Cilalı kürt Devri
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Kasım 2019, 20:25:51


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cilalı kürt Devri  (Okunma Sayısı 3101 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bozkurt 147
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 49


varlığım TÜRK varlığına armağan olsun.


« : 17 Mayıs 2011, 14:56:06 »

Biz Türkler, Anadolu’yu Yurt edinirken Onlar, yani Kürtler,yanı başımızda belirdiler. Yerden mi bittiler,Kaf Dağının arkasından mı geldiler, kara deliklerden mi çıktılar? Bilinmiyor ama, geldiler ve yanıbaşımızdaydılar.

Kimsiniz nesiniz? diyemeden içimize girdiler bir ağaç kurdu gibi.

İçimize öyle bir girdiler ki, tek hücreliler gibi çoğalarak yayıldılar bedenimizin her parçasına

Biz onları biz zannettikçe onlar Biz olmak yerine bizi İçten içe kemirdikçe kemirdiler, göremedik, bilemedik, anlayamadık çünkü içimizdeydiler.

Biz ötelerden Tarih yaza yaza devlet kura kura gelmiştik. Ama, Onların bilinen bir Yurtları bir devletleri bir tarihleri bir yazıları Ve bir Yazıtları yoktu.

Olmamıştı da olduracak alt yapıları bilgi birikimleri ve yeterli
kültürleri de yoktu

Türkçe, Farsça ve Arapça karışımı melez bir dilleri vardı. Yani,
dilleri de onların değildi.

Hiçbir şeyleri yoktu ama onlara tepeden bakmadık aşağılamadık

Sadece bir tanrı misafiri görüp bölüştük ekmeğimizi

Hiç Yurtları Olmamıştı ya, Aha Anadolu Bozkırları, bu topraklar bize de

size de yeter dedik topraklarımızı ayakları altına serdik.

Kendi kültürümüzü dilimizi zamanla öğrenirler bizleşirler zannettik ama

Onlar biz olacaklarına Türk Aşiretleri Onlar olup Kürtleştiler.

Çünkü onlar içimizdeydi biz zannettik bilemedik göremedik.

Biz gene atalarımız Oğuz’u Bilge Kağanı dinlemedik tarihten ders almadık

Biz, Biz olacağımıza başkalarını bizleştireceğimize, Arap’ın koltuk kavgası
mezhepçiliğe bulaşarak, Sünni Kürtleri baş tacı ederken öz kardeşimiz

Türkmenleri,dağlara ve sınır ötelerine sürerek Türk Oğlu Türkleri
kendi ellerimizle Farslaştırdık Kürtleştirdik.

Sünni Kürtleri öyle bir yücelttik ki şeyhlerimizi bile uyduruk Seyyit

Kürtlerden seçip el eteklerini öpüp sürüleşen müritleri olduk.

Allah’ın en büyük nimeti aklımızı yitirip öyle bir yozlaştık yobazlaştık ki,

Hiç düşünemedik ki, Hz. Muhammed ne zaman Kırmanço Kürt oldu da

Bu kadar sahtekar Kürt Seyyit türedi de sürüleşen Türklere el ayak

öptürür oldular.

Biz Kız alıp kız verip dayı olup hala olup kan bağı kurarak

Kürtleri biz kabul edip Onurlandırırken, öz kardeşimiz Türkmenleri

ötekileştirdik ittik horladık iftira attık utanmadan.

Payeler verile verile Onurlandıra Onurlandıra Selçuklu ve Osmanlı

dönemleri Kürtlerin Yontma Kürt Devri oldu.

Biz, Kürtler darılmasınlar incinmesinler diye Türk kelimesini Türküm
Demeyi bile kanunla yasakladık

Türk Milliyetçiliğini Arap ve Kürt yalakası Din adamı kılıklı soysuzların
Uyduruk Dini Fetvalarıyla haram kıldık.

Biz kanunlarla fetvalarla Biz olmaktan çıkıp dört nala hiçliğe yol alırken
Kürtler, göğüslerini gere gere Kürt’üz dediler. Kendilerine hayali bir tarih

olmayan bir yurt icat edip Kürtçülük yaptılar.

Sadece, Osmanlının son zamanlarında Kürtçülük adına 27 defa isyan ettiler

Çanakkale’de pek yoktular dağlara sıvışmışlardı. Kurtuluş savaşında ise

ya Dağlarda eşkıyalık ya da istilacılarla işbirliği yaptılar sırtımızdan

vurdular ama, biz yine de Türk Cumhuriyetini Kürtlerle beraber kurduk diye

Onların gururlarını okşayarak soytarılık yapmaya devam ettik.

