Ermeni Soykırımına Karşı Çıkan Bir Fransız
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Şubat 2020, 17:38:44


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ermeni Soykırımına Karşı Çıkan Bir Fransız  (Okunma Sayısı 4308 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kam - Şaman
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 217


Bozkurt


« : 25 Ağustos 2011, 14:30:39 »

Bugün elime ulaşan bir mesajdan dolayı fark ettiğim ilginç bir Fransız’dan bahsedeceğim, Yves Bénard. Bénard’ı ilginç kılan durum ise Fransa’da genel kabul görmüş Ermeni soykırımının yalan olduğunu dile getiren biri olması. Her ne kadar bizim için dost kabul etmek mümkün olmasa dahi, bizim çıkarlarımıza uygun olan bir gerçeği dile getirdiği için destek olmak gerektiğine inanıyorum. Şimdi hem Fransızcasını yayınlayıp hem de elimden geldiğince Türkçesine çevireceğim ve sizden bu Fransız’ın sitesine girip Ermeni Soykırımının yalan olduğuna dair mahkemeye gitmek istediği için imza ile destek vermeniz. Eğer kardeşlerimizden Fransızcaya yeterli derecede hâkim biri varsa çeviri hatalarını düzeltirse ayrıca müteşekkir olurum. Şimdi kendi sözleri ile Bénard kimdir?

“Il est né en haute Bretagne au début de la deuxième guerre mondiale. C’est dans cette magnifique région française  qu’il a passé ses vingt premières années au sein d’une famille  unie dans laquelle il a été très heureux. C’est un pur Breton, fier de ses origines celtes et convaincu que s’il avait vécu à l’époque de la chouannerie il aurait forcément combattu sa faucille à la main, abrité sous son grand chapeau.” (Diyor ki: ikinci dünya savaşının başında İngiltere’nin yüksek yerlerinden birinde doğmuş. Burada kalabalık bir ailenin yanında 20 yaşına kadar yaşamış. O dönem bulunduğu yer Fransız toprağıymış ve çok güzel bir yer olduğunu söylüyor. Kendisini Keltlere [Keltler cesurlukları ile ün yapmışlardır, örneğin Roma tarihindeki eşsiz Galya direnişi Keltler tarafından yapılmıştır. Keltler hakkında sağlam bir makale yazmak icap eder.] dayandırıyor ve yine Kelt  soyundan Bretonlu Chouannerie zamanında yaşamış olsa idi muhakkak ona katılacağını söylüyor. Not: Chouannerie Fransız devrimi sırasında bir Cumhuriyetçi hareket taraftarıdır, yani bu yazar için sıkı bir Fransız Devrimi taraftarı diyebiliriz!)

“Il n’échappe pas à la réputation qu’ont les Bretons d’avoir la tête dure et il en est fier. Têtu,il l’est et il le revendique car s’il se trouve confronté à une  difficulté, quelle que soit l’énormité de cette difficulté, il n’abandonne jamais, au contraire, tenter de réussir quelque chose qui, au départ, semble impossible à réaliser le stimule. Sans cette obstination qui lui vient peut être de ses origines bretonnes, son livre n’aurait sans doute jamais vu le jour. En effet, il a dû batailler trois années pour trouver un Editeur courageux, avant lui quarante cinq maisons d’éditons françaises avaient refusé. “(Diyor ki: İngilizler beton kafalı ve kibirli olduğu halde onun inatçı ve zorluklara rağmen meydan okuyan bir kökenden geldiği için bu meydan okumadan kaçamazdı. Gerçekten de kökeni Breton olmasaydı belki bu kitabı yayınlamak mümkün olmazdı. Cesur bir yayıncı bulmak için üç yıl mücadele etti ve 45 Fransız yayın evi bu kitabı yayınlamayı reddetti.)

“Breton et fier de l’être ! Oui sans aucun doute. Mais avant tout, il est Français et heureux de l’être. Avec toutes ses imperfections la France est un pays où il fait bon vivre.” (Diyor ki: Breton ve gurur, kesinlikle evet! Her şeyden önce Fransızları seviyorum. Tüm kusurlarına rağmen Fransa’da hayat güzeldir.)

