“ÇÖZÜM” ADI İLE BÖLÜCÜK YAPANLAR! (Teslimiyetçilik Çözüm Diye Sunulursa -2)
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 13 Kasım 2019, 12:26:33


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: “ÇÖZÜM” ADI İLE BÖLÜCÜK YAPANLAR! (Teslimiyetçilik Çözüm Diye Sunulursa -2)  (Okunma Sayısı 1635 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Horasanlı Türk
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 49



« : 10 Aralık 2009, 00:02:48 »

“ÇÖZÜM” ADI İLE BÖLÜCÜK YAPANLAR!
 (Teslimiyetçilik Çözüm Diye Sunulursa -2)

Türkiye’nin bekaasına dair en büyük tehdit, kuruluşundan beri dış odaklardır ve dış odakların maşa şeklinde kulandığı içimizdeki hainlerdir. Tarihte en basit örneğini Kurtuluş savaşındaki en büyük yaygaracı ve hainlerden sadece bir kaçı olan Ali Kemâl’i, Damat Ferit’i, Vahdettin’i örnek gösterebiliriz… Bu hainlerden günümüzde de bolca mevcut ve bunlara içimizdeki şeytanlar demekte uygun düşer!
Bu iç ve dış odakların Türkiye’ye saldırma nedenleri ise malum; Türkiye’nin yer altı zenginlikleri, Tarihi, jeopolitik konumu vs…

Bugün AB-D’nin Türkiye’deki zayıf iktidardan istifade ederek son zamanlarda sürekli önümüze sözde sorunlar getirerek Türkiye üzerine yüklenmesini de “ele geçirme politikası” olduğunu anlamak artık güç değildir. Bu konunun ayrıntılarını “Türkiye Ne İçin Bölünmek İsteniyor?” adlı yazımızda değinmiştik. Gelen eleştirilere bakıldığında herkesin bu konuda gözü açık olmasına karşın, tepkisiz bir millet olma yolunda hızla ilerlediğimizi üzülerek kaydettik fakat bu duruma rağmen ümidimizi yitirmiyoruz. Ulu önder Mustafa Kemâl’in emrettiği gibi; “Ümit var olunuz!” ve bizde bu emri yerine getirmeye çalışıyoruz.


AB-D, herkesin yeni sandığı fakat yıllardan beri önümüze gizli kapaklı “kürt sorunu” diye sunduğu ve nazarımda vatan hainliğinin alâsı olan, adına da “kürt sorunu açılımları” denilen sapkın düşünceler bugün temcit pilavı gibi daha ağır şartlarda ısıtılıp önümüze sözde aydınlar tarafından konmuş durumdadır.

Türkiye, bugün kürtlerle ilgili yeni açılımlara şahit olurken, güncelerde (Gazete) yazan, okullarda makam sahibi, aydın diye geçinen ve ismi duyulmamış çapulcu takımının yedek oyuncuları da dahil olmak üzere yeni saçmalıkları açılım adıyla ortaya atıp, Türkiye haricinde herkese faydalı oluyorlar…!

Bu açılımcıların, çözümcülerin en önemli ortak fikri; yavru vatan KKTC için öne sürülen fakat gittikçe yaygınlaşan ve Türkiye içinde son zamanlarda sıkça önerilen “ver kurtul “ politikasıdır!
Kimi yüreklice, açıkca “ver kurtul” derken, kimi de “İstemiyorum ama ne yapalım başka çare yok; ver kurtul işte” diyerek hâlâ teslimiyetçi çözümler sunmakta!!!

Neleri verip kurtulmak istyorlar ?
Doğuda bulunan bir kaç ili…!
Kürtçe eğitim hakkı ve Kürtçe’nin resmi dil olması…!
Özerklik, bölgesel yönetim…!
Terör örgütü pkk’nın bunca yaptıklarına rağmen af sürecinin başlatılmasını…!
İmralıda bulunan cani’nin yanına tavla oynayacak arkadaş konmasını…! Vs. Yeni şeylerde türemiyor değil; “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözünden rahatsız olanlar geçmişte bu kadar değildi fakat son günlerde gittikçe artıyor. Kimden yüz buluyorlar acaba?