Yalakalık Soytarılık yaptık da Utandılar mı? Yaranabildik mi ? Hayır

Yine tatmin olmadılar olacakları da yoktu..

Kürtler, sinesinde barındıkları ve Tarihte kendilerini ilk defa

adam yerine koyan Türk Ulu Çınarını Kemire kemire bitirinceye kadar

doymayacaklar da Onun içinde,

Cumhuriyet döneminde de Binlerce Türk evladı Memet’leri

sırtından vurarak 29 defa daha isyan ettiler.

Hiç bitmedi ki kinleri garezleri düşmanlıkları ekmek bilmez namertlerin

Osmanlı ile beraber Yontma Kürt Devri bitmişti ama,

Cumhuriyetin İlk döneminden yani Mustafa Kemal'den sonra
Ne kadar ölü diri ve hain Kürtçü varsa Cilalanıp allanıp pullanıp

iradesini ve öz bilincini kaybetmiş Yoz Türklerin Sürü Türklerin

Mürit Türklerin önüne sürülerek

Bu sefer de Cilalı Kürt Devri başlattılar.

Türk görüntüsünde evrim geçirmiş Mankurtlaştırılmış Türklerde
bu cilalanmadan Ve allanmadan sonra bağrı yanık ciğeri delik

ince hastalığa tutulmuş divane aşıklar gibi ah çekip vah çekip

göz yaşı dökerler.

Mustafa Kemal'den sonra İnönü ve takipçileri, Türk’ü, Türkleşen
Ve Türkçeleşen Her şeyi horlayarak bir yana iterek Yunan’a ve

batıya sevdalanırken diğerleri,

Devşirmeliklerini masonluklarını dinle gizleyerek Arap’a ve Arap’ın

hurafelerine sevdalanırlar Kerem gibi .

Kurtuluş Savaşını veren Cumhuriyeti kuran cepheden cepheye koşan
Felek yorgunu Soylu Türk’e Milletine ise sevdalanan yoktur.

Türkler Komünist olurlar ama komünistlikten önce Kürt Milliyetçisi

Sonra Türk düşmanı olur, daha sonra Türk’ten başka her ırkın

Yalakası sosyal soytarısı olurlar.

TürklerŞeriatçı olurlar dinci olurlar ama önce Arap ve Kürt milliyetçisi
Sonra Türk düşmanı olurlar. Türk’e düşmanlıkları kinleri hücrelerine

Öyle bir işlemiştir ki,

Cenazelerinde bile Türk Bayrağı istemeyecek kadar soysuzlaşırlar.

Türkler Milliyetçi olur ama kem talih değişmez yine Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemi İşbirlikçisi bir Kürtçüyü
Bir sahtekarı kendilerine şeyh,

kendilerine Cibrilsiz bir nebi kabul ederek, Peşinden sürüklenip

bölücülere yoldaş olup emperyalizmin değirmenine su taşırlar.

Kara yazgı değişmez ki hiç, Türk, kendi hainini kendi iblisini ve

kendi işbirlikçisini Yine kendi yetiştirir.

Yıl 1943 Güneydoğuda düzen intizam sınır diye bir şey kalmamış

yine Eşkıyalar Kürtçüler, kaçakçılar talancılar ve ajanlar

Ortalıkta cirit atarlar.

Devlet bugünkü gibi Güneydoğuda yine izne çıkmıştır

İnönü Cumhurbaşkanı Fevzi Çakmak Genel Kurmay Başkanıdır.

Balkan savaşlarında Birinci Dünya savaşında ve Kurtuluş savaşında

Bulunmuş Kemal’in gözü kara askerlerinden Mustafa Muğlalı Paşa

3. Ordu ve sıkı yönetim komutanlıklarına getirilir.

Muğlalı Paşatecrübelidir yüreklidir.
Devlet denilen iki yüzlü aygıt, her sıkıştığında yaptığı gibi yine

Kanı Türk, Dili Türk, Düşüncesi Türk, vatanı milleti ve bayrağı için

ölmeye hazır bir Türk Evladı, Mustafa Muğlalı Paşayı

bularak, vatan tehlikede diye Cepheye sürmüştür

Muğlalı Paşahizaya sokar isyancı soysuz soykaları
Düzeni sağlama sırasında Van sınırında Emirleri dinlemeyen

33 eşkıya Sınır çatışmasında öldürülür.