“Le portrait de l’auteur ne serait pas complet si on ne parlait pas de son attachement viscéral avec les Turcs et la Turquie. A force de côtoyer les Turcs, nombreux dans le département où il vit, en partageant leur vie de tous les jours, leurs joies et leurs peines, la liesse après un match de football gagné, l’effondrement, le désespoir, la douleur lors d’un séisme, les repas partagés à leurs tables, les mariages et les enterrements. Petit à petit leur culture est devenue la sienne et plus il les a connus, plus il les a appréciés et aimés.” (Diyor ki: Türkler ve Türkiye’den söz etmeden yazarın portresi tam olamaz. Bir futbol maçının kazanılmasının ardından büyük sevinç duyan, gündelik hayatta sevinçlerini ve acılarını paylaşan Türkler omuz omuza büyük bir güç oluşturur. Umutsuzluk, çöküş, deprem, düğün, cenaze törenlerinde bir araya gelir, beraber yemek yer ve paylaşırlar. Onların kültürlerini biliyor ve takdir edip çok seviyordu.)

“Il a compris à quel point il était attaché à la Turquie lors du dernier grand tremblement de terre dans la région d’Istanbul en 1999, lorsque, les larmes aux yeux, il a réalisé que sa douleur était la même que si c’était sa petite ville natale bretonne qui avait été détruite par un tremblement de terre décimant sa famille et ses amis.” (Diyor ki: İstanbul civarındaki 1999 depreminin acılarını ve göz yaşlarını fark edince kendi tarihi ve Breton’daki arkadaşlarının kırılıp geçirilmesini anımsayıp Türkiye ile arasında bir bağ olduğunun farkına vardı.)

“Neuf ans après, l’émotion est toujours la même, la tendresse qu’il éprouve pour les nombreuses familles de son entourage qui ont été touchées, pour certaines très durement est immense.” (Diyor ki: 9 yıl sonra bile o duygulardan etkilenen, bazıları çok zor ve büyük, bazıları ise daha az olsa da acılar her zaman aynıdır.)
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün yüreği çelikten kuvvetli, aklı kılıçtan kesindir. Türk orman gibi sessizdir fakat öfkesi ateş gibi yakıcıdır. Türk dağ gibi ağır ve sarsılmazdır fakat saldırışında rüzgâr gibi hızlıdır! Yeryüzünde Türk'ün bir eşi daha görülmemiştir...
Kam - Şaman
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 217


Bozkurt


« Yanıtla #1 : 25 Ağustos 2011, 14:31:13 »

İşte böyle anlatıyor yazar. Tarih kısmına geldiğimizde de üç başlık göze çarpıyor. Sırası ile incelersek;

Commentaires de l'auteur (Yazarın Yorumu)

“Les Turcs sont victimes d’une profonde injustice, jamais on ne parle de leurs victimes, alors que l'on parle des victimes arméniennes beaucoup plus souvent que des victimes de la Shoa, les victimes turques  sont pourtant  plus nombreuses que les victimes arméniennes. Les membres du Dashnaksoutioun  « organisation terroriste arménienne », se sont livrés à de véritables carnages sur les populations civiles turques, assassinant ainsi plusieurs centaines de milliers de victimes sans défense. Ces victimes ne sont pas des victimes de second rang, toutes les victimes sont égales devant Dieu, les victimes turques doivent être reconnues et dénoncées en France de la même manière que toutes les autres victimes.” (Diyor ki: Biz sürekli Ermeni soykırım kurbanlarından bahsederken, mağdur olmuş ve ciddi bir adaletsizliğe uğramış Türk kurbanlardan bahsedilmez. Türkler, Ermenilerden çok daha fazla kurban vermiştir. Taşnaksütyun üyeleri “Ermeni terör örgütü”, çaresiz yüz binlerce Türk’ü katletmiştirler. Bu katledilenler ikinci sınıf kurbanlar değildir, Tanrı huzurunda herkes eşittir. Türk kurbanlarda diğer katledilenler gibi anılmalıdırlar.)

“Des officiers russes, témoins des massacres des populations civiles turques par les Arméniens, parlent de « génocide commis par les arméniens sur les populations civiles turques ».” (Diyor ki: Rus subaylarının “Türk sivillere karşı Ermeni soykırımı” tanıklıkları mevcuttur.)

