CHP,artık AKP ile aynı yola mı giriyor ?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Ocak 2020, 14:18:14


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3 4
  Yazdır  
Gönderen Konu: CHP,artık AKP ile aynı yola mı giriyor ?  (Okunma Sayısı 9205 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« : 03 Ekim 2010, 19:07:41 »

1.Haber;


CHP, milliyetçilikten uzaklaştıkça büyür.BAYKAL, “HEPİMİZ ERMENİYİZ” demeliydi.



AYKIRI SORULAR PROGRAMIYLA BİLİNEN ENVER AYSEVER’İN CHP İLKELERİNE AYKIRI FİKİRLERİ..

- Yakın geçmişe bakarsak, CHP nerede yanlış yaptı?
Eğer Hrant Dink özgür değilse, Türkiye’de hiç kimse özgür değildir. CHP, artık bunu savunmalıdır. Ben isterdim ki Deniz Baykal, ‘Hepimiz Ermeniyiz’ diyen grubun en önünde yürüyen kişi olsaydı. Rakel Dink onun koluna girseydi, sistemin değil, demokrasinin teminatı olarak onu görseydi. Elif Şafak ile Orhan Pamuk’a 301. maddeden dolayı yumurta atanların tarafında duran CHP’nin aslında Türkiye’de olmasının da bir anlamı yoktur. Elif Şafak ve Orhan Pamuk’a göğsünü siper eden bir CHP’ye ihtiyaç vardır. Benim gibi düşünmesine gerek yok. Ama kalemle silah arasındaki ilişkide ben kalemin tarafındayım. Yani ben Kemal Kerinçsiz’in temsil ettiği hukuk değerlerinin yanında değilim. CHP’nin de bu tarifi yapması lazım. CHP, milliyetçilikten uzaklaştıkça büyür.

“TÜRKÜM,DOĞRUYUM KALKMALI, “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” SÖYLEMİ ARTIK OTORİTER BİR ANLAYIŞ”- Bu süreçte Kemal Kılıçdaroğlu olsaydı, CHP bu duruşu sergilemez miydi? Sonuçta bir de etkin kadrolar var ki, hala CHP içinde hakimiyetini sürdürüyor…
Böyle olmazdı. Algı yönetimi diye bir şey var. Nihayetinde algı yönetimi genel başkanın tutumuyla şekillenir. Genel başkanın yaptığı, kamuoyunu dönüştürecek bir tutum olarak algılanır. Bakın başka bir sorun daha var. ‘Ne mutlu Türküm diyene’ meselesi… Mustafa Kemal’in bunu dile getirdiği dönemde devrimci bir söylemdi. Çünkü dünyada ırkçılığın yürüdüğü bir ortamda ‘Ne mutlu Türk doğana’ diyebilirdi. Öyle demedi, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ diyerek buradan bir millet yarattı. Bunu ilerici bir adım olarak görmek gerekir. Ve o güne aittir. 21. yüzyıla geldiğimiz zaman Büyükanıt’ın ‘Sözde değil özde demokrasi’ sözünün arkasından ‘Ne mutlu Türküm diyene’ gibi otoriter bir anlayışın dillenmiş olması talihsizliktir. Biz ‘Ne mutlu Türküm’ söyleminin ötesinde bir adım atmalıyız. Ayrışmayı değil, birleşmeyi sağlayan bir tutum takınmalıyız. ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım’ diye başlayan meselenin de artık çocukları okul bahçesinde toplayıp, askeri bir nizam içerisinde bütün bir toplumu kışlaya benzeterek uygulanması doğru değildir.

