Çuval olayında 7 yıllık büyük sır!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 06 Aralık 2019, 16:11:44


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Çuval olayında 7 yıllık büyük sır!  (Okunma Sayısı 3064 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ANAFARTALI
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 43



« : 28 Kasım 2010, 00:03:15 »

Türkmen tapularını 'kurtaran' Süleymaniye timi, 'çuval baskınına' silahlı yanıt vermedi. Çünkü asıl operasyon başarıyla tamamlanmış, tapuların mikro film ve dijital kaydı çoktan Ankara'ya ulaşmıştı.

Tapu ve nüfus idareleri peşmergeler tarafından yağmalanıyor. Demografik yapıyı değiştirmek için Türkmen ve Araplara ait kayıtlar yakılıp yok ediliyor. Bu sırada Irak birlikleri Kuzey'i terk etmiş, bölge tamamen Amerikan birlikleri ve peşmergelerin hakimiyetine geçmiş durumda.

Süleymaniye'de konuşlanan Türk özel harekat timi gelişmeleri yakından izliyor. Türk istihbaratı bölgede etkin. Meydana gelebilecek olaylar hakkında önceden haber alma kabiliyetine sahip. Türkmenler de Türk askerine yardımcı oluyor, rehberlik yapıyor. Nitekim, Türkmenlere ait tapu kayıtlarını yok etme hazırlıkları istihbaratçıların başarılı çalışmasıyla önceden öğreniliyor ve Süleymaniye'de görevli özel birlik bu kayıtların tamamını kopyalayarak Türkiye'ye gönderip, güvence altına alıyor.

Türkiye'nin Kuzey Irak'taki etkinliği sadece bu kritik operasyonla sınırlı kalmıyor. Bölgedeki Türkmenlere, Türkiye'den yardım malzemeleri ulaştırılıyor: İlaç, yiyecek...

Bu sırada peşmergeler, bölgede Türkmenleri ve Arapları yok sayarak her istediğini yapabilmek için Amerikalıları kışkırtıyor ve Süleymaniye'deki birliğin etkisiz hale getirilmesine karar veriliyor. Çuval olayından önce, 22 Nisan 2003'te Türkmenlere gıda ve ilaç götüren Türk timi, "Silah taşıyorsunuz" iddiasıyla ABD birlikleri tarafından durduruluyor. Yardım konvoyundaki Türk askerleri 2 gün süreyle alıkonuluyor. ABD'liler "Misafir ettik" diye açıklama yapıyor ama asıl amaç Türk birliğini caydırıp, hareket kabiliyetini kısıtlamak ve peşmergeleri bölgenin tek hakimi haline getirmek...

Ardından Türk-Amerikan ilişkilerini derinden yaralayan "çuval olayı" meydana geliyor. 4 Temmuz 2003 tarihinde. Yani ilk olaydan yaklaşık 2,5 ay sonra. Süleymaniye'deki Türk karargahında görevli bir binbaşı komutasındaki 11 Türk özel harekatçı ve Türkmen mihmandar, Amerikan 173. Hava İndirme Tugayı'na bağlı askerler ve peşmergelerin baskınına uğruyor. Baskın sırasında Türk askerleri gelenleri önceden görüyor. Ancak Amerikalılar daha önce de o binaya birkaç kez "kahve içmeye" geldiği için bunun bir saldırı olduğuna ihtimal verilmiyor. Ta ki, Amerikan askerleri teslim olmalarını söyleyene kadar.

Olay sırasında Türk özel harekatçıları silahla karşılık verme fırsatı buluyor ancak bunu tercih etmiyor. Peki hepsi özel eğitimli bu askerler neden tes lim oluyor? Birincisi; Süleymaniye timi, üstlendiği kritik operasyonu tamamlamış olmanın, yani tapu kayıtlarını Ankara'ya ulaştırmanın verdiği rahatlıkla hareket ediyor. İkincisi; timin komutanı serinkanlı davranarak, iki ülke arasında ağır sonuçlar doğurabilecek büyük bir çatışmayı önlüyor. "Karşılık vermeyin" diyor.

