1991'de r.t.e nin erbakana sunduğu k..t raporu
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 29 Mart 2020, 11:49:24


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: 1991'de r.t.e nin erbakana sunduğu k..t raporu  (Okunma Sayısı 4396 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
DAĞLICA KURDU
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 502



« : 12 Mart 2011, 20:09:12 »

Erdoğan'ın, Erbakan'a sunduğu Kürt raporu
Başbakan Erdoğan, 1991'de Necmettin Erbakan'a sunduğu raporda Kürt sorununa bakış açısını ortaya koyuyor.



Recep Tayyip Erdoğan'ın 1991 yılında Kürt sorunu ile ilgili olarak, Necmettin Erbakan'a sunduğu raporda bütün konular detaylı olarak ele alınıyor.

Vatan Gazetesinden Ruşen Çakır'ın kaleme aldığı rapor ile ilgili yazıda o döneme ait gelişmeler ve raporun içeriği hakkında geniş bilgi yer alıyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 1991 genel seçimlerine Alparslan Türkeş'in lideri olduğu Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ile ittifak yapılarak girilmesine karşı çıkmıştı. Çünkü Türk milliyetçilerinden gelecek oylarla yüzde 10 barajını aşılmak istenirken Güneydoğu'daki geleneksel tabanın küstürülmesinden korkuyordu. Nitekim öyle oldu. Refah Partisi'nin oyları bu bölgede azaldı, İç ve Doğu Anadolu'daysa arttı.

Refah Paritisi Kürtleri de kazanmak için o dönemde Erdoğan'ın aracılığıyla kolları sıvadı.

Erdoğan , Mehmet Metiner'e (şimdi Bugün Gazetesi yazarı) bir rapor sipariş etti. Metiner'in hazırladığı 18 Aralık 1991 tarihli raporu fazla vakit geçirmeden Genel Başkanı Necmettin Erbakan'a elden teslim etti.

RAPORDAN ÖNEMLİ TESPİTLER

BU BİR KÜRT SORUNU

Bugün "Doğu" veya "Güneydoğu Sorunu" olarak adlandırılan sorun, aslında bir "Kürt Sorunu" dur... Sorun gerçekte ulusal bir sorundur, yani bir Kürt sorunudur... Bugün Doğu ve Güneydoğu olarak adlandırılan bölgeler, tarihin en eski devirlerinde "Kürdistan" olarak adlandırılan coğrafyanın içinde yer alan bölgelerdir... Kürtler'in konuştuğu dil olan Kürtçe, Türkçe'yle ilgisi olmayan müstakil bir dildir...

HALK İKİ TERÖR ARASINDA SIKIŞTI

Türkiye'nin Güneydoğusu bugün hâlâ geri kalmışlık sorunuyla yüz yüzedir. Bölgede "Kürt Sorunu" dolayısıyla olağanüstü yasalar uygulanmakta ve bölge geniş yetkilere sahip olan genel bir vali tarafından idare edilmektedir. 1985'ten itibaren başlayan PKK saldırıları dolayısıyla bölge bir yanda devlet terörü, öbür yanda da PKK terörü arasında sıkışıp kalmaktadır. Bölge halkı PKK'ya bir biçimde arka çıktığı gerekçesiyle sürekli baskı ve işkence altında tutulmaktadır. Özel Tim'in bölgedeki uygulamaları âdeta hesap dışıdır. Bölgede yaşayan insanların ne mal ve ne de can güvenlikleri söz konusudur. İnsanlara bölgede gerektiğinde "bok" bile yedirilmektedir. Demokratikleşme ve insan hakları noktasında Güneydoğu son derece geridir. Yakın bir zamana kadar anlamsız ve çağdışı Kürtçe yasağı dolayısıyla bölge insanları hayli baskılarla yüz yüze gelmiştir.

PKK FEODAL İLİŞKİLERİ KIRIYOR

Özellikle kırsal kesimde PKK'nın belirleyiciliği giderek artmaktadır. PKK'nın güç ve nüfuz kazanması, haliyle Doğu ve Güneydoğu'daki feodal ilişkilerin kırılmasına yol açmaktadır. Şehirlerde de PKK'nın etkisi giderek artmaktadır. Diyarbakır, Batman, Muş vb. illerde Kürt sorunu konusunda oldukça duyarlı aydın ve entelektüel bir kesim oluşmuştur. Bu kesim, Güneydoğu halkının her türlü problemleriyle yakından ilgilenmeyi zorunlu bir eylem olarak kabul etmektedir. Kürt sorununa sahip çıkan ve Kürt halkına yönelik her türlü şiddet, baskı ve zulme karşı çıkan HEP'in kazandığı güç, bu açıdan değerlendirilmelidir. HEP hem PKK'nın desteğini almakta, hem de bölgede bulunan aydın/entelektüel Kürtlerin ilgi odağı haline gelmektedir. HEP'in bölge halkının acil ve somut problemleriyle yakından ilgilenmesi ona hayli puan toplamaktadır.

