İsmet İnönü'nün Milli Mücadeleye Katılması
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 12:18:35


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İsmet İnönü'nün Milli Mücadeleye Katılması  (Okunma Sayısı 10473 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Gök Alp
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 121


« : 11 Ocak 2010, 00:02:43 »

İsmet İnönü, Cumhuriyet tarihinin Atatürk'ten sonra en etkili kişisi ve "İkinci Adam"ı olarak anılır. Fakat milli mücadeleye nasıl ve ne şartlarda katıldığı pek bilinmez. Nasılmış, bir görelim:

28 Kasım 1918 günü İstanbul'da İsmet Bey, Kazım Karabekir'e "Gördün mü Kazım, herşey mahvoldu, vaktiyle gördüğün gibi sürüklediler ve bitirdiler. Derdin ki; batıracaklar ve hayatımızla bir didişeceğiz. Fakat benim hiç ümidim kalmadı, ben kararımı sana söyleyeyim mi Kazım? Köylü olalım, askerlikten istifa edelim.. Senin kaç liran var? Birleşelim, Kazım Ağa, İsmet Ağa olalım, hayatımızı çiftçilikle sürükleyelim..." demişti.

Mustafa Kemal'in İstanbul'da arkadaşlarıyla görüşüp kurtuluş çarelerini görüşürken bu kişilerin arasında İsmet İnönü yoktur. Hatta M.Kemal bunu Rauf Orbay'a şu şekilde açıklamaktadır "Nafile.. Bir türlü kurtuluş yolu olduğunu anlayamıyorlar. Bilmem basiretleri mi bağlanmış, yoksa cesaretleri mi, ümitleri mi yok, hepsi meskenet içinde." Mustafa Kemal Samsun'a giderken İsmet Beyin bu durumdan haberi yok, M.Kemal'in vedası sırasında "Ne haber, ne haber, bu ne baskın?" diyerek onu karşılıyor. Mustafa Kemal, davet ettiği Şişli'deki evinde İsmet Beyle görüşüp, onun Anadolu'da bir milli mücadeleye katiyen taraftar olmadığını anladıktan sonra, İstanbul'da kaldığı (19 Ocak - 16 Mayıs 1919) beş ay içinde hiç temas etmemiştir.

İsmet İnönü, 1 Haziran 1919 Kazım Karabekir'e yazdığı mektubunda kimseyle temasının olmadığını yazmakta, Anadolu'da memleketi kurtarmak için çalışan arkadaşlarının ne yaptığı ile ilgisiz, olayların yabancısıdır. Sadece Anadolu'da ekinin iyi oluşundan dolayı halkın kıtlık çekmeyeceğine sevinmiştir. Bu esnada, Anadolu'daki arkadaşları Erzurum'da toplanıyor, bu toplantılardan kuşkulanan İstanbul hükümeti, Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Beyi yakalatmak için Kürt ve Arnavut zabitlerini takibe gönderiyor, M.Kemal'in hiçbir telgrafının çekilmemesi için emirler veriyor.

4 Eylül 1919 günü Mustafa Kemal Paşa ile Rauf Beyin Erzurum'da bulunacakları düşüncesiyle buraya gelen Saffet Arıkan, Ahmet İzzet Paşa'nın Amerika mandası hakkında bir tasarısını ve İsmet Beyin de bu tasarıyı kabul için yazmış olduğu bir mektubu getirdi. Mektupta devletin durumu anlatıldıktan sonra "...(Mandanın) Avrupa büyük devletlerinden birine verilmesi halinde, birçok kıskançlıkları doğuracağı gibi, geleceğimiz içinde hayırlı olmaz. Bu sebeple bu umumi mandanın Amerikan hükümetine verilmesi en münasiptir. Bugünkü siyasi vaziyete göre Sivas kongresinin, dört devlet temsilcisinden Amerikan mandasını istemesinin pek mühim bir fayda sağlayacağı ve malum rekabet kefesini lehimize mühim surette ağır bastıracağı teklif ve beyan olunur."

