İstanbul'u Türksüzleştirme Projesi : Yeni Boğaz
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 15 Ekim 2019, 20:54:57


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İstanbul'u Türksüzleştirme Projesi : Yeni Boğaz  (Okunma Sayısı 4181 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« : 28 Nisan 2011, 14:17:20 »

Behiç Gürcihan - Açık İstihbarat

   

"Türkiye'yi Türksüzleştirme" başlıklı raporu kaleme aldığımda sene 2004'tü.

Bu rapor ve başlığı, daha sonraları bizi çok yakından takip edip de okumuyor gibi yapan kalem erbabı tarafından kaynak gösterilmeden sıkça kullanılmaya başlandı.

Rapor; Türkiye'nin içine sokulduğu Türksüzleştirme sürecini ayrıntılandırıyor ve analiz ediyordu.

Bu rapordan bir sene sonra ise, "İkonik Terör Döneminde Uluslararası Koloni Yaratma Sanatı : King's Cross'tan Haydarpaşa'ya Şehir İçinde Şehir Devlet Projesi " başlıklı raporu yayınladık.

Küresel güçler tarafından "El-Kaide" gibi taşeron yapılar üzerinden başlatılan terör dalgasının nihai hedefinin şehir devletler projesi için ulusal yapılar ile şehirler arasındaki doku bağını zayıflatmak ve şehirleri ulusal merkezlerden uzaklaştırıp küresel güvenlik/istihbarat ağına yakınlaştırmanın ilk adımları olduğunu yazdık.

Tayyip Erdoğan o sıra canla başla Haydarpaşa Port projesi için çalışıyor; arka planda ise Selimiye Rixos projesi pişirilmeye çalışılıyordu. (Bkz: Sırada Son Sarı Öküz Var: Selimiye Kışlasından, Selimiye Rixos'a )

Tam bu dönemde, 1. Ordu'nun ilgili yetkililerine bir proje sundum. Ellerindeki arazi bu proje için biçilmiş kaftandı. 2023 Bayrak Kulesi başlıklı bu proje; boğazın girişine dikilecek bir anıt bayrak kule projesiydi.

Çevresi halka açık bir park olarak düzenlenecek bu anıt kule, aynen Eyfel kulesi gibi içinde özel katları, sergi salonları ve  bir gözlem katı bulunan ve tepesinde devasa bir Türk bayrağı bulunan çok özel bir yapı olacaktı.

Kule 2023 yılında 100. metreye ulaşacak şekilde özel bir mekanizma ile sürekli yükselecekti.

Bu projenin esas amacı ise, İstanbul'a yeltenen küresel güçlere  bu şehrin bir Türk şehri olduğu gerçeğini sembolik olarak sürekli hatırlatmaktı.

Projeye bir cevap alamadım ta ki bir gün boğazdan vapurla geçerken, proje için kullanılmasını önerdiğimiz alanda bugün her yerde gördüğünüz cinsten bir yüksek bayrak direğini ve ucunda dalgalanan bayrağı görünceye kadar. İstanbul'daki bayrak direklerinin ilki Selimiye Kışlasına dikilmişti.

Bizim 100 metrelik anıt bayrak kulesi gitmiş, yerine bir kaç metrelik bir bayrak direği gelmişti. Buna da şükrettim. Ve bugün İstanbul'un her noktasında dalgalanan bayraklarımızı görünce kendi kendime seviniyorum bu çorbada bir tuzum olduğu için.

Bu anıt bayrak kule projesi bir yerlerden duyulmuş olacak ki, bir kaç ay sonra Kadir Topbaş, İstanbul boğazının girişindeki adalardan birine, ABD'nin Özgürlük Heykeli misali, devasa bir Mevlana heykeli dikilmesi projesini basına sızdırdı.

Türk bayrağına karşı Mevlana, İstanbul'un bir "dünya kenti" olduğu mesajını vermek için kullanılacaktı. Fatih'in torunları olmakla övünenler, İstanbul'un Türk kenti olduğu yönündeki mesajlardan rahatsız olmaya başlamışlardı.

Aslına bakarsanız, küresel güçlerin İstanbul'a diktiği esas bayrak Tayyip Erdoğan'dı.