PKK ŞEHRE İNDİ

Bugün Güneydoğu'da PKK eliyle sürdürülen Kürt silahlı mücadelesi şehre inmiştir. Devlet, kontrgerillasıyla, özel timiyle, harcadığı trilyonlarca lirasıyla, köy korucularıyla vs. bu sorunun üstesinden gelinemeyeceğini artık anlamış bulunmaktadır. Kemalist Devletin geleneksel zora ve silaha başvurma yöntemi artık iflas etmiştir.

KÜRTLER KOPMAK İSTEMİYOR

Kürtler ne mi istemektedirler? Çoklarının zannettiği gibi Kürtler, Türkiye'den kopmak istememektedirler. En azından Kürtlerin büyük çoğunluğu Türklerle birlikte eşit ve gönüllü bir birliktelik oluşturmak istiyorlar. TC Devleti'nden kopup bir Kürt devletini kurma düşüncesini marjinal Kürt unsurlar savunmaktadırlar. Gerçi bunlar da yakın vadede değil ancak uzun vadede bunun mümkün olabileceğini söylemektedirler. Kürt halkının büyük bir çoğunluğu Kürt ulusal kimliğinin tanınmasını ve Kürt kültürünün geliştirilmesini istemektedirler. Dahası ve en önemlisi, kaç zamandan beridir kendilerine yönelik baskıların son bulmasını dilemektedirler. Yaşadıkları bölgenin iktisadi ve sınai açıdan kalkındırılmasını beklemektedirler. İnsan hakları temelinde özgürlükler istemektedirler.

TAM KÜLTÜREL ÇOĞULCULUK

Dış dünyada meydana gelen değişmelerin içerde yol açtığı zorunlu zihinsel değişimler ve en önemlisi de PKK ile sürdürülen geleneksel zora dayalı yöntemin başarısızlığa mahkûm olduğunun anlaşılması, Kürt sorununa "tam demokrasi" ve "kültürel çoğulculuk" temelinde yaklaşmayı beraberinde getirmiştir. Cumhurbaşkanı Özal'ın ilk defa Kürt varlığını tanıdıklarını ilan etmesi ve sonraki günlerde "Federasyon da dahil her konu tartışılmalıdır" türünden demeçler vermesi, Körfez Krizi esnasında Celal Talabani ve Mesut Barzani'nin temsilcisiyle en üst düzeyde görüşmeler yapması, Kürt sorununun yeni bir bakış açısı temelinde konuşulmasına rahat bir imkân sağlamıştır.

RAPORDAKİ ÖNERİLER

Raporun "Bizim görüşümüz ve tavrımız ne olmalıdır?" başlıklı bölümünde öneriler 12 maddede toparlanmıştı

KÜRT DİYELİM

Yeni dönemde RP olarak gelişmelerin gerisinde kalmak istemiyorsak artık Kürt sözcüğünü rahatlıkla telaffuz edebilmeli, Türkiye'de Kürt halkının çektiği onca acıya ve sıkıntıya tercüman olabilmeliyiz.

RESMİ İDEOLOJİYİ SORGULAYALIM

Türkiye'de 75 yıldan beridir resmi ideolojinin Kürt meselesinde inkârcı, asimilasyoncu, baskıcı davrandığını açık seçik söylemeli ve resmi ideolojiyi yüksek sesle sorgulayabilmeliyiz.

KÜLTÜREL HAKLARI TANIYALIM

Türkiye'de Kürt kimliğinin tanınması ve Kürt kültürünün geliştirilmesi için engelleyici tüm yasaların kaldırılması gerektiğini, Kürtlerin yaşadığı bölgelerde Kürtçe'nin öğrenilmesi ve öğretilmesi için yasal imkânların hazırlanması gerektiğini, bütün bu hakların Türkiye'de yaşayan diğer halklara da -Laz, Çerkez, Gürcü, Arap vs.- tanınması gerektiğini, bu çerçevede Türkiye'nin kültürel bir çoğulculuğa sahip olması gerektiğini savunmak.

ANA DİLDE EĞİTİM HAKLARINI VERELİM

Türkiye'de dileyen herkesin kendi anadilinde eğitim-öğretim yapabilmesini savunmak, kitle iletişim araçlarından yararlanmasını savunmak.