“Monsieur Ovannes Kaçaznuni, Premier Ministre arménien de l’époque qui était en outre le présidant du Parti Dasnaksoutioun arménien et Monsieur Pierre Lyautey qui ont joué des rôles importants dans le déroulement de la première guerre mondiale ont réfuté l’existence du génocide arménien.” (Diyor ki: Sayın Ovannes Kaçaznuni de Ermeni soykırımının varlığını çürüttü. Ermeni başbakan Bay Pierre Lyautey Taşnaksütyun partisi başkanıdır. Dünya savaşı esnasında da önemli bir rol üstlenmişti.)

“Le « prétendu » génocide arménien est une monstrueuse machination, montée de toutes pièces contre la Turquie par le gouvernement de l’Empire britannique, par la Russie des Tsars, et par la plupart des grandes puissances européennes, dont la France, ce « génocide » leur était indispensable pour justifier le démantèlement de l’Empire Ottoman agonisant, se vengeant ainsi de six siècles d’humiliation passés à l’ombre de cette immense puissance. Sans oublier la rancœur, toujours présente, provoquée par la  prise de Constantinople le 29 mai 1453 par le Sultan Mehmet II Fatih qui a mis fin à 1000 années de suprématie Byzantine en transformant la capitale de la chrétienté orthodoxe en capitale musulmane. La vengeance est un plat qui se mange froid.” (Diyor ki: “Sözde” Ermeni soykırımı Türkiye’ye karşı, Fransa’da dahil olmak üzere İngiliz ve Rus imparatorluğu ile birlikte en büyük Avrupalı devletler tarafından üretilen korkunç bir fabrikasyon ürünüdür. Osmanlı imparatorluğunun gölgesi altında geçmiş yüzlerce yıl ve aşağılanma duygusu ile intikam alınmak istenmiş ve bu muazzam gücün tasfiyesi istenmiştir. Bizans Ortodoks Hıristiyanlığın başkenti İstanbul’un 29 Mayıs 1453’den sonra Sultan 2. Mehmet (Fatih) tarafından Müslümanlaştırılması hiçbir zaman unutulmayan bir acı olarak kaldı ve intikam alınmak istendi. İntikam soğuk bir yemek olarak yendiğinde lezzetlidir.)

“Les Turcs, bien que reconnus par leurs ennemis comme un peuple noble, furent obligés d’endosser le rôle de bourreaux et les Arméniens celui de victimes innocentes. Les Arméniens, experts dans l’art de la manipulation des informations ont parfaitement joué leur rôle et très vite un génocide arménien de 400 000 victimes a vu le jour, puis au fur et à mesure des années son nombre a augmenté, aujourd’hui il est arrivé à 1 500 000 et il se dirige allègrement vers les 2 000 000. Il est temps d’arrêter cette mascarade qui n’a plus de raison d’être aujourd’hui, les preuves de l’innocence de la Turquie sont détenues dans les archives arméniennes, russes, anglaises, françaises etc. Il est temps de rendre justice aux Turcs.” (Diyor ki: Türkler, düşmanları tarafından asil bir millet olarak kabul ediliyor olmalarına rağmen, cellatları Ermenileri intikam oyununda bir rol üstlenmeye zorlamıştır. Ermeniler, bilgileri kullanma sanatında uzmandırlar, önceleri 400 bin Ermeni katledildi denilmesine rağmen her yıl sayıları biraz daha arttı. Şu anda sayı 1,5 milyon ve iki milyona doğru mutlu, mesut ilerliyor. Artık bu nedensiz maskaralığı durdurmak zamanı gelmiştir. Türklerin masumiyetinin kanıtı Rus, İngiliz, Ermeni, Fransız vb. arşivlerde bulunmaktadır. Türklere adil davranmak zamanı gelmiştir.)

