Veysel ATSIZALP yazılı anlatımları
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 25 Kasım 2020, 14:31:45


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: 1 ... 22 23 [24] 25 26 27
  Yazdır  
Gönderen Konu: Veysel ATSIZALP yazılı anlatımları  (Okunma Sayısı 106479 defa)
0 Üye ve 5 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ALBASTI
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.643


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #230 : 16 Ekim 2017, 10:26:09 »

Konu başlığımız Bulgaristan Türkleri!

Türkler hakimiyetini kaybettiği zamanlardaa neden diğer milletler gibi başkalarının yanında gül gibi yaşamaz da hep zulme maruz kalır düşündünüz mü hiç? Bizden bize fayda olmadığı gibi bizden diğer bütün ırklarda Türk milletine düşmandır, bize karşı hep intikam hırsı bürümüştür gözlerini çünkü yüce Türkün hakimiyeti altına girmemiş başka bir ırk yok gibidir! Gök Türkler çin zulmü,  Kırım tatarları rus eziyeti, Karabağ da ki Türkler ermeni mezalimi, Kerkük arap. Doğu Türkistanlı uygurlar gene çin zulmü altında kalmışlardır. Kıbrıs rum Trakya Türkleri ise bulgar mezalimi altında kalmıştır..

Konu başlığımız Bulgaristan Türkleri!

TARİHİN EN AŞAĞILIK SOYKIRIMLARINDAN BİRİ - TALKAN KATLİAMI ve
TARİHİN EN AŞAĞILIK ASİMİLASYON HAREKETİ BİRİ BELENE !

yıllardır üstü örtülmeye çalışılan sanki yokmuş gibi davranılan bir soykırımdan bahsediyoruz, bulgaristan'ın ab sürecinde kabul ettiği, ölen türklerin yakınlarına ve belenede çektikleri işkencelere rağmen sağ kalmayı başarmış, sürgüne gönderilmiş türklere tazminat ödeyen bulgaristan' dan bahdesiyoruz.

kısa diyeceğim ama değil uzun bir araştırma sonrasında uzun bir yazı çıktı ortaya. belene'de çektiklerini kendisi anlatanlar, belene kampında babasını ziyaret eden bir kızın anlattıkları. ve en baştan başlıyoruz.

1970-89 yıllarını kapsayan ikinci sosyalist dönem, bulgaristan türkleri açısından tam bir felaket dönemi olmuştur. slav kültürüne sahip homojen bir bulgaristan yaratmayı arzulayan faşist bulgar yönetimi, bu planı önce teşvik ve psikolojik yöntemlerle denemiş; ancak bunun netice vermemesi üzerine kan ve katliamla gerçekleştirmeye çalışmıştır. bulgar hükümeti bulgarlaştırma adı altında ülkede yaşayan 1,5 milyon türk, pomak ve çingenelere karşı bir asimilasyon kampanyası başlattı. ülkede yaşayan 310 bin türk’ ün isimleri polis zoruyla bulgar isimleriyle değiştirildi. türkçe eğitim veren okullar, üniversitedeki türk filolojisi bölümleri, türkçe gazeteler ve camiler devlet emriyle kapatıldı. çocukların sünnet ettirilmesi yasaklandı. çocuklar bu yasağa rağmen sünnet ettirilip ettirilmediğini kontrol edilmek için zorla sağlık merkezlerine gönderildi. mezar taşlarının üzerindeki türkçe isimler yüzünden mezarlar yıkıldı, talan edildi. türklerin türk motifli giysiler giymeleri yasaklandı. bu baskılara dayanamayıp protesto gösterileri yapan türklerin üzerine askeri birliklerince ateş açıldı. bulgarca isim almaya karşı çıkan türkler belene’deki toplama kampına gönderildi..

konunu duyulması üzerine türkiye, bulgar hükümeti ve uluslararası kurumlar nezdinde her türlü girişimde bulunmuş ve soydaşlarının haklarını korumaya çalışmıştır. ancak tüm bu çabaların neticesi geciktikçe gecikmiş ve nihayet beş yıl aradan sonra 1989'da yeniden büyük bir soydaş kitlesi bulgaristan'dan türkiye'ye göçmüştür.

23 haziran 1986 tarihinde insan hakları komisyonu helsinki izleme komitesi, bulgaristan'da 1.500 türk'ün öldürülüp cesetlerinin tuna nehri'ne atıldığını, 1.500 türk'ün de belene adası'na sürüldüğünü açıklamıştır. ancak 86dan sonra da belene de ölümler devam etmiş belenden kurtulanlarsa sürgüne gönderilmiştir. (1)

şair ömer osman erendoruk s.o.s. veya üçüncü mezar destanında şöyle ifade ediyordu

Türkçe söylemek yasak,Türkçe yürümek yaya,
Türkçe işitmek yasak, Türkçe bakmak dünyaya,
Türkçe sevinmeyecek, Türkçe gülmeyeceksin,
alnından akan teri Türkçe silmiyeceksin.

