AMERİKA, DENİZ KUVVETLERİMİZDEN NEDEN RAHATSIZDIR
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 15 Kasım 2019, 01:41:33


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: AMERİKA, DENİZ KUVVETLERİMİZDEN NEDEN RAHATSIZDIR  (Okunma Sayısı 2286 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Urungu yko
Ziyaretçi
« : 03 Mart 2010, 15:26:23 »

DENİZ KUVVETLERİ GERÇEĞİ BİLİNMELİDİR.F.M.

AMERİKA,  DENİZ KUVVETLERİMİZE NEDEN SARDI !?!!!

AMERİKA, DENİZ KUVVETLERİMİZDEN NEDEN RAHATSIZDIR

Fevzi MORAY, E.P.KD.ALBAY 

Sevgili dostlarım dikkat ederseniz  Medar-ı iftiharımız olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz son iki yıl içersinde  yoğun bir şekilde ‘Ergenekon’ adı  altında baskı altına alınmaktadır.. Dostlarla   bir araya geldiğimde Küresel Jandarma ve  şürekası (!...) son günlerde neden  özellikle  Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızı  yıpratmaya  yoğunlaşmıştır  sorusuna muhatap oluyorum.. Olayların farkında olan siz değerli dostlarımın  kafalarında oluşan bu soruyu kısaca cevaplandırmaya çalışayım.

Umarım burada dile getirdiklerim , Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün korkusuz ve uyanık neferlerini bilinçli kılar.. Önce küresel dev tarafından Deniz Kuvvetlerimiz  üzerinde kurgulanan yıpratma faaliyetleri hakkında kısa kronolojik bilgiler vermeliyim..

1- Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Sayın Özden Örnek  ve irtica ile mücadele eylem planı (darbe günlükleri..,) Serbest kaldı ( 26 Şubat 2010)

2- Ergenekon  soruşturması kapsamında  Taraf gazetesince yapılan bir ihbar üzerine Sualtı Taarruz (SAT) Grup Komutanlığının eğitim alanı olan İstanbul’un Beykoz ilçesinin Poyraz köy mahallinde  yer altına gömülü bulunan silah ve mühimmat!?..

3-Yine İrtica ile  Mücadele Eylem Planının altında imzası olduğu iddia edilen Deniz P. Kurmay Albay Dursun Çiçek meselesi..

4- Kuzey Deniz Saha Komutanlığında görevli Deniz  Kurmay Yarbay Ali Tatar’ın , iki amirale yönelik suikast raporu düzenlediği nedeniyle tutuklanması  ve sonra serbest bırakılmıştı. İkinci kez tutuklanacağını hissedince gururuna yediremeyip intihar etmesi..

26 Şubat 2010  tarihinde  ‘suikast notunun’ Deniz Kurmay Yarbay Ali Tatar'a   ait olmadığı belirlendi..Hiç yok yere  Türk Levent’inin intihar etmesine Deniz Kuvvetleri camiasının sarsılmasına  ve ailesinin yıkılmasına neden olundu..Bunu reva görenler,  ben Müslüman’ım  diyebilir mi sorarım sizlere?!...

Yaşatılanlar ; vicdan, iman,insanlık, merhamet, hukuk gibi değerleri hiçe sayan EMEVİLERİN yaptıklarını  bile geride bırakacak niteliktedir.. …Yazıktır yazık!...

5- Rahmi Koç müzesinde yapılan incelemede bulunan mühimmatın , Taraf gazetesince  Ergenekon’la ilişkilendirilmesi..

5- Güney Deniz  Saha Komutanlığında görevli Deniz Kurmay Albay Berk Erdem in intiharının ( “İntiharın nedeni Ergenekon mu ?”) şeklinde kamu oyuyla paylaşılarak  Ergenekon’la ilişkilendirilmesi....
 Zira bu intihar , Ergenekon soruşturmasının başlamasından bu yana Deniz Kuvvetleri’nde yaşanan 7’nci intihardır ve son derece manidardır!..
Yukarıda yaşatılan acımasızlıklara  , Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit bakınız nasıl  çürütecek şekilde cevap veriyor..?..
"Biz Komutanlar Personelimizle Tek Vücut Halindeyiz ve Personelimizin Nefes Alışını Bile Hissederiz"

                                                   ***

Konuyu burada kapatarak  şimdi de neden özellikle Deniz Kuvvetleri ? sorusuna cevap arayabiliriz..

