Yakutistan'da Repressiya ve A. E. Kulakovskiy
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 06 Aralık 2019, 16:33:48


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yakutistan'da Repressiya ve A. E. Kulakovskiy  (Okunma Sayısı 5156 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Küyşü
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 78


Qoya berdim küyimdi sen üşin; Teñgrim!


« : 26 Kasım 2010, 21:14:48 »

YAKUTİSTAN’DA REPRESSİYA ve A. E. KULAKOVSKİY
Repression in Yakutia and A. E. Kulakovskiy
Hüseyin AKBAŞ



Özet

Aleksey Eliseeviç Kulakovskiy, Yakut Türkleri için önemi bir edebî yazar ve bilim adamıydı. Çünkü onun eserleri Yakut Türklerinin entelektüel anlamda gelişmesini sağlıyor ve büyütüyordu. Bölgedeki yönetimin Rusların eline geçmesiyle birlikte kendisi birçok otoriter baskılara maruz kalmış ve eserleri yasaklanmıştır. Daha sonraları bu tarz olayların olmaması adına Yakut Türkleri ağır mücadeleler verilmiş ve çoğu zaman bu durumlar A. E. Kulakovskiy gibilerin ölmesi ve kıyımlar ile sonuçlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kulakovskiy, resressiya, Saha, Yakut

Abstract

Alexei Eliseevich Kulakovsky importance for the Yakuts was a literary writer and scholar. Because the work of the Yakuts would enable the development and growth was making intellectually. In the area of management into the hands with the Russians they have been subject to many authoritarian and work pressures are prohibited. To avoid this kind of incident and later the Turks were given the heavy fighting and this situation often led to death of people like A. E. Kulakovskiy.

Key Words: Kulakovsky, repression, Sakha, Yakut


1. Yakutistan Tarihi

Yakut Türkleri bugün Sibirya’nın kuzeydoğusunda yaşayan bir Türk boyudur. Sahalar adıyla da bilinen Yakutlar, Orhun yazıtlarında Gulıgan (Kurıkan) adı ile geçmektedir. Türk tarihinde Kurıkanların 7. yüzyılda Çin sarayına hediyeler verdikleri, Göktürk Devleti’ni ikinci defa kuran İlteriş Kağan’a karşı çıktıkları bilinmektedir. Yakutlar, 10. yüzyıldan sonra, Moğol istilaları yüzünden yurtlarını terk ederek, Selenga Irmağının aşağı kıyılarında, Angara ve Lena ırmaklarının yukarı bölgelerine göçtüler. On yedinci asrın başlarında Ruslar, Asya’yı ele geçirme hayallerini gerçekleştirmek üzere Yakut ülkesine girmişlerdir. Yakutistan’ın tam anlamıyla işgal edilişi 1620–1630 yılları arasında gerçekleşmiştir. Yakutlar, zaman zaman ayaklandılarsa da bir netice elde edememişlerdir. Bu tarihten sonra Yakutların büyük çoğunluğu Rusların etkisiyle Hıristiyanlaşmış fakat buna rağmen Şamanî inançlarını da devam ettirmişlerdir.

İyi at yetiştirmeleriyle tanınan ve zengin insanlar olan Yakutlar, Rusların zulmü altında fakirleşmişlerdir. Bu durum ile ilgili 1825 yılında Sibirya’ya sürülmüş M. I. Muravyev-Apostol adlı bir Rus dahi, Yakutların dürüstlüğü hakkında yazılar yazmıştır. Yazılarında Yakutları çalışkan, emekçi diye anan ve kendilerine karşı büyük bir sempati besleyen yazarın söylediğine göre, Yakutlar oldukça adil ve dürüst insanlar olup kurnazlık ve hırsızlık nedir bilmezler. Daha sonraları 1872–1873 yıllarında Yakutistan’da hapiste bulunmuş Rus yazarı N. Çernişevskiy de Yakutlar hakkında şöyle demişti;
“Burada insanlar iyi kalplidirler. Hemen hemen hepsi dürüst adamlardır. Bazıları kendi cehalet ve yabaniliklerine rağmen, oldukça olumlu ve soylu insanlardır. Ama onların hayatlarını görmek gerek… Onların hatta paralı iken de dilenci hayatlarını görmek insana azap veriyor. Bu adamlar iyidirler, akılsız da sayılmazlar. Hatta denilebilir ki, Avrupalılardan daha yetenekli ve kabiliyetlilerdir.“ Söylendiğine göre Yakut çocukları okullarda Ruslardan daha iyi okuyorlar.
Saha Türkleri, yaşadıkları toprakların Çarlık Rusya’sına katılmasıyla birlikte hızlı bir değişim yaşamak zorunda kalmıştır. Bununla beraber ülkeleri Çarlık Rusya’sında siyasî suçluların sürgün edildiği bir yer durumuna gelmiştir. Diğer bölgelerden Rus nüfus göçürülerek, Yakutistan’da yurtlandırma yapılmış ve Ruslara Saha’nın güney kesimleri yani en verimli ve zengin olan toprakları verilmiştir. Bu topraklarda bol miktarda altın, kömür, bakır, kalay ve elmas yatakları vardı. Yakut Türkleri ise ülkelerinin kuzey bölgelerindeki verimsiz ve kötü arazilere göçürüldü.

