Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 02:24:52


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey  (Okunma Sayısı 1796 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
TuranSavaşçısı
Ziyaretçi
« : 05 Kasım 2009, 21:36:07 »



   Birinci Dünya Savaşı'nda Rus Hükümeti ile ilişkili Ermeni ahaliden kurulu çeteler Türk nüfusa karşı saldırı ve katliamlar yaparlar. İktidardaki İttihat ve Terakki Fırkası, ilçede bulunan tüm Ermenilerin Suriye’ye sevk edilmesini mülkî amir olarak Kaymakam Kemal Bey’e emreder. O da bu kararı uygular. Osmanlı Devleti'nin savaşta yenilmesinden sonra İttihat ve Terakki Partisi dağılır. Hürriyet ve İtilaf Partisi iktidara gelir. Yeni hükümet İttihat ve Terakki ile bağlantılı bürokratları görevden alıp yerlerinee kendine yakın bürokratları getirmektedir. Kaymakam Kemal Bey tehcir sırasında Ermeni ahalinin ölümünden sorumlu tutularak yargılanır. Suçlanmasının işgalci devletlerin baskısıyla olduğu iddia edilmiştir. Kurulan Kürd Mustafa Paşa Divan-ı Harbi’nde, kış gününde vatandaşları can ve mal kaybına uğrattığı, ayaklarına süngüler bağlayarak ölüme terk ettiği iddialarıyla suçlanır. O ise: "Ben aldığım emri yerine getirdim. Sürgün edilenlere insanî şekilde davrandım, süngü bağlamadım, vicdan azabı duymuyorum çünkü; kimsenin ölümü için emir vermedim." diyerek suçlamalara karşı çıkar. Ancak, mahkeme idamına karar verir.

   Dönemin padişahı Vahdettin, idam kararını ülkede olaylar çıkabileceğini gerekçe göstererek onaylamaz şeyhülislamdan fetva ister. Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi'nin verdiği fetva ile infaz, 10 Nisan 1919’da İstanbul Beyazıt Meydanı’nda gerçekleştirilir. İdamdan sonra TBMM 19 Ekim 1922’de Kemal Bey’i, Urfa mutasarrıfı Nusret Beyi ve Diyarbakır Valisi Reşit Bey’i ‘şehid-i millî’ ilân eder. Bunun üzerine dede Arif Bey Atatürk’ü makamında ziyaret eder. Orada ‘vatanın babası’ iltifatlarıyla karşılanır. Atatürk, torunlarını evlat edinmek istediğini söyler. Arif Bey ise, “Onlar bana oğlumun bediasıdır. Müsaade edin, bende kalsınlar. Nafakalarını karşılamanız yeterlidir.” der. Bu görüşmenin bir sonucu olarak TBMM’de kanun çıkarılır ve Beşiktaş’ta dört daireli bir apartman, Beyoğlu’nda bir ev ve kayd-ı hayat şartıyla tüm çocuklara maaş bağlanır.


RUHU ŞAD, MEKANI TÜRK UÇMAĞI OLSUN
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.049 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.