Veysel Top Makaleler!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2017, 05:54:07


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3 ... 24
  Yazdır  
Gönderen Konu: Veysel Top Makaleler!  (Okunma Sayısı 60507 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
YigitKam
Ziyaretçi
« : 01 Aralık 2011, 13:49:29 »

TÜRK DÜNYASI'NDA İSLAM BİRLİĞİ SAFSATASI

600'lü yıllarda meydana çıkan müslümanlık, sosyoloji bakımından arapların millet olabilme savaşıdır. Onlar peygamberleri zamanında bunu biraz başarır gibi olsalar da daha sonra arapların pis kanlarındaki bölücü tutumları nedeniyle başaramamışlardır.

Onuncu yüzyıl ortalarında müslüman olan Türkler bizim Kurtuluş Savaşı'mızın sonuna kadar bu dinin önderi ve savunucusu olmuşlardır. Araplar bunu çok çabuk unutmuşlardır. Dinde birlik ve kardeşlik olsaydı İsa'nın dini hem barış hem de kardeşlik dini olduğu halde Hristiyanlar birbirlerini gebertmezdi.Böyle olduğu halde bizdeki Fettoşçular hala islam birliğinden, din kardeşliğinden bahsediyorlar. Türkiye'deki dinciler öz be öz Türk adlarını hayvan adı diye (Bozkurt, Alparslan, Ertuğrul) itiraz edip günah derler. Ama iş onların Yahudilerle kardeşliğine gelince (Musa, İsa, Süleyman, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup, Yusuf, Harun, Davut vs.) bu isimlere ses çıkartmıyorlar. Bunların hepsi yahudi ismi. Bir de arap dilinde Muaviye (Uluyan dişi köpek) , Osman (Yılan yavrusu), gibi isimleri kullanmakta sakınca görmüyorlar.

Türkçüler okumadığı için belki de tarih kitaplarında yazmadığı için bilmezler. Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda Türk Ordusu, Suriye Cephesi'nde bozulunca Lawrence'ın köpeği kudurmuş araplar, ölmüş veya yaralı Türk askerlerinin karınlarını deşerek altın aramışlardır. Damarlarındaki asil kanı içerek asalet aramışlardır şerefsizler. Bunlarla mı birlik yapılacak? Türk tutsakları canlı canlı şefleri olan peygamber torunlarına kafaları kesilerek kurban edilmişlerdir.Bu i.nelerin dostluklarına inanılır mı?

Türk Dünyası kendi kardeşleri ile birlik yapacaktır. Birçok Türk Devleti kurulmuştur. İçimizdeki kanı bozuk, ırkı bozuk, şerefsiz hainler nedeniyle bu biraz uzayabilir. Ama netice kesindir. Olacak ya da olacaktır. Türk Birliği'nin Turan Ülküsü gerçekleşecektir.

İslam Birliği ve kardeşliği safsatadan başka bir şey değildir. Yalan ve aldatmacadır. Her şeyin dinle ölçüldüğü zamanlarda bile bu olay gerçekleşmemiştir. Gerçekleşecek olan tek şey Türk Birliği'dir. Adriatik'ten, Çin Seddi'ndeki Kun Türk'ü kardeşlerimize kadar dayanacaktır sınırlarımız.

Türkçüler el ele vererek, gönül birliği içerisinde Türk Dünyası'ndaki diğer arkadaşlarımızı da örgütleyerek bu vazifeyi kanlı veya kansız değil, kanla ve kanla gerçekleştireceğiz.

SENTEZ YALANI!

Türk milletinin neredeyse bin yıllık İslamla birleşmesinin ardından gördüğü zararların nedenlerinin başında şu sentez yalanı vardır. Alparslanın Romen Diyojeni alt ederek Anadoluya girmesinin ardından haçlıların Türk milletine olan kininin giderek artması sonucunda, bu milletin kendilerine verilen zararların İslam açısından olduğuna olan inancı sonucunda, bu dine bağlılığı giderek artmış, idare edenlerinde bu milletin bu işlerden soğumasını önlemek amaçlı yarattıkları manevi güç olan Türk- İslam sentezini aradan geçen zamanda bir çok istismarcı kullanmıştır.

Türklüğü getirip islam dinine bağlamak amacı ile güdülen dava nedense her devirde başarılı olmuş, Türk milletinin manevi bağlarının güçlü olması nedeniylede bu karışıklık asla yok olup gitmemiş, her devirde kendisini yenileyen kitleler bulabilmiştir. Bu davanın ileri gelenlerinin çocukluktan alıp yetiştirilerek yol başı edilmesinin karekteristik özelliği, daha değişik yapılanmalarda da denenmiş ve o yan görüşlerde dahi başarılı olmuştur, inanılması güç olan bu milletin tutumu ve dini inançları karşısında bükülmeyen azimleridir. Bu nasıl bir kandırmacadır ki Türk milleti sentezcilik anlayışının her gündeme taşındığında, karşısında olanların bulunmasına rağmen yok olup gitmemesidir ve bu travesti düşüncenin yok edilememesidir.

Yavuzun zamanında tavan yapan Türklüğün İslamı temsil görevi bazı ara sultanlar zamanında yeniden parlamaya başlasa da Abdulhamit zamanında dağılmakta olan imparatorluğun bir arada tutulabilmesi için gündeme kurtarıcı etken olarak taşınması belli bir zaman diliminde etkili olsada kesin sonuç vermemiştir. Sentezcilerin karşısında ilk kez Türklük kazanır gibi olmuşsa da her ikisi de kaybederek büyük bir toprak kaybına sebebiyet vermişlerdir. Kahraman olarak her iki tarafında savunucularının Türk olması ve düşmanlarında yani toprağımızda gözü olanların Müslümanlar olması bile bu Sentez denen meretin daha sonraları yeniden doğmasına engel teşkil etmemiştir. Sentezin bir yalandan ibaret olduğunun tespitinin aynası olan bu devir,

Türklüğün islamla değil yüzde yüz kendisine dönmesi ile yürüyeceğinin birebir anlaşılması bile bizim saf milletimizin inadını kıramamış, daha sonraları bizim şimdiki zamanımıza doğru yeniden başımıza bela olarak çıkması engellenememiştir.

Başbuğumuz Atatürk’ün kurtuluş savaşını başlatması ile deliğine bir yılan edası ile saklanmış olan Sentez zihniyeti, dışarıda besili bir sıçan görmüşcesine kafasını deliğinden uzatmış olsa da, tam beynine yediği darbe ile sersemleyerek deliğine geri girmiş fakat ölmemiştir. Cumhuriyetimizin kurulması aşamasında bir çok kez deliğinden çıkmaya çabalamış, her seferinde yeniden saklandığı o lağıma gönderilmiştir. Başbuğumuzun uçmağa varmasının ardından 1950 lerdeki Demokrat parti iktidarı tam anlamıyla bu travesti düşüncenin yaşamını sürdüreceği alanları oluşturmuştur. Türkçenin kullanılmasının ileri safhalara gelmesi, örneğin ezanın Türkçe okunması bu devirden önce olmuş deliğinde kıvranan Sentez o delikten çıkacağı günü iple çekmesi yada şöyle diyelim sentezin deliğinden çıkmasını öne almıştır. Çünkü bu gibi Milletin ruhuyla beslenen düşünceler, girdikleri vucudun temiz olmasını asla istemezler nedeni temiz ruh kirlenmemek için dışarıdan gelecek olan yapay oluşumlara izin vermezler işte bu yüzden bu sentez gibi düşünceler girecekleri yerin bulanık olmasını isterler. Adnan Menderes dönemi de sentezin tam istediği gibi bir vucut tu, kendi hücrelerinin var olabilmesi için yaşam savaşı vermekte iken, Demokrat parti zamanında hücrelerini yenileyerek bunlardan üretmeye de başladı.

