Adnan Menderes (ANKETLİ)
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Ekim 2019, 01:57:47


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Anket
Soru: Sizce hain miydi ?
evet
hayır
kararsız

Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Adnan Menderes (ANKETLİ)  (Okunma Sayısı 5648 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BOZKURT KEMAL
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 300


Yaşadıkça Türkçüyüz Hedef Turan.....


« : 28 Ağustos 2009, 14:09:01 »

Ali Adnan Ertekin Menderes (d. 1899, Aydın, Osmanlı Devleti – ö. 17 Eylül 1961, İmralı, Bursa, Türkiye), 1950-1960 yılları arasında yapılan seçimlerde halk tarafından demokratik seçimle işbaşına getirilen ilk Türkiye Cumhuriyeti başbakanı olan İstiklal Madalyası sahibi Türk siyasetçi, hukukçu ve toprak ağası çiftçi. Serbest Cumhuriyet Fırkası kapatılınca Cumhuriyet Halk Partisi'ne geçmiş, oradan uzaklaştırılınca Demokrat Parti kurucularından olan Menderes, 27 Mayıs Askerî Müdahalesi'nin ardından darbe'yi gerçekleştiren Milli Birlik Komitesi tarafından Yassıada'da kurulan Yüksek Adalet Divanı tarafından yargılanmış ve hakkında açılan 13 davanın 12'sinden suçlu bulunarak, anayasa'yı ihlal ettiği gerekçesiyle 17 Eylül 1961 tarihinde devlet tarafından asılarak idam edilmiştir.

Kimilerine göre demokrasi şehidi kimilerine göre bugünkü çöküşün mimarı,Bana göre mi ? önce bazı icraatlarını yazıyım size
*Cumhuriyet tarihinin en büyül projelerinden biri olan koy enstituleri ni bunlar komunist yetiştiriyor diye kapatmıştır.
*Kore'ye amerika'nın emrine askerlerimizi ölüme gönderip 1300 tane şehit vermemizden doğrudan sorumludur.
*İsmet Paşanın 2. dünya savaşı boyunca biriktirdiği hazineyi (kanuni'nin yavuz'un hazinesini tüketmesi gibi) tüketmiştir.
*Gecekonducuya prim vermiştir.
*EN ÖNEMLİSİ İLK DIŞ BORÇ ALAN BAŞBAKANDIR
*Belki bugun amerikadan f16 alan değil yurtdısına ucak satan bir ülke olmamızı sağlayacak eski şehirdeki uçak fabrikasını kapattırıp yerine tencere fabrikası açmıştır.
*Amerikaya yüklü miktarda para ödenip tarım devrimi diye bozuk ve eski teknoloji traktörlerin alınması

bunlar sadece küçük bır kısmı ama hepsinden kötüsü bu adama idam cezasi vererek yok yere kahraman haline getirilmiştir
.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
 
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
-DeliKurt-
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 53


« Yanıtla #1 : 28 Ağustos 2009, 15:14:29 »

Köy enstitüleri ülke için o zamanlarda çok faydalıymış hatta isveçlilerdi galiba Türkiyeye gelip bu köy enstitülerini araştırmışlar ve bunu kendi ülkelerindede uygulamaya başlamışlar ve kalkınmışlar ancak Köy enstütüleri o dönemde komünist kaynıyormuş tabi burda yapılması gereken köy enstitülerini kapatmak değil komünistleri temizlemek olmalıydı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gülertekin
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 209



« Yanıtla #2 : 28 Ağustos 2009, 15:38:10 »

Adnan Menderesi anlatsak uzun meseledirde kısaca hakettiği cezayı aldı diyelim anlayan anlasın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı


BU KAYNAKTAN SU İÇENİN YÜREKLERİ TUNÇ OLUR,
TÜRKE KEFEN BİÇENİN

ÖLÜMÜ KORKUNÇ OLUR.

ATSIZCI
KÜR-AÇİNA
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 366


Kurt Katun


« Yanıtla #3 : 28 Ağustos 2009, 15:54:59 »

  Menderes'in yaptığı birçok ihanet vardır ama en çokta Nato'ya girmek için TÜRK askerini Kore'ye göndermesine dayanamıyorum. Binlerce Türk askerini şehit verdik, nasıl kıydı hain ?