Türkçe bağlamak yasak ayakkabı bağını,
Türkçe ayırmak yasak solunu ve sağını,
sofrada ekmeğini Türkçe dilmeyeceksin,
Türkçe yaşamayacak, Türkçe ölmeyeceksin..

Evet işte burası Bulgaristan, değil burada Türkçe okuyup yazmak Türkçe yaşamak, Türkçe ölmek bile yasak !
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ALBASTI
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.643


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #231 : 24 Şubat 2018, 08:37:40 »

İÇ KIRIMIN NEDENLERİ, ÖNCESİ VE ANI! (kürtler ile savaş)

Türkün ölüm nefesini ensende hissettiğinde aman dilemeye bile zamanın olmayacak.

1) Ufukda kürtlerin bir kısmı ile olası bir iç savaş görünüyor.
2) Kürt denen bu pisliklerin yanısıra bize karşı olacak kişlerin de sırada beklediğini unutmayalım
3) Biz içimizdekilerle uğraşırken dışardanda onlara destek amacıyla üzerimize gelecekleri yok farzetmemek gerek

Ufukda kürtlerin bir kısmı ile olası bir iç savaş görünüyor.

Son hükümetinde üstün marifet, ile kendilerinde yaradılış üstü güç gören kürtler son on yılda gerçekten gemiyi azıya alarak bağımsızlık hayalleri ile biz Türklerin tabularına da dokunarak üzerimize gelemye başaldılar. Maalesef bunun farkına varamayan ilk evvel milliyetçi hareket partisi ile mankurtlaşmış Türkler, özellikle iç anadolu bölgemizde kolayca allah ile kandırılan kandaşlarımız bu karşılaşmanın sebeblerinden birisidir. Onlar bu kadar aymazlık içerisinde olmasalardı kürtlerin ve diğer etniklerinde bir yerleri böyle kolayca kalkamzdı. Bazıları bin yıllık kardeş dediler, kimileri din kardeşi!

Hükümetin başında bulunan zevatında büyük gayreti neticesinde imralı adı altında kandil ile Türklüğü yok etme çabaları günümüzde büyük gelişmelerle devam ediyor, Bayrağımızı gönderden indirerek ayaklar altına alanlar, metropollerde terörü son haddine taşıyanlar, TBMM de bölücü örgütün propagandasını yaparak onun üyesi olduğunu gizlemeyenlerin varlığı ile Türklüğe söz söyleyyenlerin millet vekili adı altında futursuzca davranmaları, Doğu bölgemizin elden çıkmış durumda bir hal alması ve neredeyse 50 b,nden fazla Türk vatandaşının kürtler tarafından şerefsizce katledilmesi olası bir iç savaş için kaçınılmaz sondur.

Kürt denen bu pisliklerin yanısıra bize karşı olacak kişlerin de sırada beklediğini unutmayalım!

Kürtlerle bir iç kırım çıktığında pusuda Türklüğün zayıflamasını bekleyen diğer etnisitelerde karşımızdaki yerlerini alacaklardır, örneğin ilk başta çerkezler! Bunların Byrakları, milli marşları dünden hazırlandı sadece akıllarındaki topraklarda bağımsızlık hayalleri var ki öyle olmasa şanlı Türk bayrağının yanında çerkez çaputunun ne işi var diye düşünmemek elde değil. Ya lazlar onlarda sanal ağda açmış bulundukları karalahana adlı veb sitesinde olduğu gibi bağımsızlık hayallerini güya Türk milleyetçiliği zırhı altında aleni olarak yayınlamaktalar. Zararsız görünen birkaç etnisiteninde tarihten gelen hınçları ile bunlara katkı sağlayacağını gözden kaçırmamak lazım.

Biz içimizdekilerle uğraşırken dışardanda onlara destek amacıyla üzerimize gelecekleri yok farzetmemek gerek!

Görünen iç savaş anında kesinlikle dış düşmanlarda iş başı yapacaktır, zayıflamış veya kolu kanadı kırılmış Türk ordusunun bu durumundan vazife çıkartarak aleni olarak karşımızda yerlerini alacaklardır, Türk ordusunun o günler geldiğinde nasıl davranacağı hakkında ki kuşkularda yok değil, acaba o günde de açılım saçılım adı altında Türk bayrağının yerlerde sürünmesine izin vererek düşman karşısında susarak Garnizonundan seyirmi edecektir.