Bu vatan için kendisini adadığını söyleyerek yola çıkan bir avuç insanın Türklük için olan savaşımları her devirde olduğu gibi bu devirde de Türklük düşmanlarınca sekteye uğratılarak bu insanlara haksız cezalar verilerek sindirilmeye çalışmışlardır. H.N. Atsız ve arkadaşlarından Alparslan Türkeş bu cezaya layık görülenlerden ikisiydi. Türkçülük yolunun eziyet çeken bulvarlarından olan bu kişilerin güttükleri bu düşünceden yok edilebilmeleri imkansız gibi görülse de işte deliğinden çıkan yılanın Çeşitli entrikaları çalışmaya başlamış ruhu bozuk olanları bu enrikanın çarkları öğütmüştür, Alparslan Türkeş te bunlardan birisidir. Türk İslam sentezi diyerek Soyu Türk olanları yok etmek amaçlı bölmeye çalışmak Alparslan Türkeş’e biçilmiştir ve o da görevini tam anlamıyla başarmış kendisinden sonra bu davanın doğurmasını bile sağlamıştır yani sentez, başka bir sentez’i doğurmuştur BBP gibi.

Son günlerde daha önce Türklükle islamı harmanlayarak sentezcilik yapan adları Akıncı olan gurupların şimdilerde sentezin üst kademesine çıkarak şeriat hayallerini gündeme taşımaları, kendilerinin Türk soyundan olduğunu kesin olarak bilen kandaşlarımızın Sentez hayallerinin ne boktan bir düşünce olduğunun farkına varabilmeleri bizim hayalimizdir, Tanrı onlara us versin, Ne diyelim

Tanrı Türkü Korusun

NE MUTLU TÜRK DOĞANA!

Yürekli-kam 22/12/10
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 01 Aralık 2011, 13:50:14 »

ASIL DÜŞMAN İÇİMİZDE. SENTEZCİ, ÜMMET ÇAPULCULARI

Türk dünyasını derinden sarsan yozlaşma hareketlerinin maksimum derecede sorumlusu Çapulcu ümmet çakallarıdır. Bunların din yollu söylemlerinin ilk hedefi Türk çocuklarını benliklerinden uzaklaştırmaktır, benliğinden ayrı kalan kişiyi her melanete sürüklemek tabi ki çok basit olacaktır.

Her yerde bu çakallardan bir sürü bulunmakta, zaten bunlar sürüler halinde dolaşmaktadırlar, Her ilde belli ad’da cemaatler ile kuruluş olmuş, bu kuruluşlar belirli semtlerde ve mahallerde ev veya iş yeri tarzında yerlerde ağabey veya abla adı altında toplantılarda Türk çocuklarının beyinlerini yıkamaktalar.

Tek tek te çirkef fikirlerini yutturmaya çalıştıkları yerlerin başında Paylaşım siteleri gelmektedir, burada tuzaklarına düşürdükleri daha tam olarak bilinçlenmemiş olan Bozkurtları bu çirkefe çekerek bataklıklarına gömmektedirler.

Bu paylaşım sitelerinde Türklüğün ongunlarını kullanarak kendi pis emellerine hizmet edecek yavruları güya rezil fikirleri Türklüğün geleceği açısından önemliymişcesine kandırarak yanlış yola gitmelerine ve bu yanlış fikirlerinin savunucuları yapmalarına neden olmaktadır, nedir bu Ongunlar. Türklüğün simgesi Bozkurt, bu Bozkurtun erkeği Börütecene, dişisi Asena, genel adlar bu oluyor.

Paylaşım sitelerindeki Ümmet piçi olan Asenalar.. Geneli evde kalmış ya miyadı geçmiş, ya Fason, ya arızalı ya da az kullanılmış mustamel dinci guruhtan oluşmaktadır, bunlar hem pis emellerini bilgisiz Börülere kakalamaya uğraşırlarken bazen de kendilerini sanaldan tatmin edecek birkaç kendileri gibi sanal piçi ara sıra lazım olduğunda kullanmaktalar ve bu fahişelerin geneli de Asena adını kullanıyorlar. Asena bizim için Kutsal bir ad’dır bunu bilen bu din bezirganları bu adı kullanarak Asena adına aşık olan Türk Börülerini kendilerine çekip pis emellerini onlara yutturmaktadırlar.

Türklüğün tarihini bin yıla indirgemeye çalışan, islamdan önce sanki Türk yokmuş gibi bilgileri her yerde futursuzca kullanan ve Türklüğün İslam ile şereflendiğini söyleyecek kadar ileri giden şerefsizler, Türklüğün önünde ciddi tehlike oluşturmaktalar.

Alparslan Türkeş denen gayrı meşrunun (Hüseyin Feyzullah) Türklüğü İslam ile sentezlemesinin ardından ( Hüseyin Feyzullahın 1969 mhp kongresinden sonra bu partiden Tanrıyı kovup yerine allahı getirmesi ve Bozkurt olan Türklüğün amblemini üç hilale taşıması) Anadolu Türklerinin yanlış istikamete yol alması hızlanmıştır, Önceleri Bozkurtlar denen gurup daha sonraları Türk İslam ülkücüleri gibi garip bir ad ile anılmaya başlamıştır. Biz millet olarak fazlaca mankurtlaşmaya meyilli olduğumuzdan kim nerede ne yaparsa, kim nerede ne derse ona inanıp güya Türklüğün neferliğini yapıyormuşcasına ( kendisi öyle zannediyor) ümmet piçlerinin devamına katkı sağlamaktalar. İşte bu sentezin zehirli meyvelerini yiyen Bozkurtlar Türklüğün karşısında en ciddi sorunu teşkil ediyorlar.

Vebalı Sivrisineğin (Ümmet kardeşliği fikri) bataklığa ileriki yıllarda çıkması umudu ile gömdüğü yumurtlar maalesef bizim Börülerdir.

Şerfsizler ( Ümmetçiler) ile uğraşmak kolay olmasına kolay da Türklüğünün farkında olmayarak Türklüğe sentezleme ile darbe vuran börülerimize nasıl bir çare bulunabilir gerçekten bilmiyorum, bizim kollarımız ümmet piçlerinin ki kadar uzun değil ve bizim söylemlerimiz bu kardeşlerimizin bazılarında nefes bulsa da bir çoğunda yanıtsız kalarak bize karşı cephe almalarına bile neden olabilmeltedir.

Ey Türk genci Titre ve kendine dön, ümmetin piçlerinin pis nefesinden uzaklaş, Türklük kesinlikle sizin ellerinizde düştüğü yerden kalkarak arşa yükselecektir, bunun farkında olmayarak yapacağınız her hatanın karşılığında hak ettiğiniz ceza kesilerek yüzünüze fermanınız Türk soylularca okunacaktır, Türk milleti bazılarının sandığı kadar aciz değildir, ya kendinize döneceksiniz, ya döndürüleceksiniz.

Yürekli-kam 11 Temmuz 2011
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 01 Aralık 2011, 13:51:41 »

DOĞUDAKİ SORUNA, BATI ÇÖZÜMÜ!

