ESKİŞEHİR EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ HANEFİ AVCI'DAN CEMAATİ SARSACAK KİTAP.
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 13 Aralık 2019, 17:20:12


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: ESKİŞEHİR EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ HANEFİ AVCI'DAN CEMAATİ SARSACAK KİTAP.  (Okunma Sayısı 6851 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BOZKURT KEMAL
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 300


Yaşadıkça Türkçüyüz Hedef Turan.....


« : 20 Ağustos 2010, 19:02:17 »

Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın yeni çıkan kitabı "Haliç’te yaşayan Simonlar; Dün Devlet Bugün Cemaat", çok tartışılacak. Şimdi Hanefi Avcı, birebir tanıklığıyla milat sayılacak açıklamalarda bulundu. İşte o kitaptan çarpıcı bölümler…

“Susurluk olaylarında devletin içindeki çeteleri korkusuzca açıklayan, görev yaptığı her yerde yolsuzlukla mücadelede isim yapan Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, 14 yıl sonra yeniden konuşuyor.

Avcı, “Haliç’te yaşayan Simonlar; Dün Devlet Bugün Cemaat” adlı kitabında, Ergenekon ve Balyoz davalarını, polis teşkilatının içindeki Gülen cemaatinin nasıl örgütlendiğini, CHP eski lideri Deniz Baykal’ın istifasına yol açan kasedi, generalleri istifaya zorlayan telefon konuşması kayıtlarını ve Türkiye’yi derinden sarsan daha pek çok olayı sorguluyor.

‘GÖRDÜĞÜM manzara korkunç; kadrolu devlet adamları devleti yönetmiyor, Emniyet Genel Müdürü, hatta İçişleri Bakanı haklı olduğunu bildiği bir kişiyi, doğruluğundan emin olduğu bir olayı ya da davayı savunamıyor, güvendiği ve inandığı adamları tuzağa düşürülüyor, haysiyetleri ile oynanıyor ama onlar bu kişilere sahip çıkamıyor. O zaman bu teşkilatı kim yönetiyor? Bu kamu gücünü kimler gasp etmiş kullanıyor, gücün sahibi olması gerekenler ellerindeki gücün gaspına neden ses çıkarmıyor, güçlerini geri almak için çabalamıyorlar?’

Bu dehşet tablosunu tasvir eden kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim, Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı. Tanınmışlığını, yıllar önce Susurluk olaylarında korkmadan Emniyet, MİT ve Jandarma içindeki çeteleri açıklamasına, çalıştığı her yerde mafya, yolsuzluklara karşı yaptığı operasyonlara, telefon dinlemesi deyince akla gelen ilk isim olmasına borçlu. Avcı, 14 yıl sonra yine konuşuyor. Bu kez “Haliç’te yaşayan Simonlar: Dün Devlet Bugün Cemaat” adlı kitabıyla. “Dinleniyoruz, hepimizi dinliyorlar” korkusunu hiçbir zaman ciddiye almadığını ama kendisinin de kanunsuz şekilde dinlendiğini keşfettiğinde şok geçirdiğini, binlerce insanın aynı şekilde dinlendiğini, hâkimlere, savcılara bu kayıtlarla şantaj yapıldığını, anlatıyor.

Sadece bunları değil, Danıştay saldırısından Ergenekon’a, Balyoz operasyonlarına, Nuh Mete Yüksel’in, Deniz Baykal’ın seks kasetlerine, generalleri istifaya zorlayan telefon konuşması kayıtlarına, savcı ve hâkimlere şantaj yapan, emniyet içinde yuvalanmış “garip polisler”e, devletin tüm kurumlarını adım adım ele geçiren Gülen cemaatinin nasıl örgütlenip çalıştığını örneklerle şöyle gösteriyor:

DANIŞTAY SALDIRISI

Ergenekon davasında ortaya konan iki konu çok kesin ve net olarak yanlış ve mantıksızdır: PKK, Dev-Sol, Hizbullah gibi örgütleri Ergenekon’un yönettiği iddiası yanlıştır. Böyle bir şeyin gerçek olamayacağını aklı ve mantığı olan herkese ben iki kere iki dört eder kesinliğinde ispatlayabilirim. Danıştay 2. Dairesi’ne yapılan saldırı, Hrant Dink’in öldürülmesi, Malatya’daki Zirve Yayınevi katliamı gibi olayların görünen bugünkü faillerinden başka Ergenekon veya benzeri gruplar tarafından yapılmış olacağına mevcut deliller ve olayların oluş biçimine bakarak kimse beni ve makul birini ikna edemez. Bu iddialar zorlamadır.