GökTanrı TÜRK'Ü korusun.  Türkiye
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karlı dağların ardında biri yaşarmış...
KÜR-AÇİNA
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 366


Kurt Katun


« Yanıtla #4 : 28 Ağustos 2009, 16:10:30 »

1950 yılında yapılan seçimlerde Demokrat Parti kurulmuştur. Başbakan Adnan Menderes, Cumhurbaşkanı ise Celal Bayar’dır. Soğuk Savaş günleridir ve Türkiye Rusya’dan çekindiği için NATO’ya girmek istemektedir.
Mart 1950’de yapılan ilk resmi NATO başvurumuzu sadece İtalya desteklemiştir. ABD, İngiltere ve Fransa ise reddetmiştir.

Mayıs ayında Demokrat Parti hükümeti kurulunca yeni hükümet de NATO’ya girmek ister. Yeni hükümet CHP’nin NATO’ya girmek istemediği için giremediğini düşünmektedir.

Bu durumu Celal Bayar İnönü’ye sorar. Celal Bayar durumu şöyle anlatır:

Dedim ki: NATO’ya niçin girmediniz?
Bu durumdan alınmış göründü:
Onlar istediler de biz mi girmedik Celal Bey?


Yeni hükümet 1 Ağustos 1950 tarihinde yine NATO’ya başvurur. Ama bu başvuru da reddedilir.
Hükümet şaşkındır çünkü o sırada çıkan Kore Savaşı’na hükümet asker göndermiştir.
Üstelik Temmuz ayında ABD Silahlı Kuvvetler’inden Senatör Cain Türiye’ye bir ziyarette bulunmuş ve şöyle demiştir: “Kore’ye asker yollarsanız Türkiye NATO’ye girer.”

26 Temmuz’da Senatör Cain bir basın toplantısı düzenler. Türk gazeteciler Kore’nin uzaklığını söyleyip Türkiye’nin Kore’de ne gibi bir çıkarı olduğunu sorunca Cain şu cevabı verir:
“Asıl bu bakımdan Türkiye’nin Kore’ye yardımı büyük bir siyasal anlam taşıyacak”

Fakat Kore’ye asker gönderme işlemi de tümüyle hukuksuzdur. Demokrat Partili bakanlardan Fahri Belen katılma olayını daha sonra şöyle anlatacaktır:

“Kararın ne şekilde verildiğini biliyor musunuz? Yalova’da Reisicumhur, Başbakan ve Milli Savunma Bakanı karar vermişlerdi. Usulen Bakanlar Kurulu’ndan karar alınması için üç dört gün sonra Bakanlar Kurulu toplandı. Bakanlar Kurulu’ndan usulen karar alınması uysal arkadaşları iştirak ettirmek suretiyle temin edilmiş, bendeniz ve sayın Nihat Reşat Belger bu toplantıya davet edilmemiştir.”
Görüldüğü üzere Kore’ye asker gönderme kararı için Bakanlar Kurulu toplantısı bile kanunsuz bir şekilde eksik toplanmıştır. Ama bu toplantıdan sonra karar alınmış ve Meclis’e getirilmemiştir. Dolayısıyla yabancı bir ülkeye asker gönderme kararı Meclis görüşmesi ve oylaması yapılmadan alınmıştır!

Daha sonra Başbakan Menderes şöyle konuşacaktır:

“Kore’ye asker gönderilmesine karşı yapılacak propaganda hiçbir bakımdan iyi niyetli sayılamaz. Bu gibi hareketler Ceza Kanunumuzda suç sayılmıştır ve ağır cezalarla karşılanmıştır.”

Ordu Kore’de

25 Temmuz 1950’de Kore’ye asker gönderilmesi kararı alınır.

Gerisini tsk.mil.tr’den okuyalım:

“25 Temmuz 1950'de alınan karar doğrultusunda; Genelkurmay Başkanlığı Kore'ye gönderilmek üzere; bir komutanlık karargâhıyla, üç piyade taburundan ve gerekli yardımcı birliklerden meydana gelen bir tugay ile 241 nci Piyade Alayını görevlendirdi. Yurdun çeşitli yörelerinde bulunan birliklerden oluşturulan tugayın komutanlığına Tuğgeneral Tahsin Yazıcı, kurmay başkanlığına Yarbay Selahattin TOKAY, 241 nci Piyade Alay Komutanlığına Albay Celal DORA atandı.
...
25, 26, 29 ve 30 Eylül, 2 Ekimde hareket eden gemiler Süveyş Kanalı-Kızıldeniz-Mendep Boğazı-Seylan Adası'nın merkezi Colombo-Singapur-Filipinler ve Formoza Adası deniz yolunu izleyerek 21 günde Kore'nin güney doğusunda bulunan Pusan Limanına ulaştı.
...
Türk Tugayı 8 nci Amerikan Ordusuna bağlandı. Tugaya "North Star- Kutup Yıldızı" kod adı verildi.
7 Kasım'da Türk Tugayına ilk olarak Seul'ün 46 km. kuzeybatısındaki Munson bölgesinin emniyetini sağlama görevi verildi. Tugay öncelikle 25 nci Amerikan Tümeninin geri bölgesini emniyete aldı ve Tümenin Sunchon bölgesinde toplanmasını sağladı.
 
