Veysel Top Makaleler!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Kasım 2017, 22:30:02


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: 1 ... 22 23 [24]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Veysel Top Makaleler!  (Okunma Sayısı 60494 defa)
0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Gök Türk Beyi
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 7.512


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #230 : 24 Eylül 2017, 14:36:43 »


Bulgaristan'da Yaşayan Türkler Hakkında


Yüce Türk milleti öylesine bulanık bir çağdan geçiyor ki her zaman bir yanı eksik duran dış Türkler  son 16 yılımızda iyicene unutularak acıları ile baş başa kaldılar!

Akape iktidarı ile derinleşen dış Türklerle olan ayrılığımız arapların, kürtlerin ve diğer Müslüman ülkelerde ki ümmeti muhammedlerin seyyar dertleri her zaman iç siyaset malzemesi yapıldığından ve Anavatanda yaşayan soyu Türk olanların göt kıllığı hevesleri yüzünden uzaktaki kandaşlarımız ile pek ilgilenemedik.  Etiyopya dedik, ardından eritre sonra her zaman gündemimizin başına oturan soysuz Filistin, ırak suriye derken şimdi de mayanmar denen bir yer  düştü gündemimize ve biz kandaşlarımızla gene ilgilenemedik.

Biz Türkçülerde iktidarın bu sinsi oyununa düşüyor onların bize sunduğu gündem üzerinden günü bitiriyoruz, Hani nerede Doğu Türkistan, nerede Karabağ,  Yunanistanda ki Türkler, Suriyenin batısında yer alan Bayır Bucak Türkmenleri, Kıırımda ki Türkmenler. Bunlar hakkında son yıllarda hiç mevzu açıp olayları irdeleyerek sorunlarına çare aradık mı?
YA BULGARİSTANDA YAŞAYAN KANDAŞLARIMIZ?
Bulgaristandaki kandaşlarımız adları ile oynanması, dini inançları nedeniyle camilerine saldırılması ve ana dileri olan Türkçenin kullandırılmaması gibi bir sorunla karşı karşıya kaldığını biliyormuyuz? Bulgaristanda yaşayan 700 bin cıvarında Türk var ve Müslüman Türk ama bizdeki Müslüman iktidar nedense bu kandaşlarımızın sorunlarını görmemezlikten geliyor burada yaşayan soydaşlarımıza bilerek sırtını dönüyor, Türke düşman olanın Türke yardım edeceğini düşünmek akıl tutulmasıdır!

Bulgar hükümetlerinin hiç birisi aslında Türk varlığını kabul etmeyerek bulgar Müslümanları gibi adlandırmak peşinde koşmuşlardır, Oralarda yaşayan Türklerin antlaşmalarla saklı hiçbir hakkı onlara tanınmamıştır, Bulgaristanda yaşayan soydaşlarımıza zorla müslümanlaştırılmış bulgarlar, zorla Türkleştirilmiş bulgarlar, Bulgarca konuşmayan bulgarlar gibi abuk sabuk adlandırlmar yapılmakla beraber  bulgar yönetiminin bunları bulgar görmesi bile iş resmiyete bindiğinde soydaşlarımız her zaman oralarda dışlanmaktalar.

Doksanların başından itibaren Bulgaristanda yaşayan  Türklerin haklarına kavuştukları devletler arasında dillendirilmesi de koca bir yalandır. Bulgaristan yasalarına göre Türklerin orada yaşayan Türklerin anayasada ki adı Bulgarca konuşmayan Türklerdir, todor Jivkov zamanından kalma bir yasadır ve hala da değiştirilmemiştir, Türkiye Cumhuriyetini yönetenler maalesef bu konuları her zaman gündeminden uzaklaştırmış ve o topraklarda yaşayan kandaşlarımızla ilgilenmemiştir. Bu gün 240 sandalyeli Bulgaristan Millet Meclisinde 34 milletvekilliği; Hükümet içinde 3 bakanlığı, 14 bakan yardımcılığı; son yerel seçim sonuçlarına göre de 1 il belediye baş­kanlığı, 34 ilçe belediye başkanı ve 663 belediye meclis üyeliği  olan Hak ve Özgürlükler adlı partininde ne yaptığından bihaberiz, bu parti bu kadar güç ile kendi ırkdaşlarının sorunlarına eğilerek gerekli yaptırımların sağlanması konusunda adımlar atmakla mükelleftir.

