Atatürk Sömürücülüğü Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 02:19:15


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Atatürk Sömürücülüğü Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?  (Okunma Sayısı 3270 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KANIKEY
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 590


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« : 25 Haziran 2014, 22:52:23 »

"Tabular etkilerini yitirince öcü olurlar.."



Atatürk son yıllarda, gittikçe artan bir sömürme konusu olmuştur. Bunun
nedenleri arasında onun bir çeşit dokunulmaz hale getirilmesinin, dalkavuklar ve
çıkarcılar tarafından bir tabu kılığına sokulmasının etkileri vardır. Tabular
uzun müddet tabu olarak yaşayamazlar. Ya öcü olurlar, yahut da etkilerini yavaş
yavaş yitirerek, önce bir sömürme konusu olur, sonra saldırılara uğrarlar.
Ülkemizde Atatürk, bu ikinci döneme girmiş görünüyor. Her ne kadar düşmanları
tarafından henüz kişiliği saldırılara uğramıyor ama, vaktiyle yerilmesi mümkün
olmayan devrimlerine karşı, açık kapalı saldırılar başlamış bulunuyor. Herkes
adını sömürme konusu yapıyor ve fakat devrimlerini çiğnemek suç sayılmıyor veya
buna göz yumuluyor. O sadece gericiliğe karşı bir alternatif olarak düşünülüyor.
Bugün artık onun devrimleri uğruna kendilerini tehlikeye atacak insanlar ve
gençler hemen hemen yok gibi.

Bugün Atatürk'ün adını ve devrimlerini kendilerine siper olarak kullananları
şöylece sıralayabiliriz:

1. Atatürk ıskatçıları. Bunlar Atatürk hakkında birtakım anılar yazarak onun
adını kendi kişisel çıkarlarına alet edenlerdir. Gün geçtikçe sayıları
azalmaktadır.

2. Politikacılar. Bütün siyasi partiler Atatürk ve devrimlerine ister inansınlar
ister inanmasınlar, onun adını kendilerine kalkan yapmakta birleşmektedirler.
Birbirleriyle asla uzlaşmasına imkân olmayan siyasi partiler Atatürk'ü savunmak,
onun gölgesine sığınmak konusunda anlaşmaktadırlar.
Bu politikacılar Atatürk üzerinde herhangi ortak bir birleşmeye ulaşmış olsalar
bu gerçekten olumlu bir şeydir. Fakat hayır, onlar, karşılıklı düşmanlıklarını,
çıkarlarını, iftira ve nefretlerini Atatürk vasıtasıyla ifade ediyorlar.
Şüphesiz ki, Atatürk ve inkılaplara en çok kötülük edenler bunlardır.

3. Atatürk ve devrim düşmanları. Bunları da iki bölümde toplamak mümkündür:
a. Şeriatçılar, hilafetçiler ve nurcular. Bunlar tutarlıdırlar. Fırsat ve imkân
buldukça düşmanlıklarını açıkça ortaya koyarlar.
b. Münafıklar. Bunlar hem Atatürk'e ve hem de onun devrimlerine düşman oldukları
halde, yalınkat, dondurulmuş Atatürkçülüğe karşı kendilerini gerçek Atatürkçü
gibi gösterirler.

4. İlericiler. Bunları da iki grupta toplamak mümkün:

a. İlericilikle Atatürk'ü bir ve aynı şey olarak düşünüp, savunanlar. Bunlar
gericiliğe karşı tipik alternatif grup sayılırlar. Kesin olarak sağa
karşıdırlar. Tanzimat'tan beri ilericilik, gericilik mücadelesini sürdürenler
bunlardır. Kemalizm'in, sosyalizm yönünde değil, demokrasi yönünde gelişeceğine
inanırlar. Anayasacıdırlar.

b. Sosyalistler. Bunlar Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı sıralarında söylemiş olduğu
sosyalistçe fikirlerini savunurlar. Ve onu kendi saflarında sanırlar. Atatürk'ün
emperyalizm ve savaş sloganını Kurtuluş Savaşı'nın ana fikri olarak kabul
ederler. O zamanlar Anadolu hükümetine maddi ve manevi yardımda bulunmayı
prensip olarak kabul etmiş olan Türk-Sovyet dostluğunu, Atatürk ve Lenin
ilişkileri çevresinde diriltmeye çalışırlar. Türk sosyalizminin Atatürk'ten
başlayacağına inanırlar. Daha açık bir deyimle bu görüşte olanlar da ikiye
ayrılmışlardır. Bunlardan bir kısmı, devrimlerin doğal gidişinin sosyalizm
olduğunu savunur, bir kısmı ise Atatürk devrimlerini korumakla Batı uygarlığına
ulaşılacağını sanır. Birincilere göre Atatürk ilkeleri Batı burjuva
demokrasilerine doğru gelişmektedir. İkincilere göre karma ekonominin yer aldığı
Batı örneği bir sosyalizm söz konusudur.
Atatürk'e ve devrimlere sahip çıkan bu görüşlerden acaba hangisi haklı? Bunları
ayrı ayrı eleştirecek değiliz. Atatürk'e ve devrimlere karşı olanlar üzerinde de
durmak istemiyorum. Bizce önemli olan, Atatürk devrimlerinin Batı burjuva
demokrasilerine me, yoksa sosyalist demokrasilere doğru mu gelişeceği konusudur.
Veya Kemalizm prensibi Türkiye'nin kurtuluşu için yeter mi?
Öyle sanıyorum ki, Tanzimat'tan beri gelen ve Batı uygarlığını Türk toplumu için
ülkü olarak alan bütün ilerici aydınlar Kemalizm prensibinin uygulanmasını Türk
toplumunun çağdaş uygarlık düzeyine varması için yeterli görmektedir. Bu gruba
bilimsel sosyalizmin metodu ile Türk toplumunun gerçeklerini araştırmanın
zorunluğuna inanan sosyalistler dahil değildir. İlerici aydınlar dediğimiz bu
Tanzimat aydınları için gaye, Atatürk'ün çizdiği sınırlar içinde ılımlı bir
devletçiliktir. Bunların genel kanaati, halkın henüz çok partili bir politik
hayatı sürdürecek bir seviyede olmadığıdır. Bunlar, Kemalizm'i uygulayacak sivil
bir parti diktatörlüğü ile bu işin çözümleneceğine inanırlar. Orduyu böyle bir
diktatörlüğe yardımcı olarak görürler.
Bu ilerici aydınların karşısında çok partili demokrasi taraftarları vardır.
Bunlar halk çoğunluğuna inanırlar. Genel iradeyi savunurlar. Atatürk
Devrimlerinin bu türden bir burjuva demokrasisine doğru gelişmesi gerektiğine
inanırlar. Serbest Cumhuriyet Fırkası denemesini, buna delil olarak gösterirler.
Bütün gerici kuvvetler bu türden bir demokrasi anlayışının savunmasını yaparlar
ve devrimlerinin amacının bu olduğunu ileri sürerler.


