SOL MİLLİYETÇİ OLAMAZ
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 29 Ekim 2020, 07:36:47


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
Gönderen Konu: SOL MİLLİYETÇİ OLAMAZ  (Okunma Sayısı 8947 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ATABEK
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : 22 Aralık 2009, 22:05:31 »

Fırtınadan önce Türm Kurt'lar bir araya gelir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tulgahan
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 24



« Yanıtla #11 : 22 Aralık 2009, 22:36:11 »

Kod:
Yahu böyle birşey olabilir mi? Bir insan hem milliyetçi, hem solcu olabilir mi?

Solculugu sadece iktisadi sebeplerden savunuyorsa ve etnik döküntülerden Nefret ediyorsa Milliyetci olabilir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Türk_Genci
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 8



« Yanıtla #12 : 23 Aralık 2009, 02:37:15 »

solcudan milliyetçi falan olmaz.
ülkede eşitlik olsun diyen bi adamın ne işi var milliyetçilikle ?
ne eşitliği ulan.  Norveçte norveçliler üstündür  , hollandada Hollandalılar üstündür surinam asıllılar değil. Türkiyee'de de biz üstünüz . Bunu inkar eden adam Türkçülükten milliyetçilikten bhsetmesin
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk, Milletlerin Efendisidir
KURTKAN
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 102



« Yanıtla #13 : 23 Aralık 2009, 11:08:58 »

Hem komünist hem milliyetçi olan ülkelere bakmak lazım.maonun çini komünist olamasına karşın geleneklerini ve milliyetçiliğini kaybetmemiştir.Önemli olan bunu iktisadi bir görüşmü yoksa tüm dünya halkları kardeştir savsatasına mı dayandırıldığıdır.Maalesef TÜRK solu kardeşlik söylemleri yüzünden milliyetçi bir duruş sergileyememiştir.Mhp'nin nasıl ki din kardeşliği var ise TÜRK solununda tüm dünya halkları kardeştir savsatası var.Dış güçler bu sebepten kolayca oyunlarını sahneleyebiliyorlar TÜRK yurdunda.Benim şahsi görüşüm TÜRKÇÜNÜN sağcısı yada solcusu olamayacağıdır.Bir ırk kardeşliği var ise iktisadi görüşler bizi bölemez.Önemli olan TÜRK Ülküsü Turan'dır.ATATÜRK İlkeleri dururken bize ne frankin sağından solundan.KEMALİZİM en güzel iktisadi ve ideolojik görüştür.Acun BAŞBUĞ'un fikirlerini örnek alırken TÜRK Irkının farklı bir görüşe ihtiyacı yoktur.

Kesinlikle sağcı yada solcu değilim yanlış anlaşılmasın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Benim yegane üstünlüğüm,TÜRK olarak doğmuş olmamdır" MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
ATABEK
Ziyaretçi
« Yanıtla #14 : 23 Aralık 2009, 13:05:02 »

solcudan milliyetçi falan olmaz.
ülkede eşitlik olsun diyen bi adamın ne işi var milliyetçilikle ?
ne eşitliği ulan.  Norveçte norveçliler üstündür  , hollandada Hollandalılar üstündür surinam asıllılar değil. Türkiyee'de de biz üstünüz . Bunu inkar eden adam Türkçülükten milliyetçilikten bhsetmesin

iktisadi eşitlik olarak düşün nasyonal sosyalist düşünceler, bu şekildedir. tek millet, tek devlet, tek önder ve eşit bireyler...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Oğuz Şad
Ziyaretçi
« Yanıtla #15 : 24 Aralık 2009, 16:27:28 »

Daha önce başka bir başlıkta Türk Solu denen oluşumun kimlerden oluştuğuna dair ve bunlara pek güvenilmemesi gerektiğine dair ileti eklemiştim. Ve her geçen gün kendilerine karşı şüphe ile bakılmasının ne kadar doğru bir tespit olduğunu gösterecek işlere imza atmaktadırlar. Gün geçtikçe partileşme propagandası yapmalarının yanında tam bir komünist ağzı yaparak sınıfsal farklılıklardan dem vurmaktadırlar. Molotofla yanması yüzünden kaldırıldığı hastahanede hayatını kaybeden Türk kızı Serap'ın dramını farklı bir bakış açısından ele alarak Serap'ın yalnız kaldığını ve bu yalnız kalmanın sebebininde Türk toplumunun ekonomik nedenlerden dolayı Serap'ı yalnız bıraktığını ve kimsenin Serap olayında Serap'ı düşünmediğini sadece iç geçirip olayı kapattığını iddia etmektedirler.