Sürgünlerle birlikte gelen değişik düşünce akımları Yakut ülkesine batı kültürünü ve özerklik düşüncesini ulaştırmıştı. On dokuzuncu asırda, kültürlü kimseler yetişmiş ve 1900’lü yılların başından 1917 ihtilâline kadar, bağımsızlık mücadelelerine devam edilmişlerdir.

1920-1921’de kurulan Yakut Millî Hükümeti, komünistlere karşı savaşmıştı. Fakat Moskova’nın güçlü ordusu karşısında yenik düştülerdi. Daha donraları Ruslarla yapılan barış neticesinde 1922 yılında Yakutistan Sovyet Sosyalist Muhtar Cumhuriyetini kurdular. Fakat Ruslar, yüzölçümü 3.062.000 km2‘yi bulan Yakutistan’ı, kolonizatör Ruslarla iskân ederek, Yakut nüfusunun oranını devamlı düşürmüşlerdir. 1970 sayımına göre Yakutların nüfusu, 602.000 idi. 1992’de ise bu rakam 944.000’e yükselmiştir.


2. Yakutistan’daki Repressiya Faaliyetleri Üzerine Birkaç Değinmeler

Saha ülkesine işgal amaçla gelen Rusların ülke zenginliklerini görmesi ile birlikte ülkeden ayrılmayı hiç düşünmedikleri birçok beyanatta belirtilmiş ve uygulanmıştır. Ülke varlıklarını gören Ruslar bölgeyi diğer dış güçlerle paylaşmamak adına bölge halkları üzerinde baskı politikalarını uygulamış ve yöredeki tek gücün kendisi olduğunu kanıtlamaya çalışmıştır.

O yıllarda repressiya yani baskı politikaları altında ezilen birçok Yakut Türkü vardı ve baskılara maruz kalan Yakutların tamamı aydın kesimden oluşuyordu. Nedense repressiya uygulanan kişilerin eserleri ve çalışmaları ilk etapta yasaklanıyor, daha sonra da özürlükleri alınarak hapse mahkûm ediliyorlardı. Gelişen süreç içerisinde son olarak alınan haber ise repressiya uygulanan kişinin ölüm haberi oluyordu.

Bu ilerleyiş ile aydın kişilerin bir bir yok olması Yakut Türklerinin entelektüel anlamda gelişmesinde olumsuzluklar doğurmuştur. İnsanlar bu tür faaliyetlerle kendi ulusu ile ilgili bilimsel çalışmalarda bulunmaktan kaçındırılıyor ve caydırılıyorlardı. Ama bunca olan repressiyalardan sonra tabi ki de Yakutiya içinde halk bilimi ve edebiyat üzerine çalışan bireyler olmuştur. O dönemlerde bir aydın olmanın özelliklerini taşımak oldukça güç ve büyük bir işti. Çünkü o zaman diliminde aydın olmak birçok konuda bilgi sahibi ve güçlü olmak demekti. Bu gücü elinde tutabilen insanların her zaman Yakutistan’da destekçileri olmuştur fakat bir şekilde hem savunucuların hem de aydınların sesleri kesilmeye çalışılmıştır. Şüphesiz bu uygulanan repressiyalara aldırış etmeden kendi halkı ve milleti için Yakutistan’da çalışmalarını sürdüren bir isim vardı. Bu ise Aleksey Eliseeviç Kulakovskiy idi.


