ÇETİN DOĞAN paşadan mektup var 'İğrenç bir tezgah'
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Ekim 2019, 01:39:33


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ÇETİN DOĞAN paşadan mektup var 'İğrenç bir tezgah'  (Okunma Sayısı 2817 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 07 Nisan 2010, 19:43:40 »

'İğrenç bir tezgah'

"Balyoz" soruşturması kapsamında hakkında yakalama emri çıkartılan emekli Orgeneral Çetin Doğan, avukatları aracılığıyla yazılı açıklama yaptı.
Doğan, "Balyoz davasının ulaştığı boyutta hala 'adalete saygı bahanesi'ne sığınarak susanlar, susmaya devam ettikçe, iş başa düştü demektir. Umarım yaptığım açıklamalardayanlışlık ve eksiklik bulanlar, hiç olmazsa bu konularda 'devlet adamı' olarak kendi doğrularını açıklarlar" sözleriyle de dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ü işaret etti.
Doğan, dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök ile arasında geçen bir görüşmeyi de şöyle anlattı;
· Mayıs 2003’ün son haftasında dönemin Genkur. Bşk., Kuvvet Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı ile birlikte Harp Akademilerinde oynanan bir harp oyununa iştirak etmişti. Tatbikat sonucunda bir konuşma yaptıktan sonra benimle yanlız konuşmak istediği nedeniyle, birlikte tahsis edilen özel bir odaya çekildik.
Bana sorduğu ilk soruyu çok iyi anımsıyorum. Sorusu, “Birinci Ordu içinde bazı emekli orgenerallerin ve bazı sivillerin de bulunduğu bir grup tarafından ihtilal hazırlıkları yapıldığı yolunda bilgiler geldiği, ve bunun doğru olup olmadığı” şeklindeydi.
Sorusunun benim için çok aykırı olması nedeniyle, biraz nezaket sınırlarını da aşarak, kendisine çok net bir cevap verdim. Verdiğim cevabın sadece ilk cümlesini vermekle yetineceğim:
“Ben daima meşru sınırlar içerisinde bulundum ve bulunmaya da devam edeceğim.” Bu sözlerin ardından kendisine bazı önerilerde bulundum. Söylediğim sözler, elbette bir devlet sırrı değil. Ancak, bu aşamada, bunların konumuzla bir ilgisi bulunmadığı için daha fazla detaya girmek istemiyorum.
Doğan, açıklamasında "Sayın Bilal Bayraktar özel yetkilerle donatıldığı mevcut görevlendirmeden 2009 yılının adil tatilinin başladığı gün haberdar edildiğini ve tatile çıkamadığını ifade etmiştir. Bildiğim kadarıyla Sayın Bayraktar o günden bu güne kadar geçen sürede, sadece Balyoz ile hemhal olmaktadır. Anlaşılan önceki savcılar ellerindeki belgelerden bir şeyler üretmekte yetersiz kalmıştır" dedi.
"İğrenç bir tezgah..."
"Balyoz Güvenlik Harekat Planı"nın "iğrenç bir tezgah" olduğunu öne süren Doğan, söz konusu planın 2 Aralık 2002 tarihine taşınmasına rağmen, 2005-2007 döneminde yazılan yazılardan kopyalandığını ve aynı dönemde meydana gelen gelişmelerden ilham alınarak yazıldığını belirtti.
Doğan, savcılığın soruşturma dosyası üzerindeki kısıtlama kararının kalkmasından sonra ortada Balyoz'un hiçbir dayanağının kalmayacağını iddia etti.
"Rötuş yapıldı"
Doğan, söz konusu belgelerin üzerinde sonradan rötuş yapıldığını ileri sürdü, "Balyoz Güvenlik Harekat Planı"nın kesinlikle 1. Ordu'dan çıkmadığını da kaydetti.
Doğan, bazı medya organlarında yer alan haberlerde bavul dolusu kozmik belgelerin 2002-2003 döneminde 1. Ordu Karargahı'ndaki görev yapmış bir subayın çalıştığı dönemde kozmik bürodan çıkarıldığı iddialarını doğru olmadığını ve bunun akla ve mantığa aykırı olduğunu anlattı.
Doğan ayrıca "Balyoz Güvenlik Harekat Planı"na ilişkin belgelerin medya aracılığı ile değil daha önceden savcılara iletildiğini ifade etti.

