Veysel Top Makaleler!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Kasım 2017, 12:32:28


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 24
  Yazdır  
Gönderen Konu: Veysel Top Makaleler!  (Okunma Sayısı 60705 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : 01 Aralık 2011, 13:57:01 »

AKP VE GÜLEN GERÇEĞİ.

Akapenin iktidarının ardından akıları kurcalayan yani iş işten geçtikten sonra aklımıza takılan birkaç konuya değinmek gerekliliğini hissttiğimden sizinle bunları paylaşmak amaçlı bu düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Ortam Türklüğün aleyhinde çalışan iç ve dış çaşıtlarla dolu şu günlerde ve neredeyse her istediklerini de elde ediyorlar çünkü bu iktidarın ben bu gibi alış verişleri kolaylaştırmak amaçlı olarak birileri tarafından Türk milletine pazarlandığına inanıyorum. Fettullah Gülen, Vural savaş, Medya, Bazı Genel kurmay başkanları ve Türk milletinin Mankurt kesimi de akape yi bize pazarlayanların maşaları durumundadır.

Fettullah gülen ömrü boyunca hayal edipte uğruna dışarıdan aparttığı milyarlarca doları harcayıp bu günlere getirdiği davasının ürünlerini, İnsanoğlunun her zaman hayal ettiği Liderlik konumunu bırakıp ta neden Ülkeden kaçtı . Ülke tam Fettoşun arzuladığı kıvamda değimlidir şu an, kendi dikip yetiştirdiği ağacın meyvelerini başkalarının yediğini görmüyormu ki bazıları tarafından milliyetçiliği bile olduğu söylenen bu adamın ömrünün son günlerini düşmanı olduğu dinin mensubu olduğu bir ülkede sanki Mahkum gibi yaşamaktadır. Fettullah gülen yoksa orada Mahkumudur?

Akapeyi bizim ülkemize pazarlayan güçler acaba Fettullah güleni ülkede istemiyorlarmı, Fettoş Sürgün mü?

Yoldan sokaktan birisini çağır, Türk olsun olmasın, olmasın bu ülkede yaşayan birisi olsun sorun ona, diyin ki ömrünün son günlerini nerede geçirmek istersin, düşünmeden alacağın cevap Ülkemdir. Peki neredeyse Milyonlarca müridi olan bu şahıs neden az kalan ömrünün son günlerini Öz Vatanında geçirmek istemesin, burada suçu da kalmadı yani ülkeye giriş yasağı falan yok, neden gelmiyor peki, acaba Başkaları tarafından Türkiye’ye giriş yasağımı var? Yada akape gizli hesaplarını gerçekleştirmek için Fettullah Gülen’i işine karışacağı korkusu ile Aforoz edip kendilerine yaklaştırmıyor mu, Fettullah a inanan kesimi de bu şahsın hasta olduğunu ve orada tedavi gördüğünü söyleyerek en azından onların oylarından mahrum olmamak için kendi işlerini gerçekleştirene kadar oyalıyormu,

Bu sorular her zaman aklımdadır benim fakat fettoşun orada bu kadar uzun kalacağını kestirememiştim, yoksa Fettullah Gülen Öldü mü?

Vural savaş denen Cumhuriyetçi geçinen ama bence Dincilerin hedeflerine ulaşmakta faydalandıkları ateşe en dayanıklı maşa olan adam akapenin büyük bir çoğunlukla ve yüksek hızla iktidara gelmesinin bir numaralı müsebbibidir. Türban ile Başörtüsünü karıştırarak Cumhurbaşkanlığı köşküne Başörtüsünün giremeyeceğini bunun Cumhuriyete aykırı olduğunu bütün tv kanallarından avazı çıktığı kadar bağırarak Müslüman olan milletin tepkisini alarak oyların büyük bir çoğunlukla bu partiye gitmesine neden olmuştur. Bağırdın da ne oldu şimdi o Kutlu Köşkte kim oturuyor. İcra makamında iken kanunların görünebilir kısımlarına makyaj yaparak sanki kendi işlerini güzel yapıyormuş intibasını millete vermeye kalkan bu zihniyet nedense meseleyi kökten halledecek olan yapılanmalar önlerine getirildiğinde Demokrasi havarisi kesilerek bunları halletmeye asla yanaşmamaktadırlar, Bu adam Vural savaş Benim gözümde suçludur ve Dincilerin davalarını iktidar olması yolunda satın aldıkları bir zat da olabilir. Vural savaş denen adamın akape nin iktidara gelmesi için ettiği yardımı başka hiç kimse etmemiştir.

Adı Türk medyası olan fakat icraatları ile Türk düşmanlığının bir numaralarının başında gelen bizim yazar çizer takımının asıl hedefleri olan Cumhuriyetimizin yapı taşlarını yerinden oynatma görevini çok güzel yapmaktadırlar. Bir zamanların Kominist Enternasyonal kesiminin yorgun savaşçıları bu günlerde İslami kesimin akıncıları haline dönüştüler. Amerikanın Irak’ı ilhak edeceği günlerde Türk milletini türlü yalanlarla kandırarak Müslüman olan ıraktan soğutan bu zihniyetin amacı Türklüğü töhmet altında bırakarak güçsüzleştirmektir. Hani Irakın füzeleri ta istanbulu vuracak güçteydi, bizim medya bunu günlerce yazdı çizdi, Irakın füzelerinden kaçmak isteyen Adanayı terk ederek çevre illere veya köylere giden binlerce kişiyi gördüm ben, peki sonuç Saddamın değil füzesi bir topu bile olmadığı anlaşıldı ama biz o günleri tez unutarak medyanın yeni yalanlarla Ülkeyi karıştırma planlarına alet olmaya devam ediyoruz. İşte bu medya çıkarları doğrultusunda akapeyi pohpohlayarak iktidar etti ama dincilerin ilk ağızlarına sıçtığı kesimde yine bunlar oldu. Bir çok Gazeteci işinden oldu, bir çok gazete ve televizyon kanalı bunların zamanın da el değiştirdi veya kapandı.