“La tragédie Turco-arménienne n’a pas dérogée aux règles universelles des guerres, comme dans tous les conflits, des atrocités ont été commises dans les deux camps. Mais l’adage qui essaye encore aujourd’hui de faire passer tous les Arméniens pour des agneaux et tous les Turcs pour des  monstres  est ignoble, mensonger, et grotesque. Il justifie la théorie largement répandue dans les milieux turcophobes qui consiste à clamer  qu’un Arménien qui assassine un Turc n’est pas un meurtrier mais un justicier, et de là  il n’y a eu qu’un pas, vite franchi par ASALA dans les années 80 qui a engendrée la vague de terrorisme faisant de nombreuses victimes.” (Diyor ki: Türk – Ermeni trajedisi esnasındaki çatışmalarda savaşın evrensel kuralları kalkmış değildir. Her iki tarafta zarar gördü. Ama yine de canavarlar için kuzu, bütün Türkler için bütün Ermenileri ele geçirmeye çalışıyor deyimi aşağılık, yanıltıcı bir grotesktir. Bu toplumda yaygın teori bir Türk’ü öldüren Ermeni haklıdır. Ancak kimse yargıç olamaz. Diğer yandan ASALA tarafından 80 kitle terörü yaratılmıştır.)

Evet, yazarın konu hakkındaki yorumu böyle. Şimdi ikinci başlığa geçelim.

Qui est, Ovannes Katchaznouni? (Yani, Ovannes Katchaznouni mi?)

“Ovannes Katchaznouni : Premier Ministre de la République d’Arménie en 1918 et 1919. L’un des fondateurs et Président du Parti Dashnaksoutioun.” (Diyor ki: Ovannes Katchaznouni: 1918 ve 1919 yılında Ermenistan Cumhuriyeti Başbakanı. Taşnaksütyun partisi kurucularından ve başkanlarından biri.)

“Cet homme, l’un des plus importants hommes politiques arméniens pendant toute les années où le « soit disant » génocide aurait eu lieu, fut membre du Conseil National du parti Dashnaksoutioun en  1917, il était âgé de cinquante ans.” (Diyor ki: Bu adam “sözde” soykırımın gerçekleştiği yıllarda en büyük Ermeni politikacılardan biriydi. 1917 yılında Taşnaksütyun Ulusal Partisi üyesiydi, 50 yaşındaydı.)

“Ce sont les membres de ce parti qui sont les responsables des massacres des civils turcs sans défenses qui firent environ  cent cinquante mille morts. Ce sont encore eux qui  ont orchestré le massacre de la Banque Ottomane d’Istanbul le 26 août 1896, qui dégénéra en émeutes à Istanbul qui se terminèrent le 3 septembre, le nombre des victimes fut élevé mais il  n’est pas connu exactement, on sait cependant qu’il y eu 120 tués et 25 blessés parmi les soldats. Ils sont également responsables de la plupart des émeutes, des soulèvements, des attentats, et des prélèvements d’impôts révolutionnaire obligatoires qui commencèrent bien avant la première guerre mondiale et qui à ce jour n’ont pas réellement cessés.” (Diyor ki: Bu, 50 bin yüz savunmasız sivil Türk katliamından sorumlu bir partinin üyesidir. Bunlar 26 Osmanlı Bankası katliamı, Ağustos 1896 başlayıp 3 eylül’de sonra eren İstanbul ayaklanmasını yönetenlerdir. Kurbanlarının sayısı hala kesin olarak bilinmemektedir. Yalnız 25 asker yaraladıkları ve 120 asker öldürdükleri kayıtlarda vardır. Ayrıca isyanları, ayaklanmaları ve saldırıları birinci dünya savaşı öncesi başlamış ve bugün dahi devam etmektedir.)

“En avril 1923, juste après la fin du « supposé » génocide arménien, Ovanes Katchaznouni lut son rapport en tant que Président du parti à la réunion du parti Dashnaksoutioun à Bucarest devant les membres dirigeants du parti.” (Diyor ki: Nisan 1923’de “sözde” Ermeni soykırımından sonra, Ovannes Katchaznouni’nin Bükreş’te Taşnaksütyun partisi liderlerine parti toplantısında başkan olarak yaptığı görevlere ait raporunu okuyun.)

“Dans ce rapport il exposa très clairement, avec la minutie d’un horloger suisse,  le déroulement des évènements tels qu’ils s’étaient passés, année après année, et il développa  son  analyse des faits, très complète, très réaliste et sans concession, ni pour lui, ni pour son parti.