Türk Milleti'ni yüz yıllardır bir sülük misali sömüren kürt denen az gelişmiş kıllı yaratıkların son otuz yıldır kanımızı bir oluktan akarcasına akıtmasının en büyük müsebbibi onları içimizde tutmak sevdasında olan dini duyguları ön planda yer alan guruhtur. Asırlardır bu böyle olmuş gene böyle devam etmektedir,.

Cumhuriyet öncesini hiçe saysak bile Türkiye Tarihi'nde bu kürt azınlığın idareye başkaldırılarının taraftar kitlesi dinci kesim olmuştur, Şıh sait denen kürt pezevengin kalkışması ile Seyit Rıza adlı itin kalkışması bir birlerinin devamı olarak aynı amacı gütmektedir. Din eksenli etnik cumhuriyeti, adı her ne olursa olsun bizim ümmetçiler için fark eden olmamış gerekeni ordu, Başbuğumuz ölümüne beş kala yapmıştır.

Bir Atatürk düşüncesi gerekli olan, başka bir alternatif kurtuluş yolu yok, bir milletin içerisindeki azınlıkların en sevdikleri ortam ya yeni bir başlangıç yapan milletlerin kanlarının yeni yeni hareket etmeye başladığı güçsüz zamanlarıdır veya şimdi ki durumumuzda olduğunun aynısı olan bu milleti soyu yabancı olanların yönettiği an veya iç ve dış düşmanların bu azınlıklara edeceği yardımların çok fazlalaştığı anlardır. Bizim gücümüz ikinci şıkta ordumuzun kendisinde olmaması nedeniyle zayıftır. Türk gençlerin Atatürkün gençliğe hitabesindeki ‘’ Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.’’ Sözlerini sanki hiç tınlamaz tutumu düşmanların hareket kabiliyetini ve hareket alanlarını fazlalaştırmaktadır.

Yabancı devletlerin Milli Mücadele yıllarında “Hasta adam” diye nitelendirdikleri Osman Devleti'nin yerine Başbuğumun kurduğu genç cumhuriyetin ilk günlerindeki Atağının ardından çok çabuk şekilde büyümesi karşılığında tırsıp bir kenara çekilen ümmet piçleri ve onun alt tabakası etnik gurupların belirli zamanlarda başlarını gömdükleri yerden çıkardıkları hafızalarımıza kazılıdır. Şeyh sait denen köpeğin genç cumhuriyeti zayıf zannederek bok çukuruna gömdüğü başını çıkardığı delikten bir daha çıkmamasına gömülmesinin ardından bu kez de Mehmet Şükrü Sekban adlı kürdün başkanlığında “Kürt Milli Genel Kurultayı” (şimdiki doğudaki sivil toplum hareketi) adı altında Kürt Teali Cemiyeti, Kürt Teşkilatı İçtimaiye, Kürt Millet Fırkası ve Kürt Ulusal Birliği adlı guruplar Türkiye ye karşı bir birlik oluşturmak için ve başkaldırı yapmanın uygun zamanı olarak gördükleri Atatürk’ün hastalığını zayıflık görerek 1938 Temmuz ayında başlattıkları Türk milletine karşı isyanın sona erdirilmesi için Hasta yatağında yatan Başbuğ tarafından Kürtlere tanınan süre yalnızca bir gündü, bu süre 25 saate çıkartılmadı ve yaklaşık bir ay kadar süren kürt kıyımı ile bu isyan süreci kapatıldı, o zaman ki PKK nın adı “Hoybun” du, vatan aynı vatan ama değişen kürt açısından bir şey yok, Türk açısından yüzde 95 var. Atatürkün zamanında Biz süre verirken şimdi Kürtler veriyor, Kürtler o zaman kinden çok mu kudretli hayır, aksine daha desteksizler, peki Türk devletimi o zamankinden zayıf, Hayır daha kuveetli, peki sorun? Sorun Türk milletinin ümmetçi ve Mankurtlaşmış kesimi aynı zamanda kendilerini Türk milliyetçisi zanneden milli fukaralardadır.

Doğudaki soruna batı çözümü yani bir Dolma Bahçe gerekli.

Türk milletine isyan eden azınlıklardan önce halledilmesi gerekenlerin olduğunu düşünmeye kahinlik gerekmiyor. Türk milleti bilindiği üzere içten, dıştan, ortadan, yandan her tarafından bize diş bileyen düşmanların zenginliği ile ünlüdür. Bu düşmanlar bir milletin yaşaması için gerekli olan ne kadar yapı varsa tamamını ele geçirmiş, yönetimini ellerinde bulundurmaktalar. Önce bunlar halledilmeli, bunun için gerekli ordumuz var mı? Orasını bilmiyorum ama bir Dolma Bahçe Ruhu yeter bu sorunun çözümünde.

Yürekli-kam 02 Temmuz 2011
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 01 Aralık 2011, 13:52:35 »

Tarihteki Türk düşmanı olan, Katliamcı piçler.

Devleti ali Osmanlı, Türklerin kurupta sonunda Türklerin yok olma derecesine indirildiği gayrı meşru devlet, Türk milletinin Üç kıtada varolmasına kanı ile muktedir olduğu, Nimetlerini Gayrıların yediği devlet. Ölüm olduğunda Türklerin, Nimet olduğunda piçlerin öne sürüldüğü, Bütün dünyanın Türk kanı ile sulanmasına ve adı sanı olmayan Türk mezarları ile dolmasının nedeni olan Türk devleti Osmanlı.

 

Örnekleri çok ama açıklamasını az yapacağımız çünkü her aklımıza geldiğinde ve bu kanıkırıkların kandaşlarımızca övüldüklerinde yüreğimizin paralandığı hassas konudur Osmanlı. Tüm dünya topraklarının Türk kanı ile sulanmasının asıl nedeni olan ümmetçilik anlayışının Bu hanedan tarafından baş tacı edilmesi ve Ümmet kardeşlerimiz dediği ve koruması altına aldığı Türk olmayanlar tarafından milyonlarca Türk evladının kanlarının su gibi akıtılmasının da baş müsebbibi olarak gördüğümüz Osmanlının, bizce yüz kızartıcı hareketlerinden bazılarını aşağıda ben kendi görüşüme göre açıklamaya çalışacağım.

 

Yemen;

 

Çalınan davulu düğün mü sandın?

Al yeşil bayrağı gelin mi sandın?

Yemene gideni gelir mi sandın?

 

Neydi peki bu yemen, İslam aleminin kutsallarını korumak amaçlı satretejik açıdan en önemli yer olarak görülen bu topraklar elden çıktığında Kabe ye yabancı ayakların basacağı kaçınılmaz olacağı için burasının önemi ümmetçi Devleti ali Osmanlı tarafından kat kat artmakta ve elden çıkamaması içinde oranın yaşam şartları göz önüne alınmadan milyonlarca bu işe gönüllü Türk çocuklarını oraya yollayarak yok olmalarına sebeb olan topraklar yemen.

 

Yalnızca doğal şartlarmı? Hayır! Yemenli İslamcı imam Yahyanın İngilizlerle bir olarak Osmanlı denilen Türk çocuklarını kıstırabildikleri her yerde pusulara düşürerek yeri ve mekanı bilmeyen Bozkurtları hunharca katletmeleri de Osmanlının ayıbıdır. Peki bu Osmanlının kutsallarına ayak basılmaması için bu kadar uğraş vermesine neden olan dinin mensubu olan bu fahişe imamın, Türk çocuklarını nasıl bir Tuzağa düşürerek kanlarının seller gibi akmasına neden olan kahpeliklerine de bakalım ümmetçi Türkler ne dersiniz?