ERGENEKON DAVASI

Ergenekon örgütünün varlığı konusunda yazılı belge, doküman, örgütsel faaliyet sayılabilecek bazı ilişkiler varsa da eylemleri konusunda hiçbir ciddi emare yoktur. Geçmişte Türkiye’de meydana gelen pek çok olayın (Malatya’daki Zirve Yayınevi Katliamı, Rahip Santoro Cinayeti) Ergenekon örgütü tarafından gerçekleştirildiği iddia edilerek epey bir süredir uydurma tanık vs. aranmaya başlandığı net olarak görülüyor. Amacın olayları aydınlatmak değil, Ergenekon’la irtibatlandırmak olduğu açıkça ortadadır.

GARİP POLİSLER

Polis teşkilatı eskiden birbirini korur, kollar, birbiri aleyhine şahitlik yapmazdı. Her olayda delil ararız ama polisin karıştığı bir olayda daha ciddi, daha inandırıcı deliller bulmadan o polisi şüpheli yapmayız. Bu, zorlu görevlerde beraber çalışmanın verdiği dayanışma ve yakınlaşma duygularıdır. Oysa şimdi işler değişti. Bir grup polis kritik noktaları ele geçirmiş, diğerlerine suç isnadını da aşan resmen iftira atmaktan geri durmuyor. İşlenmiş bir suçu aydınlatmak gibi bir amaçları yok, tahkikat sırasında dinleme ve izleme yaparken temiz ve dürüst olduklarını bildikleri, birlikte çalıştıkları kişilere iftira ediyorlar.
Şunu artık bilmeliyiz ki karşımızda arkadaşlarımız, meslektaşlarımız yok, bir ideolojiye, bir gruba bağlanmış, o grubun disiplinine tâbi olmuş örgüt mensupları var. Artık bunu kabullenmeliyiz.

İLLEGAL İLİŞKİ

Olay bir örgütün, cemaatin devlet içerisindeki elemanları vasıtasıyla yürüttüğü örgütsel bir faaliyettir, karşımızdaki kişiler polis, hâkim ve savcı değil, örgütün / cemaatin elemanlarıdır. Devletin hukukunu değil, cemaatin talimatlarını yerine getirmektedirler. İstanbul, Ankara, Erzurum ve İzmir’deki bazı özel yetkili savcılar ile bu iller dışındaki bazı polis birimleri arasında illegal bir ilişkinin varlığı açıkça gözükmektedir. Özel yetkili savcılar tarafından bu iller dışında gözaltına alınan ya da aranan kişiler hakkında karar çıkarmadan önce kimlik, iş ve ev adresleri gibi bilgilere ihtiyaç vardır. Normalde bu bilgiler o illerin savcıları veya çok uygun olmasa da Emniyet Müdürlükleri üzerinden resmi yazışma yoluyla temin edilmesi gerekirken, bugüne kadar hiçbir yazışma yapılmamıştır. O halde bu bilgiler nasıl temin edilmiştir?

İHBAR EDİYORUM

Kozmik odalarda birkaç gün süren aramalar yapıldı. Burada hangi şüphe ve delil vardı, hangi iddialar üzerine buralar arandı? Şimdi ben açıkça adres veriyorum, hukuksuz dinleme ve izlemeler var, bunları dilekçemde belirttim. İstihbarat Dairesi’nde cemaatin özel cihazları, elde ettikleri her türlü kanunsuz dinleme materyalleri mevcuttur, buralar neden aranmaz? Kozmik odanın aranmasında kimliği belli olmayan bir ihbarcı vardı, burada da ben açıkça ihbar ediyorum. Bulunacak yerleri de söylüyorum. İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi neden denetlenemez? İstihbarat Daire Başkanlığı’nda arama yapılsa, demirbaşa kayıtlı olmayan cemaatin kendine ait özel dinleme ve izleme aletleri bulunacağından hiç tereddüdüm yoktur.