- Il reconnut les massacres des populations civiles turques par les membres de son parti.

- Il affirma que la création des unités de combats arméniennes qui se sont inféodées à l’Armé Russe pour combattre la Turquie fut une erreur.

- Il justifia la décision des Turcs de déporter les Arméniens qui ne leur avaient pas laissé d’autre choix.

- Il reconnut que les activités terroristes des Dashnaks avaient pour but de gagner la  faveur de l’opinion occidentale.

- Il reconnut la totalité des erreurs du parti, ces erreurs furent expliquées, analysées durant des heures et des heures,  sa conclusion fut sans appel, il demanda la dissolution du Parti Dashnaksoutioun.”
(Diyor ki: Bu raporda, o bir İsviçreli saatçi gibi olayları titizlikle inceledi, olayları açık bir şekilde gösterdi, kendi analizini yaptı ve partisi için ortaya koydu.

-O, partisinin üyeleri tarafından sivil Türklerin katliamını tanıdı

-O, Türkiye ile mücadele için Rus ordusuna itaat eden Ermeni mücadele birimlerinin oluşturulmasının hata olduğunu söyledi.

-O, Ermenilerin başka seçenek bırakmadığı için tehcir kararı ile Türklerin haklı olduğunu kabul etti.

-O, Taşnakların terörist eylemlerinin Batıya yaranmak için yapıldığını kabul etti.

-O, partinin tüm hatalarını kabul ederek hatalarını anlattı, saatlerce bu hatalar analiz edildi ve sonuç olarak Taşnaksütyun partisinin feshini istedi.)

“Voici quelques uns de ses propos : «  Oui, je vous propose le suicide ! / Je propose au parti de se suicider. / Il n’y a qu’un moyen, quitter la scène. »” (Diyor ki: İşte söylediği bazı sözler: “Evet, ben intiharı öneriyorum! / Ben, partinin intiharını öneriyorum! / Tek bir yolu vardır, sahneyi terk edin!”)

“Voici quelques extraits des conseils qu’il donna ensuite à ses collègues : « Il faut préserver nos relations avec les Turcs. / Si un jour on a besoin de s’entendre avec les Turcs ; il faut mettre d’autres personnes sur la scène qui auront un autre passé (ou pas de passé du tout). / Je dis que le Dashnaksoutioun ne doit pas prendre le pouvoir, j’insiste là-dessus »” (Diyor ki: Burada daha sonra arkadaşlarına verdiği bazı tavsiyelerden alıntılar: “Biz, Türkler ile ilişkilerimizi sürdürmeliyiz. / Eğer bir gün Türkler ile birlikte olmak gerekirse, başka bir durumda/sahnede olmak (ya da harcanan olmamak) gerekir. / Taşnaksütyunun güçlü olması gerektiğini söylüyorlar, ben ısrar ediyorum. ”)

“Puis il termina par cette conclusion sans appel pour le parti politique dont il était toujours le président : « Il ne reste plus rien à faire pour l’EDP Dashnaksoutioun, ni aujourd’hui, ni demain. Il doit mettre un terme à son existence. Il est obligé de le faire pour son passé et pour sauver son honneur.” (Diyor ki: Sonra hala başkanı olduğu siyasi parti için şu sonuca vardı: “EDP Taşnaksütyun sol bir örgüt değil, bugünü yoktur, yarını yoktur. Onun varlığına son vermek gerekir. Ona geçmişi için bunu yapmak, onurunu korumak için gereklidir.”)

“Il fallu beaucoup de courage à cet homme pour se livrer à cet exercice devant les membres dirigeants de son parti qui ne l’écoutèrent malheureusement pas. Aujourd’hui le parti Dashnaksoutioun est toujours le parti majoritaire de la  République  d’Arménie.” (Diyor ki: Bu adam çok cesurca bir iş yaptı ve onu dinleyen parti liderleri bu egzersizi ne yazık ki yapmadı. Bugün Taşnaksütyun partisi hala Ermenistan’da çoğunluğun partisidir.)

Şimdi tarih bölümünün son başlığına geçelim.

Qui est le Lieutenant Colonel Tverdohlebov? (Yarbay Tverdohlebov kimdir?)