 

Yanılmıyorsam Tuname çölü, bu çölü geçmesi bişey değilde geçtikten sonrası bizi ilgilendiren çünkü Türk idealleri uğruna değil çölleri, ateşten ırmakları bile aşar. Zaten Yemene hazırlıksız giden, orada aç ve susuz kalan Bozkurtlar, şu şerefsiz çölü aştıktan sonra önlerine gelen suya elde olmayarak abandılar; peki ne oldu? Binlerce şehit, çünkü su İmam Yahya tarafından zehirlenmişti. Anadolu nere, Yemen nere, Türk çocuklarının oradaki amaçları nedir, kimler tarafından gönderilmişler oraya ve kimler tarafından şehit edilmişlerdir. Bunu ümmetçi piçlerin bir yerlere yazmaları gerekiyor. Bitmedi daha Osmanlının Osmanlılıkları. Sen eyy Osmanoğlu,! Yemene Türk’ü gönderiyorsun öl diyerek, kendin saraylarında ve haremlerinde kişniyorsun zevki alem içerisinde, yanıbaşında da devşirme paşaların var ama Türk! Yemende devenin sıçtığı pisliğin içerisindeki eritemediği arpaları alarak kurutup un yaparak onu yediğini bilmiyormusun. Türkün kanı bu kadarmı ucuz ki senin inançların doğrultusunda ölüme yolladığın Bozkurtlar gene senin inançlarının temsilcileri tarafından hunharca katlediliyorlar ve sen bu kana doymuyorsun tekrar tekrar aynı yolu deneyerek inancının katillerine Türk milletinin asil evlatlarını peşkeş çekiyorsun. Sana Türk kanı bu kadar mı ucuzdu. Bu yemen ellerindeki Binlerce Türk katliamlarının sadece tek örneğidir, şu an Yemen toprakları bir Türk mezarlığından farksızdır, oraya giden kandaşlarımızın bastıkları her yere dikkat etmeleri gerekmekte çünkü Yemen bir Türk şehitliğidir, yemenin her tarafı Osmanlının ümmet ve din bakışı nedeniyle oraya göndermiş olduğu Türklerin kanları ile sulanmış bence asıl olan VATAN toprağımızdır.

 

Sıra Osmanlının Türk’ü hiçe sayarak, kanının akmasını önemsemeyerek Bozkurtları bile bile şehadete yolladığı, İngiliz Lawrensin komutasında, şerif Hüseyin liderliğindeki Filistinli köpeklerde. İslamın sancaktarlığını üstlenen Osmanlı, yine İslam tarafından kahpece vurulmanın ezikliğini Türk kanı akıtarak gidermenin yollarını aramakla meşguldü, oluk oluk Türk kanı arap topraklarında, Allahın bile baş edemediği Araplar için akıtılmaktaydı. Bizim içimizdeki bu yozlaşmış, yozlaşmak hafif kalır piçleşmiş Mankurt kafalar olduktan sonra (hala günümüzde Lawrensin icat ettiği, Şerif Hüseyin komutasındaki Arapların Osmanlıya başkaldırıken kullanmakta oldukları Filistin bayrağını, evlerine, arabalarına takarak ellerinde sallayan piçler var) biz biraz Türkçülük hareketi yaparken düşünmeliyiz. İslam uğruna savaşa çıkan bizler, yine aynı dinin asıl inenleri tarafından Türk askerlerinin midelerinde altın var diyerek karınlarının deşilmesi ve kanlarındaki asalati elde edebilmek amaçlıda canlı canlı ele geçirdikleri Türklerin kanlarını içmeleri, Araplara din amaçlı haddinden fazla yüz veren Osmanlınındır. Yüzlerce yıl islamın bayrağını gönderde tutmuş olan Osmanlının Türk asıllı olan askerlerinin, Filistinliler tarafından Canlı yakalanarak Peygamber sülalesinden gelen arap liderlerine başları kesilerek kurban ettiklerinin bilinmesi de Türk milletinin fedaileri olan biz Türkçülerin alınacak olan intikam listesinin birinci sırasındaki yelerini garanti altına almaktadır. Filistinli köpeklere ne din, ne iman adı altında asla acımak yok ki bunlara acıyanlara ve taraf olanlarada.

 

Osmanlının İslam amaçlı savaşında, Türklerin mısırdaki asit kuyularındaki hallerini hiç anlatmayalım. Biz Türkler Osmanlının Halifeliğinde bu din uğruna çok kan akıttık, akan kanlarımızın sorumlusu Halife Osmanlı, tetikçileri de İslam olan Araplardır. Osmanlı zamanın da Türk kendisi için hiçbir şey istememiştir, devamlı fakir kalmış ve aşağılanmıştır, Fakat bizim kanlarımız bu derecede akarken Osmanlının çevresini istila etmiş olan rum ve ermeni dönmeleri paşalar ve vali kıvamındaki yöneticilere hiçbir şey olmamış, günlerini gün ederek 77 sülalesine yetecek olan mal varlıkları ile hala günümüzde Türk olarak gündemdeki yerlerini Türk düşmanlığı yaparak korumaktadırlar.

Türklüğe düşmanlık edenlerin gözleri oyulmalı, bunu neden dedim şimdilerde arap dostu olan bazı şerefsiz gürühlar başlamışlar dedelerinin yaptığını Torunlara yükleyemeyiz, Biz kan güden ırkçılar olarak bir kanın devamında bozulmaması halinde bir değil bin nesil geçse kişi aynı kişi olacağından değişen bişey olamaz inancı ile doluyuz.

Hele ki bu kansız gürühlardan bazılarının kendilerini Türkçü olarak tanıtarak arap hayranı olan Osmanlıyı överek yere göğe sığdırmaları da bizlerin nasıl kişilerle muhatap olduğumuz yönünde belirleyici olan krıiterleri kendimizce yapmamızın önemini belirlemektedir.

Arap piçlerinin gelenekleri ile onların pis törelerini benimseyerek bizlerin atalarımızın kanlarını yerde bırakmamamız yönündeki faaliyetlerimizi kınayan piçlerede iki sözümüz olsun buradan, nasıl ki kurunun yanında yaş ta yanıyor sa, arabın yanındaki başta öyle kesilecektir. Türklüğe zararlı rüzgarın bile önünü kesmeyi kendimize görev edinmiş olan biz Atsızcı Türkçüler Türklük için can vermek amaçlı çıktığımız yoldan yedi bin yıl öncesi kadar geriden aldığımız yaşam amaçlı soluğumuzu, yedi bin yıl sonrasına aktarabilmek için elimizden gelenin fazlasını yapacağımızı her kesin ve her kesimin bilmesini istiyoruz. Arapçıların, kürtçülerin kıçlarını yırtarcasına haykırdıkları bu Türk topraklarında bırakınız Türkçülerde bildiklerini yapsınlar, bizim bildiğimiz de TÜRKLÜK İÇİN ÖLÜMDÜR.