Bulgaristanda yaşayan Türklerin azamisi kırsalda yaşar, verimsiz topraklarda kıt kanaat geçinen bir toplumdur, işsizlik Türkler arasında had safhadadır, Türkler Bulgar devletince  verilmiş hakları gasp edilmiş bir vatandaş kesimidir., gerekli alt yapının olmadığı öne sürülerek anadilde eğitim yapamamaktadırlar, Avrupa birliğine dahil olan bir ülkede esaret altında yaşayan kesimdir Bulgaristanda ki ırkdaşlarımız ve HÖH hak ve özgürlükler hareketi adlı Türk partisi de aslen orada görevini yapmamaktadır.

Her iki tarafın hükümetlerinin vurdum duymazlıkları zaten her şeyi açıklamakta. Belene meselesinin ardından Türkiyede yapılan eylemlerin ardından Türk hükümetince 1989 yılında toplu göçe tabi tutulan Bulgaristan'da Türklerin karşılaştığı sorunlar yerli yerinde duruyor. Şu an bulgaristan da Türk ismiyle iş bulamayan Türklerin çareyi Avrupa'ya ve başka ülkeler gitmede bulduğunu görüyoruz, biliyoruz. Bu topraklarda yaşayan soydaşlarımızın Osmanlının vahim hataları neticesinde başlayan çileleri 100 yılın ardından hala devam ediyor!

Her zaman söylediğim gibi düştüğümüz şu durum Osmanlının birinci dünya savaşında ki basiretsizliği nedeniyle oluşmuştur. Yemende, suudi arabistanda, Trablusgarb da arap boku yemek için o kadar askeri telef ettireceğinde yerli yerinde dursa da Türk milletinin yoğun olduğu kısımları savunsaydı yunanistan olsun, bulgaristan olsun, Kerkük, musul, Azarbaycan, Şam hala bizimdi!! Arap ellerinde, çöllerde müslüman boku yiyeceğiz diyerek çok can verdik!  Kendileri için can verdiğimiz şu soysuzların şimdi bitleri kanlanınca yüce Türk milletine karşı duruşlarını, davranışlarını hep baraber görüyoruz işte. O zaman da arkamızdan vurmuşlardı, şimdi de aynısını yapıyorlar.

İçimizde yer alan bazı embesilleşmiş kendisine tarihçi, bilimci sanatçı falan filan diyen eziklerin Bulgaristanda yaşayan kandaşlarımız için iç acıtıcı sözler kullanılmaktadır, Osmanlı döneminden beri acıalra gark olan bu kandaşlarımızın Türk olmadıkları yönünde aşağılanması şeref yoksunluğu, adiliktir. Bulgaristanda yaşayan o topraklarda esir bıraktığımız Bulgaristan'daki Türkler, Osmanlı Devleti döneminden itibaren Bulgaristan'a göç eden Türkler oluşturmaktadır. Bulgaristan'daki Türkler, Oğuzların ve Kumanların soyundan gelmektedirler. Oğuz Türkleri, Anadolu üzerinden ve çoklukla Osmanlı devrinde o bölgeye geçen Türklerdir. Bulgaristan'da, başta Filibe, Kırcaali, Razgrad, Şumnu, Eski Cuma, Silistre, Dobriç, Burgaz ve Rusçuk şehirleri olmak üzere birçok yerleşim bölgesinde Türkler ikinci sınıf vatandaş olarak yaşamaktadırlar.

Detaylı Bilgi
Bulgaristan'daki Türk varlığı Hunlar'ın 5. yüzyılda Doğu Avrupa'da kurduğu hakimiyetle başlar. Atilla'nın ölümünden sonra yerine geçen oğlu İrnekiin kurduğu Bulgar Konfederasyonu batıda Tuna'ya kadar uzanıyordu.

Bulgar Türkleri, Baskakov'un "Batı Hunca" adını verdiği ve bu gün Çuvaşlarla temsil edilen bir lehçe konuşuyorlardı. Proto-Bulgarlar Doğu Avrupa ve Balkanlar'ın ilk Türk sakinleridir. İdil Bulgar Türkleri'nin kurduğu bu hakimiyet Avar, Hazar ve Tuna Bulgar Türkleri ile devam etmiştir.

