Veysel Top Makaleler!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Ekim 2018, 22:50:52


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: 1 ... 22 23 [24]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Veysel Top Makaleler!  (Okunma Sayısı 69258 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yürekli-kam
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.184


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #230 : 16 Ekim 2017, 10:26:09 »

Konu başlığımız Bulgaristan Türkleri!

Türkler hakimiyetini kaybettiği zamanlardaa neden diğer milletler gibi başkalarının yanında gül gibi yaşamaz da hep zulme maruz kalır düşündünüz mü hiç? Bizden bize fayda olmadığı gibi bizden diğer bütün ırklarda Türk milletine düşmandır, bize karşı hep intikam hırsı bürümüştür gözlerini çünkü yüce Türkün hakimiyeti altına girmemiş başka bir ırk yok gibidir! Gök Türkler çin zulmü,  Kırım tatarları rus eziyeti, Karabağ da ki Türkler ermeni mezalimi, Kerkük arap. Doğu Türkistanlı uygurlar gene çin zulmü altında kalmışlardır. Kıbrıs rum Trakya Türkleri ise bulgar mezalimi altında kalmıştır..

Konu başlığımız Bulgaristan Türkleri!

TARİHİN EN AŞAĞILIK SOYKIRIMLARINDAN BİRİ - TALKAN KATLİAMI ve
TARİHİN EN AŞAĞILIK ASİMİLASYON HAREKETİ BİRİ BELENE !

yıllardır üstü örtülmeye çalışılan sanki yokmuş gibi davranılan bir soykırımdan bahsediyoruz, bulgaristan'ın ab sürecinde kabul ettiği, ölen türklerin yakınlarına ve belenede çektikleri işkencelere rağmen sağ kalmayı başarmış, sürgüne gönderilmiş türklere tazminat ödeyen bulgaristan' dan bahdesiyoruz.

kısa diyeceğim ama değil uzun bir araştırma sonrasında uzun bir yazı çıktı ortaya. belene'de çektiklerini kendisi anlatanlar, belene kampında babasını ziyaret eden bir kızın anlattıkları. ve en baştan başlıyoruz.

1970-89 yıllarını kapsayan ikinci sosyalist dönem, bulgaristan türkleri açısından tam bir felaket dönemi olmuştur. slav kültürüne sahip homojen bir bulgaristan yaratmayı arzulayan faşist bulgar yönetimi, bu planı önce teşvik ve psikolojik yöntemlerle denemiş; ancak bunun netice vermemesi üzerine kan ve katliamla gerçekleştirmeye çalışmıştır. bulgar hükümeti bulgarlaştırma adı altında ülkede yaşayan 1,5 milyon türk, pomak ve çingenelere karşı bir asimilasyon kampanyası başlattı. ülkede yaşayan 310 bin türk’ ün isimleri polis zoruyla bulgar isimleriyle değiştirildi. türkçe eğitim veren okullar, üniversitedeki türk filolojisi bölümleri, türkçe gazeteler ve camiler devlet emriyle kapatıldı. çocukların sünnet ettirilmesi yasaklandı. çocuklar bu yasağa rağmen sünnet ettirilip ettirilmediğini kontrol edilmek için zorla sağlık merkezlerine gönderildi. mezar taşlarının üzerindeki türkçe isimler yüzünden mezarlar yıkıldı, talan edildi. türklerin türk motifli giysiler giymeleri yasaklandı. bu baskılara dayanamayıp protesto gösterileri yapan türklerin üzerine askeri birliklerince ateş açıldı. bulgarca isim almaya karşı çıkan türkler belene’deki toplama kampına gönderildi..

konunu duyulması üzerine türkiye, bulgar hükümeti ve uluslararası kurumlar nezdinde her türlü girişimde bulunmuş ve soydaşlarının haklarını korumaya çalışmıştır. ancak tüm bu çabaların neticesi geciktikçe gecikmiş ve nihayet beş yıl aradan sonra 1989'da yeniden büyük bir soydaş kitlesi bulgaristan'dan türkiye'ye göçmüştür.