Erdoğan , küresel güçlerin şehir devletler projesine teşne olduğunun mesajını başından beri veriyordu. 2001 yılında, küresel güçlerin düşünce kuruluşu (think thank) olan CFR ile bağlantılı bir lobi şirketinden Erdoğan'a yollanan bir yazıda aynen şöyle deniliyordu :

"Ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır. Dünya, bütün hükümetlerden bunu istemektedir.
Bu memoranduma göstereceğiniz ilgiden dolayı takdirlerimizi sunarız..."

Dünya şehir devletler üzerinden yeniden kurgulanacaksa;  Napoleon'un,

"Bir dünya devleti olsaydı, bunun başkenti İstanbul olurdu"

sözleri ile andığı bir şehrin bu ağın dışında bırakılması düşünülemez. Tayyip Erdoğan'ın da kendisini iktidara taşıyan küresel güçlerin takdirinden mahrum kalmayı göze alamayacağı gözönüne alınırsa, Erdoğan iktidarının en temel amaçlarından biri her zaman İstanbul'un dönüştürülmesi oldu.

Erdoğan'ın belediye başkanlığı ve daha sonra Başbakanlığı döneminde İstanbul'un yaşadığı devasa dönüşüm bizlerin kara kaşı kara gözü için yapılmadı.

Birileri bu şehri uluslararası bir koloniye dönüştürmeye kararlı  ve bunun için şehrin altyapısının yenilenmesi, küresel sermaye için hazırlanması  gerekiyordu.

İstanbul metrosunun ana finansman kaynaklarından birinin ; küresel güçlerin ağa babası Rothschild'in Avusturya'daki bir bankasının olması bu bağlamda bir tesadüf değil.

Şehrin son yıllarda çok ciddi uluslararası organizasyonların merkezin yerleştirilmesi tesadüf değil. Meşhur NATO zirvesi sırasında dünya liderlerine Topkapı Sarayı'nda verilen konser sırasında, İngiltere Başbakanının Tayyip Erdoğan'a "ofisinizi buraya taşısanıza" "esprisi" boşuna değil.

İstanbul'daysanız çevrenize bir bakın ve İstanbul'un süslenen bir gelin gibi gün geçtikçe daha afili bir hal aldığını göreceksiniz fakat gerdeğe sizinle gireceğini düşünürseniz çok yanılırsınız.

Çünkü gelin İstanbul'u bizimle gerdeğe hazırlamıyorlar. Bu şehre bu kadar yatırım sizin için yapılmıyor  beyler, bayanlar.

Hatta;  İstanbul'u küresel güçlerin koynuna tam olarak sokmadan önce tek bir engel kaldı. O da sizsiniz.

İşte İstanbul'u Türksüzleştirme projesi bu aşamada devreye giriyor.

Bakın nasıl?

Öncelikle şehre yapılan ulaşım yatırımlarına dikkat edin:

Ulaşım altyapısı şehrin merkezinde çalışan kitleleri şehrin dış çeperlerinde inşa edilen yeni cazibe merkezlerine hızla ve rahatlıkla aktaracak şekilde yapılandırılıyor.

Keza her gün gümbür gümbür reklamı yapılan konut projeleri ile, kitlelere çok uygun şartlarda şehrin çeperlerinde konut pazarlanıyor. Tayyip Erdoğan'ın gözbebeği TOKİ bütün bu furyanın lokomotifliğini yapıyor.

Çalıştığınız ortamlarda bir anket gerçekleştirin. Özellikle orta ve düşük gelirlilerin çoğunun artık şehrin çeperlerinden merkeze gelip gittiğini göreceksiniz.

Küresel güçlerin göz koyduğu şehrin merkezinde kiraların yüksekliği, özellikle yabancı sermayenin yarattığı dalga etkisi ile zaten kitleleri daha ucuz olan çeperlere taşınmaya zorluyor. Her yerde biten gökdelenler merkezinde durdukları alanları sadece elitlerin yaşayabileceği pahalı eko-sistemlere dönüştürüyor.

"Kentsel Dönüşüm Planları" adı altında bazı bölgeler tamamı ile üzerlerindeki fakir kitlelerden arındırılmaya çalışılıyor. (Bkz: "Roman açılımı"). Belediyelere tanınan yeni yetkiler, bu çerçevede , "kentsel dönüşüm" adına mülkiyet hakkınızı sıfırlıyor.