Akapenin bir seçim öncesi kurularak büyük çoğunlukla iktidarı ele geçirmesinin en önemli etkenlerinden biriside Büyükanıt Paşanın şu @ Muhtırasıdır, Muhtırayı verip gereğini yapmadan üç yada beş gün sonra çark ederek geri dönüş yaparsan, karşıdaki de bunu kullanırsa bundan daha büyük bir destek olmaz, yoldan geçen adama parti kurdursan ezilmişliğini bu millete ispat ederek gözlerinin önüne onu iyi ce yerleştirebilirsen inanın bana mazlumdan yana tavrını tarihin her safhasında gösteren bu millet o yoldan geçenin partisini de başımıza iktidar yapar, bu büyük hatayı bir seçim öncesinde Genel Kurmay başkanımız yapmıştır ve büyük hatadır ve suçludur. Hilmi Özkök denen Hoca kökenli Genel Kurmay Başkanının da gizli hareketleri mide bulandırıcı olduğundan bizce hatalı davranmıştır, akapeyi şımartan ve yüze çıkartanların ilklerindendir bu paşa. Boyu posu ile yakışmadığı bu camiaya fikirleri ve davranışları ilede ters düşmüş, ordumuzun mümtaz kişiliklerinin suçlu gibi gösterilmesinde baş rol oynamıştır.

Ordumuzun Başarılı Generallerinin emekli veya hala görev başında olduğuna bakılmaksızın göz altına alınmasını engelleyemeyen bunalara sesini kısan diğer bir paşada, say adı kutlu, kendi kurtlu İlker Başbuğ paşadır. Tarih bunların ne olduğunu elbet yazacaktır.

Anlayacağınız Akapeyi iktidara taşırken ve iktidarlarını güçlü ve dokunulmaz yaparken bunlara yardım ve yaltakçılık yapanlardan bazıları bu çevrelerdir diyorum ve bu benim görüşümdür, hedefleri uğruna Fettoşu ülkeden süren ve ülkede kendisine karşı gelebilecek güç olan bütün Atatürkçü, gerçek Cumhuriyetçi kim varsa zındana atan bu iktidarın milletçe alaşağı edilmesi kendilerinin silahıyla olabilir ancak. Biz Türkçüler bu Kevaşelerin kullandıkları silahlardan bir şey anlayamadığımız için yada şöyle diyelim bizim törelerimize bu silahların Türk’e yakışmayacağını bildiğimizden bize birlik olmak ve elimizden geldiğince Türk milletini ayıktırmak düşmektedir. Tanrı Türk milletini Korusun Ne Mutlu Türk Doğana!

Yürekli-kam 31 Aralık 2010
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : 01 Aralık 2011, 13:57:38 »

BÜYÜKANIT

Türkiye Cumhuriyeti'ndeki yaşayan en kudretli adam olarak göreve geldin. İşe yarayan, bu millete katkı sağlayacak hiçbir şey yapmadan gittin. Tarih elbette bunun hesabını senden soracaktır. Türk Milleti'nin en zor günlerinde gündemi abuk sabuk atasözüne benzeyen laflarla oyaladın. Ağırlığını koyman gereken yerlerde sen başka işlerle uğraştın. Senin zamanında şimdiye kadar olmamış şehitler verildi. Bir tane bile olsa it leşi göremedik. Neticeler konusunda umarız düzmece atasözlerin gibi yalan söylememişsindir. Gericiler, mollalar ve dahi vatan hainleri nedense senin zamanında bir adım daha öne çıktılar. Seksen beş yıldır yapamadıkları herşeyi senin zamanında yaptılar.

Kudretli adam. Tanrım senin gibisini umarım bir daha göstermez. Bu millete hiçbir faydan olmadı. Kesinlikle zararın dokundu. Bu milletin kahraman komutanları teker teker, ikişer üçer zindanlara atılırken haykırman gereken yerde gıkın çıkmadı. Dut yemiş bülbüle döndün. Türk düşmanı, arap milliyetçisi Çankaya'nın arabı önünde el pençe divan durdun. Bir dediğin, öteki ile çelişti. Sen medya komutanı oldun.

Türk Ordusu'nun Başbuğu. Bu ünvan sana yakışmadı. Bu gururu yaşamayı hak etmedin.Halbuki biz seni sevmiştik. Bizi yanılttın. Türk Ordusu'nun komutanları arasına adın yazıldığı için güle güle. İnan ki seni hiç unutmayacağız..