Önce dünyada tüm savaşların yer altı ve yer üstü kaynaklara hakim olmak hırsından çıktığının altını çizmeliyiz..

Malumunuz Karadeniz ülkeleri dışında;  Fransa , Yunanistan ,İtalya , İngiltere ve eski Yugoslavya’nın  halefi olan Sırbistan –Karadağ’ın taraftır. Ancak  Amerika’nın karşı olduğu ve 1936 yılında imzalanan Montrö

( Montreux) Boğazlar Sözleşmesi Ulu önderimiz  Atatürk’ün   eşsiz öngörüsüyle   dönemin şartları içinde ilgili taraflara kabul ettirilmiştir.

Sözleşmeye taraf olmayan Amerika bu isteğini antlaşmaya taraf olan Romanya üzerinden gerçekleştirerek  ‘kendi oyun planını’ uygulamaya sokma çabasındadır..

Peki Amerika ne  peşindedir?

Açıklamaya çalışalım, antlaşmaya göre denizaltılar , uçak gemileri ve 15.000 tonun üzerindeki gemiler Türk boğazlarından Karadeniz’e geçiş yapamazlar.

Daha açıkça söylemek gerekirse, Amerika’nın bu denize sokacağı gemilerin boyu , tonajı ve nitelikleri Montrö  boğazlar sözleşmesine aykırıdır..

Peki Amerika Karadeniz’de donanması olsun ister mi?

Çok nedeni vardır ancak tek bir neden olaya açıklık getirebilir..

Bölge ülkeleri namütenahi enerji kaynaklarına sahiptir.Hal böyle olunca .Küresel dev , Rusya’nın  Akdeniz yoluyla dünya pazarlarına satabileceği en önemli hammaddeyi kontrol etmek isteyecektir..Bu stratejiyle Rusya federasyonunu güneyden çevirip  göz dağı vermek istemektedir..

 O nedenle de antlaşmaya taraf olan ülkelerin ya NATO’ ya,  ya da AB. sokulması hedeflenmektedir..

Yine peki, hukuk tanımayan , vurup geçtiği yerlerde yaptığı tahribatı görmezden gelen Küresel devin , fütursuz girişimlerine kim karşı çıkıyor dersiniz?

Tabii ki Türk Silahlı Kuvvetlerin ayrılmaz bir parçası olan

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı…

Nasıl mı karşı koyuyor?..

(…….)Kısaca anlatayım..

Karadeniz’de  güvenlik , Türk  Deniz Kuvvetlerine  bağlı gemiler tarafından  başarıyla   sağlanmaktadır.

Amerika’nın  tek isteği ,  ‘transit geçiş’ şartlarını ülkemize ve dünyaya  kabul ettirmektir..Bu  sayede boğaza hakim olan devletin , geçen gemiler üzerinde etkili ve yetkili olmaması sağlanacaktır..

ABD.  Donanmasının   6 filosuyla  , Orta Doğuda kurduğu hakimiyeti  bu bölgede de kurarak , Rusya Federasyonunun Karadeniz , Kafkaslar ve Hazar havzasındaki artan gücünü söndürmeyi hedeflemektedir..

ABD.’in Irak işgali öncesi Trabzon ve diğer Karadeniz limanlarıyla ilgili henüz hafızalardan silinmemiştir ve dikkate değerdir.

Küresel gücün Transit geçiş isteği  tehlikelerle doludur..  Kabul edildiği takdirde üstten uçmak başta olmak üzere denizatlılar ile   sualtından geçmek hakkına da sahip olunacaktır..

Bütün bunlara rağmen , Deniz Kuvvetlerine bağlı Sahil Güvenlik Komutanlığının seçkin personeli , amansızca gemilerin antlaşma şartlarına  uygun şekilde geçişini sağlamaktadır..

Sonuç olarak uygulanan strateji , küresel gücü son derece huzursuz etmektedir..Zira Orta Asya petrolü , tüm dünyaya kusursuzca ve adil şekilde Türk denizcileri sayesinde ulaştırılmaktadır..

Bu uygulama karşısında  , “nimetlerin adaletsiz dağıtımını” ilke edinmiş Küresel dev köpürmesinde,  kim köpürsün.

Umarım mesele daha fazla anlatmaya gerek kalmayacak şekilde aydınlanmıştır.. En derin saygılarımla…
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.059 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.