1993'te Bingöl'de 33 savunmasız ER'İMİZİN Şehit olması hakkında :
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Kasım 2019, 12:38:56


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: 1993'te Bingöl'de 33 savunmasız ER'İMİZİN Şehit olması hakkında :  (Okunma Sayısı 4205 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tanrı Dağları Bozkurdu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 585


Savaşçı Bozkurt


« : 07 Haziran 2012, 22:13:15 »


Katliama şahit olan Gazi'mizin ağzından dinleyelim :


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
33 Erin şehit olduğu Bingöl saldırısına derin şüpheler



Askerlerimizi köy köy dolaştırmışlar. Köylerde bunları seyreden bir sivil kürt dahi askerlerimize sahip çıkmamış.

7 Ay hastanede yatan gazi Er'imize bir tek Savcı dahi olay hakkında bilgi almak için gelmemiş.




Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün Yüceliği, Tanrı Dağlarını aşmıştır Gökleri delmiştir.
Agunmuş
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 27



« Yanıtla #1 : 07 Haziran 2012, 23:07:48 »

Bu adam Türk değil. Fenotipi Türk olmadığını gösteriyor daha çok çingeneye benziyor
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tanrı Dağları Bozkurdu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 585


Savaşçı Bozkurt


« Yanıtla #2 : 07 Haziran 2012, 23:29:06 »

O bir gazi ve burda gazimize saygı duymanı beklerdim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün Yüceliği, Tanrı Dağlarını aşmıştır Gökleri delmiştir.
Agunmuş
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 27



« Yanıtla #3 : 08 Haziran 2012, 00:00:38 »

Ben de askerliğimi terörist faaliyetlerin yoğun olduğu Tunceli - Pülümür de yaptım. Bulunduğum komando timinde 4 tane k.rt vardı. Ayrıca bölükte bir o kadar k.rt. Bunlar genelde aralarında k.rtçe konuşur, biz doğuluyuz ayağına orada bölücülük yaparlardı. Hatta birisi bir gün terörist dediğiniz adamlar gelsin ben onlara ateş etmem dedi. Tabii bölük komutanına şikayet ettik, k.rtçe konuştuklarını söyledik komutanımız burnundan getirdi askerliklerini. Çoğu açlıktan ve zorunluluktan askere gelirler. Oranın da düzenini bozarlar.  Buradan varmak istediğim nokta şu ;

Ya şikayet edeceğim subay da Türk değil k.rt, laz ya da diğer bilimum aşağılık etnik gruptan olsaydı ne olacaktı? Bu olay hasır altı edilip benim askerliğimin zor geçmesi için kim bilir neler yapacaklardı?
O'nun için gazi bile olsa Türk olmayana güvenmeyiniz, onun ipiyle kuyuya inmeyiniz. Kaldı ki gazi olsa ne olacak tipini suratını s..ğimin herifi biz mi dedik Türk ordusunda gazi ol diye.
Her şeyden evvel Türk milliyetçisiyiz çingene kılıklı bir piçe itimat etmem.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tanrı Dağları Bozkurdu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 585


Savaşçı Bozkurt


« Yanıtla #4 : 08 Haziran 2012, 00:17:59 »

Evet askerlik mecbur olduğu için onlara 'askerliğe gel' diye bizim Devletimiz dedi.
Ayrıca eğer o Gazimizin Türk olmadığını kanıtlamazsan Otağ'dan git.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün Yüceliği, Tanrı Dağlarını aşmıştır Gökleri delmiştir.
ULAK_ KURT
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 444



« Yanıtla #5 : 08 Haziran 2012, 01:49:20 »

Evet askerlik mecbur olduğu için onlara 'askerliğe gel' diye bizim Devletimiz dedi.
Ayrıca eğer o Gazimizin Türk olmadığını kanıtlamazsan Otağ'dan git.

Yani "askerlik mecburi olmasın " mı  sence?

Gazimizin Türklüğü hakkında ise: Yazıyı tekrar oku. Anlamamışsın.

Ayrıca Diyarbakır'a yapılacak cami için yazdığın yazı ile haberin içeriği tutmuyor.Bir daha oku.

Burda "git" deme yetkisi bazı kişilerde var. Kesinlikle sende yok.