23 haziran 1986 tarihinde insan hakları komisyonu helsinki izleme komitesi, bulgaristan'da 1.500 türk'ün öldürülüp cesetlerinin tuna nehri'ne atıldığını, 1.500 türk'ün de belene adası'na sürüldüğünü açıklamıştır. ancak 86dan sonra da belene de ölümler devam etmiş belenden kurtulanlarsa sürgüne gönderilmiştir. (1)

şair ömer osman erendoruk s.o.s. veya üçüncü mezar destanında şöyle ifade ediyordu

Türkçe söylemek yasak,Türkçe yürümek yaya,
Türkçe işitmek yasak, Türkçe bakmak dünyaya,
Türkçe sevinmeyecek, Türkçe gülmeyeceksin,
alnından akan teri Türkçe silmiyeceksin.

Türkçe bağlamak yasak ayakkabı bağını,
Türkçe ayırmak yasak solunu ve sağını,
sofrada ekmeğini Türkçe dilmeyeceksin,
Türkçe yaşamayacak, Türkçe ölmeyeceksin..

Evet işte burası Bulgaristan, değil burada Türkçe okuyup yazmak Türkçe yaşamak, Türkçe ölmek bile yasak !
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
yürekli-kam
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.184


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #231 : 24 Şubat 2018, 08:37:40 »

İÇ KIRIMIN NEDENLERİ, ÖNCESİ VE ANI! (kürtler ile savaş)

Türkün ölüm nefesini ensende hissettiğinde aman dilemeye bile zamanın olmayacak.

1) Ufukda kürtlerin bir kısmı ile olası bir iç savaş görünüyor.
2) Kürt denen bu pisliklerin yanısıra bize karşı olacak kişlerin de sırada beklediğini unutmayalım
3) Biz içimizdekilerle uğraşırken dışardanda onlara destek amacıyla üzerimize gelecekleri yok farzetmemek gerek

Ufukda kürtlerin bir kısmı ile olası bir iç savaş görünüyor.

Son hükümetinde üstün marifet, ile kendilerinde yaradılış üstü güç gören kürtler son on yılda gerçekten gemiyi azıya alarak bağımsızlık hayalleri ile biz Türklerin tabularına da dokunarak üzerimize gelemye başaldılar. Maalesef bunun farkına varamayan ilk evvel milliyetçi hareket partisi ile mankurtlaşmış Türkler, özellikle iç anadolu bölgemizde kolayca allah ile kandırılan kandaşlarımız bu karşılaşmanın sebeblerinden birisidir. Onlar bu kadar aymazlık içerisinde olmasalardı kürtlerin ve diğer etniklerinde bir yerleri böyle kolayca kalkamzdı. Bazıları bin yıllık kardeş dediler, kimileri din kardeşi!

Hükümetin başında bulunan zevatında büyük gayreti neticesinde imralı adı altında kandil ile Türklüğü yok etme çabaları günümüzde büyük gelişmelerle devam ediyor, Bayrağımızı gönderden indirerek ayaklar altına alanlar, metropollerde terörü son haddine taşıyanlar, TBMM de bölücü örgütün propagandasını yaparak onun üyesi olduğunu gizlemeyenlerin varlığı ile Türklüğe söz söyleyyenlerin millet vekili adı altında futursuzca davranmaları, Doğu bölgemizin elden çıkmış durumda bir hal alması ve neredeyse 50 b,nden fazla Türk vatandaşının kürtler tarafından şerefsizce katledilmesi olası bir iç savaş için kaçınılmaz sondur.

Kürt denen bu pisliklerin yanısıra bize karşı olacak kişlerin de sırada beklediğini unutmayalım!