 

yürekli-kam
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : 01 Aralık 2011, 13:58:30 »

Bin yıllardır benliğine sahip çıkması nedeniyle varlığını sürdüren Türk milleti son yıllarda içten ve dıştan gelen legal veya illeğal olsun dış düşüncelerin etkisinde kalarak bu özelliğini yitirmektedir, Kan’ca Türk olan Bozkurt soyundan gelen çocuklarımızın Kominizm, Faşizm, Ümmet kardeşliği ve Bilinçsiz olarak içerisinde yer aldıkları Ülkücü, Alperen adlı oluşumlar içerisinde gözle görülebilecek kadar aleni şekilde Türklüklerinden uzaklaştırılmaktalar. Bu çocuklarımıza Türkçülüğü Gayrı meşru, Allahsız, İnançsız mış gibi göstererek bir Türkçülerden uzak tutmaya çalışıyorlar, GERÇEKTE İSE BİZİM BU KARDEŞLERİMİZLE Kan bağımız dolayısıyla olan ilişkimiz dışında onların ne dinleri ile yada başka bir Kan dşındaki düşünceleri ile bir alakamız olmamakla birlikte yeri geldiğinde bu düşünceleri için bile aynı safta kendileri ile birlikte düşmalarına karşı yer tutacağımızı bilmelerini isteriz. Biz Türkçüyüz, Türklük bizim Tabumuzdur, Türkün Tabuları da dolayısıyla bizim tabularımızdır fakat Türklüğü arka plana atmayanlar için bu dediklerimiz geçerlidir.

Bize Görüş olarak en yakınımızda olanlar bütün cihanın bildiği gibi Ülkü ocaklarında ki Türk soylu Bozkurtlardır, bizim bu kardeşlerimize karşı olan tutumumuz içlerinde barındırdıkları Etniklerdir, bilhassa şimdilerde biraz azalma görülse de ümmet kardeşliği çerçevesi içerisinde kürt Piçlerini içlerinde barındırarak onları kardeş kategorisine almalarınadır. Biz Türkçüler Ülkücüyüz, Türk Ülkücüleriyiz, bir kürt asla Türk ülkücüsü olamaz veya başka bir etnik gurubun adamı Türk ülküsünü güdemez.

Bütün Türk düşmanlarının Türk çocuklarının aralarına tarihten gelen Kanlarının hayata yaptığı etkiyi azaltacak fikirleri çeşitli düşünceler içerisinde yerleştirmeye kalkışsalar da biz bunların üstesinden gelmeyi kucaklaşarak önleyebiliriz. Kendisine Türk diyen, Türk kanı taşıdığını söyleyen her kimseyi düşüncelerinden ötürü dışlamayarak BÜYÜK TÜRK BİRLİĞİ’ nin temeli olan Türk çocuklarının birliğini sağlamalıyız.

Ülkücü Kardeşlerim biz Türkçüler Öcü değiliz, aramıza sızan düşmanlarımız bizleri sizlerin inançları doğrultusunda dinsiz gibi göstererek bir birimize düşman olmamızı sağlamaktalar, Biz kimsenin dinine, imanına karışmayız, bizde önem kan’dadır, kanı Türk olan kişinin hangi din olursa olsun savaşımında bizde varız. Bir olan atalarımızın (Alparslan, Fatih, Başbuğ Atatürk, H.N. Atsız vs.) bizlere bırakmış oldukları bu Güzel vatan Topraklarını, bu güzel Türkçemizi ve bu güzel soyumuzun bozulmasını elimizden tutarak, bize sırt vererek gelin birlik olarak engelleyelim, Türk’e Düşman olanları güldürmeyelim.

Türklük var olan en yüce mertebedir, başka hiçbir düşünce görüş, inanış bu ulu gücün önüne geçemez diyen Türk çocukları kendilerinden olanlar ile Kucaklaşmakta vakit kaybetmemeli, Türklüğü hak ettiği saygınlığa yeniden kavuşturmak için var gücü ile savaşmalıdır. Tanrı Türk soylu’lara Kut versin, ALAŞ

NE MUTLU TÜRK DOĞANA!

Yürekli-kam
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 : 01 Aralık 2011, 13:59:20 »

ÇAPULCU ÜLKÜCÜ CAMİANIN SON DURUŞU KARŞISINDA TÜRKÇÜ GÜÇ YAPILANMASI!


Bundan bir beş bilemedin on yıl önce Türklüğe aykırı bir olay gerçekleştiğinde milletin aklına ülkücüler var bişey olmaz gibisinden esintiler gelirdi.

O zamanlar Türk düşmanlarının karşısına dikilecek güç olarak Ülkücüler ( bakın bunu yanlış anlamayın, biz hepimiz ülkücüyüz, burada ülkücü dediğimde mhp nin mankurtlaşmış gençliğinden bahsediyorum) görülürdü. şimdi neden bunların esameleri okunmuyor da Türkçüler mevzu ediliyor. Cevabı kolay; Ülkücülüğün yerini Türkçülük aldı, o ülkücü camiadan özüne dönenlerin çokluğu karşısında ocaklarda bulunan mankurtlaşmış olanlarda artık ülkücü adının ön tarafına Türkçü sıfatını komaya başladılar, bu güce yakışan ad Türkçüdür.

Türkçülerin bu derecede öne çıkmasının en büyük nedeni bazılarının sanal alem diyerek ��ti�� ye aldığı bu otağlardır, bu Otağlar Türk çocuklarının benliğine dönmelerini kesinlikle sağlıyorlar, buranın havasını teneffüs eden bir Bozkurtu ocakların kokuları sarmaz oluyor.