Ayrıca başka bir başlık altında , bir kişinin IP numarasına ulaşılmasını ve adres tespiti yapılmasını istemişsin. IP numarasından adres tespitinin bu otağ yöneticileri tarafından yapıldığını mı düşünüyorsun?  Neden ?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tanrı Dağları Bozkurdu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 585


Savaşçı Bozkurt


« Yanıtla #6 : 08 Haziran 2012, 08:28:59 »

Evet askerlik mecbur olduğu için onlara 'askerliğe gel' diye bizim Devletimiz dedi.
Ayrıca eğer o Gazimizin Türk olmadığını kanıtlamazsan Otağ'dan git.

Yani "askerlik mecburi olmasın " mı  sence?

Gazimizin Türklüğü hakkında ise: Yazıyı tekrar oku. Anlamamışsın.

Ayrıca Diyarbakır'a yapılacak cami için yazdığın yazı ile haberin içeriği tutmuyor.Bir daha oku.

Burda "git" deme yetkisi bazı kişilerde var. Kesinlikle sende yok.

Ayrıca başka bir başlık altında , bir kişinin IP numarasına ulaşılmasını ve adres tespiti yapılmasını istemişsin. IP numarasından adres tespitinin bu otağ yöneticileri tarafından yapıldığını mı düşünüyorsun?  Neden ?

O gazi 7 kurşun yemiş ve ömür boyu felç. Gözlerinizle görüyorsunuz. Kalkıpta onun Türklüğünü tartışmak uygun mudur sence ? Kendiside 7 kurşun yiyip felç kalsın, o zaman laf atsın. Suratına bakıp aaa şu çingene diye ön yargı yetkisini nerden alıyor ? Kanıtlasın Türk olmadığını ...

Kahpenin biri şehitlerimize "-geberen itler(!)" deyince biz burda hareketsiz mi kalalım ? adresini bile verdim, en azından facebook'ta bombardıman edelim diye.

Otağ'dan git dedim. Hanginizin vicdanı 7 kurşun yeyip felç kalan adamın kalkıp şu an Türklüğünü tartışmaya el verir? 7 Ay'dır olayı soruşturmak için Savcının bile gelmediği kayıtlarda. Evet Derin Devlet diye bir kavram ve Erlerimizin sırtından geçinen  belli şahsiyetler var ki, baskınlarda yargılamalarda neler neler ortaya çıktı. Hangi akıllı (!) Erlerimizi savunmasız en tehlikeli yerlerden sadece sivil otobüsle göndermiş ?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün Yüceliği, Tanrı Dağlarını aşmıştır Gökleri delmiştir.
Tanrı Dağları Bozkurdu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 585


Savaşçı Bozkurt


« Yanıtla #7 : 08 Haziran 2012, 08:31:04 »

Diyarbakır'a camilerde yapsa bu şerefsizler yine PKK'ya oy veriyor. Bunu sitem ettim. Devlet'in hazinesinden cami yapacaklar kitapsızlara. Polise taş atmalarını meydanlarda havlamalarını önleyecek mi?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün Yüceliği, Tanrı Dağlarını aşmıştır Gökleri delmiştir.
Tanrı Dağları Bozkurdu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 585


Savaşçı Bozkurt


« Yanıtla #8 : 08 Haziran 2012, 08:48:24 »

OLAYIN AYRINTISI :



Türkiye’yi yasa boğan bu kalleş saldırıdan sadece 5 asker kurtuldu. Bunlardan biri de, felç kalan Denizlili Jandarma Er Erdal Özdemir’di.  (kürt müymüş? çingene miymiş? )

33 ERİ NASIL ŞEHİT ETTİLER?

Yıl 1993 Siyasal Kürtçülerin TBMM'de Milletvekili Olduğu Yıllar...

Hürriyet-Yıl 1993. Malatya’dan iki sivil midibüse biniyorlar. Hepsi sivil giysili. Üniforma ve postalları çantalarında. Hiçbirinde silah yok, kendilerine refakat eden tek bir askeri personel de. Saat 18.00. Bingöl’e 10 kilometre var. Dağlık, dar bir yol.

Birden silah sesleri yankılanıyor. İlk virajı geçtiklerinde, 50 PKK’lının karşı yönden gelen Bingöl Tur’a ait bir otobüsü durdurup, çoğunluğu terhis olmuş ya da dağıtıma giden sivil erlerden oluşan 50 yolcuyu esir aldığını görüyorlar. Şoföre bağırırlar; ‘Geri dön!’ Şoför oralı olmaz. Zaten 4 saatlik yolda 3 mola vermiş... Otobüsün kapısını, ‘Orada ben yoktum’ diyen Şemdin Sakık, o zamanki adıyla ‘Parmaksız Zeki’ açıyor.

