Kağıttan Kaplan
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 29 Kasım 2020, 17:10:35


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kağıttan Kaplan  (Okunma Sayısı 6723 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
TANRI-KUT METE
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 119


Irkçı Lider; Türkçü Devrim...


« Yanıtla #10 : 08 Şubat 2011, 13:06:12 »



             Hangi dönemi olursa olsun, Türk Ordusu'nun bireyleri, yönetimi, yapısı, komuta kademesine kağıttan asker diyeni, bunlar kağıttan kaplanmış diyeni, Türk Ordusu şöyledir, böyledir diyeni Türkçü İrade burada barındırmamalıdır, dedim.

           

Bu sözüne Türk ordusunun bireylerini ve yapısını tenzih ederek katılıyorum. Bakalım Türkçü İrade ne diyecek!



Devşirmelere karton dememeliyiz(!) demedim. İçinde devşirmeler bulunuyor diye kronolojik olarak Ordumuz tarihinin bir kısmından vazgeçemeyiz dedim.

Beni yanlış mı anlıyorsun yoksa sözlerimi mi çarpıtıyorsun anlamadım. Ben kronolojik olarak ordumuzun tarihi bir kısmından vaz mı geçelim dedim? Devşirmelerin var olduğu dönemde unutulmamalıdır ki Sipahiler de vardı. Türk ordusunun yapısını ve bireylerini eleştirmek kimsenin haddine değildir. Beni burada yanlış sözcükleri seçerek Ordu düşmanı gibi gösterme çabanı anlamış değilim.

Ben Cumhuriyet düşmanıyım! Ben demokrasi düşmanıyım! Ben din düşmanıyım! Ancak ben kesinlikle ve kesinlikle Ordu düşmanı değilim!

Şanlı ordumuzun şerefli neferlerine söz eden değil Türkçü, Türk dahi olamaz. Ancak yine o şerefli neferleri susturan namertler de bizden değildir!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Erlik Adana
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : 08 Şubat 2011, 13:26:59 »

Alıntı
Beni yanlış mı anlıyorsun yoksa sözlerimi mi çarpıtıyorsun anlamadım. Ben kronolojik olarak ordumuzun tarihi bir kısmından vaz mı geçelim dedim? Devşirmelerin var olduğu dönemde unutulmamalıdır ki Sipahiler de vardı. Türk ordusunun yapısını ve bireylerini eleştirmek kimsenin haddine değildir. Beni burada yanlış sözcükleri seçerek Ordu düşmanı gibi gösterme çabanı anlamış değilim.

          Kimin kimce yanlış anlaşıldığı taraflar iyi niyetliyse ortaya çıkacaktır.  Vaz geçelim demediğimi söylemek, vazgeçelim dedin demek değildir. Fikrini bilmiyorum, emin ol anlamaya da çalışmadım. Çünkü konu o değildi.
          Diğer bir durum, seni bir şeye düşman gibi göstermeye çalışsam kötü niyetli olarak direkt sözüne atıfta bulunmam ve kelimelerini değiştirmem gerekirdi. Bunu yapmadım. Türkçülük anlayışıma göre yukarıda yazılanı yorumlamaya çalıştım ve sen yorumun yanlış olduğunu söyledin. O halde yorumları tartışmalıydık.
          Durumun Cumhuriyet, Demokrasi ve Din ile hiçbir ilgisi yok. Olsaydı, o konularda fikrimi söylerdim.
          Savunduğumu tekrarlıyorum, üzerine basa basa basa belirttiğin Türkçü İrade'ye karşı, soru işreti kalmasın diye. Yoksa kimseyi ne mili mukaddesat yandaşlığıma, ne Irkçılığıma, ne de olaylar karşısında aldığım tavra karşı savunmak zorunda değilim.