Türkiyede şu an da Osmanlı zihniyetinden daha tehlikeli olan dinci cematlerin iktidarı vardır, bu iktidar Osmanlıyı kullanarak kendilerinin varlığının uzun sürmesini sağlamak amaçlı atraksiyonlar geliştirmekte ve milleti bu yönde bölmeyi amaçlamaktadır, bunlara kananlar kanar, bölünmeyeceğiz diyerek bizler gerçekleri saklayamayız, Osmanlı Türk milletinin 600 yılını bir parazit gibi emmiş olan hanedandır, Türk milletinin Başbuğları hiç bitmez, bu cemaatçi iktidar ve onun yaltakçıları bunu biliyorlar ve geciktirmek için de ellerinden geleni yapmakla meşguller şu anda, Tanrı işini bilir diyoruz TANRI TÜRKÜ KORUSUN

 

NE MUTLU TÜRK DOĞANA!

 

yürekli-kam 09 Ocak 2011
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 01 Aralık 2011, 13:53:31 »

Türk ülküsü, Türk milletinin hayalidir, Yığınların Ülküsü olmaz.

« : 26 Mart 2011, 21:00:39 »

________________________________________

Türk ülküsü, Türk milletinin hayalidir, Kan bakımından Türk olan ve Bu kişiler kadar Türkleşmiş olanların gütmek zorunda oldukları bir olgu, bir yaşama hevesi ve Bedensel ihtiyaçtır Ülkü. Her Türk çocuğunun bu Ülkünün peşinden koşması ve Ülkücü olması kaçınılmaz son olmalıdır, peki bu Ülkü nedir; Ülkü =Kızılelma =TURAN.

Ülkü milletler için vardır, her milletin bir ülküsü olmalıdır, ülküsü olmayan milletler durağanlaşır ve en sonunda yok olma ile yüz yüze kalarak tarihin karanlık sayfalarında erir giderler.

Halk tabir edilen kısmın ve yığınların ülküsü olamaz, örnek; Kürtler bir yığındır bu yığının geçmişinde ileride ulaşması gereken hedefin oluşması için gerekli enstrümanlar yoktur, ne bayrakları, ne dilleri nede benim diyebilecekleri bir toprakları olmamıştır ki ileride sahip olacağı bir hedef noktası, Ülküsü olsun.

Milletler Ülküleri olduğu kadar yaşarlar, bunu yaşatacak kesim de Ülkücülerdir, şaşalak lar ve şaşkınların kendilerini ülkücü yaftası yapıştırarak Türk milletinin aleyhinde hareketlerde bulunması geçicidir, asıl olan Türk ülkücülerinin varlığıdır, bunlar saldırgan, bilgili, donanımlı ve Türk milletinin fedakarları olarak kendilerini gösterirler. Kızılelma nın, Turan’ın yılmaz savunucularıdırlar. Atalarından gelen bilgi ve kudreti yerinde ve zamanında kullanmanın ustalığını bilirler, Türk töresince yetiştirilmişlerdir, kendilerine TÜRKÇÜ derler.

Türkçü, Türkten olur, arada bir en az Türkçü kadar kendisini Türk sayanlardan da olabilmesi yadırganmaz, çünkü Türkçülüğün geçmişinde böylesi vakalara rastlanmıştır. Türk milleti, Türk soyundan gelenler ile bu vatana en az onlar kadar bağlı olan diğer guruplardan oluşur fakat Türk milletinin geleceğine karar verecek olan yalnız Türk soyundan gelenler olacaktır, Türk milletinin ülküsünü de Kan bakımından Türk olanlar sadece kan akıtarak güdebilir, bu konu da Etnik guruplara asla güvenilmemelidir.

Türk çocuğu kendisinin olanlara sahip çıkmasını bilmeli, Ülkü denen güzele olan aşkını kimse ile paylaşmamalı ve bu güzele de çamur (leke) sürdürmemelidir. Bir düşman kendisine ben Türküm diyarsa; Türkçü Türk’e sövebilir mi asla! Ülkücülükte bununla aynı düşündüğümüz zaman küfretmememiz ona hakaretler etmememiz gereken bir olgudur, ülkümüze biz sahip çıkacağız. Ülkümüzü karalamak ve milleti bu ülküden soğutmak amaçlı yapılan atraksiyonlara biz katılmamalıyız, bu tuzaklara düşmemeliyiz, Ülkü kutlu bir hayal, kutlu bir yoldur, her Türk çocuğunun kanı itibarı ile bu yolculuğa çıkması kaçınılmazdır, normal zamanlarda bunlara hayal diyebilir beklide karşıtı bile olabilirler lakin iş başa düştüğünde bu güzele vurulmayacak Türk kanlı olamaz.

Biz eğer Türklüğü bir basamak yukarı taşımak istiyorsak, benliğimize ve ülkümüze sıkı sıkıya sarılarak, davanın emrettiği şekilde hareket etmeliyiz. Bizlere yönü yanlış tarif edenler olacaktır, önümüze bentler, setler çekenler olacaktır, bizleri kardeşlerimize düşman gösterenler olacaktır. Bizim yapmamız gereken tek şey aynı kandan gelen Ülkücü kardeşlerimize güvenmek, Atsız gibi atalarımızın; bizlere gösterdiği yoldan dışarı adım atmamak olacaktır. Türkçü büyüklerimize en azami saygıyı gösterip onların bizlere olan alakalarını kötüye kullanmayarak Türkçülüğe layık birer Ülkücü olmaya çalışmalıyız, İnanın bana herkes Ülkü peşinden koşacak dermanı kendisinde bulamaz. Atsızın dediği gibi Türkçü Türk milliyetçisidir ama her Türk milliyetçisiyim diyen Türkçü olamaz. Türkçü olmaya layık birer Türk evladı olarak Tanrı yolumuzun karanlıklarına son versin, Ülkümüzün ardından koşacak dermanı bizden esirgemesin.

ALAŞ!

NE MUTLU TÜRK DOĞANA.

Yürekli-kam 26 Mart 2011
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 01 Aralık 2011, 13:54:12 »

BU MİLLET UYANACAK!

Türk milleti ölüm uykusunda, devamlı bir yerlerden darbe yediği halde nedense hala ölüm uykusunda, bir yanağına şamar atana diğer yanağını da uzatmaya başladı, Türk milleti bu mu? Hayır.

Doğuda Kürtler özerklik ilan ettiler bizde nedense tık yok, söze gelince bu vatandan bir çakıl taşı bile kimse alamaz diye haykıranlar çoğunlukta lakin bu kürt eylemine dur diye ses çıkaran yok. Kürt denen encikler bir eylemde onlarca Mehmetçiği kahpece pusu kurarak şehit ediyor nedendir bilinmez bir iki cılız telin eyleminin ardından bu millet yeniden kabuğuna çekiliyor, Türk milleti bu mu? Hayır.

Lazı, Çerkezi Gürcüsü ayrı havalardan Türklüğe yüklenirken bizim millet hepimiz ermeniyiz, hepimiz Türkiyeliyiz diyen Vatan hainlerini sessizlik içerisinde dinlemekte ve bu hainlerin her yerde Türk düşmanlığı yapmalarına duyarsız kalmaktadır, Türk milleti bu mu? Hayır.

Türk milleti kendi ekseni içerisine hapsedilmiş bir durumda olduğu yerde fırıl fırıl dönerken, Türk milletinin yerine Türk olmayanlar almış sazı eline bizim dilimizden bize karşı planlar üretmekteler. Bazı güçler İslam olanları Türkleştirmek çabası ile benliğimize hucum ederken bir diğer kesim ise her türlü bu milleti uyutacak senaryoları dizi filmler veya ulusal Televizyonlarda ki bazı aşna fişne proğramları ile Türklüğün üzerine amansız şekilde gelmekteler Türk milleti peki bunları neden yutar, Türk milleti bu mu? Hayır.

