Çerkezler, rahat durmuyor !
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 08 Ağustos 2020, 21:05:45


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Çerkezler, rahat durmuyor !  (Okunma Sayısı 1174 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
akıncıı
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 349


« : 16 Kasım 2017, 16:45:01 »

 'Vatanım Sensin' dizisinin geçen haftaki bölümünde yer alan bir sahnede; 'Dağıstanlı' adlı karakter, İngiliz casusu olduğu ve vatanına ihanet ettiği için abisi 'Refik'i öldürdü. Çerkesler, bu sahnenin yayınlanmasının ardından diziye tepki yağdırdı.

Çünkü dizide anlatılan döneme bakıldığında; 'Dağıstanlı' karakterinin aslında Çerkes Ethem olduğu, öldürdüğü abisi 'Refik Bey'in de milletvekili Reşit Bey olduğu anlaşılıyor. Reşit Bey'in kızı ve Çerkes Ethem'in yeğeni olan 82 yaşındaki Güner Kuban, dizideki bu olayın ardından savcılığa şikayette bulundu.
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın

Ayrıca yine bugün Türkiye Gazetesi'nde çerkez yazar Fuat Uğur'un açıkça çerkez milliyetçiliği yaparak yazdığı yazısında Türk kimliğinin dışında çerkezlerin milli kimliğini öne çıkararak bölücülük yapıyor. Bu çerkezlerin bölücülük ve ayrımcılıkta, kürtlerden eksik kalan tek yanı bir terör örgütlerinin olmaması.
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın

İşte ey Türk soylu olan gerçek TÜRKler!!!
 bu etnik çığırtkanlara bakın da yalnızca sizin öz yurdunuz olan Türkiye üzerinde hain planlar yapan sözde kardeşlerinizin gerçek yüzünü görün.
UYANIN!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

AttilaHunTürk tarafından otağdan kovuldum.
Sahib Giray
Bedizci
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 250


Millet, Vetan, Qırım!


« Yanıtla #1 : 16 Kasım 2017, 18:33:19 »