Ülkücü kuvvet, Türk düşmanlığına karşı gerçek bir kuvvetti fakat son yıllarda içlerine aldıkları etnisiteler nedeniyle bir başı bozukluk ve Türk düşmanlarına karşı durmayı din düşmanlarına karşı olmak anlamını taşıyan hareketlerinin Türk milletinin bazı kesimleri (Türkçü) tarafından anlaşılıp kendi içlerinde bulunan Türk çocuklarına da bunu yoğun olarak anlatmaları nedeniyle bu yapılanma büyük güç kaybetmeye başlamıştır. Orada bulunan Bozkurtların Türkçülükle tanışmaları anından itibaren gerçeği gördüklerinde ocaklara arkalarını dönmekteler.

Alparslan Türkeşin 12eylül öncesinde Türklüğe karşı olan hareketin lideri konumunda olması daha sonradan gelen gençliğin bu davanın savunucularının ülkücüler olduğunu sanmaları nedeniyle bütün milletini sevenlerin kendilerini ya Türkeş�çi yada ülkücü olarak tanıtmalarına neden olmuştur. Alparslan Türkeşin Din konusunda gevşekliğini hazmedemeyen Muhsin Yazıcıoğlunun partiden ayrılması sonunda yukarda bahsettiğimiz din düşmanlarına karşı olmayı Türk düşmanlarına karşı olmak zanneden Bozkurtlar bir boşluğa düştüler. Bu boşluğu o zamanlarda , Bilgisizlik ve Türkçülerin vurdum duymazlığı neticesinde Biz dolduramadık, ��FETTULLAHIN MİLLİYETÇİ SÖYLEMLERİ�� kabul gördü.

Alparslan Türkeşin ölümünün ardından mhp nin başına gelen Devlet Bahçeli işin gerçeği şu ki 12 eylül öncesinin en iyi Türkçülerinden, Atsızcılarındandı. Bunu Çatlı ile olan ilgi, alaka, ve samimiyeti ile her zaman yardımlaşlarından anlayabiliriz, bu görüşüm o zamanki mhp davasının tutanaklarında kayıtlıdır ve Ankara balgat katliamı diye ad konulan davada da alanen bu ilişki göz önüne serilmektedir. Türkeşin ölümünün peşi sıra boşluğa düşen ülkücü camianın Devlet bahçelinin oy kaygısı nedeniyle bu boşluğu etniklerin Türkleştirilmeleri ile doldurmaya çalışmaları da gerçek ülkücüleri tatmin etmemiş ve ÖZE DÖNÜŞ BAŞLAMIŞTIR.

Öze dönüş Türkçülerin sanaldan yapılanmaları ve bu ağların gerçek anlamda Türkçülüğü Türk gençlerine ulaştırmaları ile büyük mesafe kaydetmiştir, artık Türk çocukları etniklerin Türk olmadıklarını biliyor, önceden kendilerine sorulduğunda ben ülkücüyüm diyen genç Bozkurt ya Türkçüyüm demekte veya Türkçü ülkücüyüm diyebilmektedir. Bu başarının en büyük mimarı kendilerini şahsi kavgalarım nedeniyle hiç sevmesem de atsızcılar.com adı altında Gökyeleli Bozkurt ve IRKÇI mahlaslı Türkçülüğün sanal savaşını veren kişilerdir. Türkçülüğün bu güne yetişmesinin ve bu kadar kudret sahibi olmasının temelini bunlar atmıştır.

Son bir yıl içerisinde Türkçü eylemlerin ve Türkçü buluşmaların çokluğu ve ülkücü camianın da Türkçülüğe olan özlemini dillendirmesi Türk düşmanlarını kaygılandırmakta, onlara uykusuz geceler geçirtmektedir fakat bu camia bize karşı tedbirlerini de almaktadır. Türkçülüğün gerçeğe sıçramasının alt yapısını hazırlayan atsızcılar.com kapatılmış, yerine yerden biter gibi kürt veya sarıklı destekli Türkçü siteler açılmıştır, Türkçü olmak için uğraş veren Türk gençleri buralarda zehirlenmekte, doğru yolun aksine uçuruma yönlendirilmektedirler, buna çok dikkat edilmeli. Bu günden sonra bunu daha da hızlandıracaklardır çünkü Türkçüler ayaklanmış nefes almalarını daha da güçlendirerek bunların karşısına dikilmişlerdir, bu dik duruşu görenlerin fazlalığı karşısında kesinlikle düşman karşı hamle yapacaktır.

yürekli-kam
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #14 : 01 Aralık 2011, 14:00:04 »

Dört halifeden üçünü Müslümanlar bıçakladı

Bütün tarihsel olaylar bir yana, dinsel eğitim, ulaşabildiği insanlara, bir şiddet kültürü vermiştir: Korkutmalar, cehennem azapları, yanmalar, ateşlere atılmalar, insanımız, yüzyıllar boyu günlük hayatında hacıdan hocadan, dedesinden atasından, anasından babasından bu şiddet kültürünü alıyordu. Trenlerin camlarına taş atan, sokak lambalarının fincanlarını kıran, şampiyonluğu kaybedince öfkeyle, kazanınca bu kez sevinçten ortalığı yıkıp geçen insan davranışlarında, o şiddet kültürünün bir etkisi yok muydu? Kan davası, Orta Asya kökenliydi, ama İslam kurallarıyla da pekişmiş ve bugünlere gelmemiş miydi?

