Erdoğan, Suryani kilisesi açtı
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Eylül 2019, 12:28:17


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Erdoğan, Suryani kilisesi açtı  (Okunma Sayısı 349 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 4.885


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« : 03 Ağustos 2019, 21:38:55 »

Erdoğan, Süryani kilisesi açtı ve bu ülke hepimizin dedi. Yani suryanililer de suriyeli araplar gibi bu ülkeyi paylaşacağız onun aklında.  Atatürk'ün "Türkiye Türklerindir" fikrinden ne ne kadar uzak değil mi?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
AttilaHunTürk
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.922


« Yanıtla #1 : 04 Ağustos 2019, 21:17:30 »

Durduk yere bu kilise niye açıldı sence kandaş ?  O kadar yoğun gündemin içinde neden bir kilise açılma ihtiyacı hissedildi ?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 4.885


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #2 : 05 Ağustos 2019, 14:20:54 »

Durduk yere bu kilise niye açıldı sence kandaş ?  O kadar yoğun gündemin içinde neden bir kilise açılma ihtiyacı hissedildi ?
Cünkü Suriyelilerin içinde 1915 s.tir etiğimiz ermeniler ve Suryaniler var, ve sanırım bunların sayısı az değil.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
AttilaHunTürk
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.922


« Yanıtla #3 : 06 Ağustos 2019, 00:26:46 »

Yakın zamanda Avrupa İnsan Hakları mahkemesinde bir dava sonuçlandırıldı. Mahkeme, Türkiye' deki bazı taşınmazlarda hak talep eden Süryani vakıfların başvurusunu reddetti. Yani onların taşınmazlarda, arazilerde hak talep etmesinin bir şekilde önü kesildi. Bu Türkiye lehinde bir durumdur. Normalde yıllar önceki 36 beyannamesinde vakıfların varlıkları tespit edilmiş ve ilerisi için hak talep etmelerinin önü kesilmiştir. Ta ki 2008' de Vakıflar yasası çıkana kadar. Bu yasaya göre vakıflar ve vakıflara dahil azınlıklar mal varlıklarını değerlendirme, satın alma işlemlerinde özgürlük, arazi genişletme ve yabancı kuruluşlara üye olma hakkını elde etmişlerdir.

Bu ne demektir ?

Ulus devlet yapımızı korumak ve vakıfların geçmişteki olayları bahane edip Türkiye' den hak talep etmesini önleyen 36 beyannamesi bir anda geçerliliğini yitirmiştir. Yani vakıflar artık eski bir taş yapının tapusunu almaya çalışacağına, kendi kazancıyla bir arsa alıp üstüne okul veya kilise açabilecek. Zaten bu açılan kilisenin de parasının yardımlarla inşa edildiğini kilise papazı açıkladı. Paranın kaynağı dış menşeli. Yani dış kaynaklı bir para girdisiyle ülkemizde çok rahat kiliseler açılacak, okullar kurulacak.

Vakıflar yasasına göre zaten bu tür gruplar yabancı kurum ve kuruluşlara da üye olabiliyorlar. Bu da demek oluyor ki devlet içinde genel müdürlüğe bağlı gibi görünen yapılar, ülke dışı kurumların kontrolünde olabiliyor. Yani devlet içindeki kurallardan ayrı kurallara bağlı hareket eden bir yapı oluşuyor. Bu da demek oluyor ki ekümenikliğin temelleri atılmaya başlanmıştır. Zaten vakıflar yasasına göre her vakıf kendi yönetici ve liderini kendi yönetmeliğine göre seçer kanunu vardır. Yani bu da devletin bu cemaat vakıflarını kendi idaresine alamayacağını, bunlara özgür bir şekilde hareket etme imkanı tanıdığını gösterir. Bu da şu demektir. Bu tarz bir cemaat kendini Şam' daki bir kiliseye bağlı kabul ederse, Türkiye' nin değil Suriye' nin tarafında yer alacak demektir.

Şimdi bunca gündemin içinde bu kilise neden açıldı kısmına gelirsek, ortada Lozan' ın azınlıklar ile ilgili maddelerinin uygulanmaya geçirilip yavaş yavaş ekümeniklik vurgusunun yapılacağını görürsünüz.