Türlerin kurduğu Türkiye Cumhuriyetindeki partilerin milletvekillerinden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi tamamen Türklüğün aleyhine çalışmakta iken bu partiler için canla başla çalışarak Türklüklerini unutup particilik yapan milletimizin fertlerinin bu aymazlıklarının nedeni nedir, Türk milleti bu mu? Hayır.

Türkiye Türklerindir, Kalk ayağa Türkoğlu bu milletin geleceği sana bağlı, sen yoksan o da yok, Türk milletinin geleceği sensin bırak aymazlığı, bizim için Kutsal olan Türklüğümüzdür, onu yere düşürmemeliyiz bunun içinde kanımızın son damlasına kadar olan cesaretimiz ile kanımızın da kudretinin yardımıyla Başbuğumuz yüce Atatürk’ün bize bildirmiş olduğu hitabeyi hatırlayarak bu ölüm uykusundan uyanmanın Tam zamanıdır.

TÜRK OĞLU, YA UYANACAKSIN, YA UYANACAKSIN.

Yürekli-kam 19 Temmuz 2011
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 01 Aralık 2011, 13:54:54 »



MALESEF MHP GERÇEĞİ.

Milli duygularımızı sömürerek hayatının idamesini sağlayan, buna dayanarak içerisinde etnik kırıntılardan fazla bir şey olmayan, ve bu kırıntıları da Türklüğe yamamaya çalışan, Zalim desen olamaz, Mazlum desen hiç değil, Türkçülerin başının belası Milliyetçi Hareket partisi.

Çocukluğumuzdan beri bir heves ile adına vurulduğumuz, her genç Türk çocuğu gibi milliyetçi bir hareket tarzını içimizde alev alev yaktığımız günlerin geçmesini tabiî ki beklemiyoruz, Bu alev bizde hiç sönmeyecek, devamlı hareketlerimiz milliyetçi olacak lakin bu adı taşıyan bu partiyi asla Türklüğe yaptığı ihanetler dolayısıyla affetmeyeceğim. Türklük Türk çocuklarının ellerinden arşa yükselecektir, bunu bu parti ya hazmedecek, ya gargara yaparak yutacak çünkü Türkün çocuğu bu milliyetçi hareket partisinin mavallarına kanmıyor, bunlara bu gargarayı içerisinde bulunan gençlik yutturacak, benim inancım bu.

Türk tarihini bin yıla indirgemeye çalışan, kürt eniklerini Türk’e kardeş olarak yamamak isteyen, diğer etnisitelere de hoş görünmek için elinden geleni yapmakta sakınca görmeyen bu bedbahtları arşın merkezine arşın, arşın Türklükten uzaklaştırarak yakınlaştıran bu davranışlarının tümünü Türk çocuklarının yazdığı tarih bilecek ve geleceğimize de ne mal olduklarını bildirecektir. Nasıl ki Türkeş denen bahtsızın Başbuğluk dönemlerindeki havası şimdilerde kabristanda iken usul usul sönmeye başlamışsa Milliyetçi hareket partisinin karşına diğer bir milliyetçi parti çıktığında yada bu parti tarih olduğunda bu günler yad edilirken adı anıldığında kara bir leke gibi kimse ağzına alarak anmayacaktır. Türkeşin mezarına her yıl gidenlerin sayısının yarıya indiği gerçeğini kimse alaşağı edemez, tek seçenek olarak karşımızda bulunan bu partinin de alternatifi bulunduğunda yazgıları aynı olacaktır.

Türk milletinin üzerine kendi çıkarları uğruna oyun oynayanların geleceği elbete ki karanlık olacaktır, milliyetçi hareket partisi de üç beş oy uğruna ben inanıyorum ki, kendilerinin bile inanmadığı atraksiyonlar gerçekleştiriyorlar bunlar nedir peki..

a) İslamcılık

b) Ümmetçilik

c) Etnik kardeşliği

d) Türk kelimesinin içini başaltma çalışmaları

İslamcılık;

Bütün her şeylerinin yalan olduğu gibi bu İslami tavırları da sadece oy potansiyellerini artırma çabalarının ürünüdür, İslam denen din fuhuş ve benzeri ahlaksızlıkları kökten yasaklamışken bu partinin ileri gelenlerinin neredeyse tamamı fuhuş batağına saplanmışlar, bu bir gerçektir ve utanç vesilesidir ama islamı kullanan bu devşirmeler bunu bile bile yüzleri kızarmadan seçim işleri için milletin önüne çıkmakta bir zarar görmemişlerdir. Bu tek örnekten de anlaşılacağı üzere islamla bir alakaları yok, tek dertleri oy. Ümmetçilik şıkkında bu konuya daha iyi değineceğimden bu başlığı tek unsurla kapatıyorum.

Ümmetçilik;

.Aslında İslamcı olmadıkları gibi ümmetçi de değiller, bunu nereden anladığımız bahsine gelecek olursak Müslüman olan herkes Muhammed ümmetindendir islamda böyledir, ve bu davayı güden kişilerede ümmetçi dendiğini biliyoruz, peki Alevi kandaşlarımız Muhammed ümmetinden değilmidir, birinci dünya savaşında arkamızdan vuran kalleş Araplar Müslüman olarak Muhammed ümmetinden değillermidir. Mhp içerisinde bir çok etnik piç, alevi kandaşlarımıza karşıdırlar, onları değil kardeş Müslüman olarak bile görmezler, bu bile ümmet yanlısı olmadıklarına delildir yada ümmetçiliği bilmeden mezhepçilik yapmaktadırlar. Arap piçlerine olan karşıtlıklarını ben şahsen bilmekteyim bunu delilendirmeye gerek yok.

Etnik kardeşliği;

Ülkemiz içerisinde bulunan onlarca etnik gurup içerisinde bunların Türk soyundan olmadıklarını yüzde yüz bildikleri halde riya yaparak onlara manyelli olarak bizlerin kardeşisiniz söylemlerinin ardında gene oy kaygısı yatmaktadır. Buna dayanarak bu siyaseti gütmelerindeki amaç oy ise peki neden partinin içlerine onların genelini almaktadırlar diye de sorabiliriz, peki neden? Çümkü bu parti Türklere güvenemiyor Atsız atamıza yapmış oldukları ihanetin bedelini eninde sonunda ödeyeceklerini biliyorlar ve bunu bildikleri içinde Türk soyluların kendilerinin milliyetçi hareketlerine inanmadıkları için katkı sağlamayacağı için aşağılanmaktan korkan ve milliyetçi bir partiye kapak atarak Türkleşme çabasında olan etniklerden yarar sağlamaya umut bağlıyorlar, biliyorlar ki onlar en ufak baş kaldırılarında yüzlerine ne mal oldukları söylenebilir, bir Türk gibi karşılarında dikilemezler etnikleri içlerine yerleştirmekteki bütün amaçları bu.

En önemli etnik kürt denen aşağılık nesneler, bunlar bölge bakımından gerçekten etniklerin içerisindeki en kalabalık olan gurup, it gibi üremeleri ile meşhurdurlar. Buna göre de oy potansiyelleri fazladır, Kürtlerin bizim kardeşimiz olduğuna hiç ama hiç inanmamalarına rağmen başbuğ dedikleri embesilin kürt piçleri hakkındaki söylemlerinin altında ezilmekteler ama tabanları gerçeği gördü buna inanmıyorlar artık, mhp nin geleceği bu bakımdan alanen karanlık tır.