İsmet Beyin, Kazım Karabekir'e göndermiş olduğu 27 Ağustos 1919 tarihli mektupta duymuş olduğu Anadolu'daki ve İstanbul'daki bazı olayları yazdıktan sonra konuyu İngiliz ve Amerikan taraftarlığına getiriyor. İngiliz mandasını isteyenlerden bahsettikten sonra "Eğer Anadolu'da halkca, Amerikalıları herkese tercih ettikleri dolayısıyla gizlice Amerika milletine müracaat edilse, pek ziyade faydası olacaktır, deniliyor ki, ben de tamamiyle bu kanaatteyim. Bütün memleketi parçalamadan bir Amerikan kontrolüne emanet vermek, yaşayabilmek için yegane çare gibidir." diyor ve hiçbir faaliyette bulunmayıp sekiz ay evinde oturmasından, hatta kendisini Anadolu'daki harekete yardım edip silah ve cephane gönderdiğini söyleyen Adil Beye sinirlenip böyle bir şey yapmadığından bahsediyor.



İsmet Beyin Ankara'ya gelişi ve milli mücadeleye katılışı ise ilginçtir. C.H.P.'nin ilk İstanbul müfettişlerinden Refik İsmail Bey:

İsmet Beye "Mustafa Kemal Paşa'nın kendisi gibi arkadaşlara ihtiyacı olduğunu ve behemehal Ankara'ya gitmesi gerektiğini" söyledik. Hemen "Gidip ne yapacağım?" diye reddetti. Ne kadar diller dökerek ısrar ettikse İsmet Bey "Benim burada, bu komisyonda devletlerle gördüğün iş daha mühimdir. Aynı gayeye hizmet ediyoruz. Esasen Ankara'yı biliyorum. Şimdi orada yapılacak bir iş yok ki; ne diye gideyim." demeye devam etti.

İsmet Beyin cevabını Ankara'ya bildirdik. Bunun üzerine davet şekli değişti: Yazışma ile vakit geçirilmeden temin etmemiz isteniyordu. İstek açıktı. Kara Vasıf Bey giderek derhal Ankara'ya gelmesi istendiğini söyleyince İsmet Bey adeta sinirlendi: "Allah, Allah, nedir bu adamın inadı böyle? Orada yapılacak bir şey yok... Asker yok, silah yok, para yok... Karşıda dünyanın bütün orduları var. Ne ile, ne yapacak bunlara? Şaka mı bu?.." diyordu.

İsmet Bey gelmek istemiyordu. Düşündük, bu ancak İsmet Beyi ürkütmekle mümkün olabilecekti. Arkadaşlardan Ali Rıza Bey İsmet Beye "İngilizler tarafından takip edildiğini" söyledi. İki-üç gün sonra İsmet Bey ne yapılacağını sorunca Ali Rıza Bey Üsküdar'daki Özbekler Tekkesi'nde saklanabileceğini söyledi. Talimgah kumandanı Yenibahçeli Şükrü Beyin Ankara'ya gitmesinin emredildiğini söylemesi üzerine İsmet Bey "Ankara'ya gitmekte hiçbir mana olmadığını, bütün galip devletlerin muazzam ordularına karşı topsuz, tüfeksiz, parasız, pulsuz hiçbir şey yapılamayacağını hala anlayamadıklarını..." tarzındaki itirazlarıyla anlatsa da Şükrü Bey duymazdan gelip İsmet Beyin önüne koyduğu nefer elbisesini gösterip "Lütfen bunları giyiniz, beyefendi!.. Hava kararıyor. Kaybedecek vaktimiz yoktur. Aldığım emir kat'idir." dedi ve işi oldu bittiye getirdi. Şükrü Beyin aldığı tertibatla hazırlattığı, çuvallarla yüklü bir öküz arabasının üstünde, Saffet (Arıkan) Beyle yola çıktılar ve Ankara'ya geldiler (Nisan 1920).