OSMAN PARTAL ANLATIYOR

Trabzonluyum. İki midibüsteki toplam 50 askerden biriydim. Van-Özalp’taki birliğime gidiyordum. Yol boyunca gereksiz molalar veren şoför bir ara lastik patladığını söyleyip durdu. Lastiğin patlamadığını, krikoya dokunmadığını gördüm. Aksın altına girdiğinde birileriyle konuşma yaptığını duydum.

Galiba telsizle konuşuyordu. Şemdin Sakık, şimdi Hürriyet’te yayımlanan açıklamalarında ‘Eylem planlanırken buradan askerlerin geleceğini bilmiyorduk’ diyor. Yalan söylüyor. Çünkü ilk otobüsün en ön koltuğunda oturuyordum. Yolumuzu kestiklerinde şoförün kapısını bizzat Sakık açtı. Toprak rengi üniforması vardı üzerinde, aynı renk kasketi ters takmıştı. Omuzundaki tüfeğin namlusu yere bakıyordu.

Şoföre, diğer otobüsün nerede olduğunu sordu. ‘Arkada, geliyor’ cevabını aldı. İki dakika sonra diğer otobüs düştü pusuya. Yani bizi bekliyorlardı.

DOĞULU-BATILI DİYE AYIRDILAR

Geceyarısına kadar teröristlerle yürüdük. Mola verildiğinde niçin kaçırdıklarını, amaçlarını sorduk. ‘TC ateşkes ilan edince, iki gün içinde sizi serbest bırakacağız’ dediler. Saat 01.00 sularıydı. Sakık’ın talimatıyla tek sıra olduk.

Şemdin Sakık nereli olduğumuzu sorup, Doğulu-Batılı diye bizi iki gruba ayırdı. Sakık, doğulu olmayan benim de içinde olduğum 34 kişinin eğitim kampına götürülmesini söyledi. Dağda koşar adım yürümeye başladık. Bize eşlik eden teröristler sürekli değişiyordu.

Toplam 300 kişiydiler. Bir köye gittik. Kapısını çaldıkları evlerden başka teröristler çıkıp gruba katıldı. Kimi terörist evlere gidip istirahat etti. Bir ahıra soktular bizi öldürmek için. Sonra vazgeçtiler. Tekrar yürümeye başladık. Sabahı göremeyeceğimi düşünüyordum. Yıldızlara son kez bakıp annemi, babamı, köyümü düşündüm.

Bir ırmaktan geçerken su içtik. Dağ yoluna çıktık. Davranışları sertleşti. Durdurdular. Saat 03.00 sıralarıydı. Yolun kenarına dizilmemizi istediler. Kolkola girip sıklaşmamızı istediler. Yanımdaki arkadaşıma ‘Devrem bizi vuracaklar’ dedim.

DEVREMİ ÖLÜ GÖRÜNCE BAYILDIM

Tir tir titriyordum. Kalaşnikof, Bixi ve Kanvasların emniyetlerini açtılar. Sonumuzun geldiğini anladım, kelimeyi şahadet getirip kendimi yere attım. Taramaya başladılar. Dizime bir mermi isabet etti. Vurulanlar üzerime düşüyordu. Kafamı koruyordum. Hepimizin öldüğünden emin olmak için yüzlerce mermi yağdırdılar.

Gittiklerini, seslerin uzaklaşmasından anladım. Altı yedi arkadaşım sağdı henüz. Diğerleri paramparçaydı. Can çekişenler, hırıldayanlar, ağlayanlar, inleyenler... Su istiyorlardı. ‘Anne, anne’ diye bağırıyorlardı. Öldüğümü zannediyordum.

Kendimi çimdikledim, ölmemişim. Devremi beyni parçalanmış görünce bayılmışım. Bizi yan yana dizip 1570 mermi sıktılar Ayılınca şehit arkadaşlarımı sırt üstü çevirdim. Dokunduğum her uzuv elimde kalıyordu. Beyin, ayak... Yardım aramak için yukarı doğru koşmaya çalıştım.

