A.K. Partisinin kamu kurum ve kuruluşları üzerindeki etkisi.
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 02 Nisan 2020, 21:37:20


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: A.K. Partisinin kamu kurum ve kuruluşları üzerindeki etkisi.  (Okunma Sayısı 1839 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 09 Eylül 2010, 20:36:54 »

A.K. Partisinin kamu kurum ve kuruluşları üzerindeki etkisi kendisinden taraf olmayanlara karşı çok gaddarlık ve zulm içermektedir. Bu partinin yanlısı olmayanlar bu etkilerden en az zararı görmek umuduyla etliye sütlüye karışmıyorlar. Birçoç ilde akp nin darbesini yemiş işçi ve memur kesim yalnızları oynuyorlar, bilmedikleri tanımadıkları bu şehirlere sürgün edilmiş çalışanlar siyasetten uzak bir şekilde oralarda kendi yağları ile kavrulmaya çalışıyorlar dahada beter olmamak yüzünden.

Recebin zulmü her alanda olduğu gibi çalışan kesimide ürkütür şekile geldi, bir iş yerinde aynı Kominist dikta rejimlerinde olduğu gibi bir arkadaş diğerini gammazlamak için fırsat kollar oldu, dinlemeler kafi gelmediğinden birebir ispiyonlar gündemde artık. Çalışanlar ümmetçi olmasalar dahi öyle görükmeye çalışıyor, namaz kılmasını bilmeyenler, ömründe alnı secdeye değmemiş kişiler  namaz kılmaya, hayatında oruç tutmamış olanlarda  oruç tutmaya başladılar.

Makam ve mevki peşinde olanlarda hangi zihniyette olursa olsun bir a.k.partili yetkilinin kıçından ayrılmıyor onlar nereye giderse el pençe divan arkasından gidiyorlar, kesinliklede bir sonuca ulaşarak bir koltuğun ucundan tutmayı başarıyor bu tipler, işte bundan sonrası daha da korkunç oluyor çünkü koltuğa oturan yağdanlık burayı kaybetmemek için recep zulmünü katlayarak uygulamaya başlıyor.

Tayyipistanda makam ve mevkileri genellikle Türk soyundan gelmeyenlerin doldurduğu alanen meydanda dır. Ellerindeki yetkileri bir işe yarayacak olan mevkiler bilhassa etnik guruplarda seçilmekte, onların eğemenliği o bölümde sürmekte diğer kısımlarlada bir birleri ile paslaşarak dans etmekteler. İş yerlerindeki huzurun kaybolduğu, çalışanların bir birlerinin kuyularını kazdığı bu ortamlarda tek amaç nereden ne kadar nemalanırım mantığı olmuştur artık.

Çalışanlar arasındaki huzursuzluğun getirdiği en önemli etken ise kalifiye elamanların çalışma isteklerini kaybettiklerinden günü gelen işçi yada memur anında emeklilik dilekçesini vermesi olmaktadır. İş yerleri vasıfsız elemanlar vaya Recep yanlısı taşeronlar ile dolmakta bilgi  ve yetenek gerektiren işler bunlar tarafından eksik veya yanlış olarak yapılmakta, olmadı hiç yapılmamaktadır. Bu gidiş nereye kadar sürer?  bence en en fazla bir kaç yıl daha nedeni ise kesinlikle bu işyerleri kendi amaçlarından uzaklaşarak ana vazifesi olan işlerden men edildiğinden çalışan kimseninde kalmayacağından dayanacağı süre bu kadardır.
Türk milletinin kendisine dönerek bu mendebur iktidardan en kısa zamanda kurtulması gerekmekte yoksa bu devletinde dayanacağı süre kısıtlıdır.

yürekli-kam  Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
www.turkcuturanci.com
  09 Eylül 2010
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Tanrıöğen
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 09 Eylül 2010, 21:32:53 »

        Bir dönemin kızıl soysuzlarının yaptığını şimdi yeşil soysuzlar yapıyor. Yöntem ufak tefek farklılıklarla aynı. Bir sonraki aşama kurtarılmış yerler ilanı gibi geliyor.
        Kamuda değil görev yapmak, çocuğun okula yazdırmak isteyen veli daha önce cemaatin toplantılarında görülmemişse ya da falan hocayı araya sokmazsa ''bugün git yarın gel''le karşı karşıya kalıyor. Rüşvet alan memur cemaat üyelerinden almıyor. Şerefli, ahlaklı, milliyetçi memurlar bulmak artık imkansız gibi.
         Herkeste bir ''dinleniliyor muyum'' çekincesi. Toplu halde sendikal hareketlerde görülen değişiklikler de cabası : onlarca kişi iktidar yanlısı sendikalara katılıyor.
         Daha neler var ama, Kam Eçem çok güzel anlatmış. Bizim için sorun yok gerçi. Türkçüler ne sürgünlere, ne hapislere, ne tahkir çabalarına maruz kalmıştır. Biz Dünyaya tamah eden insanlar değiliz! Bizi birilerinin köşeyi dönmesi de ilgilendirmiyor! Biz -Tanrı'ya öğüş- karnımızı doyururuz, doyuramasak da sorun etmeyiz! Tek açlığımızın vuruşa olduğunu kamu alem bilir.
          Tek rahatsızlığımız bin yıllık Türk yurdunda soysuz hanedanlıklar kurulması ve Türkleri de buna bağlı etmesidir. Rahatsızlığımız kişisel değil, milletimiz içindir. Ellerine kurban Eçe.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 2.172 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.