Irak savaşı adlı kepazelik!..
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 16 Ekim 2019, 11:32:01


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Irak savaşı adlı kepazelik!..  (Okunma Sayısı 2170 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Ermetin
Ziyaretçi
« : 15 Şubat 2012, 22:59:57 »

Irak  savaşı  adlı  kepazelik!..
Birçok filozof gibi sosyolog Lucien Goldman’da elbette düşüncelerinin hiçbir “aşırı” yanı olmayan Katolik varoluşcu filozof Gabriel Marcel de, tâ 1960’larda geleceğin en büyük tehlikesinin ”Teknokrasi” olduğunu söylüyorlardı..
Elbette soruna tarihsel açıdan da bakabilen Goldmann, pek çok başka düşünür gibi teknolojiyi giderek vahşileşen kapitalizmin ve bunalım halinde bulunan batılı toplumların elinde bulunan en tehlikeli silah olarak görüyordu. Günümüzde silah, genler, biotikler, gazlar ve diğer pahalı ve ileri teknolojilerle donatılmış Anglo-Sakson burjuvazi elbette ki dünkü burjuvazi değil.
Elbette ki hümanist kültüre katkıları olan eski yüzyılların burjuvazisi değil; sadece büyük uluslar arası şirketlerin sahipleri bunlar; büyük silah endüstrilerinin patronları, dünya borsalarındaki para hareketlerinin esas kahramanları. Bunlara yeni, yepyeni bir ad bulmak gerekli. “Burjuvazi” veya “kapitalist” denemez artık bunlara. Öte yandan bu dünyanın kaymak tabakası tüm vatandaşlık ve milliyet haklarını devretmiş görünüyorlar.
Kime?
Tabii ki Amerikan haber alma örgütlerine. CIA’ya,  FBI’ya, teorileri de kurgulayan askeri örgütlere, Pentagon’a, robot ve “Sanal Başkan”a. Onların ülkelerinde enformasyon yöntemleriyle, zaten çoktan dünya gerçeklerine yabancılaştırılmış olan halkın yönetimden de ne kadar uzak olduğu apaçık ortada.
Batı’nın büyük merkezlerinde yazarlarla düşünürler, son yirmi yıldır yazarak dile getiriyorlar bunu; özellikle de Sosyalist blok çözülüp tamamen çökertildikten beri. Dünya iki kutupluluktan çıkıp, soğuk saavaş biteli beri Batı, özellikle de ABD yeni bir düşman yaratmaya çabalamakta.
Bu arada Rusya’yı da yeniden düşman yapmaya çalıştılar, olmadı. Bu savaş makinesine bayatlamaya başlayan bombaların kullanılmasına “kuramsal yoldan” yardım eden düşünürleri (!?) bile var. Harvard Üniversitesi profesörlerinden Samuel Huntington soğuk savaş bittikten sonra artık uygarlıkların savaşı’nın başlayacağını keşfetmişti(!?).
Amerikalı yazar Willian Pfaff da, bir kültürün öteki kültürü tamamen ortadan kaldıracağını öne sürmüştü. Öyle sanıyorum ki Başkan Bush ile Bay Tony Blair bu kuramsal düşüncelerin dünya kamu oyları nezdinde geçerlilik kazandığını sanıyorlar.
Yazık bunların peşine takılanlara.
Birçok kadın, çocuk, yaşlı, genç sivil insan ölmekte; ama öyle görülüyor ki bu parlak, hırslı, intikam ve budalalık dolu girişim giderek genişleyerek devam edecek.
Bugünkü felaketlerin zemini dünde. Hepsinin temelinde 1800’lü yıllarda uygulanmaya başlanan emperyalist politikalar yatıyor.