3. Aleksey Eliseeviç Kulakovskiy ve Ona Uygulanan Repressiyalar

Aleksey Eliseeviç Kulakovskiy 16 Mart 1877 yılında zengin bir Yakut Türkü olan ailenin çocuğu olarak doğmuş ve yaşamını Yakutistan’da sürdürürken eğitimlerini tamamlamış ve bilimsel anlamda kendisini geliştirip halkı için çalışmaya koyulmuştur. Yakut edebiyatının kurucusu olarak görülen A. E. Kulakoskiy, çalışmalarında Yakut halkı ile ilgili olarak ekonomi, sosyal bilimler, politika ve kültür üzerinde çalışmalar yürütmüş ve bu çalışmalarına felsefî ve kavramsal bir nitelik katarak kendini göstermiştir. Kulakovskiy işlediği bu alanlarda yalnız değildi. Onunla birlikte farklı dönemlerde kendisi gibi çalışan Yakut bilginler vardı. Bunlar; Anempodist Sofronov (1886 – 1935), Nikolay Neustroev (1895 –1929), Vasiliy Nikiforov (1900 – 1941) ve Platon Oyuunuskay (1893 – ?) gibi yazarlar onunla aynı kulvarda ilerliyorlardı.

1900 yılından 1924 yılına oldukça üretken olan A. E. Kulakovskiy’in şiir sanatı alanında verdiği arasında “Yakut Kadınlarının Şarkıları” (1904), “Yüz Yaşındaki Yaşlı Kadının Şarkısı” (1906), “Cimri Bey” (1907), “Şamanın Rüsyası” (1910), “Sarhoş Bujuvanın Şarkısı” (1915), “Şehirli Kız” (1916), “Vodka” (1916), “Yazın Gelişi” (1924), “Uçak” (1924), “Yaşlı Adamın Hikâyesi” (1924) ilk akla gelenlerdir.

A. E. Kulakovskiy’nin Yakut Türkleri için çok önemli bir yapısı vardı. Yakutlar onun eserlerini çok benimsemişler ve kendilerini bilimsel anlamda geliştirmek için Kulakovskiy’den yararlanmışlardır. Bu gelişimi gören Rus hükümeti Kulakovskiy’e repressiya uygulayarak çalışmalarını ve eserleri yasaklamıştır. Bununla ilgili olarak E. E. Alekseyev adındaki bir yazarın yazdığı makalede bu durumla ilgili olarak şunlar geçmekteydi:

Yakut bölge komitesi partisinin A. E. Kulakovskiy adına aldığı kararlar şöyledir:

1 Mart 1943 Yakut bölgesel parti komitesi bürosu “Milliyetçi” olan Kulakovskiy’nin çalışmalarını, yayınlarını ve ürünlerinin dağıtımını yasakladı.

16 Ekim 1944 yılında Kulakovskiy’nin çalışmalarını yerli halka geri kazandırma kararı resmen alındı.

6 Şubat 1952 tarihinde bölge komitesi özel bir karar verdi ve Kulakovskiy’nin çalışmaları tekrardan yasaklandı.

16 Şubat 1962’de Yakut bölge komitesi partisi Yakut edebiyatının sosyal ve kültürel kurucusu olan Kulakovskiy’i bazı kısıtlamalarla olsa dahi yerli halka yeniden döndürür ve daha sonra Yakut bölge komitesi partisi Perestroyka bürosu tüm kısıtlamaları pişmanlık duyarak iptal eder. Bu çözümler ve yaklaşımların arkasında yatan etken hiç kuşkusuz ağır mücadelelerle verilen canlardı. Bu canlar büyük mücadeleler içerisinde cesurca yer almıştı ve sonunda ise kısmen de olsa diledikleri şeyleri elde edebilmişlerdi.

Belirtilen bu repressiyalar dışında daha birçok baskı Kulakovskiy ve onun gibi savunanları üzerine uygulandı. A. E. Kulakovskiy’nin doğumundan tam 100 yıl sonra yani 1977 yılında yeni bir siyasî çatışma yaşandı. Döneminde bölge yönetiminde adı geçen Y. N. Prokopyev, F. G. Safronov ve yandaşları, Kulakovskiy ve onun savunucularına karşı saldırırlar. O dönem Novosibirsk ve Moskova’ya Kulakovskiy ile ilgili malzemeler yollanır ve 1975–1977 yılları arasında 30’dan fazla karalama makalesi yayınlanır. Böylelikle A. A. Ivanova-Künde adındaki bir yazarın yayınladığı “Yakut yazarlarda fatalizm, mistizm ve sembolizm” adındaki makalesinden bu yana Kulakovskiy adı çevresinde sert ideolojik tartışmalar hiç bitmemiştir. Bu makale 17–18 Mart 1926 yılında “Sosyalist Yakutistan” gazetesinde yayınlanmıştır.