Hükümetin başı olan zevatın sınırlarımızın güneyini felç eden atraksiyonları ile orala en zayıf halkamız durumuna getirilmiş, orada Türk düşmanlığı yapan dinci guruplar bu zevat tarafından her türlü yardımlar yapılarak olduklarından bin kat daha güçlendirilmiş şimdi zayıf anımızı beklemekteler çünkü bu topraklarda gözleri var, her karışını kan ile aldığımız vatan toprakları bir kişinin futursuz emellerine kurban edilmiştir. Kerküğü Musulu ele bile alacak durumda değiliz, orada hunharca katledilen soydaşlarımızın acılarına sırtımızı dönmek zorunda kalıyor sedece sanal ağda onlara büyük yardımlar yaparak Turanı kurup baştacı ediyoruz, gerçek olan ise oradaki kandaşlarımızın gerçekte zulm çektikleridir.

İşte bu yüzden bizim hazırlık yapmamız elzem görülüyor, peki ne yapmalıyız?

Silahlanacağız, aleyhimize olan bütün şıklara karşın kendimizi, vatanımızı ve Bayrağımızı korumak amaçlı silahlanacağız, musulda yapılanlara şahitiz, Türkmenlerin nasıl katledildiklerini görüyoruz, onlar gibi olmamak için silahlanacağız, çevremizde düşman olarak gördüğümüz kişileri göz ardı etmeyeceğiz, gün içerisinde ne yapıyorlar, nasıl davranıyorlar takipde olacağız.

Ha hala kardeşlik türkülerini dinliyorsanızda günü geldiğinde, Türkün ölüm nefesini ensende hissettiğinde aman dilemeye bile zamanın olmayacağını bil.

Yürekli-kam
Veysel Top
Turkcuturanci.com
06 Temmuz 2014,
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ALBASTI
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.643


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #232 : 11 Temmuz 2018, 07:29:52 »

KUTSAL KİTAPLARIN GÜÇ SINIRI

Din etkeni nedense hep zor zamanlarda hatırlanır ve zor günlerin nedenidir, Tarihe baktığımız zaman insanlığın huzur içerisinde olduğu anlarda din ortalıkda yoktur, ne zaman ki ortlık kan gölüne dönmüş işte o zaman herkes din peşinde olmuştur, kısaca din insanlığın sığınma alanı yada inidir çünkü belli bir ülküsü olmayanların kolayca yığınları yanında bulduğu nesnel duygu aracı olrak kulanabileceği, toplumları peşinden en kolay sürükleme aracıdır Din.

Allah varmıdır, üstün gücün yollanıldığı söylenen kitaplar haricinde görülüp duyulduğu  görülmüşmüdür. Tabi ki hayır, sadece inananların bahsettikleri mucizeler haricinde Tanrının bir girişimi olduğunu tarihte yazan olmadığı gibi benzeride yoktur. İnsanlık tarihinde ne zaman bir toplum diğerini ezmek ihtiyacı duyduğunda büyük ölçüde din mevhumu kullanılmıştır, Birinci dünya savaşının başlamasının nedeninide bu kategori içerisine alabiliriz, Emevilerin ispanyayı fethi,  Kuteybe İBNE müslümün TALKAN VE Curcan da Türk katliamları ve sonrasında Cengizin intikam amaçlı arap yarım adasını yerle bir etmesi,  arası yüz yıllar süren haçlı seferleri, Gök Türklerin ırksal amaçlı orta asyadan ayrılarak yayılmalarının ardından  Büyük Selçuklu imparatorluğunun dinsel öğelerle yayılma hevesleri, Osmanlı imparatorluğunun fethettiği büyük kitleleri dinsel ümmetçi bir bağ ile bir arada tutma gayreti sonrasında Tanrının yani allahın varlığını gösteren tek bir öge yoktur, bu başarılar askında güç ve iktidar sağlamada yan etki araştırmak neticesinde ortaya çıkan bir şey değilmidir din.

Her zaman büyük devletlerin kuruluşu , kurucu milletin kararlılığı neticesinde olmuştur, Bazen kanlarına güvenenler başarılı olmuş bazen de birlik oluşlarına güvenenler, Örneğin Atilla, Osman bey, Ruslar, Atatürk kan etkisine güvenerek başarılı olmuşlar, Cengiz, Amerika, İngiltere gibi büyük devletlerde toplumları birleştirerek tek bir ulus yaratarak dünyaya hükmetmişlerdir. Allahın bu imparatorlukların kuruluş aşamasında ki yerini tarih yazmıyor lakin yıkılıp yok oluşlarında nedense hep onun adı var çünkü toplumları ne zaman din ile uyuşturmaya başladığında yıkılışın çanlarını  imar etmeye başlamışsın demektir.