Türk kelimesinin içini başaltma çalışmaları;

Daha önceleri bir çok milliyetçi hareket partili üst düzey yöneticilerin ve milletvekillerinin ağzından kaçırdıkları ve Diyarbakır mitinginde de Devlet Bahçelinin haykırarak söylediği Türk milleti kavramı karşısında bunlara söylenecek tek söz var, ha siktirinlan!! Neymiş Türk milletini hep beraber oluşturuyormuşuz, Kürtlerle, Boşnaklarla, Lazlarla, Çeçenlerle vs. Türk milleti 7 bin yıllık yazılı tarihi olan, bu dünyada 3 tane İmparatorluk kuran, Atsız atam yalan der ama bunlar inanır, inandıkları dilden söyleyelim 16 devleti olan, Edebiyatı ile arşa yükselen, Dili dünyadaki en büyük coğrafyada konuşulan bir ırktır TÜRK, bu şerefsiz etniklerin hangisi vardı bunları yaparken yanımızda Allahsızlar da siz bunları bizim şanlı tarihimize ortak ediyorsunuz, siz kimin çakalısınız, hangi akla hizmet ediyorsunuz bre gafiller.

Milliyetçi hareket partisi denen bu başı bozuk sürüsü asla bizim Türkçülerin demiyorum Türk soyundan olanların partisi olamaz, hasbel kader işte diyoruz ya kader bunlara oy vermeye kimi zamanlar mecbur kalıyoruz, sizleri de bu konuda ikna etmeye çalıştığımız için kusurumuza bakmayın, bizim her şeyimiz Türklük içindir, en kötünün en iyisi bunlardı böyle yaptık Tanrı tekrarını göstermesin biz Türklere ALAŞ

TANRI TÜRKÜ KORUSUN, NA MUTLU TÜRK DOĞANA

Yürekli-kam 07 Haziran 2011
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 01 Aralık 2011, 13:55:27 »

EYYYYYY geleceğimizin garantisi Türk soyunun BOZKURTLARI!!

Bu vatan,bu yüce ırk geçmişten size geldi,Geleceğide sizin elinizde.Şu an gelecek tehlikede silkelenip özünüze dönün.Sizden istenen Türklüğünüze sahip çıkmanızdır.Türklük sizin damarlarınızda dolanan asil kanda mevcuttur.sizin göreviniz o kanın emrettiğini yapmaktır.

Binlerce yıldır bütün milletlere üstünlüğümüzü koruyarak bu çağlara geldik.Şimdilerde içimiz dışımız ve vatanımızın dört tarafı Türklük düşmanları ile doldu.Pervasızca saldırmaktalar soyumuza.Bunlara kalkan olacak çelik zırh sizlersiniz.Bozkurtlar inan bu derde deva sizsiniz,panzehir sizsiniz.Bitsin artık bu uyku ,bu rehavet.Bu güç işlerle uğraşmak biraz güç fakat bu güç işler sizin içerinizdeki savaş gücünüzü ortaya çıkartacaktır.

Bozkurt soylu,Türk oğlu!! bak tarihimize Türkün tarihine kara bir leke gibi kürtler girdi yada girdirilmek isteniyor.Müzik elimizden gitti,Türküler tamamen kürtlerin eline geçti onlar sahiplendi biz ses çıkarmadık,sinemada öyle.Türk sanatsız kaldı,nerde bir piç varsa sanatçı oldu,Türkçe tamamen yok olmasada kısmende olsa yobazlaştı.Türküm demek neredeyse yasaklandı soysuz iktidar tarafından.Yıllardır vatan uğruna verilen şehitlerimizin kanları üzerinde hesaplar yapılıyor.Bunlara durrr diyecek tek GÜÇ sensin BOZKURT.Politikacıların,Medyanın,Sanatçı geçinen soysuz aydınların,İslam kisvesi altında Türk düşmanlığı yapanların,İçimizdeki Mankurtlaşmış salakların Türklüğe hucumlarına dur diyecek tek sen varsın BOZKURT.

Atalarımız,Kürşad'ın,Bumınkağan'ın,Fatih'in,ATSIZ'ın,ve büyük ulu başbuğumuz MUSTAFA KEMAL ATATÜRK,ün ruhlarını şad etmek onlara bir selam yollamak için şahlanmanız gerekli.İleriye bir adım,Türklüğü gelecek binyıllara hazırlamak ve dedelerimizden atalarımızdan aldıklarımızı torunlarımıza bırakmak için Dev bir adım atıp kendimize dönmek çağıdır.

Uyutuluyoruz!! tvlerde dizilerle,gazetelerde hain soysuz köşe yazarlarıyla,Müziklerle uyutuluyoruz!.Okulda ,iş yerinde,mahallende uyutuluyorsun artık uyanma vaktidir.UYAAANNN BOZKURT UYANNN!!!uyumayı bırak artık.

Her çağda Türkler gençlerine büyük önem vermişlerdir,bundanda hiç zarar görmemişlerdir.Gençlik her daim ırkının geleceği ile ilgili adımlarını zamanında atmıştır.3 Mayıs 1944 te olduğu gibi,Çin sarayını basan yiğitlerde Türk gençleriydi.Bunlar esaret altında yaptığı efsane kahramanlıkları ile bu günlere kadar gelebildiler dahada ileriye biz götüreceğiz.Siz onların torunlarısınız,Atsızın,Başbuğun torunlarısınız kanınız aynı kan, yürek aynı,bilek aynı.Onların ruhları içerinizde,Yürekleri sizde takılı.Siz bir ATSIZ,bir KÜRŞAD ,bir ATATÜRKSÜNÜZ.Onların ruhları sizde olduğu sürece yapamayacağınız hiç bir şey yoktur,bütün güçlükleri aşarsınız.Erişemeyeceğiniz zirve'de yoktur.

Irkımın başına gelebilecek en ufak bir gölge Türk gençliğinin başına büyük veballer yükler.Hüküm kestiğinden Hüküm almak kadar acısı yoktur.Atalarımız bize Hükmetmeyi verdi.Bunu torunlarımıza geleceğe bırakmakta bizim görevimiz.

Bu yazıda geçen sözlerin tamamı Türkçü olmayan Türk çocuklarınadır.Türkçü Bozkurtlar bu güçlerinin bilincindedirler.Bütün Türk soylu gençlerimizin Türkçülük kaynağında birleşmesi en büyük idealimiz ülkümüzdür,bu bizim savaşımımızdır!.NE MUTLU TÜRK DOĞANA!!.

yürekli-kam
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 01 Aralık 2011, 13:55:54 »

TÜRKÇÜNÜN YUMUŞAK KARNI,DAVRANIŞ TARZLARI ve HEDEFİ

Türkçülük var olmak çabasıdır.

Milletler kendi bekalarını sürdürmek için çeşitli atraksiyonlar yapar. Milletin fertleri çeşitli etkinliklerle ırkının geleceğini belirler. Bazıları ressam olur,kimileri mimar kimileri siyasetçi,polis,asker kimileride bizim gibi ırkçı.(tabi bir meslek sahibi olduktan sonra).Bu ülkede herkesin faal bir ırkçı olması imkansız bir rüyadır.Irkçılık kesin düşünce,gözle görülebilen bir duygudur.Irkçı milletinin,soyunun geleceği için vardır.Millet kendisinin geleceği için elinden gelen her şeyi yapar,fakat ırkçı radikal kararlar almak zorundadırki elinden gelenin ötesini görür ve ona göre davranarak onu yapmaya çalışır.

