Türkçe' mizin Yozlaşmasının Önüne Geçilmesi
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 13 Kasım 2019, 21:06:43


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkçe' mizin Yozlaşmasının Önüne Geçilmesi  (Okunma Sayısı 5298 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mergen Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.023


« : 16 Mayıs 2014, 10:05:00 »

Türkçe' mizin yozlaşmasına neden olanlar ve buna önlem olarak gördüğüm noktalar:

nedenler:

1-değişen çağ ve gelişen teknoloji sebebiyle günlük hayatımıza giren yabancı kelimelere Türkçe karşılık bulunamıyor bu konuda Türk dil kurumu yetersiz kalıyor

2-Türkçe karşılığı bulunan kelimeler kullanılabilir ve kolay olmuyor bu nedenle halk yabancı kelimeyi kullanmakta devam ediyor

3-Türkçe karşılığı bulunan kullanılabilir ve kolay kelimeler halka tanıtılmıyor ve halkın bu konuda haberi olmuyor

4-günümüzün modası telefon ve bilgisayarda yazışmalarda kelimeler kısaltılarak kullanılıyor ve kısaltılan kelimelerle dilimiz anlaşılmaz hale geliyor resmen yeni bir dil oluşturuluyor

5-telefonlarda Türkçe harf kullanımı olmaması Türk diline zarar veriyor

6-bazı televizyon dizileri programları ve filmleri yabancı kelime kullanımını çok fazla yapıyor

6-televizyonlarda bilgisayarlarda bazı Türkçe deyim ve atasözleri yanlış kullanılıyor

7-Türkçeyi yanlış kullananlar uyarılmıyor bu nedenle yanlışlar devam ediyor

8-Türkçe hakkında yapılan çalışmalar yetersiz kalıyor


önlemler

1-yabancı kelimelere kullanılabilir kolay Türkçe karşılıklar bulunmalı bu konuda Türk dil kurumu çalışmalar yapmalı

2-Türkçe karşılığı bulunan kelimeler halka tanıtılımalı

3-yabancı kelimelere Türkçe karşılıkların bulunması için okullarda öğrencilerden yardım alınmalı bu konuda yarışmalar yapılmalı ve öğrencilerin Türkçeye önem vermesi bu konuda duyarlı olması sağlanmalı

4-Türkçe klavyeler kullanılmalı telefonlarda mesajlarda Türkçe harf kullanılması için çalışmalar yapılmalı

5-güzel Türkçe konuşma yarışmaları yapılmalı

6-televizyonlarda Türkçeye zarar veren programlar filmler diziler kaldırılmalı

7-yabancı isimle alışveriş merkezi mağaza açılışının engellenmesi sağlanmalı

8-televizyonlarda Türkçe ile ilgili konularda programlar yapılmalı

9-yabancı kelimeler sözlükten çıkarılmalı

10-yabancı kelimelerden arındırılmış Türkçe kitaplar dergiler halka dağıtılmalı

11-herkes Türkçenin kullanımı konusunda kendisini geliştirmeli

12-herkes Türkçeyi yanlış bir şekilde konuşanları uyarmalı hatasını belirtmeli ve bu konuda duyarlı olmasını beklediğini belirtmeli
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #1 : 16 Mayıs 2014, 15:15:08 »

Tuhaf fakat hakikat, Türkçeyi yanlış kullananlardan fazla Türkçeyi doğru kullananlar bilinçsizce eleştirilere maruz kalıyor. Türkçeyi yanlış kullanma hastalığına tutulmuşlar tarafından uydurulmuş birtakım iddialar yalandır. Türkçe yetersiz değil, Türkçe oldukça zengin bir dildir. Mühim olan onun zenginliğini açığa çıkarabilecek bir bilinç. Türkçeyi güzel konuşan ve iyi bilen kimseler her zaman kendilerine hayran bırakırlar. Türkçeyi güzel kullanmak evvela çok okumak ile olur. Sonra düşünmek ve yazmakla da devam eder. Ama asla bitmez, kaynak derindir. Onu sevmek kabiliyeti ve ihtiyacı bizdedir. Ancak memba tarafından beslenmeyen ırmak kurur.