ABD'liler 11 asker ve Türkmen mihmandarı derdest edip başlarına çuval geçirerek götürüyor ve 60 saat süreyle sorguya çekiyor. Ama gerek sorgulamada, gerekse büroda yapılan aramalarda Türk "özel ekiplerinin" gizlice yürüttüğü "tapu operasyonuna" ilişkin herhangi bir belge ya da bilgiye ulaşılamıyor.

Süleymaniye'deki Türk askerleri her ne kadar başlarına çuval geçirilmiş olsa da, kopyalanıp götürülen belgelerle, asıl çuval tapu kayıtlarını yakarak her şeyi yok edeceklerini sanan peşmergelerin başına geçmiş oluyor.

Süleymaniye'de önemli olan, Türk askerlerinin hem operasyonu başarıyla tamamlaması, hem zayiat vermemesi, hem de iki ülke ilişkilerini içinden çıkılmaz bir noktaya sürüklememesiydi. Çünkü Amerikan askerlerine karşılık verilmesi durumunda çıkacak çatışmada ölü sayısı yüksek olabilirdi. Nitekim, olay sırasında Genelkurmay Harekat Başkanlığı görevini yürüten Korgeneral Köksal Karabay, emekliye ayrıldıktan sonra çok önemli bir detayı şöyle açıklıyordu: "ABD askerleri Türk timinin bulunduğu sokağa girdiklerinde tim komutanı kapıya çıkıp 'hoşgeldiniz' diyor. ABD'liler üzerine çullanıyorlar. Bu sırada herkes ateş etmeye hazır. Ama tim komutanı binbaşı Aydın elini kaldırarak 'ateş etmeyin' diyor. Olayı soruşturan ABD'li Korgeneral John Slyvester'in 'Neden ateş etmediniz' sorusuna Tim komutanı Binbaşı Aydın E. 'O kadar acemice geliyorlardı ki, ateş etsek en az 60 kişiyi öldürürdük. Biz de ölürdük ama iki ülke arasında kapanmaz bir yara oluşurdu' diyor. Bunun üzerine General Slyvester'in tim komutanını Aydın'ı alnından öpüyor."

ürk askerleri serbest bırakıldıktan sonra ABD Genelkurmay Başkanı'nın Türk Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ü arayarak özür dilediği ve şu mesajı ilettiği öne sürülüyor: "Askerlerinizin anlayışlı davranması beni çok mutlu etti. Tanrıya bin şükür, askerleriniz ve askerlerimiz evlerine sağsalim dönebildi."

Bu olaydan 7 yıl sonra, TAKVİM'in kamuoyuna açıkladığı "Musul ve Kerkük'teki tapu operasyonu" haberi gösteriyor ki, Türkmenlerin bölgedeki gayrimenkulleri güvence altına alınmış, operasyon başarıyla tamamlanmıştır... Mehmet Çetingüleç - TAKVİM

Alıntı- Kaynak:haberturk
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
İLTERİŞKAĞAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 412


BİN CİHANA DEĞİŞMEM ŞU ÖKSÜZ TÜRKLÜĞÜMÜ


« Yanıtla #1 : 28 Kasım 2010, 00:15:26 »

Kimse kendini keşke dediğimiz bu tür fantastik olaylar ile avutmasın. Gerçekler ne yazık ki ortadadır ve Türk genci bunları bilerek kendini iyi yetiştirmelidir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Damla damla ırkımın kanı,
Bir kımız çamçağına akarken,
Altaylar'da öğrenmiştik biz,
Ölümle anda olmayı.
Umay'ın kanatlarında,
Tanrı Dağı'na bakarken,
Küçücük ellerimizle Güneşe dokunmuştuk.
Sonra bizim olsun istedik güneş,
İşte herşey böyle başladı...
Onbaşı Yamtar
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 446