Bu kilise açılışının devamında ilerleyen zamanlarda Lozan ismini çok duyacağımız günler gelecek. İşin içinde eğer ki AIHM kararlarını değiştirecek, imaj yenileyecek, ortadoğuda tarafsız ve yeri geldiğinde arabulucu bir görev edinilecek veya Doğu Akdeniz' de hristiyan-müslüman bloğu oluşmasının önüne geçecek veya ortamı yumuşatacak bir niyet ve amaç yoksa :

Ekümeniklik ve Haçlı seferi tehlikesiyle karşı karşıyayız demektir. Eğer ki devlet yakın zamanda Lozan' ı dile getirirse maalesef bir ekümeniklik sorunu bizi bekliyor olacaktır. Yok eğer Yunanistan' ın da 1971 yasaları eleştirilir ve Avrupa' ya Lozanın Türkiye ve Yunanistan' ın azınlıklar hakları karşılıklı maumeleye dayanılır maddesi dile getirilir ve bizim medyamızda Yunanistan aleyhi haberler verilirse bu kilisenin açılışının bir koz olarak kullanılacağını gösterir.

Ben bu nedenle bu kadar yoğun gündemin içinde, akplilerin bile tasvip etmediği, tepki gösterdiği bir kilise açılışının sebepsiz ve yüzeyel olduğunu düşünmüyorum. Acaba bu kilise açılışını hangi olaylar takip edecek. İlerleyen zamanlarda bunları çok daha iyi anlayacağız.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 4.885


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #4 : 07 Ağustos 2019, 20:45:32 »

10 yılda AKPli Kültür Bakanı açıkladı 57 kilise açmışlar.
Neden?
Çünkü bu Suriyelilerin içinde 2 milyonu ermeniler olduğu söyleniyor. Yani 1915 de siktir etiğimiz ermeniler geri dönüyorlar.

Biz Türkler ırkçı olmazsak eğer, Atsızın da dediği gibi yarın birgün ermeni başkan da olur, arap bakanları da...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Yamtar Alp
Genç ATSIZcı
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 345


Atsızcı, Türkçü, Turancı, Irkçı


« Yanıtla #5 : 08 Ağustos 2019, 16:27:32 »

10 yılda AKPli Kültür Bakanı açıkladı 57 kilise açmışlar.
Neden?
Çünkü bu Suriyelilerin içinde 2 milyonu ermeniler olduğu söyleniyor. Yani 1915 de siktir etiğimiz ermeniler geri dönüyorlar.

Biz Türkler ırkçı olmazsak eğer, Atsızın da dediği gibi yarın birgün ermeni başkan da olur, arap bakanları da...

Ağabey bu Suriyeli meselesi bir yandan bize yarıyor yalım. Son günlerde memlekette ırkçılığın, Türkçülüğe bağlılığın halk arasında biraz daha arttığını görüyorum. Suriyelilere olan öfkeden millet özüne dönmeye başladı, bağlılığını arttırmaya başladı. Tabii iktidar tam tersi hareket etmeye devam ediyor ama böyle devam ederlerse halkın Suriyeli konusunda büyüyen öfkesinden ötürü iktidarda da daha uzun süre kalamayacaklarını bildiklerinden farklı stratejiler uygulamaya koyulacaklar diye tahmin ediyorum er ya da geç. Soylu, geçtiğimiz günlerde birçok Suriyeli mülteciyi kızdıracak laf söylemişti. İronik olan ülkedeki Suriyeli sevici Arap kırmaları da bir röportaj yayınlamışlar, Suriye'den gelen bir Türkmen'i kullanarak provokasyon yapmaya çalışıyorlar. Tabii Türkmen medeni olduğu için insanlar yine tavrını koymayı becerdi büyük ölçüde, "videodaki adam Türk ve burası onun da yurdudur, biz ülkemizde Arap görmek istemiyoruz; Türk böyle medeni olur ama Araplar asrilik nedir bilmiyor." gibi söylemler ile.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Benim en büyük iftiharım Türk yaratılmamdır.
AttilaHunTürk
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.922


« Yanıtla #6 : 08 Ağustos 2019, 22:20:44 »

Bu ülkede toplasan kaç tane hristiyan var ki ? Kiliseler dolup taşıyor mu da her yere kilise yapıyorlar zannetmeyin. Bu kiliselerin açılması ileride hristiyan nüfusun artışının hedeflenmesindendir. Biz olaya sırf bize düşmanlık gibi bakıyoruz ama bu tüm dünyada olan bir şey. Dinlerarası diyalog kılıfıyla toplumların kültürleri değiştiriliyor. Misyonerlik faaliyetleri sekteye uğrasa da devam ediyor. Bizi her şekliyle yozlaştırıyorlar. Bir bakın, bundan 10 yıl önce insanların yaşam şekline nasıl değişmişiz. Biz meseleye sadece Türkiye' den bakarak olayın sadece bize yönelik olduğunu düşünürüz ama bu durum kendi özünden uzaklaşan her millet için geçerli.

