Doktor Necip Hablemitoğlu
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 06 Ağustos 2020, 12:33:21


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: Doktor Necip Hablemitoğlu  (Okunma Sayısı 10569 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bozkurt Eren
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.305



« : 28 Aralık 2009, 17:13:19 »

DR. NECİP HABLEMİTOĞLU

(28 Kasım 1954 - 18 Aralık 2002 )



1954 yılında Ankara’da doğan HABLEMİTOĞLU, Ankara Atatürk Lisesi’ni bitirdikten sonra, üniversite eğitimine Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda devam ederek, 1977 yılında mezun oldu. 1977 ve 1978 yıllarında Türkiye dışında yaşayan Türklerin sorunlarını irdeleyen “ Dilde Fikirde İşde Birlik “ adlı aylık bir dergi yayınladı. Uzun yıllar çeşitli kuruluşlarda basın müşaviri olarak çalıştı, 1980 sonrasında Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde Araştırma Görevlisi olarak görev yapan HABLEMİTOĞLU, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını da burada tamamladı.

Türkiye dışındaki Türk topluluklarının yakın tarihi ile ilgili olarak çalışmalar yapan HABLEMİTOĞLU, Orta Avrupa ve Balkanlar’da Türk eserleri, Türk azınlıkları ve şehitliklerimiz konusunda alan araştırmaları yürüttü. Bu çalışmaları çeşitli günlük gazete ve dergilerde yazı dizisi olarak yayınlandı. 1995-1996 yılları arasında Birleşmiş Milletler Örgütü Kalkınma Programı (UNDP )’nın TİKA (Türk İşbirliği ve Kalkınma Dairesi ) ile yürüttüğü bir projesinde görev alarak Moldovya’da Gagauz Türkleri’nin Latin Alfabesine geçişi ile ilgili olarak danışmanlık hizmeti verdi. Buradaki çalışmaları sırasında, Cumhuriyet döneminin başında bölgede Atatürk tarafından görevlendirilen öğretmenlerin bulunduğunu belirleyerek, bir sözlü tarih çalışması yaptı. Bu kapsamda dönemin öğretmenlerinin bugün yaşayan öğrencilerinin anılarını derledi ve bunların bir kısmını Kemal’in Öğretmenleri olarak yayınladı.

Çalışma alanına ilişkin çok sayıda kitap ve makalesi bulunan HABLEMİTOĞLU, üniversitedeki dersinden döndükten sonra evininin önünde suikaste uğradığı 18 Aralık 2002 tarihine kadar Ankara Üniversitesi’nde Doktor Öğretim Görevlisi olarak yirmi yıl boyunca Atatürk İlkeleri ve Devrim Tarihi derslerini yürüttü.

İlk kitabı daha 19 yaşındayken yazdığı ve 1974 yılında yayınlanan; Sovyet Rusya’daki komünist rejimin halka yönelik baskılarnı, sürgünleri ve etnik soykırımı ele alan “ Sovyet Rusya’da Ölüm Kampları “dır. Bu kitabı 2004 yılında “Sovyet Rusya’da Devlet Terörü” adı altında yeniden yayınlanmıştır. Ayrıca yine 1974 yılında, II. Dünya Savaşı sırasında Sovyet Rusya tarafından Kırım Türkleri’nin kendi topraklarından zorunlu göç ettirilişini, bir anlamda Türklere yönelik en önemli soykırımlardan birini anlatan “Türksüz Kırım: Yüzbinlerin Sürgünü “ kitabı yayınlanmıştır. Diğer kitapları, “Çarlık Rusyası’nda Türk Kongreleri (1905-1917), “Şefika Gaspıralı ve Rusya’da Türk Kadın Hareketi (1893-1920), Alman Vakıfları Bergama Dosyası, Kırım’da Türk Soykırımı, Köstebek, Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke: Türkiye, Milli Mücadelede Yeşil Ordu Cemiyeti ve Gaspıralı İsmail Bey” isimli çalışmalarıdır.