Kısacası; bütün bu dönüşümler , küresel güçlerin göz koyduğu İstanbul'un şehir merkezinin küresel elitler ve yerli taşeronları lehine boşaltılarak, çalışan kitlelerin çeperlerde oluşturulacak yeni cazibe merkezlerine taşınmasına hizmet ediyor.

Tayyip Erdoğan'ın geçenlerde açıkladığı son projesi küresel güçlere bu yönde sunacağı en önemli hizmetlerden biri.

Karadeniz'le Marmara'yı birleştirecek boğazın faydaları , zararları, mümkün olup olmadığı meselesine girmeyeceğim. Bu ayrı bir tartışma konusu.

Bu proje ile İstanbul'un iki nehir arasına alınacağını ve bunun "görsel" olarak "iki nehir arasında vaadedilen toprak" imgesini hatırlattığı ve bunun da İsrail'in bayrağı ve "megalo-idea"sı olduğu yolundaki "komplo" teorilerine de girmeyeceğim.

Dikkatinizi bu projenin yukarıda sıraladığım noktalarla bağlantısına çekmek istiyorum.

İstanbul'a ikinci boğaz projesi, doğu veya batı yakasında öyle bir cazibe alanı yaratacaktır ki, bu şehir merkezindeki kitlelerin çepere taşınmasını hızlandıracaktır.

Tayyip Erdoğan ve şürekasının oluşacak emlak rantını nasıl değerlendireceği zaten malumunuz. Bu konudaki tecrübeleri sabit. Fakat Tayyip Erdoğan için esas rant küresel güçler nezdinde siyasi ömrünü uzatmak olacaktır.

Türkleri (ve tabiki kadim ikizi Kürtleri) şehirden uzaklaştırıp, şehir merkezi ile mülkiyet ve sosyal bağını zayıflatıp,  İstanbul'da boşaltacağı alanlara finansal, siyasi ve dini merkezlerini inşa etmesine fırsat yaratacak bir Başbakan'ı kim istemez.

Bu yönü ile Tayyip Erdoğan'ın projesi, İstanbul'a ikinci boğaz değil, İstanbul'un içine yeni bir şehir devlet kurma projesidir.

Londra'nın içinde kendine özgü idari yapısı ile City of London bulunmaktadır.

New York içinde kendi özgü idari yapısı ile Port Authority of New York vardır.

Bu iki şehirdeki ikonik terör saldırıları da, şehir içindeki bu küçük şehirciklerde meydana gelmiştir.

Küresel güçlerin Tayyip Erdoğan'dan beklediği de, İstanbul'u Türksüzleştirdikten sonra,  şehrin merkezini küresel bir koloniye dönüştürüp, bir "City of Istanbul" kurmasıdır.

Yeni boğaz bu süreci hızlandıracaktır.

En sonunda sıra idari düzenlemeye gelecektir ki, zamanında yoğun nüfus bahanesi ile "İstanbul'a pasaportla girilsin" önerisini getiren Tayyip Erdoğan'ın zamanı gelince buna da uygun bir proje kılıfı bulması zor olmayacaktır.

2000'li yılların başında Ritz Carlton'un altındaki Chocolate kafede oturmuş kahvemi içerken arkama iki Yunalı  ve tercümanı oturdu.

Yunanlının şu cümlesi o günden bu güne hafızama kazılı:

"Bu şehir çok güzel ama bize de yer açmanız lazım. Bu şehrin güzelliği üzerindeki yığıntı kitlelerle zarar görüyor"

....

Sokağa çıktığınızda İstanbul'a bir de bu gözle bakın.

Her gün İstanbul'un merkezinden uzaklara taşınan kitleleri izleyin.

Şehirden çok nazikçe uzaklaştırılmaya başlandığınızı göreceksiniz.

İstanbul bir gelin gibi hazırlanıyor.

Fakat sizin için değil!


B. G.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Hun_Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 952


TANRI DAĞLARI TIEN SAN


« Yanıtla #1 : 28 Nisan 2011, 14:28:40 »

İlk vurgun yabancılardan!