Ayrıca Yakut bölge komitesi partisinin verdiği bir karar üzerine Kulakovskiy’ i konu alan tüm makaleler yasaklandı. Şairin 100. doğum gününün arifesinde Yakut bölge komitesi partisinin kültür bölümüne bir yazı geldi. Yazı incelendikten sonra büro bir karar aldı. Kararın kısaca özeti; Kulakovskiy’nin doğum gününün kutlamasını kısıtlamakla ilgili idi. Bu haber ile ilgili olarak sadece 2 Cumhuriyetçi gazetede makale yayımlandı.

“Kıım” ve “Sosyalist Yakutistan” gazetesinde Kulakovskiy ile ilgili makale yayınlanmamış, sadece G. S. Sıramyatnikova, N. N. Toburokova ve V. I. Fedorova adındaki edebiyatçıların makaleleri yayınlanmıştı. Yöredeki yerel gazeteler arasında yer alan “Komünist” gazetesi ise hiçbir yorum yapılmadan sadece “A. E. Kulakovskiy’nin 100. yaşı” başlığı altında 3 tane eseri yayınlanmıştı. Bunlar Türkçe Türkçesi anlamlarıyla beraber Vapur, Uçak ve Buzlu-Karlı Ülkenin Askeri idi.

Orconikidze semtinin “Lena’nın Deniz Fenerleri” gazetesinde makaleler yayınlamaya başladı ancak Sovyetler Birliği Komünist Partisi bölgesel komitesinin kararıyla yayın durdurulmuştur. “Kıım” gazetesinde yayınlanan 79 ve “Sosyalist Yakutistan” gazetesinde yayınlanan 48 makale göz önünde bulundurulunca totaliter düzen ve tek parti hâkimiyetinin ne olduğu hakkında büyük ölçüde fikir sahibi olunmaktadır.

Eğer bütün bu olumsuz makaleler toplansaydı bunlar sadece Yakut edebiyatının tarihçesi ve eleştirisi olmazdı. Âdeta Sovyet Yakutya’sının çeşitli zamanlarda yaşanmış olan politik çatışmalarında tarihi olurdu. Örneğin, 1952 yılının Şubat ayında “Kıım” ve “Sosyalist Yakutistan” gazeteleri Kulakovskiy ve onun savunucuları hakkında 127 olumsuz çalışma yayınlamışlardır. Eğer bunlara “Lenin’in Yoluyla” ve “Hotugu Sulus” dergileri, radyo yayınları ve 30’dan fazla yerel gazeteleri eklersek aşırı yüksek bir rakama ulaşırız. Sonuç olarak bu propaganda 1952–1953 yılları arasında yoğun olarak devam etmiştir.

1877 yılında şimdi Alekseyev rayonu olarak bilinen Baturus ulusu Dördüncü Jehsogon nasleginde doğan Aleksey Eliseeviç Kulakovskiy, 1926 yılında Moskova’da hayatını kaybetmiştir. Adrey Krivoşapkin adındaki yazar tarafından kaleme alınan “Yakutistan’ın Politik Gündemine Ekonomik Konular Giriyor” adlı yazısında A. E. Kulakovskiy’nin ölümü ile ilgili olarak “…1927 yılında A. E. Kulakovskiy tutuklanmıştı ve Novosibirskiy hapishanesinde aniden öldü” diye yazmıştır. Atılan bu fikirler ve çözümlemeler ne derece doğru bu tartışılır bir durumdadır ama onca engellerin konuluşundan sonra hapse mahkûm edilen bir kişinin, hapishaneden ölü çıkışı birçok düşünceyi tersine çevirecek yapıdadır.

Kulakovskiy’nin öldükten sonra bıraktığı eserler arasında yazıldığı dönemi en iyi ve anlamlı bir biçimde anlatan şiirlerinden birisi hiç kuşkusuz “Nehrin Hediyeleri” idi. Bu şiir beş yüz on beş dizeye sahiptir. Şiirin analizi sonucunda Kulakovskiy’nin duygularını kâğıda dökerken o dönemde karşılaştığı tüm olayları adeta “Nehrin Hediyeleri”nde kanıtlar nitelikte sunuyordu.