Kürtlerle bir iç kırım çıktığında pusuda Türklüğün zayıflamasını bekleyen diğer etnisitelerde karşımızdaki yerlerini alacaklardır, örneğin ilk başta çerkezler! Bunların Byrakları, milli marşları dünden hazırlandı sadece akıllarındaki topraklarda bağımsızlık hayalleri var ki öyle olmasa şanlı Türk bayrağının yanında çerkez çaputunun ne işi var diye düşünmemek elde değil. Ya lazlar onlarda sanal ağda açmış bulundukları karalahana adlı veb sitesinde olduğu gibi bağımsızlık hayallerini güya Türk milleyetçiliği zırhı altında aleni olarak yayınlamaktalar. Zararsız görünen birkaç etnisiteninde tarihten gelen hınçları ile bunlara katkı sağlayacağını gözden kaçırmamak lazım.

Biz içimizdekilerle uğraşırken dışardanda onlara destek amacıyla üzerimize gelecekleri yok farzetmemek gerek!

Görünen iç savaş anında kesinlikle dış düşmanlarda iş başı yapacaktır, zayıflamış veya kolu kanadı kırılmış Türk ordusunun bu durumundan vazife çıkartarak aleni olarak karşımızda yerlerini alacaklardır, Türk ordusunun o günler geldiğinde nasıl davranacağı hakkında ki kuşkularda yok değil, acaba o günde de açılım saçılım adı altında Türk bayrağının yerlerde sürünmesine izin vererek düşman karşısında susarak Garnizonundan seyirmi edecektir.

Hükümetin başı olan zevatın sınırlarımızın güneyini felç eden atraksiyonları ile orala en zayıf halkamız durumuna getirilmiş, orada Türk düşmanlığı yapan dinci guruplar bu zevat tarafından her türlü yardımlar yapılarak olduklarından bin kat daha güçlendirilmiş şimdi zayıf anımızı beklemekteler çünkü bu topraklarda gözleri var, her karışını kan ile aldığımız vatan toprakları bir kişinin futursuz emellerine kurban edilmiştir. Kerküğü Musulu ele bile alacak durumda değiliz, orada hunharca katledilen soydaşlarımızın acılarına sırtımızı dönmek zorunda kalıyor sedece sanal ağda onlara büyük yardımlar yaparak Turanı kurup baştacı ediyoruz, gerçek olan ise oradaki kandaşlarımızın gerçekte zulm çektikleridir.

İşte bu yüzden bizim hazırlık yapmamız elzem görülüyor, peki ne yapmalıyız?

Silahlanacağız, aleyhimize olan bütün şıklara karşın kendimizi, vatanımızı ve Bayrağımızı korumak amaçlı silahlanacağız, musulda yapılanlara şahitiz, Türkmenlerin nasıl katledildiklerini görüyoruz, onlar gibi olmamak için silahlanacağız, çevremizde düşman olarak gördüğümüz kişileri göz ardı etmeyeceğiz, gün içerisinde ne yapıyorlar, nasıl davranıyorlar takipde olacağız.

Ha hala kardeşlik türkülerini dinliyorsanızda günü geldiğinde, Türkün ölüm nefesini ensende hissettiğinde aman dilemeye bile zamanın olmayacağını bil.

Yürekli-kam
Veysel Top
Turkcuturanci.com
06 Temmuz 2014,
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Böriler
Ziyaretçi
« Yanıtla #232 : 24 Şubat 2018, 08:41:30 »

İÇ KIRIMIN NEDENLERİ, ÖNCESİ VE ANI! (kürtler ile savaş)

Türkün ölüm nefesini ensende hissettiğinde aman dilemeye bile zamanın olmayacak.

1) Ufukda kürtlerin bir kısmı ile olası bir iç savaş görünüyor.
2) Kürt denen bu pisliklerin yanısıra bize karşı olacak kişlerin de sırada beklediğini unutmayalım
3) Biz içimizdekilerle uğraşırken dışardanda onlara destek amacıyla üzerimize gelecekleri yok farzetmemek gerek

Ufukda kürtlerin bir kısmı ile olası bir iç savaş görünüyor.