Kan kaybediyordum. Asfalta çıktım, bir kamyonla yakındaki Elmalı Karakolu’na gittim. Olanları anlattığımda dinleyen jandarmalar ağlamaya başladı. Helikopter, tanklar geldi. Şehitleri aldık. Olay yerinde 1570 mermi kovanı bulundu. Yani silahsız erlerin herbiri için 50 mermi kullanmışlardı... Şoför biliyordu

ERKAN OMAY ANLATIYOR

Adanalı hemşerim Mehmet Tura’yla Manisa-Kırkağaç’ta acemi eğitimimi tamamladım. 24 Mayıs sabahı, jandarma komando olarak Siirt’teki birliğimize gitmek üzere Malatya’dan iki sivil midibüse bindirildik. 50 askerin hiçbirinde silah yoktu. Bizi koruyan refakatçı da.

Bingöl’e 10 kilometre kaldığını belirten tabelayı geçtik, ilk dönemeçte silah sesleri duyduk. Saat 18.00’di. Karşı yönden gelen Bingöl Tur otobüsünü tarayan 50 kadar PKK’lı, çoğunluğu bizim gibi asker olan yolcuları indirmişti. Şoföre geri dönmesi için bağırdım. Duymazdan geldi. Zaten tuhaf şekilde, 4 saatte 3 mola vermişti.

Bizi indiren PKK’lılar ‘Geleceğinizi biliyor, sizi bekliyorduk’ dedi. O sırada feryat figan, yaşlı bir adam çıktı karanlıklardan. ‘Oğluma ne yaptınız’ diyordu. Adını söyleyince oğlunun otobüslerde olmadığı anlaşıldı. Çok yaşlı olduğu için babaya dokunmadılar. Geldiği gibi gitti. O baba sayesinde kurtulduk. Hepimizin öldüğü sanılıyordu. Askere gidip sağ kalanlar olduğunu söylemeseydi teröristler hepimizi öldürecekti.

YANLIŞLIKLA 9 ŞEHİT DAHA

Sürekli yürüyorduk. Ertesi gün 12.00’de silah seslerinden askerlerin yaklaştığını anladım. Asıl harekat 16.00’da başladı. Sikorsky ve F-16’lar uçuyordu tepemizde. PKK’lılar kazma kürek çıkarıp siper kazdı, kayalıklara saklandı.

Bizi hedef olarak ortada bıraktılar. Askerimiz, yanlışlıkla içimizdeki 9 eri şehit etti bu yüzden. Müthiş bir yağmur vardı. Bizi kalkan olarak kullanan Şemdin Sakık bir ara yanımıza geldi, sağ kaldığımızı görünce şaşırdı. Teröristler geri çekiliyordu. 13 kişi kalmıştık. Kurşuna dizilenlerin arasından kurtulan Osman Partal da aramızdaydı.

Ellerimizi çözmeyi başardık. Kaçmaya başladık. Karşılaştığımız birkaç teröriste ‘Bizi serbest bıraktılar’ dedik. İnandılar. Birbirimizden ayrılmış, askerlerin bulunduğu yöne koşuyorduk. Bulduğum bir dala beyaz mendil bağladım, bir yandan bağırıyordum.

Tükendiğim anda korucular ve askerlerden oluşan timle karşılaştım. Mavi berelileri görünce ağlamaya başladım. Komutan ‘PKK’lı var mı içinizde?’ diye sordu. Sonra sarılıp hepimizi tek tek öptü. Bingöl Cezaevi’ndeki bir koğuşa götürdüler bizi.

Elbiselerimizi değiştirdik. Evlerimize telefon edebileceğimizi söylediler. Kafam durmuştu yaşadıklarımdan sonra. Evin telefon numarası bir türlü aklıma gelmediği için arayamadım.

ERKAN UMAY ANLATIYOR

10 kişilik yakın korumaları arasındaki, ‘hemşire’ diye hitap ettikleri kadın bizimle alay etti. Sakık, ‘Sorunumuz rütbelilerle, size bir şey yapmayacağız’ dedi. Her birimize nereli olduğumuzu sordu. Aramızda Denizli ve Konya’dan olanlar çoğunluktaydı.

Hemşerilerden oluşan timler daha başarılı olur, tehlikelidir diye bir kenara ayırdılar. Şehit olan 33 arkadaşımızın çoğunun bu iki ilden olmasının nedeni bu. Bu arada bir er ‘Ben Kürt’üm’ deyince PKK’lı ‘Kürt-Türk fark etmez. Asker askerdir.