Erzincanlı Müslüm Koca, 52 günlük oğlu Mirzap'ı diri diri keserek Allah'a kurban ediyordu. Müslüm Koca, 1962 yılında bir iftiraya uğramıştı ve kurtulunca ilk doğacak oğlunu Allah'a kurban adamıştı. Müslüm Koca, ilhamını acaba hangi kültürden almaktaydı?

Türkiye'de örülen Kuran kursları ağı, imam hatip okulları, dini vakıflar ve yurtlar, acaba Kuran ve hadislerin günümüze ışık tutucu olduğunu yayarken, toplumumuzda hangi geleneği, hangi kültürel mirası besliyorlardı? Ve onlara karşı ayetlerle hadislerle cevap verme telaşındaki "laiklerimiz" hangi ideolojik ve kültürel zemine kaymışlardı?

Kafirin kanı helal kılınmıştı.

Yahudiden Hıristiyandan dost edinmeyin denmiş, Osmanlı tarihinde onlar da "kafir" kategorisine sokularak üzerlerine sefer edilmiş, topraklan fethedilmişti.

 

Türkler de İslamın kılıcından nasiplerini almışlardı. Emeviler, on yıllarca "kafir" Türklerin kanını dökerek, Müslümanlığın gereğini yapmışlardı.

Alevi kılıçtan geçirilmiş, dağlara sürülmüştü. Şeyhülislam fetvaları, Alevi kanma "helaldir" diyordu.

Evet, çıkıp denebilir ki: "Bütün bunlar barış içindir, herkes Müslüman olunca insanlık da sonsuz bir barışa ulaşacaktır".

Bu sonsuz barışa nasıl inanılacaktı ki..

.

Peygamberin dört halifesinden üçü bıçaklanarak öldürülmüştü. Ömer, Osman ve Ali'yi hançerleyenler de Müslüman değiller miydi?

İslamın barışında kim için can güvenliği vardı, Peygamberin torunları bile zehirle kılıçla öldürürüldükten sonra
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #15 : 01 Aralık 2011, 14:00:34 »

Türkçülerdeki Tanrı Dağı aşkı:

 

Gördüğüm, tanıdığım bütün Türkçülerin ve en azından bir Türkçü ile tanışmış birisinin, Tanrı dağının adı anıldığında gözlerindeki ışıltıların arttığı tarafımca gözlemlenmiş, aynı duyguları kendimin de taşıdığını ruhumun derinliklerinde hissetmişimdir. Peki bu aşkın kaynağı nedir, nereden çıkmıştır? Türk kültürünün şekillendiği bu yüce sıra dağların diğer bir özelliği de, Türklük aşkıyla yananların uçmağa vardıklarında gidecekleri yer olduğu şeklinde düşünmeleri de bu dağın Türkler üzerinde ki değerinin anlaşılması bakımından çok önemlidir. Tanrı dağı Acaba Türklerin tabusu olan kutsal bir mekan mıdır, yoksa Anayurt olarak bilindiğinden Türklerce bu dağa verilen değerin kaynağı buradan mı gelmektedir?

Türklere göre Tanrı dağı Acunun merkezi olan bir yerdedir. Türkler bu dağı Dünyanın tam ortası olarak kabul etmişlerdir. Dünya milletlerinin bir çoğunun yeryüzündeki yüksek tepeleri Tanrıya yakınlığı ile bağdaştırarak onun adları ile adlandırmaları bilinmektedir, ki bu Türk milletinin dünyaya yaydığı bir gelenektir. Türkler ilk anayurt olarak kabul ettikleri Tanrı dağlarına ad vermiş olan millettir, nedeni de, Gök Tanrıya inanan atalarımızın bu dağın Tanrıya yakın olduğu düşünülerek adlandırılmış olmasıdır. Türk mitolojisinde yüksek dağların her zaman önemi olduğu için bu yönde efsanelerin de çokluğu buna bağlıdır örnek verecek olursak; kızlarını dağın en yüksek tepesine bırakarak orada tanrı ile çiftleşmesini arzulayan, orada bir kurtla birlikte olarak bir millet meydana getirmesinde de işte bu erkek Kurt Tanrı olarakta kabul edilir, Türklerin Kurttan olması efsanesinin bir kahramanı da Yüce dağdır.

Türk atasözlerinde de yüksek dağların önemi açıkça vurgulanmaktadır ki şu atasözü bu alanen göz önüne çıkartır “Yeri tutan dağ, milleti tutan ise beğdir”. Dağ olmasa yer yıkılır, Beğ olmazsa millet yıkılır anlamı taşımaktadır ve bu doğrudur da. Tanrı dağlarına olan inancın kaynağının da bu mahalde olduğunu düşünmemek elde değil. Tanrı dağlarının önemi Atalarımızın Ruhlarının orada dolaşması nedeniyle de biz Türklerin ilgisini ve saygısını çekmesinin başlıca nedenlerindendir. Kür Şad gibi Başbuğlarımızın, Başbuğ gibi İzinden gittiklerimizin ve Gökbilge gibi Adsız Kahramanlarımızın orada oldukları inancı ile uçmağa varan Türklerin de orada onlarla birlikte olma inancı bu dağa Türklerin yaşarken verdikleri değeri katmerleştiriyor.