Bu konu başlığının altında bulunmasının gerekli olduğunu düşündüğüm Türkçe ile ilgili en son yazmış olduğum yazımı tekrar yinelemek isterim. Değerli paylaşımınız için çok teşekkürler Mergen Kurt

İnsanlık tarihi kadar eski olan Türk dili, sahip olduğu büyük önemini anlatım gücünün zenginliğinden, kendi dizgesel yapısı ve mantığı içinde özenli gelişiminden alır. Nitekim canlı bir olgu olan dil, kelimelerin aslının korunmasını, unutulmamasını, bununla birlikte geliştirilmesini ister. Dil bozulursa, düşünce de, anlatım da bozulur. Kelime unutulursa, yerini uydurma sözcükler alır. Böylece dil kalıcılık özelliğini yitirir, anlaşmazlık derecesine varan anlatım güçlükleri ve sakıncaları ortaya çıkar.

Türk ruhunu ve duygusunu korumak, yüceltmek, geliştirmek, yaygınlaştırmak ancak Türkçeyi doğru kullanmaya bağlıdır. Türkçe iyi bilinir ve iyi konuşulursa sade, samimi, onu her alanda yücelten, ilerlemesine, güçlenmesine hizmet eden, bilinç oluşur. Binlerce yılın ürünü olan Türkçe, yabancı kelimelerin istilasından kurtarılmalı, öğrenirken, öğretilirken evvela arkasındaki kültür aktarılmalıdır. Türk kültürü bilinmeden, Türk dili öğrenilemez.

Türkçeyi gözü gibi korumak, doğru kullanılmasına önem vermek, sürekli bu hususta bilgilendirmeyi bir görev saymaktan geçer. Yabancılaşma tehlikesine karşı tedbir almak hepimizin ortak çabası olmalıdır. Türkçe eserleri seven, onları okuyan, inceleyen, üzerinde düşünen, yazı yazan, genç kuşaklar yetiştirilmeli, Türkçe okuyup, Türkçe düşünmedikçe, değerlerin muhafaza edilemeyeceği öğretilmelidir. Sonra ortaya, ‘İnsan’a ‘tane’, ‘zevk’ kelimesine ‘keyif’, ‘sözgelimi’ yerine ‘atıyorum’ gibi dilde özensizliklerle dolu, anlatım yetersizliği içinde konuşmalar çıkmaktadır. Sanki insan, fasulyedir, ‘tane’ denilen! Örnek o kadar çok ki, duymuşsunuzdur dolmuşta, arkada oturan kimse, para uzatır: İki tane alır mısınız? Ya da ‘zevk’ sözcüğü yerine sık sık kullanılan ‘keyif’ kelimesi gibi hâlbuki keyif, insanda olmaz, o daha çok güzel gözü ile meşhur bir hayvana mahsustur: Çok keyif aldık, keyif verdiniz, keyifler getirdiniz! Yahut ‘sözgelimi’, ‘sözüm ona’, ‘söz gelişi’ demek varken ‘atıyorum’, bunu söyleyen o halde gerçekten atmakta, duyan kişi böyle algılamaktadır. Sonuç olarak konuşma yanlışları haklı görülemez, görülmemelidir. Bu, yazı yazarken virgül işaretini unutmaya, kesme işaretini eklememiş olmaya benzemez. İnsan ne söylediğini, cümlesinin anlamını tartmalıdır. Güzel yazmak kadar güzel konuşmak da mühimdir. Davranış sadece eylemle değil, konuşurken de sözle olmaktadır. Konuşurken kendini beğenmek, kendini yetersiz bulmak kadar kırıcıdır. Kendini öven, her söze ‘Ben’ diyerek başlayan, karşısındaki kimsenin konuşmasını bölen, çok konuşarak gevezelik eden, başkaları ile eğlenerek alaycılık yapan, eleştirilerini yersiz çıkışlarla duyurmaya çalışan, saklanması gereken şeyleri içinde tutamayıp söyleyen, kırıcı olup, dinleyeni eşya yerine koyan, tavır ve duygularında yapmacık davranarak, hafife alan bir kimse davranış bozukluğu içindedir. Yine sürekli kendi ile övünen, dedikodu yapmak isteyen, gözdağı vererek, tehdit eder gibi konuşan, konuyu sarsarak, kişiliğe hakaretle sataşan, karşıt görüşlerini, düşüncelerini karşılıklı saygı çerçevesi içinde savunamayan ve sözü kestirip atan biri, davranışlarının bozuk olan yönlerini düzeltmelidir. Türkçeyi güzel konuşan, onu baştan savmaz, ihtimam gösterir. Böylelikle nesiller arası fikri bağ sağlam kurulmuş olur. Türk dünyasına sahip çıkmak, hazır olmayı, hazırlanmayı, manevî köprüleri güçlü atmayı deyimler.

