Zaman ilerliyor
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Kasım 2019, 21:37:05


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Zaman ilerliyor  (Okunma Sayısı 1929 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Erlik Adana
Ziyaretçi
« : 30 Haziran 2011, 20:55:39 »

        Zaman ilerliyor. Engel olunabilecek gibi görünmeyen bir güç Ortadoğu’yu hareketlendirmeğe devam ediyor. Bir yıl öncesine kadar görüntüsü bölge halkının geçim dertleri, hayatta kalma mücadelesi ve ayrılıkçı hareketlerinden oluşan Ortadoğu coğrafyası bugün halk hareketlerinden başkası ile anılmaz oldu. Bir el dört bir yanı düğümlüyor, her düğümün çözülmesinde ip biz yeni öğrenirmişiz gibi bize uzatılıyor. Türkiye Devleti ve Başvekili, Ortadoğu halklarının nazarında ululaştırılırken, bu devletlerin yöneticileri Türkiye’ye duydukları kine ilk günkü heyecanları ile devam ediyorlar.

Birkaç bin kişinin Türkiye’ye sığınmasına ses edilmemesi Suriyeli isyancıların karizmatik başvekilimizin resimleri ve Türk bayrağı ile yürüyüş yapmalarına neden olmuş mudur bilinmez. Ama bilinen bir şey var ki, birileri isyanla atan gönüllerin başvekilimizin karizmasına tabi olmasını istiyorlar. Bilindiği üzere bazı Amerikan pop yıldızları isyancı mültecilere devletimizden çok daha önemli desteklerde bulunup belki daha büyük şefkat gösterdiler. Hatta bazı iddialar ABD’nin doğrudan isyancılara mali yardımda bulunduğu cihetinde. Suriyeli isyancılar ABD’li pop yıldızlarının posterleri ve on üç şeritli bayrak ile yürüselerdi daha büyük bir vefa örneği sergilenmiş olurdu. Biz de bu duygulu anı ayakta alkışlardık.

         Zaman ilerliyor. Türk Milleti üç tane adamın yemini ile meşgul edilirken Ortadoğu’da gayritabiî bazı değişimler oluyor.

           Bölgemizde meydana gelecek değişimlerde söz sahibi olmamızı yadsıdığım sanılmasın. Ancak –şayet ülkemizde taraftarı kaldıysa- milli bir siyasetin en temel ilkesi milli çıkarların gözetilmesidir. Suriyeli isyancılara yapılacağı söylenen bilmem kaç milyon lira para yardımının milli çıkarlarımıza yararlı gelecek ciheti nedir? Milli kader kabul edip alıştığımız ekonomik darboğazlardan birini daha yaşadığımız şu dönemde b para hangi karizmatik liderimizin cebinden çıkacaktır? Bu parayı çıkarıp vermek kendi devletine karşı isyanda bulunan bir halkı desteklemek değil midir? Çok yüksek bir milli şuur ve bizim anlamadığımız kadar ulu bir Türkçü düşünce ile bu hareket Suriye’den yılardır destekledikleri gerek aşırı sol gerek ayrılıkçı terörün intikamını almak için yapılmıyorsa, bizdeki ayrılıkçı hareketi destekleyen Suriye’yi haklı çıkarmaz mı?

         Suriye’den gelen isyancılar, Antalya’da bir toplantı tertip ettiler. Suriye’nin yeni halinde –yani isyancıların muvaffakiyeti ve hükümetin yıkılmasından sonra- devletin yapısı ve şeklinin de tartışıldığı iddia edildi. Federal sistemler nev’inden kurulacak olan Sünni, Şii, Kürt ve Dürzî bölgeleri ile sonunda ülkeye tam demokrasi gelecekmiş.


   Gelsin. Komşu devletin bölünecek olması nihayetinde bir kaderdir. Bu duruma ne söylenecek söz ne yapılacak bir yorum etik olur. Ancak sonrası doğrudan bizi etkileyecek sonuçlara gebedir. Bu yeni devlette Türkmenler’in durumu ne olacaktır? Şayet Kürt bölgesine yüksek muhtariyet tanınırsa PKK bu işten nasıl bir çıkar sağlayabilir? Bunlar şimdilik sadece küçük bir grubun önemsediği sorular olabilir. Ancak milletçe, medyaca, liderlerce seferber olduğumuz Suriyeli isyancılar acaba Türkmenler’in durumu ile ilgili malumat veremezler miydi? Aynı soydan olduğumuz dışarıdan etvarımıza bakınca çok anlaşılmasa da Dürzî kardeşlerimiz anılırken onların es geçilmesi tek bir korkumuzun haklılığına delalet eder ki: Suriye Türklerinin kendilerini sadece Sünni olarak tanımlamaları istenmektedir. Suriyeli isyancıların memnuniyetinden önce Suriye Türklerinin kimlik meselesi ile ilgilendiğim için de nereden özür dilemem gerekiyorsa dilemeğe hazırım.

   Zaman ilerliyor. Pek çok şey değişirken aynı kalanların da varlığına şahit oluyoruz. BOP’un varlığına ‘’Muhakkak bir kuruntudur!’’ diyenlerin, bu varlığın bizzat eşbaşkanı tarafından ilanından sonra ise ‘’Artık kuruntu değil, hâyaldir!’’ demeleri ile karşılaşıyoruz. Milletimizin haline yabancılaşıyor, onlara şaşırıyoruz.

   İlerleyen zaman bize maziyi ve şimdiki Ortaokul talebelerinin okuduğu tarih kitaplarını da anımsatıyor. Başka milletler utanç dolu geçmişlerinde kazandıkları savaşlar ve fetihleri ile gurur duyarlarken neden 20-30 yıldır bizim sadece imparator zulmü altında ezilen insanlara barışı ve huzuru götürmekle şereflendirildiğimizin anlatıldığını acı ile anlıyoruz. Popüler tarihin kasti –yeni hissettiğimiz bir kasıt ile- kuruntusu olan ‘’Böl-Parçala-Yönet’’ heyulalarının aslında bir amaçla söylenip tüm Ortadoğu’yu tekelleştirme gayretinin psikolojik yönü olduğunu yeni yeni görüyoruz. Yıllardır Turancılık fikrini saptırıp tüm Ortadoğu halklarını da buna müdahil edenlerin de bu projeye hizmet etmiş olduğunu fark ediyoruz.


   ABD ve İsrail’in el ele artık başarmaya başladığına inanmak istemiyoruz.

   O halde neden mi bu yazı bu esnada kaleme alındı? Ergenekon’a hizmet ederek ortalığı karıştırma gayretimi bir yana bırakırsak son MGK bana bunu yazdırdı.

   Korktuğumuz sanılmasın. Tek bir Türk, bir parça Türklük fikri varsa ve Dünya üzerinde Türk adı anıldıkça, hala söylenecek bir sözümüz var…


Ne Mutlu Türk’üm diyene.
Erlik Tanrıöğen
   
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.143 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.