Biz askere düşmanız’ dedi. Tek sıra olmamızı istediler. En başta ben vardım. Mehmet Tura 6’ncıydı. Yan yana olalım diye gittim, 7’nci oldum. ‘Baştan 6 kişi gelsin’ dediler. Diğer sıralardan aldıkları 6’şar kişiyle bir grup oluşturdular. ‘Kolkola girin’ deyip götürdüler. Arkadaşlarımız kolkola ölüme gittiler.

SİLAHLAR 10 DAKİKA HİÇ SUSMADI

Derken yer gök Kalaşnikof cayırtısına boğuldu. Kalaşnikoflar 10 dakika boyunca hiç susmadı. Mehmet’in bana son bakışını unutamıyorum. Sırada yer değiştirmesem, onun önünde dursam beni götüreceklerdi, Mehmet ölmeyecekti. Adana’da ticaret lisesinde sevdiği bir kız vardı. Terhis olur olmaz evleneceklerdi. Askerin üniformasını çıkartıp kendisi giydi

ERKAN OMAY ANLATIYOR

Sayıları 150’yi bulan PKK’lıların silah tehditi altında yürümeye başladık. Bir köyün alt tarafında durduk. 15 yaşındaki terörist ‘200 metreden sigarayı bile vururum’ diyerek böbürleniyordu. İçimizde komando olup olmadığını sordu. Tişörtümde ‘Kırkağaç-Komando’ yazıyordu. Beyaz gömleğimi çıkarmamı istediler.

Devrem Konyalı Adnan Gebeş’in verdiği parkayı giyip, bunu sakladım. Bu sırada teröristler el koydukları çantalarımızda bulunan üniforma ve postallarımızı giydi. Türk askeri kılığına büründüler. Ellerimizi sicimle bağladılar. Mehmet Tura’yla kaçmaya karar vermiştik.

Tuvalet bahanesiyle elimi çözdürdüm. O sırada korkunç suratlı bir terörist gelip Kalaşnikofu ağzıma soktu. ‘Bir daha kaçmayı aklından geçirirsen beynini dağıtırım’ dedi. Sabahın 02’sine kadar yürüdük. Elebaşı Şemdin Sakık, Türk askeri üniforması giymiş, elindeki telsizle emir yağdırıyordu. Üstün başarılı işsiz Erkan Omay, Diyarbakır Askeri Hastanesi’nde bir hafta psikolojik tedavi gördü.

Hava değişiminden sonra havancı jandarma komando olarak Eruh’taki birliğine katıldı. Sevkiyatın yine korumasız otobüslerle yapıldığını görünce tepki gösterdi, birliğine uçakla gönderildi. Katıldığı operasyonlarda çok sayıda üstün başarı belgesi aldı. Şu anda işsiz olan Omay, ‘En ufak bir şey olsun, askere gönüllü giderim’ diyor.

BİZİ TARAYAN PKK’LIYI 4 YIL SONRA YAKALATTIM

Tekerlekli sandalyeye mahkum olan Erdal Özdemir, değişik dönemlerde tedavisi için Denizli’de bulunan askeri hastaneye gidiyordu. Bingöl katliamının üzerinden 4 yıl geçmişti. Ancak, Erdal Özdemir, kendisine ateş edenlerden bazılarının yüzünü hiç unutmadı.

Erdal, kendisini ateş eden PKK’lıyı nasıl yakalattığını şöyle anlattı: ‘Kuzenimle birlikte hastanenin hariciye koğuşuna gittik. Koridorda doktorun gelmesini bekliyorduk. O sırada aynı yere gelen iki asker gördüm. Yüzlerine bakınca birisini hemen tanıdım.

Bu, bana ve silah arkadaşlarıma Kalaşnikofla kurşun yağdıran PKK’lılardan birisiydi. Aradan 4 yıl geçmiş, şimdi asker olmuştu. Ben dikkatlice yüzüne bakarken, sanki o da beni tanımıştı. İkimiz de heyecanlandık. Orada ‘33 eri vuranlardan birisi burada’ diye bağırmaya başladım. Biraz sonra bu kişiyi yakaladılar.

Benim yanılıp yanılmadığımı anlamak için çok değişik teşhis yöntemleri uyguladılar. Hiçbirinde de yanılmadım. Zaten bu kişi de DGM’de yargılanmaya başlamıştı.’