Din kurtarıcı öge ise neden hep din ile yönetilen coğrafyalarda huzur ve güven olmamıştır, tarihte olmadığı gibi günümüzde de görülmeyen durumdur, Allah denilen güvence neden yer yüzüne gönderdiği bütün yalvaçlarını aynı bölgeye mesela arap yarım adasına göndermiştir. Çin, Asya hint yarımadası Avrupaya neden tek peygamber gönderilmemişse bu ya o dinin etkisizliğinden veya dini ögelerin bir işe yaramadığından değimlidir. Bazı dinler varki insanlığı tam anlamıyla bölen onu yutan cinsten aynı İslamiyet ve hırıstiyanlık dini gibi, zaten bu iki din öne çıktığından geride kalanları ezmek amacıyla varlıklarını idame ettirmeye çalıştıklarından bu karışıklıklar savaşlar çıkmaktadır.

Ata dinimiz olan Gök Tanrı inancı varlık sebebi doğadır, doğada yaşayan canlılardır, sadece insanları ilgilendiren yönü bulunmamakta, yalvaç yada başka elçileri olmayan bu din canlılara seslenişinide basitce kamlar yada sonradan değişen adıyla şamanlar vasıtasıyla yapmakta kendi halinde bir inanış ama inananları de gerçekten güçlü kılan bir dindir. Şimdiki inanca göre konuşmalarımızda  adını Şamanizm olarak işleyelim.

Şamanizm huzur dinidir, evrenin varoluşu itibarı ile bu din ile ilgili inananları arasında asla bölücülük olmamış, ayrımcılık yapılmamış, kardeş savaşları aralarında yer almamış neredeyse tek dindir. Türklerde Gök Tanrının yeri apayrıdır, o yaşamlarını yönlendirdiği gibi başarıda ve başarısızlıkda da yerini alır, Tanrıkut Mete (MOTUN)  çin hakanına gönderdiği mektupda  kendisinin Gök Tanrı tarafından yani  kök tengrinin tahta oturttuğunu söylemesinide buna örnek olarak ele alabiliriz, Şamanizm de de diğer dinlerde olduğu gibi her şey Tanrıdandır ama tanrı orada her işe burnunu sokacak doneleri öne çıkartmaz. Kişiler Tanrıdan bilir, Tanrı ben seni cehennemde yakacam, sinek gönderip burnuna sokup öldürecem demez, kişiler bütün olumlu yada olumsuz olayları Tanrıya bağlarlar. Cengizin her başı sıkıştığında gidip ona yakarışı gibi, bütün Türk hakanlarının, Kağanlarının elde ettikleri başarının ardından Kök Tengrinin kendilerine verdiği kut ile bu duruma geldiklerini söylemeleri gibi, çünkü Bizim dinde Tanrı Kut verir, kut alır ve gerçektir, İslam dininde ise her şey öte dünyaya bırakılmıştır, varlığı ile yokluğu arasındaki varsayımları  bazı dincilerin peydahladığı öte dünyaya.

Günümüzde yapılan en büyük yanlış Şamanizmin Gök Tanrı dini ile eşleştirilmesi olarak görülüyor, yanlış yanlıştır ama şu da var ki Türk çocukları şamanizme yöneldikce aslında ata dinleri olan Gök Tanrı dinine inanmaya ona saygı göstermeye başlıyorlar, islamın ve diğer dinlerin de gök tanrı dininde esinlenen insanlık maddeleri azımsanmayacak kadar fazladır,  bazı kişiler bu dinler ile Gök Tanrı dinini karşılaştırırken ortak olmayan yönlerini ele almalıdır, örneğin İslam dininde Kadının yeri, Gök Tanrı inancında kadının yeri gibi. Böyle karşılaştırmalar müspet sonuç verecektir, ortak paydalar Türkeşin 9 ışığı Atsızdan çaldığı gibi diğer dinlerde bazı yönlerini En eski dinlerden olan Gök Tanrı inancından çalmışlardır.

Devam edecek…

Yürekli-kam Veysel Top
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ALBASTI
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.643


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #233 : 16 Şubat 2019, 22:38:51 »

Türk Dili üzerine,Türkçemiz.

Dil milletlerin en önemli silahıdır,bilirsinizki silahı olmayan toplumlar güçlü olanlar tarafından her zaman tehtid altındadır.Dilini kaybeden toplumlar kesinlikle yok olmaya mahkumdur.Milletler dilleri ile var olurlar dili olmayan bir millet olmamıştır şimdiye kadar,dil milletleri korur onu güvence altına alır,Biliyoruzki israilliler binlerce yıldır devletleri olmadığı halde dillerini yaşatarak milletlerini var etmişler en sonundada kendilerine bir devlet kurarak onunla yaşamaya başlamışlardır.Demekki bir ulus için dil çok önemlidir.
İngilizleri ele alacak olursak,bunlar Dünyaya hükmeden bir toplumdur bunu ne ile gerçekleştiriyorlar,Türklerden dahamı cesurlar yoksa beyin gücü olarak bizden dahamı üstünler, tabiki hayır! Bu cılız ve gölgesinden bile korkan ingilizler dillerini bütün dünyaya kabul ettirerek onun getirisini kullanmaktadırlar,şu an Acundaki yıkılmaz armada gözüken tek milletde bu korkaklardır,yürekleri yok ama dilleri var,binlerce yıldır bozmadıkları dilleri.Bütün insanlığın ortak dili neden Türkçe değilde ingilizcedir?,bizmi zayıfız yoksa onlarmı güçlü.Türk milletinin içinde bulunan Mankurtların ve Batı hayranlarının her şeye zıplama güdüsü ne yazıkki yaklaşık onbir yıldır var olan dilimizi ne idiği belirsiz saçma,sapan kelimelerle doldurmuştur.