Öldürülenler masumdur diye Muğlalı Paşa hakkında dava açılır

Fevzi Çakmak Paşa reddeder.

1946 seçiminden sonra mecliste Amerikan uşağı Dinci, Kürtçü

Ve toprak ağası sülüklerin kurduğu Demokrat Parti meclise girer.

Mecliste bir Kürt cilalama devri başlar ki sormayın gitsin.

Özellikle Güneydoğuda sömürü düzeninin sürmesinden yana

Demokrat Partili Amerikan Kolejli kravatlı toprak ağaları, dinciler

ve masonlar Kürt destanı yazarlar

Öyle bir Kürt destanı yazarlar ve Kürtçülük Eşkıyalık öyle bir kutsanır ki

İnsanın Kürtçü Eşkıya olası gelir.

Özellikle Amerikan uşağı küçülmüş alçalmış üç düzenbaz

Adnan Menderes, İsmail Hakkı Çevik ve Fikri Apaydın

Kıçlarına nişadır sürülmüş şebek gibi yanar tutuşur Mecliste yırtınırlar

Emperyalistler adına Kürtlerin ap..larını kaşırlar

Cilalarlar daha iyi ihanet etsinler ve bir sonra ki seçimde

Kürtlerden daha çok oy devşirebilsinler,

Ve de Kemal’in Askeri Kahraman bir Komutanı zindana attırıp

Kemal’denintikam alabilsinler diye.
O zamanda satılık savcı ve hakimler vardı ve o hakim ve savcılar

Kutsal(!) Kürtçüleri, devşirmeleri ve masonları, mutlu etmek için

1947 de idam kararı verip Muğlalı Paşayı zindana gönderdiler.

Ne İsmet Paşadan bir tepki vardır ne de o gün ki Genel Kurmaydan

Tıpkı bugün ki gibi Hepsi de artık Amerikan uşağı olmuşlardı

Dernekleri Mustafa Kemal tarafından kapatılan masonlar,

Menemende Burunları Muğlalı tarafından sürtülen kalleş dinciler

Amerikan uşağı sülük toprak Ağaları ve Kürtçü isyancılar

ilk intikamlarını almışlardı

Mustafa Kemalin Askerinden ve Mustafa Kemalden
Paşa hapiste kahrından ölür.

Bu Olaya ses çıkarmayan İnönü de Bayar da Menderes de ve

bilumum Türk ve Kemal düşmanları kına yakarlar

bir yerlerine.

Potamyalı Recep Diyarbakır meydanında başka bir cilalama

Başka yıkama yağlama başlatır.

Recep; Ah APE Musa ah senin acın içimizde diye içten öyle bir
ah çeker ki ortalığı inletir. Meydanda bir alkış bir tufan kopar

Gözyaşları sel olur.

Evinde kahvede televizyon izleyen diğer kentlerdeki insanlar da

ah çekerler.

Garibim Türkler zannederler ki Ape Musa Elinde Asasıyla Tur Dağı’nda

Tanrıyla görüşen İsrail Oğullarının nebisi Piri fani Musa’dır

İçlenirler, Anlamazlar Lanet ederler Musa’ya kıyanlara.

Peki, PKK lı bir terörist tarafından öldürülen Kürtçülüğün son devir

Mimarlarından biri Ape Musa kimdir

Şimdi İsveçli Ape Musa’nın yazdıklarına bir göz atalım.

“Dersim de yapılan bir soykırımdır. Seyit Rızanın hanımı silah elde

Ön saflarda Türk askerine karşı savaşıyordu. Okuldaki öğrenciler

Bese’ye küfredince benimde ilk aklıma gelen Atatürk’ün Anası oldu

Bende Atatürk’ün Anasına küfrettim.”
“Aslında Kerkük’ün Kürt’ten dolayı ağladığı yok. Zaten Kerkük,

Kürdistan’ın bir parçasıdır Oradaki Türkmenler Kürtlere sığınmış

muhacir ve sığınmacılardır.”
“Kerkük kan ağlıyormuş Türkmenler Kürtlerin boyunduruğu altına

Girmeyi reddediyorlarmış

Ulan Kerkük kan ağlıyorsa canı cehenneme Kerkük’ün

Kürt boyunduruğunu kabul etmiyorlarsa Başka yere gitsinler..”
''Kürt salak mı ki bölünmek istesin? Türk batıdaki en iyi yerleri alacak,

Kürde ise güneydoğudaki bereketsiz topraklar kalacak.