Yani bu kiliseler sadece bizde açılmıyor. Güney Afrika' da da, Kenya' da da, Güney Kore' de de, Hindistan' da da açılıyor. Ha diyeceksiniz bize ne ineğe tapan burnu hızmalılardan, bize ne ondan bundan diye. Haklısınız ama biraz da karşı taraftakilerin nasıl bir güç olduğunu az da olsa kestirelim. Tüm dünyada kilise açan sermayenin nasıl bir büyüklükte olduğuna bakın. Bunlar bu parayı nereden buluyor ? Demek ki ortada çok büyük bir maddi güç var.

Bu maddi güç niye önemli ? Diyebilirsiniz ki biz paraya secde etmeyiz, paranın pulun amk, bizim gönlümüz zengin nasıl olsa, bizim ruhumuz paragözlerin bir yerine batsın deyip geçebilirsiniz. Ama bir düşünün, sidik görünümlü basit bir meyve suyu markasının bile reklamına trilyonlarca para harcanırken bu ülkeyi yönetmek isteyen güçler ne paralar akıtmaz, ne harcamalar yapmaz ki. Adamlar kendi kadrolarını yetiştirip bizdenmiş gibi görünmek için kimleri ekranlara çıkarmaz ? Bu sermayenin, gücüne güç katmak için seçimlere müdahale etmeyeceğini, medyayı satın almayacağını düşünmek bile saftirikliktir.

Bu kadar kilise açılıyorsa bunun en büyük amaçlarından biri hristiyan nüfusunu artırmak ve hristiyanlara hizmet edecek insanlar yetiştirmektir. Bir düşünün, bir hristiyan kendini hristiyan bir Amerikalıya mı yakın hisseder yoksa Yozgatlı bir kardeşimize mi ? Elbette kendini hristiyanlara yakın hissedecek ve bizim iyiliğimizi düşünmeyecektir.

Şimdi biz tabi ki hristiyanlara bir şey demeyeceğiz. Onları sevmesek de haklarını vermek lazım. Adamlar 80 milyonluk müslüman ülkede tvlerin karşısında coşkuyla kilise açtırsın. Adamlara helal olsun demek gerekir. Hristiyanlar dinlerine sahip çıkıyor, dinlerinin gereğini yapıyor. Yani ne bekliyorsunuz ki, bir hristiyan bizim ülkemize gelsin de cami mi açsın, bir Avrupalı bizim ülkemize gelsin de Türk ocağı mı açsın. Elbette kilise açacak elbette incil dağıtacak. Ama bizdeki müslümanlar ne yapıyor ? En yakınının kuyusunu kazıyor, biri birine bir şey satarken kazık atıp onunla övünüyor.


Biz kültürümüzden, özümüzden kopmuşuz. Başımıza ne geliyorsa ondan geliyor. Suriye' den korkup kaçan ve bizim ülkemize hurmalı nargile içmeye gelen Suriyeliler ülkemizi topluca işgale geliyor, bizimkiler bir şey demiyor hatta onlara acıyor yardım ediyor. Cebinde beş lira parası olsa çıkarıp hepsini veriyor. Böyle saftiriklik olmaz.
Ya da Almanya' dan, Hollanda' dan, Belçika' dan ve diğer ülkelerden gelen gurbetçiler bizim ülkemize gelip Almanca, Flemenkçe konuşuyor. Türkçe konuşanların bir kısmını zar zor anlıyoruz zaten. Adamlarla nerdeyse İngilizce konuşup anlaşacağız. O derece bizden uzaklaşmışlar. Hadi diyelim yurt dışında yaşayan bir kısım Türk' ü bu şekilde kaybettik. Peki bizdeki yerlilere ne diyeceğiz. Adamlar çıkıyor, ben Avşarım, ben yörüğüm diyor. Hepimiz Türküz dediğimizde de Türk' üm ama önce avşarım veya önce yörüğüm diyor. Hatta bazılarına da hepimiz Türküz dediğimizde 'yok biz  Türkmeniz' diyorlar. Tamam kardeşim avşar da Türk, yörük de Türk, Türkmen de Türk de 'ben önce Türküm' demek bu kadar mı zor ?