- Sabahları ‘ant okutulmamalı mı?
Kız çocuklarını bile böyle bir baskı altında tutan zihniyetin tarafında olamaz CHP ve sosyal demokrat zihniyet. Gelişmiş birey zaten kendi etik ölçülerini ortaya koyar. Bir ant gereksinimi cumhuriyetin kuruluşunda yurttaşlık bilinci yaratmak için gerekli olabilir ama bugün internetin, cep telefonlarındaki iletişim organizasyonunun geldiği boyutlara baktığınız zaman zaten toplumda bir ahlaki çözülme varsa bunu sabahları çocukları tıkıştırıp, askeri bir nizam içerisinde tüm Türkiye’yi garnizona dönüştürerek yapamazsınız. Orada bir ileri adım atmamız gerekir. Demokrasiyi bütün kurumlarıyla işler hale getirmek için bir başka dile ihtiyaç var ve işte o dil Kemal Kılıçdaroğlu’nun bugün temsil etmesi beklenen dildir. Andımız yerine Rakel Dink’in ‘sevgilim’ diyen mektubunu okutmalıyız belki de. Bir bebekten katil yaratan düzeni sorgulatacak bir metindir o.

DÜŞÜNCELERİMİ CHP’DEN KAÇ KİŞİ DESTEKLİYOR BİLMİYORUM
- Bu röportajdan sonra ne tepki alacağınızı benimle paylaşırsanız sevinirim, merak ediyorum gerçekten. Siz böyle düşünen kaç kişisiniz?

Bilmiyorum. Ben bu röportajda kendini yazar olarak ifade etmiş biri olarak CHP’ye katılma gerekçelerim ve beklentilerimi dillendiriyorum. Bunu sadece size değil, Kılıçdaroğlu’na da dillendiriyorum. CHP’den kaç kişi tarafından bu düşüncelerin desteklendiğini bilmiyorum ama toplumdan gelen ilgi ve onay beni heyecanlandırıyor.

AKŞAM’DA YAYINLANAN SÖYLEŞİDEN ALINMIŞTIR…

İLK KURŞUN


2.Haber;


“CHP, CUMHURİYETÇİ PARTİDEN, BATI TİPİ SOSYAL DEMOKRAT PARTİYE DÖNÜŞMELİ”




-“CHP; AB, AKP VE BDP İLE MÜZAKERE EDEN BİR PARTİ OLMALI”

-CHP’nin artık onuncu yıl marşıyla alabileceği bir yol yoktur.

CHP, MÜZAKERECİ KİMLİK KAZANMALI

    CHP PARTİ MECLİSİNE KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN KONTENJANINDAN GİREN ENVER AYSEVER’İN AKŞAM GAZETESİYLE SÖYLEŞİSİNDEN DEVAMLA…

- Kılıçdaroğlu’ndan ne bekliyorsunuz?
Bence şunu yapmalı. En azından ben şunun için buradayım. Kılıçdaroğlu’ndan beklediğimiz cumhuriyetçi partiden sosyal demokrat partiye dönüşmüş CHP’yi Batı tipi özgürlük talep eden bir sosyal demokrat parti yapması. Yani sadece sınıfsal değil, bireyin de ön planda olduğu dil, din, inanç özgürlüklerini de savunan, anayasal dengeye bağlayan, yerel yönetimleri güçlendiren, örgütlü toplumu talep eden bir CHP…

- Başbakan ve Kılıçdaroğlu çok özlenen bir fotoğraf verdi. Artık CHP eskisi gibi hırçın muhalefet yapmayacak diyebilir miyiz? Yani taşın altına elini koyan bir parti olacak mı?
CHP’nin artık onuncu yıl marşıyla alabileceği bir yol yoktur. CHP, Kemal Bey’in kişiliğinde yüzüncü yıl marşını bestelemeye talip olmalıdır. Oradaki yeni toplumsal armoniyi gören bir parti olmalıdır.

“CHP; AB, AKP VE BDP İLE MÜZAKERE EDEN BİR PARTİ OLMALI”
- Yüzüncü yıl marşında ne olmalı?
Bir kere CHP’nin hiçbir müzakereden kaçmayan, yani hem AB ile hem Erdoğan’la, hem BDP ile her alanda müzakere eden, masada olan, olduğunda da kendi fikirlerini ısrarla savunan, ama hak verdiği yerde, ‘Haklısınız, biz de elimizi taşın altına koyuyoruz’ diyebilecek gerçek Batı tipi bir müzakereci kimlik kazanmalıdır. Hep ben haklı olamam, siyaset böyle bir şey değil. Haklılığınızı savunan ama ikna olmaya hazır bir duruş sergilemelisiniz. Bu müzakereye açık yapı, zaten Kılıçdaroğlu’nun kimliğinde var.