Tartışma, Osmanlı İmparatorluğu tartışmasındakine benzer bir hal aldı. Şimdi söylediğim ana yargıdan parçaları çözümlüyorum:
- Türk Tarihi'nin kutsal bir değeri olan Türk Ordusu'nun bir döneminde bugünden çok fazla da olsa yabancı kanlılar bulunmuştur. Hala vardır. Her yabancı kanlı hal-i hazırda bekleyen bir tehdit olduğundan, Türk Ordusu tehditler altında bırakılmıştır diyebiliriz. Ancak, Türk Ordusu'nun yapısı bozulmuştur, şu veya bu hale gelmiştir diyemeyiz. Direkt yabancı kanlılardan ve bozukluklardan bahsedebilirz. Türk ordusu başka bir şeyle karşılaştırılamaz. Başlı başına özge bir değerdir.
- Türk ordusu geçmişte ıslahatlara uğramıştır, bu eşyanın tabiatı gereğidir. Islahatlara uğramış olması onun geçmişte eleştirilebilecek olduğunu gösterir, kimseye hakaret hakkını vermez.

Alıntı
Türk ordusunun yapısını ve bireylerini eleştirmek kimsenin haddine değildir.
Bak kandaşım, bu sözün yukarıda eleştirdiğin sözümü doğruluyor. Seni bir şeyle itham etmeye çalışmıyorum. Zaten edecek olsam direkt söylemek huyum  vardır. Ancak şunun düşünülmesini istiyorum: bugünkü bir sözümüz, yarın ordumuzun yiğit erlerini etki altına almaya çalışacak olan malum grupların işine gelebilir.

Bir değerin tamamına, içindeki olumsuzluklar yüzünden hakaret edemeyecek olduğumuzu anlatmak için sayfalar dolusu yazılar yazdık. Aynı noktaya geri dönmeyelim. Kutsal olan kurumdur, bireyler değil. Neyi sahiplendiğimizi, neyi eleştirdiğimizi bilmek lazım.

Alınganlık etme kandaşım, bilmiyorsun demedim.  Gülümseme
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : 08 Şubat 2011, 13:40:53 »

Galiba bu kadar iletiden şu sonuç çıkıyor:
- Söylenen söz doğruydu ama söyleyen kişi ve söylediği zaman, mekan yanlıştı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TANRI-KUT METE
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 119


Irkçı Lider; Türkçü Devrim...


« Yanıtla #13 : 08 Şubat 2011, 13:44:49 »

Kandaş bak işin aslı kimin benim hakkımda ne düşündüğü benim için önemli değildir. İsteyen istediğini düşünmekle hürdür, beni bilen bilir. İnsanların beni tanımaya zorunluluğu olmadığı gibi, benim de kendimi anlatma zorunluluğum yok.

Ancak madem bir fikir platformunda tartışıyoruz, o halde karşımızdakinin fikirlerini bilmek zorundayız ki onun hakkında ve onun fikirleri hakkında yargıya varırken doğru tespitler yapalım. "Ben ordu düşmanı değilim" derken sana kendimi anlatmaya çalışmaktan ziyade, sözlerimin çarpıtılmış olduğunun görülmesini istediğimdendir. Yoksa başta da dediğim gibi, insanların ikna olmuşluğu beni zerre ilgilendirmez..

Gelelim şu birey ve kutsal kurum mevzusuna. Kutsal olan kesinlikle kurumdur. İlk başta da belirttiğim üzere ordunun yapısına mutlak suretle laf edilemez, edenler de aramızda barınamaz. Ancak ben dikkat ettiysen hedef tahtama kurumu değil bireyleri oturttum. Şu halde kutsal gördüğümüz kavrama dil uzatmamış olmama rağmen bunu sanki ihanet etmişim gibi yansıtılması da sözlerimin çarptıldığına işarettir.

Neyi savunduğumu elbette biliyorum. Savunduğum şey Türk'ün varlık sebebi Ordu'nun ta kendisidir. Ve eleştirip "hakaret ettiğim" şey ise o kutsal kurumun içini boşaltan zamane devşirmeleridir!!