Türklük için uçmağa varacakların gideceği yolun Tanrı dağı olduğu Türk liderlerce de onaylanmıştır. Atsız Ata bir şiirinde Türklük için can vereceklerin yolunun Tanrı dağı olacağını yazması, Atsızdan sonraki neslin bu dağa verdiği önemi daha da artırmasına neden olmuştur. Sentezcilerin dahi bu dağı önemsedikleri şu deyişlerinde saklıdır; ‘’Tanrı Dağı kadar Türküz.’’ Bu demektir ki, kanı Türk olanların inaçlarında değişik empozeler olsa da, belli odaklar unutulmamakta ve her nasıl olursa olsun bu devam ettirilmektedir. Evet Tanrı dağı kadar Türküz, yani Türklüğümüzün yüceliği, Türk ırkının yüceliği ta o zamanlar bile en yüksek yer bu dağ olduğu bilindiğinden eş değer olarak da bu dağ verilmiştir. Türk ırkı yücedir, her nerede olursa olsun, ne zaman ve ne şekilde olursa olsun, bu böyledir, NE MUTLU TÜRK DOĞANA.

Yürekli-kam
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #16 : 01 Aralık 2011, 14:01:13 »

TÜRK'Ü UYUTMAK AMAÇ İSE.....BENİMLE EVLENİRMİSİN, İZDİVAÇ (Aletirik alamadım)


Ulusal Türk Televizyonlarında son yılların furyası kadın pazarlama, İzdivaç adı altında yayınlanan proğramlarda bundan birkaç yıl öncesine kadar yaşı geçkin insanların evlendirilmesi uğraşı söz konusu iken, bakıldı ki yayın tutuluyor bu proğramlarda resmen kadın pazarlanmaya başlandı.

Birkaç kez izleme imkanı bulduğum bu adı kadın proğramı ama asıl erkeklerin ilgilendiği bu yayınlarda bu milletin nasıl yozlaşmış olduğunu görmenin ızdırabının tarifi yoktur. Bu proğramlarda Türk izleyicilerin Tek yüreğini hafifleten konu orada pazarlanan kadınların ve kızların neredeyse genelinin ırk olarak Türk olmamasıdır, ya Lazlardan veya Boşnaklardan mükellef olan sermayeler evlenmek amaçlı dış görünüşün içerisinde bu amaca gelecek olan erkeklerin nasıl bir girdabın içerisine çekileceğinin hesabı yapılmaktadır.

Buraya gelerek kendilerini camekana koyan kadınların ilk başlardaki o temiz ev hanımı olan görüntüleri aradan günler geçtikten sonra sanki bir bulunmaz bursa kumaşı imiş havalarına bürünerek kendilerine talip olan kendileri gibi kırıkları beğenmeyeek ALATİRİK alamayışlarıda manidardır. İlk geldiklerinde aç ve susuz, kimsesiz, perişan olduklarını belirttikten sonra taliplerine daha sonradan kök söktüren bu kaşarlanmış dilberler hasbel kader tuzaklarına düşürdükleri erkekler ile yaptıkları evlilikten kısa bir zaman sonra proğrama geri dönüş yaparak salya sümük ağlaşmalarıda, o yayını yapan televizyona ve proğramcıya yüksek oranda reyting kazandırmaktadır.

Bazı İzdivaç proğramına gelen yabancı damat adaylarına örneğin bir Japona Türk kızlarının akın akın gelerek tanımadıkları bu kişi ile kanlarını kırmak ve o piçin altına yatmak olağan bişeymiş gibi gösterilmekte ve yayıncı sunucunun büyük bir başarıya imza atmışçasına bunun reklamlarını yaparak kendisinin iyi bir bok yemiş edalarına bürünmesine ne demeli bilmiyorum. Bu milletin böyle kişiliksiz olabilmesi mümkün değildir ve oraya gelen karıların, kızlarında kendilerini tanıtıklarında ne mal olduklarını gördüğümüzde biraz o kabus dolu anlarda kurtulup kendimizi ferahlatıyoruz çünkü bu fahişelerin tamamı Türkiye de yaşayan kansızlardan oluşmaktadır. Zaten oraya çıkıp ben Türküm diyen birkaç kişide bu sunucular tarafından anında aforoz edilmekte, kanını bozmak istemeyen kimseler tu kaka olarak lanse edilmektedirler bu proğramlarda.

Bu yayınların sermayelerinin tamamı ya kocalarının altında başka birilerine bir yerlerini peşkeş çekenler ya kocaları tarafından yatak odalarında başka biri ile basılanlar ya kendilerini pazarlamak için reklam amaçlı oraya çıkanlar ya en az beş koca değiştirmiş Hürmüz misali nerede duramayacağını bilmeyenler, bazen de gerçekten işlerinden bıkan belki Türkiye denen memleketin en bol ürünü olan bir keriz bulurumda kendimi taca atarım diye düşünen Fahişelerdir. Bunlara müşteri olanlarda bakınız tamamı ya kürt, ya laz, ya Çingene yada kanı kırılmış Mankurtlardır. Oraya çıkan bir kişinin bile Milli bir düşünceye sahip olmaması güzel bir olay bence.

Bazende ajitasyon haberler o yayınlarda günlerce yer alabilmekte, utanç vesilesi olabilecek kıvamda konular sanki normalmiş gibi her dakika reklamları yapılarak bu millete sunulmaktadır. Reyting amaçlı bu yayınların içerik açısından bize bir şeyler katması mümkün değilse de izlenildiğinde bu milletin bozuk olduğu yanlarının kimler tarafından amorti edildiğini bilmek açısından yararları olduğunu düşünebiliriz.