İLK KURŞUN

3.Haber;



“ENTERNASYONALİST SOLCUYUM”
Haberler
3 Ekim 2010

O ULUSAL SOLA KARŞI, ENTERNASYONALİST SOLCU…

AKŞAM GAZETESİ’NDE ENVER AYSEVERLE BİR SÖYLEŞİ YAPILDI VE NASIL BİR YENİ CHP İSTENİLDİĞİNİ ORTAYA KOYAN GÖRÜŞLERİ OKUYUP, DEĞERLENDİRELİM…
O SÖYLEŞİDEN…

O, Kemal Kılıçdaroğlu’yla birlikte yürüyor. Ona inanıyor, kendi kafasındaki ‘enternasyonal sol’un Türkiye’de Kılıçdaroğlu’yla hayata geçirileceğini düşünüyor. CHP Parti Meclisi üyesi Aysever, röportajında CHP’lilerden duymaya alışık olmadığımız cümleler kurdu. Aysever’le CHP’ye katılma nedenlerini, nasıl bir CHP düşlediğini konuştuk.

- Önce Türkiye’de merkez sağ ve merkez sol konuşulmaya başlandı. ‘Sol’ kısmını konuşalım istiyorum…
Sol üçe ayrıldı. Biri, dünyadaki iktisadi saldırı karşısında milliyetçileşti ve bunun adı ulusalcılık oldu.

- Bunun Türkiye’deki karşılığı kim?
Sosyal Demokrat Halkçı Parti’den sonra Cumhuriyet Halk Partisi. Ama CHP, yine de kitle partisi olması nedeniyle farklılıkları içinde barındırdı. İdeolojik ve üst yönetim olarak, yani Deniz Baykal, Onur Öymen, Mustafa Özyürek çizgisi Türk-laik ve homojen bir yapıyı tarif etti. Bunun da her seçimde yüzde 20′yi geçemeyeceği görüldü. Bence burada ciddi bir ideolojik sorun var. İkinci grup, ‘liberal sol’ denen aslında basbayağı soldan vazgeçip, küreselleşmeyle savrulanlar. Üçüncüsü ise benim kendimi içinde saydığım halen Türkiye’de karşılığı neredeyse hiç olmamış olan ‘enternasyonal sol.’ Bu üçe bölünmüşlük aslında Türkiye’nin zihin haritasının entelijansiyasını kurdu. AKP’yi, bu soldan devşirme liberaller dilsizlikten bir dile taşıdı.

İLK KURŞUN

4.Haber;


“CHP’nin artık onuncu yıl marşıyla alabileceği bir yol yoktur”



CHP’nin yeni yüzü yazar Enver Aysever’in bu sözleri çok tepki alacak…İŞTE WINEP (Washington Institute of Near East Policy) elemanının Cumhuriyet Gazetesi’nde çıkan “Yeni Kemalizm” adlı makalesine uygun görüşler, işte YENİ KEMALİZM…

Daha önce SKYTÜRK’te “Aykırı Sorular” adında bir program yapan Gazeteci Enver Aysever’den Yeni CHP’yi dinleyelim…Bu söyleşi CHP’nin Kemalist tabanından çok tepki çeker mi bilinmez..

Kemal Kılıçdaroğlu’nun kontenjanından Parti Meclisi’ne giren Aysever’den inciler…Ceyhun Balcı’nın yazdığı işaret fişekleri bu olsa gerek: Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.ilk-kursun.com/2010/10/isaret-fisekleri/


Akşam’da yayımlanan röportaj şu sunumla başlıyor..

CHP’nin yeni yüzü yazar Enver Aysever ile röportaj yaptıktan sonra manşete karar vermekte zorlandım. Çünkü Aysever aslında CHP’de değişimi simgeleyen pek çok başlık verdi. ‘Rakel Dink özgür değilse biz de özgür değiliz’ diye ezber bozmakla kalmadı, sabahları okullarda ant içtirmeye karşı olduğunu da söyledi. Aysever, milliyetçilikten uzaklaştıkça büyüyeceğini düşündüğü CHP’nin yoluna 10′uncu değil 100′üncü yıl marşını besteleyerek devam etmesi gerektiği görüşünde.