AVUKATI KONUŞTU
Adliye çıkışında bir açıklama yapan Avukat Celal Ülgen ise, Doğan'ın sağlık durumuyla ilgili bilgi verdi.
Avukat Ülgen, Çetin Doğan ile ilgili doktorların yoğun bir çalışma sürdürdüklerini ve Doğan'ın rahatsızlığının devam ettiğini belirterek, "Sağ bacaktaki duyu kaybı, uyuşma ve acı devam ediyor. Doktorlar öncelikle bu ağrı ve acıyı giderip gideremeyecekleri konusunda çalışıyorlar. Gideremeyecekleri anlaşıldığı taktirde de zorunlu ameliyat gerçekleşecek" dedi.
Çetin Doğan'ın, durumunda bir iyileşme belirtisi olması durumunda kesinlikle hastanede kalmayacağını belirten Ülgen, Doğan'ın sağlık durumunun istismar eden kişileri izana davet ettiğini söyledi.
"Yeniden tutuklanmayı beklemiyordu"
Avukat Ülgen, "Çetin Doğan yeniden tutuklanmayı bekliyor muydu?" sorusuna ise "Hayır, asla. Bir defa yasal değil bu olay. Bir hukuk, ceza mahkemesinin tahliye kararına şimdiye kadar savcılar itiraz etti mi hiç? Bu da bir tahliye kararıdır. Bu olağan bir durum değil. Olağanüstü, olağandışı bir durum" şeklinde yanıt verdi.
Doğan'ın diğer avukatı İsmail Tepecik de Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde kalan Doğan'ı kontrol eden cezaevi doktorunun "cezaevinde kalmasının sağlığı açısından tehdit oluşturduğu" gerekçesiyle Doğan'ı hastaneye sevk etme isteğine müvekkilinin karşı çıktığını hatırlattı.
Avukat Tepecik, bunun üzerine hastane doktorunun, kendisiyle Doğan ve cezaevi idare görevlisinin imzasının bulunduğu bir tutanak tutturarak bu durumu tespit ettirdiğini kaydetti. Tepecik, "Bırakın GATA'ya gitmeyi, paşam cezaevindeyken resen sevk edilmeyi kabul etmedi. Devamında Silivri Devlet Hastanesi zaten Doğan'ın 3 ayrı hastanede tedavisinin yapılmasına karar verdi. Yani sayın Doğan'ın hastanede yatması gerektiği cezaevindeyken zaten sabitti" dedi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
DAĞLICA KURDU
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 502



« Yanıtla #1 : 07 Nisan 2010, 19:53:40 »

Tanrı askerimize kut versin  zor günler bunlar ama aşmasını biliriz .
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

KURT   OTAĞI  ÇAKAL   GİREMEZ
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.263


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #2 : 07 Nisan 2010, 22:52:24 »

 Türkiye GökTürk KURT

            Türk'ün yıkılmaz kalesi ordusuna saldırılar yetmez gibi şu ara yargıya da el atmış görünüyor birileri !.. Sonuçta Türkçü olanları bir kenara yazmaktadır. Dışarıdan beslenen tezgahında farkındadır.

                                          TÜRK'ÜN GÜNÜ GELECEK ELBET !!!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
Oğuz Han
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 784



« Yanıtla #3 : 07 Nisan 2010, 23:10:35 »

Kandaşlar bu içerisini çözmek çok önemlidir anayurda ulaşacağız daha hatta okadar ki hepimiz iç savaşa hazır olmalıyız çünkü halkımız gergin zor günler fakat bozkurt pençesiyle yırtmasını biliriz TTK.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkler düşmanın kaç kişi olduğunu değil, nerede olduğunu sorar!
KURTKAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 102



« Yanıtla #4 : 08 Nisan 2010, 08:45:41 »

Pastanedeki poğaçaya limonata soğutmam


“Kasaptaki ete soğan doğramam” diyen ünlü filozof Hilmi Özkök, bu sefer Mevlânâ’dan patlattı... “Lakin, her lafa verilecek cevabım var” dedi.