HABLEMİTOĞLU’nun özellikle Türkiye dışında yaşayan Türk toplulukları ve Kırım Türkleri konusunda yayınlanmış tarihi belgelere dayalı çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Anne ve baba tarafından Kırım Türkü olan Dr. Necip HABLEMİTOĞLU, Kırım Türkleri’nin Türkçü lideri İsmail Gaspıralı ile kızı Şefika Gaspıralı’ya ait tarihi belgelerden oluşan bir arşive de sahipti. Ayrıca Türkiye’de ve yurt dışında faaliyet gösteren bölücü ve radikal dinsel terör örgütleri ve Alman Vakıfları ile Avrupa Birliği uyum yasaları içinde yer alan vakıflar yasası, Türkiye’nin Ermeni meselesi, vicdani red, Türkiye’de sivil toplum olgusu gibi sosyo-politik konularda çeşitli araştırmaları bulunan HABLEMİTOĞLU, suikaste uğradığı 18 Aralık 2002 tarihine kadar bitmeyen bir enerji ile çalışma alanına ilişkin Türkiye’de ve yabancı ülkelerde sempozyum, panel gibi bilimsel etkinliklere katılarak, sayısız konferanslar verdi, çeşitli ulusal ve uluslararası televizyon, radyo programlarına katıldı. Kendisi gibi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Şengül HABLEMİTOĞLU ile evli, Kanije ve Uyvar adında iki kız çocuk babası idi.
2008 yılında çalışmalarını, kütüphanesini ve arşivini araştırmacılara açmak, Necip HABLEMİTOĞLU’nu genç bireylere anlatmak, yeni araştırmalar yapmak amacıyla ailesi ve öğrencilerinin girişimleri sonucunda Dr. Necip HABLEMİTOĞLU Toplumsal Araştırmalar Derneği kurulmuştur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
ANKARALI GÖKTÜRK
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.261


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #1 : 28 Aralık 2009, 17:40:03 »

 Türkiye GökTürk KURT

                 Değerli Hoca yıllarca Türklük için çalışan bir kişilikti. Belki biraz daha yaşasa daha etken olabileceği bir görevde Ülkesine hizmet edecekti. Yeri uçmağ olsun ! Onun ve onun gibi değerlerin kaybını herzaman arayacağız. Ancak bizlerde onların yapmak istedikleri işleri algılar ve bu yolda çalışırsak onların tinleri de esenlik bulur...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 28 Aralık 2009, 18:03:21 »

2002' de değerli hocamız suikasta uğradı.Türkiye'deki gericilik (feodalizim,ağalık- şehlik)  düzeni,  şeriatçılık,ortaçağ düzeni ve onun baş destekçisi emperyalizim,Türkçülüğü kendilerine açık bir tehlike olarak algılamışlardır.Emperyalizm ve ikinci cumhuriyetçilik şeriatçı cephenin yanında yer almaktadır. Emperyalizmle, şeriatçılık, ağalık -şeylik  düzeninin yakın ilişkisinin göstergesi, Fettulah Gülen'in ABD' de, Cemalettin ve Metin Kaplan'ın Almanya'da, Esat Coşan'ın  Avusturalya'da  oturmalarıdır.Bu durumu açık belgelerle sunan hocamız bazı kesimlerin gözüne parmak soktuğu ve gerçeği gün yüzüne çıkardığı  için katline ferman verilmiştir... Makanı uçma olsun..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KOLOKAAN
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 28 Aralık 2009, 21:32:16 »

2002' de değerli hocamız suikasta uğradı.Türkiye'deki gericilik (feodalizim,ağalık- şehlik)  düzeni,  şeriatçılık,ortaçağ düzeni ve onun baş destekçisi emperyalizim,Türkçülüğü kendilerine açık bir tehlike olarak algılamışlardır.Emperyalizm ve ikinci cumhuriyetçilik şeriatçı cephenin yanında yer almaktadır. Emperyalizmle, şeriatçılık, ağalık -şeylik  düzeninin yakın ilişkisinin göstergesi, Fettulah Gülen'in ABD' de, Cemalettin ve Metin Kaplan'ın Almanya'da, Esat Coşan'ın  Avusturalya'da  oturmalarıdır.Bu durumu açık belgelerle sunan hocamız bazı kesimlerin gözüne parmak soktuğu ve gerçeği gün yüzüne çıkardığı  için katline ferman verilmiştir... Makanı uçma olsun..
   