Yazar şiirinin bir kısmında şöyle seslenmekteydi:

Fakat ne oldu?
Her şeyi merak eden insan
Beyaz, düz yüzü,
Akıllı, tatlı konuşması,
Hafif ayakları,
Kıvrımlı beyniyle
Hazinelerimizi keşfetti.
Engin Sibirya’nın
Cesur yiğitleri geldi,
Uçsuz bucaksız Rusya’nın
Yorulma bilmez piyadeleri geldi,
Büyük şehirlerin
Açıkgöz insanları geldi,
Pek çok devletin
İktidarlı yöneticileri geldi,
Pek çok krallığın
Müfrezeleri ve alayları geldi,
Küçük Bodaybo’nun
Küçük yatağını
İstedikleri yöne çevirdiler,
Küçük Bodaybo’nun
Şırıltılı akıntısını
İstedikleri gibi değiştirdiler.
Koruyucu
Sık ormanlarını
Kar kümesi gibi
Beyaz yongalara çevirdiler.
Devasa ormanları
Kömüre dönüştürüp
Toprağa kül gibi serptiler.
Ateş ve suyun gücüyle
Büyük kayaları ufaladılar.
Büyük taşları
Dinamitlerle un ufak ettiler.
Cehennem kapıları gibi
Maden ocakları ağızlarını açtı.
Demir yolu gürledi,
Ağır lokomotifler ıslık çaldı,
Çelik aletler takırdamaya başladı.
Sivri kürekler,
Sondaj makineler gıcırdadı,
Toprak yıkama makineleri gürüldedi,
Elektrik lambaları
Yanıp sönmeye başladı…
Altın kayaları
Keskilerle kazdılar,
Değerli toprakları
Küreklerle attılar,
Altın kumu
Avuç avuç serptiler.
Altınla sersemlediler,
Paraya olan açlıkları kudurdu.

Yakutistan Ruslar tarafından işgale uğradıktan sonra aydınlarını, topraklarını, zenginliklerini ve doğasını kaybetmeye başlamıştır. Bu yok oluşlara dur demenin gerekli olduğunu vurgulayan Kulakovskiy’nin yüz yıl önce yazdığı sözlerin değeri ortaya çıktığı gün gibi bugün de anlaşılır ve gerçekçi yapıdadır.

O dönemki uygulanan baskılar tamamıyla Yakut Türklerine yapılan ve ağır bir biçemde uygulamaya konulan insan hakları ihlalinin ta kendisi idi…




SON NOTLAR

Muvaffak DURANLI, Modern Saha Türk Şiirinin Kurucusu A. E. Kulakovskiy ve Onun Eleştirel Eseri “Nehrin Hediyeleri”, Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi/Journal of Turkish World Studies, Cilt: VII, Sayı 1, Sayfa 62-63, İzmir 2007.

E. E. Alekseyev, Aleksey Eliseeviç Kulakovskiy’nin Bibliyografyası
(Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.nlib.sakha.ru/Resoures/Data/Bibl_Assist/Kulakovsky/Kulakovsky2.html
)

Andrey Krivaşapkin, Yakutistan’ın Politik Gündemine Ekonomik Konular Giriyor, 2006
(Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.1sn.ru/7914.html
)


Aleksey Yeliseyeviç KULAKOVSKİY Anıtı, Yakutsk, Heykel traş: A. A. Romanov

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Höömeyim ciğerlerimden gelen bir ruh
Altın suyum akar Yenisey' den
Altaylarım sezdirir bana bir şahrud
Tengri'de uçan Bürküt'ünden
Bozkurtlar Ölmez
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 136


Yüzde yüz Türk olduğun gün cihan senindir... Atsız


« Yanıtla #1 : 26 Kasım 2010, 22:02:23 »

Bu bilgileri bizimle paylaştığın için sagol kandaşım menim çox yahşı tanıyram seni Gülümseme
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Küyşü
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 78


Qoya berdim küyimdi sen üşin; Teñgrim!


« Yanıtla #2 : 26 Kasım 2010, 23:21:55 »

Bu bilgileri bizimle paylaştığın için sagol kandaşım menim çox yahşı tanıyram seni Gülümseme

Sen de sağ olasan qaqaş. Bunu Üsküp'te ki ırkdaşlarımıza bildiri olarak sunmuş idim. Yaxşı günler idi... :-))
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Höömeyim ciğerlerimden gelen bir ruh
Altın suyum akar Yenisey' den
Altaylarım sezdirir bana bir şahrud
Tengri'de uçan Bürküt'ünden
Ayazkan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 78



« Yanıtla #3 : 29 Kasım 2010, 21:53:53 »

Yakut Türklerini hayal meyal biliyordum. Bilgiler için sağolasın kandaş.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Maymundan mı? geldiniz yoksa Adem'den mi? bilinmez ama bizim geldiğimiz yer belli...  KÖKBÖRÜ!
Küyşü
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 78


Qoya berdim küyimdi sen üşin; Teñgrim!