MAHMUT ESAT BOZKURT

-Atatürk ihtilali adlı eserinden alınmıştır..

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 590


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #1 : 25 Haziran 2014, 22:57:43 »

Bu yazı yazıldığından bu yana böyle bir değişim, böyle bir başkalaşım yaşayan başka bir devlet var mı? Her gün bir konu anlamını ve önemini yitiriyor, gündem sürekli değişiyor. Bu belirsiz bir siyasetin istikrarsız bir gidişatın göstergesidir!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BahadırHan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 5



« Yanıtla #2 : 25 Haziran 2014, 23:20:18 »

Ülkücü olup da ümmetçilik yapanlar Başbuğ Atatürk'e hakaretler saçanlar da az değildir ve günden güne bu gavatlar çoğalmaktadır.Bunların tarafını kestirmek çok güçtür dengesiz bir tutum sergilerler genelde.Bakarsın en koyu cemaatçi olurlar aynı zamanda fırsat buldukça gürcü tayyibe yavşamaktan geri kalmazlar.Söz konusu Başbuğ Atatürk olunca ağızlarından tükürükler saçarak hakaret ederler.Türkçü bilirsin laf gelir açılır Atsız Ata'dan " O kim be" derler.Üstad diye Necip Fazıl arabını bilirler.Kadir Mısıroğlu denen hıyardan çokça hoşlanırlar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 590


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #3 : 25 Haziran 2014, 23:34:36 »

Ama bu sadece bir kesimin yaptığı bir davranış değil. Bu ülkede yaşayan ve kendine Kemalist deyen çevrelerce  yıllarca suiistimal edildi. Ve şu an bir yandan cemaatin sofrasına meze olup, diğer yandan Atatürk seviciliğinin dibine vuran bir kesim var. Siyaset bu ülkede bir bataklık gibi çırpındıkça batıyorlar, oysa destansı bir kurtuluşla, bu milleti o bataklıkları kurutarak kurtaran bir lidere, yapılan en büyük haksızlık yine o kesimden gelmektedir.

son olarak şunu da yazayım; şu an karşı karşıya kaldığımız kesim tam olarak aşağıdaki kesimdir!!


Münafıklar. Bunlar hem Atatürk'e ve hem de onun devrimlerine düşman oldukları
halde, yalınkat, dondurulmuş Atatürkçülüğe karşı kendilerini gerçek Atatürkçü
gibi gösterirler.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BahadırHan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 5



« Yanıtla #4 : 26 Haziran 2014, 00:44:36 »

Onlara zaten söyleyecek bir söz bulamıyorum.Her yerde var bunlardan ve sayıları oldukça fazla.Nurcuları,yobazları,ümmetçileri,ticanileri biliriz de kastettikleriniz de Atatürkçülüğün içini boşaltmaktadırlar.En basiti Dersim olaylarının yoğun olarak konuşulduğu birkaç yıl öncesine baktığımızda sözde Atatürkçülerin hemen bir kürtçü olduğunu görürüz.Yine bir Rus ajanı olan sözde Atatürkçü Haydar Baş'ın yaptığı saçma sapan herhangi bir tutarlılığı olmayan açıklamaları da buna örnektir.Bazı kesim de belirttiğiniz gibi sözde Atatürkçülüğün dibine vurmaktadır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 4.959


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #5 : 26 Haziran 2014, 15:01:00 »

Simdiki Yeni Chp ye bir bakdigimizda, halan sözde Atatürkcü cizgideler halbuki gercekte icinde kürtcü ve olca humanist besleyen bir parti olmusdur artik ychp. Kilicsiz Kilicdaroglu bile gecenlerde biz 1930'larin Chp si degiliz demekle bunu kabul etmisdir. Diger ulusalci cizgiden giden kisilere de bakarsak Basbug Atatürk'ü nerdeyse komünist yapacaklar, Atatürkün Türkcü hata Türk soycusu söylemlerini ve icraatlarini görmemezlikten geliyorlar. 

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Hun Türk
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 473



« Yanıtla #6 : 27 Haziran 2014, 15:34:56 »

İsmet İnönü'nün yanlış politikaları hep. Atatürk'ten sonra Türkçü politikayı bıraktı solculuk ayağına hem kendi iktidarını hemde millette olan Atatürk sevgisini yok etti. Atatürk'ü sevmek sadece solcuların işi veya milliyetçilerin işi gibi algı yarattılar istemeden. Bunu tüm millete yayamadılar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.058 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.