Türk tarihinin başladığı günle başlayan Türkçe; çeşitli zamanlarda dış güçler değilde içimizdeki onların hayranları tarafından erozyona  uğratılmıştır.Yaklaşık bin yıl öncesine kadar arı olarak gelen dilimiz islamiyeti kabülümüzden sonra bozulmaya başlamış,daha sonrada arapça karşısında gücünü kaybederek bu dilin hakimiyeti altına girmiştir.Türkçe bir çok yerde kendi yapısını koruyarak bu zamana kadar gelmiş ,maalesef Türkiye Türkçesi bir çok darbeler alarak tamamen olmasada kısmen yabancı dillerin hegemonyası  girmiştir.Bu yazdığım iletinin içerisinde bile sızlandığımız bu kelimelerden bulunmaktadır ne yazıkki.Açtığımız konu işte bu sancıya en azından otağımızda çare olacak içerikte olması düşünülerek hazırlanmıştır.Türkçemizi doğru konuşmak amacımız olacaktır.

Dili bozulan bir milletin  kültüründe yozlaşmalar ortaya çıkar  Düşünce, sanat ve edebiyat alanlarında çöküntü başlar  Dil asıl işlevini yani insanlar arasında anlaşma aracı olma özelliğini yerine getiremez  Milletin fertleri  birbirlerini anlayamaz hâle gelir ve yavaş yavaş kopmalar başlar  Millî varlığın
korunmasıyla dilin korunması arasında çok sıkı bir ilgi vardır, İnsanın geçmişini öğrenmesinde, gününü yaşamasında, geleceğine yön vermesinde, kişiliğini kazanmasında, aynı dili konuşan diğer insanlarla iletişim kurmasında ve kendisini ifade etmesinde dilin çok önemli bir araç olduğu muhakkaktır Dilimizi korumak bu açıdan çok önem arzetmektedir. Dil kişilere bir millete ait olma hissi verir,milli şuuru besler,birlik ve beraberliğin sağlanmasında asıl görevi üstlenir. Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyetini kuran; Türk halkı, Türk milletidir  Türk milleti demek, Türk dili demektir  Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir  Çünkü Türk milleti, geçirdiği nihayetsiz felâketler içinde ahlâkının, an’anelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, kısacası, bugün kendi milliyetini yapan her şeyinin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor  Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir ” sözleride  milletimiz için dil konusunda  manidardır.

Dil bir milletin en değerli malıdır.

Ordusunu kaybeden bir millet tehlikededir. İstiklâlini kaybeden millet korkunç bir felâkete düşmüştür. Dilini kaybeden milletse yok olmuş demektir.Türkçemizi en alt tabakadan en üsteki şahsa kadar aynı dili konuşacak şekle getirdiğimizde dilimiz için kurtuluş başlamış demektir.Aksi olduğunda yabancılaşan dilimizle beraber bizde yabancılaşacak ve bir millet olduğumuzu unutarak tarih sayfaları arasından kaybolup gideceğiz demektir.Bunun olmaması için bizim otağımızda açtığımız bu konu çok önemlidir,içerisinde hiç umursamadan konuştuğumuz yabancı kelimelerin Türkçesini bulacaksınız,umarızki bundan böyle Türkçe kelimeler dururken yabancıları kullanarak bir mermide biz sıkmayız özümüze.
TANRI TÜRKÜ KORUSUN,NE MUTLU TÜRK DOĞANA.

yürekli-kam Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
www.turkcuturanci.com
17/12/09
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
BAYCU NOYAN
turkcuturanci.com
Atsızcı
***********
ileti Sayısı: 857



« Yanıtla #234 : 16 Ocak 2020, 19:28:56 »

18 MADDE DE ĶÜRTSÜZ TÜRKIYE

1-Görüntü kirliliği, fiziki ve iletişim kirliliği yok.

2-Sosyal yaşam alanlarında endişe ve güvensizlik yok.

3-Kapkaç, gasp, taciz,tehdit ve eşkiyalık yok.

4-Yediği ekmeği, içtiği suyu, kullandığı elektiriği, bindiği otobüsü, yürüdüğü yolu, okuduğu okulu ve sağlık hizmetlerini kendilerine bedava sunan devleti (salak devleti) taşa tutan, yakan, yıkan yok.