Irçının kendi kanından olan ama rkçı olmayan kandaşlarına kızmaya hakkı yoktur. Taki yaptıkları vatana ihanet derecesine varmadıktan sonra.Milletlerin yaşamaları için kendi içlerindeki fertlerine ihtiyaçları vardır,Türk yaşamak için varsa Türkçüde onu yaşatmak için vardır.Aksi düşünülemez,ırkçılık özel insanların yapacağı kudret isteyen bir durumdur.Aynı kanda taşınsa bazıları bu kudrete sahip olamayabilirler.onların bu millet için kendilerine bahşedilen görevleri yapmaları ırkçı için yeterlidir.Yetmiş milyonluk bir ülkede on bin ırkçı yekünü yönetmeye ve yönlendirmeye yeter bir sayıdır.Hayalimizde olan ırkçı bir iktidar sadece cebren yapılırsa olur.Normal şartlarda ırkçıların partileşme çabasından öte ülkeyi yöneten kadroların içerisinde olması daha kolay ve çok önemlidir.

Milletlerin kendi kandaşlarından başkalarına kardeş demeleri yıkımın başlangıcıdır.Bir milletin tekil sahıslarını bilinçlendirilerek,toplumsal alanda Türkçü fikri neşretmeleri sağlanırsa ülke bütünlüğüne gelecek olan zarar top yekün olarak göğüslenebilir.Türklük bilinci her ferte aşılanmalıdırki kanına yakışmayacak hareketlerden uzak dursun.

Irkçılar kandaşları arasında din farkı gözetmemelidir, aksi taktirde millet arasındaki ayrışmalar kaçınılmaz olur,buda hazırda bekleyen Türklük düşmanlarına fırsat doğurur.Topluma illaki ırkçı olacaksınız demek yerine Türkçü argümanlar beyinlerine yavaş yavaş yerleştirilerek Onların zaten içlerinde dolanan kanda mevcut olan gücü ve duyguyu harekete geçirmek en güzelidir.

Türk milletinin binlerce yıldır var olmasının nedeni taşıdıkları ruhtur.Bu ruh kaybolmadıkça bu varlık binlerce yıl daha var olmaya devam edecektir.Türkçü için Türk milletinin her kişisi kutsaldır,kendi aralarında olan anlaşmazlıklar hiçbir zaman uzun süreli ve yıkıcı olamaz.Irkçılık özel bir durumsa bizim için bu Türklüğümüzden gelmektedir.Başka milletlerin ırkçıları ile Türkçülerin kıyaslanması bile yapılamaz.Türk ırkçıları diğer milletlerin ırkçıları gibi kendilerini milletlerinin üzerinde görmez.

Türk milleti içerisinde ırkçılığın uç nokta olarak görülmesinin en büyük nedeni diğer güçlü devletlerin ırkçılık yapmasından kaynaklanmaktadır.Mesele din ırkçılığı reddeder ama bütün dinlerde en büyük ırkçılığı yapar.örneğin Müslümanlıkta ırklar ve milletlerin varlığı reddedilmemekte kabul görmektedir (ademden olduğumuz gerçeğinide söylüyorlar bu benim kafamda soru işaretleri doğurmuyor değil).kabul görmektedir ama bütün her şey ne olursa olsun gelir Araplara bağlanır onların reklamları yapılır iyi yada kötü.Bütün milletlerin varlığı bilindiği halde neden kutsal kitap bu dillerdede inmemiş yalnızca Arapça olarak gelmiştir.Yer yüzündeki bütün milletler kendi varlıklarını sürdürebilmek için işte böyle atraksiyonları her zamanda yapabilir,demekki ırkımızın geleceği için her şeyi yapmakta bizim hakkımız olmaktadır.

Türkçülük var olmak çabasıdır,bunun içi ne gerekiyorsa yapmak Türk ırkçısının asli vazifesidir diyor ırkımızı binlerce yıl daha yaşatması için ulu Tanrının Türkün yanında olmasını diliyoruz.

TANRI TÜRKÜ KORUSUN

NE MUTLU TÜRK DOĞANA

yürekli-kam
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 01 Aralık 2011, 13:56:26 »

SUÇUMUZ BÜYÜK ALLAH, AFFET BİZİ ‘’ Senin yerinde ben olsam kesinlikle affetmem’

Vay Babam vay ki vay, Türk milletinin ardından bir kemiğin peşinden koşan itler ağızlarını bıraktı da götleriyle gülmeye başladılar.

Daha dün seçim arenasında kıçını yırtarcasına sırf barajı aşamamanın vereceği korkunun etkisi ile Tayibi vatan haini ilan edip oy isteyen Bahçesi geniş zevat, bu gün o hainsin dediği, nereye kaçarsan kaç seni yakalayıp divanı Harbe vereceğim dediği adam ile Türk milletinin geleceğini yönlendiren kararlar için al gülüm, ver gülüm paslaşmalar yapmaktadır, Anayasa değişikliğinden dolayı.

Şimdi Bu zırzavat zevat sizce makbul birimidir veya biz makbul’muyuz ki bu oyunu gargara bile yapmadan yutabildik.

Yüce Türk milletinin geleceği bu zevatın elindemidir şimdi, içerisine kıç’ını yerleştirdiği o ceylan derisi koltuğu bir 4 yıl daha sıcak tutabilmenin umuduyla Türklüğümüzü satabilecek kadar adimidir bu zevat?

Ben nasıl bu zerzavatın yalanlarına kanarak aldandım da ona yanarım, daha önceden aynı yolu deneyerek bizlere söylediği yalanların tazeliği hala yep yeniyken bu zokayı nasıl yuttum Tanrım, şerefsizler ile yaşamayı bu oy hareketlerimizle hak mı ediyoruz biz gerçekten bu kişilere layıkmıyız ki bir defa kanıyoruz, arkasından bir daha.

Mr. Bahçeli hiç te sır olmayan iç dünyasını herkese gösterdiği halde bu cırcıvık dünyanın neresine aldandık biz? Bu dünyanın görüntüsü Kanalisazyon gibi ve kokusu da aynı iken gözlerimiz mi kör oldu, Burnumuz mu tıkandı, Yoksa biz artık Bozkurtluktan uzaklaşıyoruz da çakalların elinde oyuncak mı olmaya başladık?

Seçimlerin öncesin de akapenin de yardımıyla bu ümmet çakallarının ne mal olduklarını karıların koyunlarında cilveleşirken gördüğümüz halde nutkumuz mu bağlandı ne oldu bize de bu Bozkurt postu giymiş itlere aldandık?

Biz mhp li olan yavşak ekibinin yani o partinin içerisinde ki müptezel gurubunda ne olduğunu biliyorken her şeyi bir kenara iterek nasıl oldu da bu partiye oy vererek bu kepazeliğe ortak olarak Türklüğün geleceğine de bir darbede biz vurduk?

SUÇUMUZ BÜYÜK ALLAH, AFFET BİZİ ‘’ Senin yerinde ben olsam kesinlikle affetmem’’

Yürekli-kam
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3 ... 24
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.066 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.