    26/07/2008 - 07:40
Osman Yıldırım’ın 12.03.2008 tarihli ifadesinde 2002 yılı Aralık ayının başında İbrahim Genç’in Osmanbey semtinde bulunan Sadıklar Pasajı’ndaki ve Piç lakaplı Hüseyin isimli şahıstan kiralamış olduğu aynı cadde üzerindeki yazıhnelerde birinde Veli Küçük, İbrahim Genç, Esen Türkyılmaz, Muzaffer Tekin ve Osman Gürbüz’ün olduğu toplantıda Osman Gürbüz’ün kendisine Necip Hablemitoğlu’nu öldürüp öldürmeyeceğini sorduğunu ve orada bulunanların bunun karşılığı olarak kendisine "BİR MİLYON" dolar teklif ettiklerini, Necip Hablemitoğlu’nu tanımadığını, kim olduğunu sorması üzerine kendisine şahsın yazar olduğu ve öldürülmesi gerektiğini söylendiğini, kendisinin bu teklifi kabul etmediğini, bunun üzerine Veli Küçük’ün Osman Gürbüz’e dönerek, "Osman bu iş gene sana düştü" dediğini daha sonraki dönemde kendisinin basından Necip Hablemitoğlu’nun öldürüldüğünü duyduğunu, bu olaydan yaklaşık 6 veya 7 ay sonra Osman Gürbüz’ün kendisine, "Hablemitoğlu’nun parasını masalarda bitirdik" dediğini o sırada yanlarında Bahçelievler’de gayrimeşru işlerle uğraşan Esen Türkyılmaz’ın da bulunduğunu Osman Gürbüz’ün Hablemitoğlu’nu öldürmesi olayına karıştığını ve aldığı parayı kumarda bitirdiğini anladığını söyledi.
 




Hablemitoğlu'nu böyle öldürdüklerini söylediler. Bugüne kadar Alman İstihbaratı yaptı, dinciler yaptı denilen Hablemitoğlu suikastinin Veli Küçük'ün emriyle nasıl işlendiği birebir iddianamede anlatmışlar tabi bu ne kadar doğru onu tanrı bilir....
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tanrı Dağı Bozkurtu
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 2


« Yanıtla #4 : 09 Ocak 2010, 01:01:13 »

Allah Rahmet Eylesin Mekanı Cennet Olsun..

o.çocuğu fetocular emniyeti doldurup kadrolaştınız emekli olana kadar-ölene kadar peşinizdeyiz 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
bayboraaytug
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 29


« Yanıtla #5 : 09 Ocak 2010, 01:26:24 »

Gerçek bir TÜRK , gerçek bir vatan severdi. Elbet hesabını soracağız ve inan bize yazdıklarını okuyacağız, okutacağız. Alman köpekleri ile ümmetçi köpeklerin yolu kesişti .Adı gizli tanıkların ifadesi sadece gülünç olabilir. Adı bilinmeyen bir tanıkta bana bunların şerefsiz köpek olduğunu ve vatana ihanet ettiklerini hakim savcı satınalıp(sırp kökenli..bakınız köktürkler sayfası) itlerin tanıklığında yargı kararları verdiğini söyledi. Bizde diyoruzki "er geç hesabını soracağız"
  Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 18 Aralık 2010, 12:25:33 »