Rant kapısı 3 milyar dolarla açıldı...
28.04.2011 08:57:39

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı ‘çılgın proje’ müthiş bir ranta kapı açtı. İstanbul’u bölecek kanalın güzergahını tam isabetle bilen ecnebi yatırımcılar, binlerce dönüm araziyi şimdiden kapattı!...

“Güvendiğim bir kaynak”

Bu iddia, ünlü mimar Ahmet Vefik Alp’ten geldi. Proje için çekinceleri olduğunu belirten Alp, “Güvendiğim bir kaynaktan duydum. Bölgede 3 milyar dolarlık toprak el değiştirmiş ve yabancılara geçmiş” dedi.

Proje ‘ikinci baskı’ çıktı

İstanbul’u içinden 2 deniz geçen bir kente dönüştürecek olan proje, Karadeniz’den Marmara’ya açılacak bir kanal... Konu, Ekim 2010’da basına yansımış; proje için Ruslar ve İtalyanlarla görüşüldüğü ortaya çıkmıştı.

Erdoğan ‘gizli’ diyor ama...

Proje için “Her türlü olumsuzluğu, haksızlığı, adaletsizliği önlemek adına yer ve maliyeti gizli tutacağız” diyen Erdoğan’a karşılık, bölgenin coğrafi yapısı ve yabancıların toprak alımları Silivri-Çatalca hattını gösteriyor.

Milyarlarca dolar dönecek

Kanal projesinde kongre, festival, fuar merkezleri, oteller, spor tesisleri ve İstanbul’un en büyük havaalanı olacak. İstanbul Boğazı su sporları ve şehir içi ulaşıma ayrılacak, tankerler ise yeni kanalı kullanacak.

İstanbul’u bitirecek proje

Başbakan Erdoğan, ’Çılgın Proje’nin İstanbul’a ikinci boğazın açılması olduğunu söyledi. Ünlü şehir bilimci Ahmet Vefik Alp, “Bölgede son zamanlarda 3 milyar dolarlık arazinin el değiştirdiğini duydum” dedi
Başbakan Tayyip Erdoğan, merakla beklenen ’çılgın projesi’ni dün nihayet açıkladı. Erdoğan, projesinin Karadeniz’e açılan bir kanal yapımı olduğunu söyledi. Projesini “2 yarımada bir ada” diye açıklayan Erdoğan’a çevrecilerden ve muhalefetten tepki yağdı. Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’ndeki tanıtım toplantısında yaptığı konuşmasına, bir İstanbul aşığı olan, İstanbul’u “hayal şehir” olarak tanımlayan Yahya Kemal’in İstanbul üzerine yazdığı “Deniz” adlı şiiriyle başladı.


                      Bizim avanaklar sadaka kömür almaya devam etsinler. Is bilenin kilic kusananin. Gürcü 3 milyarlik topragi yabancilara satmis,olmusda bitmis MAASallah
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

DAĞLICA KURDU
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 502



« Yanıtla #2 : 28 Nisan 2011, 18:23:04 »

Yılmaz Özdil: Gemicik oluyorsa boğazcık niye olmasın şekerim?



Yunanistan’da Korint Kanalı var.

Haybeden 400 kilometre yol yapıp Mora Yarımadası’nın etrafından dolaşacağına, zırt diye, Ege Denizi’nden Adriyatik’e geçivermeni sağlar.

Rusya’da Volga-Don Kanalı var. Volga ile Don nehirlerini öpüştürür, böylece, arasında denizyolu irtibatı olmayan Hazar Denizi’yle Karadeniz’i birbirine bağlar.

Almanya’da Kiel Kanalı var. Git babam git, taaa Danimarka’nın etrafını dolaşacağına, kestirmeden, Kuzey Denizi’nden Baltık Denizi’ne geçersin.

Finlandiya’da Saimaa Kanalı var.
Deniz gibi kullanılan ama, eskiden denizle irtibatı olmadığı için oturma odasındaki küvet gibi duran Saimaa Gölü’nü Finlandiya Körfezi’ne bağlar.

Kanada’da Welland Kanalı var.
Bizim oturma odasındaki leğen gibi duran Van Gölü’nün benzeri Ontario Gölü’nü, Erie Gölü’ne bağlar, oradan Atlas Okyanusu’na yol açar... Böylece, deniz ebatındaki göllerinde anca sandalla kefal tutacağına, vızır vızır tanker dolaştırırlar.

