"Ergenekon İddianamesinde Okült Bilgiler Ne Arıyor" yazısındaki Mevlana sorunu
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Ekim 2019, 18:20:15


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: "Ergenekon İddianamesinde Okült Bilgiler Ne Arıyor" yazısındaki Mevlana sorunu  (Okunma Sayısı 4552 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
fahrettin öztoprak
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 87



« : 01 Mayıs 2010, 21:46:51 »

Mevlana ve Mevleviliğin, Türkçülük ve Türk milliyetçiliği ile ne ilgisi var. 13. YY.'da Mevlana kadar Türkmenlere düşman olan biri yoktur. O, Ahi Evran ve Hacı Bektaş'a da düşmandı. Hatta Bacıyan-ı Rumun kurucusu, Ahi Evran'ın hanımı Fatma Kadıncık Ana'ya bile düşmandı. Ahi Evran ve Hacı Bektaş Türkçe konuşulmasını savunurlarken, Mevlana Farsçayı Gıyasettin Keyhüsrev'den itibaren Anadolu Selçukluların resmi dili yapmıştı. Hatta onun gayretleriyle bu hükümdar, Türkmenleri Harici kabul edecek kadar ileri gitmişti. Yukarıdaki yazıda Mevlana'nın bizimle irtibatlandırılması Moğollar nedeniyledir. Ben Cengiz Han'ı Türk kabul ederim. Hatta bu Moğol hükümdarının oğullarını da Türk kabul ederim. Altınordu devletinin kurucusu Çuçi Han, gerçekten de bir Türk devleti kurmuş, bu devletin yöneticileri de kendilerini Türk kabul etmişlerdir. Ancak Mevlana'nın Anadolu Selçuklularına karşı Moğolları desteklemesi ve onlara her türlü yardımı yapması onun Türkçü ve Türk milliyetçisi olduğu anlamına gelmez. Bir kere Anadolu Selçuklularına karşı Moğolları desteklemesi Mevlana'nın nankör, ekmek yediği kapıya hıyanet yaptığı anlamına da gelir. Ancak Karaman, Konya, Akşehir üçgeni doğrudur. Bu üçgende iyi olan da vardır, kötü olan da. İyi olan şudur:
Hacı Bektaş'ın ve Ahi Evran'ın dahil olduğu Babailer, Konya devletine karşı muzaffer olup, Karamanlı Mehmet Bey sayesinde Türkçülüğün ilk resmi belgelerinden birini yayınlamışlardır ki, o da Türkçe'nin 14 Mayıs 1277'den itibaren divanda, sokakta, evde ve her yerde bundan gayri konuşulmasıdır. Bu bildiriye ilk karşı çıkanlar da Mevleviler olmuştur.
Akşehir'de yaşamış Nasrettin Hoca'nın kim olduğu hususunda ise, merak edenlerin Prof. Dr. Mikail Bayram'ın eserlerine bakmalarını öneririm. Kötü olanı ise söylemeye gerek yok, biraz anlayış sahibi olan bunu anlar.
Türk Bilge Kağan yazıtının arka kısmında Çin kağanının yazdırdığı Çince bir yazıt vardır. Bu yazıtta söz konusu Türk kağanından Mogolian diye söz edilir. Mogolian'ı Mekilen diye de okurlar. Bu Çin kağanının Türk Bilge Kağan'a vermiş olduğu bir ünvandır. Hükümdarların hükümdarı demektir. Cengiz Han, Şato Türklerindendir. Onun bu Türklerden olduğunu büyük şarkiyatçı Prof. Eberhard tespit etmiştir. Cengiz Han, imparatorluğunu kurarken Moğol imparatorluğu olarak kurmamış, bir Türk imparatorluğu olarak kurmuştur. Kendisinin ünvanı da Türk Bilge Kağan'ın ünvanı gibi Mogolian'dır. Bu nedenle onun imparatorluğuna Moğol imparatorluğu demişlerdir. Yani Cengiz Han vefat ettikten sonra. Bunu daha sonraki tarihçiler demiştir.
Moğollarda da aynı Göktürklerdeki gibi Ergenekon efsanesi vardır. Mevlana'yı Agarta ile ilişkilendirirlerken onun Moğollara Anadolu'daki desteğinden dolayı düşünmüş olabilirler. Ancak Mevlana ve babası Bahattin Veled de birer dinci ve tarikatçıdır. Bahattin Veled, Anadolu'ya gelmeden önce, Horasan'da Muhammed Harzemşah'in desteklediği Fahrettin Razi'ye düşmandı. Onun bu düşmanlığı dincilik ve tarikatçılıktan gelmekteydi. Çünkü Bahattin Veled, Gazali ve Kuşeyri'nin yolundan gitmekte, onlar gibi düşünmekteydi. Akıl ve mantığa daha çok önem veren Fahrettin Razi'ye karşı sezgici ve hiscilere birinci derece itibar eden dinci ve tarikatçıların fikir babası kesilmişti. Gazali ve Kuşeyri'nin desteklediği dinci ve tarikatçıların kurbanı Selçuklu vezirlerinden Kunduri idi. Bu Türk büyüğü Tuğrul bey tarafından idam edilmişti. Kunduri, Farabi'nin, Biruni'nin, İbni Sina'nın ekolüne dahildi. Bu ekol Türk bilgi ve irfanını, Türk medeniyetini harekete geçirmişti. Bahattin Veled, Kunduri'ye yapılanı Fahrettin Razi'ye de yaptırmak istedi ama, başaramadı. Çünkü bu büyük Türk alimi en büyük Kuran tefsirlerinden birini yazmış, her şeyi akıl ve mantığa göre değerlendirmişti.