Son hükümetinde üstün marifet, ile kendilerinde yaradılış üstü güç gören kürtler son on yılda gerçekten gemiyi azıya alarak bağımsızlık hayalleri ile biz Türklerin tabularına da dokunarak üzerimize gelemye başaldılar. Maalesef bunun farkına varamayan ilk evvel milliyetçi hareket partisi ile mankurtlaşmış Türkler, özellikle iç anadolu bölgemizde kolayca allah ile kandırılan kandaşlarımız bu karşılaşmanın sebeblerinden birisidir. Onlar bu kadar aymazlık içerisinde olmasalardı kürtlerin ve diğer etniklerinde bir yerleri böyle kolayca kalkamzdı. Bazıları bin yıllık kardeş dediler, kimileri din kardeşi!

Hükümetin başında bulunan zevatında büyük gayreti neticesinde imralı adı altında kandil ile Türklüğü yok etme çabaları günümüzde büyük gelişmelerle devam ediyor, Bayrağımızı gönderden indirerek ayaklar altına alanlar, metropollerde terörü son haddine taşıyanlar, TBMM de bölücü örgütün propagandasını yaparak onun üyesi olduğunu gizlemeyenlerin varlığı ile Türklüğe söz söyleyyenlerin millet vekili adı altında futursuzca davranmaları, Doğu bölgemizin elden çıkmış durumda bir hal alması ve neredeyse 50 b,nden fazla Türk vatandaşının kürtler tarafından şerefsizce katledilmesi olası bir iç savaş için kaçınılmaz sondur.

Kürt denen bu pisliklerin yanısıra bize karşı olacak kişlerin de sırada beklediğini unutmayalım!

Kürtlerle bir iç kırım çıktığında pusuda Türklüğün zayıflamasını bekleyen diğer etnisitelerde karşımızdaki yerlerini alacaklardır, örneğin ilk başta çerkezler! Bunların Byrakları, milli marşları dünden hazırlandı sadece akıllarındaki topraklarda bağımsızlık hayalleri var ki öyle olmasa şanlı Türk bayrağının yanında çerkez çaputunun ne işi var diye düşünmemek elde değil. Ya lazlar onlarda sanal ağda açmış bulundukları karalahana adlı veb sitesinde olduğu gibi bağımsızlık hayallerini güya Türk milleyetçiliği zırhı altında aleni olarak yayınlamaktalar. Zararsız görünen birkaç etnisiteninde tarihten gelen hınçları ile bunlara katkı sağlayacağını gözden kaçırmamak lazım.

Biz içimizdekilerle uğraşırken dışardanda onlara destek amacıyla üzerimize gelecekleri yok farzetmemek gerek!

Görünen iç savaş anında kesinlikle dış düşmanlarda iş başı yapacaktır, zayıflamış veya kolu kanadı kırılmış Türk ordusunun bu durumundan vazife çıkartarak aleni olarak karşımızda yerlerini alacaklardır, Türk ordusunun o günler geldiğinde nasıl davranacağı hakkında ki kuşkularda yok değil, acaba o günde de açılım saçılım adı altında Türk bayrağının yerlerde sürünmesine izin vererek düşman karşısında susarak Garnizonundan seyirmi edecektir.

Hükümetin başı olan zevatın sınırlarımızın güneyini felç eden atraksiyonları ile orala en zayıf halkamız durumuna getirilmiş, orada Türk düşmanlığı yapan dinci guruplar bu zevat tarafından her türlü yardımlar yapılarak olduklarından bin kat daha güçlendirilmiş şimdi zayıf anımızı beklemekteler çünkü bu topraklarda gözleri var, her karışını kan ile aldığımız vatan toprakları bir kişinin futursuz emellerine kurban edilmiştir. Kerküğü Musulu ele bile alacak durumda değiliz, orada hunharca katledilen soydaşlarımızın acılarına sırtımızı dönmek zorunda kalıyor sedece sanal ağda onlara büyük yardımlar yaparak Turanı kurup baştacı ediyoruz, gerçek olan ise oradaki kandaşlarımızın gerçekte zulm çektikleridir.

