin muhalefeti nedeni ile mevcut görevlerinden alınır.(16)

Atsız'a da zamanın kemalistleri böyle saldırırdı. Anayurtta muhtelif devletler değil, birbirini sürekli takip eden Saka, Kun, Siyenpi, Apar, Gök Türk, Basmıl, Dokuz Oğuz, Uygur, Karahanlı, Karahıtay, Nayman, Çingiz, Temür, Özbek sülaleleri: Türkiye'de Selçuk, İlhanlı sülâleleri, sonra Osmanlı sülâlesi, sonra Temür sülâlesi, ve nihayet Cumhuriyet vardır. Anayurt ve Türkiye'de hüküm sürmüş sülaleri ayrı bir devlet olarak değil, sülâle olarak görüyoruz, tek bir devlet olarak görüyoruz. Cumhuriyet'i Osmanlı'dan ayrı imiş gibi göstermek isteyenlere sormak lazımdır, Cumhuriyet gökten zembille mi inmiştir? Gazi Mustafa Kemal Paşa Osmanlı'nın yetiştirdiği bir subay değil midir? Bunlar ayrı devletler değil, birbirlerini takip eden sülalelerdir. Yabancı birçok devlet de tarihlerini böyle sistemleştirir ki doğru olan budur. Biz neden ayrı devletler gösterelim ki?

Alıntı
Atsız, Necip Fazıl gibi şeriatçı değildir. Kendisini dinsiz olarak ifade eder. Ancak dinsiz olmasına rağmen, bazı düşünceleri farklı nedenlerle de olsa şeriat çizgisindedir. Atsız, kız ve erkek çocuklarının bir arada eğitim görmesine karşıdır ve erkek öğrencilere de erkek öğretmenlerin eğitim vermesi gerektiğini söyler. (18) Bu fikir, Atatürk'ün zorluklarla gerçekleştirdiği inkılaplara terstir.

Atsız'ın karma eğitim sistemine karşı olmasına "şeriatçılık" demiş. Ben buna yorum yapmayacağım.




Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.834


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #3 : 19 Ekim 2015, 17:44:01 »

Atsıza düşmanlık beslemeleri bizim eserimizdir, bununla gururlu ve Onurluyuz.
Demek oluyor ki Türkçüler doğru yolda ilerlemekteler ve bu ilerleme asla duraksamadan devam edecek, aslen beyin yerinde çürük elma taşıyan bok çuvallarının bizim aleyhimizde konuşmalarında ki sirkef kelimeler sizin şeref madalyalarınızdır Bozkurtlarım, arkasından kırk iti ürdürmeyen Bozkurt KAHROLSUN!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.834


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #4 : 19 Ekim 2015, 17:45:08 »

Ha şu da var, Atsızın böyle dile dolanmasının kahramanı da sizlersiniz.  Sırıt
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.834


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #5 : 19 Ekim 2015, 17:51:06 »

Otağ kurulalı 8. seneye girdi, ilk defa bu otağı açtığım için gerçekten gururluyum ve bu gururu bana yaşatan bu otağdan gelmiş geçmiş hala yazan bütün kandaşlarıma teşekkür ediyorum, siz var oldukça ATSIZ ATA yaşayacaktır bunu aklınızdan çıkartmayın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.834


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #6 : 19 Ekim 2015, 17:53:38 »

Kemalizme neden karşı olduğumuz da böylelikle açığa çıkmıştır!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Börü:Tegin
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.953



« Yanıtla #7 : 19 Ekim 2015, 18:58:45 »

 Şu yazıya bakın, etrafa cehalet saçıyor. Cehaletten korunma maskesi takmadan yazıyı okumayın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRK:KANI:KURUMASIN:
TURAN:TUGU:YIKILMASIN:
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 4.959


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #8 : 19 Ekim 2015, 22:53:44 »

Atsızcılık büyüdükçe, Türkçü düşmanları kuduruyor. Bugün on binler yolbaşcımız Atsız'ı takip ediyorsa, yarın yüz binler, sonra milyonlar olacak. Asıl bugünden korkmayın lan, bizim yarınlarımızdan KORKUN!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #9 : 20 Ekim 2015, 00:01:54 »

Atsızcılar tartışmayı, meclis kurmayı, düşünmeyi, sabrı, sağlam ve akıllı işler yapmayı iyi bilir. Soysuz piç, komünist artıkları sizi. Türkçülerin karşısında yenilmez iradeler yenildi, ruhlar soluklaştı, bel kırmayan er kişiler eğildi. Kim ki gelir yolumuza ve davamıza katılır, bir gün sancağımızın altında diz vurur minnetimizi ona “yağlık” ile gösterir, toyumuzu kurar ve ölüm ortağı oluruz. Kim ki bize düşmanlıkta birleşir “yasal” düzenler, onun aynı gönlünde korku salarak, ininde boğar, “leşkerini” de leş haline çevirir, bu topraklardan kalıntılarını temizleriz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.092 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.036s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.