DEVAMI GELİYOR…

İLK KURŞUN

5.Haber;



“SEZGİN TANRIKULU VE MEHMET BEKAROĞLU‘NA CHP’DE GÖREV VERİLMELİ”
Haberler
3 Ekim 2010

KILIÇDAROĞLU YOKSA BEN DE YOKUM DİYEN, CHP PM ÜYESİ ENVER AYSEVER’İN AKŞAM GAZETESİ’NE VERDİĞİ RÖPORTAJ BÜYÜK YANKI UYANDIRACAK…O SÖYLEŞİDEN ÇARPICI PASAJLAR VERMEYİ SÜRDÜRÜYORUZ…

AYSEVER’E GÖRE; CHP ULUSALCI ÇİZGİDEN ÇIKMALI VE KÜRTÇÜLER VE MİLLİ GÖRÜŞÇÜLER DE CHP’DE SİYASET YAPABİLMELİ, KİM Mİ ONLAR, AYSEVER İSİM DE VERİYOR: Saadet Partisi’nin eski Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, Eski Diyarbakır Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu…

“KILIÇDAROĞLU YOKSA BEN DE YOKUM”
- Hiç umutsuzluğa düştüğünüz bir dönem oldu mu CHP’ye girdiğinizden beri? Çünkü CHP’nin ezberini bozan cümleler bunlar… Üstelik parti içinden belki de tepki göreceksiniz bunları söylediğiniz için, değil mi?
Evet, belki de birilerinden tepki görebilirim. Ama ben bunları söylemek ve böyle olacağına inandığım için Kılıçdaroğlu’nun yanındayım. O yoksa ben de yokum, bunu rahatlıkla söyleyebilirim.- Kadrolar yeniden şekillense, kimler olmalıdır yeni CHP’de?

Bence yeni CHP şöyle olmalı. Sezgin Tanrıkulu CHP’nin milletvekili ya da Diyarbakır’ın Belediye Başkanı olmalı. Mehmet Bekaroğlu, CHP’de siyaset yapabilip, muhafazakarların da vicdanını temsil edebilmeli. Aysel Çelikel, laiklerin yeni dünya görüşünün temsili olarak burada olmalı. Süleyman Çelebi mutlaka bulunmalı. Sosyalist solun önemli isimleri mutlaka Meclis’e taşınmalı.

CHP, Başbakan’ı işgal kuvvetleri komutanı olarak görmekten vazgeçmeli
- Endişeler de değişti. Baykal dönemine baktığımızda endişenin adı laiklikti. Kılıçdaroğlu, geçen hafta Berlin yolunda gazetecilere ‘Laiklik ile ilgili bir endişemiz yok’ dedi. Yeni endişenin adı ne?

Laiklikle ilgili bir endişemiz yok ama otoriterlikle ilgili bir endişemiz var. CHP, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı işgal kuvvetleri komutanı olarak görmekten vazgeçmeli. Bence Kılıçdaroğlu’nun topluma verdiği en önemli mesaj bu. Recep Tayyip Erdoğan, Anadolu coğrafyasının yetiştirdiği bir siyasetçi. Biz onu dindar olduğu, muhafazakar siyaset yaptığı için değil, biz onu otoriter bir dil kullandığı için eleştiriyoruz. Mağdurken, zalim olduğu için eleştiriyoruz.

ENVER AYSEVER’İN GÖRÜŞLERİ BÖYLE, ALTTA DA KILIÇDAROĞLU EKİBİNİN KÜRT AÇILIMI İÇİN CHP’DE MUTLAKA GÖREV VERMEK İSTEDİKLERİ SEZGİN TANRIKULU’NUN GÖRÜŞLERİ VAR…

    SEZGİN TANRIKULU’NUN YENİ ŞAFAK’TAKİ SÖYLEŞİSİ’NDEN NE DİYOR TANRIKULU: “Ergenekon’un amacı ülkede derin bir çatışma ortamı yaratıp darbe zemini oluşturmaktı. Kürt siyasetçilerin öldürülmesi Türkiye’nin istikrarına saldırıdır. AK Parti çeteyi çökertmekle, kendisine yönelik başka bir organizasyonu da ortaya çıkarmış oldu. Çünkü AK Parti ısrarla “ben sorunları demokratik zeminde çözeceğim” diyor. Bu yaklaşımın içi tam doldurulamasa da AK Parti’nin çabalarının Diyarbakır’da etkisi olumlu oldu“

İLK KURŞUN


Bu haberler CHP'nin AKP ile yoldaşlaştırılacağının işaretleridir.Pek diyecek söz bulamıyorum.






Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Tanrıöğen
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 03 Ekim 2010, 19:49:51 »



          Derhal aklıma şu resim geldi bu başlığı gördüğüm anda. Türkçülük şuuruna erişmemiş, Töreden ve Milli ülküden nasibini almamış her kişi veya grup muhakkak birbirleriyle tevhid olabilir; işbirliği edebilir. Otağ'da da uzun uzun yazdık konuştuk... Bugün ne mhp milliyetçi, ne chp Atatürkçü. Şahsen; hemen yarın chp lağvedilip akp ile birleşse şaşıracağımı sanmıyorum. Aynı şekilde mhp için de geçerli! Köhneleşip bayağılaşmış bu parti yönetimlerini Türkçü çizgiye yakınlaştırmak yerine, amaç; içindeki Türkçü anlayışa yakın grupları uyandırmak olmalı. Yoksa daha çok uğraşılar vereceğiz.

           Bu partilerin yönetimlerinin yanardöner hali bu kadar sabitken, hala bunlardan medet ummak çok da mümkün görünmüyor. Önemli olan kişileri kazaabilmek.
TTK.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
SARUKAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 184



« Yanıtla #2 : 03 Ekim 2010, 20:22:55 »

Alıntı
O halde, seçim barajını aşamıyacak partilerin dışında akp nin karşısına chp ve mhp den başka bir parti çıkamıyacağına göre bizler, kimleri ya da hangi partileri desteklemek zorunda kalacağız..?

Cepni Andam, yerden goge kadar haklisin._CHP'nin guclu oldugu yerlerde CHP'li adaylari,_MHP'nin guclu oldugu yerlerdede MHP'li adaylari desteklemeliyiz._Haa bu destek sakin bizim ne CHP'li nede MHP'li oldugumuz anlamina gelmezsin._Ortak dusman olan vatan haini bir partinin ezilmesi icin yapilan bir gucler birligi olsun.

Turkculugun onundeki en buyuk engellerden olarak gordugum bu ummetci/kurtcu  AKP partisinin, sandikta yenilgiye ugramasi onumuzu acacaktir bu yuzdende her iki partiyide kullanmak zorundayiz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.306



« Yanıtla #3 : 03 Ekim 2010, 20:29:48 »

   Chp'de ayrılık vakti geldi. Kılıçdaroğlu ile birlikte kabuk değiştiren Chp'de, "Sol-Merkez Sol" çekişmesi çoktan başladı. Medyada fazla yer bulamayan bu değişimin çok sert yaşanacağı baştan belli oldu ve İlhan Kesici partiden istifa etti.

   16 Eylül tarihli Yeniçağ Gazetesi'nde Sebahattin Önkibar'ın kaleme aldığı "Kesici, 3 vakte kadar CHP’den ayrılıyor!" yazısı ile bu ayrılığın ön sinyallerini vermişti.

   Kılıçdaroğlu'nun izlediği sosyalist parti modelinden rahatsız olan kesimler tarafından "Milli Mutabakat Modeli" adlı bir oluşumun temelleri atıldı. Muhafazakar olarak nitelendirilen ve merkeze daha yakın bir oluşum halinde, sosyalistleşen Chp'nin dışarıda kalan kısmını hedef alacaklar. Bunun için akla gelen ilk isim Kesici oldu ve Kesici ile de anlaşıldı. Tuncay Özkan ve Sarıgül'ü de kapsaması beklenen bu oluşum için olumlu veya olumsuz bir tespitte bulunmak istemem. Biraz daha bekleyip Baykal'ın hareketlerini izleyerek karar verebiliriz. Emir okyanus ötesinden mi okyanusun dibinden mi geliyor, o zaman anlarız.