Yok, öyle yağma. İstanbul da bizim, Ankara da, İzmir de.

Günü geldiğinde de hepsini alacağız” diyen Musa Anter
Recep’in Amcası Ape Musadır.

Türkmenkenti Telafer kuşatılır Ağır silahlar ve havadan saldırılarla
kadın çocuk binlerce masum katledilir şehit edilir.

Yüzlerce kadına kıza tecavüz edilir

Katiller ve tecavüzcüler Amerikan katilleri Şii bedirler ve PKK hamisi

Kerkük işgalcisi Barzani’nin Köpekleri katil Peşmergelerdir.

“Eğer Kerkük’ten elinizi ayağınızı çekmez iseniz Diyarbakır’dan

olursunuz “diye birde Türkiye’yi tehdit eder Barzani iti.
Ve nihayet Recep, Amerika ve Türkiye’nin büyük çabalarıyla yaratılan

Uyduruk Kürdistan Kuzey Irak’ı ve öz kardeşi yandaşı CIA’nın işbirlikçisi

Barzani’yi ziyaret eder.
Kürdistan Bayrağı önünde Recep söze;

Kardeşim ve dostum Mesut diye başlar cilalarda cilalar

Sonra gelir Barzani’nin konağına misafir olurlar

Cilalama yetmez Türk Devleti soytarılığa başlar

Başbakanın Başdanışmanı saz çalmaya ve ve Sanayi bakanı,

Türkü söylemeye başlar. Önce hareketli ve Kürtçe Türküler çalınır

Söylenir Bir ara Recep’le Barzani göz göze gelir

Recep, Muhterem kardeşine “Ağam seni eğlendirebiliyor muyuz” ?
dercesine bakar

Hin oğlu hin Barzani anlar eliyle mükemmel kardeş mükemmel diye

İşareti yapar.

Sonra istek üzerine Başdanışman Saza öyle bir dokunur ki

Sanki saz ağlıyor inliyordur.

ve Sanayi Bakanı dayanamaz İçten yanık yanık davudi sesiyle başlar

türküyü söylemeye, söylenen Yemen Türküsüdür.

Recep türküye eşlik eder Türkünün sonuna doğru Hava iyice değişir.
Duygular kabarır kara vicdanlı Eş Baş ve Kalleş aşiret ağası

daha fazla tutamazlar göz yaşlarını

Çünkü Mesut Ağaları eşkıya babasıyla dağlarda CIA için çalışırken

işbirlikçilik yaparken yemen türküsü dinlerlermiş

Böylece soytarılar Mesut Ağalarını Mesut ve bahtiyar ettikten sonra

KGB ve CIA ajanı Baba Mustafa Barzani’yi de yad etmişlerdir.

Ve tarihte ilk defa bir Türk devletini temsil edenler Türk düşmanı

bir aşiret Kalleşi önünde şaklabanlık yapar ters takla atarlar.

Bir Mayıs öncesi Bölücü itler yürürler Taksimden Aksaray’a kadar
yakar yıkarlar Türk Bayrağını indirir yırtarlar.

Sahipsiz Ay yıldızlı nazlı bayrak yerlerde sürünür, sanki işgalci bayrağıdır

Kimse ses çıkarmaz.

Fethullah’çı imanı kuvvetli Kürdonur Muhafızı Polisler İçten içe sevinirler

Yaşayın var olun kardeşler az kaldı diye, Dokunmazlar hainlere

Bir Mayıs Taksim, Hiç Türk bayrağı yoktur. Teröristler Anıtı çevrelemiş,

Bir it soyu Mustafa Kemal'in omuzlarına ayaklarını basmış ara sıra da

Mustafa Kemal’e ayağıyla vuruyor ve tükürüyor.
Başka bir soysuz PKK paçavrasını Mustafa Kemal'in yüzüne bağlayarak

yüzünü kapatıyor terörist gibi.

Başka bir soysuz Mustafa Kemal'in boynuna Bölücülerin afişini asıyor

Başka bir it oğlu Katil Öcalan’ın posterini asıyor.