Bugün 18 Aralık... Necip Hablemitoğlu'nun katledilişinin yıldönümüdür. Ruhu şad olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 18 Aralık 2010, 12:36:47 »

Ruhu şad olsun. Ne yazık ki Hablemitoğlu gibi aydınlar, günümüz Türkiyesinde dinlenmiyor, görülmüyor. Yaşasaydı o da Ergenekon üyesi sıfatı ile Silivri de olurdu.Üzgün
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Tanrıöğen
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 18 Aralık 2010, 13:35:03 »

          Milletimizin aydınlığına uzanan yabancı ellerin ''Çünkü, Türk'üm! Ve başka Türkiye yok.'' diyen bir akıl ve düşünce insanını, Hablemitoğlu Necip Beğ'i belki de çarklarını bir başka döndürmek için katledilişinin yıl dönümü nedeniyle anıyoruz. Ne düşünürse düşünsün fikirleri bizimkilerle çelişmeyen, millet aleyhinde çalışmayan bir adamdı. Onun suçu neyse, ben de aynı sebepten suçluyum! Işıklar içinde uyusun.
TTK.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
oguz sad
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 18 Aralık 2010, 16:57:57 »

"Türkiye'de konu devlet ve rejim düşmanlığı olduğunda en aşırı sağla, en aşırı sol nasıl bir araya gelmektedir? Kürtçüsü, Çerkezcisi, Pontusçusu, kısaca tüm bölücülerle, şeriatçıları ittifaka yönlendiren dış odaklar hangileridir?" (Cumhuriyete Aydın İhaneti ve Düşündükleri)

 

''27 Ağustos 1922 sabahı 57. Alay bu tepeyi kuşatmış, saat 10:30'da M. Kemal telefonda komutana:

-Reşat Bey bu önemli tepeyi ne zaman alacaksınız?

-Komutanım, yarım saat sonra alacağız.

-Başarılar diliyorum.

10:45 Mustafa Kemal:

-Düşmanın halen direndiğini görüyorum. Gözümüz o tepede, çok önemli.

-Komutanım tepeye düşman bir tümen yığmış, direniyor. Ama alacağız komutanım, mutlaka alacağız.

11:00 Mustafa Kemal

-Reşat Bey'i istiyorum.

-Reşat Bey size bir mesaj bırakarak intihar etti. Okuyorum, komutanım.

-Yarım saat zarfında bu tepeyi almak için söz verdiğim halde sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam komutanım.

Mustafa Kemal'in gözlerinden yaşlar boşanır:

-Allah rahmet eylesin, Reşat Bey büyük bir vatanseverdir.

11:45 Başkomutanın telefonu çalar:

-Çiğiltepe alınmıştır komutanım. Yüzlerce ölüsünü bırakan düşman Sincanlı Ovası'na doğru kaçmaktadır, arz ederim.

 

O, Türklüğün sessiz onurudur, gururudur, cesaretidir. O, Türk ulusunun temsil ettiği tüm değerlerin simgesidir. O, başlı başına bir Türkiye'dir. Ve O'nun yazgısı gerçekte Türkiye'nin yazgısıdır. Ama kaç kişi bilir O'nu ve kaç kişi hatırlar?!Kaç kişi özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı, hatta aldığımızı her nefesi borçlu olduğumuz adsız kahramanlardan biri olarak kendisini yad eder?!

Eğer bir gün yolunuz Sandıklı-Afyon arasına düşerse lütfen O'nu ziyaret ediniz. Marmaris, Bodrum, Kuşadası, Antalya, Fethiye gibi hemen çoğunluğumuzun yılda en az bir kez tatil için geçtiği yol üzerindedir. O, her gün onbinlerce aracın geçtiği yolda, herkes bakar da O'nu görmez. Daha doğrusu görmezlikten geliriz o küçük tabelayı!.. Belli belirsiz şu ibareyi okursunuz:"Albay Reşat Bey-Çiğiltepe Şehitliği 10 km.!..