İNSAN HAKLARINA DUYARLI OLALIM

İnsan hakları konusunda herkesten çok duyarlı politikalar geliştirmek. Bu politikaları somut bir biçimde davranışlara dönüştürmek. Ne yazık ki partimiz bu konuda henüz istenen bir seviyede değildir. Konumuz Güneydoğu olduğu için örnekliği oradan vereyim: Güneydoğu'da kan gövdeyi götürse bile, orada yaşayan halk türlü baskılarla yüz yüze kalsa bile partimizin bu konuda somut adımlar atmadığını görüyoruz. Kınama düzeyinde bile partimiz diğer partilerden geri kalmaktadır. Oysa Güneydoğu'da yaşanan her türlü haksızlıkların karşısına dikilen parti RP olmalıdır. Önerim şu: Bundan sonra bölgede ortaya çıkacak her türlü gelişmeyi yerinde ve zamanında en üst düzeyde heyetler göndererek değerlendirmek, insan hakları ihlalleri karşısında herkesten önce ve herkesten çok tepki göstermek. Bu tavrı bütün bir Türkiye'de göstermek gerekir ayrıca.

GÖNÜLLÜ KARDEŞLİĞİ SAĞLAYALIM

Türkiye'de resmi ideolojisi ırkçı, asimilasyoncu ve baskıcı olmayan, Türkiye'de yaşayan herkesin eşit siyasal, sosyal ve kültürel haklar temelinde gönüllü bir birlikteliğini esas alan yeni bir hukuk devleti anlayışını ön plana çıkartmak. Ülke bütünlüğünü bu gönüllü kardeşlik temelinde savunmak.

DEVLET TERÖRÜNÜ KINAYALIM

PKK terörünü kınadığımız kadar devlet terörünü de kınamak. Devlet-PKK çatışmasında devletçi bir safta gözükmemek, devletin eleştiri üslubunu benimsememek; "Bölücü", "Terörist", "Ayrılıkçı" vs...

HER TÜRLÜ IRKÇILIĞA KARŞI ÇIKALIM

Her türlü ırkçılığa karşı çıktığımızı, Türk ırkçılığına da Kürt ırkçılığına da karşı çıktığımızı ilan etmek ve bunu davranışlarımızla göstermek.

İSLAMİYETEN YARARLANALIM

Güneydoğu'da RP'nin diğer partilerden şanslı bir yanı var. O da inanç partisi olmasıdır. Müslüman Kürt halkının problemleriyle yukarıda belirttiğimiz yaklaşımlar çerçevesinde ilgilenildiğinde RP büyük bir başarı kazanacaktır.


KÜSENLERİ KAZANALIM

Güneydoğu'da İttifak dolayısıyla RP'ye küsen veya küstürülen insanlarımızın geri kazanılmasını sağlamak. İttifak'ın getirip götürdüklerinin parti içinde bir özeleştiriden geçirilmesi ve bunun münasip bir dille kamuoyuna anlatılması gerekmektedir. RP, Türk ırkçısı MÇP ile işbirliği yapan milliyetçi-muhafazakâr-sağcı bir parti şeklindeki eleştirilerden yakasını ancak böylelikle kurtarabilir. Bu özeleştiri veya değerlendirme süreci, İttifak'tan dolayı RP'den kopan arkadaşları tekrar kazanmaya, hem de bölgeye dönük yeni taktik ve stratejilerin daha aklı başında bir biçimde belirlenmesine imkân sağlayacaktır.

BİR KÜRT POLİTİKASI OLUŞTURALIM

Artık RP'nin de bir Kürt politikası olmalıdır. Bu konuda düzenlenecek parti içi tartışmalarla, yazarlarımız ve araştırmacılarımızla yapacağımız müzakerelerle ve düzenleyeceğimiz ilmi sempozyumlarla RP'nin Kürt sorununa nasıl baktığı ve sorunun çözümü için neler önerdiği açıklıkla ortaya konulmalıdır. Bu çerçevede bir programa sahip olmalıyız diyorum.