Türkçe zedelendikçe, her şey yabancılaşır. Kalemler kiralık, fikirler satılık olur. Türk dilinin kaynakları, zengin lehçeleri, eski Türk eserleri, Türk tarihi bilinmeden, Türk dünyası birliğinin önemi anlaşılamaz. Türkçeyi etkisiz kılmak adına ‘İnsanlık ailesi dili’, ‘Dünya vatandaşlığı dili’ gibi söylemlerle ‘ortak dil’ kullanılmalıdır diyerek, seçilmiş sarsıntılarını yaşatmayı sürdürmek isteyenler, unutmayınız! Ne Türkçe ne de Türklük ne de Türk köksüz değildir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Börü:Tegin
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.953



« Yanıtla #2 : 16 Mayıs 2014, 19:49:30 »

 Türkçenin bozulması yalnızca Türkiye'de görülen bir durum değil. Kazakistan'da ve Özbekistan'da, özellikle Azerbaycan'da batı dilleri ve Arapça etkisi çok yaygın. Anadolu Türkçesinden daha yaygın. Anadolu Türkçesine bakıldığında diğer Türkçelerden daha yalındır. Çünkü Osmanlının son dönemlerindeki aydınlar ve özellikle Başbug Atatürk gibi kişiler geldiği için eksiklerimiz ve yanlışlarımız giderildi. İç Asya ve Azerbaycan Türkleri ne yazık ki bu yenileşmeden, gelişmeden yoksun kaldılar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRK:KANI:KURUMASIN:
TURAN:TUGU:YIKILMASIN:
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #3 : 16 Mayıs 2014, 20:50:11 »

Osmanlı Türkçesinin sadeleştirilmesi, salt Atatürk'ün milli siyasi iradesinin neticesi idi. Bu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusunun o güne kadar gelen ilmi-felsefi fikirlerden, muhtelif ülkelerde yürütülmüş dil siyaseti tecrübesinden faydalanarak onları yeni dil durumuna yaratıcı şekilde tatbik etmesi ile gerçekleşmişti. Bunun da neticesinde Atatürk cemiyetin, milli muhitin ortaya çıkardığı yeni hadise ve olgular temelinde özgün kuramsal genelleştirmeler yürüttü, yeni hedefler belirledi.