  
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
Gümüş Kurt
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 03 Ekim 2010, 20:43:52 »

Alıntı
O halde, seçim barajını aşamıyacak partilerin dışında akp nin karşısına chp ve mhp den başka bir parti çıkamıyacağına göre bizler, kimleri ya da hangi partileri desteklemek zorunda kalacağız..?

Cepni Andam, yerden goge kadar haklisin.CHP'nin guclu oldugu yerlerde CHP'li adaylari,MHP'nin guclu oldugu yerlerdede MHP'li adaylari desteklemeliyiz.Haa bu destek sakin bizim ne CHP'li nede MHP'li oldugumuz anlamina gelmezsin.Ortak dusman olan vatan haini bir partinin ezilmesi icin yapilan bir gucler birligi olsun.

Turkculugun onundeki en buyuk engellerden olarak gordugum bu ummetci/kurtcu  AKP partisinin, sandikta yenilgiye ugramasi onumuzu acacaktir bu yuzdende her iki partiyide kullanmak zorundayiz.

Ben Mhp'ye ve Chp'ye güvenmiyorum. Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan'dan ne farkı var? Yalçın küçüğü savunan, askerlerin şehit olduğu yerde siyaset yapan, dersim isyanını ağzına sakız eden Kemal Kılıçdaroğlu değil mi? İşine gelince her türlü naneyi yiyebilir.  Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur.  Devlet Bahçeli'yi hiç konuşmuyorum bile. Ben oyumu Osman Pamukoğlu'nun partisi Hepar'a vereceğim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
SARUKAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 184



« Yanıtla #5 : 03 Ekim 2010, 20:44:58 »

Ilhan Kesicinin CHP'den  ayrilmasi CHP'nin Sola yaklastigindan dolayi degildir.Ayrilma sebebi; Merkez Sagdaki gucleri birlestirerek AKP karsisinda bir parti kurmaktir.Belkide DP partisinin basina gece bilir kendisi.

CHP'nin Solculuguna gelirsek.CHP tarihinde hic bir zaman Solcu olmamistir vede olamazda. CHP Devletci bir partidir.CHP'yi kuran temeller saglamdir.CHP; Laikligi,AtaTurkculugu,Devletciligi savundugu icin ummetci/muhafazekar partililer tarafindan Solcu olarak gosterilmeye calisilmistir, musluman halka karsi yani din dusmani bir parti olarak.Tek amac CHP'ye gidecek olan oylari durdurmak.

Turkiyede SAG ve SOL kavramlari oldukca karistirilmistir.

Solculuk;Ataturkculuk,Laiklik,Devletcilik
Sagcilik; Ummetcilik,Milliyetcilik

gibi degerlerlen es anlamli hale getirilmistir.Bunlarin duzeltilmesi ve Millete iyi bir sekilde anlatilmasi gerekmektedir.


Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ERGENOKON
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 03 Ekim 2010, 22:39:13 »

Bu engin aysever denen lavuğu hangi akla hizmet Chp tabanına aldılar anlamış değilim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 04 Ekim 2010, 13:12:13 »

 Engin Aysever'in CHP tabanına geçmesi Kılıçdaroğlu'nun başa geçmesi ile aynı döneme rastlar. Bu kendini bilmezin fikirleriyle Kılıçdaroğlunun fikirleri aynıdır. CHP Kılıçdaroğlu ile eksenini kaydırmıştır. Bu yeni oluşumun AKP den hiç bir farkı yoktur. Bu yeni CHP nin gizli önderi ise Önder SAV denen ATATÜRKÇÜ görünüp, aslında işbirlikçi olan zattır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ERGENEKON GÖKTÜRK
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 192



« Yanıtla #8 : 04 Ekim 2010, 17:24:41 »

Baykal'ın tasviyesi ile değişim rüzgarları chp de esmeye başladı.
Hümanist felsefeye dayalı mutlakiyetçi bir sol zihniyeti kimler savunur? Buna cevap vermek hem kolay, hem de zor.
Şimdi, bir yanda chp öte yanda mhp. Önümüzde ise muhtemelen yaz aylarında yapılması muhtemel bir genel seçim.