5-Siyasi ve dini saplantı ve fanatizim yok, Hizbul vahşet yok. Terör ve illegal yapılaşma yok, Bu oluşumlara kaynak yok Çünkü kürt yok!

6-Kimlik, kişilik vesiyleyle de şahsiyet arayışı yok!..

7-Türk cografyasında  oluşturulmuş kürt kolonileri ve kurtarılmış bölgeler yok.

8-İşsizlik, yolsuzluk ve fakirlik yok.

9-Feodal, Orta Çağ anlayışlı hareket ve görüntü yok.

10-Kan davası, töre cinayeti-katillik- yok.

11-Zorla evlilik ve berdel denen saçmalık yok. Ensest ilskiden dogan pic yok.

12-Fırsatı buldu mu SALDIRAN!.. Sıkıya geldim KANDIRILAN yok!!!

14-Ne istediğini ve ne aradığını bilmeyen; isteği ve arayış içinde olanların emrinde sürü pisikolojisiyle hareket edenler yok!

15-Sokaklara salınmış –analı,babalı!- sahipsiz çoluk, çocuk yok!

16-Nufus planlamasına ihtiyaç yok.

17-Köyleştirilmiş metropoller ve şehirler yok.

18-Ülke genelinde su sıkıntısı,hava kirliliğ, elektirik, doğal gaz yetersizliği ve kaçak kullanımı yok.

Bu ülkeye hiçbir katma değer sağlamayan kürdün sadece 25 yıllık dolaylı -maddi- maliyeti Bir Tirilyon Dolar ve onbinlerce Asil Türk’ün Şahadeti.

Türkiyede ki Devlet, dağda ki kürdü  de, şehirlerde ki kürdü  de Türk Milletinin alın teri ve kanıyla besliyor.
TANRI TÜRKÜ KORUSUN
NE MUTLU TÜRK  DOĞANA
Atsızalp
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ALBASTI
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.643


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #235 : 28 Ocak 2020, 12:23:59 »

KADINLA  ERKEK ASLA EŞİT DEGILDIR

Erkek kadın hayati müşterek degildir, her ikisininde kendilerine özgü aile içerisinde ayri ayri gorevleri vardir, tek müstereklik bu gorevleri layikiyla yapmaktir.

Çalışan kadınların bir ailede olacak huzursuzluga katkısı erkege oranla yaridan fazladir ki ozellikle ankarada kamuda cakismakta olan kadınların %90 ı eslerinden boşanmış duldur. Aile içi huzursuzluğun neticesi olarak iste bu durum ortaya çıkıyor.

Son 30 yılda milletin gecim zorluğuna düşmesi ile başlayan yillar ilerledikçe kadinlarin aile içerisi ekonomiye katkisiyla tavan yapan evi erkek gecindirir dusuncesinin ve geleneginin zayıflaması Türk aile yapisinin temelini yok etmiştir.

Erkeğin  ev reisliği bitti, başsız bir toplum nereye kadar giderse aile yapimizda oraya kadar gider, son 20 yilda yikilmaz denilen Türk  toresini iste boyle aileden baslayarak yok ettiler. Toremizde kadinin yeri en baştaysa da çocukların  yetistirilmesinde ve ailenin ayakta tutulmasinda ki rolü erkekten kat kat fazlaydi, bu sonlandirildi.

Zamane kadınları evde durmayi zul kabul ediyor, cocuklara bakmak onlari yetistirmek kadin icin artik hic onemli degil, o ev telasesinden, calisiyor para  kazaniyorum adi altinda kurtulmak icin olağanüstü guc sarfediyor. Is bulursa ki işin nevii hic farketmiyor çocukları kreş adi altinda ki bir toplama kampina sokarak kendi egosunun peşinde kadin.

Erkek, evine bakmakla yükümlü olan kişi ise kadinin ailesine calisarak katki sağlayacağı icin yükü hafiflemistir.
Kadının afra tafralarına asla karsi koyamaz, ailesini istedigi şekilde yönetemez ve zaman ilerledikce aile içi  yozlaşmayı benimser. Yıkım baslamistir artık, o aileden cikacak olan  ne çocuklardan ne kadindan ne erkekten kendilerine bile  faydasi olmayan bireyler toplulugu cikmistir ortaya.

 Zaruri yani mecburiyetten ötürü boğazından aşağı kadin parasindan lokma indiren adam amansiz hastalığın  pençesine düşen sahisdan daha kotu durumdadir, ince hastalik iste budur.

