*** ELİMİZDE, ASİL KANIMIZ KALDI ***
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 14 Aralık 2019, 05:31:33


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: *** ELİMİZDE, ASİL KANIMIZ KALDI ***  (Okunma Sayısı 1210 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tanrı Dağları Bozkurdu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 585


Savaşçı Bozkurt


« : 30 Nisan 2012, 19:38:01 »

Kandaşlar , Hükümet 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın Ankara dışında kutlanmasını yasaklayacak kadar ileri gitmiştir. Zaten son yıllarda bakıyoruz ciddi biçimde her alanda hakim olmuşlar. Yargı bir kere nerdeyse gitti. Askeriye gitmek üzere . Memur kadroları zaten gitti. Rejimde halkımız sindirile sindirile elden gidiyor.  Bu sorun kürt meselesini gecmiştir. Adım adım ılımlı (!)  şeriat düzenine sürükleniyoruz. İngiltere nasıl Ürdün'de kendisine bağlı ılımlı islami düzen kurduysa Türkiye de aynen Amerikanın emri altında ılımlı Dini düzene gidiyor. Düzenin başı sadece F.Gülen cemaati değildir.  Milli Görüşçüler , Menzil gibi çeşitli cemaatler güçlerini birleştirmiş ortak hareket etmektedirler. Ülkemizin elden gitmemesi için tek gücümüz kaldı. Damarlarımızda akan Asil kan. :

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesini dikkatlice okursak 80 yıl ilerisini nasıl gördüğünü daha iyi anlarız. [/b]


Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.


Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün Yüceliği, Tanrı Dağlarını aşmıştır Gökleri delmiştir.
Ne Mutlu TÜRK Doğana!
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 366


TÜRKÜZ, ederiz daim iftihar!...


« Yanıtla #1 : 30 Nisan 2012, 22:18:22 »

Mustafa Kemal ATATÜRK' ün, 5 Şubat 1933 günü Bursa 'da yaptığı konuşmadır;

Şubat 1933'ün ilk günlerinde Bursa Ulucami'de toplanan 100 kadar irticacı kişi camilerde Türkçe Ezan okunmasına karşı bir ayaklanma girişiminde bulunurlar. Ayaklanma kısa sürede bastırılır. Atatürk olayın hemen ardından Bursa'ya gider. Çekirge yolu üzerinde bulunan bir köşkte akşam yemeği yenildiği sırada bir kişi Atatürk’e ayaklanmayla ilgili olarak şöyle diyecek olur: "Bursa gençliği olayı hemen bastıracaktı, fakat zabıtaya ve adliyeye olan güveninden ötürü...". Atatürk'ün hemen konuşmakta olan kişinin sözünü kestiği ve günümüzde "Bursa Nutku" diye anılan aşağıdaki konuşmayı yapmıştır;

TÜRK GENCİ, DEVRİMLERİN VE CUMHURİYETİN SAHİBİ VE BEKÇİSİDİR. BUNLARIN GEREĞİNE, DOĞRULUĞUNA HERKESTEN ÇOK İNANMIŞTIR. YÖNETİM BİÇİMİNİ VE DEVRİMLERİ BENİMSEMİŞTİR. BUNLARI GÜÇSÜZ DÜŞÜRECEK EN KÜÇÜK YA DA EN BÜYÜK BİR KIPIRTI VE BİR DAVRANIŞ  DUYDUMU; '' BU ÜLKENİN POLİSİ VARDIR, JANDARMASI VARDIR, ORDUSU VARDIR, ADALET ÖRGÜTÜ VARDIR.'' DEMEYECEKTİR. ELLE, TAŞLA, SOPA VE SİLAHLA; NESİ VAR İSE ONUNLA KENDİ YAPITINI KORUYACAKTIR.
Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!
Olacakları haber verdiği gibi; çözüm yollarını da sunmuş Bağbuğumuz...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Esir iken mümkünmüdür ibadet,
Yatıp kalkıp Atatürk`e dua et,
Senin gibi dürzülerin yüzünden;
Dininden de soğuyacak bu millet.

İşgaldeki hali sakın unutma,
Atatürk`e dil uzatma sebepsiz,
Sen anandan yine çıkardın amma;
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz...
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.054 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.