Tarihi Temsil İle Türkçülük Hareketine Karşı Arapçılık Hareketi
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Kasım 2017, 12:36:10


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tarihi Temsil İle Türkçülük Hareketine Karşı Arapçılık Hareketi  (Okunma Sayısı 187 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 600


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« : 07 Eylül 2017, 00:39:06 »

Aşağıda yer alan tarihi süreç tarafımdan günümüze uyarlanmıştır

1800’lü Yılların İlk Çeyreği

“Türkçülük hareketinin ortaya çıkması aşamasında ilk olarak Türkçeye önem verilmiştir. Mustafa Reşit Paşa ve arkadaşları, cins ve mezhep farkı gözetilmeksizin haklar yönünden eşit bir tebaa meydana getirmeye kalkıştıkları vakit, bu tebaanın müşterek dili olarak Türkçenin kabul edilmesinde mutabık kaldılar. Halk tarafından anlaşılması için de bunun o vakte kadar kaba sıfatı ile vasıflandırılan halk Türkçesi olmasını uygun gördüler. Medresenin dışında kurulan okullarda, Türkçeye önem verildi. Encümen-i Daniş kurulduğu zaman (1851) Cevdet Paşa, Türkçenin sadeleşmesi tezini savundu. Osmanlı tarihini kaba Türkçe ile yazdı. Galatasaray Sultanisi’nde öğretimin Türkçe yapılması için devlet adamları büyük gayretler sarfettiler” (Karal (b), 2000: 292).

Yukarıdaki metni günümüze çevirelim.

2000’li Yılların İlk Çeyreği

Ümmetçilik hareketinin ortaya çıkması aşamasında ilk olarak Arapçaya önem verilmiştir. Birtakım ümmetçi münevverler ve azaları, cins ve mezhep farkı gözeterek haklar yönünden her türlü milliyetçiliği bilhassa Türklüğü yok sayarak eşit bir ümmet tebaası meydana getirmeye kalkışmış, bu tebaanın müşterek dili olarak Arapçanın kabul edilmesinde mutabık kalmışlardır. Halk tarafından anlaşılması için de bunun bu vakte kadar kaba (huşunet) sıfatı ile vasıflandırılan halk Arapçası olmasını uygun gördüler. Üniversite ve eğitim kurumları dışında inşa edilen külliye ve medreselerde, Arapçaya önem verildi. 1851 yılında kurulan Encümen-i Daniş yani Türk Akademisi varlığına karşı kurulan Arap Akademisi içerisindeki Meclis-i Maarifi Umumiye’de, Arapçanın sadeleşmesi tezi savunulmuştur. Türk tarihi kaba Arapça ile tekrar düzenlenerek kaleme alındı. Tarihi kıymeti ve karşı mukabele amacı ile tekrar Galatasaray Sultanisi’nde eğitimin Arapça yapılması için devlet erkanı ve bütün cemaat mensupları büyük gayretler sarfettiler. Kurulan bu yapı mazbataya uygun bir beyanname ile ……………………… tarihli zamanın Takvim-i Vekayi’si (Resmi Gazete’de) şimdinin malum gazetesinde yayınladı. (Tan Hu, 2017)

Tan Hu
07.09.2017
turkcuturanci.com


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 600


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #1 : 11 Eylül 2017, 11:39:20 »

Ayrıca

Türk Ocağı'nın İttihat ve Terakki ile olan ilişkileri bir yana, Temmuz 1912'de kurulan “Milli Meşrutiyet Fırkası” ile de bağlantısı olmuştur.

Bu parti, Meşrutiyet döneminde kurulan ve açık seçik Türkçülük ideolojisini benimsediğini söyleyen, korkmadan Tanzimat aleyhtarlığı yapan bir oluşum olması yönüyle önemlidir. (Tunaya, Türkiye’de Siyasi…, ss.351-352)

Parti, Avusturya – Macaristan örneğindeki gibi bir Türk – Arap modelini esas alan bir Osmanlı'yı savunmuştur. Fakat bu durum bir çelişkiden ziyade devletin içinde bulunduğu kötü duruma yönelik acil bir reçete hazırlama kaygısından ibarettir.

Günümüzde de parti programlarını bu istikamette yönlendirmek isteyen müptezeller mevcuttur...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çi-Çi
Deli Sarı
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.310



« Yanıtla #2 : 11 Eylül 2017, 12:34:39 »

İnönü, Türkçüleri 'yabancıya hizmet kastı' ile suçlayarak gözden düşürmek istemiş fakat esasen hükümetin resmi olmayan temsilcileri İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya ile gizli ilişkiler kurmuştur. Bunlar Alman gizli belgeleriyle sabit olmuştur. 1944 yılında Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile filhelenist ve hümanist iktidarın Türkçüler hakkındaki yok etme çabaları, örneğin Hasan Ali Yücel, hümanist ve filhelenist düşünceyi yerleştirmeye çalışan biri olarak, Solcuları da enternasyonalist fikirlerinden dolayı kullanmıştır. İşte bütün o dönem Türkçüleri tasfiye, yok etme çabaları, bugün bu Ümmetçiliğin güçlenmesine meydan vermiştir. Türkçülük, 'ifratçılar' ve 'kökü dışarıda fikirler' olarak gösterilmiştir. Milliyetçilikle ilgili kim varsa, faşistlikle suçlanmış, Sol'un gelişmesi için bütün imkânlar hazırlanmıştır. Yeşil beynelmilelcilerle, Kızıl beynelmilelciler daima aynı kapıya çıktığından iftiraları adeta milliyetçi avına çıkacak kadar, Türklüğü savunan bir kimseye terörist muamelesi yapacak kadar aşağı olmuştur. O dönem milli eğitim bakanı Hasan Ali Yücel, Ankara valisi Nevzat Tandoğan ve Ulus gazetesi başyazarı Falih Rıfkı Atay tarafından 'Irkçılık Turancılık amacıyla gizli örgüt kurmak ve hükumeti devirmek' yani Irkçılar ve Turancılar, milli birliğin ve Türkiye güvenliğinin tehlikesidirler. (Teminatıdır diyemediklerinden) İşte yazık ki, bu anlayış Ümmetçileri daha güçlendirerek günümüze, günümüzde de tarikatleri kuvvetlendirerek sürmektedir.

Değerli paylaşımınız için çok teşekkürler Tan Hu
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.052 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.014s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.