“Officier Russe, il fut Gouverneur de la ville d’Erzurum dans l’est de la Turquie en 1917 et 1918 et commandant du deuxième régiment d’artilleurs russo-arménien.” (Diyor ki: Rus subayı, 1917 – 1918 yılları arasında Türkiye’nin doğusundaki Erzurum şehir valisi ve Rus – Ermeni 2. Topçu alayının komutanı.)

“Commandant du deuxième régiment artilleur russo-arménien à Erzurum à la fin de l’année 1917 et au début de 1918, il se battit contre les Turcs, à la tête d’un régiment composé d’officiers russes et de soldats turcs d’origine arménienne qui avaient déserté l’armée ottomane avec armes et équipements, se rendant ainsi coupables du crime de haute trahison.” (Diyor ki: 1917 sonları, 1918 başlarında 2. Rus – Ermeni topçu alayının komutanı olarak, Türklere karşı, Osmanlı ordusunu terk eden ve vatana ihanet suçu işleyen Ermenilerle birlikte gezerek, silah ve teçhizatlarını kullanarak savaştı.)

“Écœuré par les vols, les viols, et les massacres commis par les soldats arméniens sur les populations civiles turques, à son retour en Russie,  il  écrivit un livre tiré du journal qu’il avait tenu chaque jour à Erzurum qu’il intitula:” (Diyor ki: Türkiye’de Ermeni askerlerin yaptıkları hırsızlık, Türk sivillere karşı yapmış oldukları tecavüz ve katliamlarından rahatsızlık duyunca Rusya’ya döndü. Rusya’ya döndükten sonra Erzurum’da her gün tuttuğu günlükten faydalanarak bir kitap yazdıGülümseme

“«Ce que j’ai vu et vécu moi-même (Erzurum 1917-1918) »” (Diyor ki: “Kendi gözlemlerimle ne gördüm (Erzurum 1917 – 1918)”)

“Dans ce livre, le Lieutenant Colonel Tverdohlebov décrit des scènes d’une violence insoutenable et montre un aspect tout à fait inattendu du déroulement de la tragédie Turco-arménienne, infiniment différent de ce que l’on enseigne dans les cours d’histoire en France dans l’école de la République, et dans lesquels en outre, très souvent, on interdit aux élèves d’origine turque de s’exprimer à ce sujet et de donner leur version des faits.  La lecture de ce livre est à conseiller à toutes les personnes désireuses de connaître des versions autres qu’arméniennes dans lesquelles on occulte soigneusement tous les massacres arméniens pour ne parler que des horribles crimes turcs, du calvaire des Arméniens, et d’un génocide au nombre de victimes grossissant de décennies en décennies.” (Diyor ki: Bu kitapta, Yarbay Tverdohlebov’un dayanılmaz şiddet sahneleri ile açıkladığı Türk – Ermeni trajedisi, Fransa’da tarih derslerinde öğretilen şeylerden çok farklıdır. Cumhuriyet okulunda Türkçe konuşmak ve olayın bu versiyonunu anlatmak yasaktır. Bu kitabı dikkatle okuduğunuzda Türkiye’de Ermeni sorunu ve korkunç suçlarını, gizlenen Ermeniler tarafından yapılan katliamları bilmek isteyen herkese şiddetle tavsiye ederiz.)

“Où se procurer ce livre?

On peut se procurer ce livre sur Internet. Il à été écrit en langue russe puis traduit en turc, anglais et français. La traduction en langue française n’est pas d’une qualité exceptionnelle mais pour un lecteur en quête de vérité elle est tout à fait compréhensible.

En tapant sur Google « Lieutenant Colonel Tverdohlebov » on obtient un résumé de ce livre qui fait froid dans le dos.”
(Diyor ki: Bu kitap nereden satın alınır?

Bu kitabı internet üzerinden satın alabilirsiniz. Rusça yazılmış ve Türkçe, İngilizce ve Fransızca’ya tercüme edilmiştir. Fransızca tercüme olağanüstü kalitede değil ama bu gerçeği araştıran bir okuyucu için oldukça anlaşılabilir bir durumdur.

