YAZIK Kİ MAZİLER OTAĞI DAHA DOĞMADAN ÖLMEYE BAŞLADI
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 01 Haziran 2020, 01:47:31


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: YAZIK Kİ MAZİLER OTAĞI DAHA DOĞMADAN ÖLMEYE BAŞLADI  (Okunma Sayısı 107 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ATSIZALP
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.188


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« : 07 Mayıs 2020, 00:52:22 »

YAZIK Kİ MAZİLER OTAĞI DAHA DOĞMADAN ÖLMEYE BAŞLADI


Zekânın ve duygunun birlikte hareket etmesi erdemdir. Nitekim bütün kararlarımız duygularımız tarafından etkilenir. Gerçeklerden kopup, yabancı duygu ve düşüncelerden gelen, yaşamak için hücrelerimizin içine girmek zorunda olan bu hastalık yapıcılar ortak düşüncesi olmayan toplulukta siyasetin oyuncağı olur. Sıkıntıdan kaçma, yorgunluk yüzünden talihe ilenmek, hakikate sırt çevirerek şuursuz yaşayanların tesellisidir.

Savaş ve cesaret, feragât ve fedakârlık, kavga ve yüreklilik olmadan milletin sıhhatine zarar veren hastalıklardan, bunlara bulaşık olanlardan kurtulmak mümkün değildir. Tecrit ve tedavi, daracık ruhları ile çok düşünenlerin, çok sızlananların, çok ihtiyatlıların meselesi olamaz. Hakikati konuşmak, kıskançlıkla sevmek, her bakımdan ileri ve üstün olduğunu bilmektir. Millî savunma, adaletsizlik ve körlük nedeniyle işletilemezse büyüklüğün yoluna, kaçmanın içyüzü, vazgeçme denir. Dünyayı esir alan felaketler, bir toplumun tarihi bilincini harekete geçirememesinden ileri gelir. En büyük felaket ise bir toplumun sağlığının, mirasının, ahlâkının haince yönetilmesidir.

Dünyada alışılmış çözümlerin sonuç vermediği buhranlarda, ayırt etmek toplum için bir fırsattır. Şu an içinden geçtiğimiz süreç bizler için biricik bir yaşantıdır. Ayırmak, ayırt etmek, ırkı korumak, sorumluluğu yerine getirmek en iyi tedbirdir.

Yazık ki maziler otağı daha doğmadan ölmeye başladı. Varlığını, haklarını korumayı, eskiyi istedi. Kenti çevreleyen tepeler, ormanlar, ırmaklar, bağlar, bahçeler, bostanlar hep özgürlüğü isteyen bir mahpus gibi sıkıntılı beton binalar, adına teknoloji, çağın gereği, şehirleşme, modernleşme söylemiyle üstüne çöktü. Tabiatın yüreği parçalanmış, gözleri hınçlı, maddi değerlerin üretilmesiyle tüketim, toprakta çalışmanın üstüne çıktı. Toprağa bağlılık zayıflayınca üretim dengesi bozuldu. Pazar ekonomisine geçilmesiyle birtakım insanlar üretmeden daha çok para kazanır oldu. Dikkatli, yapacağı işi bilen disiplinli toplum artık üretmekten uzaklaşınca kaynaklar eridi. Yöneten de ayartan da söz sahibi olunca millî menfaatler geleceğe köprü olmadı. Bu tutsaklıktan kurtulmanın yolu duyulan tiksintinin gücü kadardır.

Her şey sona erebilir, her şey rastlantıdan ibaret olabilir, Türklük gücünü kendisinden aldığı kadarıyla gerçek yerine yerleşecektir. Hakikat ne dünde kaldı nede yarın yaşayacaklarımızda,  gerçek olan bu millet için halihazırda ne yapıldığıdır. Bu Korona meselesi bizlere, halk arasında kendi milli duygularıyla hareketi degil de hayvansal duygularının öne cıkarmayı gösterdi. Aç ayıların yerleşim yerlerini basması misali iki günlük bir sokağa çıkma kısıtlamasında adeta delirmişcesine sokağa fırladılar ya işte gayri millilerin gayrılaşmış ruhlarının bir yerlerden icazet almışcasına dışa vurumu değil de nedir?