NE YAPILMALI KILAVUZU

Özel yetkili mahkemelerin tüm hâkim ve savcıları emsali hâkim ve savcılarla değiştirilmelidir, bu sağlanmadan cemaate muhalif olan hiç kimsenin özgürlüğü ve hayatı güvencede olamaz.

CEMAATLER

Adalet Bakanlığı’nda cemaat taraftarı olduğu herkesçe bilinen Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı ve başta il savcılarını ve diğer savcı ve hâkimleri hiçbir hukuki şüpheye dayanmadan dinlettiren cemaat yanlısı müfettişler bu görevlerden uzaklaştırılmalıdır.

DİNLEMELER

Tüm özel yetkili mahkeme hâkimlerinin verdiği önleme (istihbari) dinleme kararları, bu konudaki TİB kayıtları ve İstihbarat merkezlerinde (polis-jandarma ve MİT) yasal olarak bu konuda tutmak zorunda oldukları tutanaklar birbirini teyit edecek şekilde kontrole tâbi tutulduktan sonra haksız ve şantaj amaçlı dinlemelerin tespit edilmesi gerekir.

YA BAŞBAKANKEN KASETLE ŞANTAJ YAPILSAYDI

BAYKAL’ın gizli kamerayla çekilen görüntülerini içeren kaset olayını kim yaptı, niçin yaptı? Baykal bu ülkede muhtemel başbakan adaylarından biriydi, ülkenin ikinci büyük partisinin genel başkanı olarak konjonktürün değişimine göre her zaman başbakan olması ihtimal dahilindeydi. Bu video görüntüleri daha önce çekilmiş. Baykal başbakan olsaydı ve ülke için kritik bir karar arifesinde birileri çıkıp elimizde bu görüntüler var, eğer şöyle davranmazsanız bunları kamuoyuyla paylaşacağız deseydi acaba durum ne olurdu? Acaba kaç bakan, kaç genel müdür, kaç komutan veya onların eşleri ve çocukları hakkında da bu veya benzeri görüntüler mevcuttur? Bu olayın ilk benzeri Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel’e yönelik hazırlanmıştı, bugün bu olayı cemaatin yaptığından en ufak şüphem yok.

BU KİTABI NEDEN YAZDIM

Aslında herkes biliyor ama kimse dillendirmiyor. Son zamanlarda gündemi meşgul eden tüm iddiaları yayan cemaattir, onlardan bilgi alan da, onlar adına konuşan da cemaatin adamlarıdır. Tarafsız basın mensubu, devletin polisi, savcısı numarasını artık kimse yutmasın, bu işler Emniyet ya da hukuk adına yapılmıyor, cemaatin planı ve programı doğrultusunda cemaatin talimatı ile gerçekleştiriliyor.

BU GİDİŞLE HERKES SİLAHA SARILACAK

TÜRKİYE’de adalet çürüyor, gerçi zaten çürümüştü ama bu defa yok ediliyor. Böyle giderse iş adaletten çıkacak ve insanlar silaha sarılacak. İnsanların hayatları, şerefleri ile bu kadar oynanırsa, onlara en yakışıksız isnatlarda bulunulursa, hayatta onurlarından başka kaybedecekleri olmayanlar, kendilerine atılan lekeyi temizlemek için her şeyi yaparlar. Bu duruma çok uzak değiliz artık.”



Bu kitaptan dolayı jet hızıyla bir dava açıldı, gelişmeleri izleyip göreceğiz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
 
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
hun_turk58
or-ok-on
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 419


Rehber KAN, hedef TURAN


« Yanıtla #1 : 20 Ağustos 2010, 19:15:11 »

Bu kitap pek çok aldatmayı ortaya çıkarıyor. Ama bu kitap yayımlanır yayımlanmaz İç İşleri Bakanı Beşir Atalay, konuyla ilgili soruşturma başlatmış. Beşir, korkudan yusuf yusuf olmuş anlaşılan. alt nabzı 3,5 atıyor. En sivri ucu sana dokunacak Beşiro.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

