Yine-yeniden "TÜRK'ÜN ATEŞLE İMTİHANI"
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 16 Ekim 2019, 11:32:46


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yine-yeniden "TÜRK'ÜN ATEŞLE İMTİHANI"  (Okunma Sayısı 1202 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Ermetin
Ziyaretçi
« : 15 Şubat 2012, 22:50:15 »

Sevgili Dostlar;
Biliriz ki, günümüz insanına modeller sunulur. Yönlendirilmeye açığızdır...
Bize; “İtiraz hakkının 1900’lerin başlarında kaldığı” dayatılır. Şunu ye, şunu iç, giy, oku, yap, et, şuraya git, bak...koşullandırmaları hayatımızı ve düşüncelerimizi yönlendirmeye yönelik, “başka bir kıtadan yönlendirilen sürü insanlar” yaratma çabasının gerçekleşimleridir.
Geleceğinizi seçme hakkınızın ışık hızıyla elinizden kaçıp gitmesine seyirci kalıverirsiniz. Onlara göre; aslında siz “saf- sınızdır!”...“Pür” içtenliğinizle kabullenirsiniz bu dayatmaları. Bir yavru güvercinden farkınız kalmamıştır aslında. Günümüzde her köşebaşında “tüy boyayıcılar”, “gaga temizleyiciler” ve “beyin yiyiciler”. Öyle ya onların gözünde siz “kuşsunuz”..
Hatırlarsınız; Cumhuriyetin, millî/ulusal özelliğini kaybetmeye başladığı 40’lı yıllardan itibaren, Sovyet eğilimli bir sürece girilmesi bir etki tepki tetiklemesi içinde 50’li yılların başından itibaren ABD. ile hızlı yakınlaşmamızı beraberinde getirdi...80’li yılların ilk yarısından itibaren bu Amerikan muhipliği hastalık derecesine ulaşarak ülkenin tüm değerlerini çürütmeye başladı. Sizi bir kuş olarak görmekteler ya, tersine bir uçuşa karşı her türlü önlem alınmıştır. Beyin üstü olmasa bile gaga üstü çakılma tehlikesi vardır çünkü. Kendi(!?) ülkelerini “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine ispiyonlayacak  kadar” Uzak kıtadaki patronlarına yürekten bağlı(!) kraldan daha kralcı uşakları, “tiksinti” sözcüğünün, özellikle “ülkesinin onurunu hiçe sayanlar” için kullanıldığını hatırlamazlar!..
Onlar yüz günde erdemi tüketmiş, ölümü kutsamış, ulusun ellerine geçirdikleri geleceğini, yargılamadan idam etmişlerdir.
Savaşın kaçınılmazlığı bir panzehir gibi sunulmuştur “hastalıklı” günlük hayata. Kuklacılarının ellerindeki görünmez ipler, giderek kalınlaşmış, ulusal onura sarf edilen sözler giderek hazmedilmez olmuştur. Toz içindedir ortalık.
Birileri sürekli çomakla karıştırmaktadır yeryüzünü. Giderek güçsüz kalırsınız. Yazmak çoktan biçare kalmıştır. Önce işgale karşı çıkanları “gözünden” vururlar. Öyle ya; ulusun/milletin önce gözü “fiilî işgali” görmemelidir!..Düşünmek lüks, korkmak “yapmacık”, kuşku ise gündem dışıdır artık...Yeryüzünü değiştir meyi planlayan ise haksız söylemine yeni bir anlam yükleye- memiştir. Giderek dualar çığlığa, çığlıklar isterik kahkahalara karışır. Ayin başlamış, cellatların keyifleri yerine gelmiştir. Bir kez daha “Türk’ün ateşle imtihanı” sahnelenmektedir!..
Sağ gösterip sol çakılmış, kukla iktidar işbaşına getirilmiş, Yurdun limanlarına girilmiş. Güneydoğusu fiilen işgal edilmiş, Irak’ın kuzeyinde düşman bir devlet kurdurulmuş, Sevr Hortlatılmıştır. Petrol, doğal zenginlikler hepsi ikincil önemdedir, bu yirmi birinci yüzyılın ilk haçlı seferidir...
Uydular; insanlığın imzasını evrenin boşluğuna çivilemek olarak gösterilen bu araçlar bile çılgınca bir planın parçaları. Bu yüzden dürüst değil, doğru değil, her şey apaçık bir “sahte- kârlık”Teknolojinin patronu, yeni adreslerin, başka ülkelerin peşinde şimdi...
Yetmeyen, yetinmeyen canavar yeni yüzyılın yeni tanımı elbette.
Yetmeyen, yetinmeyen, ne yaptığını bilmeyen “güdümsüz bire metabolizma”. Bu nedenle Töreler “marazi”, millî/ulusal değerler “kakafonik”, yurtta sulh, cihanda sulh, ilkesi ve bu ilkenin yerleştiricisi “out”...
Başka, bambaşka bir yerde olacağız yakın bir gelecekte. Tozlu bir çölde. Yalan bir yeşil vadide. Mavi yazıldığı için mavi sandığımız bir denizin kıyısında. Ya da enerjisini tarife bilimin yetmediği, milyonlarca voltluk bir güneşin altında.
Ama huzurlu.
Ama onurlu.
O’nun, yüce cedlerimizden devralarak  bize emanet ettiği tüm değerlerin ve bu kutsal yurdun, cennetler dolusu şehitlerinden biri olarak “kutlu” ve bizden önce giden “dostlara” kavuşmanın zevkiyle “mutlu”..

S. KEMAL ERMETİN
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.045 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.