YARIM ASIRLIK KURUNTULARA CEVAPLAR
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Ekim 2019, 06:23:17


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: YARIM ASIRLIK KURUNTULARA CEVAPLAR  (Okunma Sayısı 1005 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« : 11 Mayıs 2017, 21:44:50 »

1944 yılında ortaya çıkan ve bilerek adına “Irkçılık-Turancılık” verilen meşhur Türkçülük düşmanı dava üzerinden 73 yıllık bir süre geçti. Bugün pek tarafsız olan tarihçiler, araştırmacılar bu olayı bilerek veya bilmeyerek “faşistlerin yargılandığı dava”, 3 Mayıs nümayişini hazırlayan Türk milliyetçisi gençlik için “Nihâl Atsız’ın organize ettiği faşist grup” diye tıpkı o olayların yaşandığı meş’um günlerde olduğu gibi Türkçülere çamur atmaya çalışmaktadırlar.

   Aydınlık Gazetesi yazarlarından, aynı zamanda Nejdet Sançar'ın Ankara Gazi Lisesi'nde öğrencisi olduğunu öğrendiğimiz Hikmet Çiçek gazetenin 3.5.2017 tarihli köşesinde "3 Mayıs Türkçülük değil ırkçılık günüdür!" başlıklı bir yazı yayımladı. Yazıda 3 Mayıs 1944 günü yaşanan olayların “Türkçülükle” değil fakat 2. Dünya Savaşı’nda Alman emperyalizminin peşinden sürüklenen ırkçı-Turancılarla yakın ilişkisi vardır! diyerek fahiş bir konseptte bulundu. Yazıda ufak tefek hatalarla da olsa 1944 hadiseleri hakkında bilgi verdikten sonra o dönemin gazetecilerinden alıntılar yaparak bu düşüncesini desteklemeye çalıştı.

  Açık mektuplarda bahsi geçen isimlerin komünist olmadıklarını sanıyorum bugün kimse iddia edemez. Türklük, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde bulunan öğreticiler tarafından aşağılanırken, fakültelerin akademik kadrolarına Türkiye'yi Sovyet Rusya'ya bağlamak düşüncesinde olanlar yerleştirilmişken Türkçüler hiçbir şey yapmadan olanları seyredemezdi. Atsız, işte bu millî duygularla Türkçü olduğunu söyleyen bir başbakana iki açık mektup yazmıştı.
  Hikmet Çiçek, Falih Rıfkı Atay'ın "Irkçılık ve Turancılık" başlıklı yazısından şu alıntıları yapıyor: "Türkiye’yi içinden dağıtıp tahrik etmek için gökten bir belâ ısmarlansa, ırkçılıktan beteri Türkiye’ye inemez. Bu Türkiye’yi dışında can düşmanları ile çevirtmek için ikinci bir bela ısmarlansa, İslâm ittihatçılığı ham hayalinin yerine Turancılık ütopyasını geçirmekten âlâsı bulunamaz. Irkçı ve Turancı, Cumhuriyet Halk Partisi’nden olamaz. Biz Türkiye Türkçüsü ve Türkiye istiklâlcisiyiz”

   Irkçılık ve Turancılığın bu milleti mahvedeceği üzerindeki düşünce İsmet İnönü'nün 19 Mayıs 1944 nutkunda da tekrarlanmaktadır. Öncelikle yabancıları devletin çok önemli kademelerine getiren ve böylelikle çökmeye başlayan büyük imparatorluklardan ders almamak aymazlıktan başka bir şey değildir. Ayrıca Türkiye Türkçüsüyüz başlıbaşına rezalet bir cümledir. Her devrin adamı Falih Rıfkı Atay, bu düşüncesiyle dolaylı yoldan "dış Türklerle ilgilenmiyoruz!" demiştir. Bu da Millî Şef İnönü'nün dediği "ebedî Rus dostluğu"ndan olsa gerek.
 
  Türkçüleri karalama kampanyasına katılan Hüseyin Cahit Yalçın, Hikmet Çiçek'in alıntıları arasına giren bir diğer isim. Malta esaretinden kurtulmak için "Ben Türk değilim, Arnavutum!" diyen Yalçın, Turancılık davasında Nazilerin rolünün olduğunu savunmuş ve Turancılığı “halis bir Nazi öksesi” olarak yorumlamış. Turancılığı Nazi'ye benzetmek gülünçlerin gülüncü bir iddiadır. Turancılığın uzaktan yakından Nazi ile alâkası olmadığı gibi Turancıların da Nazist düşünceleri olmamaktadır. Atsız vaktiyle herkesçe mâlum olan vasiyetinde Almanları düşmanlarımız arasında saymıştır. Ve yine, “Davetiye” adlı manzumesinde Atsız, şu mısraları yazmıştır.