Bu sırada Tugayın 9 ncu Amerikan Kolordusunun ihtiyatını teşkil etmek üzere 22 Kasım'da Kunuri'ye hareket etmesi bildirildi. 26 Kasım günü Kunuri'de toplanmasını henüz tamamlamamış olan Türk Tugayına Tokchon bölgesinde bulunan 9 ncu Kolordunun ve 8 nci Ordunun sağ yanını korumakla görevlendirildi. Tugay plân gereği 27 Kasım sabahı Tokchon istikâmetinde sarp ve ormanlık bir arazide ileri yürüyüşüne devam ederken 9 ncu Kolordu Komutanlığından bir emir aldı.
 
Emre göre; Tugay Tokchon'a gitmeyerek önceki gece konaklanılan Wawon'un doğusunda kalacak ve yolu burada kapatacaktı. Emirde ayrıca Tugayın takip ettiği yolun kuzeyindeki Chongsangni'de bir alay kuvvetinde düşman görüldüğü bildirildi. Bu durum karşısında Tugay Wawon boğazına dönmek ve Tokchon-Kunuri yolunu Wawon Boğazında kapama kararı verdi.

28 Kasım 1950 sabahı başlayarak devam eden Çin Ordusunun taarruzu akşama kadar devam etti. Düşmanın kuşatma hareketi başarıyla karşı konularak geçici olarak durduruldu.
28/29 Kasım gece yarısı ani saldırıyla karşılaşıldı. Düşman bu saldırıyla Sinnimni'ye ve bu köyden Kaechon'a giden yola hakim oldu, 1 nci ve 2 nci Taburların arasındaki irtibatı kesti. 29 Kasım günü Tugay komutanı ilerde kalan bu kuvvetlerin geriye çekilmeleri için Sinnimni'ye bir taarruz yaptırdı. Amerikan birlikleri de bu taarruza yardım etti. Sonuçta Sinnimni geri alınamadı ancak bu hareket ilerideki tepelerde bulunan birliklerin geri çekilmelerine yardım etti.

29/30 Kasım gecesini çarpışarak geçiren Türk Tugayı 30 Kasım günü Kunuri'ye ulaştı. Türk Tugayı 28 Kasım 1950'de Wawon'da bir gün, 28/29 Kasım 1950'de Sinnimni bölgesinde bir gece, 29 Kasım 1950 de Sinnimni-Kaechon bölgesinde bütün bir gün düşman kuvvetlerine karşı fedakarlıkla savaştı ve ağır zayiat verdi. Sonuçta 8 nci Amerikan Ordusuna düzenli olarak çekilme için gerekli zamanı kazandırdı. Türk Tugayı böylece zorluklarla dolu ilk muharebe görevini şerefle yerine getirmiş oldu.

Türk Tugayı 6 Ocak 1951'de Chonan'da 20 gün ihtiyatta kaldıktan sonra Sarı Denizden Japon denizine kadar uzanan savunma mevziinin bir kısmını elde geçirmekle görevlendirildi. Bu görev için 24 Ocak'ta Chonan'dan hareket eden Türk Tugayının yapacağı muharebenin mahiyeti, tertibat ne olursa olsun düşman mevziine cepheden taarruz etmekti ve netice süngü ile alınacaktı. Sonuçta 26 Ocak 1951'de Kumyangjangni kasabası, 156 rakımlı tepe ve 25 Ocak 1951'de de düşmanın direnek halinde tahkim ettiği 185 rakımlı tepe ele geçirildi.

Bu büyük bir başarı idi ve Türk Tugayı'na bu başarılı muharebelerinden dolayı Amerikan Kongresince Mümtaz Birlik Nişanı ve beratı verildi. Ayrıca Güney Kore Cumhurbaşkanınca, bu başarılarından dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerine Cumhurbaşkanlığı Birlik Nişanı verildi.”