Fahrettin Razi, tefsirini akıl ve mantığa göre değerlendirken demişti ki: Rahman suresine bakalım. Orada Tanrı, akledip de düşünmez misiniz diyor. Akıl ve mantık bize Tanrı'nın verdiği bir armağan diyor. Ayrıca şunları da diyor: Bakıyorum bazı kimseler Türkleri Yecüc Mecüc olarak nitelemek istiyor. Kehf suresine bakalım. Ne deniyor orada. Zulkarneyn, yani İskender bir kavmin yanına geldi. Onlar laftan anlamıyorlardı. Dediler ki: Bu kavim Yecüc Mecüc'tür. Bizi onlardan koruyacak bir sed yap. Çin seddi nedeniyle bu kavmin, yani Yecüc ve Mecüc'ün Türkler olduğunda birileri israr ediyor. Türkler kadar laf anlayan bir kavim dünyada bulunmaz. Hatta Araplar ve Farslar dahi Türkler kadar laf anlayan bir kavim değildirler. Kehf suresinde, Sed’den bahsedilirken, o sed bizim anladığımız bir sed değildir. Bu sed başka bir seddir. Kehf suresinde seddin kıyamete yakın açılacağı ve o gün onların yeryüzüne akın edeceği, dağlardan, tepelerden insanlara saldıracakları söyleniyor. Türkler düzenli orduya sahip bir millettir. Dünyada Türkler kadar düzenli ordusu olan bir millet daha yoktur. Hatta Arapların ve Farsların bile Türkler kadar düzenli ordusu olmamıştır. Dağlardan, tepelerden saldırıların ise düzenli bir ordunun yapacağı bir iş değildir. Bu ancak çapulcuların, haydutların yapacağı bir iştir. Çevrenize bir bakın. Türklerden bir haydut, çapulcu bulabilir misiniz. Kürtlerden ise bunun haddi hesabı yok. O kadar Kürt gördüm, laftan anlayan bir Kürt görmedim. Benim akli ve mantıki delilim budur.
Evet; bunu Fahrettin Razi diyor. Ama onun tefsiri günümüzde tam anlamı ile çevrilmiş değil. Ya da Fahrettin Razi’nin tefsirini yakın zamanımızda Arapça veya Farsça yayınlamışlar ise, o kısımları es geçmişlerdir. Fahrettin Razi, Nur suresinde bahsedilen başörtüsü için de şunu diyor: Söz konusu ayette: Söyle, kadınlar ziynet yerlerini örtsünler. Bu ziynetlerini göstermesinler, deniyor. Kadınların ziynetlerini bir yere giderken örtmeleri, böylece ziynetlerine tamah eden haydutlardan, kapkaççılardan kendilerini korumaları emrediliyor. Görüyoruz ki, kadının tamamen kapanmasını isteyenler bu ayeti delil olarak öne sürüyorlar. Ayet onların anladığı manada değildir. Yalnız şunu söylerim: Kadınlar namaz kılarken, hac ederlerken örtünebilirler.
İşte Mevlana'nın babası böyle bir tefsir alimini düşman olarak seçmişti. Ona karşı düşmanlığını da ölene kadar devam ettirdi. Evhadettin Kermani, Ahi Evran ve Hacı Bektaş Fahrettin Razi'ye saygılıydılar. Onların bu tefsir alimine saygıları nedeniyle Mevlana Celalettin de Evhadettin Kermani, Ahi Evran ve Hacı Bektaş'a düşman kesildi. Şems-i Tebrizi'i Makalat adlı kitabında bakın ne diyor: Ben Mevlana'yı doğru yola getirmek için geldim. Peki, kim doğru yola getirilir? Ancak sapkın olan değil mi? Ama Şems-i Tebrizi görevini tamamlamadan öldürülür. Suç da Mevlana'nın oğlu Alaattin Çelebi'nin ve Anadolu Selçuklu Devleti Adalet Bakanı Nasrettin'in olur. Ahi Evran'ın adı da Nasrettin'dir ama, o Nasrettin Ahi Evran değildir. İş arap saçına dönmüştür. Bunu şimdiye kadar bir kişi çıkıp da çözememiştir. Şems-i Tebrizi'nin katili hala belli değildir. İşte Mevlana'nın Agarta ile ilişkisi var ise ya Moğollara destek vermesi ya da Şems-i Tebrizi nedeniyle olabilir. Başka türlü Mevlana'nın Agarta ile ilişkisini çözemeyiz. Ancak Mevlana, Şems-i Tebrizi tarafından doğru yola getirilemediği gibi, daha da sapkın bir duruma düşmüş, Moğollara karşı çıkan Ahi Evran ve Hacı Bektaş'a karşı düşmanlığını mümkün olduğu kadar artırmıştır. Bu nedenle Mevlana'nın Agarta ile bir münasebeti olamaz. Çünkü o da bir tarikat kurucusudur ve müritleri de Mevlevilik tarikatının adamıdırlar. Onların sema törenlerine bakıp da aldanmayalım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANK
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 114