Bu olayla ilgili Feridun Kandemir'in anlattığına göre Çankaya'daki bir davet sırasında Atatürk, Refik Beye bu olayı anlattırmıştı. Yine Tokat'ta bulunduğu sırada, yanındakilerle sohbet ederken Sedat Paşa ile Ali Fuat Erdem'in milli mücadeleye katılmamasından bahsedip "Söz aramızda bizim İsmet de öyle olmadı di mi?" diyerek bunu belirtmişti.


Daha sonraları Cumhuriyetin "İkinci Adam"ı olacak olan İsmet İnönü; İstanbul'un işgaline(Mart 1920) kadar hem kişisel mektuplarında hem de resmi yazışmalarda belirtecek kadar milli mücadele karşıtı ve Amerikan mandacısı biridir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Boran
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 11 Ocak 2010, 00:11:05 »

Türkçülüğün önünü tıkayan biridir de İsmet İnönü. Atsız'ın bir kitabında  şehitlerin onu yanına kabul etmediklerinden bahseder alaylı bir şekilde. Z vitamini adlı kitap.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
tamantarkan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 120



« Yanıtla #2 : 11 Ocak 2010, 00:20:36 »

Amerikan mandacısı olduğu kadar da Rus hayranı bir şerefsizdi. Atatürk ve silah arkadaşlarının kazandığı zaferlere beleşten ortak oldu.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KOLOKAAN
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 11 Ocak 2010, 00:39:30 »

  Bugün devletimizin sürekli vatandaşına güvenmeyen, vatandaşı potansiyel tehdit olarak gören zihniyeti inönü zihniyetidir.Bu kendine güvensizlikten dolayıdır ki, Atamızla ilgili herşeyi silmeye kalkmış, paradan pullardan Atamızın resmini kaldırıp kendi resmini koymuş, atamızın türkçülük ile ilgili açtığı enstitüleri, yaptırdığı araştırmaları yoketmiş, sonrada kendi kafasındakileri Atatürkçülük diye insanlara yutturmuştur. İşbilen herkes yerinden yurdundan olmuş, yerlerine milli şef'e yalakalık yapanlar gelmiştir.
Bundan dolayıda Türkiye Atatürk zamanındaki atılımları devam ettiremeyen, kendi politikası olmayan, sığınacak kucak arayan bir ülke haline gelmiştir. Eh güçlü sovyetler karşısında bu durumdaki bir Türkiye yede sığınacak kucağı amerika vermiştir ama tabi babasının hayrına vermemiştir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bağatur-Şad
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 316


Elbet bir gün kutlu Türklük töresini bulacaktır...


« Yanıtla #4 : 25 Ocak 2010, 03:33:34 »

Kandaşım İsmet inönü İnönü savaşların da ki hakkını teslim ederek....O gerçekten mandacı ve Rus sempatizanıdır.Atatürk'ün Turan ülküsü için kurdurduğu Türkiyat enstitülerini kapattırmıştır...Atatürk'ün akıllıca planladığı sadabad Paktı (Balkan Paktlarını) ve Afganistan ve Pakistanla yapılan Antlaşmaları sırf Ruslar istiyor diye yırtıp atmıştır ve Türkiye Batıda almanyaya karşı doğuda da Rusyaya karşı savunmasız duruma düşmüştür.Ama sonra ne olmuş Rusya bizden Batum-Ardahan'ı ve boğazları istemiştir.Atatürk öldükten hemen sonra Rusyaya ziyarete gitmiştir.Atatürk'e ihanetlerinin derecesi sayılamaz...Yazdıkça hiddetleniyorum...hayvan teslimiyetçinin biri işte.....
bu konu hakkında kaynak:İsmet Bozdağ-Atatürk'ün Avrasya Devleti
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SANA DAR GELMEYECEK MAKBERİ KİMLER KAZSIN
GÖMELİM GEL SENİ TARİHE DESEM SIĞMAZSIN
Oğuz Şad
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 25 Ocak 2010, 13:37:47 »

1. Dünya savaşı özellikle Çanakkale savaşında yetişmiş birçok insanımızın hayatını kaybetmesi yüzünden geriye kalan devlet adamlarının hemen hemen büyük çoğunluğunun ya saltanat yanlısı ya da ittihatçı olması; İsmet İnönü'nün Atatürk tarafından tercih edilmesinin tek nedeni olmuştur.