Senin yaptığın şey tıpkı şuna benziyor. Osmanlı zamanında devşirme askerleri eleştiren bir Türkçüye karşı çıkılıp, "ordu kutsaldır" denilmesi gibi. E güzel kardeşim ordu kutsal da, çingeneden devşirme de mi kutsal?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Giray-han
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.202



« Yanıtla #14 : 08 Şubat 2011, 14:00:09 »

Yine politikamızın vaz geçilmezlerinden, polemik, baş köşeyi almış.
Bu lafı söyleyen adam CHP'li. Cevap ise AKP'den geldi. TSK'yı savunmaya koyuldular. O zamana kadar orduya yapmadığını ardına bırakmayan, orduyu, ne kadar da üstü kapalı söylemeye çalışsalar da, her türlü entrikayla suçlayanlar, şimdi orduyu savunmaya geçtiler.
Burada ordumuzun bir suçu olduğunu söyleyemiyeceğim. Şimdi, "niye haddini bildirmiyor" diye ordu için söyleniyor, veyahut niye açıklama yapmadığı için. Bu iş, artık ordu için iki ucu çamurlu değnek haline gelmiştir.
Ama nitekim ordusuna güvenen bir insan için ordunun illaki açıklama yapması gerekmez. Amma ben art niyetliysem, yani ordumuzun kendi askerini vuracak, veyahut felakete sürükleyecek kararları bilerek alacağı konusunda şüphelerim olsa, derim, ha, ordu susuyor, öyleyse suçludur.
AKP'de bundan faydalanıyor. Bu açıklamayı yapan CHP'li nin aklından neler geçiyordu bilemem, ama doğurduğu sonuçlar ortada.
Yine gereksiz gündem değiştirme, yine gereksiz polemik.
Nitekim şanlı ordumuz, kendi sorunlarını kendisi halledebilecek kapasitededir. Sivil yargının orduyu denetlemesi nedendir, öyleyse? Orduya güvensizlik. AKP bunu ortaya attı. Şimdi ise orduyu savunuyor.

Ordumuzun içinde devşirme, fetocu yapılanmalar var ise şayet, ordu şu zamana kadar onları hep tespit etmiştir.
Nitekim şimdi fetocu olduğu için atılan subaylar çıkıp televizyona ağlamıyorlar mı?  AKP kendi elitini ordunun içine sokmaya çalıştıkça, işler kötüleşiyor.

Arkadaşlar, size şunu söyleyeyim: Eğer ki AKP ileriki seçimde tekrar tek başına iktidar olursa şayet, ihtilal yakındır.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'üz Türkçüyüz. Bu ülkeyi kimseye kaptırmayız.
Erlik Adana
Ziyaretçi
« Yanıtla #15 : 08 Şubat 2011, 14:11:08 »

              Aynı şeyleri farklı şekillerde aynı amaç için savunmaktan doğan bu kısır tartışmanın fayda getirmeyeceğini düşünüyorum. Tanrı kısmet ederse gerçek bir fikir ortamında en doğru sonuçları bulacağımızdan da eminim. Kutsallarımız, dokunulmazlarımız herkesçe anlaşılmıştır umarım.
TTK.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
kemal1923
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 35


« Yanıtla #16 : 08 Şubat 2011, 16:51:23 »

............................................


Dayanaksız, mesnetsiz sallama!!! Her okuduğun şeye inanma!! TSK nın hepsini saymışsın mason diye! Saygı sınırlarını zorluyorsun!

10 gün cezalısın! TANRI-KUT METE
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #17 : 09 Şubat 2011, 01:48:14 »

Mümtazer Türköne 15 Temmuz 2010 tarihinde "Albay Dursun Çiçek İntihara Zorlanıyor" başlıklı bir yazı yazmış.
Bakalım ne demiş:

"Daha ötesi, bir tek subayın terfi alamadığı için kâğıttan kaplan gibi yere serebileceği bir orduyla, bu kadar çaresiz bir ordu ile ülke savunulur mu? "
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.237 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.017s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.