İslam Ümmeti çöktü!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 10 Nisan 2020, 08:12:13


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İslam Ümmeti çöktü!  (Okunma Sayısı 1674 defa)
AtsızcıTürk ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 5.564


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #10 : 19 Kasım 2019, 21:57:18 »

* Cuma namazı çıkışlarında binlerce kişi ile filistin için gösteri yapıp abd ve İsrail'e meydan okuma çığlıkları atarken,  Kerkük-Musul'daki Türklerin bağımsızlığı için, Azerbaycan'a ait olup ermeni işgali altında olan geniş eyaletler için, Doğu Türkistan'daki Kandaşlarımız için o Müslümanlardan 5-10 tanesi bile yan yana gelmiyor. Kaldı ki o işgal altında kalmış olan Türkler de Müslümandır, ancak Türk mazlumlara Müslümanların gözleri kör oluyor!
Sorun şudur ki, Türklerin coğu şuan dincilik afyonuyla uyuşmuş durumda, Doğu Türkistanı, ne Karabağ'yı ne de diğer işkençe zulüm gören Türk yurtlarını görebiliyorlar araplaşıyorlar. Bir gün uyandıklarında umarım herşey geç olmuş olmaz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Tunga Bey
ULAK
Normal Üye
****
ileti Sayısı: 330



« Yanıtla #11 : 20 Kasım 2019, 15:52:46 »

İslam Birliği" hiçbir zaman var olmadı.
Güçlü olan, diğerlerini hükümranlığı altına aldı ve İslam dünyasını düzene soktu. Sorarız
size; Yavuz Sultan Selim'in, Mısır seferinden sonra halifeliği aldığını hepiniz biliyorsunuz.
Yavuz'un seferinden önce halifeliğin Mısır'da olduğunuzu da biliyorsunuz. Peki Yavuz'un
halifeliğe karşı savaştığını ve halifeliği kılıç zoru ile aldığını neden adam gibi
söyleyemiyorsunuz?
Aynı durum Tuğrul ve Çağrı beyler zamanında da oldu. Biz güçlü olduk ve İslam dünyasını
askeri gücümüz sayesinde hükümranlığımız altına aldık. Onlar da bunu mecburen
kabullendiler. Bugün, İslam birliği hayalleri ile yatıp kalkan insanlar, Farsların, Suudların
kendilerine gelip "kardeşlik" adı altında bağlanacaklarını mı zannediyorlar?
Rüyalardan uyanın. Ortadoğu'ya barış gelecekse, sadece ve sadece Türk'ün silahının
gölgesinde gelecek. Müslümanca duygularla hareket edenler, bu gerçeğin farkına varsınlar
ve eğer İslam dünyasının huzurunu istiyorlarsa, Türklüğün güçlenmesi için çalışsınlar.
Osmanlı'nın en güçlü zamanlarında bile, İslam adı altında birçok defa başkaldırılar
gerçekleşti, bölünmeler oldu. Bunlar nasıl engellendi? Düzen nasıl sağlandı? "Kardeşlik ve
birlik" söylemleriyle mi? Hayır! Silahların zoruyla.

Kaynak: İnsanüstü Türk / Paylaşımlar kitabı
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tunga Bey
ULAK
Normal Üye
****
ileti Sayısı: 330



« Yanıtla #12 : 22 Kasım 2019, 03:26:53 »

                                          İSLAM VE UYDURMACILIK
Yahudiler döneminde başlayan din uydurma geleneği sonraki dinler tarafından daha da artarak sürdürüldü. Aynı Tanrı'dan geldiği ve ilahi olduğu için birbirine benzedikleri ileri sürülse de gerçek şu ki bunlar birbirilerinden kopyalanarak üretilen ve uydurulan  dinlerdir. Uydurmacılık çağlar içinde öylesine bir alışkanlık biçimine gelmiştir ki dinler kendi içlerinde bile nice farklı inançlara dallanıp budaklanmıştır.
Son din için bu durum en ileri derecededir. Başlangıç döneminde İslam'da bulunmayan ve Hint mistik kültürü etkisiyle gelen çilecilik, sufilik, tarikatçılık, kendi kendine azap çektirme ve bunlardan medet umma gibi şeyler, bugünün yaygın "islami etkinlikleri" olmuştur.
Hint mistik kültüründe olan din adamlarını yüceltme ve insanüstü görme gibi uçuk davranışlar, islam tarikatları ve tasavvufunda, şeyhlere aşırı bağlılık ve teslimiyet olarak yerini aldı.
İslamiyet yoluna, daha ileriki tarihlerde ise “fetva” ve “içtihad” adı altında yeni model eklemelerle devam etti. Osmanlı’dan örnek verecek alırsak, padişahların kardeşlerini öldürebilecekleri şeklindeki fetva (Kuran’ın açık ayetleriyle çelişen, büyük günah olarak görülen masum bir insanı öldürme konusu) “din” adına şeyhülislam(lar)ın verdiği bir fetvaydı.
Matbaayı “din” adına yasaklayıp (gerçekte nedeni siyasi ve ekonomik endişelere dayanır), buna benzer görüşlerine “içtihad” veya “fetva” gibi başlıklar atanlar, bu kararlarını hadis gibi, mezhep gibi dinin bir parçası yapanlar da “din âlimi” etiketli şahıslardı. Tüm bunlar, insanların uydurdukları ve sürekli yeni eklemelerin yapıldığı bir sistem olarak, insanlara “din” diye sunuldu ve hâlâ sunulmaya devam etmektedir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tunga Bey
ULAK
Normal Üye
****
ileti Sayısı: 330