Tanıyoruz Atilla’dan beri Cermeni,
Farklı mıdır Prusyalı yahut Ermeni?
Senin dostun Cermanyaya biz Nemşe deriz,
Bir gün yine Bec önünde düğün ederiz.
[/i]

RESMİ TEBLİĞ
   18 Mayıs 1944 akşamı Çankaya Türkçüler hakkında kesin kararı vermişti. Bunu da halka açıklamak için radyo ile resmi tebliği ilan etti. Bu resmi tebliğ ile Türkçü Turancılar “kurulu nizamı yıkmaya matuf gizli teşkilat kurarak anlaşmalar yapmakla” iftiraya uğradı. Öncelikle resmi tebliğ bir devletin şerefidir. Onda yalan, yanlış ve iftira asla söz konusu olamaz. Bu tebliğ yalanlarla doludur. Tebliğde konusu geçen anlaşmalar Atsız ve Reha Oğuz Türkkan arasındaki çekişmenin son verilip barışın sağlanması üzerine olan ve Zeki Velidi Togan'ın hakemliğinde yapılan 4 maddelik bir anlaşma idi. Resmi tebliğde bu anlaşma Hikmet Çiçek'in alıntı yaptığı şekilde çarpıtılmıştır.

19 Mayıs Nutku

   Hikmet Çiçek yazısını İnönü'nün 19 Mayıs Nutku'ndan şu alıntıları yaparak sonlandırıyor: “Türk milliyetçisiyiz, fakat memleketimizde ırkçılık prensibinin düşmanıyız... Türk milliyetçiliği içinde vatan çocuklarının temiz ülkülü ve vatan fikirli olarak birbirine dayanan sağlam bir millet olması, erişilmez ve yanlış bir hayal değildir. Bunun doğru bir fikir ve erişilir bir hedef olduğunu, elle tutulur ve gözle görülür neticeleriyle tamamıyla alıyoruz. Şimdi insaf ediniz. Türk vatandaşı yetiştirmek için bütün iyi şartları özünde toplamış olan bu feyizli yolu bırakır da ırkçıların milleti binbir parçaya ayıracak fesatlı ve nifaklı zehirlerine cemiyeti kaptırır mıyız? Turancılık fikri, yine son zamanların zararlı ve hastalıklı gösterisidir. Bu bakımdan Cumhuriyet’i iyi anlamak lâzımdır...”

   Dünyanın hiçbir yerinde ırkçılığa düşman bir milliyetçilik görülmemiştir. "Millet" Amerika'da olduğu gibi 72 ırkın kaynaştığı bir kalabalık değil öncelikli olarak ırk birliği, dil birliği ve mâzi birliğine dayanan bir gerçektir. Kaldı ki Amerika'da bile müthiş bir ırkçılık yapılmaktadır. Öte taraftan İsmet İnönü bu sözleri sarf ederken aynı zamnda Harp okullarına girmek isteyenlerin Türk ırkından olup olmadığına bakılıyordu. Bu kural da 1943'te, yani İnönü zamanında gelmiştir. Demek ki İnönü ırkçılık yapmıştır.

    Nihâl Atsız'ın ifade ettiği gibi Türk ırkçılığı yabancı ırktan gelenlerin önemli mevkilere alınmaması gerektiği olduğuna göre "Bir Türk cihana bedeldir!" diyerek ırkını yücelten ve “Türk milleti, başına geçireceği insanların kanındaki cevher-i asliye dikkat etmelidir” diyerek açıkça Türk olmayanları başımıza geçirmememiz gerektiğini vurgulayan Atatürk de Türk ırkçılığı yapmış sayılmaz mı? Bu, "kemalizm" adı altında Türkçülük, Turancılık ve Nihâl Atsız düşmanlığı yapanlara sadece ufak bir hatırlatmadır.

   Yazımı bitirirken Kemalizm'in esas isimlerinden merhum Mahmut Esat Bozkurt'un Atatürk İhtilali eserindeki şu sözlerini alıntılamak isterim: Türk Birliği’nin bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapatacağım.
    3 Mayıs Ankara'da birkaç meçhul Türkçü gencin yaptığı yabancı ideolojilere bir başkaldırıdır. 3 Mayıs Türkçülerin günüdür. 3 Mayıs unutulamaz, unutturulamaz!
FURKAN ALP BÖGÜ
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 12 Mayıs 2017, 13:39:40 »

Atsız'ın saçı Hitler'in saçına benziyor diye nazi olduğunu bile söylediler. Kimse bu kadar gerizekalı olamaz. Kesinlikle kasıtlı olarak yapıyorlar. Amaçları Türklüğü yıkmak.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 4.963


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #2 : 18 Temmuz 2018, 21:54:11 »


Tanıyoruz Atilla’dan beri Cermeni,
Farklı mıdır Prusyalı yahut Ermeni?
Senin dostun Cermanyaya biz Nemşe deriz,
Bir gün yine Bec önünde düğün ederiz.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.052 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.014s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.