Kore Savaşı her ne kadar Rusya-ABD Savaşı olsa bile Rusya bu savaşa büyük bir önem vermemiştir. Savaşa 26.000 Rus askeri katılmıştır oysa ABD’nin 480.000, İngiltere’nin 63.000 askeri vardır. Ve Kuzey’in 260.000 askerine karşı Güney’in 600.000 askeri vardır.
 
Böylesi bir savaşın sonucu ise bellidir. Ekim ayına gelindiğinde Kuzey birlikleri dağılmış, Güneyliler tüm Kuzey’i ele geçirmek için büyük bir saldırıya başlamıştır. Çok kısa bir süre sonra Kuzey Kore ortadan yok olacaktır.
İşte böylesi bir durumda Çin BM’i saldırıyı hemen durdurması ve 38. paralelin güneyine çekilmesi için uyarır.
24 Ekim’de Amerikalı General MacArtur’un “savaşı bitirecek bir hücuma girişeceğiz” açıklaması üzerine Çin gönüllü ordusu Kore’ye girer.

780 bin kişilik gönüllü ordunun Kore’ye girmesi ile her şey bir anda değişir.

Amerikalılar ve İngilizler kaçmaya başlar.

Kunuri Savaşı’nın verildiği bölgede BM Ordusu Çin Gönüllü Ordusu tarafından kuşatmaya alınır. Bu ordu karşısında BM’nin dayanma gücü yoktur, on binlerce Amerikan askeri burada öldürülecektir.
İşte yukarıdaki metinde de anlatıldığı gibi ABD komutası bu tehlikeyi görür.

Bu tehlikeye karşı aldığı önlemse, Çinlileri durdurmak üzere Türk askerini Çinlilerin karşısına yollamak olur.
Metinde belirtildiği gibi bu bir süngü savaşıdır.

Burada Türk askeri 3 gün direnir, ağır zayiat verir ama bu 3 gün içinde kuşatılan Amerikan askerleri kaçarlar.

Diyet

Türk Tugayı ise burada 218 şehit, 455 yaralı ve 94 kayıp verir. Amerikalıların verdiği madalya da işte bunun diyetidir!

ALINTIDIR.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karlı dağların ardında biri yaşarmış...
KÜR-AÇİNA
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 366


Kurt Katun


« Yanıtla #5 : 28 Ağustos 2009, 16:11:11 »

   Menderes ! yerin kızıl tamu olsun.   Sinirli
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karlı dağların ardında biri yaşarmış...
ATTİLABİLGEHAN
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 973



« Yanıtla #6 : 28 Ağustos 2009, 20:03:46 »

 Türkiye' ÇARIKLILARLA SARIKLILARIN OYU BANA YETER' DİYEN ADAM MI ?... Sinirli
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
SELENGA
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 31 Ağustos 2009, 22:47:06 »

MENDERES,ÖZAL,ERDOĞAN ..

Tek başına İktidar olan üç lider ..

Özellikleri ile ne kadar'da birbirine benziyorlar değilmi ..

MENDERES döneminde ciddi boyutlarda değildi fakat,ÖZAL ve ERDOĞAN'ın .ürtler üzerine kurulu reform anlayışı nasılda birbirine benziyor ve ERDOĞAN ÖZAL'ı nasılda tamamlıyor ..

Derin Devlet diyerek Milletimiz'e aspirin gibi yutturdukları safsataların içinde aslında Milletimizin bir türlü kavrayamadığı neler var ..

Derin Devlet artık toprağın yüzüne çıktı ..

Derin Devlet artık İktidar !......

Piyonlar,maşalar,uşaklar !....................
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.306



« Yanıtla #8 : 01 Eylül 2009, 01:12:13 »

   Benzerliklerinin sebebi belli;Abd'nin çocukları olmaları.

   Ayrılıklarının sebebi ise;
   Türkiye'de 80 darbesine kadar bir Rusya tehlikesi vardı ve Abd hep bunun üzerinden oyunlar oynuyordu.Menderes zamanında bizi Rusya ile korkutan Abd,bu tehlike ortadan kalkınca satılık k.rtleri kullanmaya başladı.

   Tanrı bu üç şeytanın da cezasını verecektir.Türk Devleti ebediyen bu topraklar üzerinde yaşayacaktır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 4.968


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #9 : 27 Mayıs 2017, 20:11:31 »

Diriltip yeniden asılmalı bu hain. Batı emperyalizmin uşaklığını yapanların sonu iyi olmuyor işte.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.063 Saniyede 24 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.