İşte bu yüzden bizim hazırlık yapmamız elzem görülüyor, peki ne yapmalıyız?

Silahlanacağız, aleyhimize olan bütün şıklara karşın kendimizi, vatanımızı ve Bayrağımızı korumak amaçlı silahlanacağız, musulda yapılanlara şahitiz, Türkmenlerin nasıl katledildiklerini görüyoruz, onlar gibi olmamak için silahlanacağız, çevremizde düşman olarak gördüğümüz kişileri göz ardı etmeyeceğiz, gün içerisinde ne yapıyorlar, nasıl davranıyorlar takipde olacağız.

Ha hala kardeşlik türkülerini dinliyorsanızda günü geldiğinde, Türkün ölüm nefesini ensende hissettiğinde aman dilemeye bile zamanın olmayacağını bil.

Yürekli-kam
Veysel Top
Turkcuturanci.com
06 Temmuz 2014,
Haklısın ağabey ama nerede.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
yürekli-kam
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.184


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #233 : 11 Temmuz 2018, 07:29:52 »

KUTSAL KİTAPLARIN GÜÇ SINIRI

Din etkeni nedense hep zor zamanlarda hatırlanır ve zor günlerin nedenidir, Tarihe baktığımız zaman insanlığın huzur içerisinde olduğu anlarda din ortalıkda yoktur, ne zaman ki ortlık kan gölüne dönmüş işte o zaman herkes din peşinde olmuştur, kısaca din insanlığın sığınma alanı yada inidir çünkü belli bir ülküsü olmayanların kolayca yığınları yanında bulduğu nesnel duygu aracı olrak kulanabileceği, toplumları peşinden en kolay sürükleme aracıdır Din.

Allah varmıdır, üstün gücün yollanıldığı söylenen kitaplar haricinde görülüp duyulduğu  görülmüşmüdür. Tabi ki hayır, sadece inananların bahsettikleri mucizeler haricinde Tanrının bir girişimi olduğunu tarihte yazan olmadığı gibi benzeride yoktur. İnsanlık tarihinde ne zaman bir toplum diğerini ezmek ihtiyacı duyduğunda büyük ölçüde din mevhumu kullanılmıştır, Birinci dünya savaşının başlamasının nedeninide bu kategori içerisine alabiliriz, Emevilerin ispanyayı fethi,  Kuteybe İBNE müslümün TALKAN VE Curcan da Türk katliamları ve sonrasında Cengizin intikam amaçlı arap yarım adasını yerle bir etmesi,  arası yüz yıllar süren haçlı seferleri, Gök Türklerin ırksal amaçlı orta asyadan ayrılarak yayılmalarının ardından  Büyük Selçuklu imparatorluğunun dinsel öğelerle yayılma hevesleri, Osmanlı imparatorluğunun fethettiği büyük kitleleri dinsel ümmetçi bir bağ ile bir arada tutma gayreti sonrasında Tanrının yani allahın varlığını gösteren tek bir öge yoktur, bu başarılar askında güç ve iktidar sağlamada yan etki araştırmak neticesinde ortaya çıkan bir şey değilmidir din.

Her zaman büyük devletlerin kuruluşu , kurucu milletin kararlılığı neticesinde olmuştur, Bazen kanlarına güvenenler başarılı olmuş bazen de birlik oluşlarına güvenenler, Örneğin Atilla, Osman bey, Ruslar, Atatürk kan etkisine güvenerek başarılı olmuşlar, Cengiz, Amerika, İngiltere gibi büyük devletlerde toplumları birleştirerek tek bir ulus yaratarak dünyaya hükmetmişlerdir. Allahın bu imparatorlukların kuruluş aşamasında ki yerini tarih yazmıyor lakin yıkılıp yok oluşlarında nedense hep onun adı var çünkü toplumları ne zaman din ile uyuşturmaya başladığında yıkılışın çanlarını  imar etmeye başlamışsın demektir.