MAHKEME: ŞÜPHENİN SANIĞIN LEHİNE YORUMUNA

Genelkurmay yetkilileri, Denizli’de bu olayın yaşandığını doğrularken Erdal Özdemir’in dikkati sonucu 33 erin şehit edilmesi olayına katılan ve eylemin olduğu dönemde 16 yaşında olan Bingöllü Necmettin A.Tekin’in yakalandığını söylediler. A.Tekin, Jandarmada ve DGM’de verdiği ifadede Bingöllü olduğunu, ancak eyleme katılmadığını öne sürdü. Mahkeme ‘kuvvetli bir şüphe mevcut olduğundan şüphenin sanık lehine yorumlanmasına’ karar verdi ve Necmettin A. Tekin hakkında beraat kararı aldı.



ERDAL ÖZDEMİR

Köylüler Kürtçe alay ediyordu

o gün Hatay-Serinyol’da bulunan 121. Jandarma Alayı’nda acemi eğitimini tamamladıktan sonra yeni görev yeri Bingöl’e gidecekti. O da şoförden şüpheleniyordu. Bingöl’e 10 kilometre kala mola vermişlerdi. ‘Gözüm hep şoförün üstündeydi. Sanki bize doğru bir kötülük yaklaşıyordu.

Telefon edişinden, iyice huylanmıştım. Sanki bir yerlere haber veriyordu’ diyor ve anlatıyor: ‘Yolumuza devam ettik. Az ilerledikten sonra beyaz renkli bir kargo kamyonuyla yolu kesmişlerdi. Başta, elleri silahlı 10-15 kişiydiler. Sonra sayı giderek artmaya başladı.

Bizi de araçlarımızdan indirip tek sıra halinde durmamızı istediler. Daha sonra birisi, 5’erli sıra olmamızı istedi. Biz denilenleri yapıyorduk. İsmini bilmediğimiz bir köye getirdiler. Köylüler bize gülüyor, bazıları yüzümüze tükürüyordu. Bunlar çok ağrıma gidiyordu.

Ancak çaresizdik. Yol boyunca PKK’lılar ‘T.C’ye askerlik yapmayın. Eğer bize katılırsanız canınız kurtulur’ diyordu. Köylüler PKK’lıları Kürtçe bir şeyler söyleyerek alkışlıyorlardı. PKK’lılar da onlara bir şeyler söylüyor, başarılarını kutluyorlardı.

YÜZÜKLERİ BİLE ALDILAR

Köyden çıktıktan sonra 3-4 saat daha yürüdük. Sonra 10’arlı sıra oluşturmamızı istediler. Ceplerimizi teker teker boşalttılar. Parmaklarında yüzük olanların yüzüklerini bile aldılar. Benim de üzerimde bulanan 2 milyon lirayı, Samsun sigarasını, jetonlarımı, çantamdaki spor ayakkabılarımı aldılar.’

Arkadaşımın kanını içerek sağ kalabildim

Katliamdan yaralı olarak kurtulan Erdal Özdemir, tüm çabalara rağmen felç oldu. Bugün tekerlekli sandalyeye mahkum olan Erdal ‘Ölen arkadaşlarımın intikamını almayı çok istiyordum. Ancak olmadı’ diyor ve ekliyor: ‘Yapacak bir şeyimiz kalmamıştı. Silahlar ölüm kusuyordu. Gelişi güzel ateş ediyorlardı. O an hepimiz yerlerdeydik.

Ben yere düşerken, üzerime kol kola olduğum diğer arkadaşım düştü. Daha sonra ölmediğini gördükleri kişilerin üzerine birer kurşun daha sıktılar. Ben de yaralıydım ama altta olduğum için dikkat çekmiyordum. Az sonra büyük bir sessizlik oldu. Sürekli kan kaybediyordum.

Kısa sürede kan durdurulmazsa ben de ölecektim. Üzerime düşen arkadaşımın akan kanını içmeye başladım. Belki bu şekilde hayatta kalabilirim diye düşünüyordum. Uzun bir süre sonra oradan 5 kişi yaralı olarak hastaneye götürüldük.’

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün Yüceliği, Tanrı Dağlarını aşmıştır Gökleri delmiştir.
Tanrı Dağları Bozkurdu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 585


Savaşçı Bozkurt


« Yanıtla #9 : 08 Haziran 2012, 09:13:04 »

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Yer: Bingöl Yıl: 24 Mayıs 1993 Olay: Silahsız 33 Erin Haince şehit edilişi
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün Yüceliği, Tanrı Dağlarını aşmıştır Gökleri delmiştir.
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.07 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.023s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.