Kurtuluş savaşı mücadelesi boyunca Padişah'ın İngilizlerle işbirliği yaparak bir çok yerde Kurtuluş savaşı mücaelesini engellemeye çalışması ve Enver Paşa'nın Anadolu'ya gelerek İttihatçılar vasıtası ile Kurtuluş Savaşı önderliğini alması ihtimali Atatürk'ü saltanatçı olmayan ve İttihatçılar ile bağı bulunmayan silik, görev adamı arayışına itmiş bu minvaldede eldeki en iyi seçeneklerden olan İnönü'yü tercih etmesi sebebini doğurmuştur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bağatur-Şad
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 316


Elbet bir gün kutlu Türklük töresini bulacaktır...


« Yanıtla #6 : 26 Ocak 2010, 23:51:07 »

İsmet İnönü,Atatürk Hatay alınacak dediğinde hiç sıcak yaklaşmamıştı.Yeni bir savaş çıkacak diye Atatürkü durdurmak için tartışmaya girmişti o şerefsiz.İşte Ruslara,batılılara iyi görünmekle olmaz.Israrlı bir biçimde toprak istersen kazanırsın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SANA DAR GELMEYECEK MAKBERİ KİMLER KAZSIN
GÖMELİM GEL SENİ TARİHE DESEM SIĞMAZSIN
Kızılbaş iti
SOYSUZ BİR PİÇ OLDUĞUNDAN ATILDI
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 18



« Yanıtla #7 : 28 Ağustos 2019, 13:39:44 »

İsmet İnönü Atatürk'ün en yakın arkadaşı ve ömrü cephelerde geçmiş mükemmel bir komutandır. İsmet İnönü'ye laf atmak kimsenin haddine değildir. Türk düşmanlarını bozguna uğratmak için kulakları sağır olmuştur. Türk devriminin öncülerindendir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Genç Atsızcı
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 28 Ağustos 2019, 13:43:03 »

İsmet İnönü Atatürk'ün en yakın arkadaşı ve ömrü cephelerde geçmiş mükemmel bir komutandır. İsmet İnönü'ye laf atmak kimsenin haddine değildir. Türk düşmanlarını bozguna uğratmak için kulakları sağır olmuştur. Türk devriminin öncülerindendir.

İnönü Türkçüleri tabutluklara kapatıp Türkçülere türlü türlü işkenceler yaptıran adamdır. Atsız Ata'yı ve dava arkadaşlarını tabutluklara mahkum etmiş, okumak gibi birçok önemli şeyden onları mahrum etmiştir. Zayıf tarih bilgin ile burada insanlara ahkam kesme.

İlgili bir konu:
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Genç Atsızcı
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 28 Ağustos 2019, 13:55:37 »

İsmet İnönü Atatürk'ün en yakın arkadaşı ve ömrü cephelerde geçmiş mükemmel bir komutandır. İsmet İnönü'ye laf atmak kimsenin haddine değildir. Türk düşmanlarını bozguna uğratmak için kulakları sağır olmuştur. Türk devriminin öncülerindendir.

Cahil herif iyice sinirlerimi bozdun. Atsız İnönü hakkında neler yazmış hiç mi okumadın da burada bomboş konuşuyorsun ulan? Z vitamini isimli Atsız'ın bir öyküsü var bu konuda hiç mi araştırmadın okumadın?

Al bari şu makaleleri oku Atsız'ın bizzat yazdığı. Düpedüz bilgisiz bir insansın.

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.061 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.015s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.