''Efendiler, bu girişten sonra, Çerkez Ethem Bey ve kardeşlerinin, ilk defa dikkati çekmeye başlayan bazı tavır ve davranışları hakkında yüksek hey’etinizi aydınlatmak isterim. Çerkez Ethem Bey, millî bir müfreze ile önce Anzavur’un takibinde ve sonra da Düzce isyanında, başarılı bazı hizmetler yapmış olduğu için, Yozgat’a gitmek üzere Ankara’ya çağrıldığı zaman, hemen herkesten iltifat ve takdirler gördü.Şüphesiz, kendisini abartmalı bir tarzda beğenenler ve övenler de bulunmuştur. Ethem Bey ve kardeşlerinin daha sonraki davranışları, gördükleri övücü muameleden mağrur olduklarını ve bazı hayallere kapıldıklarını gösteriyor.Ethem Bey ve kardeşlerinden Tevfik Bey, Yozgat’ta, isyanı bastırmakla meşgul oldukları sırada, kendilerine yakın uzak ne kadar askerî ve millî komutanlarımız varsa, bunların rütbe ve mevkilerine değer vermeksizin hepsine birer birer aşağılayıcı ve saldırgan davranışlarda bulunmakta hiçbir sakınca görmemeye başladı. Ethem Bey’in şahsını, niteliğini ve değerini tanımayan komutanların çoğu, memleketin ateş içinde bulunduğunu ve Ethem Bey’in abartmalı olarak işittikleri hizmetini düşünerek, mümkün olduğu kadar kendisiyle fazla çekişmeden kaçınmışlardı.Bundan cür’et alan Ethem ve kardeşi Tevfik Bey’ler, Türk ordusunda değerli hiçbir subay ve komutan bulunmadığı ve kendilerinin herkesten üstün birer kahraman oldukları zannına kapılmışlar ve bu zanlarını açıktan açığa pervasızca herkese söylemekten çekinmemeye başlamışlardı. Doğrudan doğruya valilere ve herkese emirler veriyorlar ve emirlerinin yerine getirilmemesi halinde idam edilecekleri gözdağını da ekliyorlardı.Ethem Bey, Ankara ve Ankara’daki hükûmet üzerinde bile otorite kurma denemesinde bulunmuştur. Sözde, Yozgat isyanı, Yozgat’ın bağlı bulunduğu Ankara valisinin kötü idaresinden çıkmış; bundan dolayı isyana sebep olanlar için uyguladığı cezayı, ki o ceza asılarak idamdı, Ankara valisi için de olay yerinde doğrudan doğruya kendisi uygulamaya karar vermişti.Yozgat’a gönderilmesini istediği Ankara valisi, Millî Mücadele’de fevkalâde hizmet etmiş, yararlık göstermiş ve göstermekte olan Yahya Galip Bey’di. Yahya Galip Bey’in, hizmeti özellikle bizce takdir edilmiş pek gerekli ve yararlı bir zat olduğu biliniyordu. İşte böyle bir zatı, kendi eline, idam sehpasına vermeye bizi mecbur etmekle en büyük otorite ve etkiyi kazanabileceğini düşünmüştü.Elbette Yahya Galip Bey’i veremezdik ve vermedik. Ethem ve kardeşleri bu konu üzerinde fazla ısrar edemediler. Fakat Yozgat’ta, özellikle milletvekillerine: «Ankara’ya dönüşümde Büyük Millet Meclisi Başkanı’nı Meclis önünde asacağım» yollu boşboğazlıkları duyulmuştur. Yozgat milletvekili Süleyman Sırrı Bey de bu boşboğazlığı işitenlerdendir.Biz, bütün duyup öğrendiklerimize rağmen bu «kardeşleri» daima yararlanabileceğimiz bir durumda bulundurmak yolunu tercih ettik. Bu sebeple kendilerini idare ettik. Yozgat’tan sonra Ankara üzerinden Kütahya bölgesine gönderdik. Bu konuya tekrar dönmek üzere, sözü asıl konumuz olan Yeşilordu’ya getireceğim.Bilginize sunmuştum ki, her yerde, Yeşilordu teşkilâtını benim adıma kuruyorlardı. Şahsen tanıdığım kimselerden birinin, Erzurumlu Nazım Nazmi Bey’in, görevli bulunduğu Malatya’dan gönderdiği bir mektupta, Yeşilordu teşkilâtının beni sevindirecek biçimde genişletilmesine çalışıldığı bildiriliyordu.Bu haberden uyanarak, bu gizli dernek hakkında araştırmalar yaptım. Bu derneğin nitelik bakımından zararlı bir şekil aldığı görüşüne vardım. Hemen kapatılması gerektiğini düşündüm. Bu konuda tanıdığım arkadaşları aydınlattım. Görüşümü söyledim. Onlar da gereğini yerine getirdiler. Fakat, Genel Sekreter olan Hakkı Behiç Bey, derneğin kapatılması ile ilgili teklifimin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını söyledi.Ben, kapattırırım, dedim. Bunun da imkânsız olduğunu, çünkü, durumun tahminden daha büyük ve daha güçlü olduğunu ve bu derneği kurmuş olanların sonuna kadar maksatlarından ayrılmayacakları hususunda birbirlerine söz vermiş olduklarını kendine has bir tavırla söyledi.Olaylar gösterdi ki, biz bu gizli derneğin faaliyetine son vermeye çalıştığımız halde, tam olarak başaramadık. Reşit, Ethem ve Tevfik kardeşler başta olmak üzere, dernek ileri gelenlerinden bir kısmı bu defa faaliyetlerine yıkıcı yönde ve bize karşı olarak devam etmişlerdir. Eskişehir’de çıkarttıkları «Yeni Dünya» gazetesi ile de, düşünce ve maksatlarını saldırgan bir şekilde yayınlatıyorlardı.''

-Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın

Her zaman olduğu gibi Atatürk'ün arkasına saklanmak. Bunların maskeleri bu. Neymiş Mustafa Kemal ile hain Ethem'in arasını İnönü bozmuş. Yalana bak. Gayrıtürkler de Türk karşıtı isyancı kim varsa destekliyor! Gayet doğal bir durum. Lakin hainleri destekledikleri halde hiçbir ceza almamaları ayrı bir mesele.

Ülkede herkes kafayı bozmuş. Daha birkaç gün önce Kendilerini "Atatürkçü diye tanımlayan" CHP kısaltmalı parti de hain Seyit Rıza kekosunu andı. Bu nasıl bir kafa ulan!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Büyümek istemeyen bir millet küçülmeye mahkumdur."
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.195 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.