Din kurtarıcı öge ise neden hep din ile yönetilen coğrafyalarda huzur ve güven olmamıştır, tarihte olmadığı gibi günümüzde de görülmeyen durumdur, Allah denilen güvence neden yer yüzüne gönderdiği bütün yalvaçlarını aynı bölgeye mesela arap yarım adasına göndermiştir. Çin, Asya hint yarımadası Avrupaya neden tek peygamber gönderilmemişse bu ya o dinin etkisizliğinden veya dini ögelerin bir işe yaramadığından değimlidir. Bazı dinler varki insanlığı tam anlamıyla bölen onu yutan cinsten aynı İslamiyet ve hırıstiyanlık dini gibi, zaten bu iki din öne çıktığından geride kalanları ezmek amacıyla varlıklarını idame ettirmeye çalıştıklarından bu karışıklıklar savaşlar çıkmaktadır.

Ata dinimiz olan Gök Tanrı inancı varlık sebebi doğadır, doğada yaşayan canlılardır, sadece insanları ilgilendiren yönü bulunmamakta, yalvaç yada başka elçileri olmayan bu din canlılara seslenişinide basitce kamlar yada sonradan değişen adıyla şamanlar vasıtasıyla yapmakta kendi halinde bir inanış ama inananları de gerçekten güçlü kılan bir dindir. Şimdiki inanca göre konuşmalarımızda  adını Şamanizm olarak işleyelim.

Şamanizm huzur dinidir, evrenin varoluşu itibarı ile bu din ile ilgili inananları arasında asla bölücülük olmamış, ayrımcılık yapılmamış, kardeş savaşları aralarında yer almamış neredeyse tek dindir. Türklerde Gök Tanrının yeri apayrıdır, o yaşamlarını yönlendirdiği gibi başarıda ve başarısızlıkda da yerini alır, Tanrıkut Mete (MOTUN)  çin hakanına gönderdiği mektupda  kendisinin Gök Tanrı tarafından yani  kök tengrinin tahta oturttuğunu söylemesinide buna örnek olarak ele alabiliriz, Şamanizm de de diğer dinlerde olduğu gibi her şey Tanrıdandır ama tanrı orada her işe burnunu sokacak doneleri öne çıkartmaz. Kişiler Tanrıdan bilir, Tanrı ben seni cehennemde yakacam, sinek gönderip burnuna sokup öldürecem demez, kişiler bütün olumlu yada olumsuz olayları Tanrıya bağlarlar. Cengizin her başı sıkıştığında gidip ona yakarışı gibi, bütün Türk hakanlarının, Kağanlarının elde ettikleri başarının ardından Kök Tengrinin kendilerine verdiği kut ile bu duruma geldiklerini söylemeleri gibi, çünkü Bizim dinde Tanrı Kut verir, kut alır ve gerçektir, İslam dininde ise her şey öte dünyaya bırakılmıştır, varlığı ile yokluğu arasındaki varsayımları  bazı dincilerin peydahladığı öte dünyaya.

Günümüzde yapılan en büyük yanlış Şamanizmin Gök Tanrı dini ile eşleştirilmesi olarak görülüyor, yanlış yanlıştır ama şu da var ki Türk çocukları şamanizme yöneldikce aslında ata dinleri olan Gök Tanrı dinine inanmaya ona saygı göstermeye başlıyorlar, islamın ve diğer dinlerin de gök tanrı dininde esinlenen insanlık maddeleri azımsanmayacak kadar fazladır,  bazı kişiler bu dinler ile Gök Tanrı dinini karşılaştırırken ortak olmayan yönlerini ele almalıdır, örneğin İslam dininde Kadının yeri, Gök Tanrı inancında kadının yeri gibi. Böyle karşılaştırmalar müspet sonuç verecektir, ortak paydalar Türkeşin 9 ışığı Atsızdan çaldığı gibi diğer dinlerde bazı yönlerini En eski dinlerden olan Gök Tanrı inancından çalmışlardır.

Devam edecek…

Yürekli-kam Veysel Top
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Sayfa: 1 ... 22 23 [24]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.07 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.