10 kilometrelik yolu ancak yarım saatte alırsınız. Aslında yol bile denemez; taşlar, çukurlar ve tozlar arasında tepeleri tırmanırsınız. Yol ayrımında bir tabela daha görürsünüz; en az Türkiye'yi yönetenler kadar kararmış kalpli avcıların nişangahı haline geldiği için tek kelime bile okuyamazsınız. Yolu rasgele sağdan takip etmişseniz, bir süre daha güç bela ilerledikten sonra O'na ve O'nunla birlikte bu vatan içi, bugünlerimiz ve yarınlarımız için canını veren kahramanlarımızın yattığı şehitliğe ulaşırsınız…Tek duyduğunuz, bölgenin en yüksek ve stratejik tepesindeki şiddetli rüzgarın uğultusudur. Başka ne bir ses ne bir nefes. Eğer bu ülkeyi seviyorsanız, Cumhuriyetin erdemlerine inanıyorsanız, Türklük bilincine sahipseniz, Albay Reşat Bey ve diğer şehitlerimizi elbetteki duyamaz ama tüm benliğinizde iliklerinize kadar hissedersiniz!.. Onların sizin ziyaretinize de, dualarınıza da ihtiyaçları yoktur; çünkü erişebilecekleri en üst mertebeye zaten ulaşmışlardır. Belki birkaç damla gözyaşı ve kalpten gelen minnet ve teşekkür!.. İsteseniz de başka bir şey veremezsiniz. Yapabileceğiniz tek şey, Onları hissetmektir''


 

 

"Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Türklük bilincinin simgesi, ulusal birliğimizin ortak paydası, çağdaşlaşmanın öncüsü Atatürk'e sevgi ve rahmetle, Türkiye'yi ortaçağ karanlığına, siyasal ümmetçilik batağına çekmeye çalışan din tacirlerine, yabancı servis ajanlarına kısaca Türklük düşmanlarına lanet ve nefretle"

 

"Türkiye AB'ye ya da küreselleşmeye entegrasyon adı altında, Osmanlı döneminin kapitülasyonlarından çok daha ağır koşullar taşıyan sözleşmelere imza atmaktadır. Tek taraflı işletilen Gümrük Birliği Anlaşması nedeniyle, ithalatı dolayısıyla dış ticaret açığı giderek büyüyen Türkiye'de birkaç yüz milyon dolarlık kredi için IMF, Dünya Bankası gibi uluslararası finans kuruluşlarının, her istediği, bürokrat atamaları dahil, yapılmaktadır. MAI Sözleşmesi, Uluslararası Tahkim, Şeker Yasası, Tütün Yasası, Endüstri Yasası, Hazine Arazilerinin Yabancı Devletler Satışına İlişkin Yasa derken Türkiye'nin bugününe ve yarınına resmen ambargo konulmaktadır. "(Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası)

 

"Tüm toplumlarda, vatanı ve ulusu için canını feda etmeye hazır vatanseverlerle, en küçük çıkar karşılığı vatanını ve ulusunu satmaya hazır işbirlikçiler mutlaka vardır. Özgür ve bağımsız, devlet kurumları güçlü olan toplumlarda bu işbirlikçilerin sayısı son derece düşük iken, yabancı bir devletin hegemonyası altında yaşayan toplumlarda ise aramadığınız ölçüde fazladır. " (Kırım'da Türk Soykırımı)

 

Bugün, "Demokrasinin ve ülke-ulus bütünlüğünün önündeki en büyük tehlikeyi oluşturan başta Fethullahçılar olmak üzere tüm şeriatçılar, bölücüler, sözde ilerci sosyalistler, dönek solcu olarak tanımlanan ikinci cumhuriyetçiler, ortak deyimleriyle TeCe'ye karşı ittifak görünümündeler. Hem de demokrasi, barış, hoşgörü, insan hakları gibi evrensel değerleri arkalarına alarak. "(Fettullah Gülen Yapılanmasının Tehdit Potansiyeli ve Varisleri)