Daha ne diyelim, bu ülkede kiliseler açılmayacak da nerde açılacak ? Biz birbirimizi yeyip duralım, atı alan Üsküdar' ı geçmiş. İnanç olarak neye inanırsan inan, hangi dinin mensubu olursan ol. İster kiliseye git, ister camiye, ister sinagoga. Umrumuzda değil neye inandığın ama Türklüğüne de unutma ve her şeyden önce Türk olduğunu bil. Şu saatten sonra özümüze dönmez, Türklüğümüzü hatırlamazsak bu memleket 100 sene sonra bizim olmayacak. Bunu bil bunu unutma.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yamtar Alp
Genç ATSIZcı
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 345


Atsızcı, Türkçü, Turancı, Irkçı


« Yanıtla #7 : 08 Ağustos 2019, 23:50:15 »

Bu ülkede toplasan kaç tane hristiyan var ki ? Kiliseler dolup taşıyor mu da her yere kilise yapıyorlar zannetmeyin. Bu kiliselerin açılması ileride hristiyan nüfusun artışının hedeflenmesindendir. Biz olaya sırf bize düşmanlık gibi bakıyoruz ama bu tüm dünyada olan bir şey. Dinlerarası diyalog kılıfıyla toplumların kültürleri değiştiriliyor. Misyonerlik faaliyetleri sekteye uğrasa da devam ediyor. Bizi her şekliyle yozlaştırıyorlar. Bir bakın, bundan 10 yıl önce insanların yaşam şekline nasıl değişmişiz. Biz meseleye sadece Türkiye' den bakarak olayın sadece bize yönelik olduğunu düşünürüz ama bu durum kendi özünden uzaklaşan her millet için geçerli.

Yani bu kiliseler sadece bizde açılmıyor. Güney Afrika' da da, Kenya' da da, Güney Kore' de de, Hindistan' da da açılıyor. Ha diyeceksiniz bize ne ineğe tapan burnu hızmalılardan, bize ne ondan bundan diye. Haklısınız ama biraz da karşı taraftakilerin nasıl bir güç olduğunu az da olsa kestirelim. Tüm dünyada kilise açan sermayenin nasıl bir büyüklükte olduğuna bakın. Bunlar bu parayı nereden buluyor ? Demek ki ortada çok büyük bir maddi güç var.

Bu maddi güç niye önemli ? Diyebilirsiniz ki biz paraya secde etmeyiz, paranın pulun amk, bizim gönlümüz zengin nasıl olsa, bizim ruhumuz paragözlerin bir yerine batsın deyip geçebilirsiniz. Ama bir düşünün, sidik görünümlü basit bir meyve suyu markasının bile reklamına trilyonlarca para harcanırken bu ülkeyi yönetmek isteyen güçler ne paralar akıtmaz, ne harcamalar yapmaz ki. Adamlar kendi kadrolarını yetiştirip bizdenmiş gibi görünmek için kimleri ekranlara çıkarmaz ? Bu sermayenin gücüne güç katmak için seçimlere müdahale etmeyeceğini, medyayı satın almayacağını düşünmek bile saftirikliktir.

Bu kadar kilise açılıyorsa bunun en büyük amaçlarından biri hristiyan nüfusunu artırmak ve hristiyanlara hizmet edecek insanlar yetiştirmektir. Bir düşünün, bir hristiyan kendini hristiyan bir Amerikalıya mı yakın hisseder yoksa Yozgatlı bir kardeşimize mi ? Elbette kendini hristiyanlara yakın hissedecek ve bizim iyiliğimizi düşünmeyecektir.

Şimdi biz tabi ki hristiyanlara bir şey demeyeceğiz. Onları sevmesek de haklarını vermek lazım. Adamlar 80 milyonluk müslüman ülkede tvlerin karşısında coşkuyla kilise açtırsın. Adamlara helal olsun demek gerekir. Hristiyanlar dinlerine sahip çıkıyor, dinlerinin gereğini yapıyor. Yani ne bekliyorsunuz ki, bir hristiyan bizim ülkemize gelsin de cami mi açsın, bir Avrupalı bizim ülkemize gelsin de Türk ocağı mı açsın. Elbette kilise açacak elbette incil dağıtacak. Ama bizdeki müslümanlar ne yapıyor ? En yakınının kuyusunu kazıyor, biri birine bir şey satarken kazık atıp onunla övünüyor.