Başımızda ise despotluğu ile nam salmış bir başbakan ve kendisine tabi olan büyük bir oy potansiyeli. Şu an için yapılacak tek şey gelecek seçimlerde bunları başımızdan def etmek. Def etmediğimiz takdirde, Türk milletinin ne Türklüğü ne de değerleri kalacak.

O halde, seçim barajını aşamıyacak partilerin dışında akp nin karşısına chp ve mhp den başka bir parti çıkamıyacağına göre bizler, kimleri ya da hangi partileri desteklemek zorunda kalacağız..?
Biraz beyin cimnastiği yaparak sorularımıza cevap bulalım.
Ne dersiniz?


Baykal zamaninda CHP´yi destekliyordum. Kimi söylentilere, benim tam inancima göre Kilicdaroglu´da MIT kontenjanindan CHP´nin basina getirilmistir. Ayni söylenti Bahceli icinde vardir... MIT´ten olmalari normalde beni fazla rahatsiz etmezdi fakat günümüzün MIT`i hepimizin malumu. Türkiye Cumhuriyeti yok edilirken Üc maymunu oynayan MIT kritik süreclerde vaktinde Bahceli ve simdide Kilicdaroglu´nu AKP´nin degirmenine su tasiyacak sekilde yönlendirmistir. Bunlarin örneklerini hepimizde biliyoruz.

AKP böylelikle hem iktidar, hemde MIT araciligiyla muhalefeti ele gecirmistir. Bahceli son zamanlarda kendisinin tasfiye edilecegini anladigi icin gecte olsa muhalefet etmeye baslamistir. Fakat gec kalmistir. Yakin zamanda bir sekilde MHP´nin basindan gidecegini düsünüyorum. Gecenlerde ULUTÜRKÜCÜLÜK otaginda ermenilere dokunupta yananlari bir bir anlatan bir yazi okumustum. Bahceli´nin en son Ermenistan sinirinda yaptigi aciklamalarda bu tasfiyeye tuz biber ekmistir. Keske böyle kendisi zor duruma düstügünde degilde, ta basindan sert muhalefet yapsaydi. Ne diyelim, "kendi düsen aglamazmis". Bahceli´nin gidisiyle MHP´nin basina Oktay Vural´in gececegini düsünüyorum. Oktay Vural hakkinda fazla bir bilgim olmadigi icin simdilik yorum yapmiyorum.

Simdi önümüzdeki secimler konusuna gelince; hileli kartlarla gidilen her secimden AKP´nin zaferle cikacagi zaten kesindir. CHP`nin YSK´dan son referandumdaki "secmen listelerinin aciklanmasi" istemini YSK`nin reddetmesi bu hile olayinin kanitidir. Muhalefetin bu haliyle hile olmaksizin bile secimlerden galibiyetle yada AKP´siz bir koalisyon sonucuyla cikacagina inanmiyorum.

Kisisel görüsüm AKP´nin kendini mesru yollardan gönderme yollarinin hepsini tikadigidir. Bunlari götürmek icin geriye birkac yol kalmistir. Büyük bir ekonomik kriz ardindan cikmasi olasi "Patrona Halil Isyani" yada, AKP´nin anayasanin degistirilemez maddelerine dokunmaya tesebbüs etmesiyle TSK tarafindan yapilacak bir darbe. Tarih tekerrür ederse bunlarin sonu büyük ihtimalle Menderes gibi olur. Umariz birilerinin sonuda "Rüstü Erdelhun" gibi olmaz.

Tüm bu olasiliklardan hicbiri olmazsa kanini ve ruhunu satmamis Türk milletini kanli bir mücadelenin bekleyecegi kesindir. O gün gelirse Tanri hepimize kut versin, hepimizi güclü kilsin!

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
turatbek_aytmatov
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 703


KIRGIZ TÜRK


« Yanıtla #9 : 04 Ekim 2010, 17:31:18 »

Önder Sav çerkez'dir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

KIRGIZ TÜRK
KUDAY TÜRKÜ KORGOSUN!!!
LAİKLİK TÜRKÇÜLÜĞÜN DİREĞİDİR!!!
Sayfa: [1] 2 3 4
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.071 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.