Liseli gençlere, memura ve Güneydoğuda savaşmış Türk Askerlerine,

yırtıcı Asya Kaplanı Polis,

PKK itleri Bayrağı yırtarken Kemal'i çiğnerken kördürler sağırdırlar,

Süt dökmüş kedi gibidirler.

Taksim’dedirler ama bir kenarda çakallar gibi bıyık altı gülüp

Kınalanıyorlar mıdır? Acep

Yakındır Türk Cumhuriyetinin ve Kemal’in boynuna ip geçirilip

yıkılacağı gün yakındır diye, el mi ovuşturuyorlardır?

Görülen o ki Polis mutlu, Vali mutlu da İstanbul’u teröristlere

teslim etmekten Mutlu.

Kürdistan’ı kurmaya Ülkeyi bölmeye yeminli Potamyalı Recep yok

hırsızların ve teröristlerin kefili tatmin olmuş Abdullah da yok.

Apoletleri bol general Karanlık Paşa mı ne? kuyruğu

desteleyip hangi deliğe sıvışmışsa o da yok

Recep’ten sonra Amerikan işbirlikçiliği için hazırlanarak parlatılan Mustafa Kemal'in postunda oturan, isyancı Kürtçü Eşkıya Seyit Rıza
aşığı Bölücü yardakçısı Tosun Kemal’den de, partisinden de ses yok.

Milliyetçiler mi? Vatanseverler mi? Bozkurtlar mı? Onların direnişçileri

Silivri ve Diyarbakır zindanlarında prangalı, geri kalanlar ise uzun

Zamandır Kaf Dağının arkasında Tatildedirler.

Taksimdeki direkler barikatlar yağlanmış bir Mayıs öncesi

Yağlanan cilalanan direkler değil kutsanan Kürtçü Eşkıyalardır.

Kutsayan ise Kürdistan’ı Kurmaya papaz yeminli Devletin başındaki

Siyasiler, MİT, Emniyet, NATO’nun hizmetkarı Generallerve
Küresel Sermayenin yerli işbirlikçileri TÜSİAD, MÜSİAD.

Ve CİLALI KÜRT DEVRİ, dört nal …

İsveçli Kürtçü Musa Anter’in söyleminin tam tersini yani,

Biz Türkler de Kürtleriçin,
“Diyarbakır’dakiler, Türk bayrağı altında yaşamak istemiyorlarsa

canları Cehenneme, Erbil’e kadar yolları var hainlerin”

demez isek, Anadolu da gömülen diğer Uluslar gibi biz Türkler de

Anadolu’nun kutsal topraklarına ebedi gömüleceğiz.
Taksimde Kimsesiz Mustafa Kemal

Soysuz bir it Omuzlarına basmış, boynu eğilmiş

Altmış Milyon Türk sessiz, kimi alçak, kimi korkak, kimi Mal

Güneydoğu cebren işgal edilmişti , meğer İstanbul’da bizim değilmiş

 

Kara KAGAN
(alıntıdır)
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

KAN KOKSUN BURAM BURAM. KAN, KAN, KAN...!
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 17 Mayıs 2011, 17:48:23 »

Kara Kağan her kim ise yürekten katılıyor ve kutluyorum. Bozkurt 147 , bu olağanüstü yazıyı bizimle paylaştığın için çok teşekkürler. Varolasın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KurtayKağan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 36



« Yanıtla #2 : 17 Mayıs 2011, 21:21:40 »

Hislerimin tercümanı olmuştur. Millet ne zaman uyanacak da görecek bunları.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Adakutay
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 42


« Yanıtla #3 : 02 Haziran 2011, 17:43:40 »

Cilalı taş devrinden bizim sayemizde çıktı maymunlar,2 asır öncesine kadar bunlar devletleşme öncesi dönemden kalma kabileler halinde yaşıyorlardı,bize özendiler millet olmaya kalktılar;ama dilleri yok,yazılı eserleri yok,devletleri yok kökeni bilinmeyen devletleri kendilerinin saymaya kalkıyorlar,tarihte göstermiş oldukları milli bir bilinç yok,yok oğlu yok,sonra da niye bizi yok sayıyorsunuz...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bergütey
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 484


Türkiye Türklerindir!


« Yanıtla #4 : 02 Haziran 2011, 21:21:05 »

Akp den mi kürtlerden mi hangisinden daha çok nefret edeceğime karar veremedim..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Irkçılığın sebebi yoktur, sebep arayan varsa da ırkçı değildir.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.128 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.028s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.