Müslüman Türkler'in Bulgaristan'da görünmeleri 14. yüzyıla rastlamaktadır. 1385'te Sofya'nın Osmanlı hakimiyetine girmesiyle Bulgaristan, Türkler'in eline geçmiş ve böylece 500 yıl süren bir Türk idaresi dönemi başlamıştır. Osmanlı Devleti zamanında Konyar, Türkmen, Yörük ve Tatar Türk toplulukları bu bölgeye iskan edilmiş; ayrıca 16. yüzyıl başlarında Celali isyanları sırasında bazı Türk grupları Bulgaristan'a göçmüştür.

Bulgaristan, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da ilk büyük toprak kaybına uğradığı 1877 -1878 Osmanlı-Rus Harbi'nden sonra imzalanan Berlin Anlaşmasıyla kurulmuştur. İlk muhtar Bulgaristan Prensliği, Tuna Vilayeti'nin Vidin, Rusçuk, Sofya, Tırnova ve Varna sancakları üzerinde tesis edilmiştir.

Ardından Filibe ve İslimiye sancakları üzerinde kurulan Doğu Rumeli Vilayeti ve 1912- 1913 Balkan Harbi'nden sonra Batı Trakya ve Rodoplar bölgesinde 9 Türk ilçesi Bulgaristan Prensliği'ne dahil edilmiştir. Son olarak bir Türk bölgesi olan Güney Dobruca toprakları da 1940'ta Romanya'dan alınıp Bulgaristan'a verilmiş; böylece Bulgaristan ilk kuruluşundaki topraklarının iki katını epeyce aşan bir yayılmayı gerçekleştirmiştir.

Bulgaristan'ın nüfusunun 3.206.500 olduğu 1876-1885 yıllarında Türkler 1.801.000 nüfusla bu ülkenin %57'sini teşkil etmekteydi. 1878 yılında büyük Bulgaristan Devleti'nin kurulmak istendiği bölgede ise 2.500.000 Bulgar'a karşılık 4.000.000 Bulgar olmayan nüfus vardı ve bunların yaklaşık 3.000.000'u Türk'tü. Osmanlı-Rus Harbi sırasında ve Bulgar komitacılarının zulmüyle 350.000 Türk ölmüş; 600.000 civarında Türk de Anadolu'ya göç etmek zorunda kalmıştır. Bunlara rağmen Türk nüfusu artışını sürdürmüştür. Zira Bulgarların doğurganlık oranı %0.9, Türklerin ki ise %0.32'dir. Bunu fark eden Bulgarlar, katliamlarla ve göçlerle yok edemedikleri Türk nüfusunu, inkar ve asimile ile yok etmeye çalışmışlardır.

Bütün bu çabalara rağmen bugün Bulgaristan'da 750.000-2.000.000 arasında Türk'ün yaşadığı tahmin edilmektedir.

Trakya da yaşayan tüm soydaşlarımızın ölümüne yanlarındayız, bu biline!!

Tanrı Türkü Korusun

NE MUTLU TÜRK DOĞANA!

yürekli-kam/Veysel TOP

turkcuturanci.com

24/09/2017
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Gök Türk Beyi
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 7.512


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #231 : 16 Ekim 2017, 10:26:09 »

Konu başlığımız Bulgaristan Türkleri!

Türkler hakimiyetini kaybettiği zamanlardaa neden diğer milletler gibi başkalarının yanında gül gibi yaşamaz da hep zulme maruz kalır düşündünüz mü hiç? Bizden bize fayda olmadığı gibi bizden diğer bütün ırklarda Türk milletine düşmandır, bize karşı hep intikam hırsı bürümüştür gözlerini çünkü yüce Türkün hakimiyeti altına girmemiş başka bir ırk yok gibidir! Gök Türkler çin zulmü,  Kırım tatarları rus eziyeti, Karabağ da ki Türkler ermeni mezalimi, Kerkük arap. Doğu Türkistanlı uygurlar gene çin zulmü altında kalmışlardır. Kıbrıs rum Trakya Türkleri ise bulgar mezalimi altında kalmıştır..