--"Biz dogrudan dogruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanagı Türk toplulugudur. Bu toplulugun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluluga dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur." Atatürk
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 20 Ağustos 2010, 21:07:04 »

8_yıldır, tüm bu yaşananların cemaat,_ABD ve AKP üçgeninde planlandığını herkes biliyor._Bu yüzden ilimiz Emniyet müdürünün yazdıkları şok bir olay değil. Sadece görevdeyken ve cemaatin kıskacındaki bir kurumda üst düzey kalabilmiş bir bürokratın korkusuzca bunları açıklaması,_bu kurumda hala ülkesini seven ,cemaate bulaşmamış kişilerin olduğunu bize gösteriyor._Emniyet müdürümüzü kutluyorum._Ama ne yazıkki İçişleri Bakanlığı, Hanefi AVCI'nın işaret ettiği yerleri incelemeye alacağına,_müdürümüzü incelemeye almıştır._Bundada şaşılacak bir şey yok aslında._Hepsi aynı cemaate göbekten bağlı çünki;_Umarım Hanefi Avcı'da ergenekoncular listesine katılmaz...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BozkurtKursad
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 94



« Yanıtla #3 : 20 Ağustos 2010, 23:21:15 »

Silahlanma başladı , kürtler yavaştan bir çok yere yayılıyor nüfusu çinliden daha hızlı artıyor. Bu artan kürt nüfusu yasadışı işlere bulaşıyor en kısa yoldan. Türk Irkı ne yapsın ? Tabiki silahlanacak.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gökkurt-1776
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 48


Türklük ve Türkçülük ebedidir.


« Yanıtla #4 : 25 Ağustos 2010, 22:30:26 »

Kitap ciddi anlamda ilgince benziyor. Bugün itibariyle elime geçicek ve hızlıca okuyucam. Necip Hablemitoğlu'nun "Köstebek" kitabından sonra bu kitap çok su kaldırır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk Olmak En Büyük Sanattır !!!!
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 25 Ağustos 2010, 22:33:35 »

Necip Hablemitoğlu'nun ölüm emrini cemaat vermiş diyorlar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gökkurt-1776
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 48


Türklük ve Türkçülük ebedidir.


« Yanıtla #6 : 25 Ağustos 2010, 22:42:49 »

Necip Hablemitoğlu'nun ölüm emrini cemaat vermiş diyorlar.
Necip Hablemitoğlu'nun ölümü bence gerçek anlamda muamma. Bu Bergamadaki olaylar hakkında yazdığı kitaptan dolayı Alman istihbarat servisi tarafından da öldürülmüş olabileceği söyleniyor fakat eşi Sn. Şengül Hablemitoğlu'nun ifadeleri ve olay sabahı gördüklerinden ötürü çok büyük ihtimalle fethullahçı sürüngenlerin işidir. Cemaat kimbilir de daha ne pis işlerin içindedir. Köstebeği ben okudum bir kaç yıl önce, adam iş telefonundan dosya numarasına kadar bilgiler vermiş, çok cesurca...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk Olmak En Büyük Sanattır !!!!
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 25 Ağustos 2010, 22:45:13 »

Vermiş ama ne yazık ki bugün Necip Hablemitoğlu hayatta değil. Cemaat de  son sürat iktidarda. Cumhuriyet savcılarının önündeki cumhuriyet kelimesini kaldırsınlar bence. Cemaat savcıları daha uygun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gökkurt-1776
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 48


Türklük ve Türkçülük ebedidir.


« Yanıtla #8 : 25 Ağustos 2010, 22:55:28 »

Vermiş ama ne yazık ki bugün Necip Hablemitoğlu hayatta değil. Cemaat de  son sürat iktidarda. Cumhuriyet savcılarının önündeki cumhuriyet kelimesini kaldırsınlar bence. Cemaat savcıları daha uygun.
Buna katılıyorum. Yıllarca ülkedeki en büyük derin devlet ordu diye insanları kandırdılar. Meğerse en büyük derin devlet yargıymış. Vay  anasını...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk Olmak En Büyük Sanattır !!!!
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 25 Ağustos 2010, 22:57:08 »

Yargı diyerek genellemeyelim bence. Yargıdaki fethullah yapılanması diyelim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.082 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.022s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.