*
Lakin...
Gene yarım bıraktı.
“Lafı burada kesiyorum” dedi.
*
- Darbe girişimi var mı?
- Var da diyemem, yok da diyemem.
- Nası yani?
- Kasaptaki ete soğan doğramam.
*
- Balyoz planı gerçek mi?
- Sağılmamış süte kakao koymam.
- İddialar doğru olabilir mi?
- Denizdeki balığa limon sıkmam.
- Hep susacak mısınız böyle?
- Manavdaki kavuna rakı açmamı mı bekliyorsunuz benden? Şarküterideki pastırmaya yumurta kırmam.
- Niye görevden almadınız?
- Fırındaki simide peynir dilimlemem, çırpılmamış yoğurda da sarımsak ezmem.
*
“Domates patates birlikte olmazsa, lezzet olmaz” diyerek, önümüze 28 tane ayrı anayasa maddesi koyup, hepsine birden “evet” ya da “hayır” dememizi istiyorlar...
Alt tarafı bi tane soru soruyoruz,
“evet” ya da “hayır” diyemiyor.
*
- Komutan siz değil miydiniz?
- Tarladaki ebegümecine...
*
Sanırım en iyisi, yarıda kestiği lafı tamamlayarak bitirmek... “Lakin, bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye!”

NOT...
Başbakan’ı hıçkırık tuttu, “Bizim Karadeniz’de bunun türküsü var, hıçkırık tuttu beni, tuttu da bırakmadı beni diye... İnanıyorum ki güzelliklere vesile olur” dedi.
O türkünün doğrusu, “hıkkıdık duttu beni, duttu da guruttu beni...”
Ege’de CHP’yle MHP yükselince, Denizli’yi Karadeniz’e aldılar demek ki!




Yılmaz Özdil'den Hilmi paşaya güzel bir gönderme.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Benim yegane üstünlüğüm,TÜRK olarak doğmuş olmamdır" MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 10 Nisan 2010, 20:36:04 »

Konuş komutan!

Emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın eski komutanı Hilmi Özkök’e yönelik suçlamalarını bir kenara atamayız.
 Evet, sarfettiği suçlayıcı sözler, onuru kırılmış bir askerin isyanını yansıtan duygusallıklar olabilir.
Ama sadece tepki göstermiyor, açık suçlamalar yapmakla kalmıyor, yeni iddialar da ortaya koyuyor.
Yedi yıl önce İstanbul’da 1. Ordu Komutanlığı denetiminde yapılan plan seminerinin bir darbe planı (Balyoz) hazırlığına zemin olarak kullanılmadığını ama daha sonra “kozmik büro”dan çıkarılan belgelerin tahrif edilerek darbe planı görüntüsüne sokulduğunu ve basına sızdırıldığını iddia ediyor.
Tahliye edildikten üç gün sonra haklarında yakalama emri çıkarılan Balyoz şüphelileri arasındaki en yüksek rütbeli asker olan Emekli Orgeneral Çetin Doğan, önceki gün avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’e ağır bir suçlama yöneltti.
Çetin Doğan, kozmik büroya giriş çıkışın ancak emir komuta zinciri içinde yapılabildiği gerçeğinden hareketle belgelerin Hilmi Özkök’ün bilgisi dahilinde dışarı çıkarıldığını, böylelikle darbe planı haline dönüştürülerek medyaya sızmasına onun zemin yarattığını iddia etti.
Çetin Doğan’ın vebali
Emekli Orgeneral Doğan, belgelerin darbe planına dönüştürülmesi işlemi sırasında yapılan acemiliklerin gerçeğin kolayca ve istenirse kısa zamanda ortaya çıkmasına yardım edeceğini söylüyor.
Öbür tarafta eski Genelkurmay Başkanı Özkök, seminerde olağan sınırlar dışına taşmış bir çalışma yapıldığına dair bir bilgiye sahip bulunmadığını belirtmekle beraber nedense eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan’ın arkasında kefil gibi durmuyor.
Çetin Doğan’ın suçlamalarını reddederken de yargıdaki bir mesele üstünde konuşmayacağı mazeretini tekrarladı.
O kadarla da kalmayıp suçlanan kişiler susup onurlu bir duruş sergilerken niçin sadece Çetin Doğan’ın konuştuğunu sorarak buna olumsuz bir anlam yüklemeye çalıştı.
Hilmi Özkök haksızlık etmesin.
Çetin Doğan’ın taşıdığı vicdanî sorumluluğun ağırlığını tahmin eden gösterdiği tepkiyi de takdir edebilir.
Balyoz soruşturmasından cezaevlerinde 40 tutuklu var. Son operasyon durdu ama yine de 25’i general ve amiral 78 muvazzaf subay ile 20 emekli toplam 98 asker, deyim yerindeyse topun ağzındadır.
Siperden çıkma zamanı
Masumiyetine inanan bir komutan, yüze yakın askerin sürükleneceği psikolojik yıkımı ve mağduriyeti, ailelerinin düşeceği mahrumiyetleri bile bile susup oturmaz.
Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök de “yargıya saygı” gerekçeli suskunluk kararını gözden geçirmelidir.
“Bunlar hassas konulardır, çocuk oyuncağı değildir” diyor.
Neyle suçlandıklarını dahi bilmeden aylarca cezaevinde tutulan insanların en azından bir kısmının hedef bulundukları muhtemel adaletsizlikler ihmal edilebilir konular mıdır, çocuk oyuncağı mıdır?
TSK’nın uğradığı erozyon, hele eski bir komutanda hassasiyet yaratmıyor mu?
Yargının ağır temposu sebebiyle gerçeğe ulaşmakta ihtiyaç duyacağı zamanın uzunluğu akıl ve vicdan taşıyan insanlara ek sorumluluklar yüklemiyor mu?
Hilmi Özkök “var da diyemem, yok da diyemem” siperinden çıkıp bildiği her şeyi açıklamalıdır.
Siyasetçi gibi davranmak askere yakışmıyor!
Türkiye’nin adalete acele ihtiyacı var!

Güngör MENGİ
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.306



« Yanıtla #6 : 11 Nisan 2010, 02:29:46 »

    Köstebek Hilmi, Çuvalcı Hilmi!

    Askeri'ne saygımız sonsuz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.Ülkenin şu an içinde buluduğu durumdan kurtulması da yine şanlı Türk Subayları'nın elindedir. Fakat bana Hilmi'yi sormayın. Döneminde hatta emekliliğinde Türk Silahlı Kuvettleri'ne bu kadar onur kırıcı durum yaşatan bir general var mı merak ediyorum. Tarih gereken notları düştü bile onun için.

    Genelkurmay Başkanlığı döneminde Türk Askeri'nin başına çuval geçirilmesine seyirci kalan...

    Hatta bunu, göz bağlamanın daha pratik hali olduğunu ve amerikalıların her zaman kullandığını pişkin pişkin söyleyen...

    Silah arkadaşları bir bir karalanırken, savunmak bir yana bu tezgah çanak tutan...

    Kendini bir numaralı demokrasi adamı olarak gösterip, akp yandaşlığı yapan. Hükümet aşkına yaşayan...

    Köstebek sıfatı paşanın arkadaşları tarafından, öğrencilik yıllarında verilmiştir ve kendi ifadeleri ile de doğrulanmıştır. Kahin miydi acaba bu arkadaşı?
    Türk Askeri yücelerden yüce, kutlulardan kutlusun. Vatan, millet size minnettar!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.062 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.019s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.