Yani, bu arkadaşlar Türk kızı Serap'ın olayını bile dile getirirken ''Vicdanımızı zenginlik düşlerine feda etmeden... Partileşiyoruz ve hâlâ aynı kaynaktan besleniyoruz: Vatan ve devrim aşkından.'' sözleriyle devrimden dem vurmaktadırlar. Her ne kadar aynı yazıda marksizme uzak olduklarını söyleselerde marksizmin o pis kokusu açık söylemek gerekirse benim burnumu sızlatmaktadır.

Bu yazı;Türk Solu'nun facebook'a eklediği ''EVLADINI ARAYAN VATAN'' adlı videodan alınmıştır.

Alıntı
EVLADINI ARAYAN VATAN

Serap’ın ölümü aslında büyük bir infial yaratmalıydı.
Ama yaprak bile kımıldamadı!

Halbuki benzeri bir ölüm, o eleştirdiğimiz mekanik Batı toplumlarında bile, çok daha büyük üzüntü yaratır, çok daha güçlü tepki oluştururdu.

Bizler, toplum olarak Serap’ın katillerini kınayabiliriz,
onlara öfkelenebiliriz...

Ama asılında Serap’ın katili biraz da biz değil miyiz?
Hepimiz değil miyiz...

Yüzleşmek istemesek de, bundan kaçsak da gerçek ortada:

Serap yaşarken de yanında değildik...
Ölürken de değildik...
Cenazesinde de yoktuk...

Çünkü bizler Serap’a yürekleri kapalı insanlarız.
Belki eskiden böyle değildik ama zamanla böyle olduk.
...
Düşünelim neden böyle?

Bir defa Serap’ın otobüse bindiği semti, Küçük Çekmece’yi, Kanarya’yı, Sefaköy’ü bilmeyiz...

Çünkü o semtler yoksulların semtleridir.
Oysa bizler lüks sitelerde yaşarız.
Yerimiz yoksulun yanı değil, zenginin yanıdır.

Bizler zenginle komşu olmayı seçeriz, yoksulla değil.
Böyle olduğu için de Serap’ı da, Serap gibi milyonlarca yoksul genç kızımızı da tanımayız.

Serap’ın ailesi kızını servise veremez, babası arabasıyla okuldan alamaz, çünkü Serap yoksuldur.

Ama bizlerin çocukları Serap’ın karşılaştığı ölümle asla karşılaşamaz çünkü biz çocuklarımızı servise yazdıracak kadar zenginizdir.

Mesele bizim çocuğumuza verdiğimiz değer değildir.
Elbette Serap’ın annesi de kızını bir servise yazdırmayı isterdi, babası arabası olsa okul çıkışı kızını kendisi almak isterdi.

Onlar da ana baba, bizler de...
Ama onların parası yok bizlerin var...

Dolayısıyla parası olanların çocuklarının bu ülkede iyi yaşama şansı çok daha fazla ama fakir bir ailenin çocuğuysanız, ölüm sizi bir otobüste bile bulabilir...
...
Sorsak Serap’ın ailesi sosyalist değildir, ilerici değildir muhtemelen ama ölen onların çocuklarıdır.
Bu ülkede Atatürkçülerin çocukları, solcuların çocukları, ilericilerin çocukları ölmez.

Türkiye’nin orta halli kesimi olan bu tabaka, en zengin kesimlerin bile oluşturmadığı bir elit tabaka haline gelmiştir maalesef.

Yaşamımız Atatürk’ün halkçılığına, devletçiliğine göre de değildir...

Marks’ın proleter devrimciliğine göre de...
Hayatımız baştan aşağı liberaldir de yine de kendimizi solcu sayarız.

Serap’ın ölümü bu ülkede hiçbir vicdan isyanı yaratmadıysa, zenginleşen ve elitleşen ilerici katmanların artık ülkenin en vicdansız grubu haline gelmiş olmasındandır.

Serap gibi yaşamadığımız için çocuğumuz da onun gibi ölmedi ve ölmeyecek de.
Ve bu bizi rahatsız da etmeyecek...

Hatta hepimiz “neyse ki benim çocuğum yaşıyor” diyecek ve hayatımıza aynen devam edeceğiz.
Biz kendi küçücük dünyalarımızda yarattığımız teorik ütopyalarımızla yatıp kalkacak ve kendi kendimizi kandıracağız.

Ve sorsanız en vatansever de biz olacağız.
...
Oysa vatan ancak evlatlarıyla vatandır.
Vatanının evladı olamayan birisi nasıl vatansever olabilir?

İşin düğüm noktası tam da burada.

