Var olmak...
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Eylül 2020, 14:36:01


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Var olmak...  (Okunma Sayısı 1415 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kara Tegin
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 19


« : 12 Aralık 2011, 01:07:11 »

Var olmak ...   

“Var” dediğim herşey eksiktir. Ancak “varlık” madalyonunun “yokluk” yüzü ile tam olur, herşey. Söylemek gerekir ki, “var” dediğim gördüğüm, duyduğumdur, olmadığından şüphe etmediğimdir. Lakin, “yokluk hali” de bir varlıktır. Bu “varlık”, maddi varlıktan çok daha öte bir ülküsel varlıktır. Çekilen bir kılıç gibi, volkanları püskürtüp heyecan lavlarıyla yürekli eriten bir kopuz gibidir “varlık”. Barışta vardır, savaşta. Sadece savaşa var diyebilir misin? Savaşın “yokluğu”, barışın “varlığı”nı doğurmaz mı? Hayattayken varım diyebilir misin, peki ölüme yok oldum der misin? Bir bozkırdır yaşam, ölüm bir parçası hayat bir parçasıdır. İkisinide yaşamadan, ömrüm doldu diyebilir misin? Peki sen Türk'üm diyebilir misin? “Var” mı cesaretin, yoksa cesaretin “var olmadığı” için, korkaklığın mı “var”? Öldürmeden var olanı, doğmaz yeni bir varlık. Yağının varlığını sonlandırmazsan, il de huzuru var edebilir misin?

   Bu sebepten yırtacaksın Türk, yırtmalısın içindeki efkar perdesini. Umarsızca savuracaksın ümitsizlik varlığına Türk sillesini. Yok edeceksin acımadan, gözünü dahi kırpmadan. Çünkü, ümitsizliğın, ilgisizlığın, hüzünün,  varlığına son verirken, kargını saplarken böğrüne sıçrayacak her damla kan aziz kaftanını bezeyecektir, kutlu şehadet yolunda. Zafer ve Kut böyle var olacaktır, aziz başın üstünde. O zaman büyüceksin Türkoğlu, vahşi bir kurt gibi hakanı olacaksın şu acun denen kahpe dolu kürrenin. Ve o zaman çerilerin kılıçları bilenecek, atlarımızın başı Göğe yaklaşacak ve ay balalar kurtlaşacak. Yağı, bize o zaman gelecek kendi eliyle, zümrüt ve altın işlemeli zafer hançerini sunacak, acun kadifesinin üstünde. O zaman akçeye tapan mankurtlar öze dönecek, o zaman Altay Hanı Baturun, Kafkas Kartalı Şamilin inkamı alacak. O zaman  Gökte melekler her cenkte Türkleri tutacak, Tanrı yağının yüreğine korku salacak. Ve işte o zaman ilk kestiğin baş yani ümitsizlik varlığının kalleş başı, son kestiğin kancık çaşıt başı olacak. Yeri düşman kanıyla sularken Cengiz gibi, havada uçan başlar bir kutlu toy olacak bize. Ve bitirdiğinde, aldığında öcünü dünyadan, nizamını kurduğunda, Tanrı-Kut soyunun düzenini var ettiğinde uykun bile bir yakarış olacak, O en uluya.

   Türk “yok” mu dersin bende bu inanç, bu cesaret ve güven. O zaman öldür bu “yoklukları” tüm nedenlerini, etkenleri, gelen gideni ve yokluğu yaratan herşeyi. Sorma öldür sadece, gözlerini kan bürümüşcesine saldır böyle geleceksin ve Tanrı bahşedecek içine bu varlığı. O zaman sen şimdiki sen olmayacaksın, elinde pusatları, başında tulgası, atında atı olan Kurt başlı Tuğ ile giden İlterişin bir çerisi olacaksın. O zaman öldür Türk, sormaz Tanrı hesabını merak etme. Sadece umarsızca saldır, ta ki var olana kadar cesaretin, güvenin, fark edene kadar asaletini. Kopar çelik kollarınla Gökten Kut'u.

   Tamam Türk, biliyoruz ikimizde hem sen ve ben, ne dediğimi. Şimdi bana diyor musun? Bey baba, geçti kılıç ve kalkanın zamanı ve o ataların sözlerinin hükmü geçti. Gaflettesin oğlum, öldür gafleti, ancak böyle doğacak şuurun varlığı. Hem ne olmuş pusatın zamanı geçtiyse, vuslat hala yaşamıyor mu? Öyle ise koş hiç durma, fark eder mi, yatağan veya tüfek her ikiside bize bir araç, davamızda vasıta o zaman kullan en geçersini var et şu davayı arzda. Koş sen sevdiğine, o kutlu, Tanrı'nın Türke verdiği göreve.

   O zaman güneşin ulaşıp ulaşmadığı, ayın görünüp görünmediği, insan denen canavarın ayak basıp basmadığı herşeye kur saltanatını. Dünya ancak Türk'e uygun bir bir taht, hangi cürhet ile gasp etmiş birkaç şaklaban. Ne o elizabet teyze, ne de sponsor corçlar, ne bir rus fahişenin kocası petro, ne bir çöl adamı ne de köpek suratlı çeltik çiftçisi sahip olamaz o tahta. O halde öldür Türkoğlu, hakkın olanı almak için, sana verilmeye kavuşmak için ve yatmak için sonsuzluğun böğründe adsızca. Ve şahlandır atını, sür küheylanı çatlana dek, ayakları kırılana dek, ve kahpe bir mermi ile yuvarlanırsan yere, kalk ayağa çek süngünü ve öldür herkesi Türk! Cesaretin, Korkusuzluğun, kana alışık olmandandır. Tanrı dağlarında doğmanın hakkını vereceksin, yoksa orada ölemezsin.
11.12.2011 – Kara Tegin
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.222 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.