 

"Bugün Türk Ulusunun, kendini yönetmek için seçtiklerine bakıldığında, çobanlıktan gelenlerden, kola içmeye para bulamayanlara kadar uzanan yelpazede, Türkiye'nin iç ve dış politikasını ABD'nin çıkarlarına endeksleyenlerin yanı sıra, eski deyimle tüyü bitmedik yetimin hakkını fütursuzca çalacak kadar tamahkar, şehit cenazelerini sömürecek ölçüde aşırı muhteris, amacına ulaşma konusunda "dün dündür" diyebilecek kadar fırsatçı, işini bilen memurunu el üstünde tutacak kadar erdem ve ahlak yoksunu, devletin örtülü ve örtüsüz tüm kıt kaynaklarını savuracak kadar hovarda, prens ünvanını alacak ölçüde küçük burjuva hırsızı niceleri adeta bir resmi geçit yaparlar, gözlerinizin önünde. Bunların hepsini tanırsınız: Kimileri Türkiye'yi soyup tekrar yetiştikleri yere kaçarlar- ve tabii asla iadeleri söz konusu olmaz- kimileri de misyonlarını -sanki Türkiye'nin değişmez yazgısıymışçasına- büyük bir sadakatle yerine getirmeye devam ederler." (Etki Ajanları,Nüfuz Casusları ve Fethullahçılar Raporu)

 

"Büyük Atatürk Gençliğe Hitabesinde sanki bugünün fotoğrafını çekmektedir. Ne var ki; O'nun döneminde düşmanın topu tüfeği ile mücadele ediliyordu. Şimdilerde, kitle iletişim araçları, borsaları, IMF'si, Dünya Ticaret Örgütü ve her türlü ekonomik ve teknolojik olanakları var düşmanın. Sevr'i uygulatmak için top ve tüfekle Türkiye'ye güç yetiremeyen düşman, şimdilerde elindeki tüm olanakları kullanıyor, aynı amaca ulaşmak için. O'nun döneminde sadece bir Vahdettin, bir Damat Ferit, bir Ali Kemal, Bir Dürrizade Abdullah vardı, şimdilerde ise binlerce Vahdettin, Damat Ferit, Ali Kemal, Dürrizade Abdullah var aramızda işbirlikçi olarak. Ve bizi yönetiyorlar; kaynaklarımızı, onurumuzu, umutlarımızı, geleceğimizi, bağımsızlığımızı, ulusal bütünlüğümüzü parça parça peşkeş çekiyorlar düşmana. Büyük Atatürk'ün ilke ve devrimleri kadar gereksinim duyuyoruz yeni bir Kuva-yi Milliye ruhuna..." (Etki Ajanları,Nüfuz Casusları ve Fethullahçılar Raporu)

 

"Türkiye'de konu devlet ve rejim düşmanlığı olduğunda en aşırı sağla, en aşırı sol nasıl bir araya gelmektedir? Kürtçüsü, Çerkezcisi, Pontusçusu, kısaca tüm bölücülerle, şeriatçıları ittifaka yönlendiren dış odaklar hangileridir?" (Cumhuriyete Aydın İhaneti ve Düşündükleri)

 

"Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ve laik yapısına göz diken tüm unsurlara karşı bunca zahmete ve mihnete değer mi, diyorsanız, Atatürk'ün manevi mirasçısı olarak evet değer, diyorum. Çünkü Türküm ve başka Türkiye yok!."(Köstebek)

 

"Fethullahçı ve diğer köktendinci yapılanmalara karşı devlet erkiyle mücadele yapılmayıp, bu mücadele sadece bir avuç Cumhuriyet aydınına, gönüllüsüne bırakılacak olursa, ödenecek bedeller de giderek ağırlaşacaktır." (Köstebek) Necip Hablemitoğlu


Ruhu Şad, Mekanı Uçmağ  Olsun!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.233 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.