« Yanıtla #4 : 29 Kasım 2010, 23:43:38 »

Yakut Türklerini hayal meyal biliyordum. Bilgiler için sağolasın kandaş.

Aslında Yakutları bilmemiz demek, Hun kültürünü daha arı bir biçimde karşımızda görmek demektir. Kesinlikle bu boy ile ilgili bilgiler edinilmelidir. Umarım faydalı olmuştur. Sen de sağ olasın, Ayazkan yoldaş...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Höömeyim ciğerlerimden gelen bir ruh
Altın suyum akar Yenisey' den
Altaylarım sezdirir bana bir şahrud
Tengri'de uçan Bürküt'ünden
Ayazkan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 78



« Yanıtla #5 : 30 Kasım 2010, 01:36:21 »

Yakut Türklerini hayal meyal biliyordum. Bilgiler için sağolasın kandaş.

Aslında Yakutları bilmemiz demek, Hun kültürünü daha arı bir biçimde karşımızda görmek demektir. Kesinlikle bu boy ile ilgili bilgiler edinilmelidir. Umarım faydalı olmuştur. Sen de sağ olasın, Ayazkan yoldaş...

Olmaz mı kandaşım. Böyle böyle haberimiz oluyor birbirimizden. Otağımıza ne kadar diğer boylardan kandaşlarımız gelirse o kadar şenlenir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Maymundan mı? geldiniz yoksa Adem'den mi? bilinmez ama bizim geldiğimiz yer belli...  KÖKBÖRÜ!
Küyşü
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 78


Qoya berdim küyimdi sen üşin; Teñgrim!


« Yanıtla #6 : 10 Aralık 2010, 20:12:04 »

Yakut Türklerini hayal meyal biliyordum. Bilgiler için sağolasın kandaş.

Aslında Yakutları bilmemiz demek, Hun kültürünü daha arı bir biçimde karşımızda görmek demektir. Kesinlikle bu boy ile ilgili bilgiler edinilmelidir. Umarım faydalı olmuştur. Sen de sağ olasın, Ayazkan yoldaş...

Olmaz mı kandaşım. Böyle böyle haberimiz oluyor birbirimizden. Otağımıza ne kadar diğer boylardan kandaşlarımız gelirse o kadar şenlenir.

Ama, ne yazık ki Türkiye'de Sibirya Türklerinden pek çok Kandaşımız yok. Onlarla ancak ya kendi Türkçelerinde ya da Rusça ile anlaşabiliriz. Burada o işi yapabilmemiz içinse, forumumuzda Rusça bir bölüm olması gerekiyor. Tüm lehçelerde yapsak bunu çok-çok büyük bir çalışma ve zaman gerekecektir. Belki daha sonralara kalabilecek bir çalışma olabilir...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Höömeyim ciğerlerimden gelen bir ruh
Altın suyum akar Yenisey' den
Altaylarım sezdirir bana bir şahrud
Tengri'de uçan Bürküt'ünden
Ayazkan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 78



« Yanıtla #7 : 10 Aralık 2010, 21:43:45 »

Olur kandaş. Neden olmasın. Zamanla her şey olur. İstanbul Türkçesine kandaşlarımızın alışması ne kadar sürer bilmiyorum ama rusçadan daha basit olduğu aşikar. (Keşke bu konuda bir eğitim zorunluluğu olsa ve Türkçemiz ortak dil olarak oralarda öğretilse. Üstelik Türkistan'da yaşayan kandaşlarımız içinde öğrenmesi ne kadar kolay olur.)
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Maymundan mı? geldiniz yoksa Adem'den mi? bilinmez ama bizim geldiğimiz yer belli...  KÖKBÖRÜ!
OzerBozkurt
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 61



« Yanıtla #8 : 11 Aralık 2010, 16:24:59 »

Yakutlar hain midir?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BU DAĞLAR BİZİMDİR,
FERMAN GEREKMEZ,
TÜRK'ÜN OLDUĞU YERE,
ÇAKALLAR GİREMEZ.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.149 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.