Kadin erkek eşitliği asla yoktur,  o anactir ureten çoğaltan o bastacidir, kadin hem kendisinin hemde erkeginin dolayısıyla ailesinin namusumu taşıyan  koruyan asil kisidir.
Aileyi temelden alarak gökdelen yapacak, bu gokdelenden yurtlar cikartacak kisidir, erkekle kadin nasıl  esit olsun ki bu durumda. Kadin bir ailede asil savaşçı erķekde onun savasan yardimci unsurudur
Bu kadar!!!
Atsızalp
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ALBASTI
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.643


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #236 : 08 Şubat 2020, 15:52:08 »

Bülent Arınç hakkında
Sene 2002 2012 arası

Iktidar mensupları tam gaz fettullah gülen piciyle el ele vermis aralarindan su sizmiyor, beraber yürüyorlar el ele.
En hızlılarından Bulent arınç en onde kosuyor bu yolda, yapma diyorum etme bu fettoş makbul adam degil ülkenin yerle bir olmasi icin butun dayanaklarin çivisini söküyor ulkeyi yikmak icin ugrasan bir pezevenk bir vatan hainidir.
Dinlemiyor dahada gemiyi aziya alarak bilhassa yardim ediyor.

Ve bulent arinca diyorum ki sen SEREFSİZSİN, beni mahkemeye veriyor, 11 ay 20 gun hapis  cezasi ve 7 bin 100 lira  para  cezasi ile cezalandiriliyorum 2016 yilinda.
Sonra 15 temmuz oluyo  arada ve  bu adam diyor
ki hata ettim milletim beni affetsin.

Tamam milletin seni affetsinde biz demedik mi sana gittigin yol yol degil diye, biz dedikce sen daha da azdın. en sonunda  darbeye zemin hazirladiniz ve 250 vatandas öldü binlercede yarali var bu durum ne olacak.

Şöyle  ki eger milletim beni affetsinle üstü  kapaniyorsa vatan hainliginin ABDULLAH ÖCALAN neden iceride su an, o da yakalandiginda beni affedin böyle  olacagini bilmiyordum demedi mi, senin o picten ne farkin vardi ki.

Demem o ki sen yaptiginin vatan hainligi olduğunun farkinda degildin, tamam kabul ediyorum lakin ben farkindayim, farkindaydim soyledimde sana bunu sen o zaman kabul etmedin simdi kabul ediyorsun, dogrumu.

Gelelim son söze

Vatan hainine bilerek yada bilmeyerek yardim ve yataklik yapmak suctur cezasi vardır, ve böyle  kisiler her zaman söylüyorum  ŞEREFSİZDİR.

Atsızalp 08.02.2020
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ALBASTI
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.643


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #237 : 10 Şubat 2020, 23:22:56 »

Şimdi şöyle bir şey var dinine düşkün Türkçüler olabilir aramızda onları kırmamak gerek deniliyor.

Dinine düşkün Türkçü:(((

Türk milliyetçi olabilir, dinine düşkün olabilir ama Türkçü olamaz benim bildiğim bu peki neden olamaz?
Türkçülük apayrı meziyetler ister, Türkçüye Türkün fedaisi diyorsak Türklüğün tabularınıda korumaya mecburdur ama birebir onlara biad etmez.

Türklüğe vurulan en büyük darbelerin araplardan geldiğini bile bile sırf islamiyeti koruyacağız, onu yere düşürmeyeceğiz diye arapça olan din ağzını kullanmak Türkçü olan kişiye yakışmaz.

Türkçü riya yapmaz, Türkçünün görevlerinin en başında Türklüğe zarar veren her ne olursa olsun onunla savaşmak varsa işte size arapça, bu dilin Türklüğe verdiği zararı bilmeyen varmıdır?

Müslümanlık adı altında Türk milletinin neredeyse bin yılı aşkın zamandır boşa akıttığı kanın hesabını bilen varmı, Türk milletinin müslüman araplar tarafından katledilişinin sayısını bilen varmı. Sadece dini ele almak belki bizi yanlış mecralara sürükler ama dolaylı olarak Türklüğe olan zararlıların içerisinde olması bu zararı kara çevirir çünkü din zararlıdır neden derseniz işte size bin yıldır süren Türkler arasındaki kardeş savaşı (Mezhep ayrılığı) Bu din eksenli bir zarar değilmidir.

Şuna emin olalım her Türk, Türkçü ruhu taşır lakin gereğini çeşitli nedenlerden yerine getiremez bu nedenlerin en başında gelende din işidir. Bu milletin geleceği için bedensel olarak can vermek için Türk veya Türkçü için sıradan bir olaydır her ikiside gözünü dahi kırpmaz ölüm yolunda. Türkçünün bir adım önde olmasının sebebi ise günlük yaşamında Türklüğün verdiği güç ile Türklüğün savaşçılığını kendi dilinde kendi kültüründe Türkçe yaşıyor olmasındandır. Bazen sırf bu nedenden kendi kardeşi olan Türk tarafından dahi ötelenebilmektedir.