Tarımını güncelleştirerek gündemde tutamayan, ziraatçısına güç vererek onu desteklemeyen toplumlar böylesine salgınlar esnasında topyekün kifayetsiz kalacaklar, varlıklarının yani devlet olarak millet olarak varlıklarının idamesini de  sadece tesadüfe, rastlantıya bırakmak icabında kalacaklardır. Manevitat dedndiğinde din, allah, muhammet aklına gelenlerin milli ruhu andığımızda söyleme koyduğumuz maneviyatdan bihaber ortalıkda milli ve yerli söylemleriyle dolaşmaları sadece kendilerinin geleceğini düşünmelerinden başka bir şey değildir,

Temizlik imandandır, imansız paslı yürek sinede yüktür.

Ama bu iman Türklük imanıdır, Türkler her zaman temiz bir toplum olmaları ile bilinir, diyebiliriz ki dünyaya temizlik bakımından her öncülüğü biz Türkler yapmışızdır, ha bildiğimiz arapların imanında temizlik neredeyse yok denilecek kadar azdır. Gerçekten temizliğiyle bilinen bir arap milleti bilen, duyan var mı?.  Mesele salgınsa bu salgın hijyen eksikliğinden kirlilikten oluşuyorsa denilebilir ki bize, bizim yurdumuza uğramamalıydı, nereden bir hastalıklı vucut gelirse gelsin bu topraklarda yaşaması mümkün olmayacaktı. O halde neden bizede etki etti? İşte asıl sorulması gereken bu, içimizde karışıklık çok oldu biz Türkler dışarıdan gelen etnisiteleri içimize dahil ederek her hastalığa, musibetede böylelikle izin vermiş geçit sağlamış olmadık mı?

Sonuç olarak demek ki ne yapacakmışız, öze döneceğiz kendimiz olacağız, gayrılardan kendimizi arındıracak ırkımıza sahip çıkacağız. Hastalık geldiğinde ne oldum demeyeceksin gelmeden başının çaresine bakacak gereğinide uygulayacaksın. Yaranı yabana sardırmaya kalkarsan burnun boktan kurtulmaz çirkef içerisinde debelenir durur sonra da bana ne oldu der sızlanırsın. Yüce Türk ırkı özüne dönmeye kalktığı andan itibaren kan temizliği başlar ve çok yakın bir zaman zarfında da eski Ari durumuna erişir.  Bütün hastalıklardan, salgınlardan, pisliklerden korunmak için denek ki içimize yabancıları almayacağız. Dert geldikten sonra derman aramak güç olacaktır.

NE MUTLU TÜRK DOĞANA

Atsızalp 07/05/2020

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
BAYCU NOYAN
turkcuturanci.com
Atsızcı
**************
ileti Sayısı: 775



« Yanıtla #1 : 07 Mayıs 2020, 01:52:26 »

Aslında ben bu virüs işine de pek takılmıyorum, inanmıyorum da diyebilirim, birileri ona 10 dolarlık virüs diyor.
Lakin kendimizi yani Türklüğe imalarımızı açıklamak babında güzel bir enstantane oldu, yararlanıyoruz, faydalandırıyoruz elimizden geldiği kadarıyla dilimizin döndüğü biçimde yazarak anlatmaya çalışacağız.
Elini ayağını yıkamayan, günlük duşunu alarak tertemiz bir güne başlamayan, sabah yada uygun olduğu vakit sporunu yapmayan kişileri bu on dolarlık amca yakalıyormuş, kısaca Bağışıklığı kuvvetli olanlara uzaktan bakıyormuş hastalık, hastalıklar
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.09 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.014s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.