Biz kültürümüzden, özümüzden kopmuşuz. Başımıza ne geliyorsa ondan geliyor. Suriye' den korkup kaçan ve bizim ülkemize hurmalı nargile içmeye gelen Suriyeliler ülkemizi topluca işgale geliyor, bizimkiler bir şey demiyor hatta onlara acıyor yardım ediyor. Cebinde beş lira parası olsa çıkarıp hepsini veriyor. Böyle saftiriklik olmaz.
Ya da Almanya' dan, Hollanda' dan, Belçika' dan ve diğer ülkelerden gelen gurbetçiler bizim ülkemize gelip Almanca, Flemenkçe konuşuyor. Türkçe konuşanların bir kısmını zar zor anlıyoruz zaten. Adamlarla nerdeyse İngilizce konuşup anlaşacağız. O derece bizden uzaklaşmışlar. Hadi diyelim yurt dışında yaşayan bir kısım Türk' ü bu şekilde kaybettik. Peki bizdeki yerlilere ne diyeceğiz. Adamlar çıkıyor, ben Avşarım, ben yörüğüm diyor. Hepimiz Türküz dediğimizde de Türk' üm ama önce avşarım veya önce yörüğüm diyor. Hatta bazılarına da hepimiz Türküz dediğimizde 'yok biz  Türkmeniz' diyorlar. Tamam kardeşim avşar da Türk, yörük de Türk, Türkmen de Türk de 'ben önce Türküm' demek bu kadar mı zor ?

Daha ne diyelim, bu ülkede kiliseler açılmayacak da nerde açılacak ? Biz birbirimizi yeyip duralım, atı alan Üsküdar' ı geçmiş. İnanç olarak neye inanırsan inan, hangi dinin mensubu olursan ol. İster kiliseye git, ister camiye, ister sinagoga. Umrumuzda değil neye inandığın ama Türklüğüne de unutma ve her şeyden önce Türk olduğunu bil. Şu saatten sonra özümüze dönmez, Türklüğümüzü hatırlamazsak bu memleket 100 sene sonra bizim olmayacak. Bunu bil bunu unutma.

Doğru söylüyorsun ağabey. Norveçli bir milliyetçiden dinlemiştim seneler evvel, kendisi Pagan'dı, yani halis mulis Norveçli biriydi ve koyu Hristiyan karşıtıydı. Bizim asimilasyona uğramamız kiliselerin artışıyla hız kazandı demişti. Bildiğin üzere bugün Norveç'e gitsen özüne bağlı göreceğin insan çok azdır, birçoğu Hristiyan olmuş, geleneklerini terk etmiş insanlardır artık. Onlar da geçmişte savaşçı bir ülkeydi mesela fakat bugün geçmişlerine tamamen ters düşünceler hakim. Bu bahsettiğim kişi Hristiyanlık karşıtı eylemlerinden ve kilise yakmaktan hapiste yattı uzun süre. Kilise yakmayı oradaki basın çok basite indirgedi fakat yaptığı hareketin temelinde asimilasyona karşı tepki göstermek yer alıyordu. Öngörüsünde haklıymış önce McDonalds benzeri Amerikan emperyalizmine hizmet eden şirketler mantar gibi çoğalmışlar orada daha sonra kiliseler ile bu asimile etme hareketi hız kazanmış, Paganları da Hristiyanlar kesmiş oradaki, kalanları da böyle böyle kültür emperyalizmi ile etki altına alarak değiştirmeyi başarmışlar. Gençler buna karşı durmuşlar, aksiyona geçmişler ama çok etkili olamamış hareketleri çünkü Haçlı dünyası zaten yeterince güce ulaşmış. Kütüphanelerindeki geçmişleri ile ilgili kaynakları da güç kazanınca yok etmişler. Geçmişlerini büyük ölçüde unutturmayı başarmışlar. Küçük bir topluluk kalmış özüne bağlı olan. Bizim de bu konularda dikkatli davranmamız gerekiyor.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Benim en büyük iftiharım Türk yaratılmamdır.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.063 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.