« Yanıtla #2 : 28 Kasım 2010, 00:15:39 »

Aman ne güzel teselli!!! Mikrofilmeleri almışısız, çatışsaymışız ölü sayısı yüksek olurmuş... Keşke hepsi çatışarak ölseydi de çuval geçirtmeselerdi. Kendi başlarına sivil hayatta ister poşet geçirtsinler, ister çuval, ister şamar oğlanı olsunlar, ister bilmem ne oğlanı umrumuzda olmaz ama askerken, Türk Milleti'ni en yüksek düzeyde temsil ediyorken bunu yapamazlar. Üzerlerinde o üniforma varken tatlı canlarını düşünemezler. Türk Milletini rezil ettiler, binlerce yıllık ordumuzun şerefini ayaklar altına aldılar. Bundan daha utanç verici ne olabilir...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Toprak ana uyuturken koynunda bizi
Yarınkiler biçecektir ektiğimizi,

Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır,
İşte o gün ruhlarımız şad olacaktır!
ATİLA
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 89



« Yanıtla #3 : 28 Kasım 2010, 01:23:36 »

Vay be! Ne büyük sırmış bu böyle. TÜRK Milletini aptal yerine koyan bu haberi yayınlayan satılmışlar abd lehinde kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. Orada TÜRK Bayrağının olduğu bina vatan parçası sayılır ve hiç kimsenin izin almadan girememesi gerekirdi.Karşı konulmaması veya en azından caydırıcı ateş açılmaması hata olsa da bu asla Şanlı Ordumuzu bizim gözümüzde küçültmemiştir. TÜRK'ün tokadını yemeyen bu soysuz abd eninde sonunda bunu tadacaktır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TANRI TÜRK'Ü KORUSUN
Çiçi
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 88



« Yanıtla #4 : 28 Kasım 2010, 02:52:47 »

Yedi yıl sonra bula bula bu bahaneyi mi bulmuşlar. Çok komik geldi bana. Çuval ne yazık ki Türk Milletinin başına geçirilmiştir ve devleti yönetenler buna seyirci kalmış, abd ye nota verilmesini isteyenlere rte "ne notası müzik notası mı?" diyerek onlarla dalga geçmiştir. Bir de "Süleymaniye timi" tapuları kurtarmak için neden 4 Temmuz u seçmiş acaba? abd nin bağımsızlık gününü..?
Olay onurumuzu kırmıştır abd ile bilmem kim ile olan ilişkilerimiz onurumuzdan asla önemli değildir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun.
Tanrı Türk'ü Korusun.
Ayazkan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 78



« Yanıtla #5 : 28 Kasım 2010, 03:53:33 »

TÜRKİYE NATO ÜYESİ BİR MÜTTEFİK. USA NATO ÜYESİ BİR MÜTTEFİK.
BU NASIL OLABİLİYOR!!!! NASIL. BİR FRANSIZ ASKERİNE YAPSA AYNI ŞEYİ
BİR İNGİLİZ ONU DA GEÇTİM BİR YUNAN??? NE DERSİNİZ
VE BİZ HALA NATODAYIZ. HALA KENDİMİZİ KANDIRIYORUZ.
BU REZİLLİĞİN HİÇBİR HİÇBİR AÇIKLAMASI OLAMAZ.
TENGRİ TÜRKÜ KORUSUN!!!!
NE DİYEBİLİRİM BAŞKA.
MEZBAHALIK DANALAR GİBİYİZ.
HERBİRİMİZ SIRAMIZI BEKLİYORUZ.
SADECE SIRASI GELENLER BÖĞÜRÜYOR.
ÖTEKİLERİN UMRUNDA DEĞİL.

*mezbaha
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Maymundan mı? geldiniz yoksa Adem'den mi? bilinmez ama bizim geldiğimiz yer belli...  KÖKBÖRÜ!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.064 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.028s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.