« Yanıtla #1 : 01 Mayıs 2010, 23:10:04 »

Koca Bozkurt, çok güzel ve aydınlatıcı bir ileti teşekkür ederim, emeğine sağlık Kandaşım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Bütün dünya bilmeli ki; karşımızda böyle bir düşman oldukça onu affetmek elimizden gelmez ve gelmeyecektir. Düşmana merhamet, aciz ve zaaftır; bu insaniyet göstermek değil, insanlık hassasının yok olduğunu ilan eylemektir.
fahrettin öztoprak
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 87



« Yanıtla #2 : 01 Mayıs 2010, 23:47:42 »

Evet; çok saygı değer arkadaşlar; çok güzel ve mücevherler kadar değerli bilgiler verdiniz. Nasrettin Hoca, Ahi Evran'dan başkası değildir. Onu Timur devrine naklederler. Oysa Nasrettin Hoca, Anadolu'nun Moğollar işgali döneminde yaşamıştır. Prof. Dr. Mikail Bayram da bunu araştırmaları ile tespit etmiştir. Ahi Evran ise, Moğolların emriyle Nurettin Caca tarafından, binlerce Ahi ile Kırşehir'de katledilmiştir. Mevlana da Moğollara o sırada destek vermeye devam etmekteydi. Dolayısı ile Nasrettin Hoca, Mevlana tarafından öldürtülmüş kabul edilebilir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Uraltu
SOYSUZ BİR PİÇ OLDUĞUNDAN ATILDI
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 589



« Yanıtla #3 : 06 Mayıs 2010, 14:25:37 »

Moğol bir kavim adı olarak kullanılmış olsada esasında bir ünvandır bu doğru çünki kelimenin manası onun gururla söylenen bir ünvan olmasına neden olmuştur.
Moğol=Mu-oğul Tarih öncesindeki büyük okyanustaki kadim imparatorluğumuzun oğulları anlamına gelir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
fahrettin öztoprak
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 87



« Yanıtla #4 : 21 Mayıs 2010, 00:19:03 »

Mogol kelimesinin nereden geldiği Türk Bilge Kağan'ın anıtındaki Çince yazıtında daha iyi anlaşılmaktadır. Orada Çin Kağanı, bu yazıtı yazdırırken, ölen Türk Bilge Kağan için Mogolian ünyanını kullanmıştır. Yani bu kelime hükümdarların hükümdarı demektir. Aynı Mogolian kelimesi Moyunçur Kağan'ın yani Kapagan Kağan'ın iki kızı öldüğünde, cenazelerini almak için giden Gültekin ve Türk Bilge Kağan, Çin'de iki metal levhaya yazı da yazdırıyorlar. Bu levhalar günümüzde bile halen mevcut. İstanbul Edebiyat Fakültesi Türkoloji Kürsüsünden bir hanımefendi öğretim görevlisi söz konusu levhaları günümüz Türkçesine çevirerek neşretmiştir. Çinliler Gültekin için Guyek Tigin demekteler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Uraltu
SOYSUZ BİR PİÇ OLDUĞUNDAN ATILDI
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 589



« Yanıtla #5 : 21 Mayıs 2010, 17:42:37 »

Doğrudur o çince anlamı bu Türkçesi.Ben yinede Çinliye güvenmem bir GÖKTÜRK'ün çinliye güvenmemesi için yeterince sebep gördüm binlerce yıl boyunca o yüzden bilemem.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.057 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.017s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.