BÖLGEDE YENİDEN YAPILANALIM

Güneydoğu'daki teşkilatlarımız düzenli örgütlere dönüştürülmeli. RP'nin yeni dönemde bölgede yeniden güç kazanması içini ittifak dolayısıyla ayrılan arkadaşlarımızın bölgede önemli görevlere getirilmesi gerekir. Bölgedeki görevlilerin bölge sorunlarını iyi bilmeleri, kültürlü insanlar olmaları ve teşkilatçılığı da modern biçimde götürebilecek evsafta olmaları gerekir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

KURT   OTAĞI  ÇAKAL   GİREMEZ
DAĞLICA KURDU
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 502



« Yanıtla #1 : 12 Mart 2011, 20:15:00 »

Adam yolundan hiç sapmamış.
taaa 1991 de kürdistanı kurmuş,1991 de bundan  haberi yokmu idi devletin  neden ozaman bunun önlemi  alınmadı,anlamak mümkün değil.
aşağıda kullanılan tek bir kelime yetmedimi bunu alıp içeri atmaya atıpta gün yüzü  göstermemeye .

Neredeydiniz sayın CUMHURİYET savcıları bir şiir yüzünden  aldınız hapse attınızda adam kürdistanı kurmuş neden sesinizi çıkartmadınızda
bizleri bugün  içinden çıkılmaz durumlara soktunuz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

KURT   OTAĞI  ÇAKAL   GİREMEZ
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.262


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #2 : 12 Mart 2011, 20:22:49 »



             Sevgili Kandaşım, değerli bir paylaşım olmuş. Bazı şeyleri göstermek yetmiyor böyle göze sokmak gerek. Ancak insan yığını olmuş buduna laf anlatmak çok zor. Yinede uğraşmaya devam edeceğiz bıkmadan usanmadan.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
Büyük Türk
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 5



« Yanıtla #3 : 12 Mart 2011, 22:32:21 »

Abiler ve kandaşlarım yazım biraz uzun olabilir ama lütfen okuyun benim oturduğum yerde ermeni kırması çok ve buna bağlı köylerin %70 i kürt ve diğier köyler Türk ama kürtler Türk köyleri resmen asimile etmeye çalışıyor lütfen bu nasıl iştir ben lise 2 öğrencisiyim 8 kez okulda atalarıma küfür hakaret edilmesinden dolayı çocukjların çoğunun eline dişlerini verdim ama nafile adamlar kudurmuş köpek gibiler abiler. Babam devlet memuru ve bu işlere karışmamda bana en sonuncusunda "eğer bu türk çocukları bir daha döversen seni okutmam " dedi.Ama babam haklı çünkü Babam devlet memuru. Babam milliyetçi adamdır ama devlet memuru işte. Arkadaşlar bizim okulda İstiklal marşı okunur sadece benim Gür ve iman dolu sesim çıkar. Sayısal öğrencisiyim Bunun gibi adamlarla cebelleşmekten derslerim düştü ve bu arada disipline gittiğimden dolayı devlet memuru olamayacağım. ve oturduğum yere yakın ilk beldenin  &25 kürt ve biraz ilerisindeki beldenin %98 i kürt abiler çoğunuz artık fiilen harekete geçelim diyor. ama önce kendileri geçmeleri lazım ben elimden gerldiğinin fazlasını yaparak her derste fırsat buldukça onlara Türkçlüğün anlamını anlatıyorum. Ama Bazı azılılar bana karşı koca okulda tek Türkçü benim. Burdaki okulda Atatürk ve Birçok Büyük Türkçü  Faşist ve Atalarımız barbar olarak görülüyor. İşte durum bu Yani eziliyorum ha birde Bazı kürtler ben yokken bazı faaliyetler yürütüyorlarmış okulda. Mesela Abdullah öcalan tam bir barış adamı gibi ama bunları tek başıma ezince sesleri çıkmaz oldu milletin çoğu benden korkuyor ama el altından beni engellemye çalışıyorlar. Geçen gün Beni çıkışta sekiz  kişi beni dövmek için toplöanmışlar ama birinin burnunu halledince diğer i..neler kaçtı artık internetten değil de FİİLEN HARAKETE GEÇSENİZ BEN ÇOKTAN GEÇTİM BİLE..........
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.262


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #4 : 12 Mart 2011, 22:55:08 »



               Tolga, hoşgeldin otağımıza Kardaşım esen geldin. Kandaşım bu hep böyle gitmez. Zaman bazen önemli bir unsurdur. Sabır gereklidir. Yapılan boş ve yersiz çıkışlarda geleceğe yönemlik çalışmaları sekteye uğratır. Hepimiz bireysel olarak birşeyler yapıyoruz ancak sınırlı oluyor tabi. Bunlar dışarıdan ve içeriden Türkeli'ni kuşattılar. Atamız bunu hitabesinde açıkça belirtmişti. Şimdi o günlerdeyiz. Bekleyip görelim bakalım neler olur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
BALTAR
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 470



« Yanıtla #5 : 13 Mart 2011, 01:51:39 »