Türkçülüğün gereği hayatı Türkçe yaşamak ve Türk'e zararlı haşereleri tespit ederek karşı tedbirleri almaktır. Bu yolda şu üzülecek bu üzülecek diye düşünmez, Türk milleti yaklaşık olarak yedibin yıldır varlığını sürdürebildiyse bunun tek nedeni Türkçü ruhu taşıyan Türk milletinin mümtaz evlatları sayesindedir, bu kişiler her devirde çeşitli adlar altında olsalarda Türk milletinin içinde fedakar olarak varlardır.

Türk milleti var olacak Türkçülerde onu her zaman koruyacaktır

Atsızalp 25 haziran 2012
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ALBASTI
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.643


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #238 : 11 Şubat 2020, 10:17:15 »

Ben TÜRKÇÜYÜM
Mahir Cayan idolümdür, Deniz gezmişe ise yakınlık duymamakla birlikte fazla kin beslemem.
Deniz Gezmisin simdiki politika yapanlar tarafindan parlatilmaya ihtiyaci yok bunlarin tek amacı bu çocuğun  uzerinden nemalanmaktan baska birsey degil.

Neymiş Deniz Gezmiş filistinli piclerin kurtuluş, kurulusuna yardim etmek icin filistine gitmiste orada yahudilere karsi savas vermis. Bunu ancak güncel yasayan salaklara yutturabilirsiniz, Denizler filistine "el fetih" gerillâlarından silahli eğitim  almaya Turkiyede filistin kurtulus örgütü  (FKÖ) benzeri  bir örgüt  kurarak Türk  Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) burada direnis baslatmak amaçlı eğitim görmeye  gitmislerdir.

Deniz Gezmişin Turkiyede gerçekleştirmiş oldugu bir cok eyleme ben  imzami koyarım lakin onun rus yanlısı  olması, emperyalizme karsi savaşmak adi altinda kominizme yaklasma sevdasi bana ters yani uymaz.

Soyu Türk  bir gencin yüce Türk  milletinin geleceği  ugruna can vermesi bir millet icin ne kadar vefa gerektiren bir hareketse, onun mucadelesini ölümünün ardından sulandirilirak kendi cikarlari uğruna  kullanmakda vefasizliktir.
Bütün mucadelemiz Tam bagimsiz TÜRKIYE içindir
NE MUTLU TÜRK DOĞANA.
Atsızalp 11 şubat 2020
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ALBASTI
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.643


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #239 : 12 Şubat 2020, 22:58:56 »

Sakın ha sakın yanılıp şaşarak yolunuzu Antalyaya düşürmeyin, belki tarihi yerleriyle ilginizi çekebilir, denizini merak edebilirsiniz de buradaki insanlarin karaktersizligi ve seviyesizliginin yerlerde sürünmesine katlanmanıza değmez. Bir kaç günlük tatil için bile katlanılmaz.
Ne ilçeleriyle nede merkeziyle yasanmaya değmez .
Amerika tarihini az buçuk bilenler Antalyanin son son 30 yillik tarihini okumadan bilir çünkü amerika 300 yil evvel kesfedildiginde saf sakin yerli halkiyla muhtesem bir kıtaydı taki avrupanin egemen devletleri iclerinde bulunan kanun kacaklarini, hırsızları, katilleri tecavüzcüleri amerikaya surene kadar. Ne zaman ki bu insan artıkları  amerikaya ayak bastı butun guzelliklerin uzerine karabasan çöktü.
Antalyada aynisi son 30 yilda dogudan gelen kürt picleri ile anadolunun cesitli illerinden akın akın  gelen, yerlerinde dikis tutturamamis, biçare, hirsizi dolandiricisi, isleri kötüye giden kim varsa kurtulusu yada gözden uzak bir yere sığınmak icin liman olarak antalyayi secmis burada demir atmistir.
Antalyada insanlarinda kalite olmadigi gibi yaşam sartlarida cok kalitesiz.
En kalite yelerinde gida maddelerinden çaldıkları icin bir corba mercimek corbasi sadece 5 lira, adana kebab en az ama en az 25 lira olmasi gerekirken 10 lira, kokorec hic sevmem burada 3 tanesi 10 lira, iki alana bir bedava yani yatim ekmek 5 lira. Gelde yiyebilirsen ye.
Ha buraya gelen turistlerde ucuz kalitesiz vr karektersiz. En vok gelen turist ruslar kalitesiz ruslar otel hirsizlari, otel fareleri.
Uzatmayim artik antalya cekilmez. Yerli halkida, sonradan yerlesenlerde, gelen yerli demiyorum yabanci turistlerde kalitesiz,
Gelmeyin...
Atsizalp 12 subat 2020
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Sayfa: 1 ... 22 23 [24] 25 26 27
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.248 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.