Panama Kanalı malum...
Zart diye Atlas Okyanusu’ndasın, zort diye Pasifik Okyanusu’nda.

Süveyş Kanalı desen...
Antalya’dan demir alıp, boydan boya Akdeniz’i geçip, Atlas Okyanusu’nun dibine kadar inip, Afrika kıtasının altından kıvrıla kıvrıla dolanacağına, tereyağından kıl çeker gibi Kızıldeniz’e süzülürsün. İster Aden’e git, ister Basra’ya.

Ya bizimki?

Karadeniz’i Marmara Denizi’ne bağlayacakmış iyi mi...
Arada irtibat yoktu çünkü.

Arazileri çılgın’casına kapatan ileri görüşlü (!) arkadaşlarla, memlekete boru döşeme uzmanı olan müteahhitlerin cebi arasında güzel bi kanal olacak sanırım...

Yırtarım semtleri
cüzdanlara sığmam, taşarım
kükremiş sel gibiyim
İstanbul’u çiğner, aşarım
hangi çılgın bana zincir vuracakmış?
Şaşarım.

E adını koyalım.
Arap’ınki Süveyş...
Bizimki olsa olsa, söğüş kanalı.

Yılmaz Özdil/Hürriyet
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

KURT   OTAĞI  ÇAKAL   GİREMEZ
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.263


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #3 : 28 Nisan 2011, 22:36:48 »



             Bu adama deli oluyorum yahu !.. Gülümseme Tüm düşüncelerimiz onda yazıya dönüyor hemde en edebi biçimiyle ! Helal olsun yani...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
Erlik Adana
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 29 Nisan 2011, 14:21:27 »



Zihni sinirler, mübarek.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #5 : 02 Mayıs 2011, 11:43:07 »

Tayyip Erdoğan ; bu gece (01 Mayıs 2011) Show TV'de canlı yayınlanan Siyaset Meydanı programında Kanal İstanbul projesi ile ilgili yaptığı açıklamalarla, bu projenin esas amacının bir nüfus hareketi olduğunu teyit etti.

Açık İstihbarat olarak bu projenin esas amacının İstanbul'u Türksüzleştirmek olduğuna ve bu proje ile kitlelerin şehrin çeperlerine kaydırılıp, merkezin Tayyip Erdoğan'ı çok seven küresel sermayenin planları için boşaltılacağını vurgulamıştık.(Bkz: İstanbul'u Türksüzleştirme Projesi : Yeni Boğaz) . Tayyip Erdoğan canlı yayında bunun nasıl yapılacağını şu sözlerle itiraf etti:
"Amacımız bir nüfus hareketi gerçekleştirmek. Vatandaş MECBUR gidecek. Deprem riski var, kaçak yapılaşma var."

"İleri Demokrasi"nin henüz yeteri kadar deşifre edilmemiş bir yüzü, belediyelere verilen yeni yasal yetkilerle vatandaşın mülkiyet hakkına "kentsel dönüşüm" bahanesi altında istediği gibi müdahale edebilme yetkisi.

Tayyip Erdoğan'ın vatandaşın Kanal İstanbul ve bağlantılı iki şehir projesi ile oluşacak yeni cazibe merkezlerine MECBUR gideceğine duyduğu güvenin temelinde yine kendi eseri olan "İleri Demokrasi" mevcut.

Tayyip Erdoğan, Kanal İstanbul'un boğazlar ve Karadeniz/Marmara'nın ekolojik dengelerini bozacağı yönündeki eleştirilere ise şu cümle ile yanıt verdi:

"Merak etmeyin, balık göçlerini kolaylaştıracaktır."

Atatürk'ün yanına kendi portresini koyarak çıktığı programda Tayyip Erdoğan, Kanal İstanbul ile küresellerin İstanbul planına bir kez daha yeşil ışık yaktı.

Kanal İstanbul, balıkların ve Türklerin şehir dışına göçünü kolaylaştıracakmış. Akıllarının ermediği herşeyi "komplo teorisi" olarak damgalayan alıklara duyurulur.

Açık İstihbarat
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.091 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.