Sizinle bir çay içebilirmiyiz!

Pardon Aletirik alamadım, paravan açılmasın!

Yürekli-kam
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #17 : 01 Aralık 2011, 14:01:57 »

Ben Türkçüyüm diyen kişinin önce gözlerine bakacaksın, oralarda bir yerlerde kurt bakışı olmalı onu görmelisin


Zamanımız da Türkçü kimdir, amacı nedir.

Ben Türkçüyüm diyen kişinin önce gözlerine bakacaksın, oralarda bir yerlerde kurt bakışı olmalı onu görmelisin, ilk intiba bu olmalı.

Türkçü safkan temiz olmalı ve yüreğindeki kuvvetin bileğinde de olması, onu yeri geldiğinde tam anlamıyla kullanmasını bilmesi gereklidir. Yüreği Türklük aşkıyla dolu, ırkına kedi, düşmanına Bozkurt kesilmelidir. Türkçü Türk�ten olur mantığı ile kendisine Türkçü sıfatını yakıştıran enciklerin zamanımızda sanal alemin kahpe duruşu ile sağa sola ermeni politikası ile o kanın verdiği hareketleri normal olarak yapabilenin Türk bile olamayacağını bilmemiz lazım. Türkçü kan yapısı itibarı ile mert, hayata duruşu dik ve aleni olur. Sanaldan Türkçüyüm diyenlere katiyetle inanmamak, onları yüzünü görmediğin adamın kişiliğini ve ırkını bilemeyeceğini var sayarak önemseyip, güvenmemek lazım.

Şahsen görüp tanıdığımız kişiliksiz, toplumda yeri olmayan, evinden dışarı çıktığında oturabilecek bir sandalyesi bulunmayan aşağılık, iğrenç ve bir o kadarda çevrelerince itilmiş şahısların sanal alemde Türkçülük yaptıklarını biliyoruz. Bunlar kan olarak Türk bile değillerken Türkçü kesilip Türk çocuklarına kötü örnek olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Yılların vermiş olduğu ezikliği içlerinde yaşayan bu şahsiyetsiz kişilikler bütün hınçlarını yanlarında kandırabildikleri birkaç kişi ile birlikte hasbel kader açtıkları üç kuruşluk sitelerde sağa sola saldırarak, Türkçülüğe gerçekten hizmette bulunanları kızdırıp kendileri ile çatışmaya çekip sitelerine yapabilecekleri üç beş üyenin hesabını düşünmekteler. Bu kişilerde namus ve şeref dediğimiz biz Türklerce kutsal olarak görülen mevhumlar bulunmaz, bunlar Namussuz ve şerefsizdirler.

Gerçek Türkçüler bu yola baş koymuş, çalışmaları ile kendilerini ön plana çıkarmış, korkusuz, yürekli ve gözünü asla budaktan sakınmayan kişilerdir. Günün 24 saati bunlara bu davaya hizmette yetmez, ailesinden ayırabildiği zamanın tümünü Türkçülüğe ayırır.

Türkçülük siyasi bir hareket değildir, Türkçülüğe siyaseti yamamak isteyenler kendi partilerinin partizanlığını yapan kişilerdir, Türkçü ülküsünün peşinde koşar, amacı Türk çocuklarını benliğine döndürmektir, bunun karşılığında ilerdeki zamanlarda her mevkide bir Türkçü olacağını bildiğinden Türklüğün düşmanlarına karşı tedbiri de bu vesileyle almış olduğunu bilir. Türkçülük bir tepkiden doğan hareket değildir, Ülkemizde bütün hareketler Türkçülüğe karşı yapılmaktadır, Türklüğe düşman olan kesimin ilk yapmış olduğu olay Türkçünün tabularına saldırmak ve içten içe bunu bitirmek amacını güder, Türkçü bunu bilir ve tedbirini de Türk çocuklarına gerçekleri vererek alır.

Türkçülük hayal değldir, elle tutulur gözle görülür ibareler ile doludur, örneğin Türkçü olabilmenin en büyük etkeni Türk olmaktır, Türkçü ise yaşam tarzını Türklüğün yaşamasına endekslemiştir, Türkçünün varlığının nedeni Türk olduğuna göre Türkçünün varlığı ve hedefi de hayal olmaktan çıkar çünkü Türklük vardır ve Türkçü de bu varlığın idamesi için çalışır, demekki Türkçülük bir hayalden ibaret olmamaktadır. Türkçünün Turan ülküsü de hayal değildir, şu an Turan aslına bakarsanız kurulmuş bir şekilde bizleri bekliyor lakin Türk ırkının sahip olduğu toprakların idaresi, yönetimi Türk soylulardan oluşmadığı için bu biraz gecikecek gibi duruyor, bir gün Türklerin bu ülkelerde iktidara geldiğini var sayarsak, Turan iki saatlik iş olmuyormu? Turan ellerinde ki milletimizin hayalı olan Kızılalma şu an hayal olmaktan çıkmış kendisine uzanacak elleri beklemektedir.