Konu başlığımız Bulgaristan Türkleri!

TARİHİN EN AŞAĞILIK SOYKIRIMLARINDAN BİRİ - TALKAN KATLİAMI ve
TARİHİN EN AŞAĞILIK ASİMİLASYON HAREKETİ BİRİ BELENE !

yıllardır üstü örtülmeye çalışılan sanki yokmuş gibi davranılan bir soykırımdan bahsediyoruz, bulgaristan'ın ab sürecinde kabul ettiği, ölen türklerin yakınlarına ve belenede çektikleri işkencelere rağmen sağ kalmayı başarmış, sürgüne gönderilmiş türklere tazminat ödeyen bulgaristan' dan bahdesiyoruz.

kısa diyeceğim ama değil uzun bir araştırma sonrasında uzun bir yazı çıktı ortaya. belene'de çektiklerini kendisi anlatanlar, belene kampında babasını ziyaret eden bir kızın anlattıkları. ve en baştan başlıyoruz.

1970-89 yıllarını kapsayan ikinci sosyalist dönem, bulgaristan türkleri açısından tam bir felaket dönemi olmuştur. slav kültürüne sahip homojen bir bulgaristan yaratmayı arzulayan faşist bulgar yönetimi, bu planı önce teşvik ve psikolojik yöntemlerle denemiş; ancak bunun netice vermemesi üzerine kan ve katliamla gerçekleştirmeye çalışmıştır. bulgar hükümeti bulgarlaştırma adı altında ülkede yaşayan 1,5 milyon türk, pomak ve çingenelere karşı bir asimilasyon kampanyası başlattı. ülkede yaşayan 310 bin türk’ ün isimleri polis zoruyla bulgar isimleriyle değiştirildi. türkçe eğitim veren okullar, üniversitedeki türk filolojisi bölümleri, türkçe gazeteler ve camiler devlet emriyle kapatıldı. çocukların sünnet ettirilmesi yasaklandı. çocuklar bu yasağa rağmen sünnet ettirilip ettirilmediğini kontrol edilmek için zorla sağlık merkezlerine gönderildi. mezar taşlarının üzerindeki türkçe isimler yüzünden mezarlar yıkıldı, talan edildi. türklerin türk motifli giysiler giymeleri yasaklandı. bu baskılara dayanamayıp protesto gösterileri yapan türklerin üzerine askeri birliklerince ateş açıldı. bulgarca isim almaya karşı çıkan türkler belene’deki toplama kampına gönderildi..

konunu duyulması üzerine türkiye, bulgar hükümeti ve uluslararası kurumlar nezdinde her türlü girişimde bulunmuş ve soydaşlarının haklarını korumaya çalışmıştır. ancak tüm bu çabaların neticesi geciktikçe gecikmiş ve nihayet beş yıl aradan sonra 1989'da yeniden büyük bir soydaş kitlesi bulgaristan'dan türkiye'ye göçmüştür.

23 haziran 1986 tarihinde insan hakları komisyonu helsinki izleme komitesi, bulgaristan'da 1.500 türk'ün öldürülüp cesetlerinin tuna nehri'ne atıldığını, 1.500 türk'ün de belene adası'na sürüldüğünü açıklamıştır. ancak 86dan sonra da belene de ölümler devam etmiş belenden kurtulanlarsa sürgüne gönderilmiştir. (1)

şair ömer osman erendoruk s.o.s. veya üçüncü mezar destanında şöyle ifade ediyordu

Türkçe söylemek yasak,Türkçe yürümek yaya,
Türkçe işitmek yasak, Türkçe bakmak dünyaya,
Türkçe sevinmeyecek, Türkçe gülmeyeceksin,
alnından akan teri Türkçe silmiyeceksin.

Türkçe bağlamak yasak ayakkabı bağını,
Türkçe ayırmak yasak solunu ve sağını,
sofrada ekmeğini Türkçe dilmeyeceksin,
Türkçe yaşamayacak, Türkçe ölmeyeceksin..

Evet işte burası Bulgaristan, değil burada Türkçe okuyup yazmak Türkçe yaşamak, Türkçe ölmek bile yasak !
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Sayfa: 1 ... 22 23 [24]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.149 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.008s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.