Azerbaycan milli lideri Haydar Aliyev geçen asrın 70'li yıllarından başlayarak Azerbaycan'da cereyan eden millileşme sürecine, 90'lı yıllardan itibaren de milli ve bağımsız Azerbaycan devletinin kurulmasına doğrudan rehberlik etmiştir. O, dile de özel bir ilgi göstermiş, yalnız Azerbaycan değil, dünya tarihine de büyük dil siyasetçilerinden [yapıcılarından] biri olarak geçmiştir. Bilindiği gibi Haydar Aliyev zengin tecrübesi, yüksek aydın görüşü, Azerbaycan'ın milli kültür ve maneviyatını derinden bilmesi sayesinde kesintisiz surette milli dil siyasetini hazırlamış ve bütün güçlüklere göğüs gererek onu geri adım atmadan uygulamıştır. Dil, onun devlet kuruculuğu siyasetinin tamamlayıcı parçasıdır. Devlet kuruculuğu sürecinde dil meselesine özel önem verildiği tarihi tecrübe ile sabittir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk de mükemmel bir dil siyaseti yürütmüş, hatta asırlarca tarihi olan Osmanlıcayı yeni Türkçeye çevirerek büyük bir dil inkılâbını yapmayı başarmıştır. Atatürk'ün dil siyaseti, Türkiye Cumhuriyeti kurucusunun şahsen iştiraki ve nezareti ile bir ülkenin hudutları ile sınırlı kalmadığını, dilcilik tarihi, sosyolinguistik (dillerin evrimini ve tanımını inceleyen) sahasında genel önem taşıdığını göstermektedir. Alfabe ıslahatı geçirmek, yeni imla prensipleri belirlemek, tek biçime malik diyalektler (lehçe) üstü milli edebî dili biçimlendirmek ve onun gelecek gelişmesine siyasi teminat vermek, yazılı dil ile millet arasındaki tarihen doğmuş suni farkı aradan kaldırmak, Türkçedeki sayısız yersiz alıntılara milli kökten karşılıklar bulmak ve dili sadeleştirmek, ders kitapları, gramerler, sözlükler hazırlamak, terimleri millileştirmeyi başarmak vs. gibi sorunlar üzerinde düşünmüş Atatürk'ten farklı olarak, bağımsız Azerbaycan devletinin kurucusu daha genel problemleri çözmek zorunda kalmıştır. Çünkü XX. asrın 20'li, 30'lu yıllarının Türkiye'si ile mukayese edildiğinde aynı asrın sonlarındaki Azerbaycan'da edebi dilin gelişme seviyesi, kurallılığı, işlevsel üslup imkânları yeteri kadar yüksekti. Haydar Aliyev'in yürüttüğü dil siyaseti daha çok Azerbaycan Türkçesini, sözün hakiki mânâsında devlet dili olarak kararlaştırmaktan, onun uluslararası nüfuzunu temin etmekten ibaret olmuştur. Sovyet sosyalist ideolojisinin etkisi ile bütün Sovyetler Birliği arazisinde Rusçanın milli dilleri ikinci ya da üçüncü plâna atması neticesinde Cumhuriyet içinde kendi mevkilerinin büyük bir hissesini Rusçaya ödün vermeye mecbur olmuş Azerbaycan Türkçesine lâyık olduğu toplumsal-siyasi ve kültürel nüfuzu kazandırmak, onun tarihi haklarını onarmak yalnız resmi bir iş değildi. Bunu sadece Cumhurbaşkanının emri yahut kanunla halletmek de mümkün değildi. Sistemli, sürekli bir biçimde çalışmak, özellikle devlet idarelerinde ana dilin gereken seviyede işlekliğine nail olmak gerekiyordu. Örneğin, askerlik, teknik sahalar vs. gibi idarecilik sahalarında Azerbaycan Türkçesinin kullanılma tecrübesinin olmadığını söylemek mümkündü.

Her iki lider de dil yapıcılığı meselesine devlet kuruculuğu gibi küresel problemin bir parçası olarak bakmış, kabul ettikleri resmi belgeler vasıtası ile iletişim aracının devlet dili konumunu temin etmişler. Kendi nezaretleri altında Latin alfabesine geçilmiş, hem yazı dilinin, hem konuşma dilinin gelişmesi için ilmi, teknik vs. temel yaratılmıştır. Devlet idarelerinde devlet dilinin yalnız sözde değil, işte de mevkinin güçlenmesi, başka dillerin tecavüzünün önlenmesi için sürekli ve maksatlı tedbirler almışlardır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.058 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.