Çünkü bizler ve çocuklarımız, bu vatanın değil kendi egolarımızın evlatlarıyız.

Bizim için önemli olan lafta vatandır...
Ama evladımızın değil vatanı için ölmesini, vatanı için çalışmasını bile kabul etmeyiz.

İsteriz ki bizim evladımız kendisi için, ailesi için, çocukları için yaşasın.

Tıpkı bir burjuva gibi.

İsteriz ki evladımızın tek kutsalı ailesi ve özel yaşamı
olsun, vatanı değil.

Evladımız vatanı için bir şeyler yapmaya kalkarsa da hemen önüne dikiliveririz; boşver vatanı, sana mı kaldı ülkeyi kurtarmak, sen aileni düşün!

Bu işin ana tarafıdır ama evlat tarafı da farklı değildir.
Evlat için de vatan değil anasıdır önemli olan.
Kimi zamansa babası ya da eşi.
...
Oysa bizi var eden tek ana vatan değil midir?
Neden “anavatan” deriz yaşadığımız toprağa?
...
“Ana-baba-çocuk” üçgeninde kurduğumuz bu egoist yaşam biçimidir Serap’ı öldüren...

Çünkü bizler zenginleşmek peşinde koşar, bilmem ne sitesinin taksitlerini ödemek için burjuvalara hizmet ederken, Serap gibi milyonları yoksulluğa terk etmişizdir.

O yoksullar öldüğünde de en azından göstermelik bir gözyaşı bile dökmeyiz.

Çünkü bizler sadece kendimize ve kendi yakınlarımıza ağlarız.

Serap ölmüştür ve bu bizi çok sarsmaz ama çocuğunuzun ateşi çıksa huzursuz oluruz...

Çocuğumuzu ateşi çıksa özel hastaneye götürecek parasal gücümüz vardır ama Serap ancak Bağcılar Devlet Hastanesi’nde ölmüştür...
...
Vatan elden mi gidiyor?
Ülkemiz mi bölünüyor?
Evet!
Çünkü bu vatanın evlatları yok!

Vatan ancak evlatlarıyla vardır ama bizler asıl anamıza yani vatanımıza sırtını dönmüş, onun ölümünü göz göre göre izleyen insanlarız...
...
Kurtuluş Savaşımız aslında İstanbul’daki saraylılara ve aynı sarayı kendi evinde kuran seçkinlere karşı bir yoksul hareketi olarak doğarken çok farklı bir motivasyon kaynağıydı vatanseverlik.

Mustafa Kemal gibileri ortaya çıkaran büyük bir vatan aşkı vardı.

Büyük şair Mehmet Emin Yurdakul, anaları, Kurtuluş Savaşı analarını şöyle konuşturuyordu şiirlerinde:

''Hadi yavrum ben seni bugün için doğurdum
Hamurunu yiğitlik duygusuyla yoğurdum
Türk evladı odur ki yurdu olan toprağı
Ana ırzı bilerek yad ayağı bastırtmaz
Git evladım yıllarca ben oğulsuz kalayım
Şu yaralı bağrıma kara taşlar çalayım
Hadi yavrum hadi git ya gazi ol ya şehit''
...

Alay Marşı’nı söylüyoruz:

''Annem beni yetiştirdi
Bu vatana yolladı
Al sancağı teslim etti
Allah’a ısmarladı
Boş oturma, çalış dedi
Hizmet eyle vatana
Sütüm sana helal olmaz
Saldırmazsan düşmana''
...
Ve 10 yıl sonra partimizi kuruyoruz.
Ve davaya bağlı alayımızla
Disiplinimizi bozmadan...
Eğilmeden, bükülmeden...
Alçaklaşmadan, alçalmadan....

Vicdanımızı zenginlik düşlerine feda etmeden...
Partileşiyoruz ve hâlâ aynı kaynaktan besleniyoruz:
Vatan ve devrim aşkından.

Ve mezarının başında iki Yurdakul’u buluşturuyoruz:

''Ben bir Türk'üm; dinim, cinsim uludur;
Sinem, özüm ateş ile doludur.
İnsan olan vatanının kuludur.
Türk evladı evde durmaz giderim''.
 

Yazının en başında devrimden, sınıfsal farklılıklardan, ekonomik sistemden dem vurup en sonunda ise Yurdakul'un her Türk evladının okuduğu zaman tüylerini ürpertecek şiiri ile sonlandırmaları; yaptıkları ucuz hesapları gözler önüne sermektedir.
Yani; yazının başında yaptıkları yanlış yazının sonundaki şiirde yaptıkları doğruyu değil, bence tüm doğrularını götürmeye yeter.

TTK
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.277 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.017s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.