Öylesine vahşi bir kapitalizm ve emperyalist plandır ki bu, I. Dünya Savaşı sonucu yaşadığı duraklamayı II. Dünya Savaşı’ndan sonra Kore’de, Vietnam’da yağdırdığı onca bombadan başka, Brezilya’daki Goulard, İran’daki Musaddık, Guatemala’daki Arbenz hükümetleri gibi milliyetçi hükümetleri dahi komünist yaftasıyla görmüş ve göstermiştir. Bu katogoriye Şili’de seçimle işbaşına gelmiş olan Allende hükümetini katmıyorum.
İngiliz hükümetleri, 1917 ihtilâlinden sonra iç savaşı körükle- yerek emperyalist politikalarını sürdürmeye devam ettilerse ve ardından da bu ülkeyi her türlü kuşatma altına aldılarsa da soysalist sistemin çökertilmesinden sonra insanlığa hiçbir şey vermediler.
Sosyalist sistemin çökmesinden sonra “demokratik” ülkelerde de ne siyasi partiler, ne parlamentolar, ne de doğru dürüst kamu oyları kaldı. Şimdi kongreleri ve parlamentoları “şimdi kongreleri ve parlamentoları “sosyalist diktatörlükler”in meclislerini andırıyor. Oy birliği ile oy kullanıyorlar.
Bugünkü Batılı politikacılarla, yarattıkları politikalar ne Batı’ daki hümanizm birikimini, ne gelişmişliği, ne de uygarlık ve demok- rasiyi temsil ediyor. Batılı devletlerin vazgeçmedikleri emperyalist yayılmacı politikalarını temsil ediyor. 1915’de Çanakkale Boğazı çevresinde biriken askeri güçlerle aynı yapıdalar.
Mehmet âkif, “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” derken bunu kastediyordu. İster Batı’da ister Doğu’da birikmiş olsun hümanist kültürü değil. Âkif alın teri dökerek üreten halkın yanında yer alırken, bu kültür ister İslâm’dan, ister Batı kültür birikiminden gelsin, insanlığın ortaklaşa kültürüydü.
90’lı yıllarda medyanın yarattığı medyastar ve sözde yazar Ahmet Altan’ın bir dergide yayınlanan makalesinin başlığını unuta- mıyorum; “Kahrolsun Bağımsızlık”tı bu başlık. Medya pompa- sıyla şişirilmiş Altan Brothers’tan  Ahmet, dünyanın yeni ekonomik düzenine ayak uydurarak bağımsızlığını yitirmeyi reddeden kesimlerle zıtlaşarak ününe ün katmayı, ama en önemlisi de böyle bir sloganla en çok da Özal’ın gözüne girmeyi hedefliyordu.
Rahmetli şehidimiz Necip Hablemitoğlu’nun Müdaffa-î Hukuk dergisinde yayımlanan “Andıç” başlıklı bir yazısında verdiği bir listeyi hatırlatıyor bu konu bana…Hafızası dumura uğratılmış toplumların bir “Ulusal Andıç”a gereği olduğunu, ulus aleyhinde faaliyette bulunan sözde aydınların listesini kanıtlarla destekleyerek veriyor ve bu isimleri hafızamızda tutmamızı istiyordu.
Bunlar sizce belki, artık eski günlere ait anekdotlar. Zira ülkemizde her şey çok çabuk unutuluyor. Yeni dünya ekonomik düzeninin Millî/Ulusal, -hangi kelimeyi kullanıyorsanız- benliği yok etmeyi amaçladığının kanıtlarını yaşamaktayız. Bilmem yeni ‘dünya ekonomik düzeni’nin “Kahrolsun Bağımsızlık” bile diyebilecek derecede ateşli taraftarları olan Ahmet Altan gibiler, bu tek yanlı Anglo-Sakson saldırılarını da savunabilecekler mi?     
 
S.KEMAL ERMETİN
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« Yanıtla #1 : 11 Ekim 2015, 19:47:35 »

Rahmetli Kemal Ermetin Beğ de vaktiyle bu Otağ'da imiş. Yeni görüyorum iletilerini gerçekten. Ruhu şad olsun. Bu davaya büyük katkıları olmuş bir isim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.164 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.