Amacı Türk milletine ihanet olan kişiler işte burada devreye girerek Türkçülüğü hafife alan söylemleri ile Türkçülerin arasına fitne ve fesat karıştırarak milleti bu kutlu davadan yaptıkları eylemler ile soğutmaktadır. Bazı kendisinin varlığından şüpheli Türk çocukları da gereksiz bir bağlılık hissi ile bu gereksiz insanlara yakınlaşma hissi duyuyorlar, kişilikleri gelişmemiş olan bu Türk çocukları aslına bakarsanız Türk düşmanı olan kişilerden bu davaya daha çok zararı olan kesimdir, Türklüğe hizmet dururken Düşmana hizmet anlaşılacak durum değldir. Bütün Türklerin ve Türkçü olmak için uğraşan Bozkurtların asıl dikkat etmeleri gereken kişiler bu sınıfta olanlardır çünkü Türk düşmanlarının Türkçülere zarar vermek amaçlı kullandıkları silahların başında bu kişiler gelir.

Şuna çok dikkat etmek gerek kandaşlarım, kendisine Türkçüyüm diyen birisi eğer birilerinin Türk olduğunu bile bile ona küfür, hakaret, veya bazı yaftalar yapıştırıyorsa kesinlikle bırakın Türkçü olmasını O Türk bile olamayacağı gibi aslen Türk düşmanı ya bir ermeni, ya bir kürt veya Türklerden göt acısı olan bir piçin ta kendisidir. Türk her nerede nasıl olursa olsun bizim tabumuz olmalıdır, Türkçü olan şahsa Türk�e saygı, sevgi, hürmet ve Fedailik yakışır, bunlarda bir eksiklik varsa ondan uzak durmak ve gereğini yapmak bize düşer.

Bir Türkçü parti kurulup ta onun iktidara gelmesi gerçekten hayalinde ötesindedir ama bir Türkçünün bir siyasi partinin başına gelmesi hiç te hayal değildir, şu an amaç bu, Türkçüleri çoğaltmak ve onların bir yerlere, bu ülkeyi yönetecek kudrette bir yerlerde gelmelerini sağlamak. Biz ne kadar çok çalışır Türk çocuklarına yönelirsek işte o kadar bu hedefe yakınlaşmış oluruz, bu uzak hadef te değildir. Belli başlı makamlara gelecek Türkçü görüşten insanlar kesinlikle bu milletin iyiliği için çalışacaklardır işte bunun için biz Türkçü savaşçılar bu makamlara gelecek Türk çocuklarını buralardan yetiştirmek mecburiyetindeyiz, bizim amacımız çıkalım da kendimize bir paye biçelim değil, bizim payemiz işte bu Türk soylular olacaktır. Biz bu durumda Türkçü camianın gerçekten Türkçülerden ibaret olması için elimizden ne geliyorsa onu yapmayı kendimize amaç edineceğiz, Türklük Türk çocuklarının elleri üzerinde yükselecektir, bunun başarılması da Türkçülerin candan ve samimiyetle çalışmalarına bağlıdır.

NE MUTLU TÜRK DOĞANA

Yürekli-kam
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #18 : 01 Aralık 2011, 14:02:41 »

Gazi mahallesinin piçleri

Ulan şerefsiz köpekler bu vatan size ne istedinizde vermedi,Her boklu taşın altından siz ibneler çıkıyorsunuz,ortalığı virana çeviriyorsunuz.

Güya Aleviyiz diyorsunuz şerefsizliğin en hasını yapıyorsunuz.pkk nin köpekleri,vatan haini piçler.Siz kansızların alevi kandaşlarımızla uzaktan yakından alakası yok onlar TÜRK siz ne idüğü belirsiz ırkı bozuksunuz.

Dünya leblebi günü olur siz ayaklanırsınız,Dünya gay günü olur siz ayaklanırsınız,dünya oruspu çocukları günü olur gene ayaklanırsınız.Anlamadık ne istiyorsunuz.

Bu gün gene maskeleri takıp yola düştünüz,yakıp yıkıyorsunuz savunduğunuz insanların evlerini yurtlarını,iş yerlerini.Bu ne menem bir iştir kevaşe dölleri.

Buna göz yumup o bataklığı kurutmayana da size de lanet olsun!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #19 : 01 Aralık 2011, 14:03:11 »

Koministlerin Ergenekon korkusu.

Geçenlerde Ergenekon dan gözaltına alınarak, tutuklanıp ceza evine sevk edilen gazeteci müsvettelerinin Ermeni hayranı birer Komunist olduklarını biliyoruz.

Şimdi bütün medya bunları aklayıp paklama peşindeler, şimdiye kadar bu davadan gözaltına alınarak içeriye sokulan Vatanseverleri görmemezlikten gelerek, kimi zamanda onları suçlayıcı tavır takınan bu basın gerçekten şimdi kendisini tam olarak açığa vermiştir. Türk soylu olanların bunları unutmaması gerekir.

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şık Metriste eski Ergenekon tutukluları ile birlikte kalmayacaklarını avukatları vasıtası ile savcılığa bildirmiş ve Silivriye nakillerini istemişlerdi ve bu gün istekleri gerçekleşerek Metristen alınan Komunistler, Sivriye sevk edilmişlerdir.

Dün Tutuklanan Vatanseverlere zil takıp oynayan zavallılar içerde bile yüzlerine bakamayacakları Bozkurtlardan işte böyle tırsarak kaçacak delik aramışlardır kendilerine. Durun bakalım yarınlar nelere gebe, bu vatanın ekmeğini yiyip suyunu içerek ihanet planları içerisinde olan Komunistler, eninde sonun da geleceğiniz yer Bozkurtların kucağıdır.

 

yürekli-kam
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 24
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.077 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.