Tolga kandaşım öncelikle hoş geldin. Aslında çok doğru söylemişsin. Biz Türkçüler grupça bir şeyler yapmalıyız. Bakın k.rtlerin bi sorunu olsa nasıl sürü gibi toplanıyorlar. K.rtlerin hastanede yatan bi yakınları olsa sürü gibi belki 100, belki 150 kişi hastaneye akın ediyorlar. Bu işler bireysel yolla çözülecek şeyler değildir bence. BİRLİK OLMALIYIZ...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Mermiler sıkılır devlet için
Giderse can boşuna değil vatan için..
oguz sad
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 13 Mart 2011, 02:12:57 »

Abiler ve kandaşlarım yazım biraz uzun olabilir ama lütfen okuyun benim oturduğum yerde ermeni kırması çok ve buna bağlı köylerin %70 i kürt ve diğier köyler Türk ama kürtler Türk köyleri resmen asimile etmeye çalışıyor lütfen bu nasıl iştir ben lise 2 öğrencisiyim 8 kez okulda atalarıma küfür hakaret edilmesinden dolayı çocukjların çoğunun eline dişlerini verdim ama nafile adamlar kudurmuş köpek gibiler abiler. Babam devlet memuru ve bu işlere karışmamda bana en sonuncusunda "eğer bu türk çocukları bir daha döversen seni okutmam " dedi.Ama babam haklı çünkü Babam devlet memuru. Babam milliyetçi adamdır ama devlet memuru işte. Arkadaşlar bizim okulda İstiklal marşı okunur sadece benim Gür ve iman dolu sesim çıkar. Sayısal öğrencisiyim Bunun gibi adamlarla cebelleşmekten derslerim düştü ve bu arada disipline gittiğimden dolayı devlet memuru olamayacağım. ve oturduğum yere yakın ilk beldenin  &25 kürt ve biraz ilerisindeki beldenin %98 i kürt abiler çoğunuz artık fiilen harekete geçelim diyor. ama önce kendileri geçmeleri lazım ben elimden gerldiğinin fazlasını yaparak her derste fırsat buldukça onlara Türkçlüğün anlamını anlatıyorum. Ama Bazı azılılar bana karşı koca okulda tek Türkçü benim. Burdaki okulda Atatürk ve Birçok Büyük Türkçü  Faşist ve Atalarımız barbar olarak görülüyor. İşte durum bu Yani eziliyorum ha birde Bazı kürtler ben yokken bazı faaliyetler yürütüyorlarmış okulda. Mesela Abdullah öcalan tam bir barış adamı gibi ama bunları tek başıma ezince sesleri çıkmaz oldu milletin çoğu benden korkuyor ama el altından beni engellemye çalışıyorlar. Geçen gün Beni çıkışta sekiz  kişi beni dövmek için toplöanmışlar ama birinin burnunu halledince diğer i..neler kaçtı artık internetten değil de FİİLEN HARAKETE GEÇSENİZ BEN ÇOKTAN GEÇTİM BİLE..........

Bu dava saman alevi misali parlayıp sönen 3-5 kişinin çalışmaları ile yükselmez.

Harekete geçmek meselesine gelince; harekete geçilecek tek nokta Türkçülüğü insanlara anlatmaktır ve de öğretmektir. Bir avuç Türkçü'nün yapacağı ve de yapması gereken olay budur. Diğer anlamda hareket olarak ''illegalite''yi anlayan varsa da, Türkçüler kesinlikle illegaliteden uzak durmalıdırlar.

Bu davanın zeki, çalışkan ve topluma faydalı bireylere ihtiyacı vardır. Yoksa; sokaklar 2 bira ile yönlendireceğin adamlarla doludur. Bizlerin dolayısıyla davamızın, bir subaşına geçip vatana millete hizmet edecek ve de Türkçülük ülkülemini bu ülkede geçer akçe kılacak gençlere ihtiyacımız var.

Unutmayalım ki; vatanını en çok seven kişi; en çok çalışan, en çok üreten ve de toplumu en çok bilinçlendirendir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Büyük Türk
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 5



« Yanıtla #7 : 16 Mart 2011, 11:49:49 »

Abiler zaten ben mücadele edebildiğim kadar edebiliyorum, ama elimden bu kadar geliyor.Ama az kaldı yakında belli bir mevkiye geldiğimde bunlara Allah C.c yardım etsin......
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Büyük Türk
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 5



« Yanıtla #8 : 16 Mart 2011, 11:58:14 »

Abiler ama ben şunu anladım Türk'ün Kafası ecnebi postalının altında kalmadıkça Türklüğünü hatırlamıyorrrrr. Biz hariçççççççç......
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.063 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.021s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.