« Yanıtla #13 : 23 Kasım 2019, 22:55:08 »

            İSLAM'IN HRİSTİYAN VE YAHUDİ KÖKENLERİ
Yahudilerin kıssaları, Hıristiyan hikâyeleri, putperest adetleri islamiyetin içine “hadis” veya “içtihad” başlıklı meşrulaştırmalarla girmiştir. Hacim olarak bakarsak, İsrailiyat denen Yahudi hikâyeleri uydurma kaynağı olmakta birinci, Mesihhiyat denen Hıristiyan hikâyeleri ise ikincidir.
Rabbanilerin (Musevi ve Hıristiyan din adamları) sözleri, İncillerden alıntılar, Yunan felsefesinin öğretileri, Fars ve Hind kökenli deyişler ve daha niceleri hadis kanalıyla İslam’a girmiştir. Tüm bunlar doğrudan veya dolaylı olarak İslam kültürünün malı haline gelmiştir. Yine dini kıssalardan büyük bir bölümü İslam’a sızmıştır. Eğer hadislerde kullanılan materyali ve Yahudi din kültürünü incelersek bu ikinciden büyük bölümünün, İslam din kültürüne sızmış olduğunu görürüz.
Kısacası İslam, kendinden önceki uydurma dinler olan Musevilik ve Hristiyanlık bata olmak üzere ilkel inançlar, mitolojiler, mistik anlatıların yeniden derlemesiyle oluşturulmuştur. İslam'daki anlatıların özgün olmadığı gerçeği, tarihsel yazılı kaynaklardan oluşan pek çok belgeyle kanıtlı durumdadır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tunga Bey
ULAK
Normal Üye
****
ileti Sayısı: 330



« Yanıtla #14 : 27 Ocak 2020, 13:28:28 »

İSLAMİYETİN ÖLÜM TEHDİTLERİ VE HARAÇ BASKISI İLE İNSALARI MÜSLÜMAN OLMAYA ZORLAMASI
tevbe suresi 29. ayet: "Ehl-i kitap'tan Allah'a ve âhiret gününe inanmayan, Allah ve resulünün yasakladığını yasak saymayan ve hak dine uymayan kimselerle, yenilmiş olarak ve kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın. "

Okuduğunuz bu ayet, islamiyetin hiç bir biçimde öteki dinlere, inançlara hoşgörü göstermediğini ortaya koyan apaçık ayetlerden biridir. Bunun gibi onlarca apaçık ayetleri günümüzdeki Müslüman propagandacıları ciltler dolusu tefsirler yazarak düzeltmeye çalışıyorlar. Tek bir ayeti bile açıklamak için onlarca sayfa yeni açıklamalar yapıyorlar. Yoksa Kuran'ı olduğu haliyle insanlara inandırabilmeleri söz konusu değildir.
Cizye ayeti de inanmayanlara (kafirlere, müşriklere, mürtedlere, diğer din mensuplarına) sürekli savaş ve ölüm tehditleri savuran, Müslüman olmaları için türlü zorbalıklar ve baskılar uygulayan İslamiyetin nasıl bir din olduğunu gösteren binlerce örnekten yalnızca biridir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tunga Bey
ULAK
Normal Üye
****
ileti Sayısı: 330



« Yanıtla #15 : 30 Ocak 2020, 14:53:44 »

          İSLAMİYET VE TARİKATLARIN KARANLIK DÜNYASI
 Ülkede bir milyon çocuğun tarikatların elinde eğitim gördüğünü, medreseye başlama yaşının 3’e kadar indiğini, Doğu’da bazı okulların dış ülkelerin kontrolüne girdiğini biliyor muydunuz?