Google “Yarbay Tverdohlebov” olarak arama yaptığınızda kitabın özetini bulabilirsiniz.)

“A noter que tous les documents et livres qui donnent des versions des faits   différentes des versions arméniennes disparaissent ou sont retirées des librairies. Le livre écrit par le Premier Ministre Arménien, Ovannes Katchaznouni « Le parti Dachnak n’a plus rien à faire » a été édité en plusieurs langues et mis en vente en librairies dans plusieurs pays européens. Tous les exemplaires de ce livre ont été retirés des librairies. A chacun de tirer sa propre conclusion sur ces façons d’agir propres aux dictatures.” (Diyor ki: Unutmayın, Ermeniler olayın başka sürümlerini vermektedir, her türlü belge ve kitap kitapçılardan kaldırılmıştır. Ermenistan başbakanı Ovannes Katchaznouni’nin yazdığı “Taşnak ilgisi yok” isimli kitapta çeşitli dillere çevrildi ve birçok Avrupa ülkesinde satıldı. Bu kitabın kopyaları daha sonra tüm kitapçılardan toplatıldı. Diktatörlüklerde oyunlar sonuçlar kendi istedikleri şekilde değiştirilir.)

“Il est intéressant de noter également que ce sont les alliés des Arméniens qui ont dénoncé leurs crimes pendant la première guerre mondiale, leurs massacres, le calvaire des populations civiles turques, les fosses communes dans lesquelles les cadavres turcs étaient entassés, les crucifixions de personnes vivantes Certains d’entre-eux parlent de génocide commis par les Arméniens contre les Turcs.” (Diyor ki: Bu, 1. Dünya savaşında Ermenilerin yaptığı katliamları, Türk sivillerin toplu mezarlarını kınadı. İlginçtir ki bu savaş esnasında Ermenilerin müttefiki olan bazı insanlar, Ermenilerin Türklere karşı işlediği soykırımdan bahsetmektedir.)

“Il est indéniable également qu’il est impossible de prouver que les Ottomans sont coupables de génocide avec des documents fiables et authentiques.” (Diyor ki: Onları, güvenilir ve gerçek belgelerle Osmanlıların soykırım yapmadığını kanıtlamak için inkâr edilemez.)

İşte böyle sevgili kardeşlerim. İçimizde nice hainler Ermeni katliamı yaptık derken bir Fransız’ın bu duyarlılığı göstermesi, gerçeğin peşinden gitmesini tebrik ve takdir etmek, kendisine destek olmak gereklidir diye düşünüyorum. Bu sebeple şu adrese girmenizi ve desteğinizi göstermenizi tavsiye ediyorum.

Adres: Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.yvesbenard.fr/soutiens.html

Burada aşağıda bulunan forma bilgilerinizi yazarak desteğinizi iletebilirsiniz. Formdaki yerleri Türkçeleştirirsek;

Nom (İsim)
Prénom (Soyisim)
Ville (Şehir)
Adresse Mail (E-posta Adresiniz)
Veuillez mettre votre message ici (Mesajınızı buraya yazın. Not: buranın dolu olması gerekmiyor, yalnız yukarıdakiler yetiyor.)

Bu bilgileri doldurduktan sonra aşağıda bulunan Envoyer (Gönder) yazan butona tıkladığınızda mesajınız yazara ulaşacaktır.

25 Ağustos 2011
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün yüreği çelikten kuvvetli, aklı kılıçtan kesindir. Türk orman gibi sessizdir fakat öfkesi ateş gibi yakıcıdır. Türk dağ gibi ağır ve sarsılmazdır fakat saldırışında rüzgâr gibi hızlıdır! Yeryüzünde Türk'ün bir eşi daha görülmemiştir...
Aykağan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 16



« Yanıtla #2 : 25 Ağustos 2011, 16:14:51 »

yİNE TANIDIĞIM BİR KÜRT SOYLARININ ERMENİ OLDUĞUNU İDDA EDİYOR, DOĞRUMUDUR BU?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Mert dayanır namert kaçar
Meydan gümbür gümbürlenir.
Şahlar şahı divan açar.
Divan gümbür gümbürlenir.
KÖROĞLU TORUNUYUM!!
Aykağan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 16



« Yanıtla #3 : 25 Ağustos 2011, 17:52:40 »

yİNE TANIDIĞIM BİR KÜRT SOYLARININ ERMENİ OLDUĞUNU İDDA EDİYOR, DOĞRUMUDUR BU?