Bize kalırsa bu sözlerin sürekli dile getirilmesi bile tehlikeli fakat ver kurtulcular, açıklamalarımıza rağmen akılları bir türlü ermiyor heyhat! Türkiye Cumhuriyeti anayasasından bi haber olan dalkavuklar’a sözümüz yok fakat bu ülkenin vatandaşı olanların anayasamızın 3. maddesini bilmemelerine imkân vermem. Peki, buna rağmen çözüm diye sundukları sözleri nasıl söyleyebiliyorlar, nasıl bir cesaret…?

Büyüklük bizde kalsın, en azından bilmeyen dalkavuklar ve andavallar için bir hatırlatma yapalım; MADDE 3  “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir...”
Kaba deyimle kafalarında tahtası eksik olanlar için bu maddeyi bir de açıklayalım; Türkiye’nin bir bütün olduğunu, topraklarının ve içinde yaşayan, “millet” kavramını oluşturan insanların bölünemeyeceğini, dilinin sadece Türkçe olduğunu vurguluyor. Anayasımızda ilk üç madde ile ilgili bir başka hüküm daha var ki, çelik zırh niteliğinde;
MADDE 4 . – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez!
Yani; Bir, iki ve üçüncü maddeleri değiştirmek, değiştirilmesini teklif etmek Anayasa’ya karşı gelmektir ki, anayasa’ya karşı gelmek apaçık suçtur!

İşin kötü yanı; bu çözüm önerilerini sunanların içinde kendini Atatürk’e gönülden bağlı olduğunu, o’nun fikirleri ile beslendiğini söyleyenlerde var fakat olayın iç yüzüne bakıldığında çelişkileri görmek mümkün… Yıllardır “Atatürk maskesi takanlar” deyimine bütünüyle anlam veremiyordum ki, bugün net bir şekilde bu devinimleri, fikirleri sayesinde kavradık!

Şair’de tam bu konuya değinmiş;;
“Bir kızarmaz çehre bulmuşsun ya, ey câni, bürün...
Hem bütün dünyayı ifsât et, hem de muslih görün...”

*****
Felaket tellalığı yapıp, milleti karamsarlığa sürükleyenler ve şeytanı müspet algılattıranlara da şairin söyleyecek sözü var;
“Düşürdün milletin en kahraman evladını ye'se
Ne mel'unsun ki, rahmetler okuttun rûh-i iblise...”


Anlaşılan o ki; Türkiye’yi topla, tüfekle, çeşitli entirikalarla bölemeyenler bugün içimizdeki bilinçli ve bilinçsiz hainleride yanlarına alarak, “çözüm önerileri” adıyla bölmek için uğraş veriyorlar! Başarılı olacaklarına ihtimâl bile vermem. Bu çözüm önerileri diye sunulanlar yep yeni sorunlara vesile olacağı apaçık ortadır; “İstediklerimizi söke söke alacağız” sözleri bugünlerde kürtlerin ağzında sakız oldu ve bu söz üzerine Türk gençleri tahrik olmaması imkânsız. “Ver kurtul” çözümüne istinâden bir il verildiğini farzetsek bu sefer Atalarına lâyık olmak isteyen Türk gençleri dağa çıkacak ve daha şiddetli çatışmalar olacaktır, batı’da da durum farksız olacaktır; tahrikçi kürtler küstâh küstâh volta atarken, Türkler bu duruma katlanamayıp haklıca sert tepkiler verecektir. Hatta örgütler kurulması bile muhtemeldir.
Kısacası Milletin bu hainliğe katlanamayacağı aşikârdır.
 
“Gün olur ki mertliğin uğrar kahpe bir hınca;
Namert bir el arkandan seni vurur kadınca;
Bir gün sabrın tükenir... Silahını kapınca
Haykırarak çıkarsın yurdunun dağlarına...”

İşin özü,  “Ver kurtulculara” önerimiz; çözüm diye sundukları saçmalıkları iki kere düşünmeleridir ya da art niyetleri varsa, Mertçe Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmek istediklerini beyân etsinler ama muhteşem Türk Mustafa Kemâl Atatürk’ün sözünü de akıllarından bir an bile çıkarmasınlar;
Bu memleket tarih’te Türk’tü, bugün de Türk’tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır. Türkiye Türklerindir!



TÜRK’ÇE

[/b]
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.043 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.