Tarikat ve cemaatler, cinsiyet ayrımcılığı üzerinden bir dindarlık aşılamaya çalışıyor. Bu yapılara girenler, önce kadın-erkek ayrımcılığı yapıyor, her olaya cinsiyet açısından yaklaşıyor, sonra ailesinden, toplumdan ve değerlerinden uzaklaşıyor.

Tarikatçı ve cemaatçi yapıların din algısında, şeyhlerden inanç veya kanaat önderleri üretiliyor. Oysa bir kişinin inancı konusunda ona önderlik yapacak kendi aklı ve özgür iradesidir.

Tarikatçı ve cemaatçi yapıların din algısında akıl karşıtlığı var. Menkıbe, hikâye ve hurafelere dayalı bir dindarlık, gençlerimizi din adı altında karanlık bir yaşamın kucağına atıyor.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tunga Bey
ULAK
Normal Üye
****
ileti Sayısı: 330



« Yanıtla #16 : 02 Şubat 2020, 22:20:12 »

"DİNDE ZORLAMA YOKTUR" SÖZÜNÜ BOŞA ÇIKARAN ZORLAMA ÖRNEKLERİ

Dinde zorlama yoktur ayetinin anlamı nedir: "hiç kimse islamiyete zorlanamaz" ya da "herkes dilediği dine girmekte ve dilediği dini tek etmekte özgürdür" biçiminde bir anlamı yoktur.
ÇÜNKÜ
İslamiyet, kendinden başka hak (geçerli) din olmadığına,
başka bir dine yönelenlerin sapık sayıldıklarına,
islamiyetten çıkanların ölüm cezasına çarptırılacağına,
kafirlerin cehennemlik olduklarına,
insanları islamiyete sokmak için cihat emreden hükümlerle doludur.
Hem peygamberin hem de sonraki islami yönetimlerin uygulamaları da islamiyetin böyle bir din olduğunu göstermektedir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tunga Bey
ULAK
Normal Üye
****
ileti Sayısı: 330



« Yanıtla #17 : 09 Nisan 2020, 22:04:37 »

İSLAM BİRLİĞİNE BİR DARBE DE ARAP PRENS'TEN GELDİ !
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed El Nahyan'ın, Türkiye ile Rusya arasında 5 Mart'ta Suriye'nin İdlib kenti için varılan ateşkes anlaşmasını bozması için Beşşar Esed'e büyük miktarda para teklif ettiği ortaya çıktı.

Prens Nahyan'ın, ateşkes anlaşmasının yapılmasını ve uygulanmasını engellemeye çalışarak, Esed'e 3 milyar dolar teklif ettiği haberi islam kardeşliği rüyasını bir kez daha yerle bir etti.

Anadolu Ajansı tarafından ayrıntıları verilen haber, Müslüman ümmetinin çöküşünü net gösteren yeni bir gelişme olarak kayıtlara geçti.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 5.564


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #18 : 09 Nisan 2020, 22:15:34 »

İslam Ümmeti, Siyasi islamcılık, arapçılık çökmeli ki, Türkçülük daha da şahlansın.
Daha önce de dedim ve yine söylüyorm; Bu kapak, hain, kahpe arapların hiç birine güvenilmez ne de olsa bu piçlerin genlerinden var bu.
Biz bu araplardan tamamen kurtulmaz isek asla Türklük büyümez.
Tanrı Türk'ü korusun.
Ne mutlu Türk doğana!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
AtsızcıTürk
BOZDOĞAN
ULAK
Normal Üye
****
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 320


Emperyalizm Kut'lu bir düşüncedir.


« Yanıtla #19 : Bugün 03:08:03 »

Suriyeli kahpe araplar kadınlarımızı röntgenlemek için parklara, yürüyüş alanlarına kuruluyorlar. Bunların zayıf erkeği, çirkin dişisi krematoryuma atılmalı güçlü erkeği köle güzel dişisi de ganimet olarak alınmalıdır. Bizim askerlerimiz onların ülkesini temizlerken bu virüslerin namusumuza diktikleri gözleri çıkartılarak şehitlerin ruhları huzura kavuşturulabilir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Ben o vahşi kanı bilirim. Onu on metrelik toprağa da gömsen yine oradan da çıkarak ordular yaratır ve dünyayı kana boğar.
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.366 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.022s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.