Techir döneminde kürtlerin  icine ermenilerin karistigi bir gercektir özellikle kendilerini alevi kürt diye tanitan toplulugun icine fakat buna bakarak bütün kürtler ermeni dönmesi demek yanlis olur ayni zamanda kürtlerin icinde hic ermeni yok demek te sacma olur.


 O halde ermeni bu bahsettiklerim. PKK yanlısı olabiliyorlar değil mi? Açıkça söylemeselerde eşyaları kırmızı, sarı, yeşildi. Alevi kürtler dedinmi olay zaten orda bitiyor. Çok korkunç saldırgan oluyorlar. Ama hiç korkmam ki.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Mert dayanır namert kaçar
Meydan gümbür gümbürlenir.
Şahlar şahı divan açar.
Divan gümbür gümbürlenir.
KÖROĞLU TORUNUYUM!!
Aykağan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 16



« Yanıtla #4 : 25 Ağustos 2011, 18:35:53 »


yİNE TANIDIĞIM BİR KÜRT SOYLARININ ERMENİ OLDUĞUNU İDDA EDİYOR, DOĞRUMUDUR BU?

Techir döneminde kürtlerin  icine ermenilerin karistigi bir gercektir özellikle kendilerini alevi kürt diye tanitan toplulugun icine fakat buna bakarak bütün kürtler ermeni dönmesi demek yanlis olur ayni zamanda kürtlerin icinde hic ermeni yok demek te sacma olur.


 O halde ermeni bu bahsettiklerim. PKK yanlısı olabiliyorlar değil mi? Açıkça söylemeselerde eşyaları kırmızı, sarı, yeşildi. Alevi kürtler dedinmi olay zaten orda bitiyor. Çok korkunç saldırgan oluyorlar. Ama hiç korkmam ki.

Böyle bir düsünce öne sürersen  ülkücüler ile paralel konuma düsersin.  Ülkücüler Türkiye de Türk milleti nin kürtlere olan tepkisini en aza indirmek icin bu propagandayi kullanirlar pkk ermeni örgütüdür pkk yi ermeniler yönetiyor kürtlesmis ermeniler savunuyor. Simdi kandas bir pirinc torbasi düsün o pirinc torbasinin icine bir kac fasulye girmesi o torbanin pirinc torbasi oldugunu degistirirmi ermenilesmis kürt nüfusu 200 bin i  gecmez ama bugün 4-5 milyona yakin pkk li var kürtlerin icinde.

Siyaseti bilmiyorum siyaset yapmayıda bilmiyorum ama bilmem lazımm. Tamamen kürt ayaklanması diyebiliriz o halde. Bize düşman olan ırklarla birleşip kendilerini çoğaltıyorlar değil mi? Türkiye ne kadar önemli bir noktada duruyor. BİZİM, BİZİM KALACAK!!!
BİZİM OLACAK DİYENLERE DE ÇOK SERT STRATEJİLER UYGULANMALI, BUDA DEVLET BAŞKANINDAN TUTUNDA HALKIN BİLİNÇLİ OLMASINA KADAR SAHİP ÇIKMA BİLİNCİYLE OLABİLİR. BUNUN İÇİN VATANI ÖLÜMÜNE SEVMEK LAZIM.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Mert dayanır namert kaçar
Meydan gümbür gümbürlenir.
Şahlar şahı divan açar.
Divan gümbür gümbürlenir.
KÖROĞLU TORUNUYUM!!
Giray-han
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.212



« Yanıtla #5 : 25 Ağustos 2011, 19:14:09 »

yİNE TANIDIĞIM BİR KÜRT SOYLARININ ERMENİ OLDUĞUNU İDDA EDİYOR, DOĞRUMUDUR BU?
Kürtler zaten ırk olarak bu ermenilerden kapacaklarını kapmışlardır. Bu kadar çirkin olmaları buradan kaynaklanır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'üz Türkçüyüz. Bu ülkeyi kimseye kaptırmayız.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.06 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.